EKONOMİ - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 09:47

Sanayiciler Bursa’da dijital dönüşüm için buluştu

A
A
A
Sanayiciler Bursa’da dijital dönüşüm için buluştu

Dijital üretim alanında geliştirdiği yenilikçi çözümlerle sektöre yön veren TREX tarafından, üretim yönetimine farklı bir bakış açısı getirmesi hedeflenen ‘Fabrikanı Keşfet 2026’ etkinliği büyük ilgi gördü.


Bursa’da bir araya gelen sanayiciler, iş adamları, teknolojiye önem veren firma yetkilileri teorik yaklaşımlardan ziyade sahadan elde edilen gerçek deneyimler elde etti. Dijital dönüşüm ve dijital üretim liderleri, sanayi ve teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak üretim süreçlerine geniş bir perspektif kazandıracağı programda katılımcılar, farklı sektörlerden gelen başarı hikayelerini doğrudan projeyi gerçekleştiren isimlerden dinleme fırsatı buldu. TREX Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Özdemir, "Her şey, ekonomi ve finans üzerine kuruludur. Yapılan bütün bu dijital dönüşüm çalışmaların altında yatan aslında finansal ekonomiyi, işletmelerdeki finansal ekonomiyi sağlam bir zemin üzerine oturtmaktır. Biz de bu tarafta işin sadece teknik bir konu olmadığını Bunun aynı zamanda finansal, ekonomik bir konu olduğunu burada tekrar üzerine basa basa ele alıyoruz. Bunu da mevcut dünyada, mevcut konjonktürde, yapay zeka ilmiyle birlikte nelerin yapılabileceği konusunda katılımcılarımız kendi deneyimlerini paylaşacak ve kârlılıklarını nasıl sürdürülebilir kılarlar bunları öğrenmeye çalışacaklar" dedi.


"Fabrikaların içerisinde yatan fabrikaları keşfetmek istiyoruz"


Salondakilere seslenen İlhan Özdemir, "Fabrikayı keşfetin sebebi fabrikalarımızın içerisinde yatan fabrikaları keşfetmektir arkadaşlar. Biz bu etkinlikleri aslında 2019’da başlatmıştık. Şimdi tekrar devamını getiriyoruz. Araya pandemi girdi. TREX’in temelde iki felsefesi var arkadaşlar. Bir tanesi bilgi kaynağında doğar. Biz kurulduğumuz günden beri bilgiyi kaynağından toplamak üzere elektronik ve yazılı teknolojiler geliştirdik. Sebebi verinin bozulmadan alınıp, paketlenip, mühürlenip, saklanıp ileride karar mekanizmalarında kullanılmasını sağlamak için. Eğer veriyi gerçekten bu düsturla makinenin başında kalitecinin kalite yaptığı yerden, kontrol yaptığı yerden, bakımcının bakım yaptığı yerden, makinenin sensöründen doğduğu yerden o anda sağlıklı bir şekilde toplayıp almazsanız ve bunu yaparak kararlar üretmeye çalışırsanız muhtemelen en iyi ihtimalle tahmin yapmış olursunuz. Biz de felsefe olarak bilgimizi 10 yıllardır paylaşıyoruz. Yüzlerce işletmenin dijital dönüşüm yolculuğuna, yalın dönüşüm yolculuğuna şahitlik ettik. Onların bu dönüşüm yolculuklarında edindikleri deneyimlerden biz de faydalandık. Artık bu etkinlikler vasıtasıyla bu bilgimizi paylaşıyoruz. Çok değerli konuşmacılar bu bilgilerini paylaşıyor ve tam bir platform halinde bilge fabrikaları inşa etmek üzere kullanmak üzere sizlerin kullanımını açıyoruz" diye konuştu.


