ÇEVRE
03 Mart 2026 Salı - 16:12 Enkaz ayrıştırma projesi Türkiye’de ilk Malatya’da uygulanıyor Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi İsabelle Dumont, Fransız Kalkınma Ajansı Türkiye Müdürü Xavier Muron ve beraberindeki heyetle Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’i ziyaret etti. Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi İsabelle Dumont ve Fransız Kalkınma Ajansı Türkiye Müdürü Xavier Muron’u ağırlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Fransız Kalkınma Ajansı ile Malatya Büyükşehir Belediyesi arasında yürütülen hibe projelerinin son durumunu değerlendirerek, kapsamlı bir istişarede bulundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde Malatya’nın büyük bir yıkım yaşadığına dikkat çekerek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bakanlarımızın güçlü destekleri ve yerelde de yakaladığımız sinerjiyle Malatya’mızı yeniden ayağa kaldırdık. 121 bin bağımsız bölüm inşa ettik. Eskisinden daha güzel bir Malatya inşa ediyoruz" dedi. "Malatya’nın kayısıdan 500 milyon dolar geliri var" Malatya’nın depremden sonra zirai don felaketini yaşadığını hatırlatan Başkan Er, "Malatya’nın kayısıdan 500 milyon dolar geliri var. Ticareti katma değeri olan kiraz, üzüm ve ceviz gibi ürünlerimiz de bulunuyor. Depremden sonra Malatya çok ciddi bir ekonomik yara da aldı" bilgisini verdi. Başkan Er, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve Anadolu’da kurulan ilk şehir devleti olan Malatya’daki Arslantepe Höyüğü’nün Malatya için oldukça önemli olduğunu da sözlerine ekledi. "Enkaz geri dönüşüm tesisi kapsamında pilot proje Malatya" Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi İsabelle Dumont ise Malatya’da bulunmaktan memnun olduklarını ifade etti. Malatya’da deprem sonrası yapılan çalışmaların önemli olduğuna değinen Dumont, "İnsanlara moral verme için yaptığınız çalışma ve hayata geçirmek istediğiniz projeleri çok iyi anlıyorum. Bu noktada enkaz atığının kaldırılması insanlar için çok önemli. Enkaz ayrıştırma projesi, Türkiye’de ilk olacak. Enkaz Geri Dönüşüm Tesisi kapsamında pilot proje Malatya’da uygulanacak" diye konuştu. Başkan Sami Er, en önemli işlerinin enkaz atığını rehabilite etmek olduğuna dikkat çekerek, "Ayrıştırma yapılan yerin deprem anıtı, yeşil alan olması için bir çalışma yürüteceğiz. Çevresel etki değerlendirme çalışmasına başladık. Enkaz geri dönüşüm ve alan üzerinde çalışıyoruz. Enkaz bittikten sonra bu alanı yeşil alan olarak şehre kazandırmak istiyoruz. Tesisi hızlandıracağız. Sonraki aşamada da yeşil alan yapacağız" açıklamalarında bulundu. "Deprem atıklarının ayrıştırma projesine çok önem veriyoruz" Fransız Kalkınma Ajansı Türkiye Müdürü Xavier Muron, Türkiye’de ilk Malatya’da hayata geçirilecek olan deprem atıklarının ayrıştırma projesine çok önem verdiklerini kaydederek, "Proje başarılı olursa dalgalanacak ve başka iller içinde uygulanabilecek" dedi. Malatya’da deprem sonrası enkaz atığının kaldırılması noktasında tesis kurulması hususunda protokol imzaladıklarını hatırlatan Muron, MASKİ ile içme suyu ve kanalizasyon altyapısıyla ilgili iki proje geliştirdiklerini kaydetti. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, uğurlama esnasında Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi İsabelle Dumont’a belediye binası içerisinde inşa edilen kütüphane hakkında da bilgi verdi. Başkan Er, "Bölgenin en büyük kütüphanesini inşa ediyoruz. 3600 metrekare alan üzerine inşa ettiğimiz kütüphanede aynı anda 815 kişi yer alabilecek. Burada amfimiz, ders çalışma alanları, seminer salonları ve bilgisayar sınıfları olacak. 7/24 açık olacak kütüphanemizde öğrencilere çay, su, kahve ve çorba ikramlarımız olacak" diye konuştu.
