Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Çocukların silahla oyunu faciayla bitti
Yaklaşık 7 yılın ardından ABD-Venezuela arasında yolcu uçuşları yeniden başladı
Kosova'da halk, 7 Haziran'da erken genel seçimler için sandık başına gidecek
Parası çalınan askerin imdadına taksi şoförü yetişti
Bayraklı Belediyesi’nde memurların hak arayışı sürüyor
Siirt’te heyelan: Minibüs mahsur kaldı
Mabel Matiz’e 3 yıla kadar hapis talebi
ÇEVRE
Kastamonu’da tarımda kadın gücü ve kooperatifleşme konuşuldu
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:51:25
Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen panelde, kooperatifleşme ve tarımda kadınların önemi ele alındı. Panelde konuşan Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, "Kalkınmanın asıl temeli kadındır, kadın üretimidir" dedi. Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından, 1. Bölgesel Kalkınma Zirvesi kapsamında "Kooperatifleşme ve Tarımda Kadın Eli" paneli gerçekleştirildi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen ve Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Kandemir’in moderatörlüğünü üstlendiği paneleİzmir Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk, Bolu Gelincik Hanımeli Kooperatifi Başkanı Emine Özdoğan, Kastamonu Köy-Koop Ziraat Mühendisi Seda Esiroğlu, Kastamonu Sarı Konak Kadın Kooperatifi Ziraat Yüksek Mühendisi Dilek Özdemir, Kastamonu Sanat Kadın Kooperatifi Başkanı Serpil Durgut ve aromatik bitki yetiştirici Zeynep Erkaragülle konuşmacı olarak katıldı. "Kalkınmanın asıl temeli kadındır" Panelin açılışında konuşan Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, Kastamonu’nun tarımla iç içe bir şehir olduğunu belirterek, "Kalkınmanın temeli kooperatifleşmedir, bunda en küçük bir tereddüt yok. Ancak kalkınmanın asıl temeli kadındır, kadın üretimidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kadınları üretkendir, ailede liderdir, direktir" dedi. "Gıda arzının önemi Pandemide anlaşıldı" Panelin açılışını yapan Prof. Dr. Orhan Kandemir ise 2026 yılının Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı ilan edilmesinin süreci daha anlamlı kıldığını belirtti. Pandeminin gıda arzı ve güvenli gıdaya ulaşmanın değerini kanıtladığını vurgulayan Kandemir, "Kırsal üretimin önündeki en önemli engel gençlerimizi ve kadınlarımızı kırsal alanlarda tutamamamızdır. Üreticilerin pazarlama sorunlarını aşması için kooperatifleşme ve dayanışma kilit role sahiptir" diye konuştu. "Birlik içinde hareket edilmesi önemlidir" Daha sonra kooperatiflerin faydalarına dikkat çeken İzmir Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk ise kooperatifçiliğin sadece bir yapı değil, ülke için bir birlik ve ürünlerin beraberce değerlendirilmesi olduğunu vurgulayarak, "Kooperatifçilik, ürettiğimiz ürünlerin satılabilme korkusunun olmaması demektir. Sayının çok olması değil, birlik içinde hareket edilmesi önemlidir. İzmir’deki 220 kooperatifin 130-140 tanesi tarımsal amaçlıdır. Biz günlük 330 ton süt topluyor, 450 çalışanımızla 25 farklı iş kolunda faaliyet gösteriyoruz" şeklinde konuştu. Kastamonu Köy-Koop faaliyetleri hakkında bilgi veren Ziraat Mühendisi Seda Esiroğlu, kurumun 1977 tarihinde kurulduğunu ve faaliyetlerini 1995 tarihinden itibaren artırarak sürdürdüğünü belirtti. Esiroğlu da aylık süt tahsilatlarının 150 ton olduğunu ifade ederek, "Sütlerimizin yüzde 90’ı il dışına, yüzde 10’u ise il içerisine pazarlanmaktadır. Bizim önceliğimiz önce üreticiyi, sonra da üreticinin kazancının cebinde kalmasını desteklemektir" ifadelerini kullandı. Kastamonu’nun Tosya ilçesi tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği yaptığını belirten Zeynep Erkaragülle ise, "Lavanta, kekik, ada çayı, biberiye ve aynı safa gibi tıbbi bitkilerin yanı sıra bazı meyvelerin de üretimini yapıyoruz. Bu ürünlerden sirkeler elde ederek katma değer sağlıyoruz. Tıbbi aromatik bitkilerden çeşitli ham maddeler üretsek de asıl hedefimiz sadece ham madde tedarikçisi olmak değil; alternatif üretim modellerine yönelerek kırsal kalkınmaya destek olmaktır" dedi. Panelde Bolu Gelincik Hanımeli Kooperatifi Başkanı Emine Özdoğan, Kastamonu Sarı Konak Kadın Kooperatifi’nden Ziraat Yüksek Mühendisi Dilek Özdemir ve Kastamonu Sanat Kadın Kooperatifi Başkanı Serpil Durgut da sunumlarında faliyetleri ve kooperatiflerle ilgili önemli bilgiler verdi. Üniversitenin akademik, idari personeli, öğrenciler ve çok sayıda davetlinin katıldığı panelin sonunda, panelistlere plaket takdim edildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:43
Vali Hatipoğlu: "Barajlarımızın tamamında neredeyse maksimuma yaklaşan doluluk oranlarına erişmiş durumdayız"
Bölgenin son 20 yıldaki en yoğun kar yağışını aldığını ve akabinde ilkbahar yağmurlarının önceki dönemlere göre yüksek seyrettiğini dile getiren Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, "Barajlarımızın tamamında neredeyse maksimuma yaklaşan doluluk oranlarına erişmiş durumdayız. Yine aynı zamanda yıllardır akmaya kuru çeşmeler tekrar akmaya başladı" dedi. Doğu Anadolu bölgesi bu sene son 20 yılın en yoğun kar yağışını aldı. Bahar yağışlarının da yine önceki dönemlere göre yüksek seyretmesi Elazığ’daki baraj ve gölleri doldurdu. Keban Baraj Gölü’nde gözle görülür yüksek bir artış olurken Cip, Bazlama, Kepektaş, Kalecik ve Kanatlı Barajı yüzde 100 seviyesine ulaştı. Bunların dışında Dedeyolu Barajı yüzde 88,7, Seyrantepe Barajı yüzde 88, Hamzabey Barajı 51,5, Tatar HES yüzde 56,2, Beyhan -1 HES yüzde 64,4 seviyesine yükselirken Pembelik HES ise üretim nedeniyle yüzde 83,5’ten yüzde 63,8’e düştü. Öte yandan Hazar Gölü’nün ise yüzde 59,9’a yükseldiği bildirildi. "Dağlık bölgelerde kar eriyişi devam ediyor" Bölgenin son 20 yıldaki en yoğun kar yağışını aldığını dile getiren Vali Numan Hatipoğlu, "Çok bereketli bir kış geçirdik. Akabinde yine ilkbaharda yağmurlar daha önceki dönemlere göre oldukça yüksek oranda seyretti. Bu da yeraltı sularımız başta olmak üzere barajlarımızı ve su kaynaklarımızı olumlu yönde etkiledi. Barajlarımızın tamamında neredeyse maksimuma yaklaşan doluluk oranlarına erişmiş durumdayız. Yine aynı zamanda yıllardır akmaya kuru çeşmeler tekrar akmaya başladı. Buda bizim için sevindirici olan hususlarda birisi olmuştur. İnşallah bu sezon aynı zamanda tarımda da güzel sonuçların ve hasılanın alınacağı bir yıl olur. Biz Keban ve Karakaya barajına sınırız. Her iki barajında su seviyelerinin gözle görünürün üzerinde arttığını ifade etmek isterim. Henüz dağlık bölgelerde kar eriyişi devam ediyor. Bu da barajların daha fazlasıyla dolacağı anlamını taşıyor" diye konuştu.
