ÇEVRE
Bakan Yardımcısı Gizligider: "Geçen yıla oranla yağışlar yüzde 66 arttı"
15 Şubat 2026 Pazar - 16:41 Bakan Yardımcısı Gizligider: "Geçen yıla oranla yağışlar yüzde 66 arttı" Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Muğla’da son bir hafta içinde yoğun yağış nedeniyle taşan Dalaman Çayı’nda ve Köyceğiz Kavakçalı Mahallesi’nin ulaşımını sağlayan çöken yolda incelemelerde bulundu. AK Parti Muğla milletvekilleri ve DSİ Genel Müdürü’nün hazır bulunduğu incelemede Dalaman Çayı makineli çalışma alanında incelemelerde bulunan Bakan Yardımcısı Gizligider, burada DSİ 21. Bölge Müdürü Birol Çınar’dan brifing aldı. "Bu yıl Türkiye’nin uzun yıllar yağış ortalaması arasında yüzde 16 artış yaşandı" Dalaman Çayı üzerinde son yağışlar hakkında açıklama yapan Bakan Yardımcısı Gizligider, "Son günlerde Türkiye’de yoğun bir yağış söz konusu. Bir yandan bu yağışlar için ne kadar şükretsek azdır. Zira geçtiğimiz yılla bu yılın ortalamasını karşılaştıracak olursak, geçen yıla göre tüm Türkiye’de bugün tarih itibarıyla mukayese ettiğimizde yağışlar yüzde 66 arttı. Bu bizim için harika bir haber. Yine uzun yıllar ortalamasına baktığımızda da Türkiye’nin yağış ortalamasıyla bu yılın yağış ortalaması arasında da yüzde 16 bir artış var. Yani onun için ne kadar şükretsek azdır. Ama elbette şöyle bir gerçek var, artık buna yeni normal diyorlar. Aslında normal falan da değil, anormal belki. Öyle bir zaman geliyor ki bir yılda alınması gereken yağış bazen bir ayda, bazen bir haftada ya da birkaç aylık alınması gereken yağış birkaç günde adeta yeryüzüne boşalıveriyor. Ve bu yeni normale de bizim uyum göstermemiz gerekiyor. Bu tabii tüm dünyada olan bir durum, bir değişiklik, iklim değişikliği deniyor buna. Özellikle de Akdeniz çanağı ülkeleri bundan çok fazla etkilendi ve elbette bizler Türkiye olarak bundan etkilenmekteyiz. İnşallah bundan sonra olmasın bu afetler ama bizim hazırlığımız bundan sonra olacaklara göre de olacak. Yani bu yeni normale hazırlanmak bizim şu anda en önemli görevimiz" dedi. "Yeni iklim düzenine alışmamız lazım" Dünyada iklim değişikliğine bağlı yeni bir düzen oluştuğunu belirten Gizligider, "Burada akla gelen en büyük müdahale, en büyük çözüm nedir? Sigorta sistemidir. Tarımsal üretimde sigorta, yani buna kısaca biz TARSİM diyoruz ve burada Muğla’da belli bir oranda TARSİM’imiz var ama bunu doğrusu yeterli bulmuyoruz biz. Bitkisel üretimde Muğla’da TARSİM oranı yüzde 10, seracılıkta yüzde 30, hayvancılıkta yüzde 60, arıcılıkta biraz daha yüksek bir oran. Özellikle üreticilerimize sesleniyorum. Bundan sonra da bu doğa olaylarının yaşanması muhtemeldir. 13 Nisan gecesi Türkiye’de 67 vilayette don olayı yaşandı. 8 saati aşan ve eksi 20’lere kadar uzanan ve aralıksız olarak bu don meselesinden dolayı hem enflasyona yansıma hem birçok ürüne ulaşamadık ve başka aksaklıklar. Yeni normal dönemi, yeni dünya düzeninde, yeni iklim düzeninde bundan sonra da yaşanması muhtemel riskler vardır, olacaktır. Yüzde 50 ile başlıyor, yüzde 70’e kadar uzanıyor devletin prim desteği. Yani sizin ödeyeceğiniz pirimin yüzde 50 ile yüzde 70’e kadar ulaşacak kısmını devlet karşılıyor. "Muğla’da 11 bin 500 taşkın koruma yaptık" Muğla genelinde 11 bin 500 adet taşkın koruma yaptıklarını, eğer bu taşkın korumalar yapılmasaydı, bugün Muğla’da durumun daha vahim bir durumu ortaya çıkacağını belirten Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, "Seralarımızda diğer bitkisel üretim alanlarında zararlar var. Burada da alanların bazısına girilebilir düzeyde, bazen girilemeyecek alanlar var. Tüm Türkiye’de 18 ilde taşkın meydana geldi arkadaşlar. Ve biz DSİ ekipleri olarak 604 adet iş makinesi, ekipmanla birlikte 881 adet personel şu anda arkamda da gördüğünüz örnekte olduğu gibi arazide ve duruma vaziyet etmekte. Elbette en