Üç şeritli yolda tehlikeli yaya geçidi korkutuyor
02 Mart 2026 Pazartesi - 11:57 Üç şeritli yolda tehlikeli yaya geçidi korkutuyor Trabzon’un Moloz mevkiinde yayalar, üç şeritli yolda canlarını hiçe sayarak karşıya geçmeye çalışıyor. Üst ve alt geçidin bulunmadığı bölgede, camiye gitmek ya da ilçe minibüslerine binmek isteyen vatandaşlar yoğun trafikte tehlikeyle burun buruna kalıyor. Trabzon’un Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkiinde inşa edilen Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en büyük camisi olan Hanife Hatun Camii çevresinde yaşanan yaya güvenliği sorunu, vatandaşları endişelendiriyor. Camiye ibadet için gelenler ile ilçelere giden minibüs hatlarını kullanmak isteyenler, üç şeritli karayolunda bulunan yaya geçidini kullanarak karşıya geçmeye çalışıyor. Bölgede üst ya da alt geçidin bulunmaması nedeniyle yayalar, yoğun araç trafiği arasında zaman zaman koşarak ya da araçların önüne atlayarak yolun karşısına geçmek zorunda kalıyor. Özellikle namaz saatlerinde ve hafta sonlarında artan yaya yoğunluğu, tehlikeyi daha da büyütüyor. Yapıldığı günden bu yana birçok trafik kazasının yaşandığı bölgede, yolun karşısına geçmeye çalışan vatandaşlara araç çarpması sonucu yaralanmalar meydana geldi. "Her gün kullandığımız bir geçit; Korkuyoruz" Sürücülerin hızla seyrettiği üç şeritli yolda yalnızca yaya geçidinin bulunması, güvenlik açısından yetersiz kaldığını belirten vatandaşlar, üst geçit ya da alt geçit yapılmasını istiyor. Yolun karşısına geçmeye çalışan Hasan Şahin, "Burada üst veya alt geçit olması gerekiyor. Can güvenliği yok. Minibüsler kalkış noktası değişti. Herkes karşıya geçmeye çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde beni az kalsın araba eziyordu. Her gün kullandığımız bir geçit. Korkuyoruz" dedi. Şahin Nas isimli vatandaş ise, "Burada büyük bir cami yapıldı. İnsanların karşıya geçmesi büyük bir tehlike oluşturuyor. Mutlaka alt geçit yapılması gerekiyor. Karşıya koşarak geçiyorum. Hayati bir önem taşıyor. Yapılmasında fayda var" ifadelerini kullandı.
Osmaniye’de yağışlar sonrası Ceyhan nehri coştu
02 Mart 2026 Pazartesi - 11:43 Osmaniye’de yağışlar sonrası Ceyhan nehri coştu Osmaniye’de son günlerde etkili olan yağışların ardından Ceyhan Nehri’nin debisi yükseldi. Artan su seviyesi üzerine merkeze bağlı Cevdetiye Beldesi’nde bulunan Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ait Cevdetiye Regülatörü’nün kapakları açılarak kontrollü su tahliyesine başlandı. Yağışlarla birlikte nehirdeki akış hızının artması üzerine harekete geçen ekipler, regülatör kapaklarını kademeli olarak açarak suyun kontrollü şekilde tahliye edilmesini sağladı. Yetkililer, yapılan işlemin herhangi bir taşkın riskine karşı önleyici tedbir amacı taşıdığını belirtti. Uzun süredir kuraklıkla mücadele eden bölge çiftçileri ise son yağışlardan memnun. Özellikle tarım arazilerinin sulanması ve yer altı su kaynaklarının beslenmesi açısından yağışların önemli olduğunu ifade eden üreticiler, artan su seviyesinin yaz sezonu öncesi umut verdiğini dile getirdi. Geçen sene yaz ayında bu bölgede çok az su vardı yürüyerek karşıya geçiyorduk şimdi geçmemiz imkansız diyen Bahadır Buğra Demir, "Bu bölgenin çocuğuyuz, bu bölgede büyüdük. Biz daha bu barajın bu şekilde aktığını görmedik. Atalarımız, babalarımız hep bu şekilde aktığını söylerdi ama biz hiç görmemiştik. Geçen yıl bu bölgede tarım arazilerinde bayağı tarlalarımızı, buğdaylarımızı sürdük. Kuraklıktan dolayı sulayamadık. Su olmadığı için büyük sıkıntı yaşadık. Bu yıl ise tam tersi oldu. Buğdaylarımızı traktörle ilaçlamasını, gübrelemesini yapamadık. Geçen seneye göre bu yıl çok bolluk ve bereketli bir sene oldu. Ramazan’ın girmesiyle Osmaniye’ye uğurluk, bolluk ve bereket geldi resmen. Şu an sularımız çok iyi bir şekilde akıyor. Kuraklığa neredeyse son diyebiliriz. Geçen sene bu gördüğünüz alanda çok az, küçük bir dere yatağı gibi su vardı. Yaz mevsiminde yürüyerek karşıya geçebiliyorduk ama şimdi yürüyerek karşıya geçmemiz imkansız. Barajlarımız eski haline geri döndü" diye konuştu.
