ÇEVRE
Samsun’da "Sıfır Atık" seferberliği: Yerelden ulusala güçlü mesaj 30 Nisan 2026 Perşembe - 12:29:45 Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda, Samsun Valiliği himayesinde düzenlenen "Samsun Sıfır Atık Çalıştayı", geniş katılımla gerçekleştirildi. "Yerelden Ulusala İsraf ve Atık" temasıyla yapılan çalıştayda, çevresel sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliği konuları çok boyutlu şekilde ele alındı. Türkiye Sıfır Atık Çalıştayları serisinin önemli bir ayağını oluşturan Samsun buluşması, yerel dinamiklerin ulusal çevre politikalarına katkı sunmasını hedefledi. Çalıştay, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Konukevi’nde gerçekleştirildi. Programa kamu kurumları, yerel yönetimler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. 14 tematik masada çözüm arayışı Çalıştay kapsamında oluşturulan 14 tematik masa ile; iklim değişikliği, su yönetimi, gıda israfı, plastik kullanımı, enerji dönüşümü ve döngüsel ekonomi gibi başlıklar detaylı şekilde değerlendirildi. Her masa, mevcut durum analizi yaparak somut çözüm önerileri geliştirdi. Uzmanlar, israfın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çevresel ve toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekerek, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yerel çözümlerin önemine vurgu yaptı. Yerel veriler ulusal politikalara ışık tutacak Çalıştayda elde edilen verilerin raporlanarak ulusal düzeyde politika geliştirme süreçlerine aktarılacağı belirtildi. Hazırlanacak "Yerel Sıfır Atık Hedef Belgesi" ile Samsun’un kısa, orta ve uzun vadeli çevre stratejilerinin belirleneceği ifade edildi. Çalıştay açılışı yapıldı Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Samsun Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Tevfik Akçay, "Doğal kaynaklarımızın sonsuz olmadığı gerçeğinden hareketle; israfın önlenmesi, atıkların kaynağında azaltılması, yeniden kullanılması ve geri dönüştürülmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Sıfır atık yaklaşımı, iklim değişikliğiyle mücadelede en güçlü araçlarımızdan biridir. 2025 yılı sonunda başlayan ve 2026 yılında devam eden, yerelden ulusala israf ve atık temasıyla ’COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’ kapsamında bugün ilimizde gerçekleştirilen bu çalıştayda; 14 tematik masa belirlenmiştir. Bu çalışmalarla kamu, akademi, sivil toplum ve özel sektör iş birliği sayesinde atık yönetimindeki güçlükleri aşacak; sürdürülebilir, uygulanabilir ve yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz. Amacımız; döngüsel ekonomiyi hayatımızın her alanına entegre ederek kaynaklarımızı korumak ve gelecek nesillere daha temiz, daha yeşil bir Türkiye bırakmaktır" dedi. Büyükşehir projeleri Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ferhan Kodalak, "Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilir çevre yönetimini öncelikli görevlerimiz arasında görmekteyiz. Bu kapsamda, İstiklal Caddesi’nde hayata geçirdiğimiz sıfır atık dönüşüm projesi ile hane ve işletmeleri sürece dâhil ederek atıkların kaynağında ayrıştırılmasını sağladık ve önemli kazanımlar elde ettik. Aynı şekilde, yaklaşık 10 kilometrelik sahil bandını kapsayan Adnan Menderes Bulvarı’nda sıfır atık dönüşüm projemizi de başlatmış bulunuyoruz. Bu projeyle birlikte hem işletmelerde hem de kamusal alanlarda oluşan atıkların etkin bir şekilde yönetilmesini sağlayarak çevresel sürdürülebilirliği daha geniş bir alana yaymayı hedefliyoruz. Atık suların yeniden kullanılması projesiyle de Bafra Katı Atık Aktarma İstasyonu’nda arıtılan atık suları, ileri arıtma teknolojileriyle gri su olarak dört ilçe belediyemizin çöp kamyonlarında ve Bafra Millet Bahçesi’nin peyzaj sulamalarında yeniden değerlendirilmesini sağlıyoruz. Sıfır atıkta dijitalleşme kapsamında geliştirdiğimiz Samsun Sıfır Atık mobil uygulamamız ile vatandaşlarımızın geri dönüştürülebilen atıkları doğrudan kapılarından elektrikli araçlarımızla toplanmakta; aynı zamanda Sıfır Atık Karbon Projesi’ne Samsun’dan destek sağlanmaktadır. Ayrıca vatandaşlarımız, atıklarını doğru ayrıştırdıkları için mobil uygulamamız