ÇEVRE
Edirne’de taşkın riski merkezde azaldı, yayılım Subaşı ve köylere kaydı
10 Şubat 2026 Salı - 12:01 Edirne’de taşkın riski merkezde azaldı, yayılım Subaşı ve köylere kaydı Edirne’de 4 gün boyunca etkili olan taşkın artık kırsal alanlarda da etkisini artırdı. Komşu Bulgaristan’da etkili olan şiddetli yağışlar ve barajlardan yapılan su tahliyeleri nedeniyle Meriç Nehri, Edirne’nin kuzeybatısında yatağından taşarak geniş tarım arazilerini sular altında bıraktı. Kent merkezinde taşkın riski azalırken, tarımsal alanlar ve kırsal bölgelerde su baskınları etkili oldu. Nehir debileri yüksek seyrediyor Yetkililerden alınan bilgiye göre Meriç Nehri’nin debisi saniyede 653 metreküp (m/s) olarak ölçülürken, Tunca Nehri’nin debisi ise saniyede 40 metreküp (m/s) seviyesinde bulunuyor. Debilerdeki artışın, özellikle nehir yataklarına yakın alanlarda risk oluşturduğu belirtildi. Geri tepme güney kesimleri etkiliyor Taşkının, nehir yatağında oluşan geri tepme (ters akış) nedeniyle özellikle Edirne’nin güney kesimlerinde etkili olduğu ifade edildi. Alçak kotlu bölgelerde tarım arazilerinin su altında kaldığı öğrenildi. Subaşı’nda yayılım Sendeler mevkiine kadar ulaştı Subaşı Belediye Başkanı Göksel Tüfekçi, taşkın sularının bölgede yayılım gösterdiğini ve Sendeler mevkiine kadar ulaştığını belirtti. Belediye ve devlet kurumları ekiplerinin sahada teyakkuz halinde olduğu kaydedildi. "Sedde ve suya yaklaşmayın" uyarısı Başkan Tüfekçi, vatandaşların sedde hatlarına ve suya yakın alanlara yaklaşmamaları, hayvanlarını bu bölgelerden uzak tutmaları gerektiğini vurguladı.
Hatay’da 330 milyonluk  dev projede çalışmalar sürüyor
10 Şubat 2026 Salı - 11:20 Hatay’da 330 milyonluk dev projede çalışmalar sürüyor Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (HATSU), İskenderun ilçesinde uzun yıllardır yaşanan yağmur suyu drenaj sorunlarını çözmek amacıyla yürüttüğü altyapı çalışmalarını sürdürüyor. İskenderun’un deniz seviyesine yakın topografik yapısı nedeniyle özellikle yoğun yağışlarda yaşanan su baskınlarını önlemeyi hedefleyen proje, HBB Başkanı Mehmet Öntürk’ün "Güçlü Altyapı ile Dirençli Şehir" vizyonu doğrultusunda hayata geçiriliyor. Bu kapsamda Prof. Muammer Aksoy Caddesi Liman Yolu güzergâhında yürütülen yağmur suyu altyapı projesinde çalışmalar devam ediyor. Yaklaşık 330 milyon TL ihale bedeline sahip proje kapsamında, ana cadde boyunca Ø500 mm ile Ø1600 mm çapları arasında değişen borularla toplam 2 bin 54 metre uzunluğunda yağmur suyu hattı inşa ediliyor. Bölgede, ana caddenin üst kotlarında bulunan mahallelerden gelen yüzeysel akışlar ile mevcut altyapı yükünün Ø700 mm çapındaki mevcut yağmur suyu hattının kapasitesini zorlaması nedeniyle geçmişte yoğun yağışlarda su birikmeleri ve mağduriyetler yaşandığı bildirildi. Proje kapsamında Modernevler Kavşağı’ndan başlayan yağmur suyu hattının bir kolu, Ø500 mm ile Ø1200 mm çaplarında borularla Deşarj-1 noktasındaki Fransız menfezine iletilecek. Diğer kol ise Modernevler Kavşağı’ndan başlayarak Ø800 mm ile Ø1200 mm çaplarında borularla Remzi İlboğa Kışlası sonunda bulunan Deşarj-2 noktasındaki dereye deşarj edilecek. Ayrıca oluşturulacak kuşaklama hattı sayesinde Sakarya, Yunusemre ve Modernevler mahallelerinden gelen yağmur sularının ana yola inmeden toplanarak doğrudan deşarj noktalarına aktarılacağı belirtildi. HATSU yetkilileri, projenin tamamlanmasıyla birlikte İskenderun’un yağmur suyu altyapısının güçleneceğini, su baskını risklerinin en aza indirileceğini ve ilçenin iklimsel etkilere karşı daha güvenli ve dirençli bir yapıya kavuşacağını kaydetti.