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:41
Muş’ta akademisyenler lalelerle buluştu
"Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi" için Muş’a gelen 60 akademisyen, program sonrası Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Muş’ta 1071 Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi’ne katılan 60 akademisyen, yoğun geçen programın ardından Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Başta Trabzon olmak üzere Türkiye’nin farklı üniversitelerinden kongreye katılım sağlayan akademisyenler, baharın gelişiyle birlikte Muş Ovası’nı renklendiren laleleri yerinde görme fırsatı buldu. Doğanın sunduğu görsel şölen karşısında hayranlıklarını gizleyemeyen akademisyenler, bol bol fotoğraf çekerek anı ölümsüzleştirdi. Kongrenin yoğun temposunun ardından lale tarlasında vakit geçiren katılımcılar hem dinlenme hem de doğayla iç içe olma imkânı buldu. Lale tarlasını ziyaret eden Trabzon Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Baki, "Biz aslında Matematik Derneği olarak iki yılda bir düzenlediğimiz kongreler kapsamında öğretmenler ve öğrencilerle bir araya geliyoruz. Bunun hem bilimsel hem de kültürel bir yönü bulunuyor. Bu kapsamda Muş’u da uzun zamandır merak ediyorduk ve ziyaret etme fırsatı bulduk. Burada bizleri çok güzel ağırladılar. Muş’u tanıdıkça sürprizlerle karşılaştık ve şehrin doğal güzelliklerini daha yakından görme imkânı bulduk. Şu anda bulunduğumuz endemik lale bahçesi gerçekten çok etkileyici. Bu lalelerin tamamen doğal ortamda yetişmesi oldukça değerli bir durum. Bizim için çok güzel bir deneyim oldu. Muş’un güzelliklerini keşfettikçe ülkemiz adına da mutluluk duyuyoruz" dedi. Lale tarlasına düzenlenen gezide gördüğü manzara karşısında hayran kaldığını söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Öztürk, "Yoğun bir programın ardından buraya geldik. İki günlük kongre için Muş’a geldik. Muş’un ev sahipliğinde gerçekleşen bu akademik buluşmanın ardından, böyle ferah ve güzel bir atmosfere gelmek bizim için oldukça iyi geldi. Burada endemik ve kendiliğinden yetişen laleleri görmek ayrıca bizi cezbetti. Doğal ortamda böylesine özel bitkilerin varlığını görmek gerçekten etkileyici. Muş’a geldiğimizde daha temiz ve daha ferah bir hava aldığımızı da hissettik. Gayet güzel bir deneyim oldu" şeklinde konuştu.
