ÇEVRE
Konya’da yüksek kesimler yağışa doydu
05 Şubat 2026 Perşembe - 16:02 Konya’da yüksek kesimler yağışa doydu Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son 5 günlük ölçümleri doğrultusunda, Konya genelinde etkili olan yağışların toplam sonuçları netleşti. Dört günlük verilerin birleştirilmesiyle en fazla yağış alan bölgeler raporlandı. Toplam yağış miktarlarına göre Konya’da zirve, açık ara farkla Seydişehir Alacabel oldu. Alacabel’de 4 günde ölçülen toplam yağış miktarı yaklaşık 100 kilograma ulaştı. Bu değer, il genelinde kaydedilen en yüksek yağış olarak dikkat çekti. Alacabel’i, Bozkır Sorkun Yaylası takip etti. Yaylada özellikle 2 Şubat’ta etkili olan kuvvetli yağışla birlikte toplam miktar 66 kilogramın üzerine çıktı. Derebucak ise dört günlük süreçte 54 kilogramı aşan yağışla üçüncü sırada yer aldı. Yağıştan en fazla pay alan diğer bölgeler arasında Hadim Dedemli Dolhanlar 45 kg, Beyşehir Yeşildağ Orman Sahası 41,5 kg, Seydişehir merkez 32 kg ve Akşehir 31,8 kg öne çıktı. Bu bölgelerdeki yağışların barajlar, göl, göletler ve yer altı su kaynakları açısından önemli katkı sağladığı belirtildi. Ova kesimlerinde yağış miktarları daha sınırlı kalırken; Hüyük 17,9 kg ve Beyşehir merkez 17,2 kg orta seviyede yağış alan ilçeler arasında yer aldı. Uzmanlar, yüksek kesimlerde yoğunlaşan bu yağışların tarımsal üretim açısından sevindirici olduğunu, ancak ani yağışlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Tekirdağ Büyükşehir’den kuraklığa karşı sürdürülebilir su hamlesi
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:56 Tekirdağ Büyükşehir’den kuraklığa karşı sürdürülebilir su hamlesi Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, yaşanan kuraklık nedeniyle içme suyu altyapısında kayıp-kaçak oranlarını azaltmak ve su kaynaklarını daha verimli kullanmak amacıyla Aydoğdu Mahallesi’nde kapsamlı bir yenileme çalışması başlattı. Sürdürülebilir su yönetimi hedefleri doğrultusunda yürütülen çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, suyun her damlasının büyük önem taşıdığı bu dönemde altyapı yatırımlarını hızlandırdıklarını belirtti. Başkan Yüceer, yapılan incelemelerde şebeke hatlarında kayıp-kaçak oranının yüksek olduğunun tespit edilmesi üzerine vakit kaybetmeden sahaya inildiğini ifade etti. Yaklaşık 10 kilometre uzunluğundaki içme suyu şebeke hattının modern, uzun ömürlü ve dayanıklı duktil borularla yenilendiğini kaydeden Yüceer, çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte su kayıplarının önemli ölçüde azaltılacağını, arızaların önüne geçileceğini ve vatandaşlara daha sağlıklı içme suyu temin edileceğini vurguladı. Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ise, kent genelinde sürdürülebilir ve güvenli bir altyapı oluşturmak amacıyla benzer yatırımların kararlılıkla sürdürüleceğini, suyun verimli kullanımı ve kaynakların korunması konusunda çalışmaların aralıksız devam edeceğini bildirdi.
