ÇEVRE
Güneş ve sudan 40 milyon liralık tasarruf
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:21 Güneş ve sudan 40 milyon liralık tasarruf İZSU Genel Müdürlüğü’nün İzmir genelinde hayata geçirdiği yenilenebilir enerji yatırımlarıyla, su ve atık su hizmetlerinde kullanılan elektriğin önemli bir bölümü güneş ve sudan karşılanıyor. Kurulan 3 tesis ve yapımı süren 7 tesisle birlikte, yenilenebilir enerji kaynaklarından yılda yaklaşık 12,5 milyon kilovatsaat temiz enerji üretilmesi hedefleniyor. Bu üretimle, bugünkü elektrik birim fiyatları üzerinden yıllık yaklaşık 40 milyon TL tasarruf sağlanması öngörülüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, su ve atık su hizmetlerinde sürdürülebilirliği artırmak ve enerji maliyetlerini düşürmek amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarını kent geneline yayıyor. Güneş ve hidroelektrik santralleriyle İZSU altyapısı kendi enerjisini üreten bir yapıya dönüşürken, kurulumu tamamlanan 3 ve yapımı süren 7 tesisle yılda yaklaşık 12,5 milyon kWh temiz enerji üretilmesi hedefleniyor. Bu yatırımlar sayesinde, bugünkü elektrik birim fiyatlarıyla yaklaşık 40 milyon TL tasarruf sağlanması öngörülüyor. 7 megavatı aşan yenilenebilir enerji kapasitesi İZSU Enerji Şube Müdürü Dr. Filiz Yaşar Mahlıçlı, yenilenebilir enerji projelerinin kurumun enerji verimliliği politikalarının temelini oluşturduğunu belirterek, kurulumu tamamlanan 3 ve yapımı süren 7 santralle birlikte İZSU’nun toplam kurulu gücünün 7 megavatı aştığını söyledi. Mahlıçlı, yapımı tamamlanmak üzere olan 7 tesisin dağıtım şirketi kabul işlemlerinin ardından şubat ayında devreye alınmasının planlandığını ifade etti. Yeni santraller yolda Yenilenebilir enerji yatırımlarının 2026 yılında da süreceğini belirten İZSU Enerji Şube Müdürü Dr. Filiz Yaşar Mahlıçlı, proje ve izin çalışmaları tamamlanan 5 GES ile onay süreci devam eden 18 GES ve 1 HES’in devreye alınmasıyla İZSU’nun yenilenebilir enerji kapasitesinin 23 megavata ulaşacağını söyledi. Bu kapasitenin, kurumun elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’unun yenilenebilir kaynaklardan karşılanması anlamına geldiğini belirten Mahlıçlı, tüm santrallerin tam kapasiteyle çalışması halinde yılda yaklaşık 45 milyon kWh elektrik üretileceğini ve bunun bugünkü elektrik birim fiyatlarıyla yaklaşık 160 milyon TL tasarruf sağlayacağını ifade etti. Mevcut santraller 9 tesisin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılıyor İZSU’nun devreye aldığı yenilenebilir enerji santrallerinin toplam kurulu gücü 4,3 MW’a ulaştı. Bu santraller, 9 tesisin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılıyor. Menemen Emiralem Boru Stok Sahası’nda kurulu 3,0 MW kapasiteli arazi tipi Güneş Enerji Santrali, Menderes Pompa İstasyonu ile Peker Mahallesi P23, Aliağa, Gümüldür Kuyu ve Tire terfi istasyonlarının yıllık yaklaşık 5 milyon kWh’lik elektrik tüketimini karşılıyor. 0,75 MW kapasiteli Menemen Emiralem Ambar Çatı Güneş Enerji Santrali, Bağarası ve Güneybatı atıksu arıtma tesislerini enerji üreten tesislere dönüştürüyor. Karabağlar P11 Pompa İstasyonu’nda kurulu 0,54 MW gücündeki boru içi hidroelektrik santral ise suyun basıncından yararlanarak yılda yaklaşık 1,5 milyon kWh yenilenebilir enerji üretiyor. 7 megavatı aşan yenilenebilir enerji kapasitesi Kurulum aşamasındaki 7 çatı ve arazi tipi güneş enerji santralinin toplam kurulu gücü 2,61 MW’a ulaşıyor. Karşıyaka ve Bayraklı ana atıksu pompa istasyonları, Bornova ve Buca su depoları, Karşıyaka Cumhuriyet Mahallesi Su Deposu ile Ulucak Atıksu Arıtma Tesisi çatı ve arazi GES projeleri bu kapsamda öne çıkıyor. Bu santraller, bulundukları tesislerin pompa ve işletme sistemlerinin elektrik ihtiyacını karşılayacak şekilde projelendirildi. Kurulumların tamamlanmasıyla Bayraklı, Karşıyaka, Eski Foça ve Balçova’daki tesisler başta olmak üzere toplamda yaklaşık 4,5 milyon kWh’lik elektrik enerjisi ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor. Geleceğe yatırım İZSU’nun yenilenebilir enerji yatırımları, enerji üretimi ve tasarrufun yanı sıra İzmir’in su altyapısını daha çevreci, dirençli ve sürdürülebilir hale getiriyor. Güneşten ve sudan elde edilen enerjiyle, kentin suyu geleceğe daha güçlü taşınıyor.
