ÇEVRE
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:56 İkizce 2. Bölge Gençlik Merkezinin temeli atıldı Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "İkizce 2. bölgede inşa edilecek olan gençlik merkezi 2 bin 341 metrekare kapalı alana sahip olacak ve içerisinde geniş yelpazede sportif, kültürel, sosyal ve eğitim çalışmaları yapılacak" dedi. Gençlik ve Spor Bakanlığının destekleriyle Malatya’da gençlik ve spor yatırımlarına devam eden Büyükşehir Belediyesi tarafından İkizce 2. bölge gençlik merkezinin temeli atıldı. Temel atma törenine Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in yanı sıra Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ebu Bekir Kayhan, siyasi partilerin temsilcileri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, temel atma töreninde yaptığı konuşmada, göreve ilk başladıklarında depremin yaralarını sarmayı öncelik olarak belirlediklerine dikkati çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü desteği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un hızlı ve pratik çözüm üretme kabiliyeti, büyükşehir belediyesi ve valiliğin koordinasyonu ile tüm kurumların uyumlu çalışması sayesinde Malatya’nın çok kısa sürede yeniden ayağa kalktığını ifade etti. "Yepyeni bir şehir yükseldi" Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er yeni bir şehrin yükseldiğini belirterek, "İkizce bölgesi, yalnızca Malatya’nın değil, Türkiye’nin en büyük şantiye alanlarından biri oldu. Bu bölgede 28 bin konut inşa edildi. Aynı zamanda burası üniversitesi, organize sanayisi ve gelişim potansiyeli ile gelecekte yeni bir ilçe olabilecek nitelikte önemli bir merkez oldu. Ancak sadece konut yapmak yeterli değil. Bu alanların yaşanabilir hale gelmesi için ulaşım başta olmak üzere birçok ihtiyacı da karşılamak gerekiyor. Özellikle bölgede yaşanan trafik yoğunluğunu önlemek amacıyla 3,5 milyar lir maliyetle ikinci viyadük projesinin çalışmaları tamamlanmak üzere ve sahada uygulamalar başladı. Ancak bu proje tamamlanana kadar vatandaşlarımızın mağdur olmaması için alternatif bir ulaşım güzergâhı da oluşturuyoruz. İkizce bölgesinden başlayarak İnekpınarı üzerinden Adıyaman yoluna bağlanacak yeni bir yol üzerinde çalışmalarımız sürüyor. Bu bağlantı sayesinde Güney ve Kuzey Kuşak yolları ile birlikte Malatya’nın çevre yolu sistemi büyük ölçüde tamamlanmış olacak. Bunun yanı sıra havaalanı ve sanayi kavşaklarında yürütülen çalışmalar devam ediyor. Ayrıca, organize sanayiye ulaşımı rahatlatacak yeni bir bağlantı yolu da planladık. Böylece hem sanayi trafiği rahatlayacak hem de şehir içi ulaşım daha akıcı hale gelecek. İkizce’de üstyapı yatırımlarının arkasında çok büyük bir altyapı çalışması da yürütülüyor. Bu bölgede tamamen yeni bir altyapı kurduk. Kanalizasyon, içme suyu ve yağmur suyu hatları baştan sona yenilendi. Sadece kanalizasyon ve kolektör hattı için yaklaşık 2,5 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Duranlar bölgesinde inşası tamamlanmak üzere olan ileri biyolojik arıtma tesisi bölgenin en büyüklerinden biri olacak. Bu tesiste yalnızca atık su arıtılmayacak, aynı zamanda çıkan çamur da kurutularak yeniden değerlendirilecek. Arıtılan suyu ise tekrar kullanıma kazandıracağız. Tarımsal sulamada değerlendirilerek ciddi bir su tasarrufu sağlanacak. Aynı uygulamayı Battalgazi bölgesindeki arıtma tesisinde de hayata geçiriyoruz. Şu anda Malatya genelinde yürüttüğümüz altyapı yatırımlarının toplam büyüklüğü yaklaşık 35 milyar liraya ulaşmış durumdadır" şeklinde konuştu. "Malatyalılara yakışır bir kütüphane oldu" İkizce 2. bölgede inşa edilecek olan gençlik merkezinin 2 bin 341 metrekare kapalı alana sahip olacağını ve içerisinde geniş yelpazede sportif, kültürel, sosyal ve eğitim çalışmalarının yapılacağını kaydeden Başkan Er, İkizce birinci bölgede de gençlik merkezi inşa edeceklerini belirtti. Malatya’yı spor ve kütüphaneler şehri yapmayı hedeflediklerini dile getiren Başkan Er, "Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile birlikte yaptığımız çalışmayla şehrimizin 63 noktasında gençlik, spor ve kültür merkezleri yapıyoruz. 