büyük tesellimiz şu ana kadar bir can kaybı söz konusu değil. Muğla’da ne oldu, ne olacak biraz bundan bahsetmek istiyorum. Sadece Muğla’da 11 bin 500 taşkın koruma tesisi yapmışız. Eğer bunlar olmasaydı ne olurdu? Bu sorunun cevabı en kritik cevap. İşte o zaman her yer çok daha büyük bir felaketle, Allah esirgesin hem can kaybıyla hem katlanır şekilde mal kaybıyla karşılaşacaktı. Ancak 11 bin 500 adet taşkın korumamıza rağmen dedik ya yeni normal, doğanın farklı farklı cilveleri bunlar yaşanabiliyor. Ama bunlara da gerekli inşallah tedbirleri alıyoruz. Özellikle Dalaman Çayı’na ilişkin. Dalaman Akköprü Barajı’nın son yağışlarla maksimum işletme seviyesine gelmesi söz konusu. Yani artık bundan sonrasının taşması söz konusu olur. İşte bu olmasın diye şu anda saniyede 342 metreküp su Dalaman Çayı’na buraya kontrollü olarak veriliyor. Yine Dalaman Çayı setli onarımı için de bugüne kadar 17 iş makinesi ve 27 personelle çalışmamız sürüyor. Yine Muğla ile ilgili bir bilgi verelim. On binlerce tesis yapıyoruz. Sadece devlet su işleri eliyle 5.7 milyarlık bir yatırım yapmışız Muğla’ya. 63 adet taşkın kontrol tesisi yapılmış. Ve şu önemli bilgi arkadaşlar, 70 bin dekar alan taşkından korunmuş bu şekilde" ifadelerini kullandı.
Kayseri-Adana karayolunda selin izleri siliniyor
15 Şubat 2026 Pazar - 15:18 Kayseri-Adana karayolunda selin izleri siliniyor Adana’da etkili olan sağanak yağışların ardından zarar gören Kayseri–Adana karayolunun yeniden ulaşıma açılması için ekipler sahada çalışma başlattı. Selin bıraktığı hasar ve çalışmalar havadan görüntülendi. Adana ve ilçelerinde çarşamba günü başlayan, perşembe ve cuma günleri de devam eden sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Cuma günü yağış miktarı Aladağ’da 141, Saimbeyli’de 120, Kozan’da 119, Feke’de 105, Seyhan’da 94 ve Pozantı’da 89 kilogram olarak ölçüldü. Yağışların ardından Göksu Nehri taşarken Saimbeyli ilçe girişinde yolun çökmesi nedeniyle karayolu ulaşıma kapatıldı. Feke ilçe merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Süphandere Mahallesi’nde köprünün bir bölümü sel sularının etkisiyle yıkıldı. Yollara kaya parçaları düştü, bazı noktalarda heyelan meydana geldi. Nehrin taşması sonucu yolun çöktüğü alan havadan görüntülendi. Saimbeyli Kaymakamı Emre Aydın, selin dere yatağından çıkarak yaklaşık 600 metrelik alanda hasar oluşturduğunu belirterek, "Devletimiz, Karayolları ve belediyelerimizle birlikte tüm kurumların seferberliğiyle yaraları sarıyoruz" dedi. AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru ise en büyük tesellilerinin can kaybı yaşanmaması olduğunu ifade ederek, "Devletimiz tüm kurumlarıyla yaraları sarmak için çalışıyor. Hasarlar onarılarak bölge yeniden hizmet verir hale gelecek. Bugün yolun tek şeritli olarak ulaşıma açılması hedefleniyor" diye konuştu. AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı da son günlerde metrekareye düşen yağış miktarının sel ve su baskınlarına neden olduğunu kaydederek, "Ekipler sahada çalışıyor, herhangi bir eksik yok. Saimbeyli karayolu da bugün tek şeritli olarak açılacak. Can kaybımız yok. Karataş’ta ekim alanlarında çalışmalar sürüyor. Kozan Anavarza Antik Kenti’nde belli bölgelerde su baskını var ve ekili alan çok olmadığı için büyük bir sorun görünmüyor. Dere yataklarının önünün tıkanmaması gerekiyor. Şehir merkezinde DSİ kanallarının önlerine daraltma yapılmamalı. Kanalizasyon altyapısı için devletimizin İller Bankası hibe destekleri var. Siyasi polemik yapmadan altyapıyı yeniden gözden geçirip, bunu bir örnek kabul ederek doğruları yapmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Saimbeyli Belediye Başkanı Mahmut Dal, Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz ve Feke Belediye Başkanı Cömert Özen’de afet bölgesinde incelemelerde bulundu.
