ÇEVRE
04 Nisan 2026 Cumartesi - 15:47 Emirgan Korusu’nda lale festivali başladı İstanbul’un Sarıyer ilçesinde bulunan Emirgan Korusu’nda baharın yaklaşmasıyla birlikte açan laleler, rengarenk görüntüler oluşturdu. Korudaki lale bahçelerine soğuk ve yağışlı havaya rağmen hem yerli hem de yabancı turistler yoğun ilgi gösterdi. Hem Türk kültüründe hem Osmanlı kültüründe önemli bir yeri olan laleler, baharın yaklaşmasıyla birlikte açtı. Neredeyse her yıl birçok yerli ve yabancı ziyaretçinin akınına uğrayan Sarıyer’deki Emirgan Korusu’ndaki laleler bu yıl da ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Her yıl büyük ilgi gören lale festivali kapsamında koru, adeta görsel bir şölene dönüştü. Farklı renk ve türlerdeki lalelerle süslenen bahçelerde ziyaretçiler bol bol fotoğraf çekerken, ortaya kartpostallık görüntüler çıktı. Yaklaşık iki hafta boyunca sürecek lale festivalinde Emirgan Korusu ziyaretçilere ücretsiz olarak açık olacak. "Görsellik, manzara olarak çok harika" Akif Bilgir, her yıl koruya geldiğini belirterek, "Ortam güzel. Daha tam sezon açılmadı sanırım, laleler tam açmadı ama şu an çok güzel, hiş. Emirgan her zaman aktif mekan olarak, görsellik, manzara olarak çok harika. Özellikle turistlerle birlikte İstanbul’da yaşayanların yoğun olarak geldiği bir yer. Tavsiye ederim. Şehir dışından, yurt dışından gelenler için de çok güzel bir yer" dedi. "İstanbul’un doğasında güzel bir ilkbaharı karşılama" Bolu’dan İstanbul’a gezmeye gelen Mevlüt Şengün ise, Emirgan’a ilk defa geldiğini ve buradaki laleleri güzel bulduğunu söyledi. Buraya gelip görmeyi herkese tavsiye ettiğini dile getiren Şengün, "Renkler adeta birbirine bürünmüş. İstanbul’un doğasında güzel bir ilkbaharı karşılama, insanlar için de güzel anlamlı bir bahar havası katmış" diye konuştu.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 15:40 Doğaseverlerden Tülüşah için "acil koruma" çağrısı Aydın’ın Kuşadası ilçesinde endemik bitki türü Tülüşah’ın yaşam alanlarının zarar gördüğüne dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, "Koruyamazsak kaybedeceğiz" diyerek acil koruma çağrısı yaptı. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), yalnızca Güneybatı Anadolu’da görülen ve Aydın’ın Kuşadası ilçesinin simgelerinden biri haline gelen Tülüşah (Aydın Gaşağı) bitkisinin yaşam alanlarının ciddi tehdit altında olduğunu açıkladı. Endemik türlerin ve anıtsal ağaçların korunmasının yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlatan doğaseverler, acil koruma çağrısında bulundu. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, Tülüşah’ın 1979 yılında bilim dünyasına kazandırıldığını ve Doğa Koruma ve Milli Parklar tarafından Tür Koruma Eylem Planı kapsamında koruma altına alındığını ifade ederek, "Koruma altına alınmış olması sahada etkin bir koruma sağlandığı anlamına gelmiyor. Son 40 yılda turizm baskısı ve plansız yapılaşma nedeniyle yaşam alanları hızla daraldı, birçok popülasyon yok oldu" dedi. Sürücü, Kuşadası’nın Soğucak Mahallesi güney bölgesinde bulunan önemli bir popülasyonun villa projeleri nedeniyle büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını belirterek, "Oysa doğru planlama ile bu bitkiler yapılaşma içerisinde de korunabilirdi" diye konuştu. Bir yıl önce aynı bölgede imar planında park alanı olarak ayrılan iki parselde Tülüşah bireylerinin tespit edilerek ilgili kurumlara bildirildiğini ifade eden Sürücü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Manisa 4. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda, alanların tel örgü ile çevrilmesi, bilgilendirme tabelaları konulması ve imar planına işlenerek koruma altına alınmasının önerildiğini söyledi. Ancak aradan geçen sürede herhangi bir somut adım atılmadığını dile getiren Sürücü; "Yaptığımız son gözlemlerde bitkilerin bulunduğu alanlarda hayvan otlatıldığını, gelişigüzel temizlik yapıldığını, koruma sağlanmadan yeni yollar açıldığını ve moloz döküldüğünü tespit ettik. Bu durum açık bir doğa tahribatıdır" ifadelerini kullandı. Tülüşah’ın henüz çiçeklenme dönemine girmediği için fark edilmesinin zor olduğuna dikkat çeken Sürücü, acil olarak koruma çitlerinin yapılması, uyarı levhalarının yerleştirilmesi ve alanın hem fiziksel hem de hukuki olarak güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Sürücü; "Kuşadası’nın simgesi olan bu endemik türü korumak bir tercih değil, yasal ve vicdani bir zorunluluktur. Gerekli önlemler alınmazsa, bu değerin yok oluşuna hep birlikte tanıklık edeceğiz" dedi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 15:25 Bursa’nın fethinin 700’üncü yılında Karacabey’de fidanlar toprakla buluştu Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı dolayısıyla Karacabey’de anlamlı bir çevre seferberliği hayata geçirildi. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda ve Karacabey Orman İşletme Müdürlüğü öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında ilçe genelinde 77 çınar fidanı toprakla buluşturulurken, Karacapark’ta düzenlenen törende protokol üyeleri dualar eşliğinde 20 fidan dikti. Karacabey Belediyesi’nin de destek verdiği etkinlikte, hem tarihi mirasa vefa gösterildi hem de gelecek nesillere yeşil bir Karacabey bırakma hedefi vurgulandı. Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı, Karacabey’de anlamlı bir etkinlikle kutlandı. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü öncülüğünde düzenlenen fidan dikim faaliyetleri kapsamında, Karacabey Orman İşletme Müdürlüğü ilçede toplam 77 çınar fidanını toprakla buluşturdu. Etkinlikler, Karacabey’in muhtelif noktalarında gerçekleştirilen fidan dikimleriyle devam ederken, son olarak Karacapark’ta düzenlenen törene ilçe protokolü yoğun katılım gösterdi. Karacabey Kaymakamı Cemalettin Yılmaz, Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Cumhuriyet Başsavcısı Batuhan Kılınç, Belediye Başkan Yardımcısı İlyas Aksoy, İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammet Ali Erbir, İlçe Müftüsü Abdullah Karaca ve Karacabey Orman İşletme Müdürü Serdar Yazıcı’nın katıldığı etkinlikte, dualar eşliğinde 20 fidan toprakla buluşturuldu. Karacabey Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yapılan bilgilendirilmede, "Bursa’nın fethinin 700. yılına özel olarak dikilen çınar fidanlarımız, ilçemizde yeşil bir miras bırakacak. Bu anlamlı günde bizlere destek veren Karacabey Belediyesi ve tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verildi. Belediye Başkanı Fatih Karabatı da yaptığı açıklamada, "Doğayla buluşan her fidan, geleceğe bırakılan en değerli mirastır. Bu etkinlik, hem tarihimize saygı hem de Karacabey’in yeşil dokusuna katkıdır" dedi. Etkinlik, katılımcıların fidan dikimiyle son bulurken, ilçede yeşil bir hatıra oluşturulmuş oldu.
Büyükşehir Kolejler Bölgesi’nde yol yapım çalışmalarını tamamladı
10 Şubat 2026 Salı - 14:45 Büyükşehir Kolejler Bölgesi’nde yol yapım çalışmalarını tamamladı Muğla Büyükşehir Belediyesi, il genelinde ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarını sürdürüyor. İlçe belediyeleriyle koordinasyon içinde yürütülen çalışmalar kapsamında yol yapım, bakım ve onarım faaliyetleri kentin dört bir yanında devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, Menteşe ilçesinde özellikle yoğun kullanılan güzergâhlarda yol konforunu ve trafik güvenliğini artırmaya yönelik sıcak asfalt uygulamaları gerçekleştirildi. Kolejler Bölgesinde, MUSKİ tarafından kanalizasyon altyapısı tamamlanan güzergâhlarda yatırım yapmayı planlayan tüm altyapı kurumları da çalışmalarını tamamladı. Bu kapsamda 10, 10/1, 14, 15, 19 ve 22’nci sokaklarda toplam 2 bin 600 metre boyunca zemin düzenleme, plent miks temel serimi ve sıcak asfalt imalatları gerçekleştirildi. Bölgede yer alan okullar ve iş yerleri açısından önem taşıyan bu güzergâhlarda çalışmalar hızla tamamlanarak yollar yeniden trafiğe açıldı. Bölgenin modern bir görünüm kazandırılması için çevre düzenlemesi ve kaldırım çalışmalarına devam ediliyor. Öğretmen Yasemin Işık yolun yenilenmesiyle birlikte yaşanan değişimi şu sözlerle ifade etti: "Çok fazla eziyetini çektik, çok zorlandık ama şu anda bitiminde gayet mutluyuz. En azından arabalarımızı artık koyabileceğimiz bir yolumuz var. Gerçekten güzel oldu yollarımız. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz" İşletmeci Seyfi Ferek, yapılan asfalt çalışmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Buralarda yapılan çalışmaların belediyemiz açısından, bizim eğitim alanına yakın olması, çevre bu yollar üzerinde de sürücü adaylarımıza eğitim vermemiz dolayısıyla yolların asfaltlama yapılması bizi çok sevindirdi. Gelen tepkiler de güzeldi. Adaylarımız güzel yolların üzerinden geçerek ehliyet sahibi olduğu için onlar da mutlu. Son çalışmalardan gayet memnunuz. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Menteşe Belediyesi’nin iş birliğiyle yapılan bu yollarımız, tüm sürücü adaylarımız için çok güzel oldu" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’da büyükşehir-küçükşehir ayrımı yapmadan, nerede ihtiyaç varsa oraya hizmet götürmeye devam ettiklerini, ulaşımı daha güvenli ve konforlu hale getiren her yatırımı öncelik tanıdıklarını belirtti. Aras, 2025 yılında 2 milyar 86 milyon TL’lik yatırımla 236 bin 800 metre yeni yol yapımı ile 440 bin metre yol bakım ve onarım çalışmasını tamamladıklarını, 2026 yılında ise 4 milyar 150 milyon TL’lik bütçeyle 521 bin metrenin üzerinde yol çalışmasını hayata geçirmeyi planladıklarını belirtti.