5 büyük spor tesisinin yanı sıra onlarca gençlik merkezi, futbol, basketbol ve voleybol sahaları ile spor merkezleri inşa ediyoruz. Büyükşehir Belediye binamızın içerisinde bölgenin en büyük kütüphanesini yaptık. Kaliteli malzemelerin kullanıldığı modern, Malatyalılara yakışır bir kütüphane oldu" diye konuştu. "İkizce’ye büyük bir spor kompleksi daha inşa edilecek" İkizce bölgesinde de sosyal donatı alanlarının yapılması için gayret gösterdiklerini aktaran Başkan Er, "Cami, cemevi ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanması için aile sağlığı merkezleri yapıyoruz. İlerleyen dönemde hastane kurulması içinde bir çalışma olacak. Spor Toto Teşkilatı ile görüştük. İkizce’ye büyük bir spor kompleksi daha inşa edeceğiz. Ayrıca, kapalı semt pazarının ilkinin projesi hazır. Büyük spor kompleksiyle ilk kapalı pazar alanını İkizce’de yapacağız. İkizce’de her etaba bir pazar yapma projemiz var" ifadelerini kullandı. Başkan Er, sadece depremin yaralarını sarmadıklarını geleceğin Malatya’sını inşa ettiklerini belirterek, Kurban Bayramı’na kadar çarşı merkezinde Fuzuli ve Temelli’de trafiğe kapalı yerleri açmayı planladıklarını, caddelerin genişleyeceğini ve herkesin hayran kalacağı güzel projeleri hayata geçireceklerini söyledi. "Bu bölgemizi daha da güçlendireceğiz" Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ise Malatya’da konutlar, ticarethane ve ofislerin büyük ölçüde tamamlandığını söyledi. Geçit, "Şimdi yeni bir aşamadayız. Artık sadece inşa etmek yetmez, bu süreci bir üst seviyeye taşımamız gerekiyor. Bu noktada ikinci bölgemiz, Malatya’nın parlayan yıldızı haline gelmiştir. Burayı en başından itibaren planlı, düzenli ve vizyoner bir yaklaşımla inşa ettik. O dönemde Büyükşehir Belediyemizle birlikte yapılan planlamanın bugün ne kadar doğru olduğunu sahada açıkça görüyoruz. İnşallah bundan sonraki süreçte yapacağımız sosyal tesisler ve sosyal donatı alanlarıyla bu bölgemizi daha da güçlendireceğiz" diye konuştu. İkizce Mahalle Muhtarı Mehmet Tanrıverdi de konuşmasında, halka hizmetin Hakk’a hizmet olduğunu ifade ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve emeği geçen herkese teşekkür etti. Konuşmaların ardından dua edilerek, İkizce 2. bölge gençlik merkezinin yapımı için butona basıldı ve ilk harç döküldü.
Çöle dönen Gölbaşı Göleti, yeniden hayat buldu
07 Şubat 2026 Cumartesi - 10:56 Çöle dönen Gölbaşı Göleti, yeniden hayat buldu Bursa’da bir dönem kuruma tehlikesiyle gündeme gelen Gölbaşı Göleti, son dönemde etkili olan yağışların ardından yeniden su tutmaya başladı. Bursa Ovası’nın tarımsal sulamasında önemli rol oynayan gölette su seviyesinin yükselmesi hem çiftçileri hem de bölge halkını sevindirdi. Uludağ’da kar sularının tamamen erimesiyle Gölbaşının tamamen dolması bekleniyor. Taşkınlar yaşanmaması için başka tedbir de alınacağı ifade ediliyor. Kestel ilçesinde bulunan ve Uludağ’dan gelen sularla beslenen Gölbaşı Göleti, geçtiğimiz aylarda kuraklık ve tabanında biriken rüsubat nedeniyle sulak alan özelliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Ancak son haftalarda Bursa genelinde etkisini artıran yağışlarla birlikte gölette yeniden doluluk gözlenmeye başladı. Gölet çevresinde yapılan incelemelerde, su seviyesindeki artışla birlikte doğal yaşamın da hareketlendiği görüldü. Özellikle kuş türleri ve çeşitli hayvanların yeniden göl çevresinde ve su yüzeyinde görülmeye başlanması, bölgenin ekolojik dengesi açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendirildi. Bursa’nın şeftali, armut, siyah incir ve kiraz üretiminde önemli yere sahip Kestel ve Gürsu ilçelerindeki tarım arazilerinin sulanmasında kritik rol üstlenen göletteki su artışı, üreticiler için de moral oldu. Bölge çiftçileri, yağışların bu şekilde devam etmesi halinde sulama konusunda yaşanabilecek risklerin azalacağını ifade ediyor. Yetkililer ise göletteki doluluk oranının artmasının sevindirici olduğunu ancak uzun vadeli çözüm için taban temizliği ve kapasite artırıcı çalışmaların önemini koruduğunu belirtiyor. Son yağışlarla birlikte yeniden canlanan Gölbaşı Göleti, hem tarımsal üretim hem de doğal yaşam açısından bölgeye umut verdi.