"Dijital dönüşüm teknik değil, ekonomik bir konudur"


Dijital dönüşümün teknik bir konu olmadığını belirten Özdemir, "Dijital dönüşüm finansal ve ekonomik bir konudur. Sebebi işletmelerin temel amacı kârlılıklarını arttırmak, kâr etmektir. Günün sonunda bilançolarında teyit çektikleri zaman kârlı bir şirket olup olmadıkları da önemli olandır. Dijital dönüşüm temelde sürdürülebilir verimliliği sağlamak adına oluşturulan ekonomik bir yaklaşımdır. Dolayısıyla konunun aslında bundan sonrasında kesinlikle teknik bir konu olarak algılanmaması ve yorumlanmaması gerekiyor" dedi.


"Çok zor bir yılın içinden geçiyoruz"


TREX organizasyonunda katılan yüzlerce sanayici ve iş insanına Türkiye Cumhuriyeti’nin ve dünya ekonomisinin nereye doğru gittiği konusunda bilgi birikimini aktaracağını ifade eden Ekonomist ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, "Bursa önemli bir şehir biliyorsunuz. Özellikle sanayi şehri olduğu için bu programın burada yapılması benim için çok önemli. Çok zor bir yılın içinden geçiyoruz. Özellikle bu İran gerginliğiyle beraber sanıyorum bu işin uzayacağının da bilinci içerisinde davranmak ve hesabımızı ona göre yapmak zorundayız. TREX’in bu organizasyonu bence bu farkındalığı ortaya koyacağını düşünüyorum. Maalesef hayatımız artık çeşitli senaryolara uygun şekilde tasarlanmaya başlandı. Kötü senaryoyu tabii hiç konuşmak istemiyorum ama iki tane senaryomuz var. Bunlardan bir tanesi maliyetleri sırtlayacağımız ve bir şekilde yürüteceğimiz senaryo. İkincisi maalesef maliyetin çok yükseldiği ve bunun arkasından da enflasyonla alakalı problemin faiz artışıyla bile önlenemeyeceği bir yere doğru geleceği ikinci senaryoyu yaşamak istemiyoruz. İnşallah birincisiyle atlatırız" diye konuştu.


"Veriyi doğru okuyarak hareket etmek zorundayız"


Tarih boyunca yaşanan bir örnekten bahseden Prof. Dr. Emre Alkin, "İstikrarlı bir büyüme varken birileri gelip, böyle eliyle bir şeyleri bozunca bir sonraki istikrarlı büyüme bir öncekinden daha aşağıda gerçekleşiyor. Maalesef yapacak bir şey yok. Şimdi buna hazır mısınız? Niye bugün buradayız? Çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şey yapmak zorundayız ki, bir önceki seviyeye gelelim, hatta onu geçelim. O da daha fazla üretmek ya da bildiğimiz konvansiyonel metotla olmuyor. Veriyi doğru okuyarak olacak, onu da size söyleyeyim. O yüzden bugün buradayız" dedi.


"Trump gelerek olayı bozdu"


Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Alkin, "Trump gelerek olayı bozdu. Bu bozma işinde de size gençler özellikle bir tavsiyem var. Bozulmamış şeyleri tamir etmeye çalışmayın. Hiç kimse karaciğerim iyi çalışıyor, mükemmel olsun diye parmağını sokuşturmaz. Herkes ağrıyan yerlere elini koyar. Benden size tavsiye ağrıyan yerlere elinizi koyun. Şimdi genç patron oldunuz, patronluğunuzu göstermek istiyorsunuz. Ancak, lider olun daha iyi. Şimdi bizim boğazlarımızdan geçen mal ve petrol trafiği Panama Kanalı’ndan fazladır. Herkes Panama Kanalı’nı konuşuyor da bizim boğazlar çok iyi. Ki bizim boğazlar böyle orta büyüklükte. Diğer boğazlara bakacak olursanız, oralardan çok ciddi şeyler geçiyor. Şimdi kafanıza şunu koyun. Mal ve hizmet trafiği ile alakalı bölgelerde çatışma çıkıyorsa, politik çatışma, bu mutlaka sıcak çatışmaya dönüşür. Sıcak çatışmaları da alamazsanız büyük hesaplaşmaya döner. Tarih böyle olmuştur, tarihe dönüp bakalım. Yani otomatik olarak Trump’ın uluslararası ticareti boyunca etkilerine baktığımızda zaten bu işin bir çatışmaya dönüşeceğini, hatta bu çatışmanın da büyük hesaplaşmaya dönüşeceği görülüyor. Üçüncü diye söylemek istemiyorum. Ama büyük hesaplaşmaya doğru gideceği kesindir. Çünkü buradan sadece petrol ve doğalgaz geçmiyor. Geçen bir şey var, o da gübre. Yani bir enerji krizi varsa hemen arkasından gıda krizi gelecektir" diye ifade etti.


