ÇEVRE
03 Nisan 2026 Cuma - 18:30 Gelinciktepe’ye 5 bin 800 metrekarelik gençlik merkezi Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Gelinciktepe Gençlik Merkezi’nin temeli törenle atıldı. Malatya’da spor ve gençlik merkezi yatırımlarına devam eden Büyükşehir Belediyesi, kentin yeni yüzü, yükselen değeri Gelincik Tepe’de, önemli bir hizmete imza attı. Battalgazi ilçesi Gelinciktepe TOKİ Konutları bölgesinde 5 bin 800 metrekarelik bir alanda inşasına başlanılan Gelinciktepe Gençlik Merkezi’nin temeli törenle atıldı. Temel atma töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Bugün temelini attığımız bu merkez, 5 bin 800 metrekarelik bir alana sahip. Merkezimiz, 3 bin 585 metrekare kapalı kullanım alanına sahip olacak. Bodrum, zemin ve birinci kattan oluşan modern ve fonksiyonel bir yapı olarak inşa edilecek. İçerisinde çok amaçlı salonlardan kitap kafelere, inovasyon odalarından müzik atölyelerine kadar gençlerimizin kendilerini geliştirebileceği birçok imkân bulunacak" dedi. Malatya’nın geleceğine yön verecek projeleri hayata geçirdiklerini söyleyen Başkan Er, "Bizler sadece Malatya’da depremin yaralarını sarmıyoruz. Biz aynı zamanda geleceğin Malatya’sını inşa ediyoruz. Şehircilikten sanayiye, turizmden tarıma kadar her alanda güçlü bir vizyonla hareket ediyor, yeni bir Malatya’yı adım adım inşa ediyoruz. Emin olun, bugün bir kısmını gördüğünüz bu değişimi önümüzdeki aylarda çok daha net hissedeceksiniz. Birkaç ay sonra daha fazla, yıl sonuna doğru ise inşallah ulaşımıyla, sanayisiyle, yollarıyla, caddeleriyle her yönüyle yepyeni bir Malatya’yı hep birlikte göreceğiz. Ancak biz şehri sadece binalardan ibaret görmüyoruz. Şehrin ruhunu inşa eden en önemli unsurun gençlik olduğunu biliyoruz. Bu yüzden gençlerimizin gelişimi, sosyal hayatı ve yarınlara hazırlanması bizim en büyük önceliklerimizden biridir. Bu kapsamda Malatya’mızda yaklaşık 4 milyar liralık gençlik ve spor yatırımı gerçekleştiriyoruz." diye konuştu. Başkan Er, Malatya’nın yeniden inşa sürecine büyük katkılarından dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a ve emeği geçen herkese teşekkür etti. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın katkılarıyla Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen temel atma törenine; Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ebu Bekir Kayhan ile çok sayıda davetli katıldı. Konuşmaların ardından dua edilerek, gençlik merkezinin temeli atıldı.
