ÇEVRE - 02 Nisan 2026 Perşembe 10:32

Gaziantep’te kar ve yağmur bereketi: Tarihi çeşmelerden su akmaya başladı

A
A
A
Gaziantep’te kar ve yağmur bereketi: Tarihi çeşmelerden su akmaya başladı

Gaziantep’in Araban ilçesinde kuruyan tarihi çeşmeler yıllar sonra yeniden akmaya başladı


Gaziantep’in Araban ilçesinde tarihi 450-500 yıl önceye dayandırılan Roma ve Osmanlı dönemine ait olduğu değerlendirilen tarihi çeşmeler, geçtiğimiz yıllarda yaşanan sıcaklık ve kuraklık sebebiyle kurudu. Sıcaklıkla birlikte yağışın da azaldığı Gaziantep’te kuruyan çeşmeler vatandaşları endişelendirdi. Kuraklık korkusu sebebiyle vatandaşlar, defalarca yağmur ve kar duasına çıktı. Yıllarca su akmayan tarihi çeşmelerden bu yıl etkili olan kar ve yağmur sonrası yeniden su akmaya başladı.



Yıllarca suyu kesilen çeşmeler ise yeniden akmaya başladı


Kentte beklenen kar ocak ayı itibariyle günlerce etkisini sürdürürken, şubat ayında ise etkili olan ve ay boyunca hemen hemen her gün yağan yağmurun ardından yıllarca suyu kesilen çeşmeler ise yeniden akmaya başladı. Son 50 yılın en kurak yıllarının geçirildiği Gaziantep’te bu yıl etkili olan kar ve yağmur yağışları hem yıllardır kuruyan çeşmelerin yeniden akmasına neden oldu hem de yüzleri güldürdü.



Çeşmelerin Roma ve Osmanlı dönemine ait olduğunu tahmin ediliyor


Araban ilçesinin kırsal Emirhaydar ve Beydilli mahallelerindeki Osmanlı dönemine ait tarihi çeşmelerin yoğun yağışların ardından yeniden akmaya başlaması ilgiyi de artırdı. Tarihi çeşmelerin ne zaman ve kim tarafından yapıldığının net bilinmediğini ancak çeşme oluklarının üzerinde bulunan levhalarda çeşmelerin Roma ve Osmanlı dönemine ait olduğunu tahmin edildiğini belirten Emirhaydar Mahallesi Muhtarı Seydi Vakkas Kaya, kuruyan çeşmelerden yıllar sonra tekrar su akmasına sevindiklerini söyledi.



"Çeşmelerimiz çok şükür yeninden akmaya başladı"


Bu yıl Gaziantep’te de etkili olan yoğun kar ve yağışların ardından tarihi çeşmelerden su aktığını belirten Kaya, "Bu çeşmeler Roma döneminden kalma çeşmeler. Uzun yıllardır bu tarihi olan çeşmelerden su hiç akmadı. Son yıllar çok kurak geçtiği ve yağış olmadığından dolayı çeşmelerden de su akmıyordu. Bu yıl yağışların yoğun geçmesinden dolayı çeşmelerimiz çok şükür yeninden akmaya başladı" dedi.



"Bu tarihi çeşmelerin yok olmasını istemiyoruz"


Tarihi çeşmelere sahip çıkılmasını ve restore edilerek korunmasını isteyen Kaya, "Bu tarihi çeşmelerin yok olmasını istemiyoruz. Restorasyonu yapılmamasından dolayı tarihi bir çeşmemiz yok olmaya yüz tutmuş hale geldi. Köyümüzde iki tane çeşmemiz var. Köyde susuzluk içindeyiz ama Allah’a hamdolsun çeşmelerimiz güzel akıyor. Tarihi Roma döneminden kalma olan çeşmelerin bakımı yapılsa gelecek nesillere bırakılacak bir tarihi eser olur. Tam olarak geçmişini bilmemekle birlikte 450-500 yıllık olduğunu tahmin ediyoruz. Çünkü bu çeşmelerin Osmanlı ve Roma döneminden kaldığını biliyoruz" ifadelerini kullandı.



"Hayvancılık yapmaya gelen iki kişi çeşmeyi çalıların içinde görüp açmış"


Yıllarca içme suyunu tarihi çeşmelerden karşıladıklarını belirten Kaya, "Hayvancılık yapmaya gelen iki kişi çeşmeyi çalıların içinde görüp açmış. Köyü yerleşim yeri olarak da bu iki kişi kurmuş. Köyün adı da onlardan geliyor. Bu iki şahıs gelip köyde hayvancılık üzerine iki ev kurmuş ve o dönemden beri tarihi çeşmelerimiz var. İçme suyumuzu bu çeşmelerden karşılardık. Tarihi çeşmenin biri köyün içinde biri de köyün dışında bulunuyor" şeklinde konuştu.



"Bu sene inşallah çiftçinin yüzü gülecek"


Kuraklık nedeniyle yıllarca kuruyan çeşmelerden bu sene yoğun yağışların ardından tekrar su akmaya başladığını belirten Kaya, "Allah’ın rahmeti çok şükür bu sene hepimizi mutlu etti ve çiftçinin Allah’ın rahmetinden başka bir beklentisi yok. Çiftçilikten başka bir geçim kaynağımız olmadığı için yağışlarda olmadığı zaman hiçbir şey olmayacaktı. Allah’a hamdolsun bu yıl rahmetini verdi. Bu yıl buğday, arpa, sarımsak ve fıstık olsun, Allah’ın rahmetini gördükten sonra verim de mahsul de güzel olacak. Bu sene inşallah çiftçinin yüzü gülecek" diye konuştu.



Gaziantep’te kar ve yağmur bereketi: Tarihi çeşmelerden su akmaya başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.