GENEL - 16 Haziran 2023 Cuma 14:19

Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye geçişinin 669’uncu yıl dönümü kutlandı

A
A
A
Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye geçişinin 669’uncu yıl dönümü kutlandı

Çanakkale’nin Lapseki ilçesine bağlı Çardak beldesinde Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye geçişi ve Gelibolu ilçesinin fethinin 669.

Çanakkale’nin Lapseki ilçesine bağlı Çardak beldesinde Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye geçişi ve Gelibolu ilçesinin fethinin 669. yıl dönümü düzenlenen törenle kutlandı.


Çardak beldesinde Gazi Yakup Bey’in mezarı başında Kur’an-ı Kerim okunmasının ardından dua edildi. Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, Gelibolu Kaymakamı Bekir Abacı, Lapseki Kaymakamı Emre Öztürk, Çardak Belediye Başkanı Metin Semerci, Gelibolu Belediye Başkanı Mustafa Özacar, Gelibolu 2. Kolordu Komutanlığı temsilcisi Albay Osman Tolga Kılınçarslan, törende Gazi Yakup Bey’in kabrine çiçek bıraktı. Program mehteran takımının öncülüğünde yürüyüşle devam etti. Çardak beldesinde bulunan çamlığa gelen protokol üyeleri ve vatandaşlar, saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nı okudu.


Günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yapan Çardak Belediye Başkanı Metin Semerci, "Çardak beldesi Çanakkale Boğazı’nın kuzeyinde yer alan, yeşil ile mavinin iç içe geçtiği Asya ile Avrupa’nın göz göze geldiği şirin bir belde olup, Türk ve Osmanlı tarihi içerisinde çok önemli bir hadiseye şahit olmanın haklı gururunu bizlere yaşatmaktadır. 669 yıl öncesine dayanan bu hadise ise şöyle gerçekleşmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Bey’in oğlu olan Orhan Gazi, o günkü adıyla Rumeli olarak anılan Trakya topraklarını fethetmek için bu görevi kendi oğlu olan Gazi Süleyman Paşa’ya verir. O dönemin gözü pek ve savaşçı komutanı olan Süleyman Paşa, 80 kişilik bir kuvvet oluşturarak yola çıkar. Yaya olarak 4 günde Bursa’dan şu an bulunduğumuz mevkiye ulaşır. Alem sultan otağını kurarak Çardak beldemize yerleşmiş olur. Gözlerini karşı kıyıda uzanan Bizans topraklarından ayırmayan Süleyman Paşa, askerlerine birkaç gün dinlendikten sonra hazırlık yapmaları emrini verir. Askerler de ilk önce bir mescit oluşturup, su kuyusu açarak hazırlık yapmaya başlarlar. Bu çalışmalar neticesinde Gelibolu’ya sal yaparak geçmeyi planlayan yiğitler, bugün ’Salbaş’ diye adlandırılan mevkii o zamanlar gür ormanlarla kaplı bir arazidir. Osmanlılar büyük bir gizlilik içinde burada sal yapımına girişirler. ’Sevindik’ ismindeki bir neferin salların altına öküz işkembelerinden tulum yaparak koyma fikri ile bu konuda başarılı olan askerlerimiz, Çardak kıyılarından iki büyük salla karşıya geçmeyi başarırlar. Karşıya geçtiklerinde Gelibolu kayalıklarına çıkan bu yiğitler, burada şükür namazı kılarlar. Gazi Süleyman Paşa az ileride bulunan Bizans yönetimindeki Çimpe Kalesi’ne girmek için yanındaki beylerle fikir yürütürken, avlanmak için bölgede dolaşan bir grup askerimiz de o bölgede bulunan bir köylüyü yakalayıp Gazi Süleyman Paşa’nın huzuruna getirirler. Köylünün perişan halini görüp üzülen paşa, bu köylüye elbise ve altın verir. Bu durumdan etkilenen köylü askerlerimize yardım ederek, onları gizli bir geçitten Çimpe Kalesi’ne sokar. O dönemdeki Bizans yönetiminden şikayetçi olan kale halkı, Gazi Süleyman Paşa’ya itaat eder ve böylece Rumeli’nin fethi gerçekleşmiş olur” dedi.


Konuşmanın ardından programda halk oyunları gösterisi yapıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Hidrodiseksiyon ile ağrıya değil nedene müdahale ediyoruz" Kas-iskelet sistemi ağrıları, sinir sıkışmaları, boyun ve bel kaynaklı şikayetlerin toplumda oldukça yaygın görüldüğünü belirten Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda ameliyatsız tedavi seçenekleri arasında öne çıkan hidrodiseksiyon yönteminin, ağrıyı baskılamaktan çok sorunun kaynağına yönelik bir yaklaşım sunduğunu söyledi. Hidrodiseksiyon tedavisinin ultrasonografi eşliğinde uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Koca, "Bu yöntemde amaç; sinir, fasya ve yumuşak dokular arasında gelişen yapışıklıkları açmak, sıkışan dokuları serbestleştirmek ve bölgedeki hareket kabiliyetini yeniden kazandırmaktır" dedi. "Ağrıyı değil, nedeni tedavi etmeyi hedefliyoruz" Birçok hastada yalnızca geçici rahatlama sağlayan yöntemler yerine, problemin kaynağına yönelmenin önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. İrfan Koca, hidrodiseksiyon yönteminin özellikle kronik ağrılarda neden odaklı modern tedavi seçeneklerinden biri haline geldiğini kaydetti. Hangi hastalıklarda kullanılıyor Hidrodiseksiyon tedavisinin uzman değerlendirmesi sonrası uygun hastalarda uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, "Karpal tünel sendromu ve diğer sinir sıkışmaları, boyun ve bel fıtığına bağlı yayılan ağrılar, siyatik sinir irritasyonu, omuz ağrıları ve hareket kısıtlılıkları, tenisçi dirseği, topuk ağrısı ve tendon sorunları, kas spazmları, miyofasiyal ağrı sendromu, ameliyat sonrası gelişen yumuşak doku yapışıklıkları, ilaç, egzersiz ve fizik tedaviye rağmen devam eden kas-iskelet sistemi ağrıları" dedi. "Kortizonsuz uygulanabilmesi önemli avantaj" Birçok vakada işlemin kortizon kullanılmadan yapılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. İrfan Koca, "Özellikle diyabet hastaları, kortizon kullanmak istemeyen bireyler ve tekrarlayan enjeksiyonlardan kaçınmak isteyen hastalar açısından bu önemli bir avantajdır" ifadelerini kullandı. "Aynı gün günlük yaşama dönüş mümkün" İşlemin poliklinik şartlarında ve kısa sürede uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, genel anestezi gerektirmeyen yöntemde hastaların çoğu zaman aynı gün günlük yaşamlarına dönebildiğini söyledi. "Kişiye özel planlama ile etkili sonuçlar alınabiliyor" Tedavi öncesinde detaylı muayene ve değerlendirme yapıldığını belirten Prof. Dr. İrfan Koca, "Her hastanın ağrı nedeni farklıdır. Bu nedenle uygun hastalarda kişiye özel planlama ile oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" dedi.