ÇEVRE
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:39 Tunceli’de yağışlarla birlikte taşkın riski masaya yatırıldı Tunceli’de 3 gün süreyle beklenen yağışlarla birlikte özellikle Pülümür ve Munzur nehirlerinde su debisinin en yüksek seviyelere ulaşacağının öngörüldüğünü dile getiren Vali Şefik Aygöl, "Özellikle Ovacık ilçemizi kapsayan Munzur Vadisi boyunca uzanan kara yolunun, coğrafi yapısı gereği dere yatağına yakın ve dar bir hat üzerinde bulunması sebebiyle, su seviyesinin yükselmesine bağlı olarak ulaşımda yer yer aksamalar yaşanması söz konusu olacaktır. Bu kapsamda, vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli görülmesi halinde söz konusu güzergâhlarda kara yolu geçici olarak trafiğe kapatılacaktır" dedi. Tunceli Valisi Şefik Aygöl başkanlığında, yoğun yağışlar nedeniyle oluşabilecek taşkın ve sel riskine karşı alınacak tedbirlerle ilgili bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya ilgili kurum müdürleri katılırken alınacak tedbirler masaya yatırıldı. Tunceli’nin bu yıl son 65 yılın en yoğun kar yağışının yaşandığı kış mevsimlerinden birini geçirdiğini belirten Vali Aygöl, "Yüksek kesimlerde biriken kar örtüsünün, son günlerde artan hava sıcaklıklarıyla birlikte hızla erimeye başlaması ve buna eşlik eden yağışlar, bölgemizdeki akarsu debilerinde önemli artışlara neden olmaktadır. Meteorolojik değerlendirmeler ve havza tahminleri doğrultusunda; 1, 2 ve 3 Mayıs tarihlerinde beklenen yağışlarla birlikte özellikle 3 Mayıs günü Pülümür ve Munzur nehirlerinde su debisinin en yüksek seviyelere ulaşacağı öngörülmektedir. Özellikle Ovacık ilçemizi kapsayan Munzur Vadisi boyunca uzanan kara yolunun, coğrafi yapısı gereği dere yatağına yakın ve dar bir hat üzerinde bulunması sebebiyle, su seviyesinin yükselmesine bağlı olarak ulaşımda yer yer aksamalar yaşanması söz konusu olacaktır. Bu kapsamda, vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli görülmesi halinde söz konusu güzergâhlarda kara yolu geçici olarak trafiğe kapatılacaktır. İlimiz genelinde tüm kurumlarımız; DSİ, kaymakamlıklarımız, belediyelerimiz, il özel idaresi, karayolları, meteoroloji ve AFAD birimlerimiz koordinasyon içerisinde teyakkuz halinde çalışmalarını sürdürmektedir" diye konuştu. Vali Aygöl, "Uzunçayır Barajı’nın su seviyesi güvenli sınırlar içerisinde tutulmakta, akarsu debileri anlık olarak takip edilmekte, kar kalınlığı ve meteorolojik veriler düzenli olarak izlenmektedir. Ayrıca sahada görevli ekiplerimiz tarafından gerekli tüm önleyici tedbirler titizlikle uygulanmaktadır. Dere yataklarından ve taşkın riski bulunan alanlardan uzak durulması, piknik ve benzeri faaliyetler için riskli bölgelerin tercih edilmemesi, yetkili kurumlarımız tarafından yapılacak uyarı ve duyuruların yakından takip edilmesi konusunda dikkatli olalım. Gerekli görülmesi halinde, risk altındaki bazı bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin hizmetlerine geçici olarak ara vermeleri de söz konusu olacaktır. Amacımız, alınan tedbirlerle herhangi bir can ve mal kaybı yaşanmadan bu süreci en güvenli şekilde atlatmaktır" şeklinde konuştu.