Kahverengi kokarca tehdidinde kritik dönem
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:51 Kahverengi kokarca tehdidinde kritik dönem Türkiye’de son yıllarda tarımsal üretimi tehdit eden kahverengi kokarca kışlak döneminde sessizliğini korurken, asıl riskin bahar aylarıyla birlikte ortaya çıkması bekleniyor. Uzmanlara göre kış boyunca ev, kömürlük, çatı arası ve depo gibi alanlarda gizlenen her bir kokarca, uygun koşullarda yaz aylarına kadar binlerce bireye ulaşabilen bir popülasyonun kaynağı olabiliyor. Türkiye’de ilk kez 2017 yılında Doğu Karadeniz’de tespit edilen kahverengi kokarca, Artvin’den kısa bir süre sonra Rize, Trabzon, Giresun ve Ordu başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi’ne yayıldı. Son yıllarda Marmara ve İç Anadolu’da da görülmeye başlayan tür, özellikle fındık, mısır, sebze ve meyve üretiminde ciddi kayıplara yol açtı. Kış aylarında "kışlak" olarak adlandırılan kapalı alanlarda hareketsiz halde bulunan kahverengi kokarca, havaların ısınmasıyla birlikte mart ayından itibaren tekrar doğaya çıkıyor. İlk yumurtlamada yaklaşık 80-90 yumurta bırakabilen kahverengi kokarca, uygun çevresel koşullarda birkaç nesil içinde 10 bine varan bireylere ulaşabiliyor. Özellikle fındık bahçelerinde bitkinin öz suyunu emerek ürün kaybına neden olan zararlı, 300’den fazla bitki türüyle besleniyor. Tarım ürünleri için ciddi tehdit oluşturan böceğin üremesini önlemek amacıyla biyolojik ve kimyasal mücadele yöntemleri birlikte uygulanıyor. "Şu an kokarca bitti gibi gözüküyor, sesini çıkarmıyor, çünkü uyuyor" Kahverengi kokarcaya yönelik yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler veren Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, bahçe ve orman kenarındaki köy evleri, yazlıklar, kömürlükler, depolar ile çatı aralarının kışlak döneminde kontrol edilmesi gerektiğini belirterek, "Şu an kokarca bitti gibi gözüküyor, sesini çıkarmıyor. Çünkü uyuyor. Kışlaklardan çıkacak her bir kokarca bahar ve yaz aylarında 10 bin kokarcaya kadar çoğalabilir. Birinci yavrulamada 90 tane yumurta, o yavrular da birer yumurtlarsa yine 10 bin kokarca oluyor. Bu büyük bir sorun. Vatandaşlarımız bahçe ve orman kenarındaki kömürlük, yazlık ve köy evlerini kışın mutlaka ziyaret edip çatı, kapı araları, hatta gardıroptaki kıyafetlerinin ceplerini bile kontrol edip kokarcayı imha etmesi gerekiyor. Her bir kokarca başımıza bela olacak. Önümüzdeki sezon için şimdiden feromon tuzaklarımızı, kimyasal ve biyosidal ürünlerimizi satın aldık. Sezon için hazırız. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç ile beraber kışlakları ilaçladık, önümüzdeki sezon da buna başlayacağız. Şu anda mücadele sırası vatandaşımızda. Lütfen evlerimizi temizleyelim. Havaların ısınmasına bağlı mart ayından sonra kokarcalar dışarıya çıkabilir. Geçen sene bu nisan-mayıs gibi oldu. Havaların soğuk gitmesi nedeniyle fındığımıza çok zararı yoktu ama havalar erken ısınırsa mart ayında piyasaya çıkacaklar" dedi. "Bu mücadeleyi kesintisiz yapmamız gerekiyor" "Geçtiğimiz yıl fındıktaki zararımız don ve kuraklıktan dolayıydı" diyen Kaplan, "2024 yılında 38 bin ton rekoltemiz varken, 2025 yılında 33 bin tona düştü. Burada don ve kuraklıktan dolayı zarar gördük. Cumhurbaşkanlığımız bölgemize 96 milyon TL göndererek don zararını karşıladılar. Geçen sene kışın uzun sürmesi, kokarcanın geç çoğalması gibi sebeplerden dolayı beslenme dönemleri fındığın sertleştiği döneme denk geldiği için çok büyük zarar vermedi. 2024 yılında yüzde 10’a yakın bir zarar vermişti. 2026 yılında zarar vermeyecek anlamına gelmiyor. Daha büyük zararlar verebilir. Kokarcanın tüm dünyada sebze ve meyveye vermiş olduğu zarar 70 milyar dolar. Bu bize de zarar vermeyecek anlamına gelmez. Bu mücadeleyi kesintisiz yapmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Trabzon’da halk arasında "Drakula" olarak bilinen uzun antenli turunçgil böceği ile 5 yıldır mücadelenin sürdüğünü vurgulayan Kaplan, "Bakanlık olarak turunçgil uzun antenli böceği ile ilgili Maçka bölgesini 5 yıldır ilaçlıyoruz. Bu yıl da ödenek gelince ilaçlayacağız. Mücadelede yol aldık ama zirai zararlılarının geneli uzun süreçli baskılama ile yok edilebiliyor. Bu çok zararlı bir böcekti. Maçka bölgesindeki Esiroğlu’nda tüm fındıkları söktük" ifadelerini kullandı.