"Fabrikayı bir kere daha keşfetmek lazım"


Kendisine hep ‘Hocam enflasyon düşecek mi?’ diye sorduklarını belirten Alkin, "Cevap veriyorum, görülmüş, rüyam tutulmuş falan var. Bu kadar teknik yani, onu size söyleyeyim. Geçen sene olsa söylerdim bir şeyler ama şu an inanılmaz şeyler oluyor. Özellikle tarımsal ürünlerde korkunç bir fiyat var ki direkt çekirdek enflasyona baskıda bulunuyor. Ama tarım dışı emtiaya bakın o da coştu. Yani şöyle bir şey, hem işler yavaşlıyor hem de maliyet yükseliyor. Dolayısıyla bizim hakikaten çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şeyler yapıyor olmamız lazım fabrikada. Fabrikayı bir kere daha keşfetmek lazım. Mesela 21. yüzyılın altını kesinlikle bakırdır. Böyle bakınca bir şey anlaşılmıyor. Şu ana kadar biz dünya tarihi boyunca 800 milyar metreküp bakır kullandık. 2050’ye kadar 5 katını kullanacağız. Kolay da bir şey değil, dağ taşı kazmamız falan lazım. Bu, şöyle diyeyim size, sadece yapay zeka için 1.7 trilyon kWh elektrik gerekiyor. Bunun için de bakır kablo gerekiyor. Gümüş de tabii iletken, biraz pahalı" dedi.


"Vatandaş benimsemiyorsa reçete tutmuyor"


Vatandaşa sen ne kadar, ‘bak bu sana iyi gelecek’ desen de reçetenin tutmadığını belirten Alkin, "Vatandaş benimsemiyorsa, reçete tutmuyor. Aynen hastaya ‘ilaç alıyor musun?’ dediğinde alıyorum alıyorum diyor ama almıyor. Vatandaş ne yapıyor bugün, onu size söyleyeyim. 6 ay sonra satın alması gereken ama bugün hiç ihtiyacı olmayan malı bugünden satın alarak kâr ettiğini düşünüyor. Bir Amerikalı’ya söyledim bunu, 10 saniyede ‘enflasyon düşmez o zaman’ dedi. Herif 15 saniyede anladı, bizimki 3 yıldır anlayamadı. Gerçekten bu kadar basit. Baş başayız arkadaşlar. Tek başımızayız, baş başayız. O yüzden kıymetinizi bilin. Sizin kıymetinizi bilmiyorlar, biz biliyoruz. O yüzden geldik bugün buraya. Yani anlayın ki siz feryat ettiğiniz zaman duyan olmayacak. Ben size tavsiye, kendi kendinize yetmeyi, iyice kendinize şiar edinin" dedi.


"Kitleler mantığın değil menfaatin peşinde koşuyor"


Beşeri sermayenin kalitesi artmadıkça, teknoloji istediği kadar artsın, verimin düşeceğini belirten Alkin, "Yani ne demek istiyorum? Kamera ile bizi çeken arkadaşa yeni bir kamera veriyoruz. Anlatılmazsa bu kameranın nasıl çalıştığını eskisi gibi çeker. Verim de düşer. Devlet mal ve hizmet üretenin maliyetini düşürmek için altyapı yatırımı yapar. Tek görevi budur. Trump niye seçildi diye sormayın, artık seçmen ne yapıyor biliyor musunuz? Benim nefret ettiklerimden oy verdiğim adam da nefret ediyorsa ben oy atarım diyor. Çok acayip bir yere doğru gidiyoruz. O yüzden real sektör ismi üstünde gerçeklerle yaşar. Kitleler mantığın peşinde koşmaz, menfaatinin peşinde koşar" dedi.