Hatay’da 3. çevre yolu projesi hayata geçiririliyor
10 Şubat 2026 Salı - 11:18 Hatay’da 3. çevre yolu projesi hayata geçiririliyor Hatay Büyükşehir Belediyesi, Karayolları Genel Müdürlüğü iş birliğiyle başlatılan 3. Çevre Yolu Projesi ile birlikte şehir içi trafiğini rahatlatmayı ve ulaşım altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), kentin ulaşım altyapısına önemli katkı sunacak 3. Çevre Yolu Projesi’nde çalışmalara başladı. Karayolları Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, farklı bölgelerde inşa edilen TOKİ konut alanlarının şehir merkezi ve ana arterlerle bağlantısının sağlanması amaçlanıyor. Antakya ve Defne ilçelerini birbirine entegre edecek olan proje, ulaşımda süreklilik ve güvenliğin artırılmasını hedefliyor. HBB Ulaşım Dairesi Başkanlığı koordinesinde sürdürülen çalışmalarda, güzergâh boyunca yol açma faaliyetleri devam ederken bazı bölümlerde asfaltlama işlemleri tamamlandı. Projenin diğer kesimlerinde ise dolgu çalışmaları sürdürülüyor. Antakya ilçesine bağlı Alazı Mahallesi’nden başlayan 3. Çevre Yolu; Karaali, Dikmece, Gülderen ve Kisecik mahallelerinden geçerek Defne ilçesinin Orhanlı ve Hüseyinli mahallelerine kadar uzanıyor. Ana yol ve ara bağlantılarla birlikte tamamlandığında, toplam 45,3 kilometrelik bir çevre yolu ağı oluşturulacak. Ana güzergahı 25 kilometre olarak planlanan proje kapsamında; D825, E91, D817 ve D420 karayollarına bağlantı sağlayacak toplam 20,3 kilometre uzunluğunda 7 ara bağlantı yolunun da yapılması planlanıyor. Yetkililer, 3. Çevre Yolu Projesi’nin tamamlanmasıyla birlikte Hatay’da ulaşım yükünün azalacağını ve şehir içi trafik akışının önemli ölçüde rahatlayacağını ifade etti.
Sinop’un ekoturizm haritası büyüyor
10 Şubat 2026 Salı - 11:16 Sinop’un ekoturizm haritası büyüyor Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan, kente iki yeni ekoturizm rotası kazandırıldığını belirterek, Durağan ilçesinde planlanan üçüncü rota için de çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Sinop’un ilk, Türkiye’nin ise 101’inci ekoturizm rotası olan Ayancık Akgöl-Saray Gölü-İnaltı Köyü Ekoturizm Rotası, 7 parkurdan oluşan toplam 25,28 kilometrelik yürüyüş güzergahıyla dikkat çekiyor. Rota üzerinde panoramik izleme noktaları ve dinlenme alanları bulunurken, ziyaretçilere Akgöl ve Saray Gölü manzarası eşliğinde doğayla iç içe vakit geçirme imkanı sunuluyor. Sinop’un ikinci, Türkiye’nin 129’uncu ekoturizm rotası olan Boyabat Salar Köyü Kaya Mezarları-Boyabat Kurusaray Köyü Bazalt Kayalıkları Ekoturizm Rotası ise 19,78 kilometrelik yürüyüş parkuruna sahip. Güzergah boyunca kaya mezarları ve bazalt kayalıkları gibi tarihi ve doğal zenginlikler yer alıyor. Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan, ekoturizm rotalarının köyler üzerinde önemli ekonomik ve sosyal etkiler oluşturacağını vurgulayarak, projeyle birlikte köylü ailelerin gelirinin artacağını, köylerin canlanacağını, kültürel mirasın ve geleneklerin korunacağını ve yerel yemek kültürünün yaşatılacağını ifade etti. Vali Özarslan, doğa ve tarihin iç içe olduğu ekoturizm rotalarının Sinop turizmine katkı sağlamasının beklendiğini belirterek, doğaseverleri kentin yeni rotalarını keşfetmeye davet etti.
