TEKNOLOJİ - 18 Kasım 2025 Salı 16:14

Uludağ Racing’ten büyük hedef: "Türkiye’nin en hızlı elektrikli yarış aracını üreteceğiz"

A
A
A
Uludağ Racing’ten büyük hedef: "Türkiye’nin en hızlı elektrikli yarış aracını üreteceğiz"

Uludağ Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Uludağ Racing Formula SAE takımı, yerli elektrikli araç UR-06E ile Türkiye, Romanya ve Çin’de yarıştı. Çin’de piste çıkan ilk Türk takımı olan ekip, şimdi ise Türkiye’nin en hızlı Formula SAE aracını üretmeyi hedefliyor.


Uludağ Üniversitesi öğrencilerinin oluşturduğu Uludağ Racing Formula SAE takımı, bu yıl ürettikleri elektrikli yarış aracı UR-06E ile Türkiye, Romanya ve Çin’de pistlere çıkarak önemli başarılar elde etti. Çin’de yarışan ilk Türk takımı olan Uludağ Racing Formula SAE Türkiye’de düzenlenen yarışlarda da Elektrikli Araç Genel Klasmanında ikincilik kazandı.


Yaklaşık yüzde 67 yerlilik oranıyla üretilen UR-06E’nin pilleri, aküsü, şasesi ve aerodinamik kanatları öğrencilerce tasarlanıp atölyede üretildi. Uludağ Üniversitesi’nin sağladığı imkânlar ve sektörden alınan teknik desteklerle geliştirilen araç, elektrikli yarış teknolojileri alanında üniversite öğrencilerinin mühendislik kabiliyetini bir kez daha ortaya koydu. Bu yılki performans verilerine göre 0’dan 100 kilometre saat hıza 3.06 saniyede ulaşan araç için takım daha iddialı bir hedef belirledi. Yeni sezonda hızlanma süresini 2.04 saniyenin altına çekmek için yoğun bir Ar-Ge süreci yürüten öğrenciler, araçta kullanılan zincir aktarma sisteminin verimliliği artırılarak pist performansının üst seviyeye taşınması planlanıyor.


Uludağ Üniversitesi Otomotiv Topluluğu’nca bu yıl 4’üncüsü gerçekleştirilen Otomotiv Topluluğu Seminerleri (OTTOSEM) programında sergilenen araç katılımcılardan tam not aldı.



"Seneye Türkiye’nin yarışmalardaki en hızlı araç olma hedefiyle yola çıkıyoruz"


Türkiye’nin en hızlı yerli yarış aracını yapmayı hedeflediklerini söyleyen Uludağ Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği Öğrencisi ve Uludağ Racing Formula SAE Takımı Kaptanı Berkay Karakurt, "Racing Formula SAE takımımız Türkiye’deki en eski kulüplerden olmanın yanı sıra İngiltere ve Avrupa’da yarışlara katılan ilk Türk takımı olma özelliğini taşıyor. Bunun yanında 2020 yılında 5 içten yanmalı araç üreterek günümüze kadar geldik. 2020 yılının ardından pandemi ve deprem felaketleri yaşadık. Şimdi ise tekrar ayağa kalkarak elektrikli bir araçla pistlere geri döndük. Bu yıl UR-06E isimli aracımızın üretimini tamamladık. Bu araçla Türkiye, Romanya ve Çin olmak üzere 3 farklı yarışmaya katılım sağladı. Çin’de yarışmalara katılan ilk Türk takımı olduk. Türkiye’de yapılan yarışlarda Elektrikli Araç Genel Klasman’da ikincilik yaşadık. Seneye Türkiye’nin yarışmalardaki en hızlı araç olma hedefiyle yola çıkıyoruz. Hedefimiz bu şekilde" dedi.