üzerinden kazandıkları puanlarla sürdürülebilir yaşamı destekleyen hediyelik ürünlerden de faydalanabilmektedir. Gelen olumlu geri bildirimlerle her geçen yıl yeni sıfır atık projelerini hayata geçirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. "Üniversiteler, bu dönüşümün en güçlü taşıyıcılarıdır" Çalıştayda konuşan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, "Bugün burada yalnızca atıkları değil; üretimden tüketime, kaynak kullanımından toplumsal davranışa uzanan bütüncül bir dönüşümü konuşmak için bir aradayız. Sıfır atık yalnızca bir çevre politikası değil, aynı zamanda kalkınma, verimlilik ve gelecek meselesidir. İklim krizi, su stresi ve artan tüketim baskısı; kaynakları daha akılcı kullanmamız, döngüsel ekonomiyi güçlendirmemiz ve çevresel sorumluluğu kurumsal kültüre dönüştürmemiz gerektiğini açıkça göstermektedir. Üniversiteler, bu dönüşümün en güçlü taşıyıcılarıdır. Çünkü üniversiteler yalnızca bilgi üreten değil; yaşadığı kente yön veren, davranış dönüşümünü başlatan ve toplumsal farkındalık oluşturan öncü kurumlardır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak biz de sıfır atığı yalnızca teknik bir atık yönetimi süreci olarak değil; eğitim, araştırma, toplumsal katkı ve sürdürülebilir kampüs vizyonunun temel bir parçası olarak görüyoruz. Kampüsümüzde kaynağında ayrıştırmadan kompost uygulamalarına, depozito iade sistemlerinden geri dönüşüm altyapısına kadar uzanan çok boyutlu bir modeli kararlılıkla uyguluyoruz" şeklinde konuştu. Çalıştayda konuşan Samsun Vali Yardımcısı Vekili Murat Bulacak ise "Bugün buradan alacağımız sonuçların, Samsun’u geleceğe taşıyacağına inanıyorum. Özellikle çevre bilinci adına, geleceğe yönelik çok güzel sonuçlar elde edileceğine de canıgönülden inanıyorum. Şu bir gerçek ki dünya; imkânlar ve kaynaklar açısından oldukça kıt ve sınırlıdır. Ancak hepimiz insanız; sorduğumuzda ve düşündüğümüzde ihtiyaçlarımızın neredeyse sonsuz olduğunu görüyoruz. Bize düşen, bu dengeyi sağlamak ve bizlere emanet edilen dünyayı daha yaşanabilir, daha huzurlu bir hâle getirebilmektir. Bizler, belki de yapacağımız küçük bir değişiklikle, küçük bir davranış dönüşümüyle bu dünyayı emanet aldığımızdan daha iyi bir noktaya taşıyabiliriz" ifadelerini kullandı. Çalıştayda Samsun Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Bilgin ile İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz da bir konuşma yaptı. Açılış konuşmalarının ardından 14 tematik masada sıfır atık konusu üzerine çalışmalar yapıldı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:15 Köşk’ten Sultanhisar’a çapraz denetim Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri Sultanhisar ilçesinde çilek üretim alanlarında çapraz denetim yaparak hasat öncesi pestisit analizi için numune aldı. Aydın’da 2026 Yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı kapsamında, Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından Sultanhisar ilçesinde çilek üretim alanlarına yönelik çapraz denetim gerçekleştirildi. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün talimatıyla Sultanhisar ilçesine bağlı Yağlıdere ve Atça mahallelerinde üretim yapan çilek üreticilerinden numuneler alındı. Çapraz denetim uygulaması kapsamında gerçekleştirilen çalışmada, hasat öncesi pestisit kalıntısı analizine gönderilmek üzere çilek örnekleri toplandı. Denetimlerin, gıda güvenliğinin sağlanması ve tüketici sağlığının korunması amacıyla yürütüldüğü belirtilen Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "Bakanlığımızca belirlenen ve uygulamaya konulan 2026 Yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı gereğince İl Müdürlüğümüzün talimatıyla komşu ilçemiz Sultanhisar ilçesi Yağlıdere ve Atça mahallerinde üretim yapan çilek üreticilerinden çapraz denetim uygulamasıyla hasat öncesi pestisit kalıntısı analizine gönderilmek üzere çilek numunesi alımını gerçekleştirdik. Yardımları ve yol göstermeleri konusundaki hassasiyetlerinden dolayı Sultanhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüze teşekkür eder, değerli üreticilerimize bereketli bol kazançlar dileriz" ifadeleri yer aldı.