Bir köyü ayaklandıran karar: Kaynak suyu için eylem yaptılar
10 Şubat 2026 Salı - 11:11 Bir köyü ayaklandıran karar: Kaynak suyu için eylem yaptılar Bursa’nın Orhaneli ilçesine bağlı Erenler Mahallesi’nde eski mermer ocağında ortaya çıkan ve yaklaşık 100 bin tonluk suyun biriktiği havzanın kapatılmak istenmesi mahalle halkını sokağa döktü. Yaz aylarında ciddi su sıkıntısı yaşayan köylüler, Bursa’daki kuraklığı ve geçen yaz yaşanan orman yangınlarını hatırlatarak su kaynağının kapatılmamasını istedi. Bursa’nın Orhaneli ilçesi Erenler Mahallesi’nde 18 yıl önce kurulan mermer ocağında zamanla oluşan ve kaynak suyuyla dolan havza, bölge halkının tek su umudu haline geldi. Yaklaşık 2 yıl önce faaliyetlerini sonlandıran mermer şirketi, mahalle sakinlerinin bu sudan faydalanmasına izin vererek ruhsatını bir süre daha elinde tuttu. Ancak şirketin geçtiğimiz aylarda ruhsat iptali için başvuruda bulunmasıyla birlikte bölgedeki su kaynağı yeniden gündeme geldi. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü, şirketten ocağın bulunduğu alanın rehabilite edilmesini ve oluşan su havzasının doldurularak kapatılmasını istedi. Bu karar, özellikle yaz aylarında ciddi su sıkıntısı yaşayan Erenler Mahallesi sakinlerini harekete geçirdi. Köylüler, hem Bursa genelinde yaşanan kuraklığı hem de geçtiğimiz yaz Harmancık bölgesinde çıkan orman yangınlarını hatırlatarak, bu suyun hayati önem taşıdığını vurguladı. Yaklaşık 100 bin ton civarında suyun bulunduğu havza, son 2 yıldır tarımsal sulamada kullanılıyor. Bu sayede bölgede ekili alanlarda ciddi verim artışı yaşandığı belirtiliyor. Mahalle sakinleri, derelerin kuruduğunu, çeşmelerden su akmadığını ve yaz aylarında Bursa merkezinde bile su kesintileri yaşandığını hatırlatarak, mevcut bir su kaynağının kapatılmasının büyük mağduriyet oluşturacağını ifade ediyor. Köylüler 2 kilometrelik hat çekti Köylüler, kendi imkanlarıyla ve imece usulü çalışarak yaklaşık 2 kilometrelik bir hat üzerinden, herhangi bir enerji sarfiyatı olmadan bu suyu belirli bir noktaya ulaştırmayı başardı. Tankerlerle taşınan suyun mahalledeki herkes tarafından kullanıldığı öğrenildi. Buna rağmen havzanın kapatılması yönündeki talep, bölgede büyük endişeye yol açtı. Tüm mahalle sakinlerinin katıldığı eylemde, su kaynağının kapatılmaması ve alanın rehabilite edilerek suyun kullanıma açık bırakılması istendi. Köylüler, mevcut şartlarda bu sudan başka bir alternatiflerinin olmadığını, havzanın kapatılması halinde en basit tarımsal faaliyetlerin bile yapılamayacağını belirterek yetkililerden acil çözüm talep etti. Erenler Mahallesi’nde yaşanan bu gelişme, Bursa’da giderek artan kuraklık tehdidini ve kırsal bölgelerde suya erişimin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Köylüler, hem tarım hem de günlük yaşam için kritik öneme sahip olan bu su kaynağının korunmasını istiyor. "Bizim buradaki sudan başka çaremiz yok" Yaşanan su kriziyle ilgili konuşma yapan Erenler Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Eyüp Deniz, "Bu mermer ocağı 18 yıl önce açıldı. Mermer ocağının faaliyetlerinden dolayı oluşan bir havza var, etrafı taşlarla çevrili. 100 bin ton civarlarında su var, biz bu suyu 2 yıldır tarımsal faaliyetlerimizde kullanıyoruz. Buradaki su sayesinde ekinlerimiz yüzde yüze varan bir artış gösterdi. Bursa Tarım ve Orman Bölge Müdürlüğü buranın rehabilite edilmeden teslim alınmayacağını söylüyor. Bizler de kurum ve kuruluşlara giderek alanın rehabilite edilmesini ama suyun kullanıma açık bırakılmasını talep ediyoruz. Bizim buradaki sudan başka bir seçeneğimiz yok. Buradaki suyun kapatılmasıyla insanlar bahçelik domatesini bile yetiştiremeyecek. Derelerimiz kurudu, çeşmemizde su yok. Bursa merkezi yazın su kesintileriyle de uğraştı. Burada var olan bir kaynak suyu yok edilmeye çalışılıyor. 4 aydır devletin tüm kurumlarıyla temas halindeyiz. Yaprak gibi oradan oraya savruluyoruz ama kimse çözüm yoluyla yaklaşmıyor. İş makineleri çalıştırdık, köylülerimiz imece usulü çalıştı. 2 kilometre boyunca enerji sarfiyatı olmadan bu suyu belirli bir noktaya taşıyabildik. Tankerle taşıma yoluyla bu suyu köydeki herkes kullanabiliyor. Bu su kaynağının kapatılmasını istemiyoruz" ifadelerini kullandı. "Acilen durdurun" Gerekli görüşmeler sağlanana kadar su havzasının durdurulmasını talep eden CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, "Yaklaşık 100 bin ton olduğu tahmin edilen bu su kaynağının, rehabilitasyon nedeniyle mermer ocağını işleten firma tarafından doldurulduğunu görüyoruz. Acilen devletin ilgili kurumları tarafından, buradaki haklı talep sonuçlanıncaya kadar su kaynağının kapanmasını durdurmalı. Şu andaki en önemli talep bu ve görüşmelere devam edilmeli. Çalışmaların durdurulmasıyla yapılan görüşmelere de köylülere de fayda sağlayacağını biliyoruz" dedi.