ÇEVRE
Kahramanmaraş’ta asfalt çalışmaları 10 Mayıs 2026 Pazar - 09:58:19 Kahramanmaraş’ta alt yapısı tamamlanan yollarda sıcak asfalt serim çalışmalarına başlandı. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, şehir genelinde sürdürdüğü alt ve üstyapı yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Bir yandan altyapı modernizasyon çalışmalarını yoğun şekilde sürdüren Büyükşehir Belediyesi, altyapı imalatları tamamlanan bölgelerde de üstyapı uygulamalarını eş zamanlı olarak hayata geçiriyor. Vatandaşların daha güvenli, konforlu ve modern ulaşım imkânına kavuşması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, şehrin farklı noktalarında asfalt seferberliği aralıksız sürüyor. Üstyapı çalışmaları kapsamında ekiplerin çalışma gerçekleştirdiği adreslerden biri de Yavuz Selim Mahallesi oldu. Mahallede bulunan 73015 sokakta altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından sıcak asfalt serimine geçildi. Yaklaşık 1 kilometre uzunluğundaki arterde sürdürülen çalışmalarla yol baştan sona yenileniyor. Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında arter, toplam 2 bin ton sıcak asfaltla kaplanıyor. Yoğun iş makinesi ve personel desteğiyle sürdürülen çalışmaların kısa süre içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Altyapı imalatları sırasında deforme olan ve sürücüler açısından konfor kaybına neden olan arter, gerçekleştirilen üstyapı yatırımıyla daha modern bir görünüme kavuşuyor. Toplam 5 Milyon TL’lik yatırımla yenilenen sokakta, ulaşım standardının önemli ölçüde artırılması amaçlanıyor. Asfalt seriminin tamamlanmasının ardından yolun hem sürüş güvenliği hem de ulaşım konforu açısından bölge sakinlerine daha kaliteli bir hizmet sunması hedefleniyor.
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:46 Tepede yaşam, altta dinamit Trabzon’un Maçka ilçesindeki Ocaklı Mahallesi, evlerin hemen alt kesiminde yer alan taş ocakları nedeniyle zemin riski ve yapısal tehlikeyle karşı karşıya bulunuyor. Bölgede zaman zaman yapılan dinamit patlamaları sonrası sarsıntılar yaşanırken, kaya düşmesi ve heyelan ihtimali dik yamaç yapısı nedeniyle daha da artıyor. Taş ocakları çevresinde sürdüğü ileri sürülen faaliyetler ve yoğun toz oluşumu, yerleşim alanında yaşam şartlarını ağırlaştırıyor. Trabzon Maçka ilçesine bağlı Ocaklı Mahallesi, taş ocaklarının gölgesinde yaşam mücadelesi veriyor. Yaklaşık 15 hanede 40 kişinin yaşadığı yüksek rakımlı mahallede, evlerin hemen alt kısmında bulunan taş ocakları nedeniyle heyelan riski her geçen gün büyüyor. Dinamit patlamalarıyla sarsılan mahallede evlerde çatlaklar oluşurken, 2023 yılında bölgede meydana gelen heyelan, mahalledeki tehlikeyi gözler önüne serdi. Dik yamaçtan kopan dev kaya parçaları, taş ocağı sahasına ve mahalle yoluna sürüklendi. Tonlarca ağırlığındaki kayaların önüne kattığı yol ulaşıma kapanırken, bölgede büyük hasar oluştu. Heyelanın yaşandığı alandaki taş ocağıyla ilgili ise kapatılmasına rağmen kaçak şekilde taş alımı yapıldığı ve zaman zaman dinamit kullanıldığı iddiaları gündeme geldi. Yaşanan heyelanın ardından bölgedeki risk daha da büyüdü. Heyelanın meydana geldiği taş ocağına yaklaşık 400 metre uzaklıkta bulunan başka bir taş ocağında ise faaliyet sürüyor. Bölgede zaman zaman gerçekleştirilen dinamit patlamalarının ardından mahallede sarsıntılar yaşandığı, dik yamaç yapısı nedeniyle kaya düşme riskinin arttığı kaydedildi. Özellikle yağışlı dönemlerde zemindeki hareketlilik mahalledeki endişeyi büyütürken, şikayetler üzerine Trabzon Valiliği tarafından oluşturulan komisyon bölgede inceleme yaptı. İncelemelerde mahallede bulunan bir evin riskli yapı olarak değerlendirildiği öğrenildi. Taş ocaklarından yükselen yoğun toz mahalleyi kaplarken, bazı