ÇEVRE
21 Mart 2026 Cumartesi - 13:37 Girlevik Şelalesi’ne bayramda ziyaretçi akını Dünyanın en görkemli şelalelerinden biri olan Erzincan’ın Çağlayan beldesindeki Girlevik Şelalesi, Ramazan Bayramında da yerli turistler ile yurtdışından gelen gurbetçilerin durak noktası oldu. Erzincan’da güneşli bir havanın hakim olduğu bayramda, Girlevik Şelalesi yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Şelale yurt dışından gelen gurbetçilerle birlikte Erzincan nüfusuna yakın vatandaşı bayram tatilinde ağırladı. Munzur Dağı eteklerinden gelen buz gibi suların 40 metreden döküldüğü Girlevik Şelalesi, doğal güzelliği ve serin havasıyla, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Kent merkezine 35 kilometre uzaklıkta yer alan ve Munzur Dağı eteklerindeki Kalecik köyünde yer alan 9 ayrı kaynak suyunun birleşmesiyle oluşan Girlevik Şelalesi, her mevsim ayrı bir güzellik sunuyor. 9 günlük bayram tatilini fırsat bilen vatandaşlar, 40 metreden akan buz gibi suyu ve doğal güzelliğiyle öne çıkan Girlevik Şelalesine akın ediyor. Kışın suyunun büyük bölümünün donması ile oluşan sarkıtlar dolayısıyla etkileyici bir manzaraya bürünen şelale, ziyaretçilerine yazın da farklı güzellik sunuyor. Muhteşem doğanın öz çekim yaparak tadını çıkaran yerli ve yabancı turistler, görsel güzellikler arasında yürüyüş ve piknik yaparak zamanlarını en iyi şekilde değerlendiriyor. Girlevik Şelalesi, Erzincan’ın çevresindeki illerin yanı sıra İstanbul, Bursa, Ankara, Antalya, İzmir ve yurt dışından gelen çok sayıda turistin akınına uğruyor.
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:58 Su uzmanı profesör: "Su krizi büyüyor, kadınlar su alanında değişime öncülük etmeli" Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, "Su krizini çözmek için, kadınların seslerinin, liderliğinin ve yetkilerinin tam olarak tanındığı, dönüştürücü ve hak temelli bir yaklaşıma ihtiyacımız vardır" dedi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. "Su ve cinsiyet teması öne çıkıyor" Kadınlar su alanında değişime öncülük etmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Demir," Suyun aktığı yerde medeniyet vardır, adalet vardır, eşitlik vardır, güzellik vardır. Küresel iklim değişimi ve buna bağlı olarak etkisini her geçen gün artıran su krizi herkesi etkilemektedir. Bu etki, ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye veya canlı türlerine göre farklılık göstermektedir. Bu etkiye dikkat çekmek için Birleşmiş Milletlerin 1993 yılında 22 Mart’ı Su Günü ilan etmesi ve her yıl dünyada farklı etkinliklerle kutlanması yaygınlaşmış, her yıl farklı temalar ile kutlanır hale gelmiştir. Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılı için ortaya konan Su Günü teması ‘Su ve Cinsiyet’tir. Toplum içerisinde sudan en çok etkilenenler kadınlar ve çocuklardır. Ne yazık ki suyu yöneten sistemler çoğu zaman kadınları ve kız çocuklarını karar alma süreçlerinin, liderliğin, fonlamanın ve temsilin dışında bırakmakta, bu durum su krizini bir kadın krizi haline dönüştürmektedir. Su yönetimiyle ilgili her düzeyde kadınların eşit şekilde temsil edilmesi, her boru hattının ve politikanın tasarımında yer almalarının sağlanması 2026 Su Yılı’nın temel temasını oluşturacaktır. Kadınlar mühendis, çiftçi, bilim insanı, temizlik işçisi ve toplum lideri olarak su alanında değişime öncülük etmelidir" diye konuştu. "Kuraklık riski kapıda" Suyu yönetmede toplumun görevine değinen Prof. Dr. Yusuf