"Dijitalleşme dünyanın en önemli başlıklarından biri"


Ekonomist Mert Yılmaz ise, "Ana başlığımız dijitalleşmedir. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önemli başlıklarından bir tanesidir. İşin gerçekten erbapları tarafından konuşulması son derece kıymetlidir. İş dünyasının dijitalleşmeye bakışıyla ilgili bir panelin sunuculuğunu gerçekleştireceğim. Türkiye, ilgili sektörler, şirketler bu dijitalleşmenin neresindeler? Önümüzde yapılması gereken, gidilmesi gereken yol ne? Bu işin verimlilik üzerinde özellikle mavi yakalı çalışan kesim üzerindeki orta uzun vadeli etkilerini, sonuçlarını tartışacağız" şeklinde konuştu.


Gün boyu süren oturumlarda, katılımcılar bilgi birikimlerini pekiştirmenin yanında, yeni bilgiler de edindi.



Sanayiciler Bursa’da dijital dönüşüm için buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Millet Bahçesi’nde bakım ve onarım çalışmaları sürüyor Elazığ Belediyesi, vatandaşların daha temiz, daha düzenli ve daha konforlu bir ortamda vakit geçirebilmesi amacıyla Millet Bahçesi’nde bakım, onarım ve yenileme çalışmalarını sürdürüyor. Elazığ Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, bahar aylarının gelmesiyle birlikte kent genelindeki yaşam alanları ve parklarda yoğun mesaisini sürdürüyor. Bu doğrultuda ekipler tarafından Millet Bahçesi’nde kapsamlı bir bakım, onarım ve yenileme çalışması uygulanıyor. Özellikle çocuk oyun gruplarında temizlik ve bakım çalışmaları gerçekleştirilirken, oyun alanlarının daha güvenli, rahat ve konforlu bir hale getirilmesi hedefleniyor. Ekipler, süs havuzlarında da detaylı temizlik işlemleri yaparken, havuzların düzenli bakımının sağlanmasıyla birlikte hem görsel estetiğin korunması hem de çevre temizliğinin artırılması amaçlanıyor. Öte yandan park genelindeki çiçek ve bitkilerin bakımı da titizlikle sürdürülüyor. Mevsimlik çiçek dikimi, peyzaj düzenlemeleri, çim biçme ve yeşil alan çalışmalarıyla Millet Bahçesi yaz aylarına hazırlanıyor. Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, vatandaşların ortak yaşam alanlarını daha sağlıklı ve rahat bir şekilde kullanabilmesi için Millet Bahçesi’nde bakım ve onarım çalışmalarının aralıksız bir şekilde devam edeceği belirtildi.
Samsun Korsan taşımacılığa sıkı denetim: Sürücülerin sözleri dikkat çekti Samsun’da mobil uygulama üzerinden müşteri aldığı belirlenen korsan taksilere yönelik denetimde ilginç anlar yaşandı. Polis ekiplerini dakikalarca ikna etmeye çalışan kadın sürücü, "Meydandan döner almaya geldim, uygulamam yok" diyerek dil döktü. Bir başka sürücünün ise "Bir daha olsa yine yaparım" sözleri dikkat çekti. Yakalanan 2 korsan taksiye toplam 200 bin TL ceza kesildi, araçlar 2 ay trafikten men edildi. Samsun Emniyet Müdürlüğü ekipleri, İlkadım ilçesinde korsan taşımacılığa yönelik denetim gerçekleştirdi. Cumhuriyet Meydanı önünde uygulama noktası oluşturan ekipler, mobil uygulamalar üzerinden müşteri aldığı belirlenen araçları tek tek durdurup kontrol etti. Denetimler sırasında yakalanan kadın sürücü, polis ekiplerine uzun süre dil döktü. Telefonunda uygulama olmadığını savunan sürücü, "Yemin ederim uygulamam yok" diyerek kendisini savundu. Ekipler ise yapılan incelemeler sonrası cezai işlemi uyguladı. Bir diğer sürücünün ise işlemler sırasında söylediği, "Bir daha olsa yine yaparım" sözleri dikkat çekti. Polis ekipleri, korsan taşımacılığın hem yolcu güvenliğini tehlikeye attığını hem de haksız kazanca neden olduğunu belirterek denetimlerin süreceğini ifade etti. Yapılan çalışmalar kapsamında yakalanan 2 korsan taksi sürücüsüne toplam 200 bin lira idari para cezası kesildi. Araçlar ise 2 ay süreyle trafikten men edilerek otoparka çekildi. Emniyet yetkilileri, korsan taşımacılığın önüne geçmek ve vatandaşların güvenli ulaşım hizmeti almasını sağlamak amacıyla kent genelindeki denetimlerin aralıksız devam edeceğini bildirdi.
