ÇEVRE
Son yağışlar Beyşehir Gölü’ne can suyu oldu
15 Şubat 2026 Pazar - 14:28 Son yağışlar Beyşehir Gölü’ne can suyu oldu Yaz döneminde yaşanan şiddetli kuraklık nedeniyle su seviyesi düşerek kritik eşiklere gelen ve kıyılardaki sularında yüzlerce metre geriye doğru çekilme yaşanan Konya ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Beyşehir Gölü son yağışların ardından nefes aldı. Dağlardan eriyen kar suları, akışla birlikte debisi yükselen su kaynakları ile birlikte yüzde yüz doluluk seviyesine ulaştığı için Gembos Derivasyonu kanalına Derebucak Prof. Dr. Yılmaz Muslu Barajı’ndan aktarılan takviye sular da beslediği Beyşehir Gölüne adeta can suyu oldu. Yaşanan son gelişmelerin ardından son durumu merak edilen Beyşehir Gölü’nün havadan çekilen dron görüntüleri halihazırdaki tabloyu gözler önüne serdi. Beyşehir Kültür, Turizm ve Doğa Derneği Başkanı Mustafa Büyükkafalı, Beyşehir Gölü ile ilgili olarak şiddetli kuraklık çektiği yaz döneminde yaptıkları etkinliği hatırlatarak, "Beyşehir Gölü yaşıyor, ölmedi diye bir etkinlik yapmıştık. Gölün öldüğüne dair, dedikodular haberler çıkmıştı. Biz tabii ki biliyorduk ki, bu göl ölmeyecek, yaşatılabilecekti. Nitekim bu sene yağışlar o kadar güzel oldu ki, o kadar güzel yağdı ki, yer altı suları tamamen doldu, doluyor. Göle daha yansımadı ama dün gözlemlediğime göre Çamlık’tan, Derebucak’tan, Yeşildağ tarafından inanılmaz su geliyor. Tarlalar su altında. Tabii bu suların tamamının da Beyşehir Gölüne akıtılıyor olması lazım. Bu konuda belediye başkanımızın da bir çalışması var. Beyşehir Gölüne nereden bu boşa giden suları çevirebiliriz, yani Antalya ve Isparta bölgesine boşa akan suların bazılarını bölgemize nasıl çevirebiliriz, bunları araştırıyoruz" dedi. Beyşehir Gölü’nün son yağışlarla birlikte mevcut durumu hakkında da bilgiler veren Büyükkafalı, gölün Beyşehir kent merkezi kıyısındaki bölümlerde suların yine eski günlerine dönmesinin bayağı bir vakit alacağını düşündüklerini dile getirerek, "Şişme var göl sularında, açılan yerler kapanmaya başladı, adacıklar kapanmaya başladı. Şehre olan bölümünün yansıması biraz daha gecikecek gibi görünüyor ve de yağışlara daha da ihtiyacımız var diyebiliriz. Bu boşa giden akan suları çevirmemiz lazım, her şeyden önce israfı önlememiz lazım, su tasarrufu yapmamız lazım, gölün suyunu fazla kullanmamamız lazım, yani bunları yaparsak göl eski haline gelebilir" ifadelerini kullandı. Dernek Başkanı Mustafa Büyükkafalı, son yağışların ardından tam kapasiteye ulaşan komşu ilçe Derebucak’taki Prof. Dr. Yılmaz Muslu Barajı’ndan Beyşehir Gölü’ne Gembos iletim kanallarından aktarılan suların dere ve akarsu yataklarının da yeterli genişlikte olmaması sebebiyle göle ulaşması gereken suların kanalların çevresindeki ekili alanlarda taşkına yol açıp boşa gittiğini dikkat çekti. Büyükkafalı, Beyşehir Gölü’nün o eski özlenen günlerine bu yıl dönebileceğini ummadığını, bu yıl sadece su seviyesinin yasal koduna gelebileceğini ya da biraz geçebileceğini düşündüğünü de belirterek, "Çok daha kar yağması gerekiyor. Anamas Dağının zirvesinde halen 1 metre kar var ama biz normalde orada eski yıllarda 5-6 metre kar olduğunu biliyoruz. Yani kar var ama yeterli değil. Şu anki durum kötünün çok iyisi, yazın çok umutsuz kalmıştık. O kadar sert bir yaz geçti ki, göldeki suyun büyük bölümü buharlaştı gitti. Ama bu son yağışlar inanın çok sevindirici tabi, hala devam edecek. Yine haftaya yağış bekleniyor, kar da bekleniyor" diye konuştu.
