ÇEVRE
Çiğli’deki trafik yükü azalacak 08 Mart 2026 Pazar - 10:45:58 İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çiğli Ataşehir ile Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni birbirine bağlayacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü’nün yapımına başladı. Köprü tamamlandığında çevre yolundaki trafik yükü azalacak. Üç kilometrelik güzergah 100 metreye düşecek; hastane ve fabrikaların yoğun olduğu bölgede ulaşım süresi 15 dakikadan 1 dakikaya inecek. Böylece acil müdahale araçlarının bölgeye erişimi de önemli ölçüde hızlanacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kent trafiğindeki düğümleri çözmeye yönelik ulaşım yatırımlarından biri daha hayata geçirildi. Çiğli Ataşehir Mahallesi ile Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni (AOSB) dere üzerinden birbirine bağlayacak Çiğli Kipa Taşıt Köprüsü’nün yapımına başlandı. Tamamlandığında çok sayıda hastane ve sağlık kuruluşunun yer aldığı Ataşehir Mahallesi’ne ulaşımı büyük ölçüde rahatlatacak köprü sayesinde yaklaşık 3 kilometrelik güzergah 100 metreye; trafik süresi ise 15 dakikadan 1 dakikaya düşecek. Çevre yolunun yükü iki projeyle hafifleyecek AOSB ve Çiğli Kipa’ya ulaşımı kolaylaştıracak köprü ile Caher Dudayev Bulvarı ve çevre yolu üzerindeki trafik yükü alternatif bağlantıyla azalmış olacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eş zamanlı sürdürdüğü Şemikler Taşıt Üst Geçidi Projesi’nin de tamamlanmasıyla, uzun yıllardır sıkışıklığa neden olan çevre yolunun Çiğli-Karşıyaka aksı büyük ölçüde rahatlayacak. İtfaiye ve ambulans ulaşımı hızlanacak Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı İnşaat Mühendisi Aşkın Şenyürekli, Çiğli Kipa Alışveriş Merkezi’nin bulunduğu bölgede Ataşehir’deki hastane yoğunluğuna hizmet edecek çelik bir taşıt üst geçidi inşa ettiklerini belirterek, "Bu köprünün öncelikli amacı ambulans ve itfaiye araçlarının hızlı erişimini sağlamak. Şu anda bölgeye gelen araçlar çevre yolunu kullanarak uzun bir güzergah kat etmek zorunda kalıyor. Özellikle fabrika giriş-çıkış saatlerinde ciddi trafik oluşuyor. Yapacağımız düzenlemeyle mesafe 100 metreye inecek ve ulaşım 1 dakika içinde sağlanabilecek. Böylece çevre yolundaki yoğunluk da önemli ölçüde azalacak" dedi. Afete dayanıklı uzun ömürlü çelik köprü İzmir’in deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Şenyürekli, köprünün Türkiye’nin güncel deprem yönetmeliğine uygun olarak projelendirildiğini vurgulayarak, "Fore kazık ve derin karıştırma yöntemiyle zemin güçlendirmeleri planlandı, çelik imalatlarımız başladı. Çalışmalar yaklaşık bir yıl sürecek. Zemin sıvılaşmasına karşı gerekli önlemleri aldık. Yaklaşım duvarlarının kalıp ve demir imalatına başladık, önümüzdeki günlerde zemin ve çelik imalatları hız kazanacak. Dayanıklı ve uzun ömürlü bir köprü inşa ediyoruz. Tamamlandığında İzmir’e uzun yıllar hizmet edecek. Planladığımız süreden daha kısa sürede bitirerek bir an önce hizmete açmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Bisiklet ve yaya yolu da yer alacak Çiğli Ataşehir Mahallesi’nde yapımına başlanan köprü, Çiğli KİPA Alışveriş Merkezi’nin bulunduğu 8280 Sokak ile Ataşehir Mahallesi’ne yeni giriş sağlayacak 8019/14 Sokak’ı birbirine bağlayacak. Yaklaşık 65 metre uzunluğunda ve 13 metre genişliğinde inşa edilecek çelik köprüde, tek gidiş-tek geliş olmak üzere iki şeritli taşıt yolu ile birlikte bisiklet ve yaya yolu da yer alacak.
08 Mart 2026 Pazar - 10:35 Şehir hayatını bırakıp üretime yöneldi: Kadın girişimci Fransız koyunlarıyla dikkat çekiyor Ankara’da şehir hayatını bırakan Nurcan Göçmen, Fransız ırkı koyunlardan elde ettiği sütle yoğurt ve peynir üretimi yaparak girişimci kadınlara örnek oluyor. Başkent’te şehir hayatını bırakarak üretimi tercih eden Nurcan Göçmen, eşiyle birlikte kurduğu çiftlikte Fransız Lacaune ırkı koyun yetiştiriciliği yapıyor. Çubuk ilçesinde hayvancılıkla uğraşan Göçmen, koyun sütünden yoğurt ve peynir üretimi yaparak hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de kadın girişimciliğine örnek oluyor. Bir dönem koyunları sattıklarını ve ailece büyük bir boşluk hissettiklerini ifade eden Göçmen, eşinin desteğiyle yeniden koyun yetiştirmeye başladıklarını ve bugün birlikte üretim yaparak çiftlik hayatını sürdürdüklerini dile getirdi. "Fransız koyunları hem süt hem et verimi açısından avantajlı" Daha önce farklı koyun ırklarına baktıklarını anlatan Göçmen, Fransız koyunlarının hem süt hem de et verimi açısından avantajlı olduğunu vurgulayarak, "Çevremdekiler de süt satıyor musunuz diye soruyorlardı. Eşim de ‘Bunların sütü pek olmuyor, bunlar et ırkı. Gel ben sana süt ırkı bir koyun alayım’ dedi. 3 tane alarak başladık. Daha sonra baktık ki süt verimi çok güzel. Ayrıca et olarak da güzel. Hayvanlar bir sağlık problemi yaşar, kesime gitmek zorunda kalır, eti de önemli tabii ki. Bazı koyunlar var, çok süt veriyor ama su gibi, yağ oranı düşük. Bu koyunun avantajı hem sütü çok yağlı hem çok besleyici hem de kesime gittiğinde çok etli bir hayvan. Eti de çok lezzetli" şeklinde konuştu. "Şu an bizim 23 tane koyunumuz var" Geçmişte daha fazla koyunları olduğunu dile getiren Göçmen, "Şu an bizim 23 tane koyunumuz var. Fakat bir eleme yöntemi yaptık. Çevremizde isteyen arkadaşlarımıza bir kısmını sattık. Yerimiz küçük, inşallah daha büyük bir yere geçtiğimizde daha da arttırmayı düşünüyoruz. Kendi yavrularından, büyüyen kuzulardan çoğaltmayı düşünüyoruz. Şimdilik yerimize göre bu kadar yeterli geliyor bize. Zaten 2 tane de büyük koçumuz var. Kuzularımız da toklularımız da var" ifadelerini kullandı. "2,5 kilo sütü bulan koyunlarımız vardı" Tek bir koyundan yapılan tartımlara dair konuşan Nurcan Göçmen, "Daha önce tarttığımızda 2,5 kilo sütü bulan koyunlarımız vardı. Malum nazar denilen bir gerçek var. Biz bu koyunlarımıza hiç ölçüm yapmadık. Ben de eşim de çok meraklı acaba ne kadar süt verir diye. Hayvanın memesi çok diri gözüküyor ama sütü az olabiliyor. Yani göğsünün büyük olması sütünün çok olmasıyla alakası yok. Bu sene hiç ölçmedik. Acaba hangisi çok gelir süt verimi açısından, hangisi daha fazla süt veriyor gibi. Akışına bıraktık diyebiliriz" şeklinde konuştu. "Arka tarafa geçip biraz ağlıyordum, ondan sonra tekrar işime devam ediyordum" Başlarda en çok zorlayan şeyin hayvanlara dokunmak olduğunu ifade eden Göçmen, "Yapabilir miyim acaba diye düşündüm. Ailem, eşim, kayınvalidemler, hepsi destek verdi. Tabii çevrede olumsuz yorumlara da maruz kalıyordum. ‘Sen hayvanlarla alışık değilsin, yapamazsın’ gibi. İlk başta çok zorlandım. Arka tarafa geçip biraz ağlıyordum, ondan sonra gelip tekrar işime devam ediyordum. Bu bir istek, yapma arzusu. Bir de hayvanları seviyorsan, özellikle ben sütüyle ilgilenmeyi çok seviyorum. Zaten buna alışan asla vazgeçemiyor. Hepsi bir süreçti. Bir anda yapılacak bir şey değil zaten sağıma, hayvanlara alışmak, süt doldurmak, peynir yapmak. Peynir ilk başta olmuyor, yapamıyorsun. Yoğurt mayalıyorsun, o da tutmuyor. Pes etmeden daha da ilerlemek, elinden geleni yapmak, istemek en önemlisi" dedi. "Günlük yaklaşık 15-16 litre sütümüz oluyor" Aynı zamanda Nurcan Göçmen, şu ifadelere yer verdi: "Günlük yaklaşık 15-16 litre sütümüz oluyor. Bunu çevremizde bizi tanıyanlar sipariş veriyorlar. Sosyal medya hesabım var, orda da satış yapıyorum. Ayrıca arabamla kendi kapılarına kadar götürebiliyorum Çubuk içerisinde isteyenlere. Her gün süt satılacak diye bir şey de yok. Satılmayan sütleri buzluğa atabiliyorum. Buzluktan çıkan süt de aynı normal sağılmış süt gibi hiçbir farkı olmuyor. Bir kısmını ben kendim eve götürüp peynir olarak değerlendiriyorum. Basma peynir yapamıyoruz, o biraz daha zahmetli bir iş. Biz salamura peyniri yapıyoruz. Yoğurt mayalıyorum isteyenlere." "Makineli sağım olduğu için herhangi bir koku olmuyor" Koyun sütünün toplum arasında kokar diye bir önyargısı olduğunu belirten Göçmen, "Bu tamamen yanlış. Bu sağımla ilgili. Elle sağım yapıldığında bir de hayvanın memesi kirliyse zaten otomatikman süte geçiyor hayvanın pisliği. Bu da sütte bir kokuya sebep oluyor. Bizimki tamamen makineli sağım olduğu için herhangi bir koku olmuyor. Tamamen lezzetli harika bir süt, yoğurt, peynir olarak üretip satabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Kadınlar vazgeçmesinler" Kadınların, hayvancılık dışında da meslekler icra edebileceğini söyleyen Göçmen, "Kadınlar vazgeçmesinler. Ben bunu gördüm, eşim de bu meslekten anlıyordu. Biz bu işte çalışmaya karar verdik. Bir kadın için çalışmak, para kazanmak en önemlisi çocuklarımız için. Okulda ihtiyaçları oluyor. Harçlığı olmasa kendimizi birazcık eksik hissediyoruz çocuklarımıza karşı. Bir özgüven veriyor insana. Yapabiliyorlarsa, ne işle meşgul olmak istiyorlarsa hem topluma karşı bir yarar sağlarlar hem kendilerine hem de ailelerine. Çalışmak çok güzel bir şey. En önemlisi bir şeyleri başarabildiğini hissetmek. Başarma duygusunu tatmak çok güzel bir şey. Bütün kadınlarımıza çalışmayı ve bir şeyler yapmayı öneriyorum" diye konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Kırsal Kalkınma Programı ile gelecek hedefi Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destek programlarına başvurarak çiftliğini büyütmeyi planladıklarını dile getiren Göçmen, "Sağ olsun devletimizin de bu sene öyle bir projesi varmış. Bundan da haberdarım. Nisan ayında sanırım başvurular gerçekleşecekmiş. Bunu da takip ediyoruz. İnşallah ben de buna başvurmayı düşünüyorum. Hani daha büyük bir yerde, daha büyük bir ahırda. Elimizden geldiği kadarıyla daha da büyütmeyi istiyoruz inşallah" ifadelerini kullandı. Son olarak Göçmen, toplumda hayvancılıkla uğraşan kişilere karşı zaman zaman önyargılı yaklaşımlar olabildiğini belirterek, bir kadının isterse hem hayvancılık yapabileceğini hem de sosyal hayatını sürdürebileceğini söyledi.
08 Mart 2026 Pazar - 10:30 Kars’ta bahar ortasında kayak keyfi: Çam ormanları arasındaki kayak merkezi havadan görüntülendi Doğu Anadolu’nun önemli kış turizm merkezlerinden birisi olan Sarıkamış Kayak Merkezi, bahar ayına rağmen kayak severleri ağırlamaya devam ediyor. Kristal kar yapısı ve büyüleyici doğasıyla bilinen kayak merkezi, çam ormanları arasında uzanan pistleriyle ziyaretçilerine eşsiz bir manzara sunuyor. Havadan görüntülenen kayak merkezinde, beyaz örtüyle kaplı sarıçam ormanları kartpostallık görüntüler oluşturdu. Doğal güzelliğiyle dikkat çeken bölgede, pistlerde kayak ve snowboard yapan tatilcilerin yoğunluğu dikkat çekti. Ramazan ayı olmasına rağmen bölgeye olan ilgi azalmadı. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen kayakseverler, gün boyunca pistlerin keyfini çıkarırken iftar saatine doğru tesislerde hareketlilik yaşanıyor. Ziyaretçiler, gündüz kayak yaptıktan sonra akşam saatlerinde Sarıkamış’ta iftar yaparak tatillerini sürdürüyor. "Bir kere geldikten sonra emin olun her sene buraya geleceksiniz" Daha önce Sarıkamış’a gelmediğini ifade eden Alin Mangiyan, "İlk kez Sarıkamış’a gelmiş bulunmaktayım ve bu kadar senedir nasıl böyle bir yerin varlığından haberdar olmadığımın pişmanlığını yaşıyorum. Yani kesinlikle buraya gördükten sonra Türkiye’nin hiçbir yerinde kayak yapmayı tercih etmeyeceğinizi bilmenizi isterim. Kristal karı ile karın kalitesi ile buradaki oteller, tesisler, her şey mükemmel, istediğiniz her şeyi bulabiliyorsunuz. Kayak yapmayanlar vakit geçireceği çok güzel etkinliklerde var burada, mutlaka herkesin bir kere de olsa gelip görmesi gereken bir yer ve bir kere geldikten sonra emin olun her sene buraya geleceksiniz. Ben bundan sonra Sarıkamış Kayak Merkezi’nin dışında Türkiye’de hiçbir yere gitmeyeceğim" dedi. Öte yandan Sarıkamış’ın kristal kar yapısı dünyanın sayılı kayak merkezlerinde görülüyor. Bu özelliği sayesinde kar kalitesinin uzun süre bozulmadığı bölgede kayak sezonu diğer merkezlere göre daha uzun sürüyor. Bahar aylarında bile uygun hava şartları sayesinde pistlerde kayak yapılabiliyor. Doğayla iç içe kayak yapmak isteyen tatilciler için Sarıkamış, bahar günlerinde de cazibesini koruyor. Beyaz kar örtüsü ile yeşil sarıçam ormanlarının oluşturduğu görsel şölen, bölgeyi ziyaret edenler için unutulmaz bir deneyim sunarken, Sarıkamış Kayak Merkezi hem doğası hem de uzun süren sezonuyla kış turizminin önemli adreslerinden biri olmayı sürdürüyor.