Dicle’de geçtiğimiz yıl 340 ton badem, 66 ton ceviz, 13 bin 500 ton üzüm üretimi yapıldı
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:19 Dicle’de geçtiğimiz yıl 340 ton badem, 66 ton ceviz, 13 bin 500 ton üzüm üretimi yapıldı Diyarbakır’ın Dicle İlçe Kaymakamlığı, kentteki kamu kurumlarının 2025 yılı faaliyet çalışmalarına dair verileri paylaştı. Kaymakamlığın resmi sosyal medya hesaplarında paylaşılan verilere göre, Dicle’de 2025 yılında 23 ton 100 kilogram buğday, 13 bin 500 ton üzüm, 66 ton ceviz, 9 bin 649 ton arpa, 4 bin 190 ton mercimek, 340 ton badem ve 22 bin ton süt üretimi yapıldı. Açıklamada, "Dicle ilçesinde 2025’teki tarımsal üretimde, ülke ekonomisine yaklaşık 2 milyar liralık katkı sağlandı. 364 dekar alanda yem bitkisi ekimi yapan 34 çiftçiye toplam 88 bin 804,00 lira destekleme ödemesi yapıldı. İlçede hayvan sağlığı ve yetiştiriciliği faaliyetleri dahilinde buzağı destekleme, kuzu-oğlak desteği ve arıcılık desteklemeleri kapsamında bin 647 işletmeye toplam 12 milyon 168 bin 788,00 lira destekleme yapıldı. 2 bin 501 çiftçiye 19 milyon 890 bin lira mazot ve gübre desteği yapıldı. 185 çiftçiye 1 milyon 131 bin 172,00 lira sertifikalı tohum desteği yapıldı. 310 çiftçiye 5 milyon 157 bin 782,00 lira hububat baklagil fark ödemesi desteği yapıldı. 38 çiftçiye 80 bin 972 lira organik tarım desteği yapıldı. 2 çiftçiye 4 bin 302,00 lira katı organik-organominarel gübre desteği yapıldı. 34 çitçiye 88 bin 804,00 lira yem bitkileri desteklemesi yapıldı. 81 çiftçiye 2 milyon 188 bin 536,00 lira zirai don desteklemesi yapıldı" denildi. Dicle İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 yılı faaliyet çalışmalarına da yer verilen açıklamada, "İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü çalışmaları kapsamında 2025 yılında Dicle’de av yasağı döneminde 40 olmak üzere, 74 balıkçılık ve su ürünleri denetimi gerçekleştirildi. Yapılan denetimler sonucunda 5 bin metre ağ ele geçirildi. Ele geçirilen 75 kilogram canlı balık, doğal yaşam alanları olan suya bırakıldı. İlçede yapılan gıda ve yem denetimleri kapsamında 6 gıda üretim işletmesine 19 denetim, 52 gıda satış işletmesine 99 denetim, 53 gıda toplu tüketim işletmesine 106 denetim, 10 yem işletmesine 10 denetim gerçekleştirildi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 2025 yılı eğitim faaliyetleri kapsamında inceleme gezileri, kurs, toplantı ve tarla günleri olmak üzere toplamda 120 faaliyet gerçekleştirildi ve bu faaliyetlerde bin 400 çiftçiye ulaşıldı’’ ifadelerine yer verildi. Dicle Kaymakamlığı, İlçe Nüfus Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet çalışmalarına ilişkin verileri de paylaştı. Kaymakamlığın paylaştığı verilere göre; Dicle İlçe Nüfus Müdürlüğünün çalışmaları kapsamında 2025 yılında 8 bin 571 adet işlem yapıldı. Yapılan işlemlerin ortalama süresi 4 dakika olarak kaydedildi. İlçede 3 bin 655 adet kimlik kartı başvurusu yapıldı. Kimlik kartı değişim oranı yüzde 98 olarak kaydedildi. Bin 217 adet sürücü belgesi başvurusu yapıldı. Sürücü belgesi değişim oranı yüzde 98 olarak kaydedildi. 413 pasaport başvurusu yapıldı. 178 kişi adreste nüfus hizmeti aldı. Dicle Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü çalışmaları kapsamında 2025 yılında açılan 5 kursa 330 kişi katıldı. 