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:40
Van Gölü Havzası’nda yağış bereketi: Etkisi 2027 yılına kadar sürecek
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, 2026 yılı başında gerçekleşen yoğun kar yağışının yer altı su sistemlerini besleyerek sadece bu yılı değil, 2027 yılını da olumlu etkileyeceğini söyledi. Van Gölü Havzası’nda uzun süredir etkili olan kuraklık ve buna bağlı su çekilmesi, 2026 yılının ilk aylarında kaydedilen rekor yağışlarla birlikte yerini toparlanma sürecine bıraktı. Bölgede son yıllarda kış aylarının yağışsız geçmesi hem içme suyu hem de tarımsal sulama açısından ciddi riskler oluştururken, bu yılın başından itibaren etkili olan kar yağışı havzanın su bilançosuna nefes aldırdı. Özellikle yer altı su kaynaklarının beslenmesi noktasında hayati önem taşıyan bu yağışlar, göl seviyesindeki düşüşün durması ve ekosistemin yeniden canlanması adına stratejik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu yılki karın sadece yüzey sularını değil, toprağın derinliklerindeki su depolarını da uzun vadeli olarak desteklediğini belirtiyor. "Yağışlarda ciddi bir sapma var" İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, geçmiş yıllara oranla yağış takviminde ciddi sapmalar yaşandığını belirtti. Prof. Dr. Alaeddinoğlu, "Havzayı ilgilendiren iki ekstrem değer var; bunlardan biri kasım, diğeri nisan ayıydı. Havza, geçmişte özellikle kasım ve nisan aylarında yoğun yağış alırdı. Kış aylarında da yağış görülürdü ancak en çok yağış bahar aylarında, özellikle de kasım ve nisan aylarında düşerdi. Ancak günümüzde bu yağışlarda ciddi bir sapma var. Sonbaharda düşen o yağışlar artık maalesef gerçekleşmiyor; burada radikal bir değişiklik söz konusu" dedi. "Yoğun kar yağışının etkisi 2027 yılına da sarkacak" Kar yağışının yağmurdan farklı olarak ekosisteme daha kalıcı fayda sağladığını dile getiren Alaeddinoğlu, "Özellikle havza, bölge ve ülke açısından kar yağışı büyük önem taşıyor. Çünkü kar yağışı, yağmurda olduğu gibi hemen eğim doğrultusunda akışa geçerek akarsular vasıtasıyla denizlere veya göllere dökülmüyor; aksine büyük ölçüde yer altı su sistemlerini besliyor. Böylece yaz aylarındaki ekstrem sıcaklıklarda dahi yer altı su sistemleri korunmuş, yani buharlaşmamış oluyor. Yer altı su sistemleri zayıf noktalardan yüzeye çıkarak kaynak sularını oluşturuyor, bu kaynak suları da akarsuları besliyor. Bu sayede akarsular yıl boyunca akışını sürdürme şansına sahip oluyor. Bu yıl gerçekleşen kar yağışı, havzanın 2026 yılını büyük ölçüde kurtardı. Bu veriler ışığında sorunsuz bir yaz geçireceğimizi söylemek mümkün. Dahası, yer altı su sistemlerini besleyen bu yağışların topraktaki yolculuğu akarsulardaki gibi hızlı değildir. Suyun yer altındaki hareketi toprağın yapısına bağlı olarak günde bir metre ilerleyebilir; bu yolculuk toprak yapısına bağlı olarak bazen 1, bazen 2, bazen de 10 yıl sürebilir. Suyun hemen akışa geçmeyip alt katmanlardaki yolculuğuna devam etmesi nedeniyle, bu yoğun kar yağışının etkisinin aslında 2027 yılına da sarkacağını söyleyebiliriz. Kaynak suları 2027’de de yer altı su sistemlerini ve akarsuları beslemeye devam edecek, dolayısıyla havzanın ihtiyaç duyduğu suyun en azından bir kısmını karşılayacaktır. Yani önümüzdeki yıl alacağımız yağışlar bir yana, bu yıl kar şeklinde düşen yağışları aslında 2027 için de bir fırsat ve avantaj olarak değerlendirmek gerekir" diye konuştu. Dağlık alanlardaki kar örtüsünün henüz tamamen erimediğini ve bunun da bir avantaj olduğunu değerlendiren Alaeddinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sıcaklığın çok yüksek değerlere çıkmayışı, dağlık sahalardaki karların henüz tam erime safhasına geçmediğini gösteriyor. Bu karların erimesiyle beraber hem akarsu sistemlerinde hem baraj doluluk oranlarında hem de Van Gölü başta olmak üzere tüm göllerde bir iyileşme yaşanacak. Bu yılın, halkımızın arzu ettiği o manzaranın tekrar görünür olmasını sağlayacak bir dönem olacağını değerlendirebiliriz."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Nisan 2026 Salı- 13:40
Beşinci ‘Kiraz Çiçeği Fotoğraf Etkinliği’ gerçekleştirildi
2
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:27
Karayazı’da gölet taştı, yol ulaşıma kapatıldı
3
24 Nisan 2026 Cuma- 17:37
Sinop’ta heyelan: Grup yolu ulaşıma kapandı
4
30 Nisan 2026 Perşembe- 12:57
Kozan’daki selde hayvanları telef olan kadın: "Bir anda sel geldi, ahırın üstünü aştı"
5
24 Nisan 2026 Cuma- 12:42
Tokat’ta kuruyan şelale eski günlerine geri döndü
10 Şubat 2026 Salı - 14:18
Battalgazi Belediyesi Çınar Park Sosyal Tesisleri yenileniyor
Battalgazi Belediyesi’ne bağlı Çınar Park Sosyal Tesisleri’nde kapsamlı yenileme çalışmaları başlatılırken, Ramazan ayı süresince bazı sosyal tesislerin hizmet düzeninde değişikliğe gidildi. Battalgazi Belediyesi, ilçenin önemli sosyal alanlarından biri olan Çınar Park Sosyal Tesisleri’nde yenileme çalışmalarına başladı. Uzun süredir yoğun kullanılan tesisin daha modern ve konforlu bir yapıya kavuşturulması amacıyla Ocak ayında başlatılan çalışmaların Nisan ayında tamamlanması hedefleniyor. Battalgazi Belediyesi Sosyal Tesisler Müdürü Aydın Tay, yürütülen çalışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, "Battalgazi Belediyesi Sosyal Tesislerinden biri olan Çınar Park yerleşkesinde kapsamlı bir yenileme süreci yürütüyoruz. Uzun süredir yoğun şekilde kullanılan Çınar Park Kafe Restoranımızda zamanla yıpranmalar oluşmuş, bu durum yenilenme ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Belediye Başkanımız Bayram Taşkın’ın talimatları doğrultusunda, ilçemize ve Malatya geneline daha modern bir ortamda hizmet sunabilmek amacıyla Ocak ayı itibarıyla tadilat çalışmalarına başladık. Bu kapsamda tesisimizin alt katını yaklaşık 300 metrekarelik modern, hijyenik ve konforlu bir kafe-restoran alanı olarak yeniden düzenliyoruz. Üst katta ise toplantı ve toplu yemek organizasyonlarına hizmet verecek, 300 kişilik modern bir salon oluşturuyoruz. Gerçekleştirilen bu yatırımla Çınar Park tesisimizi Battalgazi ve Malatya’ya yakışır bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz. Desteklerinden dolayı Belediye Başkanımız Bayram Taşkın’a teşekkür ediyorum" dedi. Yenileme çalışmaları nedeniyle Çınar Park Sosyal Tesisleri’nin Ramazan ayı boyunca kapalı olacağı bildirildi. Ramazan ayı süresince Yeşilçam, Kırkgöz ve Trafik Park kafe restoranlarının yalnızca iftar saatlerinde hizmet vereceği, Hastane Kafe’nin ise normal çalışma saatleriyle hizmet sunmaya devam edeceği kaydedildi. Yenilenen Çınar Park Sosyal Tesisleri’nin Nisan ayı itibarıyla vatandaşların hizmetine açılması planlanıyor.
