ÇEVRE - 30 Nisan 2026 Perşembe 12:15

Köşk’ten Sultanhisar’a çapraz denetim

A
A
A
Köşk’ten Sultanhisar’a çapraz denetim

Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri Sultanhisar ilçesinde çilek üretim alanlarında çapraz denetim yaparak hasat öncesi pestisit analizi için numune aldı.


Aydın’da 2026 Yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı kapsamında, Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından Sultanhisar ilçesinde çilek üretim alanlarına yönelik çapraz denetim gerçekleştirildi. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün talimatıyla Sultanhisar ilçesine bağlı Yağlıdere ve Atça mahallelerinde üretim yapan çilek üreticilerinden numuneler alındı. Çapraz denetim uygulaması kapsamında gerçekleştirilen çalışmada, hasat öncesi pestisit kalıntısı analizine gönderilmek üzere çilek örnekleri toplandı. Denetimlerin, gıda güvenliğinin sağlanması ve tüketici sağlığının korunması amacıyla yürütüldüğü belirtilen Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "Bakanlığımızca belirlenen ve uygulamaya konulan 2026 Yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı gereğince İl Müdürlüğümüzün talimatıyla komşu ilçemiz Sultanhisar ilçesi Yağlıdere ve Atça mahallerinde üretim yapan çilek üreticilerinden çapraz denetim uygulamasıyla hasat öncesi pestisit kalıntısı analizine gönderilmek üzere çilek numunesi alımını gerçekleştirdik. Yardımları ve yol göstermeleri konusundaki hassasiyetlerinden dolayı Sultanhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüze teşekkür eder, değerli üreticilerimize bereketli bol kazançlar dileriz" ifadeleri yer aldı.



Köşk’ten Sultanhisar’a çapraz denetim

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Taban suyunun yükseldiği Suruç Ovası’nda su tasarrufu hamlesi Türkiye’nin önemli ovaları arasında yer alan Suruç Ovasının 2014 yılında suya kavuşmasıyla birlikte bilinçsiz tarımsal sulamanın yol açtığı taban suyu yükselmesinin önüne geçmek için çiftçilere damlama sulama sistemleri hibe edildi. GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü yürütücülüğünde GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının finansal desteği ile Suruç İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Suruç-Gündaş Sulama Birlikleri Başkanlıklarının işbirliğiyle yürütülen Suruç Ovası pompaj sulama sahasında suyun etkin kullanımı ve yeniliklerin entegrasyonu projesi (SUSAP) kapsamında, pilot bölge olarak belirlenen Suruç Ovasında çiftçilere modern sulama ekipmanları hibe edildi. Proje çerçevesinde üreticilere damlama sulama sistemleri ile sulama makineleri ve çeşitli ekipmanların dağıtımı gerçekleştirilerek Atatürk Barajından su verilmeye başladığı 2014 yılından beri bilinçsiz sulama nedeniyle yükselen taban suyunun önüne geçilmesi amaçlanıyor. Taban suyunun yükselmesine çözüm Amaçlarının taban suyunun yükselmesini önlemek olduğunu söyleyen Suruç İlçe Tarım Müdürü Süleyman Tüzün, "20 köye 20 proje adı altında tüm üreticilerimize dağıtım yaptık. Amacımız taban suyunun yükselmesini önlemek ve Suruç Ovasında damlama sulama sistemini yaygınlaştırmaktır" dedi. Toprak ve su kaynakları korunacak Hibe projesi sorumlusu Dr. Servet Abrak, "Proje kapsamında 20 çiftçimize damla sulama sisteminin dağıtımını, bunun yanında toprak nem sensörlerini, lateral serme ve toplama makinelerinin dağıtımını gerçekleştireceğiz. Buradaki amacımız sulamayla beraber bu teknolojik ürünleri dağıtarak çiftçilerimizin hem girdilerini arttırmak hem de toprak ve su kaynaklarımızı korumaktır" ifadelerini kullandı. "Damlama sulama yapacağız" Sulamada kullanılan malzemeleri hibe olarak aldıklarını söyleyen çiftçi Necdet Kılıç "Pompa hibesi aldık, boru hibesi aldık. Onları damlama sulamada kullanacağız" şeklinde konuştu. Proje kapsamında çiftçilere yüzde 70 hibe desteği sağlandığı belirtildi.
Balıkesir BAÜN’lü şef adaylarından uluslararası başarı Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri, İzmir Alaçatı’da düzenlenen uluslararası yemek yarışmasında elde ettikleri önemli derecelerin ardından, Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu’yu makamında ziyaret etti. BUBFA Dekanı ve Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlban ile gerçekleştirdikleri ziyarette başarılarını üniversite yönetimiyle paylaşan öğrenciler, gurur dolu anlar yaşattı. Bu yıl 15’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Alaçatı Ot Festivali kapsamında düzenlenen 1. Uluslararası Yemek Yarışması; Türkiye Gastronomi Derneği ve Dünya Şefler Birliği (Worldchefs) destekleriyle, dünya gastronomisinin önde gelen isimlerini ve genç yetenekleri bir araya getirdi. 20-26 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen organizasyonda, farklı ülkelerden şefler ve üniversite ekipleri kıyasıya yarıştı. BAÜN BUBFA’dan madalya ve kupalarla tarihi başarı Balıkesir Üniversitesi BUBFA öğrencileri, yarışmada sergiledikleri üstün performansla 3 gümüş madalya, 3 bronz madalya ve 3 merit (diploma) derecesi elde etti. Bu başarıların yanı sıra genel klasmanda üniversiteler arasında üçüncülük kupasını kazanarak önemli bir başarıya imza attılar. Yarışmada öne çıkan dereceler şöyle gerçekleşti: Sinem Tosunoğlu, Restoran Tatlı Tabağı kategorisinde gümüş madalya kazanırken; Mehmetcan Özkasap ile birlikte yarıştıkları ekip kategorisinde de gümüş madalya elde etti. Bu başarı, üniversiteye Türkiye üçüncülüğünü getirdi. Ramazan Can Bilgin, Restoran Başlangıç Tabağı kategorisinde bronz madalya kazanırken; Gonca Macar (Restoran Balık Tabağı) ve Hatice Yıldız (Restoran Başlangıç Tabağı) da bronz madalya elde etti. Mehmetcan Özkasap, Restoran Et Tabağı kategorisinde merit (diploma) alırken; Gonca Macar ve Hatice Yıldız ikilisi ekip kategorisinde merit derecesiyle ödüllendirildi. Rektör Oğurlu: "Bu başarı, üniversitemizin vizyonunun yansıması" Ziyarette konuşan BAÜN Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu, öğrencilerin uluslararası arenada elde ettiği derecelerin üniversite adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Öğrencilerimizin dünya standartlarında bir organizasyonda elde ettikleri bu başarı, Balıkesir Üniversitesinin uygulamalı eğitim anlayışının ve nitelikli akademik kadrosunun somut bir göstergesidir. Gastronomi alanında ortaya koyduğumuz vizyonun karşılık bulduğunu görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Emeği geçen öğrencilerimizi ve akademisyenlerimizi gönülden tebrik ediyorum."