Bartın’da AFAD gönüllülerine farkındalık eğitimi
10 Şubat 2026 Salı - 14:30 Bartın’da AFAD gönüllülerine farkındalık eğitimi Bartın’da afetlere karşı toplumsal bilinç ve gönüllülük kültürünü güçlendirmek amacıyla gönüllülere "Temel Afet Farkındalık Eğitimi" ve "Yangın Farkındalık Eğitimi" verildi. Eğitim programının açılışında konuşan Bartın AFAD İl Müdürü Fatih Tecer, afetlere hazırlıklı olmanın hayati önem taşıdığına dikkat çekerek gönüllülüğün yalnızca bir görev değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Tecer, konuşmasında özellikle 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremleri hatırlatarak, yaşanan büyük felaketin afet bilinci ve gönüllülüğün ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti. İl Müdürü Fatih Tecer, ’’6 Şubat depremlerinde gördük ki bilinçli ve eğitimli gönüllüler, arama kurtarma ve afet sonrası süreçlerde hayati roller üstlendi. AFAD gönüllülüğü afet öncesi hazırlık, afet anında müdahale ve afet sonrası iyileştirme süreçlerinde toplumumuzun en büyük gücüdür" dedi. Program kapsamında katılımcılara afetlere karşı doğru davranış biçimleri, yangın anında yapılması gerekenler, risklerin azaltılması ve bireysel farkındalığın artırılmasına yönelik kapsamlı eğitimler veriliyor. Eğitimlerin, gönüllülerin sahada daha bilinçli, organize ve etkin şekilde görev alabilmelerini amaçladığı belirtildi. Fatih Tecer, konuşmasının sonunda Bartınlı vatandaşlara çağrıda bulunarak, ’’Afetlere karşı güçlü bir Bartın için tüm vatandaşlarımızı AFAD gönüllülük eğitimlerine katılmaya davet ediyorum. Gönüllülük bilinci ne kadar yaygınlaşırsa, afetlere karşı direncimiz de o kadar artar’’ ifadelerini kullandı. Bartın AFAD tarafından düzenlenen 2026 Destek AFAD Gönüllülük Eğitiminin önümüzdeki günlerde farklı eğitim modülleriyle devam edeceği öğrenildi.
Kulp’ta yağmur ve kar etkili oldu: Heyelan ve çığ uyarısı yapıldı
10 Şubat 2026 Salı - 14:18 Kulp’ta yağmur ve kar etkili oldu: Heyelan ve çığ uyarısı yapıldı Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından ilçe merkezinde yağmur, yüksek kesimlerde ise kar yağışı etkili oldu. Yetkililer, heyelan ve çığ riskine karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü 15. Bölge Müdürlüğünün yaptığı uyarıların ardından, Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde bugün etkili olan yağışlar yaşamı olumsuz etkiledi. İlçe merkezinde yağmur şeklinde görülen yağışlar, yüksek kesimlerde kar yağışı olarak etkisini gösterdi. Özellikle ilçenin kırsal ve rakımı yüksek bölgelerinde kar yağışının zaman zaman yoğunlaştığı öğrenilirken, yağışlarla birlikte heyelan ve çığ riski de gündeme geldi. Yetkililer, eğimli arazilere sahip bölgelerde yaşayan vatandaşların tedbirli olmalarını istedi. Meteorolojik değerlendirmelere göre, yağışların yüksek kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde devam etmesi beklenirken, ulaşımda aksamalar ve ani toprak kaymalarına karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. Özellikle kırsal mahalle yollarında sürücülerin temkinli hareket etmeleri çağrısında bulunuldu. İlçe sakinlerinden Ferit Cengiz, yağışlara ilişkin değerlendirmesinde, kış mevsiminin bu yıl yağışlı geçtiğini belirterek şunları söyledi: "Bu kış mevsiminin yağışlarla geçeceği kanaatindeyim. Bu sene gerçekten bol yağışlar oldu. İnşallah ilerleyen yıllarda da bu yağışlar devam eder. Yağışlar hem doğa hem de tarım açısından büyük önem taşıyor." Yetkililer, hava koşullarının yakından takip edilmesi gerektiğini belirterek, vatandaşların Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak yeni uyarıları dikkate almalarını istedi.