787 öğrenciye yetenek taraması yapıldı. Okullarda spora ilk adım kapsamında 177 öğrenciye eğitim verildi. İlçedeki sporcu kartı ve lisans sayıları toplamı 577 olarak kaydedildi. 90 öğrenci eğitim yönetim siteminde kurs gördü. 2025 yılında ilçede 4 turnuva düzenlendi. Düzenlenen kurumlar arası voleybol, liseler arası erkek voleybol, liseler arası kız voleybol, ortaokullar arası futbol turnuvalarına 22 takım katıldı. 2025 yılında Dicle Tapu Müdürlüğünde toplam 7 bin 302 adet işlem yapıldı. 2025’teki işlem artış oranı yüzde 5 olarak kaydedildi. Toplam 8 milyon 534 bin 810 lira harç tahsilatı yapıldı. Toplam harç tahsilatı artış oranı yüzde 59.85 olarak kaydedildi. Yapılan işlemlerin aynı gün bitirilme oranı yüzde 93.71, elektronik arşive aktarma oranı ise yüzde 96 oldu. İlçe Müftülüğünün 2025 yılı faaliyet çalışmaları verilerine göre 50 adet bin liralık alışveriş kartı dağıtımı yapıldı. 2025 yılında 74 adet kurban vekaleti yapıldı. 105 aileye kurban eti ve 8 koli gıda yardımı yapıldı. İlçedeki okul öğrencileriyle sosyal etkinlik, oyun yarışmaları, camide kitap okuma etkinlikleri, rehabilitasyon merkezi ziyareti, şiir okuma ve resim çizme yarışması yapılıp dereceye giren ilk 3 öğrenciye hediyeleri taktim edildi. 8 vatandaş kutsal topraklara gönderilirken, yaz Kur’an kursuna bin 756 öğrenci katıldı. 40 aileye toplamda 200 adet kıyafet yardımı yapıldı. Camilerimizde Gazze için 100 bin lira toplandı.
Doç. Dr. Özçelik: "İzmir’in su ihtiyacına bulut tohumlama çare değil"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:11 Doç. Dr. Özçelik: "İzmir’in su ihtiyacına bulut tohumlama çare değil" Son yıllarda iklim değişikliği ve kuraklık sonucu artan su ihtiyacını karşılamak amacıyla Muğla Büyükşehir Belediyesi denizden su arıtma tesis için dış kaynak kullanımının Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi tarafından onaylanması ile Milas Ekinambarı mevkiinde tesis kurmak için çalışmalara başladı. Su sıkıntısı yaşayan bir başka Ege kenti İzmir’de ise Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise yapay yağmur oluşturmak amacıyla bulut tohumlama uygulaması için Bakanlıktan izin aldıklarını ve bunun sorumluluğu aldıklarını açıklamıştı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Su Kaynakları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceyhun Özçelik İzmir’in yapay yağmur için yapılacak tohumlamanın İzmir’in su sorununu çözmeye yetmeyeceğini açıkladı. İzmir gibi geniş bir coğrafyada İzmir üzerinden geçen bulutlarının potansiyelini bir miktar arttırmanın İzmir’in su sorununu katkı sağlamayacağını açıkladı. "Her bulut yağmur oluşturmaz" Yapay yağmur yağışının oluşabilmesi için doğal yağış ortamının nazır olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, "Ülkemizde yaşanan kuraklık dolayısıyla büyük şehirlerimizde büyük bir arayış içerisine girdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz hafta içerisinde yapay yağmurla İzmir’in su sorununa çare bulma arayışına gireceğini ifade etti. Tabii yapay yağışın oluşabilmesi için doğal yağışın oluşabileceği ortamların hazır olması lazım. Normal şartlar altında denizlerden, göllerden ve kara yüzeylerinden buharlaşan su, atmosferin üst tabakalarına doğru ilerleyince basıncın ve sıcaklığın etkisiyle yavaş yavaş yoğunlaşmaya ve damlacıklar haline dönüşmeye başlıyor. Belli bir ağırlıktan sonra yeryüzüne düşebilir hale gelişiyor. Tabii