EĞİTİM - 17 Nisan 2026 Cuma 17:01

7 farklı ülkeden katılımcıların katkı sunacağı Uluslararası Türkistan’dan Anadolu’ya İrfan Geleneği: Hüseyin Gazi Sempozyumu başladı

A
A
A
7 farklı ülkeden katılımcıların katkı sunacağı Uluslararası Türkistan’dan Anadolu’ya İrfan Geleneği: Hüseyin Gazi Sempozyumu başladı

Hitit Üniversitesi ev sahipliğinde, 2 gün sürecek 3. Uluslararası Türkistan’dan Anadolu’ya İrfan Geleneği: Hüseyin Gazi Sempozyumu başladı. Sempozyumun açılışında konuşan Rektör Prof. Pr. Ali Osman Öztürk, "Bizim anlamaya çalıştığımız o etkiyi sempozyum boyunca 7 farklı ülkeden 29 kurum ve 50 katılımcıyla yapılan sempozyumda verilecek her bir bilgi bizi farklı bir mecraya taşıyacak" dedi.


Hitit Üniversitesi ev sahipliğinde, Çorum Valiliği, Çorum Belediyesi ve Alaca Eğitim Vakfı işbirliğinde düzenlenen "3. Uluslararası Türkistan’dan Anadolu’ya İrfan Geleneği: Hüseyin Gazi Sempozyumu" başladı. 2 gün devam edecek sempozyum, Hitit Üniversitesi Meslek Yüksekokulları Kampüsü Ethem Erkoç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış oturumuyla başladı. Anadolu irfan geleneğinin izlerini ortaya koymanın hedeflendiği sempozyuma 7 farklı ülkeden 50 akademisyen ve araştırmacı katkı sunuyor.



"Önemli bir mirasın sorumluluğunu taşıyoruz"


Sempozyumun açılış programında konuşan Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, "Anadolu yüzyıllardır iyiliğin, merhametin, ilmin, irfanın, şefkatin en baş coğrafyası olmuştur. Bunların mimarları da Türkistan’dan gelen Hüseyin Gazi gibi erenler olmuştur. Bugün yaşadığımız coğrafyada özellikle son dönemlerde, belki dünyada yaşanan bu olaylar onların öğretilerin, söylemlerine ne kadar ihtiyacımız olduğunu, o söylemleri dört elle sarılıp hayatımıza katmamız gerektiğini ortaya koymuştur. Anadolu’nun İslamlaşmasında, Türk-İslam geleneğinin kökleşmesinden ve bunların nesillere aktarılmasında erenlerin katkısı çok büyük olmuştur. Onu da yaşatacak olanlar bu coğrafyada yaşayanlar olarak bizleriz. Bu anlamda önemli bir mirasın sorumluluğunu taşıyoruz" dedi.



"Bu sempozyumu başından sonuna kada çok değerli buluyoruz"


Rektör Prof. Pr. Ali Osman Öztürk, sempozyumun önemine dikkat çekerek, "Anadolu insanının fedakarlığı, kadirşinaslığı, Anadolu insanının her yönüyle insanlığı kucaklayan balkış açısıyla bütünleyen Anadolu irfan geleneğini ortaya koyan bir sempozyum olması nedeniyle Hüseyin Gazi ve Battal Gazi’nin Kütahya’dan Sivas’a kadar Anadolu’da bırakmış olduğu etkiyi tasavvur etmeye çalışıyoruz. Bizim anlamaya çalıştığımız o etkiyi sempozyum boyunca 7 farklı ülkeden 29 kurum ve 50 katılımcıyla yapılan sempozyumda verilecek her bir bilgi bizi farklı bir mecraya taşıyacak. Her bir katılımcı, tebliğ sunucusuna, özellikle yurt dışından bilgi ve birikimlerini paylaşmak için aramıza katılan misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. Bu sempozyumu başından sonuna kadar, diğer sempozyumlar gibi çok değerli buluyoruz" diye konuştu.