Muş’ta çiftçiler tarım araçlarını kış şartlarına karşı koruyor
10 Şubat 2026 Salı - 13:36 Muş’ta çiftçiler tarım araçlarını kış şartlarına karşı koruyor Muş’taki çiftçiler, dondurucu soğukların tarım araçlarına zarar vermemesi için traktör ve römork lastiklerini çeşitli yöntemlerle koruma altına alıyor. Muş’ta kış aylarında etkili olan soğuk hava ve don olayları, tarım araçlarını da tehdit ediyor. Sonbahar döneminde tarım sezonunun sona ermesiyle birlikte çiftçiler, traktör ve römork lastiklerini kış şartlarına karşı korumak amacıyla çeşitli önlemler alıyor. Özellikle Şenova köyünde çiftçilik yapan vatandaşlar, açık alanda bulunan tarım araçlarının lastiklerini naylon branda, çadır ve torbalarla sararak iple bağlıyor. Bu yöntemle lastiklerin soğuk hava nedeniyle çatlamasının önüne geçilmesi ve kullanım ömrünün uzatılması amaçlanıyor. Çiftçiler, kar ve yağmur sonrası tekerlek çevresinde biriken suyun donarak lastiklere zarar vermemesi için araçlarını düzenli olarak kontrol ediyor. Alınan önlemler sayesinde ağır yük altında çalışan lastiklerin kış boyunca zarar görmeden muhafaza ediliyor. İlkbahar mevsiminin gelmesi ve tarım sezonunun yeniden başlamasıyla birlikte koruma amacıyla sarılan brandalar sökülerek traktör ve römorklar tekrar kullanıma hazır hale getiriliyor. Çiftçiler, uyguladıkları bu yöntemlerle hem araçlarını koruyor hem de artan maliyetler karşısında önemli bir tasarruf sağlamış oluyor. Şenova köyünde çiftçilik yapan Bayram Şirvan, bu kış mevsiminde hava şartlarının normalin üzerinde soğuk seyretmesi nedeniyle tarım aletleri için önlem almak zorunda kaldıklarını belirtti. Şirvan, soğuktan korumak amacıyla tarım aletlerinin lastiklerini naylon ve torbalarla sardıklarını ifade ederek, "Çiftçilikle uğraşıyorum ve tarım işi yapıyorum. Bu kış havalar oldukça soğuk geçtiği için tarım aletlerimizle ilgili kendi imkânlarımızla önlem almak zorunda kaldık. Soğuktan korumak amacıyla lastikleri naylon ve torbalarla sardık. Şu an kontrol ettiğimizde herhangi bir sorun görünmüyor. Ancak bu önlemleri almamış olsaydık, bizim için çok daha büyük sıkıntılar ortaya çıkardı. Artan maliyetler ve yükselen fiyatlar nedeniyle oluşacak zararları karşılamak neredeyse imkânsız olurdu" dedi. Geçmiş yıllarda kış aylarının soğuk geçtiğini ancak bu yıl havaların daha sert olduğunu aktaran Şirvan, "Her yıl kış ayları soğuk geçiyor ancak bu yıl havalar önceki yıllara göre daha sert oldu. Bu nedenle tarım aletlerini kapatmak bizim için mecburiyet haline geldi. Şeker pancarı üretimi yaptığımız için kullandığımız tarım aletleri ağır işlerde kullanılıyor. Fabrikanın uzak olması ve şehir merkezine gitmek zorunda kalmamız nedeniyle ekipmanların sağlam olması büyük önem taşıyor. Aksi halde yolda ya da tarlada yaşanacak bir arıza bizi ciddi şekilde mağdur eder" şeklinde konuştu. Tarım aletlerinin lastiklerinin her yıl yenilenmesinin ya da değiştirilmesinin mümkün olmadığını ifade eden Şirvan, alınan önlemler sayesinde lastiklerin birkaç yıl daha kullanılabildiğini belirterek, "Bu aletlerin her yıl lastiklerini yenilemek ya da değiştirmek mümkün değil. Buna kimsenin gücü yetmez; bunu bütün çiftçiler bilir. Her yıl değiştirmek zaten sürdürülebilir değil. Bu şekilde koruma altına aldığımızda ise lastikler birkaç yıl daha sorunsuz şekilde kullanılabiliyor. Kapatılmadığı takdirde lastiklerde çatlama meydana geliyor. Yükün ağır olması nedeniyle bu çatlamalar büyük sorunlara yol açıyor. Özellikle yağmur yağdığında lastik diplerinde su birikmesi, ardından buz tutması ciddi risk oluşturuyor ve lastiklerin daha hızlı patlamasına neden oluyor" diye konuştu. Hava şartlarının her an değişebileceğine dikkat çeken Şirvan, çalışmalar başlayana kadar tarım aletlerinin bu şekilde korunacağını sözlerine ekleyerek, "Bu yüzden hem bulunduğu yerin uygun olması hem de sürekli kontrol edilmesi gerekiyor. Naylonlar iple bağlandığı için rüzgârdan açılma olabiliyor; bu durumda hemen müdahale etmek şart. Buzlanma da ayrı bir sorun. Eğer buz tutarsa yapılan kapatmanın da bir anlamı kalmaz; çünkü buz lastiği parçalayabilir. Bu nedenle düzenli olarak kontrol etmek zorundayız. Bugün de kontrollerimi yaptım. Tarım sezonunun başlamasına daha zaman var. Büyük ihtimalle mart ayının sonuna kadar bu şekilde kalacak. Hava şartları belli olmuyor; bugün sıcak olsa bile birkaç gün sonra yeniden soğuk olabilir. Bu yüzden işler başlayana kadar tarım aletlerimiz bu şekilde korunmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.
