SAĞLIK - 22 Kasım 2025 Cumartesi 09:41

Sokak lezzetleri besin zehirlenmesi riskini artırıyor

A
A
A
Sokak lezzetleri besin zehirlenmesi riskini artırıyor

Sokak lezzetleri doğru ortamda hazırlanıp saklanmadığında ciddi besin zehirlenmelerine yol açabiliyor. Bu nedenle vatandaşların seçim yaparken daha dikkatli olması gerekiyor. Besin zehirlenmesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Nev Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Mustafa Özel, özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte sokak lezzetlerinin besin zehirlenmesi riskini önemli ölçüde yükselttiğini belirterek vatandaşları uyardı.


Son dönemde yaşanan besin zehirlenmesi neticesinde ölümle sonuçlanabilen ciddi vakalar dikkat çekiyor. Hızlı, ekonomik ve lezzetli olması nedeniyle tercih edilen sokak lezzetleri; uygun olmayan saklama şartları ve hijyen yetersizliği nedeniyle tehlikeli hâle gelebiliyor.


"Besin zehirlenmesi ciddi bir klinik tablo"


Besin zehirlenmesinin, mikroorganizmalar veya toksinlerle kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi sonucu ortaya çıkan bir klinik durum olduğunu belirten Dr. Özel, en sık rastlanan etkenleri şöyle sıraladı: "Salmonella, Staphylococcus aureus toksinleri, E. Coli, Clostridium perfringens, Norovirüs, Vibrio türleri (özellikle deniz ürünlerinde."


"Herkes risk altında ancak bazı gruplar daha savunmasız"


Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin besin zehirlenmesine karşı daha hassas olduğunu vurgulayan Özel, "5 yaş altı çocuklar, 65 yaş üzeri bireyler, hamileler, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçları kullananlar daha ağır seyirli tabloyla karşılaşabilir" ifadelerini kullandı.


"Gıda zehirlenmesi bulaşıcıdır"


Gıda kaynaklı enfeksiyonların bulaşıcı olduğuna dikkat çeken Dr. Özel, kusma ve dışkı yoluyla mikroorganizmaların çevreye kolayca yayılabileceğini, bu nedenle kapalı alanlarda hızlı bulaşma görüldüğünü belirtti. Özel, sokak lezzetlerinde riskin daha fazla olmasının başlıca sebeplerini ise Uygun olmayan saklama şartları, hijyen eksikliği, denetim eksikliği ve su kaynaklı riskler olarak sıraladı. Özel, "Et, tavuk ve deniz ürünleri tezgâhlarda uzun süre açıkta bekleyebiliyor. 5-60C arası bizim ‘tehlikeli sıcaklık bölgesi’ dediğimiz aralıktır; bakteriler bu sıcaklıklarda hızla çoğalır. Satıcıların el hijyeni, kullandıkları bıçak, tahta ve ekipmanların temizliği kritik öneme sahiptir. Çiğ ve pişmiş gıdaların aynı ekipmanla hazırlanması ciddi risk oluşturur. Sokak satıcılarının bir kısmı düzenli gıda güvenliği denetimlerinden geçmediği için risk fark edilmeden artabilir. Özellikle midye gibi ürünlerde deniz suyu temizliği çok önemlidir. Kirli sularda toplanan midyelerde ağır metal ve mikroorganizma riski yüksektir. Salata ve soslarda kullanılan suyun temiz olmaması da zehirlenmeye davetiye çıkarır" diye konuştu.


En yüksek risk taşıyan sokak lezzetleri


En riskli sokak lezzetlerinin başında Midye dolma ve midye tava geliyor. Midye türü besinlerde Vibrio ve Salmonella riski yüksek bulunuyor.


Hemen hemen her köşe başında satılan Tavuk döner ve et döner ise yetersiz pişirme ve uzun süre sıcaklıkta beklediğinde zehirlemeye sebep olabiliyor.


Avrupa’da pek çok ülkede satışı yasaklanan milli yiyeceğimiz kokoreç ise İç organ temelli kontaminasyon ve hijyen sorunları yüzünden tehlikeli.


Kumpir ve garnitürlü ürünlerde mayonez ve salataların oda sıcaklığında beklemesi büyük risk taşıyor. Balık ekmek ve kızartmalar çok kullanılan yağ da pişirildiklerinde çapraz bulaşma tehlikesi taşıyor.


Belirtiler genellikle 1-72 saat içinde başlıyor


Belirtilerin genellikle birkaç saat içinde ortaya çıktığını belirten Özel, şikâyetlerin "Bulantı, kusma, karın ağrısı, kramp, sulu ishal, ateş, halsizlik ve nadiren kanlı ishal" olarak görüldüğünü aktardı. 24-48 saatten uzun süren kusma veya ishal, kanlı ishal, 38.5C üzeri ateş, aşırı halsizlik, bayılma hissi, dehidratasyon semptomları (ağız kuruluğu, çökük gözler) ve risk grubundaki bireylerde herhangi bir belirti ortaya çıktığında vakit geçirmeden en yakın hastaneye başvurmak gerekiyor.