evlerin duvarlarında çatlaklar meydana geldi. Dik yamaçta kurulu mahallede her patlama sonrası korku dolu anlar yaşanıyor. Taş ocaklarından yayılan yoğun toz nedeniyle mahallede yaşam şartları zorlaşırken, tarım alanlarının da olumsuz etkilendiği belirtiliyor. Yamaçta kurulu yerleşimde her patlama sonrası yeni bir kayma ve kaya düşmesi ihtimali endişeyi artırıyor. Bölge sakinleri, taş ocaklarının yerleşim alanına kadar ilerlemesi, dinamit patlatmaları ve çevresel etkiler nedeniyle yaşam şartlarının sürdürülemez hale geldiğini dile getiriyor "Evimizde uyurken bir anda yataktan fırlayabiliyoruz" Mahalle sakinlerinden Çınar Öztürk, 10-15 yıldır taş ocağı ile mücadele halinde olduklarını belirterek, "Trabzon Valiliği tarafından komisyon kuruldu. Gelip burada inceleme yaptılar. İlgililer bu şekilde olmayacağı sözlü olarak beyan etti. Merkezde yapılan toplantıda aleyhimize bir karar çıktı. Tekrar müracaata bulunduk. Çünkü toz ve toprak oluyor artık burada yaşayamaz hale geldik. Geçtiğimiz günlerde KTÜ’lü bir akademisyen geldi. O da bize sözlü olarak dağın içerisine fazla girildiğini ve şekilde burada çalışma olmayacağını söyledi. Suluma ve çevre düzenlemesinin yapılmadığını belirtti. Bunlar sözlü olarak kaldığı için mahalleli olarak mağdur durumdayız. Taş ocağında dinamik te atılıyor. Evimizde uyurken bir anda yataktan fırlayabiliyoruz. Bütün kurumlara yazılar yazdık ama herhangi bir sonuç elde edemedik. 15 hane ve yaklaşık 40 kişiyi etkileyen bir durum var. Taş ocağı faaliyeti başladıktan sonra bizim yaptığımız müracaatlarla komisyon üyeleri gelip inceleme yaptılar. Amcamın oğlunun evini riskli hale getirdiler. Böylelikle satmaya mecbur bıraktılar. Bir evin satın alınmasıyla mağduriyet giderilmiyor. Dinamik atıldıktan sonra dışarıya çıkıp kapıda oturamıyoruz. Aynı bölgede farklı bir taş ocağı daha vardı. Dağın içerisine fazla girilmesi ve dinamik atılması sonucu dağ komple aşağıya geldi. Evimize geldiğimiz yol riskli hale geldi. Mahalleli kendi arazisinden yer vererek yol açtık. Hayvanımız var, çocuklarımız var kapıya çıkarmaya korkuyoruz. Hiçbir önlem alınmamış. İvedi bir şekilde taş ocağının durdurulup incelenmesini istiyoruz. Bölgeyi gelip inceleme yapan akademisyene göre burası şuan tehlikeli. Taş ocağı usulsüz olarak işletilmiş. Müracaat ettik ama bir sonuç alamadık. Ne yapacağımızı şaşırdık. Ata toprağımızdan çıkmak istemiyoruz" dedi. "Nefes almak istiyoruz" Dinamit patlatılmasından dolayı evinde çatlaklar oluştuğunu kaydeden mahalle sakini Osman Alan ise, "10-15 sene önce başlayan bir durum var. Yukarı çıkarak evlerimizin dibine kadar geldi. 80 yaşımda annem, eşim ve çocuklarımla birlikte burada yaşıyorum. Kapımızın önünde oturmaya korkuyoruz. Toz, duman ve gürültüden dolayı nefes alamıyoruz. Ata toprağımızda yaşıyoruz ne yapalım, nereye gidelim. Dinamit patlatılmasından dolayı evimde çatlaklar oluştu. Bunu defalarca yetkililere bildirdik. Biz burada yaşamaya korkuyoruz. Başka gidecek yerimiz yok. Artık tarlamızda yetiştirdiğimiz ürünleri yiyemiyoruz. Can güvenliğimiz alınmıyor. Birbirimize telefon açarak korkmayın diyoruz. Bizim için yaşantı diye bir şey kalmadı. Tamamen zülüm ve işkence çekiyoruz. Buradan öğrenci servisi geçiyor. Bunun hesabını kim verecek. Kimseye sesimizi duyuramıyoruz. Biz taş ocağı çalışmasın demiyoruz ama bizde nefes almak istiyoruz. Toz duman içerisinde yaşamak istemiyoruz" şeklinde konuştu. "Geceleri uyuyamıyorum, korkuyorum" Geceleri uyuyamadığını vurgulayan Esma Alan (68) da, "Artık bahçedeki çayırı ineğim bile yemiyor. Halimiz ne olacak bilmiyoruz. Taş ocağı faaliyete başladıktan sonra her şey değişti. Toz ve dumandan bir şey yapamıyoruz. Korkuyoruz, evlerimiz sallanıyor. Evimizde zarar gördü. Kimse ilgilenmiyor. Geceleri