10 Şubat 2026 Salı - 13:36
Muş’ta çiftçiler tarım araçlarını kış şartlarına karşı koruyor
Muş’taki çiftçiler, dondurucu soğukların tarım araçlarına zarar vermemesi için traktör ve römork lastiklerini çeşitli yöntemlerle koruma altına alıyor. Muş’ta kış aylarında etkili olan soğuk hava ve don olayları, tarım araçlarını da tehdit ediyor. Sonbahar döneminde tarım sezonunun sona ermesiyle birlikte çiftçiler, traktör ve römork lastiklerini kış şartlarına karşı korumak amacıyla çeşitli önlemler alıyor. Özellikle Şenova köyünde çiftçilik yapan vatandaşlar, açık alanda bulunan tarım araçlarının lastiklerini naylon branda, çadır ve torbalarla sararak iple bağlıyor. Bu yöntemle lastiklerin soğuk hava nedeniyle çatlamasının önüne geçilmesi ve kullanım ömrünün uzatılması amaçlanıyor. Çiftçiler, kar ve yağmur sonrası tekerlek çevresinde biriken suyun donarak lastiklere zarar vermemesi için araçlarını düzenli olarak kontrol ediyor. Alınan önlemler sayesinde ağır yük altında çalışan lastiklerin kış boyunca zarar görmeden muhafaza ediliyor. İlkbahar mevsiminin gelmesi ve tarım sezonunun yeniden başlamasıyla birlikte koruma amacıyla sarılan brandalar sökülerek traktör ve römorklar tekrar kullanıma hazır hale getiriliyor. Çiftçiler, uyguladıkları bu yöntemlerle hem araçlarını koruyor hem de artan maliyetler karşısında önemli bir tasarruf sağlamış oluyor. Şenova köyünde çiftçilik yapan Bayram Şirvan, bu kış mevsiminde hava şartlarının normalin üzerinde soğuk seyretmesi nedeniyle tarım aletleri için önlem almak zorunda kaldıklarını belirtti. Şirvan, soğuktan korumak amacıyla tarım aletlerinin lastiklerini naylon ve torbalarla sardıklarını ifade ederek, "Çiftçilikle uğraşıyorum ve tarım işi yapıyorum. Bu kış havalar oldukça soğuk geçtiği için tarım aletlerimizle ilgili kendi imkânlarımızla önlem almak zorunda kaldık. Soğuktan korumak amacıyla lastikleri naylon ve torbalarla sardık. Şu an kontrol ettiğimizde herhangi bir sorun görünmüyor. Ancak bu önlemleri almamış olsaydık, bizim için çok daha büyük sıkıntılar ortaya çıkardı. Artan maliyetler ve yükselen fiyatlar nedeniyle oluşacak zararları karşılamak neredeyse imkânsız olurdu" dedi. Geçmiş yıllarda kış aylarının soğuk geçtiğini ancak bu yıl havaların daha sert olduğunu aktaran Şirvan, "Her yıl kış ayları soğuk geçiyor ancak bu yıl havalar önceki yıllara göre daha sert oldu. Bu nedenle tarım aletlerini kapatmak bizim için mecburiyet haline geldi. Şeker pancarı üretimi yaptığımız için kullandığımız tarım aletleri ağır işlerde kullanılıyor. Fabrikanın uzak olması ve şehir merkezine gitmek zorunda kalmamız nedeniyle ekipmanların sağlam olması büyük önem taşıyor. Aksi halde yolda ya da tarlada yaşanacak bir arıza bizi ciddi şekilde mağdur eder" şeklinde konuştu. Tarım aletlerinin lastiklerinin her yıl yenilenmesinin ya da değiştirilmesinin mümkün olmadığını ifade eden Şirvan, alınan önlemler sayesinde lastiklerin birkaç yıl daha kullanılabildiğini belirterek, "Bu aletlerin her yıl lastiklerini yenilemek ya da değiştirmek mümkün değil. Buna kimsenin gücü yetmez; bunu bütün çiftçiler bilir. Her yıl değiştirmek zaten sürdürülebilir değil. Bu şekilde koruma altına aldığımızda ise lastikler birkaç yıl daha sorunsuz şekilde kullanılabiliyor. Kapatılmadığı takdirde lastiklerde çatlama meydana geliyor. Yükün ağır olması nedeniyle bu çatlamalar büyük sorunlara yol açıyor. Özellikle yağmur yağdığında lastik diplerinde su birikmesi, ardından buz tutması ciddi risk oluşturuyor ve lastiklerin daha hızlı patlamasına neden oluyor" diye konuştu. Hava şartlarının her an değişebileceğine dikkat çeken Şirvan, çalışmalar başlayana kadar tarım aletlerinin bu şekilde korunacağını sözlerine ekleyerek, "Bu yüzden hem bulunduğu yerin uygun olması hem de sürekli kontrol edilmesi gerekiyor. Naylonlar iple bağlandığı için rüzgârdan açılma olabiliyor; bu durumda hemen müdahale etmek şart. Buzlanma da ayrı bir sorun. Eğer buz tutarsa yapılan kapatmanın da bir anlamı kalmaz; çünkü buz lastiği parçalayabilir. Bu nedenle düzenli olarak kontrol etmek zorundayız. Bugün de kontrollerimi yaptım. Tarım sezonunun başlamasına daha zaman var. Büyük ihtimalle mart ayının sonuna kadar bu şekilde kalacak. Hava şartları belli olmuyor; bugün sıcak olsa bile birkaç gün sonra yeniden soğuk olabilir. Bu yüzden işler başlayana kadar tarım aletlerimiz bu şekilde korunmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.