Kadıköy’de kentsel dönüşüm krizi büyüyor: "Bu karar kamu yararına değil, kamu zararınadır"
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:49 Kadıköy’de kentsel dönüşüm krizi büyüyor: "Bu karar kamu yararına değil, kamu zararınadır" Kadıköy Suadiye’de devam eden kentsel dönüşüm çalışmalarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) çatı katı düzenlemesiyle hız kazanması beklenen süreç, Mimarlar Odası’nın açtığı dava sonrası durma noktasına geldi. 50 yıllık binalardan birinde yaşayan ve evinin yıkım süreci yarıda kalan ünlü oyuncu Selma Özkanlı duruma tepki göstererek, "Mimarlar Odası burada bir deprem olunca ve bu evler yıkıldıktan sonra mı bizi görecek? Derhal bu kararı sonlandırın" çağrısında bulundu. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 13 Mart 2025 tarihli ve 414 sayılı kararıyla kent genelinde mevcut binaların çatılarına "çatı dairesi" eklenmesine izin verildi. Bu kapsamda bazı kat sahipleri, hem daha uygun bir bütçeyle ev sahibi olmak hem de kentsel dönüşüm sürecini hızlandırmak için evlerin çatı katı daireler üzerindeki haklarını müteahhide devretti. Ancak TMMOB Mimarlar Odası tarafından kararın deprem riski taşıyan İstanbul’da yapı yoğunluğunu artırarak altyapı ve bina güvenliğini olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı alındı. Alınan kararla birlikte kentsel dönüşüm süreci de pek çok semt ve mahalle için adeta durma noktasına geldi. "Burada emekli insanlar, yaşlı insanlar var" Bölgede ikamet eden ünlü oyuncu Selma Özkanlı, yürütmeyi durdurma kararı nedeniyle pek çok evin dönüşüm sürecinin yarıda kalması nedeniyle yaşadıkları mağduriyeti dile getirerek, "Yalnızca kendi mahallem ya da evim için değil, tüm Kadıköy için konuşuyorum. Kentsel dönüşüme gitmeye karar verdik, çünkü 50 yıllık binalar bunlar. Bakın buradaki apartmandan karot alındı, çürük çıktı. Şu anda yıkılmak üzere zaten, yıkım kararı geldi. Dolayısıyla bunlardan da karot alındığı zaman çürük çıkacak diye karar verdik, müteahhitlerle anlaştık. İBB çatı katları için zaten daha önceden ’çatı katlar bağımsız olsun, satılabilsin, bize faydası olsun, kentsel dönüşüm hızlansın’ diye bir karar çıkartmıştı. Biz de buna istinaden müteahhitlerden teklif aldık. Çünkü en küçük daireye en az 100 bin dolar ödememiz gerekirken, biz çatı katlarını müteahhide vereceğimiz için ve onlar da onu satabileceği için hemen hemen az para vererek bu işi kotaracaktık. Tam karar vereceğiz, imza atacağız; o sırada Mimarlar Odası yürütmeyi durdurma kararı için dava açtı. Bu ay 14. İdare Mahkemesi de yürütmeyi durdurma kararı almış. Şu anda yapılmış şeyler var, yıkılacak evler var, taşınmış insanlar var. En uçtaki apartman yıkıldı, burası yıkılacak, bizler de karot aldıracağız ve bu evlerde oturamayacağız. Ne yapacağız şimdi? Durup dururken bir de yürütmeyi durdurma kararı alıyorlar. Zaten daha önceden de çatı katlar dubleks oluyordu ama sadece satılamıyordu. Burada emekli insanlar, yaşlı insanlar var. Burada mı öleceğiz?" sözleriyle verilen karara isyan etti. "Biz artık bu evlerde oturamayız" Özkanlı, yürütmeyi durdurma kararının geri alınmasına ilişkin Büyükşehir Belediyesi’ne ve Bakanlığa seslenerek, "Bu kamu yararına bir şey değil, kamu zararına bir şeydir. Bu kentsel dönüşüme ket vurmaktır. Kentsel dönüşümü herkes istiyor; yani İstanbul Belediyesi istiyor, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı istiyor, biz de istiyoruz. Çünkü biz artık bu