Son yağışlar Beyşehir Gölü’ne can suyu oldu
15 Şubat 2026 Pazar - 14:28 Son yağışlar Beyşehir Gölü’ne can suyu oldu Yaz döneminde yaşanan şiddetli kuraklık nedeniyle su seviyesi düşerek kritik eşiklere gelen ve kıyılardaki sularında yüzlerce metre geriye doğru çekilme yaşanan Konya ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Beyşehir Gölü son yağışların ardından nefes aldı. Dağlardan eriyen kar suları, akışla birlikte debisi yükselen su kaynakları ile birlikte yüzde yüz doluluk seviyesine ulaştığı için Gembos Derivasyonu kanalına Derebucak Prof. Dr. Yılmaz Muslu Barajı’ndan aktarılan takviye sular da beslediği Beyşehir Gölüne adeta can suyu oldu. Yaşanan son gelişmelerin ardından son durumu merak edilen Beyşehir Gölü’nün havadan çekilen dron görüntüleri halihazırdaki tabloyu gözler önüne serdi. Beyşehir Kültür, Turizm ve Doğa Derneği Başkanı Mustafa Büyükkafalı, Beyşehir Gölü ile ilgili olarak şiddetli kuraklık çektiği yaz döneminde yaptıkları etkinliği hatırlatarak, "Beyşehir Gölü yaşıyor, ölmedi diye bir etkinlik yapmıştık. Gölün öldüğüne dair, dedikodular haberler çıkmıştı. Biz tabii ki biliyorduk ki, bu göl ölmeyecek, yaşatılabilecekti. Nitekim bu sene yağışlar o kadar güzel oldu ki, o kadar güzel yağdı ki, yer altı suları tamamen doldu, doluyor. Göle daha yansımadı ama dün gözlemlediğime göre Çamlık’tan, Derebucak’tan, Yeşildağ tarafından inanılmaz su geliyor. Tarlalar su altında. Tabii bu suların tamamının da Beyşehir Gölüne akıtılıyor olması lazım. Bu konuda belediye başkanımızın da bir çalışması var. Beyşehir Gölüne nereden bu boşa giden suları çevirebiliriz, yani Antalya ve Isparta bölgesine boşa akan suların bazılarını bölgemize nasıl çevirebiliriz, bunları araştırıyoruz" dedi. Beyşehir Gölü’nün son yağışlarla birlikte mevcut durumu hakkında da bilgiler veren Büyükkafalı, gölün Beyşehir kent merkezi kıyısındaki bölümlerde suların yine eski günlerine dönmesinin bayağı bir vakit alacağını düşündüklerini dile getirerek, "Şişme var göl sularında, açılan yerler kapanmaya başladı, adacıklar kapanmaya başladı. Şehre olan bölümünün yansıması biraz daha gecikecek gibi görünüyor ve de yağışlara daha da ihtiyacımız var diyebiliriz. Bu boşa giden akan suları çevirmemiz lazım, her şeyden önce israfı önlememiz lazım, su tasarrufu yapmamız lazım, gölün suyunu fazla kullanmamamız lazım, yani bunları yaparsak göl eski haline gelebilir" ifadelerini kullandı. Dernek Başkanı Mustafa Büyükkafalı, son yağışların ardından tam kapasiteye ulaşan komşu ilçe Derebucak’taki Prof. Dr. Yılmaz Muslu Barajı’ndan Beyşehir Gölü’ne Gembos iletim kanallarından aktarılan suların dere ve akarsu yataklarının da yeterli genişlikte olmaması sebebiyle göle ulaşması gereken suların kanalların çevresindeki ekili alanlarda taşkına yol açıp boşa gittiğini dikkat çekti. Büyükkafalı, Beyşehir Gölü’nün o eski özlenen günlerine bu yıl dönebileceğini ummadığını, bu yıl sadece su seviyesinin yasal koduna gelebileceğini ya da biraz geçebileceğini düşündüğünü de belirterek, "Çok daha kar yağması gerekiyor. Anamas Dağının zirvesinde halen 1 metre kar var ama biz normalde orada eski yıllarda 5-6 metre kar olduğunu biliyoruz. Yani kar var ama yeterli değil. Şu anki durum kötünün çok iyisi, yazın çok umutsuz kalmıştık. O kadar sert bir yaz geçti ki, göldeki suyun büyük bölümü buharlaştı gitti. Ama bu son yağışlar inanın çok sevindirici tabi, hala devam edecek. Yine haftaya yağış bekleniyor, kar da bekleniyor" diye konuştu.