GÜNDEM - 16 Mayıs 2026 Cumartesi 09:34

Ümitalan Köyü’nde çocuklara kitap desteği

A
A
A
Ümitalan Köyü’nde çocuklara kitap desteği

Bursa’nın Kestel ilçesine bağlı Ümitalan Köyü’nde hayata geçirilen "Bir Kitap Bin Pencere" projesi kapsamında yaklaşık 450 kitap çocuklara ulaştırıldı. Üniversite öğrencileri, akademisyenler ve gönüllülerin destek verdiği projeyle kırsalda eğitim ve okuma kültürünün güçlendirilmesi hedeflendi.


Bursa’nın Kestel ilçesine bağlı Ümitalan Köyü’nde gerçekleştirilen "Bir Kitap Bin Pencere" projesi kapsamında yaklaşık 450 kitap çocuklarla buluşturuldu. Bursa Uludağ Üniversitesi öğrencileri, akademisyenler ve gönüllülerin katkısıyla düzenlenen etkinlikte, kırsal bölgelerde eğitimin ve bilgiye erişimin önemine dikkat çekildi.


Ümitalan İlkokulu’nda gerçekleştirilen proje kapsamında çocukların kitaplarla erken yaşta bağ kurması, okuma alışkanlığının geliştirilmesi ve kırsaldaki kültürel imkanların artırılması hedeflenirken, projenin koordinatörlüğünü üstlenen Furkan Emre Esentürk, kitapların yalnızca birer nesne olmadığını, geleceği şekillendiren önemli araçlar olduğunu belirterek, "Bir Kitap Bin Pencere projesiyle, Türk istikbalinin asıl teminatı olan evlatlarımızın dimağlarında yeni ufuklar açmak üzere yola çıktık. Teslim ettiğimiz yaklaşık 450 eser, sadece kâğıt ve mürekkepten ibaret değil; her biri cehalete karşı yakılmış birer meşaledir" dedi.


Bilginin ışığından hiçbir çocuğun mahrum kalmaması gerektiğini ifade eden Esentürk, çocukların gözlerinde hem inancın hem de çağdaş Türkiye idealinin ışığını gördüklerini söyledi.


Projeye destek veren isimlerden Zeynep Göksu İnayet ise kırsal bölgelerde eğitim imkanlarının artırılmasının Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Daha önce Gaziantep’in Köseler Köyü’nde kurulan kırsal kütüphanenin ardından bu kez Ümitalan Köyü’ndeki projeye destek verdiklerini kaydeden İnayet, Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Taşpınar Köyü’nde yeni bir kırsal kütüphane kurmak için çalışmaların başladığını açıkladı.


Etkinlik; Bursa Uludağ Üniversitesi, Bilim ve Doğa Topluluğu, İHT Kırsal Kütüphane ve Kestel İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirildi. Projede çok sayıda üniversite öğrencisi gönüllü olarak görev alırken, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri de destek verdi.


Projeye ev sahipliği yapan Ümitalan İlkokulu yönetimi ve öğretmenlerine teşekkür edilirken, kırsalda çocukların eğitim imkanlarını güçlendirmeye yönelik çalışmaların süreceği belirtildi.