Elazığ Elazığ’da ’Huzur’ uygulaması: İl Emniyet Müdürü Karan sahaya inerek denetimlere katıldı Elazığ’da polis ekiplerince kent genelinde geniş kapsamlı ’Huzur’ operasyonu gerçekleştirilirken İl Emniyet Müdürü Aydın Karan sahaya inerek denetimleri yerinde takip etti. Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından kent genelinde geniş kapsamlı ’Huzur’’ operasyonu gerçekleştirildi. Vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması, suç unsurlarının tespit edilmesi ve aranan şahısların yakalanması amacıyla düzenlenen uygulamaya birçok polis birimi katıldı. Kentin farklı noktalarında oluşturulan kontrol noktalarında araçlar tek tek durdurularak denetlendi. Sürücü ve yolcuların GBT kontrolleri yapılırken, araçlarda da detaylı aramalar gerçekleştirildi. Kent merkezi başta olmak üzere çeşitli mahallelerde sürdürülen denetimlerde yüzlerce araç ve şahıs sorgulandı. Şüpheli görülen kişilerin üzerinde de inceleme yapıldı. Operasyon kapsamında eğlence mekanlarında da denetimler gerçekleştirildi. Polis ekipleri tarafından işletmelerde kimlik kontrolleri yapılırken, mekanların ruhsat, kapanış saati ve genel güvenlik kurallarına uygunluğu denetlendi. Kente yeni atanan İl Emniyet Müdürü Aydın Karan da uygulamalara katılarak çalışmaları yerinde takip etti. Kentin huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla çalışmaların kararlılıkla, aralıksız devam edeceği aktarıldı.
Kayseri AKİB Genel Başkanı Hızar ve yönetiminden gurbetçilere güçlü çağrı: "Bu yaz rotamız Türkiye olsun" Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Genel Başkanı Ali Hızar ve yönetimi, yaz sezonu öncesinde Avrupa’da yaşayan milyonlarca gurbetçiye anlam yüklü ve güçlü bir çağrıda bulundu. Vatan sevgisi, milli aidiyet ve ekonomik dayanışma vurgusunun ön plana çıktığı açıklamada, gurbetçilere tatil rotalarını Türkiye’ye çevirmeleri çağrısı yapıldı. AKİB Genel Başkanı Ali Hızar yaptığı açıklamada, Türkiye’nin sadece bir tatil destinasyonu değil; gurbetçiler için bir yuva, bir kök ve ortak bir değer olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bizler nerede yaşarsak yaşayalım, kalbimiz her zaman Türkiye için atıyor. Türkiye’ye yapılan her ziyaret; hasret gidermenin ötesinde, vatanımıza sahip çıkmanın, kültürümüzü yaşatmanın ve milletçe kenetlenmenin en güçlü göstergesidir." Hızar, Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye ekonomisine sunduğu katkının her geçen yıl daha da büyüdüğünü belirterek, özellikle yaz döneminde gerçekleşen ziyaretlerin turizmden esnafa, yerel işletmelerden üreticiye kadar birçok sektöre büyük canlılık kazandırdığını ifade ederek, "Gurbetçilerimizin ülkemize getirdiği ekonomik katkı, sadece rakamlardan ibaret değildir. Bu destek aynı zamanda milli dayanışmanın, birlik ruhunun ve vatan sevgisinin en somut yansımasıdır. Türkiye’ye sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır" dedi. AKİB yönetimi tarafından yapılan açıklamada özellikle Avrupa’da doğup büyüyen genç nesillere dikkat çekilerek, Türkiye ile bağların korunmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Yaz tatillerinin gençler