Bakan Yumaklı: "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıda israf ediliyor"
10 Şubat 2026 Salı - 13:33 Bakan Yumaklı: "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıda israf ediliyor" Hasan Kalyoncu Üniversitesinde düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı Sonuç Konferansı’nda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır. Bu gıdanın üretimi için kullanılan su miktarı ise yılda yaklaşık 250 kilometreküp seviyesindedir. Bu tablo bize çok net bir gerçeği göstermektedir" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gaziantep’te Sıfır Atık Vakfı, Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı’na katıldı. Konferansta konuşan Bakan Yumaklı, gıda güvenliği, israf, kuraklık, İklim değişikliği ve sıfır atık ile ilgili önemli konulara değindi. Sürdürülebilir gıda sistemleri, su verimliliği ve israfın azaltılması yönünde küresel politikaları güçlendirmek için çabaladıklarını belirtti. "Toplantıyı ulusal politikalara entegre edilmesi yönünde önemli bir adım olarak görüyoruz" Çalıştay hakkında bilgi veren Bakan Yumaklı, "Bugün; Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’nın sonuçlarını değerlendirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sakarya ve Muğla’nın ardından, çalıştayların üçüncü ayağı olarak bugün Gaziantep’teyiz. COP31 sürecinde ’Yerelden Ulusala: İsraf ve Atık’ temasıyla düzenlenen bu toplantıyı; yerelde geliştirilen bilgi, deneyim ve çözüm önerilerinin, ulusal politikalara entegre edilmesi yönünde önemli bir adım olarak görüyoruz" dedi. "Programın Gaziantep’te düzenlenmesi tesadüf değil" Çalıştayın Gaziantep’te gerçekleştirilmesinin tesadüf olmadığını belirten Bakan Yumaklı, "Gaziantep, yalnızca sanayi üretimi ve ticaret kapasitesiyle değil; tarımsal üretim gücü ve köklü gıda kültürüyle de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir. Özellikle Antep fıstığı üretiminde, Türkiye dünyada üçüncü sırada bulunmakta, ülkemizde Antep fıstığının yaklaşık yarısı da Gaziantep’te yetiştirilmektedir. Ayrıca Gaziantep, tam 108 coğrafi işaretli ürüne sahiptir. AB coğrafi işaretli ürün sayısı ise 5’e yükselmiştir. Şehrin bu üretim kapasitesi; yüksek katma değer, kırsal istihdam, gıda sanayisi ve ihracat açısından stratejik bir alan oluşturmaktadır. Gaziantep’te tarım; işleme, depolama, ticaret ve sofraya ulaşma aşamalarını kapsayan bütüncül bir gıda ekosistemi içinde ele alınmaktadır. Bu bütüncül yapının en güçlü tamamlayıcısı ise Gaziantep’in mutfak kültürüdür. Gaziantep, UNESCO Fark Oluşturan Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dahil edilen Türkiye’nin ilk şehridir. Bu unvan Gaziantep mutfağının, yerel üretime dayanan, mevsimine göre ürün kullanan ve israfı en aza indirmeye öncelik veren bir gelenek olduğunu da tescillemektedir. Bu yönüyle Gaziantep israfla mücadelede, sıfır atık hareketinde yalnızca bir uygulama alanı değil, aynı zamanda güçlü bir kültürel beşiktir" ifadelerini kullandı. "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır" Dünyanın iklim değişikliği, artan kuraklık ve nüfus artışı nedeniyle su varlığı ve gıda güvenliği açısından kritik bir süreçten geçtiğine dikkati çeken Bakan Yumaklı, "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır. Bu gıdanın üretimi için kullanılan su miktarı ise yılda yaklaşık 250 kilometreküp seviyesindedir. Bu tablo bize çok net bir gerçeği göstermektedir. Gıda israfı, aynı zamanda kaynak ve en önemlisi su israfıdır. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde, gıda ve su israfına yönelik başlatılan yaklaşımlar tam da bu sorunlara çözüm üretme iradesinin somut tezahürleridir. Bu anlayış doğrultusunda başlattığımız ’Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık’ kampanyasıyla topluma verdiğimiz mesaj şudur: kayıp ve israf ortak çabayla önlenebilir ve bu dayanışma o kaybı umuda dönüştürebilir. Kampanya kapsamında yaptığımız faaliyetler aracılığıyla, kamuoyunda büyük bir farkındalık oluşturduk. Bu süreç israfla mücadelenin yalnızca mevzuatla değil; davranış değişikliğiyle mümkün olabileceğini açıkça göstermiştir. Suda sıfır kayıp ilkesiyle yürüttüğümüz su verimliliği seferberliği ise yalnızca bir kampanya değil bir zihniyet dönüşümüdür" ifadelerine yer verdi. "Sensör tabanlı sulama teknolojisiyle yüzde 40’a varan su tasarrufu sağlandı" Tarımda dijital ve sensör tabanlı sulama teknolojileriyle yüzde 40’a varan su tasarrufu sağlandığını söyleyen Yumaklı, "Tarımda dijital ve sensör tabanlı sulama teknolojileriyle yüzde 40’a varan su tasarrufu sağlanmıştır. Modern sulama sistemleriyle sulanan alan oranı yüzde 33’e ulaşmıştır. Hedefimiz bu oranı yüzde 50’nin üzerine çıkarmaktır. Ayrıca suyu merkeze alan üretim planlaması ve kuraklığa karşı dayanıklı yeni türlerin geliştirilmesi, bu seferberliğin önemli yapıtaşları olmuştur. Su israfı yalnızca musluğu açık bırakmak değil üretimde, tarımda, sanayide ve şehirlerde suyu verimsiz ve plansız kullanmaktır. Evlerde gri su sistemleri, sanayide geri kazanım teknolojileri, tarımda basınçlı ve damla sulama sistemleriyle bu israfı önlemek mümkündür. Amacımız; her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci oluşturmaktır" şeklinde konuştu. "Gıda ve su israfının tehdit oluşturduğunu ve önlenmesinin kritik bir öncelik olduğunu vurguladık" Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nu, 17-19 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da başarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yumaklı, "Foruma, 100’ün üzerinde ülke temsilcisi ile 118 kurum ve kuruluş katıldı. Kamu kurumları, özel sektör, akademi, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcileri, sıfır atık politika ve stratejilerini İstanbul’da kapsamlı biçimde ele aldı. Bu sürecin devamında da ’Gıda ve Su İsrafını Önlemek-Geleceği Sahiplenmek’ temalı yüksek düzeyli paneli İstanbul’da düzenledik. Bu toplantıda ise 15’i bakan olmak üzere, 31 ülkenin ve uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisiyle buluştuk. Gıda ve su israfının küresel geleceğimiz açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ve bu sorunun önlenmesinin kritik bir öncelik olduğunu güçlü bir şekilde vurguladık. Bu toplantılar Sıfır Atık Hareketi’nin küresel merkezinin İstanbul olması yönündeki iradeyi daha da güçlendirmiştir. Ancak küresel platformlarda konuşulan hedeflerin gerçek karşılığını göreceğimiz asıl yer şehirlerimizdir. İşte bu nedenle, bugün Gaziantep’teyiz. Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda yürütülen bu çalıştaylar, ortak bir metodolojiye dayanmaktadır. Tematik masa sistemi ve sorun, çözüm, hedef ve izleme yaklaşımı sayesinde bu toplantılar, yalnızca tespit yapmakla kalmamış; uygulanabilir ve izlenebilir politika girdileri üretmiştir. Bu kapsamda her il için hazırlanacak yerel sıfır atık hedef belgeleri, yerel ihtiyaçların ulusal politika tasarımına veri sağlaması açısından son derece önemlidir" dedi. "Evsel atıktan enerji üretmek somut örneklerden biri" Gaziantep’te yürütülen yerel uygulamaların sıfır atık yaklaşımının yerel ölçekte somut ve ölçülebilir sonuçlar üretebildiğini açıkça gösterdiğini ifade eden Bakan Yutmaklı, "Yıllık yaklaşık 650 bin ton evsel atıktan elde edilen enerjiyle, yaklaşık 50 bin hanenin elektrik ihtiyacının karşılanması, atığın çevresel bir yük olmaktan