Battalgazi Belediyesi Çınar Park Sosyal Tesisleri yenileniyor
10 Şubat 2026 Salı - 14:18 Battalgazi Belediyesi Çınar Park Sosyal Tesisleri yenileniyor Battalgazi Belediyesi’ne bağlı Çınar Park Sosyal Tesisleri’nde kapsamlı yenileme çalışmaları başlatılırken, Ramazan ayı süresince bazı sosyal tesislerin hizmet düzeninde değişikliğe gidildi. Battalgazi Belediyesi, ilçenin önemli sosyal alanlarından biri olan Çınar Park Sosyal Tesisleri’nde yenileme çalışmalarına başladı. Uzun süredir yoğun kullanılan tesisin daha modern ve konforlu bir yapıya kavuşturulması amacıyla Ocak ayında başlatılan çalışmaların Nisan ayında tamamlanması hedefleniyor. Battalgazi Belediyesi Sosyal Tesisler Müdürü Aydın Tay, yürütülen çalışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, "Battalgazi Belediyesi Sosyal Tesislerinden biri olan Çınar Park yerleşkesinde kapsamlı bir yenileme süreci yürütüyoruz. Uzun süredir yoğun şekilde kullanılan Çınar Park Kafe Restoranımızda zamanla yıpranmalar oluşmuş, bu durum yenilenme ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Belediye Başkanımız Bayram Taşkın’ın talimatları doğrultusunda, ilçemize ve Malatya geneline daha modern bir ortamda hizmet sunabilmek amacıyla Ocak ayı itibarıyla tadilat çalışmalarına başladık. Bu kapsamda tesisimizin alt katını yaklaşık 300 metrekarelik modern, hijyenik ve konforlu bir kafe-restoran alanı olarak yeniden düzenliyoruz. Üst katta ise toplantı ve toplu yemek organizasyonlarına hizmet verecek, 300 kişilik modern bir salon oluşturuyoruz. Gerçekleştirilen bu yatırımla Çınar Park tesisimizi Battalgazi ve Malatya’ya yakışır bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz. Desteklerinden dolayı Belediye Başkanımız Bayram Taşkın’a teşekkür ediyorum" dedi. Yenileme çalışmaları nedeniyle Çınar Park Sosyal Tesisleri’nin Ramazan ayı boyunca kapalı olacağı bildirildi. Ramazan ayı süresince Yeşilçam, Kırkgöz ve Trafik Park kafe restoranlarının yalnızca iftar saatlerinde hizmet vereceği, Hastane Kafe’nin ise normal çalışma saatleriyle hizmet sunmaya devam edeceği kaydedildi. Yenilenen Çınar Park Sosyal Tesisleri’nin Nisan ayı itibarıyla vatandaşların hizmetine açılması planlanıyor.
Muş’ta çiftçiler tarım araçlarını kış şartlarına karşı koruyor
10 Şubat 2026 Salı - 13:36 Muş’ta çiftçiler tarım araçlarını kış şartlarına karşı koruyor Muş’taki çiftçiler, dondurucu soğukların tarım araçlarına zarar vermemesi için traktör ve römork lastiklerini çeşitli yöntemlerle koruma altına alıyor. Muş’ta kış aylarında etkili olan soğuk hava ve don olayları, tarım araçlarını da tehdit ediyor. Sonbahar döneminde tarım sezonunun sona ermesiyle birlikte çiftçiler, traktör ve römork lastiklerini kış şartlarına karşı korumak amacıyla çeşitli önlemler alıyor. Özellikle Şenova köyünde çiftçilik yapan vatandaşlar, açık alanda bulunan tarım araçlarının lastiklerini naylon branda, çadır ve torbalarla sararak iple bağlıyor. Bu yöntemle lastiklerin soğuk hava nedeniyle çatlamasının önüne geçilmesi ve kullanım ömrünün uzatılması amaçlanıyor. Çiftçiler, kar ve yağmur sonrası tekerlek çevresinde biriken suyun donarak lastiklere zarar vermemesi için araçlarını düzenli olarak kontrol ediyor. Alınan önlemler sayesinde ağır yük altında çalışan lastiklerin kış boyunca zarar görmeden muhafaza ediliyor. İlkbahar mevsiminin gelmesi ve tarım sezonunun yeniden başlamasıyla birlikte koruma amacıyla sarılan brandalar sökülerek traktör ve römorklar tekrar kullanıma hazır hale getiriliyor. Çiftçiler, uyguladıkları bu yöntemlerle hem araçlarını koruyor hem de artan maliyetler karşısında önemli bir tasarruf sağlamış oluyor. Şenova köyünde çiftçilik yapan Bayram Şirvan, bu kış mevsiminde hava şartlarının normalin üzerinde soğuk seyretmesi nedeniyle tarım aletleri için önlem almak zorunda kaldıklarını belirtti. Şirvan, soğuktan korumak amacıyla tarım aletlerinin lastiklerini naylon ve torbalarla sardıklarını ifade ederek, "Çiftçilikle uğraşıyorum ve tarım işi yapıyorum. Bu kış havalar oldukça soğuk geçtiği için tarım aletlerimizle ilgili kendi imkânlarımızla önlem almak zorunda kaldık. Soğuktan korumak amacıyla lastikleri naylon ve torbalarla sardık. Şu an kontrol ettiğimizde herhangi bir sorun görünmüyor. Ancak bu önlemleri almamış olsaydık, bizim için çok daha büyük sıkıntılar ortaya çıkardı. Artan maliyetler ve yükselen fiyatlar nedeniyle oluşacak zararları karşılamak neredeyse