açısından kültürel değerleri tanıma, aile bağlarını güçlendirme ve milli kimliği yaşatma açısından büyük fırsat olduğu ifade edildi. Ali Hızar açıklamasında şu sözlerle gurbetçilere seslendi: "Bu yaz da rotamızı Türkiye’ye çevirelim. Memleketimizin havasını soluyalım, bayrağımızın gölgesinde sevdiklerimizle buluşalım. Çünkü Türkiye bizim ortak yuvamız, ortak sevdamızdır. Gelin bu yaz izin rotamız Türkiye olsun. Bu sadece bir tatil tercihi değil; vatana bağlılığın, aidiyetin ve milli duruşun güçlü bir ifadesidir." AKİB yönetimi, Avrupa’daki tüm Türk vatandaşlarını birlik ve beraberlik ruhuyla hareket etmeye davet ederek, Türkiye’ye sahip çıkmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunun altını çizdi. ‘Birlikte güçlüyüz, birlikte Türkiye’yiz’ mesajı veren AKİB yönetimi, bu yaz milyonlarca gurbetçinin rotasını yeniden anavatanına çevirmesini temenni etti.
Zonguldak Hemşirelik Haftası Sempozyumu gerçekleştirildi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN) sağlık alanının en kutsal mesleklerinden biri olan hemşireliğin önemine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen "Hemşirelik Haftası Sempozyumu" başladı. Sezai Karakoç Kültür Merkezinde gerçekleştirilen sempozyumun açılış programına; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, Türk Hemşireler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Arife Ayaz, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı. Program, aziz şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış töreni daha sonra protokol konuşmalarıyla devam etti. Meltem Kürtüncü: "Hemşirelik; sabrın, fedakârlığın ve insan sevgisinin en güzel temsilidir" Programın açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen BEUN Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Meltem Kürtüncü, hemşirelik mesleğinin vicdan, merhamet ve insan sevgisiyle icra edilen kutsal bir meslek olduğunu ifade ederek şu sözleri ifade etti: "İnsan hayatının en zor anlarında umut olan hemşirelik; sabrın, fedakârlığın ve insan sevgisinin en güzel temsilidir. Sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olan hemşirelerimiz, gece gündüz demeden büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Üniversitemizde hemşirelik eğitiminin daha güçlü bir noktaya taşınması adına sunduğu kıymetli desteklerden dolayı Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerimi sunuyor, tüm sağlık camiasının Hemşirelik Haftası’nı tebrik ediyorum." Arife Ayaz: "Hemşirelik; vicdanla yürütülen büyük bir insanlık görevidir" Prof. Dr. Kürtüncü’nün ardından kürsüye gelen Türk Hemşireler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Arife Ayaz ise hemşirelik mesleğinin toplum sağlığı açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekerek şu sözleri ifade etti: "Hemşirelik; vicdanla yürütülen büyük bir insanlık görevidir. Bir hastanın acısını paylaşabilmek, en zor anında yanında olabilmek ve ona umut verebilmek büyük bir adanmışlık gerektirir. Sağlık sistemimizin kahramanlarından hemşirelerimiz, insan hayatına dokunan önemli bir sorumluluğu yerine getirmektedir. Bu vesileyle böylesine anlamlı bir programı düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Prof. Dr. Sibel Koçak’tan Rektör Özölçer’e teşekkür Türk Hemşireler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Arife Ayaz’ın ardından konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen BEUN Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sibel Koçak ise hemşirelik eğitiminin toplum