10 Şubat 2026 Salı - 13:33
Bakan Yumaklı: "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıda israf ediliyor"
Hasan Kalyoncu Üniversitesinde düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı Sonuç Konferansı’nda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır. Bu gıdanın üretimi için kullanılan su miktarı ise yılda yaklaşık 250 kilometreküp seviyesindedir. Bu tablo bize çok net bir gerçeği göstermektedir" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gaziantep’te Sıfır Atık Vakfı, Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı’na katıldı. Konferansta konuşan Bakan Yumaklı, gıda güvenliği, israf, kuraklık, İklim değişikliği ve sıfır atık ile ilgili önemli konulara değindi. Sürdürülebilir gıda sistemleri, su verimliliği ve israfın azaltılması yönünde küresel politikaları güçlendirmek için çabaladıklarını belirtti. "Toplantıyı ulusal politikalara entegre edilmesi yönünde önemli bir adım olarak görüyoruz" Çalıştay hakkında bilgi veren Bakan Yumaklı, "Bugün; Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’nın sonuçlarını değerlendirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sakarya ve Muğla’nın ardından, çalıştayların üçüncü ayağı olarak bugün Gaziantep’teyiz. COP31 sürecinde ’Yerelden Ulusala: İsraf ve Atık’ temasıyla düzenlenen bu toplantıyı; yerelde geliştirilen bilgi, deneyim ve çözüm önerilerinin, ulusal politikalara entegre edilmesi yönünde önemli bir adım olarak görüyoruz" dedi. "Programın Gaziantep’te düzenlenmesi tesadüf değil" Çalıştayın Gaziantep’te gerçekleştirilmesinin tesadüf olmadığını belirten Bakan Yumaklı, "Gaziantep, yalnızca sanayi üretimi ve ticaret kapasitesiyle değil; tarımsal üretim gücü ve köklü gıda kültürüyle de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir. Özellikle Antep fıstığı üretiminde, Türkiye dünyada üçüncü sırada bulunmakta, ülkemizde Antep fıstığının yaklaşık yarısı da Gaziantep’te yetiştirilmektedir. Ayrıca Gaziantep, tam 108 coğrafi işaretli ürüne sahiptir. AB coğrafi işaretli ürün sayısı ise 5’e yükselmiştir. Şehrin bu üretim kapasitesi; yüksek katma değer, kırsal istihdam, gıda sanayisi ve ihracat açısından stratejik bir alan oluşturmaktadır. Gaziantep’te tarım; işleme, depolama, ticaret ve sofraya ulaşma aşamalarını kapsayan bütüncül bir gıda ekosistemi içinde ele alınmaktadır. Bu bütüncül yapının en güçlü tamamlayıcısı ise Gaziantep’in mutfak kültürüdür. Gaziantep, UNESCO Fark Oluşturan Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dahil edilen Türkiye’nin ilk şehridir. Bu unvan Gaziantep mutfağının, yerel üretime dayanan, mevsimine göre ürün kullanan ve israfı en aza indirmeye öncelik veren bir gelenek olduğunu da tescillemektedir. Bu yönüyle Gaziantep israfla mücadelede, sıfır atık hareketinde yalnızca bir uygulama alanı değil, aynı zamanda güçlü bir kültürel beşiktir" ifadelerini kullandı. "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır" Dünyanın iklim değişikliği, artan kuraklık ve nüfus artışı nedeniyle su varlığı ve gıda güvenliği açısından kritik bir süreçten geçtiğine dikkati çeken Bakan Yumaklı, "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır. Bu gıdanın üretimi için kullanılan su miktarı ise yılda yaklaşık 250 kilometreküp seviyesindedir. Bu tablo bize çok net bir gerçeği göstermektedir. Gıda israfı, aynı zamanda kaynak ve en önemlisi su israfıdır. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde, gıda ve su israfına yönelik başlatılan yaklaşımlar tam da bu sorunlara çözüm üretme iradesinin somut tezahürleridir. Bu anlayış doğrultusunda başlattığımız ’Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık’ kampanyasıyla topluma verdiğimiz mesaj şudur: kayıp ve israf ortak çabayla önlenebilir ve bu dayanışma o kaybı umuda dönüştürebilir. Kampanya kapsamında yaptığımız faaliyetler aracılığıyla, kamuoyunda büyük bir farkındalık oluşturduk. Bu süreç israfla mücadelenin yalnızca mevzuatla değil; davranış değişikliğiyle mümkün olabileceğini açıkça göstermiştir. Suda sıfır kayıp ilkesiyle yürüttüğümüz su verimliliği seferberliği ise yalnızca bir kampanya değil bir zihniyet dönüşümüdür" ifadelerine yer verdi. "Sensör tabanlı sulama teknolojisiyle yüzde 40’a varan su tasarrufu sağlandı" Tarımda dijital ve sensör tabanlı sulama teknolojileriyle yüzde 40’a varan su tasarrufu sağlandığını söyleyen Yumaklı, "Tarımda dijital ve sensör tabanlı sulama teknolojileriyle yüzde 40’a varan su tasarrufu sağlanmıştır. Modern sulama sistemleriyle sulanan alan oranı yüzde 33’e ulaşmıştır. Hedefimiz bu oranı yüzde 50’nin üzerine çıkarmaktır. Ayrıca suyu merkeze alan üretim planlaması ve kuraklığa karşı dayanıklı yeni türlerin geliştirilmesi, bu seferberliğin önemli yapıtaşları olmuştur. Su israfı yalnızca musluğu açık bırakmak değil üretimde, tarımda, sanayide ve şehirlerde suyu verimsiz ve plansız kullanmaktır. Evlerde gri su sistemleri, sanayide geri kazanım teknolojileri, tarımda basınçlı ve damla sulama sistemleriyle bu israfı önlemek mümkündür. Amacımız; her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci oluşturmaktır" şeklinde konuştu. "Gıda ve su israfının tehdit oluşturduğunu ve önlenmesinin kritik bir öncelik olduğunu