SAĞLIK - 16 Ekim 2025 Perşembe 09:36

Çorum’da 14 yıl önce "3 aylık ömrün kaldı" dediler: Şimdi yeniden yürümenin heyecanını yaşıyor

A
A
A
Çorum’da 14 yıl önce "3 aylık ömrün kaldı" dediler: Şimdi yeniden yürümenin heyecanını yaşıyor

Çorum’da 14 yıl önce, kanser sebebiyle 3 ay ömür biçilen kadın, gördüğü tedavi sayesinde yeniden yürümeye başlamanın sevincini yaşıyor. Yıllarca ölüm korkusuyla yaşadığını ifade eden kadın, yeniden yürüyebilmenin heyecanını yaşadığını ifade etti.


Çorum’un Sungurlu ilçesinde yaşayan 53 yaşındaki Nalan Erkoç’a, 14 yıl önce servikal kanser teşhisi konuldu. Bir çocuk annesi olan Erkoç, 2011 yılında yakalandığı kanser sebebiyle tedavi görmeye başladı. Tedavi esnasında yapılan yanlış bir uygulama sebebiyle bacaklarındaki sinirlerin zarar görmesi neticesinde 8 sene içerisinde yürüme kabiliyetini kaybeden Erkoç’a gittiği hastanelerde hastalığı sebebiyle yaklaşık 3 aylık ömrünün kaldığı söylendi.


3 ay sonra öleceğini duyan Erkoç’un hayatı alt üst oldu. 3 ay ömür biçilmesine rağmen yıllardır yaşamını sürdüren Erkoç, tekrar yürüyebilmek için Çorum Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Hitit Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalında Öğretim Görevlisi Dr. Ayla Çağlıyan tarafından tedavi altına alınan Erkoç, uygulanan başarılı tedavi sayesinde tekrar yürümeye başladı. Bir zamanlar öleceği günü bekleyen Erkoç, şimdi yıllar sonra ayağa kalkmanın heyecanını yaşadı.



"’Ayağa kalkman mümkün değil’ denilmişti"


Yaşamış olduğu zorlu süreçleri dile getiren Nalan Erkoç, "2011 yılında kanser teşhisi aldım. Uzun süreli ciddi bir tedavi gördüm. Daha sonrasında 8 yıl sonra yürüme kabiliyetimi kaybetmeye başladım. Uzun süre doktorlara gittim. Çok çeşitli tedaviler gördüm. Ancak hiçbirinde ayağa kalkabileceğim, yeniden yürüyebileceğim söylenmedi. Zaten Onkoloji’den çıktığımda da ‘2,5-3 aylık ömrün kaldı denilmişti. O yüzden çokta üzerine düşmedik uzun süre. Sonra hayatta kalınca yürüyebilmek için çabalamaya başladım. Çeşitli fizik tedavi hastanelerinde fizik tedavi gördüm. Ancak hiçbirinden sonuç alamadık. Süreler kısa olduğu için ayağa kalktım. Tam yürüme aşamasında eve dönmek zorunda kaldım. İlk defa Erol Olçok Hastanesi’nde Ayla Hocam ve ekibi bir tarafından çok ciddi bir tedaviye başladık. Devam ediyoruz. Ayağa kalktım, adımlamaya başladım. Bir cihaz yapıldı, o cihazla yürümeye çalışıyorum. Ümidimi tamamen kaybetmiştim. Yatalak hayata hazır ol, artık yürüyemezsin, sinirlerin bitmiş, ayağa kalkman mümkün değil denilmişti. Bu nedenle ümidimi çok kaybetmiştim ama buraya geldim. Ayla hocam ve ekibi tarafından tedavi sürecine alınınca yeniden ümitlendim. Ben de çok gayret ediyorum onlarda yardımcı oluyorlar" dedi.



"’Yapılabilecek hiçbir şey kalmadı’ deyip eve gönderildim"


Yaşadığı korku sebebiyle 2 yıl boyunca evden çıkamadığını kaydeden Erkoç, " 2011 yılında ‘2,5-3 ay ömrün kaldı, yapılabilecek hiçbir şey kalmadı’ denilip eve gönderildiğimde o psikolojiye girdim. Hafta sonunu görür müyüm, oğlumun doğumu gününü görür müyüm, bir kaç ay daha yaşayabilir miyim diye çok üzülüyordum. 2 yıl yerimden hiç kalkmadan yattım. Sağımdan soluma bile babam çeviriyordu. Tedavim başlayıp ilk ayağa inanılmaz duygu yaşadım. Kendime gelemedim günlerce. Ayağa kalkabilmek çok farklı bir duyguymuş" diye konuştu.