Osmangazi’de kültürel miras için küresel dayanışma
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:53 Osmangazi’de kültürel miras için küresel dayanışma Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde, AFAD iş birliği ve Avrupa Birliği destekli PROCULTHER-NET 2 Projesi kapsamında 30 ülkeden uzmanlar, Bursa’da buluşarak kültürel mirasın afetlere karşı korunmasına yönelik uluslararası tatbikat gerçekleştirdi. Afetlere karşı dirençli bir kent hedefiyle pek çok projeyi hayata geçiren Osmangazi Belediyesi, İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) iş birliğiyle kültürel mirasın afetlere karşı korunmasına yönelik uluslararası nitelik taşıyan önemli bir projeye ev sahipliği yaptı. Avrupa Komisyonu tarafından fonlanan ve İtalya koordinatörlüğünde yürütülen PROCULTHER-NET 2 (Kültürel Mirası Afetin Sonuçlarından Koruma Projesi) kapsamında, Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nda geniş katılımlı bir saha tatbikatı gerçekleştirildi. 30 farklı ülkeden sivil savunma ve arama kurtarma uzmanlarının katıldığı tatbikatta afet öncesi, anı ve sonrası senaryolar üzerinden endüstriyel mirasın nasıl korunabileceği uygulamalı olarak test edildi. Tatbikatın Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nın 12 dönümlük alanında yer alan ve 18. yüzyıldan günümüze ulaşan yaklaşık 30 tarihi yapı üzerinde gerçekleştirildiğini belirten Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Serkan Cebeci, sözlerinde şu ifadelere yer verdi; "İtalya’nın koordinatörlüğünü yaptığı 30 farklı ülkeden 53 tane sivil savunma ve arama kurtarma uzmanın, aynı zamanda restoratörler, inşaat mühendisleri ve mimarların da olduğu uzman bir ekibi ağırlıyoruz. Somut ve somut olmayan kültürel mirasın afetten kurtarılmasına yönelik tatbikat gerçekleştiriliyor. 6 Şubat depremlerinde de gördüğümüz üzere kültürel miraslarımızın yok olması sebebiyle tarihimiz de yok oluyor. Endüstriyel miras olan bu alan içerisinde, bu mirasların nasıl korunabileceğine yönelik senaryolar geliştirilerek tatbikatlar yapılıyor." PROCULTHER-NET 2 Proje Müdürü Tiziana Vicario da, Avrupa genelinde afetlere karşı dayanıklı bir iş birliği ağı kurmayı hedeflediklerini söyleyerek, "Bugün Bursa’dayız, Bundan önce Almanya, Fransa, Portekiz, İspanya ve İtalya’da da yer aldı. Romangal İpek Fabrikası ve Muradiye Külliyesi’nde hem somut hem somut olmayan varlıkların afetlere karşı korunmasına yönelik saha çalışmaları yürütüyoruz. Biz burada bir şablon oluşturuyoruz, hepimiz afet kuşağında yaşıyoruz. Avrupa’da afetlere dirençli bir birlik oluşturabilmek için, burada yaptığımız çalışmalarla bu şablonu kullanarak, proje kapsamındaki bütün ülkelere yardımcı olmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Tiziana Vicario, projeye destekleriyle kendilerine yardımcı olan Osmangazi Belediyesi’ne ve İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na teşekkürlerini sundu. AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürlüğü’nde görev yapan Jeoloji Mühendisi Fatih Aydın ise İtalyan yetkililerle yürütülen ortak proje kapsamında detaylı bir tatbikat gerçekleştirildiğinin altını çizerek, AFAD Bursa ve Osmangazi Belediyesi koordinasyonuyla gerekli tüm desteklerin sunulduğunu belirtti. Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nda ve Muradiye Külliyesi’nde tatbikatların yapıldığını kaydeden Aydın, kültürel mirasın korunması noktasında geliştirilen formların oluşturularak, tatbikat çerçevesinde dikkate alındığını da sözlerine ekledi. Tatbikatta senaryo gereği afetten zarar görmüş yer sahibi rolündeki belediye yetkililerinden bilgiler alan uzmanlar, standart formlar ve risk analizleriyle yapıları değerlendirdi. Afet senaryolarına karşı müdahale yöntemlerine ilişkin notlar tutan ekipler, özellikle kültürel mirasın korunmasına yönelik titiz bir çalışma yürüttü. PROCULTHER-NET 2 Projesi ile afet risklerinin yoğun olduğu bölgelerde kültürel mirasın korunmasına yönelik ortak standartlar geliştirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.