Danıştay kararı Karadeniz’de atmacacılığı tartışmaya açtı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 10:20 Danıştay kararı Karadeniz’de atmacacılığı tartışmaya açtı Danıştay’ın, kızıl sırtlı örümcek kuşunun avlanmasına izin veren düzenlemeyi iptal etmesi, Karadeniz’de nesillerdir sürdürülen geleneksel atmacacılığı fiilen durma noktasına getirirken bölgede tartışma ve tepkilere yol açtı. Ülkemizde Artvin, Rize ve Trabzon illerinde nesillerdir sürdürülen atmaca geleneği, son dönemde yaşanan hukuki gelişmelerin ardından tartışmalara neden oldu. Bölgede kültürel yaşamın önemli bir parçası haline gelen atmacacılık geleneği, asırlardır yaşatılırken yöre insanı için de vazgeçilmez bir tutku olmayı sürdürüyor. Doğa Derneği tarafından, 2021-2022 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu (MAK) Kararı’nın iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 10. Dairesi kısmi iptal kararı verdi. Mahkeme, atmacanın yakalanmasında yem olarak kullanılan kızıl sırtlı örümcek kuşunun avlanmasına izin veren düzenlemeyi uluslararası sözleşmelere aykırı bularak iptal etti. MAK kararının diğer maddeleri yönünden ise davanın büyük bölümü reddedildi. Kararla birlikte, mutlak koruma altında bulunan kızıl sırtlı örümcek kuşunun yakalanması yasaklandı. Atmacanın kendisi için açık bir yasak getirilmezken, yem kuşunun yasaklanmasının atmacacılığı uygulamada durma noktasına getirdiği ifade ediliyor. Karar sonrası Arhavi’de toplantı yapıldı Danıştay kararının ardından Artvin’in Arhavi ilçesinde, atmaca kültürü ve yasak sürecine ilişkin geniş katılımlı bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, yörede "ğaço / ciciyen" olarak bilinen kızıl sırtlı örümcek kuşunun yasaklanmasının atmaca geleneğine etkileri ele alındı. Ev sahipliğini Turgay Ataselim’in yaptığı toplantıya, bölgedeki atmaca severler, Avcılar ve Atmacacılar Dernek başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. "Bu kültürümüze yapılmış bir saldırıdır" Fındıklı Avcılar ve Atmacacılar Derneği Başkanı Hüseyin Uzunhasanoğlu ise, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Bugün gerçekleştirdiğimiz toplantı telekonferans yoluyla oldukça olumlu geçti. Siyasi partilerimizin tamamı bize gerekli desteği verdi. Artvin Milletvekilimiz Sayın Faruk Çelik, konuyu anlatmak üzere bizi Ankara’ya davet etti. Hukuksal boyutta yapmamız gereken tüm itirazları yapacağız. Bu karar, kültürümüze yapılmış bir saldırıdır. Yeterli araştırma yapılmadan verildiğini düşündüğümüz bu kararı kabul etmiyoruz. Atmaca, dedelerimizden bize kalan bir kültürdür. Açıklamalarımız, ‘ğaço’ serbest olana kadar devam edecek." "Kendimizi savunma fırsatı bulamadık" Arhavi Avcılar, Atıcılar ve Atmacacılar Derneği Başkanı Refik Lakerta ise da, "Son günlerde gündeme gelen ve atmacacılıkta kullandığımız kızıl sırtlı örümcek kuşunun, yani halk arasında ‘ğaço’ olarak bilinen türün Danıştay kararıyla yasaklanmasıyla karşı karşıya kaldık. Dava sürecinden haberimiz olmadı, kendimizi savunma fırsatı bulamadık. Atmaca kuşunu seviyoruz. Onun davranışlarında kendimizi görüyoruz. Atmacacılar olarak geleneksel kültürümüzün zarar görmesine kesinlikle izin vermeyiz. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız" dedi. Karar öncesi gençlere tanıtıldı Öte yandan Danıştay kararından yaklaşık iki hafta önce, Arhavi Gençlik Merkezi tarafından düzenlenen bir etkinlikte atmaca kültürü gençlere tanıtılmıştı.