imkânsız olurdu" dedi. Geçmiş yıllarda kış aylarının soğuk geçtiğini ancak bu yıl havaların daha sert olduğunu aktaran Şirvan, "Her yıl kış ayları soğuk geçiyor ancak bu yıl havalar önceki yıllara göre daha sert oldu. Bu nedenle tarım aletlerini kapatmak bizim için mecburiyet haline geldi. Şeker pancarı üretimi yaptığımız için kullandığımız tarım aletleri ağır işlerde kullanılıyor. Fabrikanın uzak olması ve şehir merkezine gitmek zorunda kalmamız nedeniyle ekipmanların sağlam olması büyük önem taşıyor. Aksi halde yolda ya da tarlada yaşanacak bir arıza bizi ciddi şekilde mağdur eder" şeklinde konuştu. Tarım aletlerinin lastiklerinin her yıl yenilenmesinin ya da değiştirilmesinin mümkün olmadığını ifade eden Şirvan, alınan önlemler sayesinde lastiklerin birkaç yıl daha kullanılabildiğini belirterek, "Bu aletlerin her yıl lastiklerini yenilemek ya da değiştirmek mümkün değil. Buna kimsenin gücü yetmez; bunu bütün çiftçiler bilir. Her yıl değiştirmek zaten sürdürülebilir değil. Bu şekilde koruma altına aldığımızda ise lastikler birkaç yıl daha sorunsuz şekilde kullanılabiliyor. Kapatılmadığı takdirde lastiklerde çatlama meydana geliyor. Yükün ağır olması nedeniyle bu çatlamalar büyük sorunlara yol açıyor. Özellikle yağmur yağdığında lastik diplerinde su birikmesi, ardından buz tutması ciddi risk oluşturuyor ve lastiklerin daha hızlı patlamasına neden oluyor" diye konuştu. Hava şartlarının her an değişebileceğine dikkat çeken Şirvan, çalışmalar başlayana kadar tarım aletlerinin bu şekilde korunacağını sözlerine ekleyerek, "Bu yüzden hem bulunduğu yerin uygun olması hem de sürekli kontrol edilmesi gerekiyor. Naylonlar iple bağlandığı için rüzgârdan açılma olabiliyor; bu durumda hemen müdahale etmek şart. Buzlanma da ayrı bir sorun. Eğer buz tutarsa yapılan kapatmanın da bir anlamı kalmaz; çünkü buz lastiği parçalayabilir. Bu nedenle düzenli olarak kontrol etmek zorundayız. Bugün de kontrollerimi yaptım. Tarım sezonunun başlamasına daha zaman var. Büyük ihtimalle mart ayının sonuna kadar bu şekilde kalacak. Hava şartları belli olmuyor; bugün sıcak olsa bile birkaç gün sonra yeniden soğuk olabilir. Bu yüzden işler başlayana kadar tarım aletlerimiz bu şekilde korunmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.
Bakan Yumaklı: "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıda israf ediliyor"
10 Şubat 2026 Salı - 13:33 Bakan Yumaklı: "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıda israf ediliyor" Hasan Kalyoncu Üniversitesinde düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı Sonuç Konferansı’nda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır. Bu gıdanın üretimi için kullanılan su miktarı ise yılda yaklaşık 250 kilometreküp seviyesindedir. Bu tablo bize çok net bir gerçeği göstermektedir" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gaziantep’te Sıfır Atık Vakfı, Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı’na katıldı. Konferansta konuşan Bakan Yumaklı, gıda güvenliği, israf, kuraklık, İklim değişikliği ve sıfır atık ile ilgili önemli konulara değindi. Sürdürülebilir gıda sistemleri, su verimliliği ve israfın azaltılması yönünde küresel politikaları güçlendirmek için çabaladıklarını belirtti. "Toplantıyı ulusal politikalara entegre edilmesi yönünde önemli bir adım olarak görüyoruz" Çalıştay hakkında bilgi veren Bakan Yumaklı, "Bugün; Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’nın sonuçlarını değerlendirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sakarya ve Muğla’nın ardından, çalıştayların üçüncü ayağı olarak bugün Gaziantep’teyiz. COP31 sürecinde ’Yerelden Ulusala: İsraf ve Atık’ temasıyla düzenlenen bu toplantıyı; yerelde geliştirilen bilgi, deneyim ve çözüm önerilerinin, ulusal politikalara entegre edilmesi yönünde önemli bir adım olarak görüyoruz" dedi. "Programın Gaziantep’te düzenlenmesi tesadüf değil" Çalıştayın Gaziantep’te gerçekleştirilmesinin tesadüf olmadığını belirten Bakan Yumaklı, "Gaziantep, yalnızca sanayi üretimi ve ticaret kapasitesiyle değil; tarımsal üretim gücü ve köklü gıda kültürüyle de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir. Özellikle Antep fıstığı üretiminde, Türkiye dünyada üçüncü sırada bulunmakta, ülkemizde Antep fıstığının yaklaşık yarısı da Gaziantep’te yetiştirilmektedir. Ayrıca Gaziantep, tam 108 coğrafi işaretli ürüne sahiptir. AB coğrafi işaretli ürün sayısı ise 5’e