Çorum’un Alaca ilçesinde yer alan Hüseyin Gazi Külliyesi’yle ilgili çalışma grubu oluşturulması teklifinde bulunan Öztürk, "Önümüzdeki yıllarda oranın sadece kültür hazinesine kazandırılmış bir alan olarak değil, gençlerimizin, geleceğimizin ve Anadolu irfanının somut bir göstergesi, kalıntısını ziyaret edilebilir, anlaşılabilir bir yapı olarak yeniden ihya edilmesi için sempozyum sonunda edilecek bilgiler ve yeni yönelimler anlamında bir yol haritası çizerek, mimari dokusunu özellikle arkeoloji tarafı ve mimari yönüyle de desteklemek kaydıyla, bir sanat bütüncülüğü içerisinde orayı nasıl halkımızla buluşturabilirizin planlamasında fayda var. İlk yapılacak şey de bunun bir çalışma grubunu oluşturmak. Sempozyumun sonuç raporu yayımlandıktan sonra çalışma grubu oluşturmayı teklif ediyorum" diye konuştu.


Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Zekeriya Işık da Alaca ilçesindeki Hüseyin Gazi Külliyesi’nin kentteki Türk-İslam medeniyetini temsil eden en eski mekanlardan olduğunu vurgulayarak, "Uluslararası Hüseyin Gazi Sempozyumu ile Kazakistan’dan Balkanlar’a, Türkmenistan’dan Irak’a, Anadolu’ya kadar Hüseyin Gazi olgusunu ve Alaca Hüseyin Gazi Yerleşkesi’nin tarihi serencamını arşiv belgeleri, saha çalışmaları ile disiplinlerarası bir yaklaşımla ortaya koymak, restorasyon çalışmalarına bilimsel olarak ışık tutmak, şehrimizin ve ülkemizin kültür mirasının ortaya çıkarılmasına katkı sunmak, Hüseyin Gazi başta olmak üzere irfan geleneğimiz hakkında ülkemizde ve yurt dışında bilim, kültür, sanat çevrelerinde farkındalık oluşturmak, Hüseyin Gazi toplumumuzu tüm renkleriyle kucaklayan bu tarihi mekanlar, şahsiyetler ile ilim, irfan ve hikmet yüklü mesajları etrafında birlik, beraberlik ve kardeşlik hukukumuzu güçlendirmek, Çorumumuzun tanıtımına ve inanç turizmine katkıda bulunmak gibi amaçlar hedeflenmektedir" şeklinde konuştu.


Daha sonra sempozyumun açılış oturumu gerçekleştirildi. Kastamonu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Namıq Musalli’nin başkanlığında gerçekleştirilen oturumda, Azerbaycan Bilimler Akademisinden Prof. Dr. Fuzuli Bayat tarafından "Seyyid Hüseyin Gazi: Tarihi Bir Şahsiyetin Menkıbevi Transformasyonu", Bulgaristan Filibe Kütüphanesi Uzmanı Rumen Ivanov tarafından da "Filibe Kütüphanesindeki Battal Gazi Nüshası Değerlendirmesi" başlığında sunum gerçekleştirildi.