çıkarılarak ekonomik bir değere dönüştürüldüğünün en somut örneklerinden biridir. ‘Geri Dönüşüm Evde Başlar’ ve ’Yeşil Antep’ gibi projeler, yerelde sahiplenilen bu dönüşüm iradesinin güçlü örnekleridir. Atığı kaynağında önleme, önlenemez ise katma değere dönüştürme, israfla mücadelenin temelidir. Bu yerel çabalar Türkiye’nin iklim hedefleriyle de doğrudan ilişkilidir. Atık yönetimi, döngüsel ekonomi, gıda israfını önleme ve su verimliliği bu hedefe ulaşmada öncelikli politika alanları arasında yer almaktadır. Bu mücadele merkezi idareden yerel yönetimlere, özel sektörden hane halkına her bir vatandaşımızın ortak sorumluluğudur. Bu çalıştaylar ve sonuç konferansları, COP31 süreci öncesinde Türkiye’nin sıfır atık yaklaşımını, yerel uygulamalar üzerinden, sahaya dayalı ve somut örneklerle anlatabilmesine imkan tanımaktadır. Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı’nın elde edilen çıktıları daha da güçlendireceğine, ulusal ve yerel politika bağını pekiştireceğine ve Türkiye’nin COP 31’e ev sahipliği yaptığı bu dönemde, yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Bütün çalışmalarımızda bize güçlü desteğini veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Emine Erdoğan Hanımefendiye şükranlarımı sunuyorum. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, Sıfır Atık Vakfı’na, Gaziantep Valiliğine, Gaziantep Büyükşehir Belediyesine, üniversitelerimize ve sürece katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. Düzenlenen çalıştaya, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Haluk Kalyoncu ve akademisyenler katıldı.
Çorum Belediye Başkanı Aşgın, çevreci enerji sistemlerini Danimarka’da inceledi
10 Şubat 2026 Salı - 13:15 Çorum Belediye Başkanı Aşgın, çevreci enerji sistemlerini Danimarka’da inceledi Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Danimarka’da fosil yakıtsız ve çevreci şehircilik uygulamalarını yerinde inceleyerek sürdürülebilir enerji sistemleri hakkında bilgi aldı. Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Danimarka-Türkiye Sektörel İş Birliği kapsamında düzenlenen programda çevreci ve sürdürülebilir şehircilik uygulamalarını yerinde inceledi. Enerji verimliliği, çevre politikaları ve yenilenebilir enerji sistemlerinin ele alındığı programda, Türkiye’den katılan heyet Danimarka’nın örnek projelerini yerinde gördü. Bakanlık yetkilileri, belediye başkanları ve akademisyenlerin katıldığı ziyaretlerde sürdürülebilir şehir modelleri hakkında bilgi alındı. Program kapsamında çeşitli enerji tesisleri ve saha uygulamaları incelenirken, fosil yakıt kullanımını en aza indiren sistemler dikkat çekti. Danimarka’da şehirlerin ve sanayi tesislerinin, çevreci enerji kaynaklarıyla ısıtılıp soğutulabildiği uygulamaların Türkiye için önemli örnekler sunduğu ifade edildi. Sap, saman, ağaç artıkları ve benzeri katı atıkların biyokütle olarak değerlendirildiği tesislerin, ısı pompaları ve ısı üretim-transfer merkezleriyle entegre şekilde çalıştığı, sıfır atık anlayışıyla kurulan bu sistemlerin enerji alanında dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığı ifade edildi. Ziyaret kapsamında Başkan Aşgın, Danimarka’nın ikinci büyük şehri Aarhus’un Belediye Başkanı Anders Winnerskjold ile de bir araya geldi. Görüşme sonunda Winnerskjold’a Hitit Güneş Kursu figürü hediye edildi. Programın Türkiye açısından önemli kazanımlar sunduğunu belirten Başkan Aşgın, enerji alanında edinilen yeni vizyonun yol gösterici olduğunu söyledi. Aşgın, Danimarka’da incelenen uygulamaların yenilenebilir enerji yatırımları ve atıkların enerjiye dönüştürülmesine yönelik çalışmalara katkı sağlayacağını ifade etti.
