ÇEVRE
Silifke’de haşereyle mücadele için iş birliği çağrısı
20 Şubat 2026 Cuma - 11:39 Silifke’de haşereyle mücadele için iş birliği çağrısı Mersin Büyükşehir Belediyesi, vektörel mücadele kapsamında Silifke ilçesinde muhtarlar ve site yöneticilerine yönelik bilgilendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda sivrisinek başta olmak üzere kemirgen ve diğer haşere türleri, üreme alanları, mücadele yöntemleri ve vatandaş iş birliğinin önemi anlatıldı. Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ile Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı iş birliğinde gerçekleştirilen toplantıda, haşerelerin yalnızca rahatsızlık oluşturmadığı, aynı zamanda hastalık taşıma riski bulunduğu vurgulandı. Mücadelenin kaynağında yapılmasının önemine dikkat çekilen program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla devam etti. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Bülent Halisdemir, Mersin’in 16 bin kilometrekare yüz ölçümüne sahip, dağınık yerleşim yapısı bulunan ve haşerelerin hızlı çoğalabildiği bir kent olduğunu belirterek, vektörel mücadelenin kent genelinde titizlikle sürdürüldüğünü söyledi. "Vektörle mücadelede iş birliği çok önemli" diyen Halisdemir, "Haşerelerin çok çabuk çoğalabildiği ve direnç kazandığı bir bölgede yaşıyoruz. Personelimizin eğitimine önem veriyor, teknolojik yenilikleri artırıyoruz. Ancak bu mücadeleyi tek başımıza başaramayız. Vatandaşlarımızın, özellikle muhtarlarımızın ve site yöneticilerimizin desteği çok kıymetli" dedi. Silifke ve çevresinin ikincil konutların yoğun olduğu bir turizm bölgesi olduğunu ifade eden Halisdemir, site yönetimleriyle koordineli çalışmanın önemine değindi. Kullanılan ilaçların Sağlık Bakanlığı onaylı ve ruhsatlı ürünler olduğunu kaydeden Halisdemir, "Avrupa Birliği normlarına uygun, ekotoksikoloji ve toksikoloji raporları bulunan biyosidal ürünleri tercih ediyoruz. İlaçlarımızı akredite laboratuvarlarda analiz ettiriyoruz. İnsanlara, hayvanlara ve bitkilere zarar vermeyen ürünler kullanıyoruz" diye konuştu. Biyolojik mücadele yöntemlerine de önem verdiklerini belirten Halisdemir, sivrisinek larvalarıyla beslenen lepistes balığının tarımsal sulama havuzlarında kullanıldığını söyledi. Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ile yapılan çalışmalar kapsamında bugüne kadar 85 binin üzerinde lepistes balığının dağıtıldığını aktaran Halisdemir, bu yöntemle ilaç kullanımının azaltıldığını ve tasarruf sağlandığını ifade etti. Ayrıca kekik ve lavanta başta olmak üzere 17 çeşit aromatik bitkinin kadın kooperatifleri aracılığıyla üretildiğini ve vatandaşlara dağıtıldığını kaydeden Halisdemir, bu bitkilerin haşereleri uzaklaştırıcı etkisinden yararlanıldığını belirtti. Vatandaşlara da çağrıda bulunan Halisdemir, bireysel önlemlerin önemine dikkat çekerek, "Sivrisinekler durgun sularda ürer. Evlerdeki bidon ve varillerde bulunan sular sık sık yenilenmeli, bodrumlarda biriken sular kurutulmalı. Gerekirse belediyemizden destek istenmeli. Bu mücadeleyi birlikte başarabiliriz" dedi. Silifke’ye bağlı Arkum Mahalle Muhtarı Hüdayi Çevik ise toplantının faydalı geçtiğini belirterek, bataklık alanların yoğun olduğu bölgede drone ile ilaçlamanın daha etkili olabileceğini ifade etti. Toplantıya katılan site yöneticileri de bilgilendirmenin önemli olduğunu dile getirerek, yaz sezonu öncesi yapılan çalışmaların hastalık risklerinin azaltılması açısından değerli olduğunu belirtti. Katılımcılar, toplantıların periyodik olarak sürdürülmesi talebinde bulundu.