Yüzde 67 yerli


Üretilen aracın yüzde 67’sinin üniversite öğrencileri tarafından gerçekleştiğini kalan kısımlarında hazır satın alındığını kaydeden Karakurt, "UR-06E isimli aracımızı tasarlarken 37 kişiydik. Fakat şu an takımımız 63 kişiden oluşmakta. Elektrik elektronik mühendisliği, makine mühendisliği, otomotiv mühendisliği, bilgisayar mühendisliği başta olmak üzere üniversitedeki tüm bölümlerden arkadaşlarımız bu takımda yer alıyor. Aracımız yüzde 67 yerlilik oranına sahip. Motoru yurt dışından temin ediyoruz. Piller bizim kendi üretimimiz. Okulumuzun sunmuş olduğu imkanlar dahilinde akü ve şaseyi kendimiz ürettik. Bunun dışında aracın kanatlarını da kendimiz yaptık. Aracımızın üretim süreci firmaların destekleri ve öğrenci arkadaşlarımızın gece gündüz demeden atölyede geçirmiş oldukları zamanlarla ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.



0’dan 100’e 3.06 saniyede çıkıyor


Hedeflerinde 2.04 saniyenin altında 0-100 gerçekleştirmek istediğini kaydeden Uludağ Racing Teknik Departman Süspansiyon Sorumlusu Furkan Avcı, "Aracımızın bu yılki verilerine göre 3.06 saniyede 0’dan 100’e çıkıyor. Bir sonraki hedefimiz bunu 2.04 saniyenin altına indirmek. Şu anda zincir aktarımı kullanıyoruz. Zincir aktarımından en büyük verimi alıp aracımızı en hızlı şekilde piste sürmeye hazırlanıyoruz. Aracımızın üretim süresi 6 ila 7 ay arasında değişiyor. Tabii yarış sezonu bitmeden bir sonraki sezon için Ar-Ge çalışmalarına başlıyoruz" dedi.



OTTOSEM sanayi-üniversite iş birliğini güçlendiriyor


OTTOSEM ile sanayicilerin tecrübelerini paylaştığı ortam oluşturduklarını söyleyen Otomotiv Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Cengizhan İnan, "Otomotiv Topluluğu 15 yıl önce Uludağ Üniversitesi bünyesinde kuruldu. Kurulduğu günden günümüze amacımız, üniversite-sanayi işbirliğini sağlamak. Bu yıl 4’üncüsünü düzenlediğimiz OTTOSEM etkinliğimizin heyecanını yaşıyoruz. Bu etkinlikle birlikte otomotiv sanayicilerini misafir ederek bizlere değerli bilgilerini aktarmalarını sağlamak istiyoruz" şeklinde konuştu.