Karadeniz’de plansız yapılaşma deprem tehlikesini büyütüyor
07 Şubat 2026 Cumartesi - 10:04 Karadeniz’de plansız yapılaşma deprem tehlikesini büyütüyor Karadeniz Bölgesi’nin jeolojik yapısı, plansız ve zemin koşulları dikkate alınmadan yapılan yapılaşma deprem riskini artırıyor. Dere yatakları, heyelanlı alanlar, alüvyal ve dolgu zeminler, şehirleşmenin yoğunlaştığı noktalar arasında yer alıyor. Erzincan’ın Kemah ilçesinde meydana gelen 4,9 büyüklüğündeki deprem, etkisini hissettirdiği Karadeniz Bölgesi’ndeki yapı stokunun durumunu bir kez daha gündeme taşıdı. Karadeniz Bölgesi’nde yerleşim alanlarının önemli bir bölümü dere yatakları, heyelanlı sahalar, alüvyal ve dolgu zeminler üzerinde bulunuyor. Bölgenin dağlık yapısı ve sınırlı yerleşim alanları nedeniyle yapılaşma deprem riskine karşı alınması gereken önlemleri yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar dere yatakları, heyelanlı, alüvyal ve dolgu alanlarda yapılan yapılaşmanın ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. Yapı yoğunluğunun zaman içinde arttığı bölgede özellikle parsel bazında zemin etütleri yapılmadan inşa edilen yapıların, deprem anında büyük tehlike oluşturduğu belirtildi. "Zor bir coğrafyada yaşıyoruz" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, Türkiye’de yapı stokunun belli bir kalitenin altında olduğunu belirterek, "Şehrimizde özellikle dere yataklar, heyelanlı, alüvyal ve dolgu alanları çok fazla. Bu alanlarda dolguya ve dere yatağına uygun yapı yapıldı mı yapılmadı mı bunlar çok önemli. Aslında dere yatağına yapı yapılmaz. Özellikle zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Dolayısıyla yerel zemin koşulları dediğimiz bu. Parsel bazında jeofizik ölçümlerle, jeolojik araştırmalarla elde edilecek sonuçlara göre parsel bazına özel yapı yapılması gerekir. Yapı stokumuzun bu anlamda çok başarılı olduğunu söyleyemem. Sadece Trabzon’da değil tüm Türkiye’de yapı stokumuz maalesef belli bir kalitenin altında. 1999 depreminden sonra bazı yönetmeliklerle düzenlemeler yapıldı ve daha sonra 2018 yılında yapılan deprem yönetmeliği ile giderek iyileşiyoruz. Ancak deprem yapı stokumuzun yüzde 80-90’u gerçekten şu anda maalesef kötü durumda. Deprem bölgeleri haritasının artık yürürlükten kalktığı ve parsel bazında deprem tehlikesinin değerlendirildiği bir aşamaya geçmiş bulunmaktayız. Bu nedenle mutlaka yapınızın bulunduğu parsele özel zemin etütlerini dikkate alınız" dedi. "Depremsiz bir dünya düşünülemez" Depremle yaşamayı öğrenmek gerektiğinin altını çizen Akın, "Karadeniz depreme çok alışkın olmasa da bu aslında doğal bir olay. Yani bu her zaman meydana gelebilecek yağmurun yağması gibi bir olay. Biz yağmur yağarken nasıl yanımıza şemsiye alıyorsak deprem için de önlemlerimizi alırsak hiçbir sorun yaşamayız. Deprem dünyanın yaşadığını gösterir. Depremsiz bir dünya düşünülemez. Bizde dünyada zaten çok aktif bir bölgedeyiz. Dünyada Alp-Himalaya kuşağındayız. Dolayısıyla depremle yaşamayı öğrenmemiz lazım" ifadelerini kullandı.