Gümüşdere Obruğu yeniden suya kavuştu
02 Mart 2026 Pazartesi - 11:28 Gümüşdere Obruğu yeniden suya kavuştu Tavas ilçesine bağlı Gümüşdere Mahallesi sınırlarında yer alan Gümüşdere Obruğu, son yağışların ardından yeniden suyla doldu. Yıllar sonra eski görünümüne kavuşan obruğun turizme kazandırılması hedefleniyor. Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Gümüşdere Mahallesi sınırlarında bulunan Gümüşdere Obruğu, uzun süren kuraklığın ardından yeniden suya kavuştu. En son 2015 yılında tamamen suyla dolan obruk, sonraki yıllarda suyunu kaybetmiş; 2019 yılında ise kısmen su tutmasına rağmen devam eden kuraklık nedeniyle yeniden kurumuştu. Bölgede etkili olan son yağışlarla birlikte obruk yeniden dolarak doğaseverleri sevindirdi. Doğal yapısı ve etkileyici manzarasıyla dikkat çeken Gümüşdere Obruğu’nun, özellikle bahar aylarında ziyaretçi ağırlaması bekleniyor. Turizm açısından önemli bir potansiyele sahip olan obruğun, doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılık gruplarının güzergâhına eklenmesi planlanıyor. Özellikle Denizli Nikfer Kayak Merkezi ve Beyağaç Kartalgölü gibi önemli turizm yolu bölgesinde yer alan Gümüşdere Obruğu’nun da tanıtılmasıyla birlikte bölgede ziyaretçi yoğunluğu yaşanabileceği ifade ediliyor. Mahalle sakinleri, obruğun yeniden su tutmasının hem doğal denge hem de kırsal turizm açısından umut verici olduğunu belirterek, bölgenin tanıtım çalışmalarının artırılmasını istiyor. Yetkililerin gerekli düzenlemeleri yapması halinde Gümüşdere Obruğu’nun Tavas’ın önemli doğal cazibe merkezlerinden biri haline gelebileceği değerlendiriliyor.
Mersin’in saklı cenneti Yerköprü Şelalesi ziyaretçileri hayran bırakıyor
02 Mart 2026 Pazartesi - 11:20 Mersin’in saklı cenneti Yerköprü Şelalesi ziyaretçileri hayran bırakıyor Mersin’in Mut ilçesinde bulunan Yerköprü Şelalesi, kendine özgü ekosistemi, derin vadi içerisindeki doğal yapısı ve eşsiz manzarasıyla ziyaretçileri hayran bırakıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye’deki 110 tabiat anıtından biri olarak tescillenen ve Mut ilçe merkezine yaklaşık 35 kilometre mesafede bulunan şelalenin yer aldığı alan, tabiat parkı statüsüyle koruma altında tutuluyor. Gezende Kanyonu ve derin vadilerden geçen Ermenek Çayı üzerinde yer alan şelalenin yaklaşık 110 milyon yıl önce Kretase (Tebeşir) döneminde oluştuğu belirlendi. 30 metre yükseklikten dökülen şelalenin aktığı noktadaki doğal su tünelinde bozulmamış sarkıtlar ve zengin bitki örtüsü dikkat çekiyor. Park içerisindeki yürüyüş parkurları, köprüler, merdivenler, dinlenme alanları ve seyir terasları ziyaretçilere doğayla iç içe bir gezi imkanı sunuyor. Şelalenin üst kısmındaki kaynak suyu ile Gezende Barajı’ndan gelen suyun tabandaki mağaradan akarak birleşmesiyle oluşan doğal yapı, bölgeyi daha da cazip hale getiriyor. Yeşilliklerle kaplı vadi içerisindeki şelale, özellikle sıcak havalarda yerli ve yabancı turistlerin gözde mekanları arasında yer alıyor. Kıbrıs’tan geldiğini belirten Emre Şanlıkaya, internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucu bölgeyi ziyaret etmeye karar verdiğini ifade ederek, "Yavru vatan Kıbrıs’tan geliyorum. İnternette araştırdık, gördük. Yerköprü Şelalesi Mut’a bağlı ve yapı olarak muazzam. Buraya bayağı emek verilmiş. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim. Kimse pişman olmaz. Yolu biraz yorucu olabilir ama gerçekten değer" dedi. Mersin’den gelen Muhammet Türk ise doğa güzelliğine hayran kaldığını belirterek, "Burayı görelim dedik. Gerçekten çok güzel bir yer. Herkesi bekleriz" ifadelerini kullandı. Yerköprü Şelalesi Tabiat Parkı’nın tarihçesi Yerköprü Şelalesi, Mut ilçesinde Göksu Nehri’ni besleyen Ermenek Çayı’nın aşındırıcı etkisiyle oluşan derin vadide yer alıyor. 30 metre yükseklikten dökülen şelaleye, yaklaşık 300 metre uzunluğunda ve 15 metre derinliğinde, turkuaz renkli doğal su tüneli eşlik ediyor. Zengin bitki örtüsü ve biyolojik çeşitliliğe sahip olan saha, 2011 yılında Tabiat Anıtı ilan edilirken, 2021 yılında ise Yerköprü Şelalesi Tabiat Parkı olarak tescillendi.