Uludağ Racing’ten büyük hedef: "Türkiye’nin en hızlı elektrikli yarış aracını üreteceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Minik gelenginin havuç keyfi bayram neşesine dönüştü Erzincan’da Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan minik gelenginin havuç yerken görüntülendiği anlar ile nesli tükenme tehlikesi altındaki Anadolu Benekli Semenderi’nin Kemah ilçesinde görüntülenmesi, doğanın canlılığını gözler önüne serdi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Erzincan’da kaydedilen minik gelenginin havuç yerken çekilen görüntülerini sosyal medya hesabından "Minik gelenginin havuç keyfi bayram neşesine dönüştü" notuyla paylaştı. Paylaşımda, doğanın sevimli anlarının bayram coşkusuna renk kattığı belirtildi. Doğal yaşam alanında görüntülenen gelenginin havucu yerken sergilediği sevimli tavırlar, kısa sürede çok sayıda beğeni aldı. Genel Müdürlük paylaşımında ayrıca "Bayram coşkusunu doğanın sevimli anlarıyla paylaşmaya devam ediyoruz." ifadelerine yer verildi. Öte yandan nesli tükenme tehlikesi altında bulunduğu için koruma altında olan Anadolu Benekli Semenderi, Erzincan’ın Kemah ilçesinde vatandaşlar tarafından görüntülendi. Karada hareket eden sarı benekli canlıyı fark eden bir vatandaş, semenderi cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Görüntülerde semenderin doğal yaşam alanında ilerlediği görüldü. Uzmanlar, özellikle bahar mevsimiyle birlikte etkili olan nisan yağmurlarının ardından Anadolu Benekli Semenderi’nin Erzincan ve çevre illerde daha sık görülmeye başlandığını belirtiyor. Bölgedeki biyolojik çeşitliliğin önemli türleri arasında yer alan gelengi ve Anadolu Benekli Semenderi’nin korunması için vatandaşların doğal yaşam alanlarına zarar vermemesi ve yaban hayatını rahatsız etmemesi gerektiği ifade edildi.
Denizli Yunus Pınarı Mezarlığında geleneksel bayram buluşması Denizli’nin Çameli ilçesinde bulunan Yunus Pınarı Mezarlığında mahalle halkının katkılarıyla bu yıl dördüncüsü düzenlenen bayram hayrı, birlik ve beraberlik görüntülerine sahne oldu. Kadınların imece usulü hazırladığı gözlemeler vatandaşlara ikram edilirken, etkinlik manevi atmosferiyle dikkat çekti. Denizli’nin Çameli ilçesinde Yunus Pınarı Mezarlığı, bu yılda Kurban Bayramında anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Mahalle sakinlerinin katkılarıyla bu yıl dördüncü kez düzenlenen mezarlık hayrında vatandaşlar hem kabir ziyaretinde bulundu hem de komşuluk dayanışmasının güzel örneklerinden birini yaşadı. Sabahın erken saatlerinde mezarlık alanında bir araya gelen mahalleli kadınlar, imece usulüyle sacların başına geçerek gözleme hazırladı. Özenle pişirilen gözlemeler ayran eşliğinde mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlara ikram edildi. Etkinlik boyunca hem dualar edildi hem de geçmiş büyükler rahmetle anıldı. Mahalle sakinlerinden Ayşe Nur Akkan, bayram sürecinde gerçekleştirilen hayrın mahalle kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, etkinliğin her geçen yıl daha fazla sahiplenildiğini söyledi. Bu buluşmanın yalnızca ikramdan ibaret olmadığını ifade eden Akkan, "Burada insanlar hem geçmişlerini anıyor hem de bir araya gelerek dayanışmayı güçlendiriyor. Özellikle gençlerin bu gelenekleri görmesi ve yaşatması bizim için çok kıymetli" dedi. Yıllardır süregelen komşuluk kültürünün bu tür etkinliklerle canlı tutulduğunu dile getiren Akkan, mezarlık hayrının mahallede manevi birlik oluşturduğunu vurguladı. Bayramların taşıdığı manevi değerin etkinliğe ayrı bir anlam kattığını söyleyen Akkan, "Büyüklerimizden gördüğümüz bu geleneği sürdürmeye çalışıyoruz. İnsanlar burada sadece mezar ziyareti yapmıyor; paylaşmayı, yardımlaşmayı ve birlikte olmayı yeniden hatırlıyor. İnşallah önümüzdeki yıllarda da bu hayrı daha geniş katılımla sürdürmek istiyoruz" dedi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte çocuklardan yaşlılara kadar birçok kişi aynı sofrada buluştu.
Adıyaman Adıyaman’da hastanede bıçaklı saldırı: 2’si güvenlik görevlisi 3 yaralı Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bıçaklı saldırıya uğrayan 2 güvenlik görevlisi ve 1 vatandaş olmak üzere 3 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelen 19 yaşındaki S.T. isimli erkek şahsın hastanedeki vatandaşları rahatsız ettiği iddiası üzerine güvenlik görevlileri kendisini uyarmak istedi. Bu esnada taraflar arasında kısa sürede tartışma çıktı. S.T., yanında bulunan bıçak ile hastanenin güvenlik görevlilerinden B.S. ile N.Ş.’yi yaraladı. Vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralanan güvenlik görevlilerine, hastanedeki sağlık personeli tarafından anında müdahale edildi. Güvenlik görevlilerini yaralayan saldırgan, daha sonra hastanenin acil servis kapısının önüne çıktı. Elindeki bıçakla tehditler savuran gence müdahale etmek isteyen akrabası S.G. de bıçak darbesiyle kolundan yaralandı. Saldırgan tavırlarını sürdüren ve alkollü olduğu belirlenen şüpheliye polis ekiplerince müdahale edildi. Bıçağı elinden bırakmayan genç, polis ekiplerinin biber gazı kullanmasıyla etkisiz hale getirildi. Gözaltına alınan şüpheli, daha sonra hastanede sağlık kontrolünden geçirildi. Zanlının aynı zamanda hastane içindeki bazı elektronik malzemelere de zarar verdiği öğrenildi. Öte yandan denetimli serbestlik kapsamında yakın zamanda cezaevinden çıktığı belirlenen şüpheli, tamamlanan işlemlerinin ardından polis merkezine götürüldü. Konuyla ilgili soruşturma başlatıldı.