Aksu’da badem ağaçları şubat ortasında çiçek açtı
20 Şubat 2026 Cuma - 11:34 Aksu’da badem ağaçları şubat ortasında çiçek açtı Antalya’da mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıklar bademi erken çiçeklendirdi, uzmanlar don riskine karşı uyardı. Antalya’nın Aksu ilçesinde badem ağaçları, mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının etkisiyle bu yıl erken çiçek açtı. Henüz Şubat ortası olmasına rağmen beyaza bürünen ağaçlar baharın habercisi olurken, üreticiler açısından muhtemel riskleri de gündeme getirdi. Erken çiçeklenmede don riski uyarısı Aksu Tarım İlçe Müdürlüğü’nde görev yapan ziraat teknikeri Yusuf Yılmaz, badem ağaçlarının erken çiçeklenmesini değerlendirdi. Bademin soğuklama ihtiyacı en düşük meyve ağaçlarından biri olduğunu belirten Yılmaz, bu nedenle erken çiçek açmasının doğal bir durum olduğunu ifade etti. Erken çiçeklenmenin en büyük riskinin ise ilerleyen günlerde yaşanabilecek don olayları olduğuna dikkat çeken Yılmaz, "Erken açan çiçekler, sonradan gelebilecek soğuk hava ve don olaylarından etkilenerek dökülebilir. Bu da ciddi ürün ve verim kayıplarına yol açabilir" dedi. Bahçelerde sıcaklık koruma yöntemleri Üreticilere uyarılarda bulunan Yılmaz, mevsim geçişlerinin yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Don riskine karşı saman yakılarak dumanlama yapılması ve rüzgar fanları kullanılması gibi yöntemlerle bahçelerdeki sıcaklığın korunabileceğini belirtti. Uzun vadeli çözümün daha geç çiçek açan badem çeşitlerinin tercih edilmesi olduğunu kaydeden Yılmaz, "Bölgenin don riski göz önünde bulundurularak uygun çeşitlerin seçilmesi, verim ve kalite açısından daha iyi sonuçlar sağlayacaktır" diye konuştu. Yılmaz, badem ve erik ağaçlarının çiçeklenmesinin doğanın doğal döngüsü olduğunu belirterek, bu yıl için büyük bir verim kaybı beklemediklerini ancak iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle kesin tahmin yapmanın zorlaştığını sözlerine ekledi. Uzmanlar, üreticilerin önümüzdeki haftalarda hava sıcaklıklarını yakından takip etmeleri ve muhtemel don riskine karşı tedbirli olmaları gerektiğini vurguluyor.
Tunca Nehri’nde turuncu alarm sürüyor, Sarayiçi’nde su yayılımı devam ediyor
20 Şubat 2026 Cuma - 11:12 Tunca Nehri’nde turuncu alarm sürüyor, Sarayiçi’nde su yayılımı devam ediyor Edirne’de yağışlar ve Bulgaristan kaynaklı su artışı sonrası Tunca Nehri’nde debi 147 metreküp/saniyeye ulaştı. Turuncu alarm sürerken, Sarayiçi’nde su yayılımı devam ediyor, iki köprü trafiğe kapatıldı. Edirne’de son günlerde etkili olan yağışlar ve Bulgaristan’daki kar erimelerinin ardından Tunca Nehri’nde su seviyesi kritik eşiklere ulaştı. Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre nehrin debisi 147 metreküp/saniye (m/s) olarak ölçülürken, turuncu alarm seviyesinin devam ettiği bildirildi. Bulgaristan’daki yoğun yağışlar ile barajlardan bırakılan suların Edirne’deki nehirlere debideki artışının etkili olduğunu belirtti. Son dört günlük süreçte nehirdeki su seviyesinin turuncu ve zaman zaman kırmızı alarm bandı arasında değişkenlik gösterdiği görüldü. Taşkından en fazla etkilenen noktalardan biri olan tarihi Sarayiçi mevkiinde su yayılımı sürüyor. Bölgede yer yer su baskınlarının etkisini devam ettirdiği gözlemlenirken, ekipler sahadaki çalışmalarını sürdürüyor. Sarayiçi’ndeki taşkını yerinde görmek isteyen vatandaşlar da bölgeye gelerek oluşan manzarayı izledi. Bazı vatandaşlar, son yıllarda bu ölçekte bir su yayılımı görmediklerini belirterek, taşkının en kısa sürede etkisini yitirmesini temenni etti. Öte yandan güvenlik tedbirleri kapsamında Fatih Köprüsü ile Saraçhane Köprüsü yaya ve araç trafiğine kapatıldı. Vatandaşların kapalı güzergâhları kullanmamaları konusunda uyarı yapıldı.