Sadak Baraj Gölü buz tuttu
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:44 Sadak Baraj Gölü buz tuttu Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Sadak Baraj Gölü, dondurucu soğuklarla birlikte buzla kaplandı. Kelkit ilçesi Sadak köyü sınırlarındaki Sadak Baraj Gölü, hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle tamamen buz tuttu. Kalınlığı yer yer 20 santimetreyi bulan buz tabakasıyla baraj gölü kış manzarasına büründü. Kar ve buzla kaplanan Sadak Barajı sakin atmosferiyle doğa tutkunlarının ilgisini çekerken, bölgeye gelen iki balıkçı da buz tutan gölde motorlu testereyle açtıkları deliklerden oltalarını suya bıraktı. "Korkutucu ama bizim için vazgeçilmez bir tutku" Baraj gölüne balık tutmanın yanında doğanın ve manzaranın keyfini çıkarmak için geldiklerini ifade eden Soner Bayram, "Boş zamanlarımızda arkadaşımla birlikte buraya gelip balık tutmaya çalışıyoruz. Balık tutmak bizim için bir keyif, bir tutku. Aynı zamanda huzur veriyor. Adrenalin sevenleri de buraya davet edebilirim. Biraz korkutucu olabilir ama bizim için vazgeçilmez bir tutku, bundan kopamıyoruz. Hava soğuk, buz kalınlığı yaklaşık 20 santimetre. Nasibimizi bekliyoruz. Balıkçılık gerçekten bir tutku işi. Burası yaklaşık bir ay önce buz tuttu ve bir ay kadar daha böyle devam eder. Sonrasında buzlar çözülmeye başlar. Biz yaz kış buraya geliyoruz. Kışın burada oturup çayımızı demliyor, keyif yapıyoruz. Yazın da ayrı bir güzelliği oluyor. Nasibimiz olursa balığımızı tutup gidiyoruz. Bu bizi mutlu ediyor. Aslında buraya sadece balık için değil, huzur ve keyif için geliyoruz. Biraz da heyecan arıyoruz. Düşme korkusu, balık tutup tutamama ihtimali. Ama hepsinden önemlisi buranın doğası ve manzarası bizi cezbediyor" dedi. "Buzların kırılmasından korkmuyoruz" Balık tutmanın kendisi için büyük bir zevk olduğunu ve bu nedenle buzların kırılmasından korkmadığını dile getiren Alperen Sevinç, "Sadak bizim için bir yaşam tarzı. Doğası ve muhteşem manzarasıyla gelip burada doğayla iç içe balık tutuyoruz. Balık bizim için vazgeçilmez bir zevk. Buzlar bile bizi durduramıyor. Buz ne kadar ince olursa olsun aksiyonu seviyoruz. Kırılma korkumuz yok. Gelip burada balığımızı tutuyor, stresimizi atıyoruz. Şehrin boğucu havasından uzaklaşıp doğayla buluşmak bize mutluluk veriyor. Tuttuğumuz balıkları da evde ya da köyümüzde pişirip afiyetle yiyoruz. Korkmuyoruz, çünkü doğaya alışığız. Doğaya alışık olmayan insanlar korkabilir. Kısacası aksiyonu seviyoruz, buzun kırılmasından da korkmuyoruz. Hiçbir şey bizi yıldıramaz" diye konuştu.