"Hastamız gibi mutluyuz"


Erkoç’un tedavi süresiyle ilgili bilgi veren Dr. Ayla Çağlıyan Türk ise, "Hastamız Nalan Erkoç bize haziran ayında başvurdu. İlk başvurduğunda hastamız tekerlekli sandalyeye bağımlıydı. Hastamızda 2011 yılında geçirdiği bir servikal kanser sonrası aldığı radyoterapiye bağlı olarak Lumbosakral Pleksus hasarı oluşmuştu. Biz ilk geldiğinde yaptığımız muayenelere dayanarak hastanın ev içinde ambule olabileceğini öngördük ve hastayı bu yönde rehabilitasyon programına dahil ettik. Hastamıza nörolojik rehabilitasyon uyguladık. Nörolojik rehabilitasyon, omurilik yaralanması, inme, kafa travması ve parkinson gibi sinir sistemini etkileyen hastalıklarda uyguladığımız bir tedavi metodu. Bu tedavide hasta uyumu ve motivasyonu da oldukça önemli. Hastamız da bizimle uyumlu çalışarak uyguladığımız tedavimize çok güzel ilerleme kaydetti. Biz rehabilitasyon ekibimizde doktor dışında fizyoterapistlerimiz, psikoloğumuz, rehabilitasyon hemşiremiz, dil konuşma terapistimiz ve iş uğraşı terapistimizle birlikte çalışıyoruz. Bu ekip arkadaşlarımızın hepsinin çabalarıyla hastamızı ayağa kaldırdık. Daha sonra da uygulamış olduğumuz uzun yürüme orteziyle ilk adımlarını atmaya başladı. Tabiki de bu bir süreç, çalışmalarımız devam edecek. Hedefimiz hastamızı ev içerisinde Walker ile yürüyebilecek bir pozisyona getirebilmek. Hastayla uyumlu bir şekilde çalışınca çok güzel bir sonuç aldık. Hastamız gibi mutluyuz. Ben ekip arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum" diye konuştu.