"Basit önlemlerle kendinizi koruyabilirsiniz"


Her türlü tehlikeye ve riske rağmen sokak lezzetlerinden vazgeçemeyen vatandaşlara önerilerde bulunan Özel, "Satıcı seçimine dikkat edin. Kalabalık ve sirkülasyonu yüksek tezgâhları tercih edin. Yemeğin hazırlığını gözlemleyin. Kullanılan ekipmanların temizliğine bakın. Sıcak-soğuk zincirine dikkat edin. Sıcak yemeği sıcak, soğuk yemeği soğuk tüketin. Tezgâhta uzun süre beklemiş yiyeceklerden kaçının. Yemeğe başlamadan önce ellerinizi mutlaka yıkayın, mümkün değilse dezenfektan kullanın. Midye, tavuk ve et ürünlerine ekstra özen gösterin. Kaynağı belli olmayan midyelerden uzak durun. Tavuk ve et ürünlerinin tamamen pişmiş olduğuna dikkat edin" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Hırsızlar "Parayı hesaba atacağız" diyerek 295 kilo zeytinyağını çaldılar Muğla’nın Menteşe ilçesinde kendilerini alıcı gibi tanıtan şahıslar, "Parayı hesaba atacağız" diyerek 295 kilo zeytinyağını alarak kaçtı. Olay, Karşıyaka Mahallesi Uzun Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ürettiği zeytinyağlarını satmak isteyen Mehmet Kaplan, telefonla kendisine ulaşan şahıslarla anlaştı. Şüpheliler, kısa süre sonra Kaplan’ın evine geldi. Kendilerini alıcı olarak tanıtan şahıslar, 295 kilo zeytinyağını "Parayı hesaba atacağız" diyerek araca yükleyip kayıplara karıştı. Dolandırıldığını fark eder etmez karakola giden Kaplan’ın şikayeti üzerine polis ekipleri harekete geçti. Eşkalleri belirlenen şüphelilerin yakalanması ve çalınan 295 kilo zeytinyağının bulunması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Zeytinyağlarının araca yüklenip götürüldüğü anlar, Kaplan’ın komşularına ait güvenlik kamerasına da yansıdı. Mehmet Kaplan, şahısların planlı hareket ettiğini belirterek, "Biri beni içeride oyalarken, diğeri dışarıda yağları araca yüklemiş. Komşular şüphelenip sormuş ama ’Parayı hesaba atacağız’ diyerek onları da ikna etmişler" dedi. Şahısların daha sonra kendisinden hesap numarası aldığını ancak herhangi bir ödeme yapmadan uzaklaştığını söyleyen Kaplan, "Ne para geldi ne de kendilerine ulaşabiliyorum. Telefonlarımı engellediler" diyerek yaşadığı mağduriyeti dile getirdi.
İstanbul Fenerbahçe: "Passolig ile yeni anlaşma, rekor bir tutarla imzalanmıştır" Fenerbahçe tarafından, maç biletleme sağlayıcısı olan Passolig ile ilgili, "Kulübümüzün menfaatlerini en üst düzeyde koruyan ve gelir açısından önemli bir seviyeye ulaşan yeni anlaşma, rekor bir tutarla imzalanmıştır" açıklaması yapıldı. Fenerbahçe, Passolig anlaşmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sarı-lacivertli kulübün resmi internet sitesinden yapılan bilgilendirmede şu ifadelere yer verildi: "Son günlerde, Kulübümüzün biletleme sistemi anlaşmasına ilişkin kamuoyunda dolaşıma sokulan eksik, çarpıtılmış ve gerçeği yansıtmayan değerlendirmeleri dikkatle takip etmekteyiz. Kulübümüzün Passolig ile ilk anlaşması 2014 yılında, ikinci anlaşması ise 2019 yılında imzalanmıştır. Bahsi geçen her iki dönemde de yapılan anlaşmalar kapsamında, Kulübümüz imza bedellerini peşin olarak tahsil etmiştir. Mevcut sözleşmenin 2024 yılı itibarıyla sona ermesinin ardından Kulübümüz tarafından bu süreçte yeni bir sözleşme imzalanmamış; 2025 yılı içerisinde farklı biletleme sağlayıcılarıyla görüşmeler gerçekleştirilmiş ve yapılan değerlendirmeler sonucunda, kulübümüzün menfaatlerini en üst düzeyde koruyan ve gelir açısından önemli bir seviyeye ulaşan yeni anlaşma, rekor bir tutarla imzalanmıştır. Passolig ile yapılan bu anlaşma kapsamında elde edilen gelir, kulübümüzün biletleme süreçlerinin ilgili platform üzerinden yürütülmesine ilişkin iş birliğinin imza bedeli niteliğinde olup; gelecekteki sezonlara, maçlara veya hasılatlara ilişkin gelirlerin önden kullanılması gibi bir durum söz konusu değildir. İddia edilenlerin tam aksine; yapılan bu yeni anlaşma, tüm şartlarıyla Kulübümüz lehine yeniden yapılandırılarak imzalanmıştır. Camiamızın bilgisine sunar; aksi yönde oluşturulmaya çalışılan algılara itibar edilmemesini önemle rica ederiz."