ASAT’tan su kayıplarına karşı ana sayaç uygulaması
10 Şubat 2026 Salı - 12:45 ASAT’tan su kayıplarına karşı ana sayaç uygulaması Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, su kaynaklarını korumak, kayıp-kaçakları en aza indirmek ve abonelere daha kaliteli hizmet sunmak amacıyla ana sayaç uygulamasını hayata geçirdi. ASAT Genel Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği ana sayaç uygulaması ile binaların girişlerine takılan ana sayaçlar sayesinde, parsel içine giren toplam su miktarı ölçülüyor. Bu ölçüm, daire sayaçlarının toplam tüketimiyle karşılaştırılarak bina ortak tesisatında veya bahçe hatlarında oluşabilecek gizli su kaçaklarının erken tespit edilmesi sağlanıyor. Gizli su kaçakları erken tespit edilecek Ana sayaç uygulamasıyla birlikte, bugüne kadar geç fark edilen su kaçakları kısa sürede belirlenerek tonlarca suyun boşa akmasının önüne geçilecek. Böylece hem abonelerin yüksek fatura ödemesi engellenecek hem de binalarda oluşabilecek yapısal zararların önüne geçilecek. Ayrıca uzun süre fark edilmeyen sızıntıların binaların temellerine verebileceği zararlar da engellenmiş olacak. Su kesintileri parsel bazında yapılacak Ana sayaç uygulaması, bakım ve onarım süreçlerinde yaşanan geniş çaplı su kesintilerini de azaltacak. Parsel içi su kaçaklarının tamiri sırasında, sayaç ve şube yollarında bulunan vanalar sayesinde yalnızca ilgili binada su kesintisi yapılacak. Böylece sokak veya mahalle genelinde kesinti yaşanmadan çalışmalar tamamlanabilecek. Daha dengeli basınç ve kaliteli su Su kaçaklarının azaltılmasıyla birlikte şebeke basıncı dengeleniyor ve abonelere daha istikrarlı su hizmeti sunuluyor. Uzun süre fark edilmeyen su sızıntıları, zamanla bina temellerinde hasara ve yollarda çökmelere neden olabiliyor. Ana sayaçlar sayesinde bu tür sızıntılar erken müdahaleyle gideriliyor, hem altyapının hem de yapıların ömrü uzatılıyor.
Denizli’deki bir firmaya kurulan GES ile 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek
10 Şubat 2026 Salı - 12:43 Denizli’deki bir firmaya kurulan GES ile 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek CW Enerji, Denizli’de faaliyet gösteren bir firma için 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu tamamladı. Proje ile yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek. CW Enerji, Denizli’de faaliyet gösteren bir firma için kurulumunu tamamladığı 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santrali (GES) projesiyle sürdürülebilir geleceğe önemli bir katkı daha sağladı. Hayata geçirilen proje sayesinde yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek. Proje, sanayide yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşmasına ve karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik sanayide yenilenebilir enerji dönüşümüne değerli bir katkı sunuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, firma olarak sürdürülebilirliği büyük önem verdiklerinin altını çizerek, "Enerji ihtiyacının her geçen gün arttığı bir dünyada, temiz ve yenilenebilir kaynaklara yönelmek artık bir tercih değil zorunluluk haline geldi. CW Enerji olarak, her zaman gelecek nesilleri de düşünerek projeler geliştiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz her yatırımda çevresel etkiyi en aza indirmeyi ve kaynakları verimli kullanmayı önceliklendiriyoruz. Yüksek verimlilik ve kalite standartlarına sahip panellerimizle sürdürülebilir enerji üretimini uzun vadede güvence altına alıyoruz. Bu anlayışla hem ülkemizde hem de uluslararası pazarlarda yeşil dönüşümün öncü aktörlerinden biri olmayı hedefliyoruz" dedi. "Yüksek verimli ve dayanıklı paneller" CW Enerji panellerinin yüksek verimlilik, uzun ömür ve uluslararası kalite standartlarına uygunluk açısından öne çıktığını belirten Yılmaz, AR-GE güçleri ve ileri üretim teknolojileri sayesinde maksimum enerji üretimi sağlayan, zorlu çevresel şartlara dayanıklı paneller geliştirdiklerini kaydetti. Yılmaz, bu sayede yatırımcılarına hem çevresel hem de ekonomik açıdan sürdürülebilir çözümler sunduklarını dile getirerek, "Geliştirdiğimiz çözümlerle yatırımcılarımızın enerji maliyetlerini düşürürken, karbon ayak izlerini azaltmalarına da katkı sağlıyoruz. Yerli üretim gücümüz ve mühendislik yetkinliğimizle projelerin her aşamasında güvenilir ve yüksek performanslı sistemler sunuyoruz. Amacımız yenilenebilir enerjiyi herkes için daha erişilebilir, daha verimli ve daha sürdürülebilir hale getirmek" diye konuştu. "Enerji bağımsızlığına katkı" Sanayi kuruluşlarının yenilenebilir enerji yatırımlarının Türkiye’nin enerji bağımsızlığına da önemli katkılar sunduğunu belirten Yılmaz, "Türkiye’nin dört bir yanında projeler üretmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda Denizli’de faaliyet gösteren bir firma için 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin kurulumunu tamamladık. Proje ile yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek" dedi.