vurguladık" Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nu, 17-19 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da başarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yumaklı, "Foruma, 100’ün üzerinde ülke temsilcisi ile 118 kurum ve kuruluş katıldı. Kamu kurumları, özel sektör, akademi, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcileri, sıfır atık politika ve stratejilerini İstanbul’da kapsamlı biçimde ele aldı. Bu sürecin devamında da ’Gıda ve Su İsrafını Önlemek-Geleceği Sahiplenmek’ temalı yüksek düzeyli paneli İstanbul’da düzenledik. Bu toplantıda ise 15’i bakan olmak üzere, 31 ülkenin ve uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisiyle buluştuk. Gıda ve su israfının küresel geleceğimiz açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ve bu sorunun önlenmesinin kritik bir öncelik olduğunu güçlü bir şekilde vurguladık. Bu toplantılar Sıfır Atık Hareketi’nin küresel merkezinin İstanbul olması yönündeki iradeyi daha da güçlendirmiştir. Ancak küresel platformlarda konuşulan hedeflerin gerçek karşılığını göreceğimiz asıl yer şehirlerimizdir. İşte bu nedenle, bugün Gaziantep’teyiz. Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda yürütülen bu çalıştaylar, ortak bir metodolojiye dayanmaktadır. Tematik masa sistemi ve sorun, çözüm, hedef ve izleme yaklaşımı sayesinde bu toplantılar, yalnızca tespit yapmakla kalmamış; uygulanabilir ve izlenebilir politika girdileri üretmiştir. Bu kapsamda her il için hazırlanacak yerel sıfır atık hedef belgeleri, yerel ihtiyaçların ulusal politika tasarımına veri sağlaması açısından son derece önemlidir" dedi. "Evsel atıktan enerji üretmek somut örneklerden biri" Gaziantep’te yürütülen yerel uygulamaların sıfır atık yaklaşımının yerel ölçekte somut ve ölçülebilir sonuçlar üretebildiğini açıkça gösterdiğini ifade eden Bakan Yutmaklı, "Yıllık yaklaşık 650 bin ton evsel atıktan elde edilen enerjiyle, yaklaşık 50 bin hanenin elektrik ihtiyacının karşılanması, atığın çevresel bir yük olmaktan çıkarılarak ekonomik bir değere dönüştürüldüğünün en somut örneklerinden biridir. ‘Geri Dönüşüm Evde Başlar’ ve ’Yeşil Antep’ gibi projeler, yerelde sahiplenilen bu dönüşüm iradesinin güçlü örnekleridir. Atığı kaynağında önleme, önlenemez ise katma değere dönüştürme, israfla mücadelenin temelidir. Bu yerel çabalar Türkiye’nin iklim hedefleriyle de doğrudan ilişkilidir. Atık yönetimi, döngüsel ekonomi, gıda israfını önleme ve su verimliliği bu hedefe ulaşmada öncelikli politika alanları arasında yer almaktadır. Bu mücadele merkezi idareden yerel yönetimlere, özel sektörden hane halkına her bir vatandaşımızın ortak sorumluluğudur. Bu çalıştaylar ve sonuç konferansları, COP31 süreci öncesinde Türkiye’nin sıfır atık yaklaşımını, yerel uygulamalar üzerinden, sahaya dayalı ve somut örneklerle anlatabilmesine imkan tanımaktadır. Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı’nın elde edilen çıktıları daha da güçlendireceğine, ulusal ve yerel politika bağını pekiştireceğine ve Türkiye’nin COP 31’e ev sahipliği yaptığı bu dönemde, yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Bütün çalışmalarımızda bize güçlü desteğini veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Emine Erdoğan Hanımefendiye şükranlarımı sunuyorum. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, Sıfır Atık Vakfı’na, Gaziantep Valiliğine, Gaziantep Büyükşehir Belediyesine, üniversitelerimize ve sürece katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. Düzenlenen çalıştaya, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Haluk Kalyoncu ve akademisyenler katıldı.
10 Şubat 2026 Salı - 13:30
Aydın’da öğrencilere su verimliliği anlatıldı
Aydın’ın Efeler ilçesinde öğrencilere suyun doğru ve tasarruflu kullanımı anlatıldı. Aydın Tarım ve Orman Müdürlüğü Tarımsal Altyapı ve Arazi Değerlendirme Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Su Verimliliği Birimi tarafından, Aliya İzzet Begoviç İlkokulunda 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik "Okullarda Su Verimliliği" konulu sunum ve eğitim gerçekleştirildi. Eğitimde suyun doğru ve tasarruflu kullanımı, su kaynaklarının korunmasının önemi, günlük hayatta uygulanabilecek basit ama etkili tasarruf yöntemleri, öğrencilere eğlenceli ve öğretici bir dille aktarıldı. Öğrenciler su verimliliği hakkında merak ettikleri soruların cevaplarını öğrendi.
10 Şubat 2026 Salı - 13:24
Bozdoğan’da yağmur nedeniyle göçen duvara belediyeden müdahale
Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde etkili olan yağışların ardından Madran Mahallesi’nde bir duvarda göçük meydana geldi. Yaşanan göçük nedeniyle kapanan yol, Bozdoğan Belediyesi ekiplerini harekete geçirdi. İhbarın ardından bölgeye sevk edilen Bozdoğan Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, kısa sürede müdahalede bulundu. Ekipler, göçük nedeniyle kapanan yolu ulaşıma açarken, risk oluşturan duvarda da onarım ve güçlendirme çalışması gerçekleştirdi. Mahallede herhangi bir can kaybı ya da daha büyük bir olumsuzluk yaşanmazken, bölgede güvenlik önlemleri alınarak çalışmalar tamamlandı. Bozdoğan Belediyesi yetkilileri, muhtemel olumsuzluklara karşı ekiplerin sahada ve teyakkuz halinde olduğunu bildirdi.