MARSU 37 yıllık ayaklı su deposunun yerine yenisini inşa etti
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:36 MARSU 37 yıllık ayaklı su deposunun yerine yenisini inşa etti Mardin Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MARSU) Genel Müdürlüğü, Artuklu ilçesine bağlı Kumlu Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan ayaklı içme suyu deposunu yıkarak, yerine 150 ton kapasiteli yeni depo inşa etti. MARSU Genel Müdürlüğü, artan nüfus ve yeni yapılaşmalar doğrultusunda kent genelinde içme suyu alt yapısını güçlendirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Kumlu Mahallesi’nde 37 yıldır kullanılan ve ekonomik ömrünü tamamladığı için risk oluşturan ayaklı su deposu, çevreye tehdit oluşturmaması amacıyla kontrollü şekilde yıkıldı. Yaklaşık 3 bin nüfusa sahip mahallede su temininde herhangi bir aksama yaşanmaması için yıkımı yapılan deponun yerine kısa sürede 150 ton kapasiteli yeni içme suyu deposu inşa edildi. Deponun mekanik ve boru bağlantılarının tamamlanmasının ardından mevcut şebeke hattına bağlanarak hizmete alınacağı bildirildi. Mahalle muhtarı Abdulkerim Sezgin, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun’un mahalle muhtarlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda ilettikleri talebin karşılanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sezgin, "Eski su deposu 37 yıllıktı ve artık yukarıdan dökülmeye başlamıştı. Toplantıda valimize durumu ilettik. Ekipler gelip inceleme yaptı ve uygun görüldü. Yeni yapılan depo çok güzel oldu. İçme suyu hayati bir hizmettir. Valimize, MARSU Genel Müdürümüze ve emeği geçen herkese mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi.
MARSU, 37 yıllık ayaklı su deposunun yerine yenisini inşa etti
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:34 MARSU, 37 yıllık ayaklı su deposunun yerine yenisini inşa etti Mardin Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MARSU) Genel Müdürlüğü, Artuklu ilçesine bağlı Kumlu Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan ayaklı içme suyu deposunu yıkarak yerine 150 ton kapasiteli yeni depo inşa etti. MARSU Genel Müdürlüğü, artan nüfus ve yeni yapılaşmalar doğrultusunda kent genelinde içme suyu altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Kumlu Mahallesi’nde 37 yıldır kullanılan ve ekonomik ömrünü tamamladığı için risk oluşturan ayaklı su deposu, çevreye tehdit oluşturmaması amacıyla kontrollü şekilde yıkıldı. Yaklaşık 3 bin nüfusa sahip mahallede su temininde herhangi bir aksama yaşanmaması için yıkımı yapılan deponun yerine kısa sürede 150 ton kapasiteli yeni içme suyu deposu inşa edildi. Deponun mekanik ve boru bağlantılarının tamamlanmasının ardından mevcut şebeke hattına bağlanarak hizmete alınacağı bildirildi. Mahalle muhtarı Abdulkerim Sezgin, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun’un mahalle muhtarlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda ilettikleri talebin karşılanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sezgin, "Eski su deposu 37 yıllıktı ve artık yukarıdan dökülmeye başlamıştı. Toplantıda Valimize durumu ilettik. Ekipler gelip inceleme yaptı ve uygun görüldü. Yeni yapılan depo çok güzel oldu. İçme suyu hayati bir hizmettir. Valimize, MARSU Genel Müdürümüze ve emeği geçen herkese mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi. (SA-RK-Y)