yükselmiştir. Şehrin bu üretim kapasitesi; yüksek katma değer, kırsal istihdam, gıda sanayisi ve ihracat açısından stratejik bir alan oluşturmaktadır. Gaziantep’te tarım; işleme, depolama, ticaret ve sofraya ulaşma aşamalarını kapsayan bütüncül bir gıda ekosistemi içinde ele alınmaktadır. Bu bütüncül yapının en güçlü tamamlayıcısı ise Gaziantep’in mutfak kültürüdür. Gaziantep, UNESCO Fark Oluşturan Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dahil edilen Türkiye’nin ilk şehridir. Bu unvan Gaziantep mutfağının, yerel üretime dayanan, mevsimine göre ürün kullanan ve israfı en aza indirmeye öncelik veren bir gelenek olduğunu da tescillemektedir. Bu yönüyle Gaziantep israfla mücadelede, sıfır atık hareketinde yalnızca bir uygulama alanı değil, aynı zamanda güçlü bir kültürel beşiktir" ifadelerini kullandı. "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır" Dünyanın iklim değişikliği, artan kuraklık ve nüfus artışı nedeniyle su varlığı ve gıda güvenliği açısından kritik bir süreçten geçtiğine dikkati çeken Bakan Yumaklı, "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır. Bu gıdanın üretimi için kullanılan su miktarı ise yılda yaklaşık 250 kilometreküp seviyesindedir. Bu tablo bize çok net bir gerçeği göstermektedir. Gıda israfı, aynı zamanda kaynak ve en önemlisi su israfıdır. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde, gıda ve su israfına yönelik başlatılan yaklaşımlar tam da bu sorunlara çözüm üretme iradesinin somut tezahürleridir. Bu anlayış doğrultusunda başlattığımız ’Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık’ kampanyasıyla topluma verdiğimiz mesaj şudur: kayıp ve israf ortak çabayla önlenebilir ve bu dayanışma o kaybı umuda dönüştürebilir. Kampanya kapsamında yaptığımız faaliyetler aracılığıyla, kamuoyunda büyük bir farkındalık oluşturduk. Bu süreç israfla mücadelenin yalnızca mevzuatla değil; davranış değişikliğiyle mümkün olabileceğini açıkça göstermiştir. Suda sıfır kayıp ilkesiyle yürüttüğümüz su verimliliği seferberliği ise yalnızca bir kampanya değil bir zihniyet dönüşümüdür" ifadelerine yer verdi. "Sensör tabanlı sulama teknolojisiyle yüzde 40’a varan su tasarrufu sağlandı" Tarımda dijital ve sensör tabanlı sulama teknolojileriyle yüzde 40’a varan su tasarrufu sağlandığını söyleyen Yumaklı, "Tarımda dijital ve sensör tabanlı sulama teknolojileriyle yüzde 40’a varan su tasarrufu sağlanmıştır. Modern sulama sistemleriyle sulanan alan oranı yüzde 33’e ulaşmıştır. Hedefimiz bu oranı yüzde 50’nin üzerine çıkarmaktır. Ayrıca suyu merkeze alan üretim planlaması ve kuraklığa karşı dayanıklı yeni türlerin geliştirilmesi, bu seferberliğin önemli yapıtaşları olmuştur. Su israfı yalnızca musluğu açık bırakmak değil üretimde, tarımda, sanayide ve şehirlerde suyu verimsiz ve plansız kullanmaktır. Evlerde gri su sistemleri, sanayide geri kazanım teknolojileri, tarımda basınçlı ve damla sulama sistemleriyle bu israfı önlemek mümkündür. Amacımız; her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci oluşturmaktır" şeklinde konuştu. "Gıda ve su israfının tehdit oluşturduğunu ve önlenmesinin kritik bir öncelik olduğunu vurguladık" Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nu, 17-19 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da başarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yumaklı, "Foruma, 100’ün üzerinde ülke temsilcisi ile 118 kurum ve kuruluş katıldı. Kamu kurumları, özel sektör, akademi, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcileri, sıfır atık politika ve stratejilerini İstanbul’da kapsamlı biçimde ele aldı. Bu sürecin devamında da ’Gıda ve Su İsrafını Önlemek-Geleceği Sahiplenmek’ temalı yüksek düzeyli paneli İstanbul’da düzenledik. Bu toplantıda ise 15’i bakan olmak üzere, 31 ülkenin ve uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisiyle buluştuk. Gıda ve su israfının küresel geleceğimiz açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ve bu sorunun önlenmesinin kritik bir öncelik olduğunu güçlü bir şekilde vurguladık. Bu toplantılar Sıfır Atık Hareketi’nin küresel merkezinin İstanbul olması yönündeki iradeyi daha da güçlendirmiştir. Ancak küresel platformlarda konuşulan hedeflerin gerçek karşılığını göreceğimiz asıl yer şehirlerimizdir. İşte bu nedenle, bugün Gaziantep’teyiz. Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda yürütülen bu çalıştaylar, ortak bir metodolojiye dayanmaktadır. Tematik masa sistemi ve sorun, çözüm, hedef ve izleme yaklaşımı sayesinde bu toplantılar, yalnızca tespit yapmakla kalmamış; uygulanabilir ve izlenebilir politika girdileri üretmiştir. Bu kapsamda her il için hazırlanacak yerel sıfır atık hedef belgeleri, yerel ihtiyaçların ulusal politika tasarımına veri sağlaması açısından son derece önemlidir" dedi. "Evsel atıktan enerji üretmek somut örneklerden biri" Gaziantep’te yürütülen yerel uygulamaların sıfır atık yaklaşımının yerel ölçekte somut ve ölçülebilir sonuçlar üretebildiğini açıkça gösterdiğini ifade eden Bakan Yutmaklı, "Yıllık yaklaşık 650 bin ton evsel atıktan elde edilen enerjiyle, yaklaşık 50 bin hanenin elektrik ihtiyacının karşılanması, atığın çevresel bir yük olmaktan çıkarılarak ekonomik bir değere dönüştürüldüğünün en somut örneklerinden biridir. ‘Geri Dönüşüm Evde Başlar’ ve ’Yeşil Antep’ gibi projeler, yerelde sahiplenilen bu dönüşüm iradesinin güçlü örnekleridir. Atığı kaynağında önleme, önlenemez ise katma değere dönüştürme, israfla mücadelenin temelidir. Bu yerel çabalar Türkiye’nin iklim hedefleriyle de doğrudan ilişkilidir. Atık yönetimi, döngüsel ekonomi, gıda israfını önleme ve su verimliliği bu hedefe ulaşmada öncelikli politika alanları arasında yer almaktadır. Bu mücadele merkezi idareden yerel yönetimlere, özel sektörden hane halkına her bir vatandaşımızın ortak sorumluluğudur. Bu çalıştaylar ve sonuç konferansları, COP31 süreci öncesinde Türkiye’nin sıfır atık yaklaşımını, yerel uygulamalar üzerinden, sahaya dayalı ve somut örneklerle anlatabilmesine imkan tanımaktadır. Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı’nın elde edilen çıktıları daha da güçlendireceğine, ulusal ve yerel politika bağını pekiştireceğine ve Türkiye’nin COP 31’e ev sahipliği yaptığı bu dönemde, yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Bütün çalışmalarımızda bize güçlü desteğini veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Emine Erdoğan Hanımefendiye şükranlarımı sunuyorum. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, Sıfır Atık Vakfı’na, Gaziantep Valiliğine, Gaziantep Büyükşehir Belediyesine, üniversitelerimize ve sürece katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. Düzenlenen çalıştaya, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Haluk Kalyoncu ve akademisyenler katıldı.
Çorum Belediye Başkanı Aşgın, çevreci enerji sistemlerini Danimarka’da inceledi
10 Şubat 2026 Salı - 13:15 Çorum Belediye Başkanı Aşgın, çevreci enerji sistemlerini Danimarka’da inceledi Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Danimarka’da fosil yakıtsız ve çevreci şehircilik uygulamalarını yerinde inceleyerek sürdürülebilir enerji sistemleri hakkında bilgi aldı. Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Danimarka-Türkiye Sektörel İş Birliği kapsamında düzenlenen programda çevreci ve sürdürülebilir şehircilik uygulamalarını yerinde inceledi. Enerji verimliliği, çevre politikaları ve yenilenebilir enerji sistemlerinin ele alındığı programda, Türkiye’den katılan heyet Danimarka’nın örnek projelerini yerinde gördü. Bakanlık yetkilileri, belediye başkanları ve akademisyenlerin katıldığı ziyaretlerde sürdürülebilir şehir modelleri hakkında bilgi alındı. Program kapsamında çeşitli enerji tesisleri ve saha uygulamaları incelenirken, fosil yakıt kullanımını en aza indiren sistemler dikkat çekti. Danimarka’da şehirlerin ve sanayi tesislerinin, çevreci enerji kaynaklarıyla ısıtılıp soğutulabildiği uygulamaların Türkiye için önemli örnekler sunduğu ifade edildi. Sap, saman, ağaç artıkları ve benzeri katı atıkların biyokütle olarak değerlendirildiği tesislerin, ısı pompaları ve ısı üretim-transfer merkezleriyle entegre şekilde çalıştığı, sıfır atık anlayışıyla kurulan bu sistemlerin enerji alanında dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığı ifade edildi. Ziyaret kapsamında Başkan Aşgın, Danimarka’nın ikinci büyük şehri Aarhus’un Belediye Başkanı Anders Winnerskjold ile de bir araya geldi. Görüşme sonunda Winnerskjold’a Hitit Güneş Kursu figürü hediye edildi. Programın Türkiye açısından önemli kazanımlar sunduğunu belirten Başkan Aşgın, enerji alanında edinilen yeni vizyonun yol gösterici olduğunu söyledi. Aşgın, Danimarka’da incelenen uygulamaların yenilenebilir enerji yatırımları ve atıkların enerjiye dönüştürülmesine yönelik çalışmalara katkı sağlayacağını ifade etti.