Ukrayna Kültür Parkı, Kievli öğrencilerin tasarımlarıyla yenilendi
10 Şubat 2026 Salı - 12:14 Ukrayna Kültür Parkı, Kievli öğrencilerin tasarımlarıyla yenilendi Antalya’da Muratpaşa Belediyesi’nin Ukrayna Kültür Parkı, Kiev Dragomanov Üniversitesi Tasarım Fakültesi öğrencilerinin katkılarıyla hazırlanan özgün tasarımlarla yenilendi. Park, Ukrayna’nın kültürel mirasını yansıtan sanatsal ve sembolik unsurlarla yeniden kurgulandı. Antalya’daki Ukrayna Kültür Parkı, Ukrayna Ailesi Derneği’nin girişimi ve Muratpaşa Belediyesi’nin desteğiyle Temmuz 2019’da açıldı. Temmuz 2020’de ise Ukrayna’nın büyük şairi, ressamı ve aydınlanmacısı Taras Şevçenko’nun anısına yapılan bir rölyef parktaki yerini aldı. Genç tasarımcıların imzası 2025 yılında Antalya Ukrayna Konsolosluğu’nun önerisiyle başlatılan yenileme çalışmaları kapsamında, Kiev Dragomanov Üniversitesi Tasarım Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı projeler hayata geçirildi. Genç tasarımcıların çalışmalarıyla parkta kamelyalar sanatsal resimlerle süslendi, metal park heykelleri yerleştirildi, elektrik altyapısı yenilendi ve ağaç aydınlatmaları yapıldı. Yenileme sürecinde ayrıca yaşam yolunu, aile hafızasını, bereketi, korunmayı ve kuşaklar arası bağı simgeleyen geleneksel Ukrayna dokuması ruşnık için özel bir zemin oluşturuldu. Pisanka parkın merkezinde Genç tasarımcıların çalışmalarıyla parkın merkezine Ukrayna kültüründe yaşamı, yeniden doğuşu ve manevi mirası simgeleyen geleneksel Paskalya yumurtası Pısanka heykeli yerleştirildi. Pısanka üzerindeki buğday başakları; ekmeği, yaşamın özünü, bereketi, refahı ve toprakla soyun birlikteliğini simgeliyor. Parka ayrıca Ukrayna motifleriyle bezeli 28 adet metal fener yerleştirildi. Ukrayna’ya özgü mavi ve sarı tonlarda yapılan aydınlatmalarla parkın gece görünümü güçlendirildi. Kültürel buluşma noktası Antalya Ukrayna Konsolos Vekili Yuliia Kuchma, parkın açılışından bu yana Muratpaşa Belediyesi’nin desteğini vurgulayarak, Ukrayna Kültür Parkı’nın bugün Antalya’daki Ukrayna toplumu için önemli bir kültürel buluşma noktası haline geldiğini söyledi. Kuchma, parkın Ukraynalı diplomatların ve resmi temsilcilerin ziyaret programlarında yer aldığını, alanda anma törenleri, konserler ve çeşitli kültürel etkinlikler düzenlendiğini belirtti. Parkın gelişiminin süreceğini ifade eden Kuchma, yeni peyzaj düzenlemeleri ve bilgilendirici QR kod uygulamalarının da planlandığını kaydetti.