Yağışlar çiftçiyi umutlandırdı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:31 Yağışlar çiftçiyi umutlandırdı Manisa’da etkili olan yağışların ardından konuşan Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ, barajlar ve yeraltı sularının kritik seviyeden döndüğünü belirterek, taşkınlara rağmen yağışların tarım için hayati olduğunu söyledi. Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ, Manisa’da son günlerde etkili olan yağışların tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını belirterek, her ne kadar bazı çiftçilerin su baskınlarından zarar görmüş olsa da, genel anlamda yağmurların kuraklık riskini ortadan kaldırarak bölge tarımı için hayati bir kazanç sağladığını söyledi. Yağmur ve su baskınlarından zarar gören çiftçilere geçmiş olsun dileklerini ileten Altındağ, uzun süredir beklenen yağışların bereket getirdiğini vurguladı. Altındağ, "Yaklaşık 4-5 yıldır beklediğimiz bir yağmurdu bu. Eğer bu yağışlar olmasaydı, bu sene ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya kalacaktık. Barajlarımız, yeraltı sularımız neredeyse tamamen boştu. Çok şükür bu yağışlar geldi ve hepimiz için büyük bir umut oldu" dedi. "Gediz taşkınları yeraltı suyuna can veriyor" Gediz Nehri’nde yaşanan taşkınların yeraltı su kaynaklarını beslemesi açısından önemli olduğunu ifade eden Altındağ, bu durumun uzun vadede tarımsal verimliliğe olumlu yansıyacağını belirtti. Altındağ, "Bugün gördüğümüz Gediz Nehri taşkınları, yeraltı sularını beslemek için birebir. Bu suların tarlalara girmesi, yeraltı su seviyelerinin yükselmesine katkı sağlıyor ve bu da üretim açısından son derece değerli" diye konuştu. "Sular boşa akmamalı, kalıcı önlemler alınmalı" Suların denize ya da boşa akıp gitmemesi gerektiğine dikkat çeken Altındağ, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından kalıcı yatırımlar yapılması çağrısında bulundu. Altındağ, "Bu sular Gediz Nehri’nden akıp gidiyor. Devletimiz ve DSİ tarafından göletler mi yapılacak, yeni barajlar mı inşa edilecek, mutlaka bu konuda önlemler alınmalı. Bu suları tutacak yapılar yapılmalı ki, böyle dönemlerde gelen suyu depolayabilelim. Çünkü bugün akan suyu, yarın bulamıyorsunuz" ifadelerini kullandı. Hasar gören çiftçilere destek çağrısı Bazı üreticilerin su baskınlarından zarar gördüğünü hatırlatan Altındağ, özellikle buğday, arpa ve diğer kışlık ürün eken çiftçiler için destek talebinde bulundu. Altındağ, "Hasar gören çiftçilerimizin, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından desteklenmesini talep ediyoruz. Buğday, arpa ve diğer kışlık ürün eken üreticilerimizin zararlarının karşılanması büyük önem taşıyor" dedi. "Ekili olmayan arazilere giren su fayda sağlıyor" Altındağ, ekili olmayan arazilere giren suların tarım açısından zarar değil, fayda sağladığını da vurgulayarak, "Şu anda ekili olmayan hiçbir araziye giren suyun zararı yok, aksine faydası var. Bu sular yeraltı su kaynaklarını daha fazla besliyor. Taşkın sularının tarlalara girmesi, yeraltı suları açısından daha da verimli bir süreci beraberinde getiriyor" şeklinde konuştu.