uyuyamıyorum, korkuyorum. Taş ocağının yukarıya doğru gelmesini istemiyoruz. Kapanmasını istiyoruz" diye konuştu. "Burada heyelan olacak bizde göçüp gideceğiz" Taş ocağının kapatılmasını isteyen mahalle sakini Hasan Alan (71) ise, "Benim atam bu topraklarda doğdu. Bizim burada yaşantı alanımızı kısıtladılar. Tozdan dumandan yaşayamaz hale geldik. Tarladaki mahsulümüz olmuyor. Evlerimiz sallandığında deprem oluyor diye korkuyoruz. Burada yaşamaya mecburuz başka nereye gidelim. Usulsüz kazı yapıyorlar. Burada heyelan olacak bizde göçüp gideceğiz. Yetkililer bizi duysun. Taş ocağının kapatılmasını istiyoruz. Bu kadar insan nereye gidecek. Çayır biçip hayvanımıza yediremiyoruz çünkü kokuyor" ifadelerini kullandı.
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:32 Gümüşhane’nin kartal yuvası: Canca Kalesi Gümüşhane’de "kartal yuvası"nı andıran tarihi Canca Kalesi, baharın gelişiyle birlikte ziyaretçilerin akınına uğradı. Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikteki sarp kayalıklar üzerine kurulu kaleden Gümüşhane’yi kuş bakışı izleyen vatandaşlar hem şehrin eşsiz manzarasını seyretti hem de adrenalin dolu anlar yaşadı. Gümüşhane’nin en ikonik tarihi yapılarından birisi olan ve şehir merkezini sarp bir kayalık üzerinden kuşbakışı izleyen yaklaşık 1500 yıllık Canca Kalesi, bahar mevsimiyle birlikte doğaseverleri ve fotoğraf tutkunlarını ağırlamaya başladı. Roma döneminden günümüze kadar ulaşan Canca Kalesi, son dönemde Gümüşhanelilerin ve turistlerin gözde mekanı haline geldi. Baharın gelmesiyle yeşile bürünen doğanın içinde, Harşit Çayı ve karlı dağ manzaraları eşliğinde kaleye çıkan vatandaşlar, bölgenin eşsiz güzelliklerini ölümsüzleştiriyor. Kenti 150 metre yükseklikten gören konumuyla ziyaretçilerine panoramik bir görsel şölen sunan kaleye çıkan vatandaşlardan Şener Odabaş, baharın gelmesiyle yeşillenen doğayı ve açan çiçekleri fotoğrafladı. "Ayaklarımız titredi ama değdi" Canca Mahallesi nüfusuna kayıtlı olduğunu belirten Odabaş, kalenin tarihi değerine vurgu yaparak herkesi bu alanı görmeye davet ederek şunları söyledi: "Süleymaniye Mahallesi üzerinden buraya geldik. Baharın gelişiyle ortalık yeşillendi, harika çiçekler var. Canca Kalesi’nden Gümüşhane’yi izlemek bambaşka bir keyif. Fotoğraf çekerken açıkçası yükseklikten dolayı ayaklarım titredi ama bu manzaraya değer. Buraya bir seyir terası yapılması bölgeyi daha da güzelleştirecektir." Ziyaretçilerden Mehmet Kaçan ise Gümüşhane merkezinde yaşamasına rağmen kaleye ilk kez çıktığını belirtti. Kaçan, kalenin sunduğu manzarayı "müthiş bir ambiyans" olarak nitelendirdi. Bir yanlarında tarihi Süleymaniye Mahallesi, önlerinde Gümüşhane kent merkezi ve Harşit Çayı’nın bulunduğunu ifade eden Kaçan, yüksek kesimlerdeki kar manzarası ile şehir merkezindeki bahar havasının aynı karede buluştuğunu dile getirdi. Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikte baş döndürücü bir noktada olduklarını ifade eden Kaçan, "Gümüşhane’yi, Harşit Çayı’nı ve karlı zirveleri buradan izlemek müthiş bir duygu. Tam bir kuş bakışı seyir noktası" ifadelerini kullandı. Yükseklik Korkusu Olanlara Uyarı Ziyaretçiler, kalenin sarp yapısı ve uçurum kenarındaki konumu nedeniyle oldukça dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Özellikle fotoğraf çekmek isteyenlerin uçurum kenarlarına yaklaşırken temkinli olması gerektiğini belirten vatandaşlar, "Yükseklik korkusu olanlar için burası oldukça zorlayıcı olabilir, dikkatli gelinmesi gereken bir yer" uyarısında bulundu. Canca Kalesi Deniz seviyesinden yaklaşık 1530 metre yükseklikte bulunan ve milattan sonra 540 yıllarında Roma İmparatoru II.Justinyen tarafından yaptırıldığına dair bilgiler bulunan Canca Kalesi, Roma ve Bizans dönemlerinden itibaren stratejik bir savunma noktası olarak kullanıldı. Geçmişte bölgedeki gümüş madenlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla kullanıldığı tahmin edilen kale, günümüzde ise Gümüşhane´nin en önemli turizm potansiyellerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Muğla Büyükşehir, Marmaris’te katı atık yönetimini güçlendiriyor