Tuzla Marmara Denizi’ne bir kez daha umut oldu
15 Şubat 2026 Pazar - 14:05 Tuzla Marmara Denizi’ne bir kez daha umut oldu Deniz ekosistemi için çok önemli olmasına rağmen Akdeniz’de sayıları giderek azalan pina ve deniz çayırlarının Tuzla kıyılarında görülmesinin ardından Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl dalış yaparak keşfi yerinde gözlemledi. Başkan Bingöl, "’Koku sorunu bitti’ dediğinizde bunu belgelemek zordur. Ancak deniz kirliliğinin önüne geçildiğine dair bir belge varsa, işte bugün o belgelerden birini gözümüzle görmüş olduk. Bu da bizi müthiş gururlandırdı" dedi. Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Tuzla’nın Postane Mahallesi’ndeki Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü kıyısında Marmara Denizi’ne özgü olan Zostera marina türü deniz çayırı ve pinalar bulmuştu. Akdeniz’de sayıları azalan pina ve deniz çayırlarının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Sarı, yerel yöneticileri dalış yaparak bu nadir bölgeleri yerinde görmeleri için çağrı yapmıştı. Bu çağrıya ilk yanıt veren Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl oldu. Prof. Dr. Sarı, Derinlere Saygı Dalışı Topluluğu ve Başkan Bingöl’ün yer aldığı dalış ekibi Tuzla’da su altına indi. Yapılan gözlemler, Tuzla kıyılarında ekolojik toparlanmanın somut işaretlerini ortaya koydu. Yapılan yeni dalışta daha önce Tuzla’da görülmeyen ve deniz ekosistemi için çok önemli olan bir tür deniz çayırı da görüntülendi. Prof. Sarı, 2 ila 5 metre derinliklerde iki ayrı noktada Zostera marina ve Cymodocea nodosa türü deniz çayırı ve hem yetişkin hem yavru pinaların görüntülendiğini söyledi. Başka bir bölgede yeni pinalar bulundu Dalış sonrası değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz çayırlarının varlığının kıyı ekosisteminin iyileşmeye başladığını gösterdiğini belirtti. Daha önce küçük bir alanda gözlemlenen deniz çayırlarının, bu kez başka bir noktada ve daha yoğun biçimde görüldüğünü ifade eden Sarı, çayırların içinde bebek pina bireylerine rastlandığını söyledi. Bunun su kalitesindeki iyileşmeye işaret ettiğini vurgulayan Sarı, "Bu bölge canlanıyor, tekrar hayata dönüyor demektir" dedi. Denizin canlı ve kendini yenilemeye çalışan bir sistem olduğunu belirten Sarı, insan müdahalesinin belirleyici olduğuna dikkat çekti. Kirlilik ve kıyı tahribatı azaldıkça deniz canlılarının geri döndüğünü ifade eden Sarı, pinaların içinde görülen küçük bireylerin yeni yerleşimlerin göstergesi olduğunu kaydetti. "Deniz kirliliğinin önüne geçildiğine dair belge varsa, birini görmüş olduk" Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl ise dalışta gözlemlenen tabloyu, göreve geldikleri günden bu yana yürüttükleri çevre politikalarının somut bir sonucu olarak değerlendirdi. "Koku sorunu bitti" demenin tek başına yeterli olmadığını belirten Bingöl, pinaları ve deniz çayırını burada görüyor olmak bizim açımızdan önemli bir duygu. Tuzla’daki koku ve kirlilik sorununa ilişkin olarak göreve geldiğimiz günden bu yana yaptıklarımızın bir sonucunu alıyoruz. ’Koku sorunu bitti’ dediğinizde bunu belgelemek zordur. Ancak deniz kirliliğinin önüne geçildiğine dair bir belge varsa, işte bugün o belgelerden birini gözümüzle görmüş olduk. Bu da bizi müthiş gururlandırdı" dedi. Başkan Bingöl, özellikle ileri biyolojik arıtma tesisinden çıkan suyun doğrudan denize verilmesinin önüne geçilmesini önemli bir adım olarak gösterdi. Mevzuata uygun şekilde derin deşarj yapılmasında hukuki bir engel bulunmadığını ancak İSKİ ile yürütülen görüşmeler sonucunda arıtılmış suyun denize ulaşmadan park sulama ve yol temizliğinde kullanılmaya başlandığını belirtti. Başkan Bingöl böylece hem su tasarrufu sağlandığını hem de arıtma çıkış suyunun doğrudan denize aktarımının engellendiğini dile getirdi. "Zabıta özel araçlarla vidanjör takibi yapıyor" Kaçak deşarjlarla mücadeleye de değinen Başkan Bingöl, "Özellikle dereye yapılan kaçak deşarj büyük bir sorun oluşturuyor. E-5’in üstünde çok sayıda Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ve iş yeri var. Ayrıca Umur Deresi gibi Kocaeli sınırlarıyla bağlantılı olan derelerimiz bulunuyor. Yetki karmaşasını fırsat bilen bazı vidanjör sahipleri ve bazı fabrikalar dereye kaçak deşarj yapıyor. Kolektöre yapılan