Soğuk suya sıcak dokunuş: Maceracı öğretmen buzu kırıp girdiği suda çayını yudumladı
20 Şubat 2026 Cuma - 10:44 Soğuk suya sıcak dokunuş: Maceracı öğretmen buzu kırıp girdiği suda çayını yudumladı Van’da sıra dışı etkinlikleriyle tanınan maceracı bir öğretmen, barajdaki suyun buz tutmuş yüzeyini kırarak suya girdi. Balık avlamak yerine buzlu suyun içinde çay içen öğretmen, hem sağlıklı yaşama hem de kentin kış turizmine dikkat çekti. Doğu Anadolu’nun sert kış şartlarında Van, bugünlerde alışılagelmişin dışında bir manzaraya ev sahipliği yapıyor. Macera tutkunu özel eğitim öğretmeni Muhammed Türken, buz tutan Zernek Barajı yüzeyinde Eskimo usulü baltayla buzu kırıp balık tutmak yerine buz gibi suya girdi. Türken, suya girmeden önce muhtemel bir sıkıntının yaşanmaması için barajın bendindeki büyük kaya parçalarına kalın ip bağladı. Kayaya bağladığı iple buzun üzerine çıkarak kendisinin sığacağı kadar buzu baltayla kırdı. Suya girdikten sonra yanında getirdiği termosla çay içip meyvesini yedi. Hem sağlıklı yaşama dikkat çekti hem de kış turizmine farklı bir bakış sundu. Kısa süre buzlu suda kalan öğretmen daha sonra sudan çıkarak kurulanıp bölgeden ayrıldı. "12 yıldır kış hastalıklarının hiçbirine yakalanmadım" Maceracı bir öğretmen Muhammed Türken, "Bu sene yaklaşık, 5-6 kez Van Gölü’nün soğuk sularında yüzdüm. Ondan sonra soğuk bir kış gününde kar banyosu yaptım. Bugün Zernek Barajı’na geldim. Eskimo usulü birazdan buzu kırıp oradan suya gireceğim. Neden özellikle bu kış günü soğuk suya girmeyi tercih ediyorsunuz derseniz yaklaşık 9 yıldır düzenli bir şekilde yılda kışın en az 4-5 kez soğuk sulara giriyorum. Bu sayede de 12 yıldır kış hastalıklarının hiçbirine yakalanmadım. Bunu rutin haline getirdim. Bu sayede vücudumun çok daha sağlıklı, çok daha dinç, çok daha aktif bir şekilde olduğunu hissettiğim için bunları artık rutin haline getiriyorum. İleriki zamanlarda dileyen arkadaşlar olursa hani bunu etkinlik veya aktivite şeklinde hep birlikte de yapabiliriz. Tavsiye ediyorum. Çok keyifli, çok güzel, çok eğlenceli. Hani birazdan girdiğimde de zaten aldığım keyfi herkes görmüş olacak zaten. Şuan heyecanlıyım. Bir an önce buzu kırıp girmek istiyorum. Öyle de söyleyeyim" dedi.