03 Şubat 2026 Salı - 14:13 Muğla Büyükşehir, Marmaris’te katı atık yönetimini güçlendiriyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, çevreyi korumaya yönelik projeleri kapsamında katı atıkların çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesini sağlayan Katı Atık Düzenli Depolama Tesislerine yönelik yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda mevcut tesislerin kapasiteleri artırılırken, yeni tesislerin hayata geçirilmesi için de çalışmalar devam ediyor. Bu yatırımlardan biri olan Marmaris Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi 3. Lot Yapım İşi kapsamında yürütülen çalışmalar aralıksız devam ediyor. Marmaris Katı Atık Düzenli Depolama Tesisinde günlük ortalama 310 ton atık bertaraf edilirken, bugüne kadar 3 bin 787 ton atık geri dönüştürülmek üzere ayrıştırıldı. Devam eden 3. Lot çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte tesisin atık alım süresinin yaklaşık 10 yıl daha uzatılması hedefleniyor. Muğla’da katı atıklar çevreye zarar vermeden bertaraf ediliyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, Fethiye, Menteşe, Datça, Milas ve Marmaris ilçelerinde hizmet veren katı atık düzenli depolama tesisleriyle il genelinde entegre bir atık yönetim sistemi yürütüyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Marmaris ve çevresindeki yerleşimlerin uzun vadeli atık bertaraf ihtiyacına kalıcı bir çözüm sunulması amaçlanıyor. Katı atık düzenli depolama tesisleri sayesinde evsel ve benzeri nitelikteki atıklar, çevre ve insan sağlığına zarar vermeden, mevzuata uygun şekilde bertaraf ediliyor. Böylece toprak, su ve hava kirliliğinin önüne geçilerek sürdürülebilir bir çevre yönetimi sağlanıyor. Başkan Aras: "Bugünün atık yönetimi yarının yaşam kalitesini belirliyor" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Doğayı koruyan, doğayla uyumlu yatırımlar bizim en temel sorumluluklarımızdan biri. Katı atık yönetimi, yalnızca bugünü değil geleceğimizi de doğrudan ilgilendiriyor. Marmaris Katı Atık Düzenli Depolama Tesisinde hayata geçirdiğimiz 3. Lot çalışmasıyla hem çevreye duyarlı bir bertaraf süreci yürütüyor hem de bölgenin uzun vadeli ihtiyacını güvence altına alıyoruz. Bugünün atık yönetimi yarının yaşam kalitesini belirliyor. Bu nedenle Muğla’nın doğal değerlerini koruyarak, sürdürülebilir bir çevre politikasıyla çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz"
Çanakkale’de 8 yılda yaklaşık 500 bin adet bitki koruma ürünü zirai atık ambalajı toplanarak imha edildi
03 Şubat 2026 Salı - 14:02 Çanakkale’de 8 yılda yaklaşık 500 bin adet bitki koruma ürünü zirai atık ambalajı toplanarak imha edildi Çanakkale’de ‘Bitki Koruma Ürünleri Ambalaj Atıklarının Toplanarak Geri Dönüşümü ve Bertarafı Projesi’ çerçevesinde 8 yılda 500 bin adet bitki koruma ürünü zirai atık ambalajı toplanarak imha edildi. Sağlıklı nesiller, temiz bir çevre ve ekosistem için 2018 yılında Çanakkale Valiliği, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Çanakkale İl Özel İdaresi ve ilgili kurumların desteğiyle ‘Bitki Koruma Ürünleri Ambalaj Atıklarının Toplanarak Geri Dönüşümü ve Bertarafı Projesi’ Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından başlatıldı. Proje, Türkiye’de 2018 yılında başlatılan ve yaygınlaştırılarak aralıksız yürütülen tek proje. Hem tarım hem de turizm açısından önemli bir yere sahip olan proje Çanakkale’de 