10 Şubat 2026 Salı - 13:15
Çorum Belediye Başkanı Aşgın, çevreci enerji sistemlerini Danimarka’da inceledi
Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Danimarka’da fosil yakıtsız ve çevreci şehircilik uygulamalarını yerinde inceleyerek sürdürülebilir enerji sistemleri hakkında bilgi aldı. Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Danimarka-Türkiye Sektörel İş Birliği kapsamında düzenlenen programda çevreci ve sürdürülebilir şehircilik uygulamalarını yerinde inceledi. Enerji verimliliği, çevre politikaları ve yenilenebilir enerji sistemlerinin ele alındığı programda, Türkiye’den katılan heyet Danimarka’nın örnek projelerini yerinde gördü. Bakanlık yetkilileri, belediye başkanları ve akademisyenlerin katıldığı ziyaretlerde sürdürülebilir şehir modelleri hakkında bilgi alındı. Program kapsamında çeşitli enerji tesisleri ve saha uygulamaları incelenirken, fosil yakıt kullanımını en aza indiren sistemler dikkat çekti. Danimarka’da şehirlerin ve sanayi tesislerinin, çevreci enerji kaynaklarıyla ısıtılıp soğutulabildiği uygulamaların Türkiye için önemli örnekler sunduğu ifade edildi. Sap, saman, ağaç artıkları ve benzeri katı atıkların biyokütle olarak değerlendirildiği tesislerin, ısı pompaları ve ısı üretim-transfer merkezleriyle entegre şekilde çalıştığı, sıfır atık anlayışıyla kurulan bu sistemlerin enerji alanında dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığı ifade edildi. Ziyaret kapsamında Başkan Aşgın, Danimarka’nın ikinci büyük şehri Aarhus’un Belediye Başkanı Anders Winnerskjold ile de bir araya geldi. Görüşme sonunda Winnerskjold’a Hitit Güneş Kursu figürü hediye edildi. Programın Türkiye açısından önemli kazanımlar sunduğunu belirten Başkan Aşgın, enerji alanında edinilen yeni vizyonun yol gösterici olduğunu söyledi. Aşgın, Danimarka’da incelenen uygulamaların yenilenebilir enerji yatırımları ve atıkların enerjiye dönüştürülmesine yönelik çalışmalara katkı sağlayacağını ifade etti.
10 Şubat 2026 Salı - 13:02
Giresun İl Özel İdaresi heyelanlı yolu ulaşıma açtı
Giresun’da etkili olan yağışların ardından Espiye ile Güce ilçelerinin kullandığı grup yolunda meydana gelen heyelan, ekiplerin çalışmasıyla temizlenerek ulaşım yeniden sağlandı. Giresun’da kar erimesinin ardından etkisini sürdüren yağışlar, köy ve grup yollarında heyelanlara yol açtı. Espiye ilçesine bağlı Seydiköy köyü ile Güce ilçesine bağlı Düzçukur köyü arasındaki grup yolunda meydana gelen heyelan nedeniyle ulaşım bir süreliğine durdu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Giresun İl Özel İdaresi ekipleri, Espiye ilçesine bağlı Seydiköy köyü ile Güce ilçesine bağlı Düzçukur köyü arasındaki yolda oluşan toprak ve kaya birikintilerini temizledi. Yapılan çalışmaların ardından grup yolu yeniden ulaşıma açıldı. Yetkililer, yağışların devam etmesi nedeniyle kırsal bölgelerde yaşanabilecek olumsuzluklara karşı ekiplerin teyakkuz halinde olduğunu bildirdi.
10 Şubat 2026 Salı - 12:45
ASAT’tan su kayıplarına karşı ana sayaç uygulaması
Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, su kaynaklarını korumak, kayıp-kaçakları en aza indirmek ve abonelere daha kaliteli hizmet sunmak amacıyla ana sayaç uygulamasını hayata geçirdi. ASAT Genel Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği ana sayaç uygulaması ile binaların girişlerine takılan ana sayaçlar sayesinde, parsel içine giren toplam su miktarı ölçülüyor. Bu ölçüm, daire sayaçlarının toplam tüketimiyle karşılaştırılarak bina ortak tesisatında veya bahçe hatlarında oluşabilecek gizli su kaçaklarının erken tespit edilmesi sağlanıyor. Gizli su kaçakları erken tespit edilecek Ana sayaç uygulamasıyla birlikte, bugüne kadar geç fark edilen su kaçakları kısa sürede belirlenerek tonlarca suyun boşa akmasının önüne geçilecek. Böylece hem abonelerin yüksek fatura ödemesi engellenecek hem de binalarda oluşabilecek yapısal zararların önüne geçilecek. Ayrıca uzun süre fark edilmeyen sızıntıların binaların temellerine verebileceği zararlar da engellenmiş olacak. Su kesintileri parsel bazında yapılacak Ana sayaç uygulaması, bakım ve onarım süreçlerinde yaşanan geniş çaplı su kesintilerini de azaltacak. Parsel içi su kaçaklarının tamiri sırasında, sayaç ve şube yollarında bulunan vanalar sayesinde yalnızca ilgili binada su kesintisi yapılacak. Böylece sokak veya mahalle genelinde kesinti yaşanmadan çalışmalar tamamlanabilecek. Daha dengeli basınç ve kaliteli su Su kaçaklarının azaltılmasıyla birlikte şebeke basıncı dengeleniyor ve abonelere daha istikrarlı su hizmeti sunuluyor. Uzun süre fark edilmeyen su sızıntıları, zamanla bina temellerinde hasara ve yollarda çökmelere neden olabiliyor. Ana sayaçlar sayesinde bu tür sızıntılar erken müdahaleyle gideriliyor, hem altyapının hem de yapıların ömrü uzatılıyor.
