POLİTİKA - 21 Kasım 2025 Cuma 17:15

İçişleri Bakan Yardımcısı Turan: "Terörsüz Türkiye için büyük mesafe katettik"

A
A
A
İçişleri Bakan Yardımcısı Turan: "Terörsüz Türkiye için büyük mesafe katettik"

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, "Terörsüz Türkiye" sürecinde büyük mesafe katedildiğini belirterek, "Ayağımız kanıyorsa koşamayız. Önce ayağımızdaki kanı durduracağız, bantlayacağız, sonra koşacağız" dedi.


İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Çanakkale’nin Biga ilçesinde bir işletmenin açılışına katıldı. Açılışta konuşan Turan, güçlü ekonominin ülke üzerinde olumlu yansımaları olacağını belirterek, "Dünün siperleri, kalkanları bugünün işte bu gördüğünüz iş yerleri haline geldi. Güçlü ekonomi, güçlü yatırım demek. Gücü olmayan, kendi yatırımı olmayan ülkenin kendisine de, çevresine de faydalı olma imkanı olmaz. Yüzyıl önce Mehmet Muzaffer Asteğmeni duymuşsunuzdur. O gün sahte parayla askeri için kamyon lastiği bulmaya çalışan insanlar, aynı ruhla bugün ticaret odasında, sanayi odasında, benzer kurumlarda bu ülkenin ekonomisi büyüsün diye büyük gayret sarf ediyor" diye konuştu.


Terörle mücadele konusunda risk alarak büyük adımlar atıldığını vurgulayan Turan, "İçişleri Bakanlığımızda da farklı birimlerde çok büyük mesai harcıyoruz. Bu ülkede kan akmasın, canımız yanmasın diye özel gündemlerimiz oldu. Terörsüz Türkiye için büyük mesafe katettik. Çok büyük siyasi riskler alarak adımlar atılıyor. Bu ülkenin her türlü teknik imkanı var; silahıydı, uçağıydı, helikopteriydi, İHA’sıydı, SİHA’sıydı. Bu konuda örnek bir gelişim sergiledi. Hatta Çanakkale’nin gururlarındandır ‘Kale’ silahları burada üretiliyor. Bunlar kıymetli işler. Aynı şekilde kan akmadan yeni bir Türkiye inşa edelim diye de meclisimiz başta olmak üzere büyük mesai harcanıyor. Ayağımız kanıyorsa koşamayız. Önce ayağımızdaki kanı durduracağız, bantlayacağız, sonra koşacağız. Terör olmayan Türkiye’de sağlık sistemi mi daha iyidir, terörlü Türkiye’de mi daha iyidir? Terör olmayan ülkede mi eğitim daha iyidir, olanda mı daha iyidir? Yatırımlar hangisinde daha iyidir? Hepsiyle ilgili söylüyorum ayağımız kanarken, terör varken bu ülkenin çok fazla oranda koşması mümkün değil. Risk alarak, bazen sabrederek ama işin nihayetinde sonuca odaklanarak mutlaka bu süreci düzeltmek zorundayız. Bu sürece de en çok Çanakkale ruhuna sahip olan gençlerimizin sahip çıkması gerekir. Nasıl ki biz Çanakkale şehitliğinde Vanlıyla, Hakkariliyle, Edirneliyle beraber yatıyorsak bu ülkede de omuz omuza ayağa kalkıp ülkemizi büyütmek görevimizdir. Ufak konulara takılmayacağız, sonuca bakacağız. Terörsüz Türkiye için ne geliyorsa elimizden onu yapmaya çalışacağız" dedi.


Sadece terörle mücadelede değil farklı alanlarda da yol katettiklerini aktaran Bakan Yardımcısı Turan, "Tabii göçle mücadelede de çok büyük mesafe aldık. Eski gündemlerimiz yok biliyorsunuz. Siber güvenlik öyle, uyuşturucuda öyle, birçok konuda önemli adımlar attık" şeklinde konuştu.


Programa Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, AK Parti Çanakkale İl Başkanı Abdurrahman Kuzu, Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, siyasi parti temsilcileri, davetliler ve vatandaşlar katıldı.



İçişleri Bakan Yardımcısı Turan: "Terörsüz Türkiye için büyük mesafe katettik"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi. "Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır" Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor" Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi. Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’dan Tarsus’a "Mesir" damgası Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun (TKKP) 33. Genel Kurulu Tarsus’ta gerçekleştirilirken, Manisa Kent Konseyi’nin Mesir Macunu jesti programa damga vurdu. Manisa heyeti, hem güçlü temsili hem de kentin kültürel mirasını yansıtan anlamlı hediyesiyle dikkat çekti. Tarsus Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen genel kurula Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ve Genel Sekreter Gökmen Aytaç da katıldı. İki gün süren programda kent konseylerinin sürdürülebilir kent politikalarındaki rolü, yerel demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışı ele alındı. Genel kurul kapsamında dönem başkanlığı Çankaya Kent Konseyi’nden Tarsus Kent Konseyi’ne devredilirken, yeni dönemin yol haritası da belirlendi. Mesir Macunu ile kültürel köprü Toplantı sonrasında Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile Tarsus Kent Konseyi Başkanı Musa Ceylan’a Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek, Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macunu hediye etti. Manisa’nın şifa kaynağı ve köklü kültürel mirası olarak bilinen Mesir Macunu, genel kurulda şehirler arası dostluk ve dayanışmanın simgesi oldu. Genel kurulu değerlendiren Bayraktar, Tarsus’un tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "Şehzadeler şehri Manisa’mızdan kadim şehir Tarsus’a uzanan bu gönül köprüsünde yer almaktan büyük mutluluk duyduk. Platform Başkanlığına seçilen Sayın Musa Ceylan’ı tebrik ediyor, yeni dönemin tüm kent konseylerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.