evlerde oturamayız. Mimarlar Odası ya da mahkemelerimiz burada bir deprem olunca ve bu evler yıkıldıktan sonra mı bizi görecek? Derhal bu kararı sonlandırın" çağrısında bulundu. "Bu tip yerler için verilen bir hakka rağmen mahkeme yürütmeyi durdurma kararı almış" Apartman yöneticisi Muammer Öztürk, mağdur olanın yalnızca kendileri değil bütün Kadıköy halkı olduğunun altını çizerek, "Kentsel dönüşümü kolaylaştırmak için Büyükşehir Belediyesi geçen sene mart veya nisan ayında böyle bir karar aldı ve bunu kendi idare meclisinden çıktıktan sonra Bakanlığa sundu. Bakanlık da onay verdi ve bütün ilçe belediyelerine bunun uygulanması için talimatlar verildi. İmar planına karşı Mimarlar Odası bir dava açtı. Mahkemeye müracaat etmiş, mahkeme de yürütmeyi durdurma kararı vermiş bunca ay sonra. Mesela karşımız 16 kat, 15 kat var; bizimki 4 kat. Yani bu tip yerler için verilen bir hakka rağmen mahkeme yürütmeyi durdurma kararı almış. Tabii bu arada da Kadıköy Belediyesi biraz bunu geç uyguladı. Mesela Kadıköy uygulamıyor; Üsküdar uyguluyor, Maltepe uyguluyor, Kartal uyguluyor. Karşı tarafta 5-6 tane belediye; Bakırköy, Arnavutköy ve birçok ilçede uygulanıyor bu. Dolayısıyla buradaki hukuki muhatap Büyükşehir Belediyesi oluyor ilk karar oradan çıktığı için. Mimarlar Odası tek tek uğraşmak yerine direkt onun kararına itiraz ediyor. Biz derdimizi anlatmak istiyoruz. Mağdur olan sadece biz değiliz, bütün Kadıköy halkının yarısı. Diğer ilçelerde de aynı şeyler mevcut" şeklinde konuştu. "Mimarlar Odası bir deprem olmayacağının garantisini verebiliyor mu?" Site sakinlerinden Ayşegül Boncuklu, pek çok ev sahibinin büyük bir mağduriyet yaşadığını dile getirerek, "Bu durum bir an önce olumlu bir şekilde sonuçlanmalı. Çünkü Allah korusun Mimarlar Odası bir deprem olmayacağının garantisini verebiliyor mu? Böyle bir şey söz konusu değil. Bir şey oldu, buralar indi aşağı; öldük, kaldık, yaralandık, bunun manevi sorumluluğunu kim alacak? Buradakilerin hepsi 50 yıllık bina, her yeri dökülüyor. Su boruları parçalanıyor, her dakika bir tamir çıkıyor. Sahil bandı diye burada oturanlar zengin değil, burada oturanların çoğu emekli. Bizim bunu yapacak bütçemiz yok" ifadelerine yer verdi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi kaliteyi akreditasyon sertifikasıyla tescilledi
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:37 Mersin Büyükşehir Belediyesi kaliteyi akreditasyon sertifikasıyla tescilledi Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi’ne bağlı Kalite ve Kontrol Şube Müdürlüğü Laboratuvarı, TS EN ISO/IEC 17025:2017 standardı kapsamında akredite edilerek hizmet kalitesini uluslararası düzeyde tescilledi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren Kalite ve Kontrol Şube Müdürlüğü Laboratuvarı’nın sürdürdüğü hizmetlerdeki kalite, ‘TS EN ISO/IEC 17025:2017 Deney ve Kalibrasyon Laboratuvarlarının Yeterliliği İçin Genel Gereklilikler Standardı’ kapsamında almaya hak kazandığı ‘Akreditasyon Sertifikası’ ile uluslararası alanda tescillendi. İmalatlarda kaliteyi güvence altına almak amacıyla Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı bünyesinde kurulan Kalite ve Kontrol Şube Müdürlüğü, 2022 yılında faaliyete aldığı asfalt, toprak ve beton laboratuvarları ile bilimsel esaslarla ilerlemeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi, TÜRKAK denetimlerini başarıyla tamamladı Uzman personel ve modern cihazlarla çalışmalarını