Ümitalan Köyü’nde çocuklara kitap desteği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Dünyanın en eski kahvehanesi Gaziantep’te Dünyanın faal olan en eski kahvehaneleri arasında yer alan, tarihiyle ve otantik yapısıyla Avrupa’daki birçok kafeyi de geride bırakan Gaziantep’teki 400 yıllık Tahmis Kahvesi, yerli ve yabancı turistlerin gözde mekanları arasında yer alıyor. 1635 yılında Türkmen ağası ve sancak beyi Mustafa ağa tarafından Gaziantep Mevlevihanesi’ne gelir getirmesi amacıyla yaptırılan tarihi Tahmis Kahvesi, dünyada bulunan en eski 8 kahvehane arasında yer alması nedeniyle büyük ilgi görüyor. 400 yıllık geçmişiyle ön plana çıkıyor İngiltere’nin ve Avrupa’nın en eski kafelerinden olan Queen’s Lane’den, Fransa’nın başkenti Paris’in en eski kafesi olan Cafe Procope’den, İtalya’nın başkenti Roma’daki Antıco Caffe’den ve Venedik’teki Caffe Florian’dan, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki Ruszwurm’dan ve Mısır’ın başkenti Kahire’deki Groppi’den daha eski olan Tahmis Kahvesi, 400 yıllık geçmişiyle ön plana çıkıyor. Türkiye’nin ve Gaziantep’in en köklü kahvehane mekanlarından biri olan, 1635 yılından bu yana aynı yerde hizmet veren Tahmis Kahvesi, Osmanlı döneminden günümüze kadar uzanan tarihiyle öne çıkıyor. Kahveseverlerin uğrak noktası Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaret tescili alan, kafeinsiz ve şifa deposu yöresel bir içecek olan menengiç kahvesi, Türk kahvesi ve çay, kahvehanede tatlı sohbetler eşliğinde yudumlanıyor. Özellikle de menengiç kahvesi ile ünlü olan kahvehane, geleneksel Türk kahvesi, damla sakızlı kahve ve diğer otantik lezzetleriyle de kahveseverlerin uğrak noktası olarak ön plana çıkıyor. Tarihi dokusu, otantik atmosferi ve yıllardır değişmeyen kalitesiyle kentte kahve kültürünü yaşatan en önemli mekanlardan biri olarak bilinen kahvehanenin ismi "kahvenin dövüldüğü yer" anlamına gelen Tahmis ismini taşıyor. Tarihi atmosferde menengiç, Türk kahvesi ve çay keyfi yaşamak isteyenler için vazgeçilmez adres olan kahvehane, yıl boyunca binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor. İki katlı olan ve hatıralarla dolu bir yapı olarak da büyük ilgi gören kahvehane, "Gaziantep’in kalbi" olarak bilinen asırlık Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı ve Kültür Yolu üzerindeki tarihi han ve mekanların yanı başında yer alıyor. Ziyaretçiler, tarihi kahvehaneye hayran kalıyor Osmanlı’dan günümüze edebiyat söyleşilerinin, Hacivat-Karagöz oyunlarının yanı sıra esnaf, sanatkar, yerli ve yabancı turistlerin kahve ve çay eşliğinde koyu sohbetlerin yapıldığı mekan olan kahvehaneyi ziyaret edenler, kahvehaneye hayran kalıyor. Tahmis Kahvesi işletmecisi Mehmet Hilmi Bağcı, 1635 yılından beri hizmet veren Tahmis Kahvesi’nin dünyanın faal en eski kahvehane ve kafeleri arasında yer aldığını söyledi. "Gaziantep’in kültürünün ve nabzının attığı bir mekan" Yurt içinden ve yurt dışından Gaziantep’e gelen ziyaretçilerin 400 yıllık tarihi atmosferin zenginliğini keşfetmenin yanında eşsiz kahve lezzetini de tatma fırsatını bulduğunu belirten Bağcı, "Tarihi Tahmis Kahvesi 400 yıllık bir kahvehanedir. 