2018 tarihinden bu yana, 8 yıldır sahada titizlikle yürütülüyor. Yasalar gereği imhası kullanıcı sorumluluğunda olan bitki koruma ürünleri ambalaj atıklarının çevreye gelişigüzel atılmasını önlemek, insan ve çevre sağlığı açısından oluşacak riskleri azaltma görevini Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü gönüllü olarak üstlendi. İl Müdürlüğü teknik personeller tarafından konu ile ilgili eğitimler köylerde ve okullarda verilmeye devam ediyor. Başarıyla yürütülen zirai ilaç ambalaj atıklarının toplatılması ve imhasının sağlanması ile ilgili proje Bayramiç ilçesinde başlatılarak zaman içerisinde yaygınlaştırıldı. Toplamda 329’a ulaşan konteyner sayısı ile proje Çan, Bayramiç, Biga, Eceabat, Ezine, Lapseki, Çanakkale Merkez olmak üzere 7 ilçenin 152 köy ve mahallesinde yürütülüyor. Proje çerçevesinde bugüne kadar 45 bin kilogram bitki koruma ürünü zirai ambalaj atığı toplanarak tekniğine uygun bertaraf edilmesi için lisanslı firmalara gönderildi. Piyasada mevcut boş pestisit ambalaj ağırlıklarının 20 gram ile 3 kilogram arasında olduğu hesaplanarak bu güne kadar konteynerlerle toplanan, yaklaşık 500 bin adet bitki koruma ürünü ambalaj atığı proje ile Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından toplanarak imhaya gönderildi.
Dünyanın tek inilen yaylasında su kuyuları boş
03 Şubat 2026 Salı - 13:45 Dünyanın tek inilen yaylasında su kuyuları boş Dünya’nın çıkılan değil, inilen ilk ve tek yaylası olan Muğla’nın Menteşe ilçesindeki Karabağlar Yaylasında yaz aylarında sulamada kullanılan 3 bin 500 adet su kuyusu yeterli yağış olmaması nedeniyle su seviyesinin düşük kotlarda oluğu açıklandı. Kasım ve Aralık aylarında yeterli yağışı almayan Muğla bölgesi, Ocak ayının son haftasında yağış almaya başladı. Karabağlar Yaylasının Düğerek Mahallesi girişinde bulunan Çayır mevkiinde yaz aylarında tütün ekilen araziler yavaş yavaş su tutmaya başladı. Yaylanın değişik noktalarında üç adet düden (suyun yeraltına tahliyesinin yapıldığı alan) bulunurken, düden kapakları kapatılarak tarlalarda biriken su yeraltına sızarak kuyuların dolması sağlanıyor. Nisan ayına yaklaşılırken tarlalarda hala su bulunursa düdenlerin kapakları açılarak suyun yeraltına tahliyesi sağlanıyor. Menteşe ilçesinin sezbe-meyve ambarı olarak da bilinen Karabağlar Yaylasında yazlık evi bulunan yayla sakinleri, Nisan ayı ortalarında göç ettikleri yaylada kışlık yiyeceklerinin yanında pazarda satışını yapacakları ürünleri yetiştiriyor. Son yıllarda artan iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle su sıkıntısı yaşayan Karabağlar Yaylası sakinleri bu yıl yeteri yağış olmadığını belirterek 15-20 metre derinlikteki su kuyularının 5 metrelik bölümünde su bulunduğunu açıkladılar. Menteşe Ziraat Odası Başkanı Mehmet Baştuğ, Karabağlar yaylasındaki kuyularda su seviyesinin hala düşük olduğunu açıkladı. Baştuğ, "Bu bölgeye, şu anda gördüğümüz bölge, Karabağlar’ın en kotu aşağıda olan bir seviyedir. Şu anda göründüğüne bakmayın. Kasım, Aralık aylarında yağmur yağmadı. Şu anda yağdı ama yeterli mi değil. Ocak ayında yağdı yağmur. Şu anda suyumuz var bu bölgelerde ama bunu yüzey seviyede sular. Buradan daha aşağıda 25 metre aşağı, 30 metre aşağıda pompalar vardır Karabağlar yaylasında. Oralarda daha su yok. Bu Karabağlar yaylası bir meyve, bir sebze deposudur. Onun için yeterli suya aldınız mı diye sorarsınız yeterli suya alınması daha. İnşallah Şubattan sonra Mart, hatta Nisan aylarında su, yağmur bol olursa bu yayla ancak o zaman doyar. Yüzeyde oldu şu anda yüzeyde var top su ama aşağıda yok. 15 metre aşağısında kuyulardaki su var. Ama yukarı çıkmış, geçmişte 10 metrelik su kuyularda su olurdu. Ama şu anda onlar yok bak daha. Çünkü o yeterli su olmadı daha" dedi.