Demir, "İklim değişikliğinin oluşturduğu yaşam döngüsü, suyla ilgili afetlere, finansman açıklarından sosyal normlara ve yönetimsel boşluklara kadar artan riskleri ortaya çıkarmakta, bu sürecin yönetilebilmesi için herkesin üzerine düşen görevi tam olarak yerine getirmesi gerekmektedir. Kısaca toplumların görevi suyu ortak bir kaynak olarak yönetmek ve gelecek için dirençli bir yaşam döngüsü oluşturabilmektir. Bu, güvenli suya, sanitasyona ve hijyene erişimi herkes için teşvik etmede, kadınları ve çocukları geride bırakan normlara ve davranışlara karşı duyarlı ve koruyucu olmaya hazırlamakla mümkündür. Ancak o zaman güvenli su hizmetleri herkesin ihtiyaçlarını karşılayabilir; kadınların ve kız çocuklarının daha sağlıklı ve dolu dolu bir yaşam sürmelerini sağlayabilir, suyu sürdürülebilir kalkınma ve cinsiyet eşitliği için hepimize fayda sağlayan bir güç haline getirebilir. Bunun için bireylerin, okulların, kuruluşların, şirketlerin ve hükümetlerin, suyun aktığı yerlerde eşitliğin yeşermesini sağlamak için alacakları tedbir ve üstlenecekleri sorumluluklar etkili ve önemlidir" şeklinde konuştu. "Kadınlar suyun geleceğini şekillendirmelidir" Su krizini çözmek için kadınların liderliğine ihtiyaçlarını olduğunu belirten Prof. Dr. Demir, " Su hizmetleri iklim değişikliğine dayanmalı ve herkesin ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Su krizini çözmek için, kadınların seslerinin, liderliğinin ve yetkilerinin tam olarak tanındığı, dönüştürücü ve hak temelli bir yaklaşıma ihtiyacımız vardır. Su aktığı yerde eşitlik yeşerir. Kadınlar ve kız çocukları suyla ilgili kararlarda eşit söz hakkına sahip olduğunda, hizmetler daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve etkili hale gelir. Suyu, hepimize fayda sağlayacak daha sağlıklı, daha müreffeh ve cinsiyet eşitliğine dayalı bir geleceğin itici gücü haline getirmek için kadın liderliğini ön plana çıkarmalıyız" ifadelerini kullandı. "Hazıra dağlar dayanmaz" Yaz aylarında kuraklık riskiyle ilgili Demir, "Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de küresel iklim etkisi her geçen gün daha fazla hissedilmekte, özellikle su sıkıntısı içerisinde olan ve su fakirliğine girmek üzere olan ülkemiz su kaynakları üzerine etkisi giderek artmaktadır. Son yıllarda yaşanan olaylar 2026 yılı ve sonrası için de bizleri endişeye sevk etmektedir. 2025 yılı son ayları ve 2026 yılının ilk aylarında alınan yağışlar ülkemizdeki su kaynaklarını biraz rahatlatsa da, ilkbahar yağışları ve yaz ayları bu sürecin yaşanmasında önemli etkiye sahip olacaktır. Hazıra dağlar dayanmaz. Yaz ayları için uzmanların kuraklık riski ile ilgili önemli uyarıları bulunmaktadır. Bu süreçten ülkemizin de etkilenme ihtimali yüksektir. Yaz aylarında pek çok şehrimizde ve tarımsal sulamada geçen sene yaşanan sıkıntıların yaşanmaması için mevcut suyumuzu bugünden doğru ve planlı kullanmalıyız" açıklamasında bulundu. "Ulusal Su Planı yürürlüğe girdi" Su, bugünün meselesinin değil geleceğin kurtuluşu olduğunun altını çizen Demir şunları söyledi: "İklim değişikliğinin etkilerinin giderek arttığı günümüzde, Türkiye’nin su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanımına yönelik yol haritasını ortaya koyan Ulusal Su Planı (2026–2035), Cumhurbaşkanımızın onayı ile kapsamlı bir yol haritası olarak yürürlüğe girmiştir. Ulusal Su Planı (2026–2035), suyu tüm sektörleri yönlendiren stratejik bir eksen olarak ele alarak su kaynaklarının kalite