1635’li yıllardan beri faaliyetine devam eden ve şu anda dünyanın faaliyette bulunan en eski kıraathanesi, kahvehanesi ve kafesi olarak da bilinen Tahmis Kahvesi, aynı zamanda menengiç kahvesiyle ünlüdür. Menengiç kahvesi Gaziantep’e gelen misafirlerimizin özellikle tercih ettiği bir kahve türüdür. Tarihi Tahmis Kahvesi ise Osmanlı döneminden günümüze edebiyat toplantılarının, Hacivat-Karagöz oyunlarının ve eski hikayelerin olduğu bir kültür merkezidir. Kahvemiz yurt dışından ve yurt içinden gelen misafirlerimizin özellikle ziyaret ettikleri, Gaziantep’in kültürünün ve nabzının attığı bir mekandır" dedi. "Kahvehanemize olan ilgi bizi mutlu ediyor" Tahmis Kahvesi’nin, kahve kültürünün çok yaygın olduğu Türkiye’deki ilk mekanlarından biri olduğunu belirten Bağcı, "Tahmis Kahvesi, Gaziantep’e gelen yerli ve yabancı turistlerin ‘Kültür Yolu’ olarak ziyaret ettikleri alanda yer alan ve misafirlerimizin oturup dinlendikleri bir mekandır. Onun için tarihi Tahmis Kahvesi, özellikle yapısıyla ve tarihiyle ilgi çekiyor. Misafirlerimiz özellikle kahvemizi görmek, gezmek, bu tarihi mekandan bir koku, bir mistik hava alabilmek için geliyorlar. Biz de bundan mutlu oluyoruz. Misafirlerimizi kahve içmeye, dinlenmeye ve tarihin içerisinden gelen bu havayı koklamaya bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Menengiç kahvesi çok güzeldi" Tarihi kahvehaneyi ve menengiç kahvesini çok beğendiğini belirten ziyaretçilerden Yıldız Turan ise, "Gastronomi şehri olduğu için Gaziantep’i turistik amaçlı gezmeye geldik. Menengiç kahvemizi içtik ve çok beğendik. Gaziantep zaten çok çok güzel bir şehir, menengiç kahvesi de çok güzeldi" şeklinde konuştu. "Hem kahvehaneyi hem de menengiç kahvesini beğendik" Malatya’dan Gaziantep’i gezmeye gelen Yunus Demir de, "Gaziantep’te tarihi Tahmis Kahvesi’nin olduğunu söylediler. Merak ettik, geldik ve kahvemizi içtik. Ben menengiç kahvesini çok sevmezdim ama buranın kahvesi oldukça güzeldi, beğendik. Kahve ortamı da çok güzel. Otantik bir havası ve tarihi bir dokusu var. Hem kahvehaneyi hem de menengiç kahvesini beğendik" diye konuştu.
Kayseri Başkan Büyüksimitci: "Üretimin sürdürülebilirliği için sanayicimizin desteklenmesi şart" Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Mayıs ayı olağan meclis toplantısında konuşan KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak; üretim, ihracat, vergi düzenlemeleri ve iş dünyasının beklentilerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Kayseri Sanayi Odası Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı; Meclis Başkanı Abidin Özkaya başkanlığında, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi üyelerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Abidin Özkaya, konuşmasının başında Mimar Sinan Organize Sanayi Bölgesi başkanlığına seçilen Mehmet Arar ve yönetim kurulunu tebrik etti. Orta Doğu’daki savaşın sanayicileri zorladığına dikkat çeken Özkaya; "Özellikle Orta Doğu’daki İran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasındaki savaş, işlerimizi daha da karmaşık hâle getirmiş olup, zorlu ve bir o kadar da külfetli bir süreci reel sektör olarak yönetme zorluğumuzu ortaya çıkarmıştır. Bu sıkıntılı dönemde, başta ekonomi yönetiminin ve ilgili karar vericilerimizin, reel sektörün sorunlarına çözüm üretmek, mevcut sürecin daha az hasarla atlatılması adına, sanayicinin sesine kulak vererek birlikte ülkemizin geleceğini, üretimini, kısaca sanayisini sekteye uğratmamak en önemli görevimiz olmalıdır diyorum" dedi. Son üç yıldır uygulamada olan ekonomik programın yan etkilerinin sanayicileri yorduğunu belirten Özkaya, "Özellikle finansa erişimdeki zorluklar, iç talepteki tüketimi kısma politikası, dış talepteki eş zamanlı daralmalar ve savaş nedeni ile daha da artan üretim maliyetlerindeki artışlar maalesef üretimi kısıtlamakta, azalan üretim miktarı ile de rekabet ortamı bozularak enflasyonla mücadeleye zarar vermektedir. Özellikle üretim kısıtlamalarında sektörel olarak emek yoğun sektörlerde stres daha da artmakta, bazı işletmelerden üretim durdurma ya da azaltma