Sadak Baraj Gölü buz tuttu
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:41 Sadak Baraj Gölü buz tuttu Sadak Baraj Gölü, dondurucu soğuklarla birlikte buzla kaplandı. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak Köyü sınırlarındaki Sadak Baraj Gölü, hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle tamamen buz tuttu. Göl yüzeyinde kalınlığı yer yer 20 santimetreyi bulan buz tabakası oluşurken, baraj gölü beyaz örtüyle birlikte kış manzarasına büründü. Kış şartlarının etkisini artırdığı bölgede göl yüzeyi ve çevresinde kartpostallık görüntüler oluştu. Soğuk havaya rağmen bölgeye gelen vatandaşlar buzla kaplanan göl üzerinde manzaranın tadını çıkardı, doğayla baş başa vakit geçirdi. Kar ve buzla kaplanan Sadak Barajı, sakin atmosferiyle doğa tutkunlarının ilgisini çekerken bölgeye gelen iki balıkçı da buz tutan gölde motorlu testereyle açtıkları deliklerden oltalarını suya bırakarak nasiplerini aradı. "Korkutucu ama bizim için vazgeçilmez bir tutku" Baraj gölüne sadece balık tutmak için değil doğanın ve manzaranın keyfini çıkarmak için de geldiklerini ifade eden Soner Bayram, "Boş zamanlarımızda arkadaşımla birlikte buraya gelip balık tutmaya çalışıyoruz. Balık tutmak bizim için bir keyif, bir tutku. Aynı zamanda huzur veriyor. Adrenalin sevenleri de buraya davet edebilirim. Biraz korkutucu olabilir ama bizim için vazgeçilmez bir tutku, bundan kopamıyoruz. Hava soğuk, buz kalınlığı yaklaşık 20 santimetre. Nasibimizi bekliyoruz. Balıkçılık gerçekten bir tutku işi. Burası yaklaşık bir ay önce buz tuttu ve bir ay kadar daha böyle devam eder. Sonrasında buzlar çözülmeye başlar. Biz yaz kış buraya geliyoruz. Kışın burada oturup çayımızı demliyor, keyif yapıyoruz. Yazın da ayrı bir güzelliği oluyor. Nasibimiz olursa balığımızı tutup gidiyoruz. Bu bizi mutlu ediyor. Aslında buraya sadece balık için değil, huzur ve keyif için geliyoruz. Biraz da heyecan arıyoruz. Düşme korkusu, balık tutup tutamama ihtimali Ama hepsinden önemlisi buranın doğası ve manzarası bizi cezbediyor" dedi. "Buzların kırılmasından korkmuyoruz" Balık tutmanın kendisi için büyük bir zevk olduğunu ve bu nedenle buzların kırılmasından korkmadığını dile getiren Alperen Sevinç, "Sadak bizim için bir yaşam tarzı. Doğası ve muhteşem manzarasıyla gelip burada doğayla iç içe balık tutuyoruz. Balık bizim için vazgeçilmez bir zevk. Buzlar bile bizi durduramıyor. Buz ne kadar ince olursa olsun aksiyonu seviyoruz. Kırılma korkumuz yok. Gelip burada balığımızı tutuyor, stresimizi atıyoruz. Şehrin boğucu havasından uzaklaşıp doğayla buluşmak bize mutluluk veriyor. Tuttuğumuz balıkları da evde ya da köyümüzde pişirip afiyetle yiyoruz. Korkmuyoruz çünkü doğaya alışığız. Doğaya alışık olmayan insanlar korkabilir. Kısacası aksiyonu seviyoruz, buzun kırılmasından da korkmuyoruz. Hiçbir şey bizi yıldıramaz" diye konuştu. (UA-RE-EK