Kepez’de 2025’te çevreyi kirletenlere toplam 3 milyon lira para cezası kesildi
03 Şubat 2026 Salı - 12:54 Kepez’de 2025’te çevreyi kirletenlere toplam 3 milyon lira para cezası kesildi Kepez Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü Çevre Sağlığı Birimi ekipleri, 2025 yılında ilçe genelinde gerçekleştirdiği denetimler sonucunda çevre kirliğine neden olan kişi ve işletmelere ait 98 araç plakasına toplam 3 milyon 12 bin 318 TL idari para cezası kesti. Söz konusu cezalar, 1608 Sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu’nun 41/4 maddesi ve emre aykırı davranış 39. maddesi kapsamında uygulandı. Kepez Belediyesi, ilçe genelinde çevre kirliliğine neden olan kişi ve işletmelere yönelik denetimlerini sürdürüyor. Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı Çevre Sağlığı ve Zabıta ekipleri, özellikle cadde ve sokaklara beton mikserlerinden dökülen harçlar, kişi ve işletmelerin boş arazilere döktüğü inşaat molozları ve çeşitli atıklara karşı etkin bir mücadele yürütüyor. Atıkların yoğun olarak döküldüğü Çankaya, Şelale, Duraliler, Ünsal, Göçerler, Altıayak, Aktoprak, Zeytinlik, Altınova Menderes, Altınova Sinan, Baraj, Beşkonaklılar, Hüsnü Karakaş, Göksu, Gazi ve Fevzi Çakmak mahalleleri, Çevre Sağlığı Zabıta ekipleri, tarafından sürekli olarak denetleniyor. Mahalle muhtarlarıyla koordineli şekilde yürütülen çalışmalar kapsamında, kaçak moloz ve atık dökümlerinin önüne geçilmesi hedeflenirken, çevre kirliliğine neden olan kişi ve araçlar tespit edilerek haklarında yasal işlemler uygulanıyor. Kepez’de çevre kirliliğine sıkı denetim Kepez Belediyesi, çevreye duyarlı vatandaşlardan gelen her türlü ihbarı da titizlikle değerlendirerek, ilgili birimler aracılığıyla hızlı şekilde müdahale ediyor. Zabıta ekipleri, denetimler sırasında yalnızca cezai işlemle yetinmeyip, çevreyi kirleten vatandaşlara çevre temizliği ve halk sağlığının önemi konusunda bilgilendirme yaparak uyarılarda bulunuyor. Gelişi güzel dökülen atıkların hem çevreye hem de insan sağlığına ciddi zararlar verdiğine dikkat çekiliyor. Çevre sağlığı konusunda çalışmalarını kararlıkla yürüten Kepez Belediyesi’nin Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı Çevre Sağlığı ve Zabıta ekipleri, 2025 yılında ilçe genelinde gerçekleştirdiği denetimler sonucunda çevre kirliğine neden olan kişi ve işletmelere ait 98 araç plakasına toplam 3 milyon 12 bin 318 TL idari para cezası kesti. Pis su, fosseptik, baca, kat akıntısı gibi çevre sağlığını tehdit eden bin 975 şikayet ise yerinde değerlendirilerek çözüme kavuşturuldu. İlçede 52 çöp ev temizliği yapıldı. Uygulanan cezalar, kirletenin hem para cezası ödemesini hem de meydana gelen kirliliğin ekipler tarafından temizlenmesini kapsayacak şekilde ‘Kirleten Öder’ ilkesi çerçevesinde uygulanıyor.