sürdüren laboratuvarlar, kentte yapılan yol ve altyapı imalatlarında denetimlerini titizlikle yürütüyor. Mersin’de altyapıdan üstyapıya, sanat yapılarından kaldırımlara kadar tüm imalatların uygunluğunun, Büyükşehir Belediyesinin asfalt, toprak ve beton laboratuvarlarında test edilebilecek kapasiteye sahip durumda olduğu, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından da tescillendi. TÜRKAK denetimlerini başarıyla tamamlayan Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Kalite ve Kontrol Şube Müdürlüğü Laboratuvarı, ‘TS EN ISO/IEC 17025:2017 Deney ve Kalibrasyon Laboratuvarlarının Yeterliliği İçin Genel Gereklilikler Standardı’ kapsamında, 29 Ocak 2026 tarihi itibariyle akredite olmaya hak kazandı. Bu sertifikayla Büyükşehir laboratuvar sonuçları, ulusal ve uluslararası geçerlilik kazandı Türkiye genelinde birçok yerel yönetim bu hizmeti dış kaynaklardan temin ederken, Mersin Büyükşehir Belediyesi, gerekli teknik altyapıyı ve uzman kadroyu kendi bünyesinde oluşturarak, hizmeti kendi imkanlarıyla sunuyor. Bilim ve kaliteyi, hayata geçirdiği her hizmette esas alan Büyükşehir Belediyesinin bu başarısını özel kılan unsurlardan bir tanesi de Türkiye genelinde yerel yönetimler arasında, bünyesinde asfalt, toprak ve beton laboratuvarlarına sahip ve aynı zamanda akreditasyon sertifikası bulunan 2 belediyeden biri olması. 2026 yılı itibarıyla Kalite ve Kontrol Şube Müdürlüğü’ne bağlı laboratuvar, TÜRKAK tarafından ‘TS EN ISO/IEC 17025:2017’ standardına göre akredite edildi. Bu sertifikayla Büyükşehir Belediyesinin laboratuvar sonuçları ulusal ve uluslararası geçerlilik kazanmış olup, aynı zamanda kurum ve kuruluşlara, yerli ve yabancı firmalarla vatandaşlara da hizmet verebilecek yetkinliğe ulaştı. "Üretimden uygulamaya kadar tüm aşamaları titizlikle denetliyoruz" Yol yapım hizmetlerinde kalitenin bir standart haline geldiğini belirten Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol, Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı Kalite ve Kontrol Şube Müdürü Gamze Bayır, ‘Akreditasyon Sertifikası’ süreci hakkında bilgi verdi. 2025 yılında TÜRKAK denetim sürecinin başladığını ifade eden Bayır, "Uzman personelimiz ve modern cihazlarımızla, üretimden uygulamaya kadar tüm aşamaları titizlikle denetliyoruz. Yaptığımız tüm imalatların fen ve sanat kurallarına uygunluğunu sistematik olarak kontrol ediyoruz. Başkanımız Vahap Seçer’in kaliteyi merkeze alan vizyonu doğrultusunda da bu çalışmalarımızı bir üst seviyeye taşıdık. Kalite Kontrol Şube Müdürlüğü laboratuvarlarımız, TSN-ISO 17025 standardının gerekliliklerini yerine getirerek, 2026 itibarıyla TÜRKAK tarafından akredite edilmiştir" dedi. "Hedefimiz, Büyükşehir Belediyesinin laboratuvar hizmetlerini en üst seviyelere taşımak" Akreditasyon Sertifikası’nın, laboratuvarların uluslararası standartlara uygun şekilde çalıştığının, hizmetlerin tarafsız, güvenilir ve bilimsel esaslara dayalı olarak sunulduğunun da somut bir göstergesi olduğunu dile getiren Bayır, belgenin Türkiye’de yalnızca 2 belediyede olduğunu vurguladı. Birçok belediyenin, kalite kontrol süreçlerini denetlemek amacıyla laboratuvar hizmetlerini dış kaynaklardan aldığını sözlerine ekleyen Bayır, "Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak, yıllardır gerek güçlü teknik altyapımızla gerekse de uzman personelimizle bu hizmeti bünyemizde başarıyla yürütüyoruz. Aynı zamanda bu belgeyle, talep edildiği