7 farklı ülkeden katılımcıların katkı sunacağı Uluslararası Türkistan’dan Anadolu’ya İrfan Geleneği: Hüseyin Gazi Sempozyumu başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Mardin Vali Yardımcısı Kurt: "Dara antik kenti için büyük uygulama projesi hazırlıyoruz" Mardin Vali Yardımcısı Hasan Kurt, Dara antik kenti için büyük uygulama projesi hazırladıklarını, dört ay içinde uygulama aşamasına geçmeyi planladıklarını söyledi. Mardin’de 50. Turizm Haftası kapsamında "Turizm Sektör Paydaşları Buluşması" düzenlendi. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde düzenlenen programa Mardin Vali Yardımcısı Hasan Kurt, İl Kültür Turizm Müdürü Vural Güngör ile sektör temsilcileri katıldı. Vali Yardımcısı Hasan Kurt, toplantıda yaptığı konuşmada, Dara antik kentine yönelik kapsamlı bir proje üzerinde çalışıldığını belirterek, "Dara antik kentini önemsiyoruz. Uygulama projesi hazırlanıyor. Yaklaşık dört ay sonra uygulama aşamasına geçmeyi planlıyoruz" dedi. Antik kentin turizm potansiyelinin yüksek olduğuna dikkat çeken Kurt, bölgede çevre düzenlemesi, iyileştirme çalışmaları ve kamulaştırma projelerinin hayata geçirileceğini ifade etti. Kurt, "Oranın çevresinde düzenlemeler ve iyileştirmeler yapmayı düşünüyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın, GEDAŞ üzerinden yürüttüğü bir köyün kamulaştırılması ve taşınması projesi var. Bakanlık onayını verdi, proje de onaylandı. Sit alanını tamamen turistik bir alana dönüştüreceğiz. Oradaki köylerimize hizmet vermeye devam edeceğiz. İstihdam anlamında köylülerimiz yine yer alacak. Ancak köy tamamen boşaltıldıktan sonra, gelen misafirlere daha iyi hizmet sunulan turistik bir alan oluşturacağız. Bu anlamda projemiz çok kıymetli" diye konuştu. Gece turizmine yönelik çalışmaların da planlandığını belirten Kurt, Dara antik kentinde ışıklandırma projeleriyle birlikte gece ziyaretlerinin başlatılacağını söyledi. Kurt ayrıca, Mardin’de Birinci Cadde’ye yönelik yayalaştırma projesinin büyük ölçüde tamamlandığını dile getirerek, "Birinci caddenin yaygınlaştırılması projesi var. Proje büyük ölçüde tamamlandı. Bazı revizyonları değerlendiriyoruz. Birinci caddenin kademeli olarak trafiğe kapatılması planlanıyor. Vatandaşlarımızın günlük yaşamını zorlaştırmadan uygulamaya geçeceğiz. İlk etapta kısa sürelerle, ardından daha uzun saatlerde trafiğe kapatılacak. Elektrikli araçlar ve yeni bir sistemle, gün içerisinde belirli saatlerde trafik kapalı olacak. Esnaflarımızın taleplerini de dikkate alıyoruz. Ne esnafımız zarar görsün ne de misafirlerimiz turizmi trafik çilesiyle yaşasın" ifadelerini kullandı. Kentte turizm verilerinde artış yaşandığını vurgulayan Kurt, "Konaklama sayılarında ve yabancı turistlerde artış var. 2022’den sonra her yıl yüzde 25-30 artış görüyoruz. 2024’te yüzde 25, 2025’te yüzde 29 artış oldu. Ziyaretçi sayısında da yaklaşık yüzde 30’luk bir artış söz konusu. Yabancı turist profilinde özellikle Uzak Doğu öne çıkıyor. Bu kapsamda Çin Büyükelçisini ağırladık. Güney Kore Büyükelçisi yeni atandı, onu da ağırlayacağız. Japonya ile iletişim halindeyiz" diye konuştu. İl Kültür ve Turizm Müdürü Vural Güngör ise 2025 yılının Mardin turizmi açısından rekor yılı olduğunu belirterek, "1 milyonun üzerinde geceleme ile birlikte toplamda 3 milyondan fazla ziyaretçi ağırladık. Bu da bir önceki yıla göre yüzde 29’luk bir artış anlamına geliyor" dedi. Güngör, hedeflerinin Mardin’in kültürel mirasını koruyarak turizm çeşitliliğini artırmak ve kenti ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir marka haline getirmek olduğunu ifade etti. Asya