kaçak deşarjda su en azından arıtmadan geçiyor. Ancak dereye yapılan kaçak deşarj hiçbir arıtmaya uğramadan doğrudan denize ulaşıyor. Bu da deniz yaşamını ciddi şekilde tehdit ediyor. Aynı zamanda dereden geçerken kötü kokuya neden oluyor. Bu nedenle derelerimizin tamamına güvenlik kameraları ve güneş enerjili aydınlatma sistemleri kuruyoruz. Kolektör hatlarında zabıtamız özel araçlarla vidanjör takibi yapıyor. Şu anda kolektörlere ve derelere yapılan kaçak deşarj büyük ölçüde azaldı; yakında tamamen bitirmeyi hedefliyoruz. Bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve İSKİ’yle ciddi süreçler yürütüyoruz. Biz bildiriyoruz, İl Müdürlüğü ruhsat iptali yapıyor; İSKİ suyu kesiyor. Denizi korumak ve koku sorununu kalıcı olarak çözmek için dereye kaçak deşarja kesin olarak son vermemiz gerekiyor" dedi. "Kimyasal yüklü çamur artık dereye akmıyor" Diğer kritik başlığın OSB’deki üç numaralı gölet olduğunu söyleyen Bingöl, göletin altında yaklaşık bir milyon metreküp kimyasal yüklü çamur bulunduğunu, yağışlı dönemlerde bu suyun Umur Deresi üzerinden denize ulaştığını belirtti. 2024 ve 2025 yıllarında yapılan çalışmalarla bu suyun kolektörler aracılığıyla doğrudan arıtmaya yönlendirildiğini ve artık dereye akmadığını kaydetti. "Oksijenin önemli bir bölümü denizden sağlanır" Prof. Dr. Sarı ise denizin, yapılan müdahaleleri inkâr etmeyeceğini belirterek, "İyilik yapıldıkça deniz de iyileşir" dedi. Marmara çevresini yıllardır gözlemlediğini ifade eden Sarı, deniz ekosisteminin insan hayatı için hayati önem taşıdığını ve oksijenin önemli bir bölümünün denizlerden sağlandığını hatırlattı. Prof. Mustafa Sarı, "Tuzla Belediye Başkanımızı denizi korumak için gösterdiği gayret için kutluyorum. Bugün birlikte dalıp, denizde başlayan iyileşmeyi bizzat suyun altında birlikte gördük. Deniz çayırı alanı içinde hayata tutunmuş yavru pinalara dokunduk. Deniz çayırlarının askıdaki katıları nasıl çöktürdüğüne şahit olduk. İyi uygulamaları artırarak sürdürmek, denizi tanımak ve tanıtmak için daha çok çabaya ihtiyacımız var. Tuzla sahillerinde yürüyen, gezen, denize giren her insanın denizdeki dirilişten haberi olmalı. Buralara panolar yerleştirerek pinaları, deniz çayırlarını anlatmalı, denizi korumak için onların da bireysel desteğini almalıyız" dedi. "Büyük bir memnuniyet duyuyoruz" Başkan Bingöl, göreve gelmeden önce koku sorununu çözmek, kirliliği azaltmak ve deniz temizliği için mücadele etmek üzere üç temel vaatte bulunduklarını belirterek, "Bugün bu üç başlıkta da olumlu gelişmeleri görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz" dedi. Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü kıyısından dalan; Prof. Dr. Mustafa Sarı ve Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, Gökhan Karakaş, Fırat Gökçen’i su altı fotoğrafçısı Serdar Avcı görüntüledi.
Su samuru, buz üstünde balık yerken görüntülendi
15 Şubat 2026 Pazar - 13:45 Su samuru, buz üstünde balık yerken görüntülendi Su samuru Kura Nehri’nde yakaladığı balığı buzun üzerine çıkarak afiyetle yedi. Doğal yaşamın etkileyici anlarından biri vatandaşların cep telefonu kamerasına yansıdı. Olay, sabah saatlerinde nehir kenarında yürüyüş yapan vatandaşlar tarafından fark edildi. Nehir yüzeyinin büyük bölümünün buz tuttuğu bölgede suya dalıp çıkan su samuru, kısa süreli bir avın ardından yakaladığı balığı dişleriyle kavrayarak buz tabakasının üzerine çıktı. Çevreyi bir süre kontrol eden hayvan, daha sonra avını afiyetle yemeye başladı. Uzmanlar, su samurlarının özellikle kış aylarında da aktif olarak avlandığını belirterek, kalın kürk yapıları sayesinde soğuk sularda rahatlıkla hareket edebildiklerini ifade ediyor. Genellikle balık, kurbağa ve küçük su canlılarıyla beslenen su samurları, güçlü çeneleri ve çevik yapılarıyla dikkat çekiyor. Yetkililer, su samurlarının doğal yaşamın önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, vatandaşların bu tür anlarla karşılaştıklarında hayvanları rahatsız etmemeleri ve doğal ortamlarına müdahale etmemeleri gerektiğini hatırlattı. Soğuk havaya rağmen avını başarıyla yakalayan su samuru, bir süre daha buz üzerinde kaldıktan sonra yeniden suya girerek gözden kayboldu. O anlar doğanın zorlu şartlarında yaşam mücadelesini bir kez daha gözler önüne serdi.