her bulutta yağmur oluşturmaz. Bulutun nem içeriği bize düşecek yağış miktarı hakkında bilgi verir. Yağış üretebilecek bulutlar tabaka ve yığın şeklindeki bulutlardan nimbostratus, altostratus ve stratus bulutları, diğer taraftan atmosferin alt tabakalarından üst tabakasına kadar ulaşan Kümülonimbus bulutları, stratus bulutları tabaka şeklinde alana yayılı bulutlardır. Bunlar üst kesimlerde olduğu zaman daha uzun süreli ve şiddetli yağışlar türetiyor. Kümülonimbus bulutları ise boyuna derinlemesi neticesinde kısa süreli şiddetli noktasal yağışlar oluşturuyor. Tabii bu bulutların orada hazır oluyor olması lazım. Ancak bu şartlarda yer küreden roketler şeklinde ya da hava küreden uçak ve hava araçları vasıtasıyla atmosfer içerisine gümüş iyodur, krubus ve benzeri kimyasalları bırakarak nem parçacıklarının etrafında toplanması ve yoğunlaşması sağlanıyor. Ancak bize bu şekilde bulutu tohumlayarak bulut içerisindeki potansiyeli maksimum kullanma fırsatı sunuyor. Bu şu demek oluyor, bizim bulutun ya da yağışın yerini, şiddetini ve miktarını çok ciddi anlamda değiştirme imkanımız yok. Erken tohumlama yaptığımız durumda istediğimiz başarıyı elde edemeyebiliriz. Geç tohumlama yaptığımız durumda yağmur zaten başlayacağı için yaptığın işin anlamı kalmaz" dedi. "Yapay yağmurlama İzmir’in su sorununa katkı sağlamaz" Yağmur tohumlamayla potansiyeli arttırabilmek amacıyla yağışı bir miktar erken başlatabileceklerini açıklayan Özçelik, yapay yağmurlama sisteminin İzmir’i su sorununa katkı sağlamayacağını belirterek, "Olması gereken yerden de birkaç kilometre alan içerisinde farklı noktalarda yağışı yağdırabiliriz. Literatürde yüzde 10 ve yüzde 20’lere kadar arttırıldığı söyleniyor. Tabii bunu ölçmek de çok zor. Çünkü tohumlama yapmadan önce veya yaptıktan sonraki yağış şartlarını değerlendirebilmek oldukça zor. Geçmişte 1940’lı yıllardan beri Amerika Birleşik Devletleri’nde, Çin’de, Hindistan’da ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde bu yöntemler kullanılıyor. Tabii bunun çevresel zararları da söz konusu olduğundan Amerika’da bazı eyaletlerde yasaklanmış durumda. İzmir’in su ihtiyacı açısından değerlendirdiğimiz zaman bu kadar geniş bir coğrafya içerisinde oradan geçen bulutların potansiyelini bir miktar artırmak İzmir’in su sorununa katkı sağlamayacağı açık olarak gözüküyor" dedi. "Bulut tohumlamadaki en önemli unsur yer ve zaman" Bulut tohumlamada en önemli faktörün yer ve zaman olduğunu açıklayan Doç. Dr. Özçelik, "Biz burada eğer bulutun potansiyelini tam olarak kullanıyorsak o bulutla normal şartlar altında afete sebebiyet verecek kuyrukta bir buysa burada bir tetikleme yapma imkânı mümkün oluyor. Ama yağışı ciddi anlamda lokasyon, şehir, bölge gibi değiştirmek, bunun miktarını büyük oranda artırabilmek mümkün değil. Bulut tohumlamadaki en önemli unsurlardan biri yer ve zaman. Bulunduğunuz bölgenin topografyası, denize yakınlığı ve o bölgenin iklimi ve zamanlaması oldukça önemli. Diğer taraftan da kış aylarında bulutların soğuk olduğu, fazla bulut geçişlerinin olduğu zamanlarda bulut tohumlama daha fazla başarı elde edecektir. Bahar dönemlerinde de bulutun geçtiği anları tespit etmek oldukça önemli. Yaz aylarında maalesef o bölge için bulut hareketleri oldukça sınırlı. Dolayısıyla bulut tohumlamanın başarı şansı da gittikçe azalacaktır" dedi.