ve miktar açısından sürdürülebilir yönetimini sağlamak, su güvenliğini güçlendirmek ve iklim değişikliğine uyumu desteklemek amacıyla hazırlanmış; kısa, orta ve uzun vadeli hedef ve öncelikleri bütüncül bir yaklaşımla ortaya koymaktadır. Türkiye’nin su yönetiminde önümüzdeki on yıla yön veren Plan; su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanımını destekleyecek şekilde yasal ve kurumsal yapının güçlendirilmesini, suya göre planlamanın esas alınmasını, havza ve bölge önceliklerine dayalı yatırımların önceliklendirilmesini ve sürdürülebilir finansman mekanizmalarının geliştirilmesini öne çıkarmaktadır. Bunun yanı sıra modern sulama, geri kazanılmış su ve tasarruf uygulamalarıyla su verimliliğinin artırılması; coğrafi bilgi sistemleri, yapay zekâ, büyük veri ve uzaktan algılama gibi araçlarla dijital ve veri temelli yönetimin yaygınlaştırılması; eğitim ile toplumsal farkındalık çalışmalarının güçlendirilmesi Planın temel bileşenleri arasındadır. Ulusal Su Planı (2026–2035); su yönetimine ilişkin görev ve sorumlulukları bulunan ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarını, yerel yönetimleri, sivil toplum kuruluşlarını (STK’lar), özel sektörü ve üniversiteleri kapsamaktadır. Plan çerçevesinde belirlenen eylemler; planlama, yatırım, izleme, denetim, veri üretimi, kapasite geliştirme ve farkındalık faaliyetleri başta olmak üzere çok sayıda alanda ilgili ve sorumlu kurumlar tarafından hayata geçirilecektir. 2026 yılında su verimliliği ve sıfır su kaybı hedefiyle başlatılan çalışmalar hepimizi yakından ilgilendirmektedir. Özellikle toplumsal farkındalık amacıyla yapılacak projeler, eğitim çalışmaları, bilinçlendirme uygulamaları ve bunların gerçekleştirilebilmesinde yerel yönetimlerin rolü çok önemlidir. Ülkemizin farklı bölgelerindeki kalkınma ajansları ve proje destek birimleri yerel yönetimleri teşvik ederek bu konularda öncelik edebilecek proje ve uygulamaları desteklemeli, üniversiteler ve kamu kurum ve kuruluşları, ülkemizin 21. yüzyıl vizyonunda da etkin ve öncelikli rol almalıdır.Su, bugünün meselesi değil geleceğin kurtuluşudur. Geleceğimize sahip çıkmak hepimizin görevidir."
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:48 Nilüfer Belediyesi ’Sıfır Atık Belgesi’ni yeniledi Bursa’nın Nilüfer ilçesinde 1995 yılından bu yana atık yönetimi ve geri kazanım çalışmalarını sürdüren Nilüfer Belediyesi, Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ni yeniledi. Belediye, ambalaj atıklarından elektronik atıklara, atık ilaçlardan pillere kadar geniş bir yelpazede toplama faaliyetlerine aralıksız devam ediyor. Nilüfer Belediyesi, 12 Temmuz 2019 tarihli Sıfır Atık Yönetmeliği kapsamında kurduğu sistemle Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ni almaya ve yenilemeye hak kazandı. Söz konusu belge, 13 Mart 2031 tarihine kadar geçerliliğini koruyacak. İlçe sınırları dahilindeki mahallelerden haftada bir gün ambalaj atığı toplayan belediye ekipleri, dini bayramlar ve resmi tatiller de dahil olmak üzere çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Mahalle toplama günlerinde sabah saat 08.00’e kadar dışarı çıkarılan geri kazanım poşetleri araçlar tarafından toplanırken, hanelere alınan dolu poşet sayısı kadar boş poşet bırakılıyor. Sisteme dahil olmak isteyen vatandaşlar, 444 16 03 numaralı hattı arayarak kayıt oluşturabiliyor ve geri dönüşüm kutusu ile poşet taleplerini iletebiliyor. Sadece 2025 yılı içinde ilçe sakinlerine toplam 7 bin 63 adet geri dönüşüm kutusu teslim edildi. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına muhtarlık binalarına da düzenli olarak poşet bırakılıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, çevre duyarlılığının Nilüfer’de bir kurum kültürü olduğuna dikkat çekti. Nilüfer’de yıllardır başarıyla sürdürülen çevre dostu politikaların Sıfır Atık Belgesi ile taçlanması ve yenilenmesinin kendileri için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "Hemşehrilerimizin atık ayrıştırma konusundaki hassasiyeti ve desteği olmadan bu başarıyı elde etmemiz mümkün değildi. Gelecek nesillere daha yaşanabilir ve temiz bir Nilüfer bırakmak için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Belediyenin atık yönetimi çalışmaları sadece ambalaj atıklarıyla da sınırlı kalmıyor. Ocak 2021’den bu yana faaliyette olan 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi, 14 farklı türde atığı kabul ederek lisanslı firmalar aracılığıyla geri kazanıma ve bertarafa gönderiliyor. Vatandaşlar elektronik atıklarını bu merkeze kendi imkanlarıyla getirebildikleri gibi, 444 16 03 numaralı hattı arayıp kayıt bırakmaları halinde atıkların 3 iş günü içinde evlerinden alınmasını da sağlayabiliyorlar. Ayrıca, Bursa Eczacılar Odası tarafından belirlenen 59 eczaneden ayda bir kez atık ilaç toplanarak güvenli bir şekilde bertaraf tesislerine iletiliyor. Daha yeşil, daha temiz ve yaşanabilir bir dünya hedefiyle geri kazanım çalışmalarını yürüten Nilüfer Belediyesi, eğitim kurumlarında da çevre bilincini artırmayı hedefliyor. Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlenen Atık Pil Toplama Yarışması sonucunda her yıl dereceye giren okullar ödüllendiriliyor. Doğaya zarar vermemesi adına evsel atıklardan ayrı toplanması gereken piller, şeffaf pet şişelerde biriktirilerek güvenle geri kazanım sistemine dahil ediliyor.
İstanbul’da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu
15 Şubat 2026 Pazar - 23:19 İstanbul’da fırtınada bazı binaların çatıları uçtu İstanbul’da akşam saatlerinde etkili olan fırtınada Esenyurt’ta bir binanın çatısı uçarken, Arnavutköy’de de inşattan tuğlalar düştü. Esenyurt Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi Gazi Caddesi’nde etkili olan şiddetli rüzgar ve fırtına nedeniyle bir binanın çatısı uçtu. Uçan çatının parçaları sokağın ortasına düşerken, olayda ölen ya da yaralanan olmadı. Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis sokağı trafiğe kapatırken, itfaiye ekipleri de çatı enkazını kaldırmak için çalışma başlattı. Arnavutköy’de bir inşaattan tuğlalar düştü Yine akşam saatlerinde Arnavutköy Merkez Mahallesi’nde şiddetli rüzgarın etkisiyle bir inşaattan tuğla parçaları sokağa düştü. O esnada çevrede kimsenin bulunmaması facianın önüne geçti. Arnavutköy’de bir eczanenin tabelasının şiddetli fırtına nedeniyle yerinden sökülerek sallandığı anlar da cep telefonu kamerasına anbean yansıdı. Beylikdüzü’nde bir evin dış kaplaması söküldü Fırtınada Beylikdüzü Barış Mahallesi Akdeniz Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın dış cephe kaplaması yerinden söküldü. Binadan kopan kaplama sokağa düşerken, o anlar bir vatandaş tarafından görüntülendi. Ayrıca Küçükçekmece Atatürk Mahallesi İkitelli Caddesi üzerinde bulunan bir apartmanın uçan çatısı park halindeki araçların üzerine düştü. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, akşam saatlerinde fırtına uyarısında bulunmuştu.