ASAT’tan su kayıplarına karşı ana sayaç uygulaması
10 Şubat 2026 Salı - 12:45 ASAT’tan su kayıplarına karşı ana sayaç uygulaması Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, su kaynaklarını korumak, kayıp-kaçakları en aza indirmek ve abonelere daha kaliteli hizmet sunmak amacıyla ana sayaç uygulamasını hayata geçirdi. ASAT Genel Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği ana sayaç uygulaması ile binaların girişlerine takılan ana sayaçlar sayesinde, parsel içine giren toplam su miktarı ölçülüyor. Bu ölçüm, daire sayaçlarının toplam tüketimiyle karşılaştırılarak bina ortak tesisatında veya bahçe hatlarında oluşabilecek gizli su kaçaklarının erken tespit edilmesi sağlanıyor. Gizli su kaçakları erken tespit edilecek Ana sayaç uygulamasıyla birlikte, bugüne kadar geç fark edilen su kaçakları kısa sürede belirlenerek tonlarca suyun boşa akmasının önüne geçilecek. Böylece hem abonelerin yüksek fatura ödemesi engellenecek hem de binalarda oluşabilecek yapısal zararların önüne geçilecek. Ayrıca uzun süre fark edilmeyen sızıntıların binaların temellerine verebileceği zararlar da engellenmiş olacak. Su kesintileri parsel bazında yapılacak Ana sayaç uygulaması, bakım ve onarım süreçlerinde yaşanan geniş çaplı su kesintilerini de azaltacak. Parsel içi su kaçaklarının tamiri sırasında, sayaç ve şube yollarında bulunan vanalar sayesinde yalnızca ilgili binada su kesintisi yapılacak. Böylece sokak veya mahalle genelinde kesinti yaşanmadan çalışmalar tamamlanabilecek. Daha dengeli basınç ve kaliteli su Su kaçaklarının azaltılmasıyla birlikte şebeke basıncı dengeleniyor ve abonelere daha istikrarlı su hizmeti sunuluyor. Uzun süre fark edilmeyen su sızıntıları, zamanla bina temellerinde hasara ve yollarda çökmelere neden olabiliyor. Ana sayaçlar sayesinde bu tür sızıntılar erken müdahaleyle gideriliyor, hem altyapının hem de yapıların ömrü uzatılıyor.
Denizli’deki bir firmaya kurulan GES ile 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek
10 Şubat 2026 Salı - 12:43 Denizli’deki bir firmaya kurulan GES ile 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek CW Enerji, Denizli’de faaliyet gösteren bir firma için 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu tamamladı. Proje ile yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek. CW Enerji, Denizli’de faaliyet gösteren bir firma için kurulumunu tamamladığı 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santrali (GES) projesiyle sürdürülebilir geleceğe önemli bir katkı daha sağladı. Hayata geçirilen proje sayesinde yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek. Proje, sanayide yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşmasına ve karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik sanayide yenilenebilir enerji dönüşümüne değerli bir katkı sunuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, firma olarak sürdürülebilirliği büyük önem verdiklerinin altını çizerek, "Enerji ihtiyacının her geçen gün arttığı bir dünyada, temiz ve yenilenebilir kaynaklara yönelmek artık bir tercih değil zorunluluk haline geldi. CW Enerji olarak, her zaman gelecek nesilleri de düşünerek projeler geliştiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz her yatırımda çevresel etkiyi en aza indirmeyi ve kaynakları verimli kullanmayı önceliklendiriyoruz. Yüksek verimlilik ve kalite standartlarına sahip panellerimizle sürdürülebilir enerji üretimini uzun vadede güvence altına alıyoruz. Bu anlayışla hem ülkemizde hem de uluslararası pazarlarda yeşil dönüşümün öncü aktörlerinden biri olmayı hedefliyoruz" dedi. "Yüksek verimli ve dayanıklı paneller" CW Enerji panellerinin yüksek verimlilik, uzun ömür ve uluslararası kalite standartlarına uygunluk açısından öne çıktığını belirten Yılmaz, AR-GE güçleri ve ileri üretim teknolojileri sayesinde maksimum enerji üretimi sağlayan, zorlu çevresel şartlara dayanıklı paneller geliştirdiklerini kaydetti. Yılmaz, bu sayede yatırımcılarına hem çevresel hem de ekonomik açıdan sürdürülebilir çözümler sunduklarını dile getirerek, "Geliştirdiğimiz çözümlerle yatırımcılarımızın enerji maliyetlerini düşürürken, karbon ayak izlerini azaltmalarına da katkı sağlıyoruz. Yerli üretim gücümüz ve mühendislik yetkinliğimizle projelerin her aşamasında güvenilir ve yüksek performanslı sistemler sunuyoruz. Amacımız yenilenebilir enerjiyi herkes için daha erişilebilir, daha verimli ve daha sürdürülebilir hale getirmek" diye konuştu. "Enerji bağımsızlığına katkı" Sanayi kuruluşlarının yenilenebilir enerji yatırımlarının Türkiye’nin enerji bağımsızlığına da önemli katkılar sunduğunu belirten Yılmaz, "Türkiye’nin dört bir yanında projeler üretmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda Denizli’de faaliyet gösteren bir firma için 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin kurulumunu tamamladık. Proje ile yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek" dedi.