10 Şubat 2026 Salı - 12:43
Denizli’deki bir firmaya kurulan GES ile 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek
CW Enerji, Denizli’de faaliyet gösteren bir firma için 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu tamamladı. Proje ile yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek. CW Enerji, Denizli’de faaliyet gösteren bir firma için kurulumunu tamamladığı 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santrali (GES) projesiyle sürdürülebilir geleceğe önemli bir katkı daha sağladı. Hayata geçirilen proje sayesinde yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek. Proje, sanayide yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşmasına ve karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik sanayide yenilenebilir enerji dönüşümüne değerli bir katkı sunuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, firma olarak sürdürülebilirliği büyük önem verdiklerinin altını çizerek, "Enerji ihtiyacının her geçen gün arttığı bir dünyada, temiz ve yenilenebilir kaynaklara yönelmek artık bir tercih değil zorunluluk haline geldi. CW Enerji olarak, her zaman gelecek nesilleri de düşünerek projeler geliştiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz her yatırımda çevresel etkiyi en aza indirmeyi ve kaynakları verimli kullanmayı önceliklendiriyoruz. Yüksek verimlilik ve kalite standartlarına sahip panellerimizle sürdürülebilir enerji üretimini uzun vadede güvence altına alıyoruz. Bu anlayışla hem ülkemizde hem de uluslararası pazarlarda yeşil dönüşümün öncü aktörlerinden biri olmayı hedefliyoruz" dedi. "Yüksek verimli ve dayanıklı paneller" CW Enerji panellerinin yüksek verimlilik, uzun ömür ve uluslararası kalite standartlarına uygunluk açısından öne çıktığını belirten Yılmaz, AR-GE güçleri ve ileri üretim teknolojileri sayesinde maksimum enerji üretimi sağlayan, zorlu çevresel şartlara dayanıklı paneller geliştirdiklerini kaydetti. Yılmaz, bu sayede yatırımcılarına hem çevresel hem de ekonomik açıdan sürdürülebilir çözümler sunduklarını dile getirerek, "Geliştirdiğimiz çözümlerle yatırımcılarımızın enerji maliyetlerini düşürürken, karbon ayak izlerini azaltmalarına da katkı sağlıyoruz. Yerli üretim gücümüz ve mühendislik yetkinliğimizle projelerin her aşamasında güvenilir ve yüksek performanslı sistemler sunuyoruz. Amacımız yenilenebilir enerjiyi herkes için daha erişilebilir, daha verimli ve daha sürdürülebilir hale getirmek" diye konuştu. "Enerji bağımsızlığına katkı" Sanayi kuruluşlarının yenilenebilir enerji yatırımlarının Türkiye’nin enerji bağımsızlığına da önemli katkılar sunduğunu belirten Yılmaz, "Türkiye’nin dört bir yanında projeler üretmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda Denizli’de faaliyet gösteren bir firma için 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin kurulumunu tamamladık. Proje ile yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek" dedi.
10 Şubat 2026 Salı - 12:21
Filyos Çayı’nı yüzerek geçen yaban domuzları kamerada
Karabük’te çaydan yüzerek karşı kıyıya geçen yaban domuzu sürüsü cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Kayabaşı ve Soğuksu mahallelerinin ortasından geçen Filyos Çayı’na inen yaban domuzu sürüsü, bir süre çevreyi kontrol ettikten sonra suya girdi. Sürü halinde çaya giren domuzlar, akıntıya rağmen yüzerek karşı kıyıya geçmeyi başardı. Düzenli ve sakin şekilde karşıya geçen yaban domuzu sürüsü, bir süre Çay kenarında ilerledikten sonra Soğuksu Mahallesi yönünde gözden kayboldu. O anları çevredeki bir vatandaş cep telefonu kamerasıyla kayda aldı.
10 Şubat 2026 Salı - 12:21
Bolu’nun can damarı Gölköy’de su seviyesi yüzde 62 oldu
Bolu'nun içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Gölköy Baraj Göleti'nde, eylül ayında yüzde 19'a kadar gerileyen su seviyesi, son yağışlarla birlikte yüzde 62'ye yükseldi. Yağışların bu şekilde devam etmesi halinde barajın nisan ayında tam doluluk oranına ulaşması bekleniyor.
10 Şubat 2026 Salı - 12:14
Ukrayna Kültür Parkı, Kievli öğrencilerin tasarımlarıyla yenilendi
Antalya’da Muratpaşa Belediyesi’nin Ukrayna Kültür Parkı, Kiev Dragomanov Üniversitesi Tasarım Fakültesi öğrencilerinin katkılarıyla hazırlanan özgün tasarımlarla yenilendi. Park, Ukrayna’nın kültürel mirasını yansıtan sanatsal ve sembolik unsurlarla yeniden kurgulandı. Antalya’daki Ukrayna Kültür Parkı, Ukrayna Ailesi Derneği’nin girişimi ve Muratpaşa Belediyesi’nin desteğiyle Temmuz 2019’da açıldı. Temmuz 2020’de ise Ukrayna’nın büyük şairi, ressamı ve aydınlanmacısı Taras Şevçenko’nun anısına yapılan bir rölyef parktaki yerini aldı. Genç tasarımcıların imzası 2025 yılında Antalya Ukrayna Konsolosluğu’nun önerisiyle başlatılan yenileme çalışmaları kapsamında, Kiev Dragomanov Üniversitesi Tasarım Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı projeler hayata geçirildi. Genç tasarımcıların çalışmalarıyla parkta kamelyalar sanatsal resimlerle süslendi, metal park heykelleri yerleştirildi, elektrik altyapısı yenilendi ve ağaç aydınlatmaları yapıldı. Yenileme sürecinde ayrıca yaşam yolunu, aile hafızasını, bereketi, korunmayı ve kuşaklar arası bağı simgeleyen geleneksel Ukrayna dokuması ruşnık için özel bir zemin oluşturuldu. Pisanka parkın merkezinde Genç tasarımcıların çalışmalarıyla parkın merkezine Ukrayna kültüründe yaşamı, yeniden doğuşu ve manevi mirası simgeleyen geleneksel Paskalya yumurtası Pısanka heykeli yerleştirildi. Pısanka üzerindeki buğday başakları; ekmeği, yaşamın özünü, bereketi, refahı ve toprakla soyun birlikteliğini simgeliyor. Parka ayrıca Ukrayna motifleriyle bezeli 28 adet metal fener yerleştirildi. Ukrayna’ya özgü mavi ve sarı tonlarda yapılan aydınlatmalarla parkın gece görünümü güçlendirildi. Kültürel buluşma noktası Antalya Ukrayna Konsolos Vekili Yuliia Kuchma, parkın açılışından bu yana Muratpaşa Belediyesi’nin desteğini vurgulayarak, Ukrayna Kültür Parkı’nın bugün Antalya’daki Ukrayna toplumu için önemli bir kültürel buluşma noktası haline geldiğini söyledi. Kuchma, parkın Ukraynalı diplomatların ve resmi temsilcilerin ziyaret programlarında yer aldığını, alanda anma törenleri, konserler ve çeşitli kültürel etkinlikler düzenlendiğini belirtti. Parkın gelişiminin süreceğini ifade eden Kuchma, yeni peyzaj düzenlemeleri ve bilgilendirici QR kod uygulamalarının da planlandığını kaydetti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder