ÇEVRE
Erzincan’da çiftçiler don nöbetinde 12 Nisan 2026 Pazar - 04:06:40 Erzincan’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde eksi derecelere kadar düşmesi, çiçeklenme dönemindeki meyve ağaçlarını tehdit ediyor. Don riskine karşı önlem alan çiftçiler, bahçelerinde ateş yakarak ürünlerini korumaya çalışıyor. Baharın gelişiyle birlikte kayısı başta olmak üzere elma, kiraz ve diğer meyve ağaçlarının çiçek açtığı kentte, ani sıcaklık düşüşleri üreticileri endişelendiriyor. Gece boyunca bahçelerinde nöbet tutan çiftçiler, farklı noktalarda kontrollü ateşler yakarak oluşan ısı ve duman sayesinde ağaçların zarar görmesini önlemeye çalışıyor. Merkeze bağlı Akyazı Mahallesi’nde üretim yapan Ramazan Beydili, geniş arazilerde farklı meyve türleri yetiştirdiklerini söyledi. İklim değişikliklerinin üretimi zorlaştırdığını belirten Beydili, ağaçların erken çiçek açmasının don riskini artırdığını ifade etti. Geçen yıl olumsuz hava koşulları nedeniyle istedikleri verimi alamadıklarını dile getiren Beydili, "Bu yıl daha iyi bir hasat bekliyoruz. Dona karşı bahçemizde tütsü şeklinde ateşler yakarak önlem almaya çalışıyoruz." dedi. İlkokul öğrencisi Yusuf Kerem Demirol da babasına destek olmak için bahçeye geldiğini anlatarak, geçen yıl yaşanan don nedeniyle kayısı alamadıklarını söyledi. Bu yıl aynı durumu yaşamamak için gece ateş yakarak ağaçları korumaya çalıştıklarını belirten Demirol, iyi bir hasat umut ettiklerini kaydetti.
12 Nisan 2026 Pazar - 02:45 Yüksekova’da nisan karı: İlçe yeniden beyaza büründü, kartpostallık görüntüler ortaya çıktı Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde gece saatlerinde etkili olan yoğun kar yağışı, ilçeyi yeniden beyaza bürüdü. Nisan ayına rağmen etkili olan yağış, ilçe genelinde hayatı olumsuz etkilerken, kartpostallık görüntüler oluştu. Gece boyunca aralıksız devam eden yağışla birlikte ortaya kışı aratmayan görüntüler çıktı. Kent merkezinde kar kalınlığı 10 santimetreye ulaştı. Sabah uyanan vatandaşlar nisan ayında sürpriz bir beyaz örtüyle karşılaşırken, ağaçların, binaların ve araçların üzerini kaplayan kar tabakası, ortaya kartpostallık görüntüler çıkardı. Araçlar kar altında kaldı Yağışın şiddetiyle birlikte park halindeki birçok araç kar altında kaldı. Vatandaşlar, sabah saatlerinde tamamen karla kaplanan araçlarını temizlemek için yoğun mesai harcadı. Sis ve yokuşlar sürücüleri zorladı Kar yağışına eşlik eden yoğun sis nedeniyle görüş mesafesi 20 metreye kadar düştü. Görüş açısının daralması ve zeminin karla kaplanmasıyla birlikte, özellikle yokuşlu yollarda araçlar ilerlemekte zorlandı. Ulaşımda aksamaların yaşandığı bölgelerde sürücüler kontrollü şekilde ilerlemeye çalıştı. Yetkililerden tedbir uyarısı Yetkililer, kar yağışının aralıklarla devam edebileceğini belirterek, sürücülerin sis ve buzlanma riskine karşı dikkatli olmaları yönünde uyarılarda bulundu.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 23:15 Hobi bahçesi sahipleri bahçelerindeki yapıların yıkılmamasını istiyor Ankara’da yaşayan hobi bahçesi sahibi Bekir Araç, yeni yönetmelik kapsamında bahçesinin yıkılmasını istemediğini belirterek, "Burada verilen emekler var ve bu emeklerin heba olmasını istemiyoruz. Devlet büyüklerimizden bu sorun hakkında ne gerekiyorsa yardımcı olmasını bekliyoruz" dedi. Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle birlikte tarım arazilerinde villa, bungalov ve hobi bahçesi gibi yapıların yasaklanması, Ankara’da bulunan hobi bahçesi sahiplerini endişelendirdi. Pursaklar ve Çubuk ilçelerinde hobi bahçeleri bulunan vatandaşlar, pandemi döneminde yaptıkları bu yapıların yıkılmaması için yetkililere çağrıda bulundu. "Buraya emek verdik ve yıkılmasını istemiyoruz" Yüksek kira fiyatları nedeniyle hobi bahçesinde inşa ettiği evde yaşamını sürdürdüğünü ifade eden Hilmi Bozdoğan, "Burayı 3 yıl önce 210 bin liraya aldım, üzerine de ev yaptım. Kiraların yüksek olmasından dolayı burada kalmak zorunda kaldım ve 2 yıldır sürekli olarak kalıyorum. Burası 49 parsel ve yaklaşık 800 bin lira ceza ödedik. Ben her ay ortalama 2 bin lira elektrik parası ödüyorum. Suyu, taşıma suyuyla getiriyorum. Doğayla iç içeyiz, kimseyle bir işimiz yok. Buraya emek verdik ve buraların yıkılmasını istemiyoruz" diye konuştu. "Evlerimize dokunmasınlar" İki yıldır hobi bahçesinde yaşamını sürdürdüğünü ve temel ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşıladığını dile getiren Bozdoğan, "Buraya doğayla iç içe olduğu için geldik ve doğaya zaten sahip çıkıyoruz. Meyve ağaçlarımız var, bostanımızı ekiyoruz. Kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılamaya çalışıyoruz. Bu zamana kadar yapılanlara devletimiz müsamaha göstersin. Bizlerin evlerine dokunmasınlar, devletten bunu istiyoruz" şeklinde konuştu. "Burada verilen emekler var ve bu emeklerin heba olmasını istemiyoruz" Hobi bahçelerine ilişkin sorunun çözümü için yetkililere çağrıda bulunan Bekir Araç da, "Buradaki evlerin yapılmasındaki amaç hafta sonlarımızı burada geçirerek, toprakla uğraşmaktı. Hepimiz köylü çocuğuyuz. Memleketimize dönme gibi bir şansımız da olmadığından dolayı çocuğumuzla gelip burada vakit geçiriyoruz. Çok kalabalık olduğu için piknik alanlarına da gidilmiyor. Burada verilen emekler var ve bu emeklerin heba olmasını istemiyoruz. Devlet büyüklerimizden bu sorun hakkında ne gerekiyorsa yardımcı olmasını bekliyoruz" diye konuştu. "Bu saatten sonra bizi buradan ayırmak vatanımızdan ayırmak demektir" Mevlüt Araç, yaptığı hobi bahçesinin yıkılmasını istemediğini ifade ederek, "Bize pandemi zamanında buralarda yer gösterildi. Çoluğumuzla, çocuğumuzla geldik burada toprakla, ağaçla haşır neşir olduk. Bu saatten sonra bizi buradan ayırmak vatanımızdan ayırmak demektir. Biz buraları kolaydan meydana getirmedik" dedi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 23:00 Hobi bahçesi sahipleri bahçelerindeki yapıların yıkılmamasını istiyor Ankara’da yaşayan hobi bahçesi sahibi Bekir Araç, yeni yönetmelik kapsamında bahçesinin yıkılmasını istemediğini belirterek, "Burada verilen emekler var ve bu emeklerin heba olmasını istemiyoruz. Devlet büyüklerimizden bu sorun hakkında ne gerekiyorsa yardımcı olmasını bekliyoruz" dedi. Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle birlikte tarım arazilerinde villa, bungalov ve hobi bahçesi gibi yapıların yasaklanması, Ankara’da bulunan hobi bahçesi sahiplerini endişelendirdi. Pursaklar ve Çubuk ilçelerinde hobi bahçeleri bulunan vatandaşlar, pandemi döneminde yaptıkları bu yapıların yıkılmaması için yetkililere çağrıda bulundu. "Buraya emek verdik ve yıkılmasını istemiyoruz" Yüksek kira fiyatları nedeniyle hobi bahçesinde inşa ettiği evde yaşamını sürdürdüğünü ifade eden Hilmi Bozdoğan, "Burayı 3 yıl önce 210 bin liraya aldım, üzerine de ev yaptım. Kiraların yüksek olmasından dolayı burada kalmak zorunda kaldım ve 2 yıldır sürekli olarak kalıyorum. Burası 49 parsel ve yaklaşık 800 bin lira ceza ödedik. Ben her ay ortalama 2 bin lira elektrik parası ödüyorum. Suyu, taşıma suyuyla getiriyorum. Doğayla iç içeyiz, kimseyle bir işimiz yok. Buraya emek verdik ve buraların yıkılmasını istemiyoruz" diye konuştu. "Evlerimize dokunmasınlar" İki yıldır hobi bahçesinde yaşamını sürdürdüğünü ve temel ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşıladığını dile getiren Bozdoğan, "Buraya doğayla iç içe olduğu için geldik ve doğaya zaten sahip çıkıyoruz. Meyve ağaçlarımız var, bostanımızı ekiyoruz. Kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılamaya çalışıyoruz. Bu zamana kadar yapılanlara devletimiz müsamaha göstersin. Bizlerin evlerine dokunmasınlar, devletten bunu istiyoruz" şeklinde konuştu. "Burada verilen emekler var ve bu emeklerin heba olmasını istemiyoruz" Hobi bahçelerine ilişkin sorunun çözümü için yetkililere çağrıda bulunan Bekir Araç da, "Buradaki evlerin yapılmasındaki amaç hafta sonlarımızı burada geçirerek, toprakla uğraşmaktı. Hepimiz köylü çocuğuyuz. Memleketimize dönme gibi bir şansımız da olmadığından dolayı çocuğumuzla gelip burada vakit geçiriyoruz. Çok kalabalık olduğu için piknik alanlarına da gidilmiyor. Burada verilen emekler var ve bu emeklerin heba olmasını istemiyoruz. Devlet büyüklerimizden bu sorun hakkında ne gerekiyorsa yardımcı olmasını bekliyoruz" diye konuştu. "Bu saatten sonra bizi buradan ayırmak vatanımızdan ayırmak demektir" Mevlüt Araç, yaptığı hobi bahçesinin yıkılmasını istemediğini ifade ederek, "Bize pandemi zamanında buralarda yer gösterildi. Çoluğumuzla, çocuğumuzla geldik burada toprakla, ağaçla haşır neşir olduk. Bu saatten sonra bizi buradan ayırmak vatanımızdan ayırmak demektir. Biz buraları kolaydan meydana getirmedik" dedi.
Kahverengi kokarca tehdidinde kritik dönem
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:51 Kahverengi kokarca tehdidinde kritik dönem Türkiye’de son yıllarda tarımsal üretimi tehdit eden kahverengi kokarca kışlak döneminde sessizliğini korurken, asıl riskin bahar aylarıyla birlikte ortaya çıkması bekleniyor. Uzmanlara göre kış boyunca ev, kömürlük, çatı arası ve depo gibi alanlarda gizlenen her bir kokarca, uygun koşullarda yaz aylarına kadar binlerce bireye ulaşabilen bir popülasyonun kaynağı olabiliyor. Türkiye’de ilk kez 2017 yılında Doğu Karadeniz’de tespit edilen kahverengi kokarca, Artvin’den kısa bir süre sonra Rize, Trabzon, Giresun ve Ordu başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi’ne yayıldı. Son yıllarda Marmara ve İç Anadolu’da da görülmeye başlayan tür, özellikle fındık, mısır, sebze ve meyve üretiminde ciddi kayıplara yol açtı. Kış aylarında "kışlak" olarak adlandırılan kapalı alanlarda hareketsiz halde bulunan kahverengi kokarca, havaların ısınmasıyla birlikte mart ayından itibaren tekrar doğaya çıkıyor. İlk yumurtlamada yaklaşık 80-90 yumurta bırakabilen kahverengi kokarca, uygun çevresel koşullarda birkaç nesil içinde 10 bine varan bireylere ulaşabiliyor. Özellikle fındık bahçelerinde bitkinin öz suyunu emerek ürün kaybına neden olan zararlı, 300’den fazla bitki türüyle besleniyor. Tarım ürünleri için ciddi tehdit oluşturan böceğin üremesini önlemek amacıyla biyolojik ve kimyasal mücadele yöntemleri birlikte uygulanıyor. "Şu an kokarca bitti gibi gözüküyor, sesini çıkarmıyor, çünkü uyuyor" Kahverengi kokarcaya yönelik yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler veren Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, bahçe ve orman kenarındaki köy evleri, yazlıklar, kömürlükler, depolar ile çatı aralarının kışlak döneminde kontrol edilmesi gerektiğini belirterek, "Şu an kokarca bitti gibi gözüküyor, sesini çıkarmıyor. Çünkü uyuyor. Kışlaklardan çıkacak her bir kokarca bahar ve yaz aylarında 10 bin kokarcaya kadar çoğalabilir. Birinci yavrulamada 90 tane yumurta, o yavrular da birer yumurtlarsa yine 10 bin kokarca oluyor. Bu büyük bir sorun. Vatandaşlarımız bahçe ve orman kenarındaki kömürlük, yazlık ve köy evlerini kışın mutlaka ziyaret edip çatı, kapı araları, hatta gardıroptaki kıyafetlerinin ceplerini bile kontrol edip kokarcayı imha etmesi gerekiyor. Her bir kokarca başımıza bela olacak. Önümüzdeki sezon için şimdiden feromon tuzaklarımızı, kimyasal ve biyosidal ürünlerimizi satın aldık. Sezon için hazırız. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç ile beraber kışlakları ilaçladık, önümüzdeki sezon da buna başlayacağız. Şu anda mücadele sırası vatandaşımızda. Lütfen evlerimizi temizleyelim. Havaların ısınmasına bağlı mart ayından sonra kokarcalar dışarıya çıkabilir. Geçen sene bu nisan-mayıs gibi oldu. Havaların soğuk gitmesi nedeniyle fındığımıza çok zararı yoktu ama havalar erken ısınırsa mart ayında piyasaya çıkacaklar" dedi. "Bu mücadeleyi kesintisiz yapmamız gerekiyor" "Geçtiğimiz yıl fındıktaki zararımız don ve kuraklıktan dolayıydı" diyen Kaplan, "2024 yılında 38 bin ton rekoltemiz varken, 2025 yılında 33 bin tona düştü. Burada don ve kuraklıktan dolayı zarar gördük. Cumhurbaşkanlığımız bölgemize 96 milyon TL göndererek don zararını karşıladılar. Geçen sene kışın uzun sürmesi, kokarcanın geç çoğalması gibi sebeplerden dolayı beslenme dönemleri fındığın sertleştiği döneme denk geldiği için çok büyük zarar vermedi. 2024 yılında yüzde 10’a yakın bir zarar vermişti. 2026 yılında zarar vermeyecek anlamına gelmiyor. Daha büyük zararlar verebilir. Kokarcanın tüm dünyada sebze ve meyveye vermiş olduğu zarar 70 milyar dolar. Bu bize de zarar vermeyecek anlamına gelmez. Bu mücadeleyi kesintisiz yapmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Trabzon’da halk arasında "Drakula" olarak bilinen uzun antenli turunçgil böceği ile 5 yıldır mücadelenin sürdüğünü vurgulayan Kaplan, "Bakanlık olarak turunçgil uzun antenli böceği ile ilgili Maçka bölgesini 5 yıldır ilaçlıyoruz. Bu yıl da ödenek gelince ilaçlayacağız. Mücadelede yol aldık ama zirai zararlılarının geneli uzun süreçli baskılama ile yok edilebiliyor. Bu çok zararlı bir böcekti. Maçka bölgesindeki Esiroğlu’nda tüm fındıkları söktük" ifadelerini kullandı.
Sadak Baraj Gölü buz tuttu
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:44 Sadak Baraj Gölü buz tuttu Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Sadak Baraj Gölü, dondurucu soğuklarla birlikte buzla kaplandı. Kelkit ilçesi Sadak köyü sınırlarındaki Sadak Baraj Gölü, hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle tamamen buz tuttu. Kalınlığı yer yer 20 santimetreyi bulan buz tabakasıyla baraj gölü kış manzarasına büründü. Kar ve buzla kaplanan Sadak Barajı sakin atmosferiyle doğa tutkunlarının ilgisini çekerken, bölgeye gelen iki balıkçı da buz tutan gölde motorlu testereyle açtıkları deliklerden oltalarını suya bıraktı. "Korkutucu ama bizim için vazgeçilmez bir tutku" Baraj gölüne balık tutmanın yanında doğanın ve manzaranın keyfini çıkarmak için geldiklerini ifade eden Soner Bayram, "Boş zamanlarımızda arkadaşımla birlikte buraya gelip balık tutmaya çalışıyoruz. Balık tutmak bizim için bir keyif, bir tutku. Aynı zamanda huzur veriyor. Adrenalin sevenleri de buraya davet edebilirim. Biraz korkutucu olabilir ama bizim için vazgeçilmez bir tutku, bundan kopamıyoruz. Hava soğuk, buz kalınlığı yaklaşık 20 santimetre. Nasibimizi bekliyoruz. Balıkçılık gerçekten bir tutku işi. Burası yaklaşık bir ay önce buz tuttu ve bir ay kadar daha böyle devam eder. Sonrasında buzlar çözülmeye başlar. Biz yaz kış buraya geliyoruz. Kışın burada oturup çayımızı demliyor, keyif yapıyoruz. Yazın da ayrı bir güzelliği oluyor. Nasibimiz olursa balığımızı tutup gidiyoruz. Bu bizi mutlu ediyor. Aslında buraya sadece balık için değil, huzur ve keyif için geliyoruz. Biraz da heyecan arıyoruz. Düşme korkusu, balık tutup tutamama ihtimali. Ama hepsinden önemlisi buranın doğası ve manzarası bizi cezbediyor" dedi. "Buzların kırılmasından korkmuyoruz" Balık tutmanın kendisi için büyük bir zevk olduğunu ve bu nedenle buzların kırılmasından korkmadığını dile getiren Alperen Sevinç, "Sadak bizim için bir yaşam tarzı. Doğası ve muhteşem manzarasıyla gelip burada doğayla iç içe balık tutuyoruz. Balık bizim için vazgeçilmez bir zevk. Buzlar bile bizi durduramıyor. Buz ne kadar ince olursa olsun aksiyonu seviyoruz. Kırılma korkumuz yok. Gelip burada balığımızı tutuyor, stresimizi atıyoruz. Şehrin boğucu havasından uzaklaşıp doğayla buluşmak bize mutluluk veriyor. Tuttuğumuz balıkları da evde ya da köyümüzde pişirip afiyetle yiyoruz. Korkmuyoruz, çünkü doğaya alışığız. Doğaya alışık olmayan insanlar korkabilir. Kısacası aksiyonu seviyoruz, buzun kırılmasından da korkmuyoruz. Hiçbir şey bizi yıldıramaz" diye konuştu.
Sadak Baraj Gölü buz tuttu
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:41 Sadak Baraj Gölü buz tuttu Sadak Baraj Gölü, dondurucu soğuklarla birlikte buzla kaplandı. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak Köyü sınırlarındaki Sadak Baraj Gölü, hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle tamamen buz tuttu. Göl yüzeyinde kalınlığı yer yer 20 santimetreyi bulan buz tabakası oluşurken, baraj gölü beyaz örtüyle birlikte kış manzarasına büründü. Kış şartlarının etkisini artırdığı bölgede göl yüzeyi ve çevresinde kartpostallık görüntüler oluştu. Soğuk havaya rağmen bölgeye gelen vatandaşlar buzla kaplanan göl üzerinde manzaranın tadını çıkardı, doğayla baş başa vakit geçirdi. Kar ve buzla kaplanan Sadak Barajı, sakin atmosferiyle doğa tutkunlarının ilgisini çekerken bölgeye gelen iki balıkçı da buz tutan gölde motorlu testereyle açtıkları deliklerden oltalarını suya bırakarak nasiplerini aradı. "Korkutucu ama bizim için vazgeçilmez bir tutku" Baraj gölüne sadece balık tutmak için değil doğanın ve manzaranın keyfini çıkarmak için de geldiklerini ifade eden Soner Bayram, "Boş zamanlarımızda arkadaşımla birlikte buraya gelip balık tutmaya çalışıyoruz. Balık tutmak bizim için bir keyif, bir tutku. Aynı zamanda huzur veriyor. Adrenalin sevenleri de buraya davet edebilirim. Biraz korkutucu olabilir ama bizim için vazgeçilmez bir tutku, bundan kopamıyoruz. Hava soğuk, buz kalınlığı yaklaşık 20 santimetre. Nasibimizi bekliyoruz. Balıkçılık gerçekten bir tutku işi. Burası yaklaşık bir ay önce buz tuttu ve bir ay kadar daha böyle devam eder. Sonrasında buzlar çözülmeye başlar. Biz yaz kış buraya geliyoruz. Kışın burada oturup çayımızı demliyor, keyif yapıyoruz. Yazın da ayrı bir güzelliği oluyor. Nasibimiz olursa balığımızı tutup gidiyoruz. Bu bizi mutlu ediyor. Aslında buraya sadece balık için değil, huzur ve keyif için geliyoruz. Biraz da heyecan arıyoruz. Düşme korkusu, balık tutup tutamama ihtimali Ama hepsinden önemlisi buranın doğası ve manzarası bizi cezbediyor" dedi. "Buzların kırılmasından korkmuyoruz" Balık tutmanın kendisi için büyük bir zevk olduğunu ve bu nedenle buzların kırılmasından korkmadığını dile getiren Alperen Sevinç, "Sadak bizim için bir yaşam tarzı. Doğası ve muhteşem manzarasıyla gelip burada doğayla iç içe balık tutuyoruz. Balık bizim için vazgeçilmez bir zevk. Buzlar bile bizi durduramıyor. Buz ne kadar ince olursa olsun aksiyonu seviyoruz. Kırılma korkumuz yok. Gelip burada balığımızı tutuyor, stresimizi atıyoruz. Şehrin boğucu havasından uzaklaşıp doğayla buluşmak bize mutluluk veriyor. Tuttuğumuz balıkları da evde ya da köyümüzde pişirip afiyetle yiyoruz. Korkmuyoruz çünkü doğaya alışığız. Doğaya alışık olmayan insanlar korkabilir. Kısacası aksiyonu seviyoruz, buzun kırılmasından da korkmuyoruz. Hiçbir şey bizi yıldıramaz" diye konuştu. (UA-RE-EK