ülkelerine yönelik tanıtım çalışmalarına da değinen Güngör, Çin, Japonya, Güney Kore ve Malezya gibi ülkelerle temasların sürdüğünü belirterek, bu ülkelerden daha fazla turist çekmeyi hedeflediklerini söyledi. Dara antik kentinde karşılama merkezi, çevre düzenlemesi ve gece müzeciliği projelerinin de hayata geçirileceğini aktaran Güngör, çalışmaların Mardin Valiliği öncülüğünde sürdüğünü kaydetti. Program sonunda, Uluslararası Gastronomi ve Aşçılık yarışması Güneydoğu Bölge Şampiyonasında dereceye giren Mardin Evliya Çelebi Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğrencilerinden Tesnim İbrahim, Eylül Çelik ve Semanur Talas’a sahnede hediye çeklerinin takdim edildi.
İstanbul Arnavutköy’de 3 yeni eser hizmete açıldı, yaşam merkezinin temeli atıldı Arnavutköy Belediyesi tarafından hayata geçirilen 3 yeni hizmet binasının açılışı gerçekleştirildi. 50 bin metrekarelik Vadipark Spor ve Yaşam Merkezi’nin temeli atıldı. Programa çok sayıda protokol üyesi ve vatandaş katıldı. İstanbul’un Arnavutköy ilçesi Mustafa Kemal Paşa Mahallesi’nde, Arnavutköy Belediyesi tarafından hayata geçirilen Vadipark Sosyal Tesisi, Arna Çocuk Anaokulu ve kadınlara özel ARFİT spor salonunun açılışı yapıldı. Öte yandan, içerisinde buz pisti, spor sahaları ve yürüyüş alanlarının yer alacağı Vadipark Spor ve Yaşam Merkezi’nin de temeli atıldı. Programa, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti milletvekilleri, AK Parti Arnavutköy İlçe Başkanı Salim Gökhan Gürek, Arnavutköy Kaymakamı ve İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Ersanlıoğlu ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. "İhtiyaçları hisseden ve çözüm üreten bir belediyecilik var" Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyerek başladığı konuşmasında, "Milletçe yüreğimizi yakan bu tür acıların bir daha yaşanmamasını diliyor, eğitim yuvalarımızın her zaman güvenli ve huzurlu ortamlar olarak kalmasını temenni ediyorum. Amacımız bu ilçede yaşayan her bir vatandaşımızın hayatına dokunmak. Hizmet anlayışımızın temelinde insanı merkeze alan, ihtiyaçları hisseden ve çözüm üreten bir belediyecilik var. Vadipark Sosyal Tesisi bin 60 metrekarelik alanda 214 kişilik kapasiteyle hizmet verecek. Lüks restoran konforunu sosyal tesis sıcaklığıyla buluşturan bu alan, oyun alanı, bebek bakım odası ve mescit gibi donatılarıyla her yaştan vatandaşımıza hitap edecek" dedi. Kadınlara özel olarak tasarlanan ARFİT spor salonunun 300 metrekarelik alanda hizmet vereceğini ifade eden Candaroğlu, "Hanımefendiler burada spor yaparken aynı zamanda sosyalleşecek ve sağlıklı yaşamın bir parçası olacak. Arna Çocuk Anaokulu ise 4 sınıf ve 80 öğrenci kapasitesiyle hizmet verecek. Proje ilçenin farklı noktalarına da yayılacak. 50 bin metrekarelik alanda kapalı tenis kortu, basketbol ve voleybol sahaları, buz pisti, yürüyüş yolları ve peyzaj alanlarıyla spor ve sosyal hayatı bir araya getiriyoruz. Kısa sürede tamamlayarak hizmete sunacağız" şeklinde konuştu. "Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" Açılış programına katılan vatandaşlardan Cemal Eniş, "Bu alan çok güzel olmuş. Emekliyiz, burada gelip vakit geçiriyoruz. Her sabah yürüyüş yapıyorum. Bundan güzel bir şey olamaz. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Programa katılan Cemile Takın ise, "Ben normalde Mecidiyeköy’de ikamet ediyorum. Buraya yeni geldim. Çok güzel bir yer olmuş. Aktivite alanlarımız yoktu, burası bayağı gelişmiş. Sosyal tesis ve geniş alanıyla çok değerli bir yer olmuş. Çok memnun kalacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal birçok yeniliğe imza attı Vefatının 33. yılında 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal saygıyla yad ediliyor. Vefatının 33’üncü yıl döneminde merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın siyasi hayatıyla ilgili detaylar bir kez daha gündeme geldi. Türkiye demokrasi tarihinde çığır açmış birkaç isimden biri olan Turgut Özal, Adnan Menderes’in açtığı yolu genişleten siyasetçi olarak bilinir. "Tam bir inovasyon (yenilenme) taraftarı" olarak nitelenen Özal, Türkiye’yi pek çok ilkle tanıştırdı. Serbest piyasa ekonomisi ve liberalleşme onun zamanında başlarken, iktidarı zamanında (1983-1991) Türkiye ekonomisi yıllık ortalama 5,2 büyüdü. Gerek idari, gerek siyasi, gerekse iktisadi programını tatbik ederken büyük riskleri göze alan Özal, 60 senelik tabuları yıktı. İhracat önündeki engelleri kaldıran, işadamlarının elinden tutup onlara ufuklar açan Turgu Özal, herkesle görüşmesi ve istişareye verdiği önemle tanındı. Adeta zamanla yarışırcasına, bitmez tükenmez bir çalışma enerjiye sahip olam Özal, yurtdışı seyahatlerini de bürokratlarla değil, hep işadamlarıyla yaptı. "Türkiye renkli televizyondan kredi kartına kadar birçok yenilikle tanıştı" Turgut Özal, bir yandan ihracat için gerekli kaliteli mal imal etmek üzere altyapıyı hazırlarken, diğer yandan da limanlar, hava ve kara yolları, barajlar yaptırdı. Onun döneminde haberleşme ağı yayıldı, bütün köylere elektrik ve telefon gitti. Yatırımlar için kaynağı ise fonlar kurarak temin etti. Karaborsacılığı ortadan kaldıran Özal, içine kapalı bir ülkeyi süratle dünyaya açtı. Döneminde Türkiye renkli televizyondan kredi kartına kadar bir çok yenilikle tanıştı. Ekonomideki iyileştirmelere ses çıkaramayanlar, ailesinden ve çevresinden vurmaya kendisini hedef alsa da Özal, bu tenkitlere gözleri dolarak, "Hanımına söz geçiremeyen ilk erkek ben miyim?" diye cevapladı. Dindar insanlara demokrasi ve liberalizm çerçevesinde, o zamana kadar görmedikleri bir toleransın tanınması, ülkedeki din karşıtlarını öfkelendirdi. Doğuda başlayan terör faaliyetlerine karşı Özal, terörle mücadelede sivil inisiyatifi devreye soktu, koruculuk sistemini kurdu, savunma sanayiini modernize etti. Memur maaşlarını insani seviyeye getiren Özal, çalışmayan memur eşlerine bir maaş kadar aile parası verdi. "Allah’ın verdiği canı ondan başka alacak yoktur. Biz ona teslim olmuşuzdur" Özal, 1988 yılında kendisini suikast girişimine maruz kaldı. 1988’de parti kongresi esnasında Kartal Demirağ adında bir tetikçi kendisini öldürmeye çalıştı. Turgut Özal, olaydan parmağından yara alarak kurtulurken, 20 yıla mahkum olan tetikçiyi sonradan affetti. Özal’ın suikast girşiminin hemen ardından gösterdiği metanet ve sonrasında yaptığı samimi konuşmada geçen "Allahın verdiği canı ondan başka alacak yoktur. Biz ona teslim olmuşuzdur" sözleri hafızalara kazındı. Hayalperest değil gerçekçi bir insan olarak tanınan Özal, idealistliğini de her daim korudu, askeri demokrasi önündeki engel olmaktan çıkarmaya çalıştı. Profesyonel askerliğe ağırlık veren Özal, OYAK ve sair kuruluşlarla orduyu ekonomik sistemin içine soktu. Hatta "Asker artık paranın tadını aldı, kolay kolay darbe yapamaz" sözü de hafızalara kazındı. Özal, 1989’da cumhurbaşkanı olduğunda, dindar bir şahsiyetin ilk defa Köşk’e çıkışı bazı kesimleri endişelendirdi. Hatta Kenan Evren, Köşk arşivini emniyete almak için askeriyeye naklettirdi. Muhalifler "Çankaya, Ezankaya mı oluyor?" derken, Turgut Özal, "Reisicumhur oldum diye namazı terk mi edeceğim?" cevabını verdi. "Alışamadık" diyenlere ise Özal, "Alışırsınız, alışırsınız" diye cevap verdi.