Denizli’de "B-Reçete Sistemi" tanıtıldı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:23 Denizli’de "B-Reçete Sistemi" tanıtıldı Denizli’de düzenlenen toplantıda, zirai ilaç ve bitki koruma ürünlerinin kontrollü ve bilinçli kullanımını hedefleyen B-Reçete (Bitkisel Reçete) Sistemi tanıtıldı. Tanıtım toplantısına katılan Vali Köşger, ""Bu sistem hem üreticimizin hem de vatandaşlarımızın sağlığını koruma açısından son derece önemli ve sektörde önemli bir boşluğu dolduracak" dedi. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen "B-Reçete (Bitkisel Reçete) Sistemi" Tanıtım Toplantısı Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programda, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından zirai ilaç ve bitki koruma ürünlerinin kontrollü ve bilinçli kullanımını sağlamak amacıyla hayata geçirilen sistem tanıtıldı. Tarımsal uygulamalarda birlikteliği sağlamak ve sahada karşılaşılabilecek hususlara açıklık getirmek amacıyla geliştirilen B-Reçete Sistemi’nin tanıtımında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyeline dikkat çekerek Denizli’nin hem bitkisel üretim hem de hayvancılıkta güçlü bir konumda olduğunu belirtti. Ege ve Akdeniz iklimine ait birçok ürünün Denizli’de yetiştirildiğini ifade eden Vali Köşger, "Zeytinden tütüne, üzümden sert çekirdekli meyvelere kadar pek çok alanda iddialı bir üretim gerçekleştiriyoruz. Hayvancılıkta da önemli bir potansiyele sahibiz. Denizli’nin başarısının temelinde bilinçli ve vizyoner çiftçilerimiz var. Tarım ve Orman Bakanlığımızın ‘Topraktan Çatala’ sloganıyla yürüttüğü bu sistemle, kimyasal ve biyolojik mücadele yöntemleri ziraat mühendisleri ve yetkili bayiler aracılığıyla takip edilecek. Bu uygulama hem üreticimizin hem de vatandaşlarımızın sağlığını koruma açısından büyük önem taşıyor ve sektörde önemli bir boşluğu dolduracak" dedi. Hâlihazırda dört ilde pilot uygulaması süren ve temmuz ayı itibarıyla ülke genelinde hayata geçirilmesi planlanan sistemle, bitki koruma ürünlerinin daha kontrollü şekilde kullanılması hedefleniyor. Program, protokol konuşmalarının ardından Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Vekili Doç. Dr. Yunus Bayram’ın sunumuyla devam etti. Toplantı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Kars’ta kar ve tipi geçit vermiyor: 52 köy yolu ulaşıma kapandı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:16 Kars’ta kar ve tipi geçit vermiyor: 52 köy yolu ulaşıma kapandı Kars genelinde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, ulaşımda aksamalara neden oldu. Olumsuz hava şartları nedeniyle kent genelinde 52 köy yolu ulaşıma kapandı. Kars’ta dün akşam saatlerinde başlayan ve gece boyunca şiddetini artıran kar yağışı, özellikle yüksek kesimlerde yerini tipiye bıraktı. Görüş mesafesinin yer yer sıfıra düştüğü bölgede, sürücüler zor anlar yaşarken, birçok yerleşim yeriyle irtibat kesildi. Kars merkez ve ilçelerde etkili olan tipi nedeniyle toplam 52 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor. Kapalı köy yollarının yeniden ulaşıma açılması için İl Özel İdaresi ekipleri yoğun bir mesai harcıyor. Ekiplerin öncelikli olarak hasta ve acil durumu olan köylere yönlendirildiği, ancak devam eden şiddetli rüzgarın açılan yolları tekrar kapattığı öğrenildi. Kars genelinde merkezde 1, Akyaka’da 2, Digor’da 16, Kağızman’da 27, Sarıkamış’ta 2 ve Susuz’da 4 olmak üzere toplam 52 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor. Kars’ta bu yıl çok kar yağdığını ifade eden Metin Özeroğlu, "Şehrimiz bu sene tam kara kışı yaşamakta, bereket yılıdır bu sene inşallah, biraz daha kışımız var" dedi. Kars’a son yıllardan bu kadar fazla kar yağmadığını belirten Turan Sürmeli, "Bu sene biz kara doyduk. çocukluğumdaki kış günlerini yaşıyoruz. Kars’ta da kar ayrıca güzel, kar ’k’ ile yazılır. Kars’ta ’g’ ile okunur. Gar çok güzel bir mevsim yaşadık. inşallah devam eder" diye konuştu. Yaklaşık 20 dakika süren yoğun kar yağışı sonrasında Özel İdare, belediye ve karayolları ekipleri seferber oldu. Kent merkezinde ekipleri yolların karını, vatandaşlar ise işyerlerinin önün karını temizledi. Özel İdare ekipleri de köy yollarında karla mücadele çalışması yapıyor. Meteoroloji verilerine göre kar yağışının bölgede aralıklarla devam etmesi beklenirken, buzlanma ve don olayına karşı dikkatli olunması istendi.