Bodrum’da fırtınada deniz ortasındaki doğa olayı görenleri şaşırttı
15 Şubat 2026 Pazar - 21:16 Bodrum’da fırtınada deniz ortasındaki doğa olayı görenleri şaşırttı Muğla’nın Bodrum ilçesinde sabah saatlerinde başlayan ve hızı saatte 100 kilometreye ulaşan fırtınada ağaçlar devrildi, tekneler karaya oturdu. Dev dalgaların oluşturduğu su serpintilerin metrelerce yükseğe ulaştığı doğa olayını görenler ise cep telefonlarıyla o anları ölümsüzleştirdi. Bodrum’da hızı saatte 100 kilometreye ulaşan fırtına hasara yol açtı. Olumsuz hava şartları nedeniyle Bodrum-Datça ve Bodrum-İstanköy feribot seferleri iptal edilirken, Bitez Koyu’nda demirli bir ahşap gezi teknesi karaya vurdu. Gümbet Koyu’nda sürüklenen bir motoryat ise sahile yakın noktada karaya oturdu. Aynı koyda demirli bulunan bir yelkenli de sürüklenmeye başlayınca çevredekiler yelkenliyi karaya oturan motoryata bağlayarak sabitlemeyi başardı. Umurca Mahallesi Kerevit Sokak’ta bir garaj sundurması, park halindeki otomobil ve minibüsün üzerine çöktü. İslamhaneleri Mahallesi’nde ise devrilen ağaç, park halindeki otomobilin üzerine düştü. Güvercinlik Mahallesi açıklarında dev dalgaların oluşturduğu su serpintileri metrelerce yükseğe ulaştı. Vatandaşlar o anları cep telefonlarıyla kaydetti. Fırtınanın denizde küçük hortumlara neden olduğu görüldü. Bodrum Belediyesi ekipleri, devrilen ağaçların kaldırılması ve güvenliğin sağlanması için çalışma başlattı. Yetkililer, fırtınanın yarın sabah saatlerine kadar etkisini sürdürmesinin beklendiğini bildirdi.
Kar kalınlığının 4 metreyi bulduğu Yüksekova’da kar savaşçılarının zorlu mesaisi
15 Şubat 2026 Pazar - 20:57 Kar kalınlığının 4 metreyi bulduğu Yüksekova’da kar savaşçılarının zorlu mesaisi Hakkari İl Özel İdaresi ekipleri, dondurucu soğuk ve sarp coğrafyaya rağmen yüksek rakımlı bölgelerde yolları ulaşıma açık tutmak için gece gündüz demeden çalışıyor. Ekiplerin kepçe boyunu aşan kar kütleleri arasında açtığı yollar, adeta "kar tünellerini" andırıyor. Hakkari ve Yüksekova’da etkili olan yoğun kar yağışının ardından kapanan köy ve mezra yollarını kısa sürede ulaşıma açan İl Özel İdaresi karla mücadele ekipleri, rotasını sınır hattındaki stratejik noktalara çevirdi. "Kar savaşçıları" olarak adlandırılan ekipler, Doski Vadisi, Büyükçiftlik, İkiyaka Dağları ve Dağlıca bölgesindeki üs yollarında çalışma başlattı. Kar duvarları iş makinelerinin boyunu aştı Hava sıcaklığının sıfırın altında seyrettiği ve tipinin görüş mesafesini düşürdüğü bölgede kar kalınlığı yer yer 4 metreyi buldu. İş makinelerinin boyunu aşan kar kütlelerini temizleyen ekipler, yerleşim yerleri ve askeri üs bölgeleri arasında hayati öneme sahip ulaşım koridorlarını açık tutmak için yoğun çaba sarf ediyor. Sarp arazide kar savurma araçları ve dozerlerle yürütülen çalışmalarda ekipler zor anlar yaşıyor. Ulaşımın aksamaması adına dondurucu soğuğa rağmen 7/24 esasına göre sahada görev yapan ekipler, gece gündüz demeden mesailerini sürdürüyor.