Denizli’de el konulan nesli tehlike altındaki piton Konya’da koruma altına alındı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:28 Denizli’de el konulan nesli tehlike altındaki piton Konya’da koruma altına alındı Denizli’de bir alışveriş merkezinde el konulan Albino Burma pitonu, Konya’da koruma altına alındı. Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekiplerince bir alışveriş merkezinde yapılan denetimlerde, gösteride kullanılan Albino Burma pitonuna ait gerekli izin ve belgelerin bulunmadığı tespit edildi. Bunun üzerine Uluslararası Nesli Tehlike Altında Olan Yaban Hayvanı ve Bitki Türlerinin Ticaretine İlişkin Sözleşme (CITES) kapsamında yılana el konulurken, ilgili şahıslar hakkında idari işlem başlatıldı. CITES’e tabi olan Albino Burma pitonu, Konya’daki Karatay Belediyesi Hayvanat Bahçesi’nde koruma altına alındı. Karatay Belediyesi Hayvanat Bahçesi Veteriner Hekimi Ahmet Akbalcı, "Denizli Doğa Koruma Milli Parklar tarafından el konulan piton yılanı tarafımıza teslim edildi. Yapılan sağlık kontrollerinde genel sağlık durumunun iyi olduğu, herhangi bir sağlık probleminin olmadığı anlaşılmıştır. Bundan sonraki süreçte uzman ekibimiz tarafından gerekli kontrolleri ve adaptasyon süreci tamamlanacaktır. Bu tip egzotik hayvanların izinsiz barındırılması, insan güvenliği ve hayvan sağlığı açısından risk taşımaktadır. Bu tip durumlarda Doğa Koruma ve Milli Parklar ekibine şikayette bulunarak, hayvanların bu tip hayvanat bahçelerine teslim edilerek daha rahat güvenilir bir ortamda yaşamalarına katkınız olabilir. Bundan sonraki süreçte piton yılanımızın beslenmesi, bakımı, adaptasyon süreci tarafımızdan kontrol edilecektir" diye konuştu.
Denizli’de el konulan nesli tehlike altındaki Albino Burma Pitonu Konya’da koruma altına alındı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:26 Denizli’de el konulan nesli tehlike altındaki Albino Burma Pitonu Konya’da koruma altına alındı Denizli’de bir alışveriş merkezinde düzenlenen gösteride kullanılan Albino Burma Pitonu, yapılan denetimlerde gerekli izin belgelerinin bulunmadığının tespit edilmesi üzerine ekipler tarafından el konularak Konya Karatay Belediyesi Hayvanat Bahçesi’nde koruma altına alındı. Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekiplerince bir alışveriş merkezinde yapılan denetimlerde, gösteride kullanılan Albino Burma Pitonuna ait gerekli izin ve belgelerin bulunmadığı tespit edildi. Bunun üzerine Uluslararası Nesli Tehlike Altında Olan Yaban Hayvanı ve Bitki Türlerinin Ticaretine İlişkin Sözleşme (CITES) kapsamında yer alan yılana el konulurken, ilgili şahıslar hakkında idari işlem başlatıldı. CITES’e tabi olan Albino Burma Pitonu Konya Karatay Belediyesi Hayvanat Bahçesi’nde koruma altına alındı. Karatay İlçe Belediyesi Hayvanat Bahçesi Veteriner Hekimi Ahmet Akbalcı, "Denizli Doğa Koruma Milli Parklar tarafından el konulan piton yılanı tarafımıza teslim edildi. Yapılan sağlık kontrollerinde genel sağlık durumunun iyi olduğu, herhangi bir sağlık probleminin olmadığı anlaşılmıştır. Bundan sonraki süreçte uzman ekibimiz tarafından gerekli kontrolleri ve adaptasyon süreci tamamlanacaktır. Bu tip egzotik hayvanların izinsiz barındırılması insan güvenliği ve hayvan sağlığı açısından risk taşımaktadır. Bu tip durumlarda Doğa Koruma Milli Parklar ekibine şikayette bulunarak hayvanların bu tip hayvanat bahçelerine teslim edilerek daha rahat güvenilir bir ortamda yaşamalarına katkınız olabilir. Bundan sonraki süreçte piton yılanımızın beslenmesi, bakımı, adaptasyon süreci tarafımızdan kontrol edilecektir" diye konuştu.