halde vatandaşlarımıza, kamu kurumlarına, yerli ve yabancı firmalara hizmet verebilecek yeterliliğe ve yetkinliğe de ulaşmış bulunuyoruz. Bu sonucu bir başlangıç olarak görüyoruz. Hedefimiz, en kısa sürede akreditasyon kapsamını genişleterek, Mersin Büyükşehir Belediyesi laboratuvar hizmetlerini en üst seviyelere taşımak. Bu doğrultuda attığımız her adımda kaliteyi, bilimi, sürdürülebilirliği esas alarak, yolumuza özveriyle ve memnuniyetle devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Başkan Er’den alternatif yol müjdesi
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:35 Başkan Er’den alternatif yol müjdesi Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "İkinci viyadük projesi son aşamaya gelmiştir ve ödeneği alınmıştır. İnşallah 2026 yılı içerisinde yapımına başlayacağız. Viyadük tamamlanana kadar İkizce’den Adıyaman yoluna bağlanacak alternatif yol çalışmasını da başlatıyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla havaalanı kavşağı, İkizce TOKİ imar ve bağlantı yolları, K3 farklı seviyeli kavşağı ve Karayolları Malatya Şube Şefliği’nin toplu açılışının gerçekleştirildiği törende konuşan Başkan Er, "Malatya küllerinden yeniden ayağa kalktı. Kalkıyor demiyorum, kalktı. Bu başarı başta Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği olmak üzere bakanlarımızın kararlı desteği ve devletimizin tüm kurumlarının uyumlu çalışmasıyla mümkün olmuştur. Yeniden yapılanma sürecinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a, AFAD’tan sorumlu İçişleri Bakanımıza ve bugün aramızda bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza Malatya adına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Büyük bir felaket yaşadık. Ancak biz yalnızca depremin yaralarını sarmıyoruz, yeni bir Malatya inşa ediyoruz" şeklinde konuştu. "Bakanlığımızın katkıları son derece kıymetlidir" İnsanımızın huzurla yaşayabileceği, modern, güvenli ve dirençli bir şehir kurduklarını belirten Başkan Er, "Aynı zamanda güçlü bir şehir merkezi oluşturuyoruz. Şu an bulunduğumuz İkizce bölgesi, 200 bin nüfusu barındıracak yeni bir merkez haline gelmiştir. Tüm altyapı yatırımları ve sosyal donatılarıyla planlı bir yaşam alanı ortaya çıkmıştır. Bu noktada Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın katkıları son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. "İkinci vivadük çalışmaları 2026 yılı içerisinde başlıyor" Büyükşehir Belediyesi olarak kentte önemli bir yol çalışması yürüttüklerini dile getiren Başkan Er, "Kuzey Çevre Yolumuz bitmek üzere. Belediye olarak bizler de Kuzey ve Güney Kuşak yolları ile bağlantı yollarını tamamlayarak bu projeye destek veriyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın uhdesinde yürütülen ikinci viyadük projesi son aşamaya gelmiştir ve ödeneği alınmıştır. İnşallah 2026 yılı içerisinde yapımına başlayacağız. Viyadük tamamlanana kadar oluşabilecek yoğunluğu azaltmak adına İkizce’den Adıyaman yoluna bağlanacak alternatif yol çalışmasını da başlatıyoruz. Ayrıca, Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte gündeme gelen raylı sistem projemiz için de teşekkür ediyorum. Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğümüzle önemli bir mesafe katettik. Projeler tamamlandığında stratejik bütçe planlamasıyla bu yatırımı hep birlikte hayata geçireceğiz. Ancak en önemlisi, Malatya artık sadece toparlanan değil, geleceğe güçlü şekilde yürüyen bir şehir olmuştur" diye konuştu.