Gaziantep Tekrarlayan omuz çıkıklarına dikkat SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burçin Karslı, omuz ekleminin vücudun en hareketli, aynı zamanda da en sık çıkan eklemi olduğunu söyledi. İlk omuz çıkığının genellikle travma sonrası meydana geldiğini belirten Doç. Dr. Karslı, "Bazı hastalarda ise omuz, başlangıçta travmayla çıkmış olsa bile, daha sonra çok daha küçük hareketlerle tekrar tekrar çıkmaya başlar. Bu tablo tekrarlayan (Rekürren) omuz çıkığı olarak tanımlanıyor" dedi. Tekrarlayan omuz çıkığının en önemli mekanizmasının ilk çıkık sırasında omuzu yerinde tutan yapılarda oluşan kalıcı hasarlar olduğunu ifade eden Doç. Dr. Karslı, bu hasarları şöyle sıraladı: "Labrum yırtığı (Bankart lezyonu), kapsül gevşekliği, kemik kayıpları, doğuştan bağ gevşekliği, uygun olmayan veya gecikmiş tedavi." Görülme sıklığı Omuz çıkığının genel popülasyonda sık görüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Karslı, "Genç ve aktif bireylerde daha fazladır. İlk çıkık özellikle 25 yaş altı dönemde olmuşsa, takip eden yıllarda tekrar çıkma ihtimali belirgin şekilde artar. Sporcularda (Özellikle temas sporları ve kolun baş üstü kullanıldığı branşlarda) tekrarlama oranları çok daha yüksektir" şeklinde konuştu. Tekrarlayan omuz çıkığı olan hastalarda, omuzun bazen ‘tam çıkma (Dislokasyon)’ şeklinde, bazen de ‘kısmi çıkma (Subluksasyon)’ hissi verdiğini kaydeden Doç. Dr. Karslı, diğer belirtileri şöyle sıraladı: "Kol belli bir pozisyona geldiğinde (Genellikle kol baş üstüne kalkıp geriye döndüğünde) ‘boşalma, yerinden çıkacakmış gibi olma, güvensizlik hissi’ tarif edilir. Tekrarlayan çıkık sonrası ağrı, güçsüzlük, omuzda hareket kısıtlılığı gelişebilir.- Bazı hastalar omuzlarının çıkmaması için günlük hayatta bazı hareketlerden kaçınmaya başlar (Örneğin yüksekten bir şey alma, arka cebe uzanma)." Omuz hareket açıklığı, kas gücü ve omuz etrafındaki hassasiyetin muayenede önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Karslı, "Stabiliteyi değerlendiren özel testler (Apprehension, relocation vb.) yapılır. Direkt röntgen, MR veya MR artrografi, BT (Bilgisayarlı tomografi) kullanılan görüntüleme teknikleridir" dedi. Tedavinin hastanın yaşı, aktiviteleri, mesleği, spor düzeyi, çıkık sayısı ve görüntüleme izlerine göre planlandığını belirten Doç. Dr. Karslı, tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri paylaştı: "Konservatif (Ameliyatsız) tedavi: Daha ileri yaşta, aktivitesi düşük, çıkık sayısı az ve stabilite sorunu hafif hastalarda düşünülebilir. Cerrahi tedavi: Tekrarlayan omuz çıkığı olan, günlük hayatı ve spor aktiviteleri etkilenen hastalarda cerrahi tedavi genellikle kalıcı çözüm sağlar. Tekrarlayan omuz çıkıklarında uygulanan cerrahi seçenekleri iseartroskopik bankart onarımı ve kemik bloğu ameliyatlarıdır." Ameliyat sonrası Tekrarlayan omuz çıkıklarında ameliyat sonrasının da önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Karslı, "Bir süre omuz askısı kullanımı önemli, Ardından kontrollü pasif ve aktif hareketlerle başlayan rehabilitasyon programı, Kas güçlendirme ve propriosepsiyon (Eklem hissi) egzersizleriyle devam eden bir süreç gerekir. Spora dönüş süresi uygulanan cerrahiye ve hastanın durumuna göre değişmekle birlikte genellikle birkaç ayı bulur" ifadelerini kullandı. "Ortopedi ve travmatoloji uzmanına ne zaman başvurulmalıdır" "Omuzunuz bir kez bile çıkmışsa, özellikle genç ve aktifseniz, mutlaka bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelisiniz" diyen Doç. Dr. Karslı, aşağıdaki durumlarda da hiç zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini bildirdi: "Omuzunuz tam çıkmasa bile, belirli hareketlerde yerinden oynayacakmış gibi his, güvensizlik veya ani boşalma hissi varsa. Tekrarlayan ağrı, gece ağrısı, güçsüzlük veya hareket kısıtlılığı yaşıyorsanız. Spor yaparken omuzunuzda sık sık ‘atlama, takılma, yerinden çıkacak gibi olma’ hissi oluşuyorsa." Erken tanı ve tedavi Erken tanı ve uygun tedavi ile tekrarlayan çıkıkların önüne geçmenin mümkün olduğunu söyleyen Doç. Dr. Karslı, "Omuzdaki kalıcı hasarı ve ileride gelişebilecek kireçlenmeyi (Artroz) azaltmak, hastanın spora ve günlük hayatına güvenli şekilde dönmesini sağlamak mümkündür" ifadelerini kullandı.