Kemah’taki Ardos Gölü dondu: Bin 660 rakımlı buz gölü drone ile görüntülendi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:16 Kemah’taki Ardos Gölü dondu: Bin 660 rakımlı buz gölü drone ile görüntülendi Erzincan Kemah’taki Ardos Gölü, kış mevsiminde tamamen buzla kaplandı. Drone ile görüntülenen bin 660 rakımlı gölün eşsiz manzarası, doğaseverleri kendine hayran bırakıyor. Erzincan’ın Kemah ilçesine bağlı Beşikli köyünde yer alan Ardos Gölü, etkili olan soğuk hava nedeniyle dondu. Deniz seviyesinden bin 660 metre yükseklikte bulunan göl, drone ile havadan görüntülendi. Cam gibi donan göl yüzeyi ve çevresini saran doğal doku, bölgeyi adeta bir kış tablosuna dönüştürdü. Havadan kaydedilen görüntüler, Ardos Gölü’nün doğayla iç içe olan eşsiz konumunu gözler önüne serdi. Bu benzersiz manzarayı kaçırmak istemeyen doğaseverler ve fotoğraf meraklıları, zorlu kış şartlarına rağmen bölgeye gelerek, gölün sunduğu huzur dolu atmosferi yerinde deneyimliyor. Ziyaretçiler, Ardos Gölü’nün özellikle kış aylarında farklı ve etkileyici bir güzelliğe büründüğünü dile getirdi. Doğaseverlerden Kemal Arduç, araçlarının belli bir noktaya kadar gelebildiğini, o nedenle göle yürüyerek gelmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Biz doğaseverler olarak sadece yazın değil, kışın da tadını çıkarmaya çalışıyoruz. Erzincan’da ağır kış mevsimi yavaş yavaş kendini bahara doğru atıyor. Karlar erimeye başladı. Şu anda Ardos Gölü’ndeyiz. Karlar eriyince gölün üzerindeki buz da meydana çıktı. Bütün göllerimiz şu an buz tutmuş halde. Geldik, gördük, burada pikniğimizi yaptık. Bundan sonra bahar mevsimini bekleyeceğiz. Baharda buranın ayrı bir güzelliği var. yeri var buranın. Bu göl normal bir göl değil, doğal bir göl. Akarı da yok buranın. Herkesi bu gölü görmeye bekliyoruz. Ayrıca bu göle veya bunun gibi birçok göle ulaşmak da kolay olmuyor, yürüyerek geldik. Aracımız bir noktaya kadar çıktı, yollar kapalı. Bayağı bir yürüdük, malzemelerimizle birlikte yürüdük ama değdi" dedi. Ardos Gölü’nün doğal ve tarihi değerleriyle öne çıktığını vurgulayan Beşikli köyü Muhtarı Süleyman Ayan ise, "Ardos Gölümüz, Erzincan Kemah ilçesine bağlı Beşik köyünde bulunmaktadır. Bin 660 rakımda bulunuyor. Gölümüzün 25 metre derinliği ve yaklaşık 850 metre çevre ölçümü var. Tarihi mezarlıklarımız var, çok eski en az 500 yıllık tarihi mezarlıklarımız var. Doğal güzelliğe gelen misafirlerimiz burada çok mutlu oluyorlar. İnşallah burayı daha güzel bir mesire alanına çevirmek istiyoruz. Sayın valimizin desteğiyle, onun talimatıyla burayı güzel bir mesire alanına da dönüştürmek istiyoruz. Gelen misafirlerimiz burada keyifle otursun, vakit geçirsin" şeklinde konuştu. Dört mevsim ayrı bir güzellik sunan Ardos Gölü, kışın buzla kaplanan yüzeyiyle Erzincan’ın keşfedilmeyi bekleyen doğal değerleri arasında öne çıkıyor.