Zonguldak’ta termometreler 24 dereceyi gösterdi
15 Şubat 2026 Pazar - 20:17 Zonguldak’ta termometreler 24 dereceyi gösterdi Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde 15 Şubat’ta adeta yalancı bahar yaşandı. İlçede hava sıcaklığı 24 dereceye kadar yükseldi. Sahil kesimlerinde ölçülen sıcaklıklar, vatandaşları şaşırttı. Önceki yıllarda şubat ayında özellikle yüksek kesimlerde kar yağışı ve soğuk hava dalgası etkili olurken, bu yıl tablo oldukça farklı oldu. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkisiyle ilçe sakinleri neredeyse mont giymeden kışı geçiriyor. Pazar günü olması nedeniyle sahil bandında yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar güneşli havanın tadını çıkardı. "20 yıldır böyle sıcak kış görmedim" Bir vatandaş, sıcak bir şubat ayı hatırlamadığını belirterek şunları söyledi: "Ben 35 yaşındayım. Bu yaşıma kadar Alaplı’da bu ayda böyle bir sıcaklık görmedim. Daha önce de sıcak olduğu günler olmuştu ama en fazla 2-3 gün sürmüştü. Bu kadar uzun sürenini görmemiştim. Allah sonumuzu hayretsin. Bu mevsimde sıcaklıklar en fazla 10 derece civarında olurdu. Bu sene ise kışın yazı yaşıyoruz. Artık mont da giymiyoruz. Bu sıcaklarda mont bize yük oluyor." "Mont giymeyi bıraktık" Bir başka vatandaş ise geçen yıl aynı dönemde karla mücadele ettiklerini hatırlatarak şöyle konuştu: "Geçen sene bu ayda ana yolda kardan zor gidiyorduk. Havalar da soğuk geçiyordu. Elimizden bir şey gelmiyor. Hava yaz gibi olduğundan mont giymiyoruz. Daha önceden şubat aylarının bu kadar sıcak geçtiği bir kışı hatırlamıyorum. Yaz havası gibi güneş ve sıcak olduğu için açık havada oturup güneşleniyorum." Uzmanlar ise ani sıcaklık artışlarının ardından yeniden soğuk hava dalgalarının görülebileceği konusunda vatandaşları dikkatli olmaları yönünde uyarıyor.
Alaplı Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nda Kemal Çam güven tazeledi
15 Şubat 2026 Pazar - 20:12 Alaplı Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nda Kemal Çam güven tazeledi Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde faaliyet gösteren Alaplı Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın olağan genel kurulunda mevcut başkan Kemal Çam, delegelerin oylarıyla yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeledi. Türkiye genelinde meslek odalarında devam eden seçim süreci kapsamında Alaplı’da gerçekleştirilen genel kurul, Alaplı Fiskomar Düğün Salonu’nda saat 11.00’de başladı.Yoğun katılımla gerçekleşen kongrede tek listeyle seçime gidildi. Genel kurulda divan başkanlığına Muharrem Coşkun seçildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından faaliyet, denetim ve gelir-gider raporları okunarak ayrı ayrı ibra edildi. Raporların kabul edilmesinin ardından söz alan Başkan Kemal Çam, delege ve katılımcıları selamlayarak kongrenin tüm şoför esnafına hayırlı olmasını diledi. Çam, şunları söyledi: "Tırcı ve kamyoncu esnafımızın sorunlarını yakından biliyoruz. Bir çatı altında daha iyi şartlarda çalışmalar yapılması için elimizden geleni yapacağız. Sorunlarımızı ortak akıl çerçevesinde çözeceğiz. Otobüsçü, minibüsçü ve taksici esnafımızın yaşadığı zorlukları ve sıkıntıları en aza indirmek için gayret göstereceğiz." ifadesini kullandı. Tek listeyle gidilen seçimde 190 delegenin imzasını alan mevcut başkan Kemal Çam, yeniden Alaplı Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası başkanı oldu. Odanın yeni yönetim kurulu ise şu isimlerden oluştu: Recep Uymaz, Celal Sarkın, Aydoğan Şentürk, Savaş Yaman ve Adem Durmuş.