08 Mart 2026 Pazar - 10:21 Van’da 216 yerleşim yerinin yolu kapandı Van’da etkili olan kar yağışı nedeniyle 216 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı. Van’da etkili olan kar yağışı hayatı olumsuz etkiledi. Bahçesaray’da 71, Başkale’de 2, Çaldıran’da 24, Çatak’ta 43, Erciş’te 7, Gevaş’ta 24, Gürpınar’da 26, İpekyolu’nda 1, Muradiye’de 3, Özalp’te 12 ve Saray ilçesinde 3 olmak üzere toplam 216 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı. Ekipler, kapanan yolları açmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Meteorolojiden çığ uyarısı Meteoroloji 14. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada, bölge genelinde havanın çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı olması beklendiği belirtilerek, "Yağışların Hakkari çevrelerinde zaman zaman kuvvetli kar yağışı şeklinde olması tahmin edilmektedir. Hava sıcaklıklarının mevsim normalleri altında seyredeceği tahmin edilmektedir. Rüzgârın doğulu ve kuzeyli yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esmesi beklenmektedir. Bölgemiz genelinde gece ve sabah saatlerinde buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. Akşam saatlerine kadar Hakkari çevrelerinde beklenen kuvvetli yağışlarla birlikte yüksek ve eğimi dik yamaçlarda çığ tehlikesi, tipi şeklinde kar yağışı, kar savrulması, görüş mesafesinde azalma ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır. Bölgemizde yüksek kar örtüsü bulunan dik yamaçlarda çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunduğundan yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir" denildi.
Samsun’da apartmanlarda derin çatlaklar: Bina sakinleri tedirgin
27 Şubat 2026 Cuma - 11:03 Samsun’da apartmanlarda derin çatlaklar: Bina sakinleri tedirgin SAMSUN (İHA) – Samsun’un Atakum ilçesi Balaç Mahallesi’nde bulunan yan yana iki tane 3 katlı apartmanda oluşan derin çatlaklar bina sakinlerini tedirgin ediyor. Edinilen bilgiye göre, apartmanların hem dış cephesinde hem otopark kısmında hem de bina içlerinde derin çatlaklar ve yarıklar meydana geldi. Binaların çevresinde devam eden inşaat çalışmalarının hız kazanmasıyla birlikte çatlakların büyüdü. Bazı bina sakinleri ev aldıkları için pişmanlık yaşarken bazı kiracılar ise taşınmayı düşündüklerini ifade etti. "Ev almayı ya da satmayı düşünen, pişman olanlar var" Binada yaşayan Soner Algan, dış cephede belirgin çatlaklar oluştuğunu, bahçe duvarlarında ayrılmalar bulunduğunu belirterek, "Binanın dış cephesinde bile çatlaklar oluştu. Bahçe duvarlarında ayrılmalar var. Çevremizdeki inşaatlar nedeniyle buranın aşağıya doğru kayabileceğinden endişe ediyoruz. Genel olarak bu bölgenin risk altında olduğunu düşünüyoruz. Tedirginiz. Ben kiralık başka bir yer bakıyorum. Evin içinde de çatlaklar var. Kapı kasnakları yerinden oynamış. Bazen evde eşimle birbirimize ’deprem mi oldu?’ diye soruyoruz. Ev almayı ya da satmayı düşünen, pişman olanlar var. Zeminin sağlam yapılmadığını düşünüyoruz. Bina çabuk çatlayabiliyor. Üç kata izin verilmiş. Biraz daha yüksek olsaydı can güvenliğimiz sıkıntıda olabilirdi" dedi. Bina sakinleri, yetkililerden inceleme yapılmasını ve gerekli önlemlerin alınmasını talep etti.