yönünde haberler gelmektedir. Son açıklanan üretim endeksindeki eksi yönlü ivmelenme de bu tezimizin doğruluğuna işaret etmektedir" diye konuştu. Özkaya, sanayicilerin yaşadığı sıkıntılardan dolayı bir miktar politika değişikliği olması, bu değişikliğin de üretimi, yatırımı, istihdamı ve ihracatı özendirecek hamlelerle vakit kaybedilmeden yapılması gerektiğini sözlerine ekledi. Daha sonra kürsüye gelen Mehmet Büyüksimitci, konuşmasının başında 9 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen Mimar Sinan Organize Sanayi Bölgesi 1. Olağan Genel Kurulu’nda başkanlığa seçilen Mehmet Arar ve yönetim kurulunu tebrik ederek, önceki dönem başkanlara ve Lütfi Çarşıbaşı’na teşekkür etti. Küresel ekonomide belirsizliklerin devam ettiği bir süreçten geçtiklerini ifade eden Büyüksimitci; "Dünya genelinde yüksek faiz politikalarının etkileri sürerken, talepte yavaşlama ve ticarette korumacı eğilimlerin artması üretim ve ihracat üzerinde baskı oluşturmaktadır. Özellikle ana ihracat pazarlarımızda büyümenin zayıf seyretmesi, sanayicimizin sipariş ve kapasite kullanım oranlarını doğrudan etkilemektedir" dedi. "Finansmana erişim en önemli sorun" Finansmana erişimde yaşanan güçlükler, yüksek kredi faizleri ve işletme sermayesi ihtiyacının karşılanmasında yaşanan sıkıntıların sanayicinin en önemli gündem maddeleri arasında yer aldığını belirten Büyüksimitci; "Bugün birçok sanayicimiz üretimden çok finansman yönetimiyle uğraşmak zorunda kalıyor. Oysa üretimin, yatırımın ve ihracatın sürdürülebilirliği için reel sektörün daha güçlü desteklenmesi gerekiyor. İş dünyamız yatırım iştahını korumak istiyor ancak mevcut finansman şartları bunu zorlaştırıyor. Özellikle emek yoğun sektörlerde üretim maliyetlerinin hızla yükselmesi, enerji giderleri, işçilik yükleri ve kur seviyesinin ihracatçının rekabetçiliğini desteklememesi önemli sorunlarımız arasında. İhracatçımız bir yandan artan maliyetlerle mücadele ederken diğer yandan düşük kur nedeniyle uluslararası pazarlarda fiyat tutturmakta zorlanıyor" diye konuştu. Başkan Büyüksimitci; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ihracat bedellerinin bozdurulmasına yönelik verilen döviz dönüşüm desteğinin üç ay daha uzatılmasını olumlu karşıladıklarını belirterek, "Ancak bu desteğin sadece kısa süreli uzatmalarla değil, en az bir yıllık dönemler halinde planlanması ve oranının da en az yüzde 5 seviyesine yükseltilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bununla birlikte uygulama şartlarının sadeleştirilmesi, desteğin daha erişilebilir hale getirilmesinde önemli rol oynayacaktır" dedi. "Kurumlar Vergisi indirimi rekabet gücümüzü artıracak" Kurumlar vergisine ilişkin düzenlemeleri de değerlendiren Büyüksimitci, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan düzenlemeyle imalat yapan işletmeler ve zirai üretimle iştigal eden işletmeler için oranın yüzde 12,5, alım-satım yoluyla ihracat yapan firmalar için yüzde 20, diğer gelirler için yüzde 25, bankalar için ise yüzde 30 olarak belirlendiğini hatırlattı. Söz konusu düzenlemenin sanayici üzerindeki vergi baskısını azaltacağını ifade eden Büyüksimitci; "Bu düzenleme, sanayicimizin üzerindeki vergi baskısını azaltarak işletmelerimize bir nebze de olsa nefes aldıracak, rekabet gücümüzü artıracak ve yeni yatırımların önünü açacaktır. İçinden geçtiğimiz ekonomik şartlarda üretimi teşvik eden, yatırımcıyı destekleyen her adımın ülkemizin büyümesine doğrudan katkı sağlayacağına inanıyorum. Söz konusu düzenlemede emeği geçenlere teşekkür ediyor, iş dünyamız için hayırlı olmasını temenni ediyorum" dedi. Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 E-Ticarete Uyum Endeksi verilerine göre Kayseri’nin, İstanbul ve Çorum’un ardından üçüncü sırada yer aldığını belirten Büyüksimitci, bunun şehrin üretim gücünün dijital ticaret altyapısıyla da desteklendiğini gösterdiğini söyledi. Erkilet Havalimanı’nda hizmete başlayan gümrüklü hava kargo terminalinin özellikle e-ihracat alanında önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Büyüksimitci, yatırımın şehre kazandırılmasında emeği geçen tüm kurumlara ve Akyapı Şirketler Grubu’na bir kez daha teşekkür etti. İş dünyasının çözüm bekleyen önemli başlıklarını Adalet Bakanı Sn. Akın Gürlek ile paylaşacaklarını da ifade eden Başkan Büyüksimitci; "Bugün Sayın Bakanımızla yapacağımız istişare toplantısında, iş dünyamızın çözüm bekleyen; meslekte çalışma gücü kaybı nedeniyle yaşanan hukuki ve idari sorunlar, işçi-işveren davalarının daha hızlı sonuçlandırılması, elektronik çek ve senet uygulaması, çalışanların trafik cezaları ve banka borçlarının iş süreçlerine etkileri, tebligat süreçleri, konkordato ve ihale süreçlerinde yaşanan sorunlar gibi konuları kendisine ileteceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sanayicilerimizin karşılaştığı sorunları her fırsatta gündeme taşımaya, çözüm önerilerimizi ilgili kurumlarla paylaşmaya ve çözümün takipçisi olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Son olarak yaklaşan Kurban Bayramı’nı kutlayan Başkan Büyüksimitci, bayramın başta meclis üyeleri olmak üzere tüm sanayicilere, ailelerine ve milletimize sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulunarak konuşmasını tamamladı.
Ankara 19 Mayıs coşkusu İrem Derici ile Gölbaşı’nda yaşanacak 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Gölbaşı’nda konserler ve gösterilerle kutlanacak. Atatürk Sahil Parkı’nda düzenlenecek etkinliklerde sevilen sanatçı İrem Derici sahne alacak. Gölbaşı Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor. Gençlik ruhunun müzik, dans ve gösterilerle yaşatılacağı etkinlikte ünlü sanatçı İrem Derici sahne alacak. Derici, güçlü sesi ve sevilen şarkılarıyla binlerce kişiye bayram coşkusu yaşatacak. Derici’nin yanı sıra uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi başarıyla temsil eden Destanların Dansı da katılımcılarla buluşacak. Müzik ve dansın bir araya geleceği gecede sahnelenecek gösterilerle vatandaşlar hem eğlenecek hem de 19 Mayıs’ın anlam ve önemini hep birlikte yaşayacak. 19 Mayıs Salı günü Atatürk Sahil Parkı’nda gerçekleştirilecek etkinlikler saat 19.00’da başlayacak. "Gelin, 19 Mayıs ruhunu Gölbaşı’nda hep birlikte yaşayalım" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, 19 Mayıs’ın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirterek, "19 Mayıs; umudun, cesaretin, bağımsızlık aşkının ve gençliğe duyulan güvenin tarihidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı kurtuluş mücadelesi, bugün bizlere güçlü ve bağımsız bir ülke bırakmıştır. Bizler de bu emanete sahip çıkmaya, gençlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Gölbaşımızda düzenleyeceğimiz bu özel gecede hem bayramımızın coşkusunu hep birlikte yaşayacağız hem de gençlerimize unutamayacakları bir atmosfer sunacağız. Sanatın, müziğin ve kültürün birleştirici gücüyle Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği bu anlamlı günü hep birlikte kutlayacağız" ifadeleri kullandı. Tüm vatandaşları etkinliklere davet eden Odabaşı, "Başta gençlerimiz olmak üzere tüm hemşerilerimizi bayraklarıyla birlikte bu büyük coşkuya ortak olmaya davet ediyorum. Gelin, 19 Mayıs ruhunu Gölbaşı’nda hep birlikte yaşayalım" dedi.