sağlığı açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek konuşmasında şu sözleri dile getirdi: "Sağlık alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmek, güçlü bir akademik vizyon ile mümkündür. Üniversitemiz Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Hemşirelik Bölümümüz son yıllarda akademik ve fiziki alanlarda, sosyal ve toplumsal farkındalığı ele alan çalışmalarda önemli gelişimler göstermektedir. Üniversitemizde hemşirelik mesleğine ve sağlık eğitimine verdiği kıymetli destekler ile Üniversitemizin sağlık alanında her geçen gün daha güçlü bir noktaya ulaşmasına sunduğu katkılardan dolayı Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerimi arz ediyorum." Rektör Özölçer: "Sabrın, emeğin ve insan sevgisinin yaşayan temsilcileri" Prof. Dr. Koçak’ın ardından kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise Hemşirelik Haftası’nın anlam ve önemine dair yaptığı konuşmada sağlık çalışanlarının toplum için taşıdığı değere vurgu yaparak şu ifadeleri dile getirdi: "Hemşirelik Haftası vesilesiyle başta Üniversitemiz Hastanesinde görev yapan kıymetli hemşirelerimiz olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında ve dünyanın neresinde olursa olsun insan sağlığı için gece gündüz demeden fedakârca çalışan tüm hemşirelerimize gönülden şükranlarımı sunuyorum. İnsanlığa şifa olmak için çıktıkları bu kutlu yolda; merhameti bilgiyle, sabrı vicdanla ve emeği insan sevgisiyle birleştiren sağlık çalışanlarımızın Hemşirelik Haftası’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Geçtiğimiz ay Hemşirelik Bölümümüzde öğrenim gören 180 öğrencimize üniformalarını giydirdik. O gün öğrencilerimizin meslek hayatına hazırlandıkları ilk adımlarına hep birlikte şahitlik ettik. Hz. Mevlânâ’nın ifade ettiği gibi: ‘Sevgiden acılar tatlılaşır, sevgiden bakırlar altın olur, sevgiden dertler şifa bulur.’ Şüphesiz sağlık hizmetlerinin temelinde sevgi, merhamet ve insanı yaşatma iradesi vardır. Nitekim bizler de bu inancın ışığında yarın Üniversite Hastanemizde uzmanlık eğitimlerini başarıyla tamamlayan hemşirelerimize teşekkür belgelerini takdim edeceğiz. Aynı zamanda yirmi yıl boyunca büyük bir fedakârlıkla görev yapan kıymetli hemşirelerimize plaketlerini sunacağız. Şimdiden kendilerini yürekten tebrik ediyor; meslek hayatlarında sağlık, huzur ve kolaylıklar diliyorum. Hemşirelerimizin her biri; sabrın, emeğin ve insan sevgisinin yaşayan temsilcileridir. Onların üstün gayreti insanlığa adanmış büyük bir hizmettir. İşte bu hizmet onuruna düzenlenen sempozyum vesilesiyle bugün burada alanında deneyimli akademisyenlerimiz, ilmi edinmenin heyecanı taşıyan öğrencilerimiz ve sağlık alanına gönül vermiş kıymetli çalışma arkadaşlarımızla birlikte yeni ufuklara kapı aralamak için bir araya geldik. Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen, programa ülkemizin farklı kuruluşlarından katılım sağlayarak bu bilimsel zemini zenginleştiren tüm ilim insanlarına, değerli araştırmacılara ve kıymetli misafirlerimize yürekten teşekkür ediyor; sempozyumun hayırlı olmasını temenni ediyorum." Konuşmacılara teşekkür belgesi takdim edildi Yapılan konuşmaların ardından sempozyumun açılış töreni; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından sempozyumda konuşmacı olarak yer alan akademisyenlere teşekkür belgesi ve çiçek takdim edilmesiyle devam etti. Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi. Hemşirelik Haftası etkinlikleri hafta boyunca çeşitli programlarla devam edecek.