Çorum’da 14 yıl önce "3 aylık ömrün kaldı" dediler: Şimdi yeniden yürümenin heyecanını yaşıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahyaspor 24 yıl sonra TFF 2. Lig’de TFF 3. Lig 4. Grup’ta mücadele eden Kütahyaspor, sahasında Bornovaspor’u 2-0 mağlup ederek ligin bitimine bir hafta kala şampiyonluğunu ilan etti. TFF 3. Lig 4. Grup takımlarından Kütahyaspor, Dumlupınar Stadı’nda ağırladığı Bornovaspor’u 2-0 mağlup ederek büyük bir başarıya imza attı. Ligin bitimine bir hafta kala gelen galibiyetle birlikte Kütahya temsilcisi şampiyonluğunu garantiledi. Karşılaşmaya hızlı başlayan Kütahyaspor, ilk dakikalarda bulduğu gollerle üstünlüğü ele geçirirken, tribünleri dolduran taraftarlar da 90 dakika boyunca takımlarına büyük destek verdi. Müsabakayı Kütahya Valisi Musa Işın, milletvekilleri, il protokolü ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli tribünden takip etti. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte sahaya inen taraftarlar, futbolcular ve teknik heyetle birlikte şampiyonluğu kutladı. Meşaleler yakıldı, marşlar söylendi, halaylar çekildi. Dumlupınar Stadı adeta bayram yerine döndü. Bazı taraftarlar şehirde araç konvoyu düzenledi. AK Parti Kütahya Milletvekilleri İsmail Çağlar Bayırcı ve Adil Biçer ile Belediye Başkanı Eyüp Kahveci ve Kütahya Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Küçük, şampiyon takını, teknik heyeti ve taraftarları tebrik etti. Taraftarlar da, Kütahyaspor’un şampiyonluğu hak ederek kazandığını dile getirdiler. Karşılaşmanın ardından takım, üstü açık otobüsle şehir turu atarak Zafer Meydanı’na geçti. Binlerce taraftarın akın ettiği meydanda kutlamalar gece boyunca devam etti. Futbolcular tek tek sahneye çağrılırken, taraftarlar takımlarını büyük bir coşkuyla karşıladı. Kulüp Başkanı Osman Altınkaya, kutlamalarda yaptığı konuşmada hedeflerinin önümüzdeki sezon bir üst ligde kalıcı başarı elde etmek olduğunu belirtti. Kütahya Valisi Musa Işın ise şehrin uzun süredir bu başarıyı beklediğini ifade ederek taraftarlara teşekkür etti. 24 yıl aradan sonra gelen şampiyonluk, Kütahya’da büyük sevinç oluştururken, şehir genelinde kutlamalar saatlerce sürdü.
İzmir Stanimir Stoilov: "Avrupa’ya gitme hedefimize ulaşmak için savaşmayı sonuna kadar sürdüreceğiz" Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, Kasımpaşa maçı sonrası, "Sezon başında takıma güvendiğim için Avrupa gibi çok yüksek bir hedef belirledim. Bu durum oyuncular üzerinde bir baskı oluşturmuş olabilir. Ancak taraftarlarımızı anlıyorum, onlar her zaman haklılar. Avrupa’ya gitme yolunda mücadele eden takımımız, bu hedefe ulaşmak için savaşmayı sonuna kadar sürdürecek" dedi. Trendyol Süper Lig’in 29. hafta maçında Göztepe, sahasında Kasımpaşa ile 3-3 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, açıklamalarda bulundu. Maçı iki farklı yarıda değerlendirmek gerektiğini belirten Stoilov, takımın maç boyunca yeterince konsantre, özgüvenli ve dinamik olmadığını belirterek, "Bu eksiklikler bize ciddi sıkıntılar oluşturdu. Rakibe iki kez asist yaparsanız ve onların kaçırdığı pozisyonları da eklerseniz, bu tablo her şeyi özetliyor. Son 20 dakikada önemli bir karakter ortaya koyduk, goller bularak maçı çevirdik; bizim adımıza olumlu olan tek şey buydu. Ancak maç boyunca çok büyük pas hataları yaptık. Rakibe verdiğimiz pozisyonlar göz önüne alındığında, böyle bir senaryoda beraberlik bile önemli bir sonuç sayılabilir. Aynı zamanda bir haftada üç maç oynamak zorunda kalmamızın da takımımız üzerinde belirleyici bir etkisi oldu" dedi. "Ligde adil bir rekabet ortamı yok" Oyuncuların Galatasaray karşılaşmasının ardından duygusal anlamda yıprandığını vurgulayan Teknik Direktör Stoilov, "Bu duygu eksikliğini hafta içinde de hissettim ve takımı bu konuda uyardım ancak maalesef bugünkü maçta aynı durumu yaşadık. Normalde bu tür konular hakkında konuşmayı tercih etmem ancak değinmek istediğim önemli bir husus var. Galatasaray maçımız normalde onların Avrupa dönüşü oynanacaktı ve ertelenmemesi gerekiyordu. Bu erteleme nedeniyle bir haftada üç maç oynamak zorunda kaldık ve bu durum çok farklı bir senaryo oluşturdu. Bunu söylediğim için bana kızabilirler ancak Galatasaray, Liverpool maçından sonra buraya gelseydi adımıza bir avantaj oluşurdu. Kazanıp kaybetmemizden bağımsız olarak bambaşka bir maç senaryosu ortaya çıkardı. Maalesef bu tablo yüzünden hem Galatasaray maçını kaybettik hem de bugün kazanmayı çok istediğimiz karşılaşmadan galip ayrılamadık. Gerçek olan şu ki ligde adil bir rekabet ortamı yok ve bu kararla Galatasaray’a açık bir avantaj sağlandı" ifadelerini kullandı. "Taraftarlarımızı anlıyorum, onlar her zaman haklılar" Taraftarların mutsuzluk yaşayarak takımı belli bölümlerde protesto etmesini anlayışla karşıladığını belirten Stoilov, "Sezon başında takıma güvendiğim için Avrupa gibi çok yüksek bir hedef belirledim. Bu durum oyuncular üzerinde bir baskı oluşturmuş olabilir. Ancak taraftarlarımızı anlıyorum, onlar her zaman haklılar. Avrupa’ya gitme yolunda mücadele eden takımımız, bu hedefe ulaşmak için savaşmayı sonuna kadar sürdürecek. Taraftarlarımız bugüne kadar bizi müthiş bir şekilde destekledi ve bunun aynı şekilde devam etmesini rica ediyorum. Hedefimize doğru tüm zorluklara rağmen yürümeye devam edeceğiz. Avrupa’ya gitmeyi çok istedikleri için tepki göstermelerini çok iyi anlıyorum. Eğer bu hedefe ulaşamazsak, bu tamamen benim hatam olur ve hedefi çok yüksek tuttuğumu gösterir. Taraftarlarımızdan tek beklentim, ligin sonuna kadar o müthiş desteklerini takımımızın arkasında sürdürmeleridir" şeklinde konuştu.