ÇEVRE - 14 Şubat 2026 Cumartesi 10:38

Kuraklıkla boğuşuyordu...Yağışlarla yeniden küçük Venedik oldu

A
A
A
Kuraklıkla boğuşuyordu...Yağışlarla yeniden küçük Venedik oldu

"Uluslararası Yaşayan Göller Ağı"na dahil ve "Türkiye’de Yaşayan Göl" ünvanına sahip tek göl olan Uluabat Gölü’ndeki su seviyesi, yağışların ardından ciddi oranda yükseldi. Yazın kuraklık tehdidi altında kalan; derinliği 1 metreye kadar düşen Uluabat Gölü’nde su seviyesi 10 yıl aradan sonra ilk kez 10 metreyi geçti. Evlerin önüne kadar gelen hatta içine giren sular, bazı noktada küçük ara sokakları bile doldurdu. Kafelerin renkli merdivenleri dahi göl sularına gömüldü, kayıklar yükseklere çekildi. Göçmen kuşların uğrak yeri olan ve kadın balıkçılarıyla meşhur olan Uluabat Gölü kenarındaki 2 bin 600 yıllık Gölyazı köyü de küçük Venedik ünvanını yeniden kazandı.


Zengin biyolojik çeşitliliği ile Türkiye’nin önemli gölleri arasında yer alan, küçük karabatak, alaca balıkçıl, kaşıkçı, tepeli pelikan, almabaç patka, tepeli patka ve sakarmeke gibi onlarca türde kuşa ev sahipliği yapan Uluabat Gölü, balıkçılık ve turizm açısından da önemli yer tutuyor.


Göle kıyısı olan 2 bin 600 yıllık Gölyazı Köyü halkının geçen yıl "eyvah bizim gölümüz de kuruyacak mı" diye endişe ettiği Uluabat Gölü, yağmurlar ve Uludağ’a düşen karların erimesiyle gelen sularla eski günlerine döndü.



Tekrar "Küçük Venedik" oldu


Avrupa’nın en güzel kasabaları arasında gösterilen, "Küçük Venedik" olarak nitelendirilen Gölyazı Mahallesi, yükselen sularla yine bu benzetmeyi yansıttı. Evlerin önüne kadar gelen hatta içine giren sular, bazı noktada küçük ara sokakları bile doldurdu. Kafelerin renkli merdivenleri dahi göl sularına gömüldü, kayıklar yükseklere çekildi. Mahalle içindeki köprünün altına bağlanan kayıklar başka yerlere götürüldü. Göl kıyısındaki yürüme alanları suyla kaplandı, ağaçlar yarısına kadar suya battı.



"10 yıldan beri ilk kez"


Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer, bu yıl yağışların çok iyi olduğunu belirterek, "Yaklaşık 10 yıldan beri ilk kez bu kadar su geldi. Bu kadar su bastı kıyıları. Gölümüzün ömrü arttı. Bu yıl yağmur çok oldu, Uludağ’a iyi kar yağdı. En derin yeri 3 metreden 10 metreye çıktı" dedi.


Geçen yıl suyun çok fazla çekildiğini ve kendilerini korkuttuğu dile getiren Topsezer, "Yazın derinliğin 1 metreye kadar düştü yerler oldu. Kayıklar çamur ata ata gidiyordu. Evlerin dibine kadar ulaştı şimdilerde. Gölün durumundan memnunuz." diye konuştu.


Temiz su girişinin göldeki canlılar için de önemli olduğuna işaret eden Topsezer, "Balıkların üremesi artıracaktır. Mesela turna için üreme öneindeyiz. Su çok olunca ormanın, sazlıkların içine kadar gidiyor balıklar yumurta bırakıyor. İyi bir üreme dönemi geçireceğiz ve balık bollaşacak diye umuyoruz" ifadesini kullandı.


Topsezer, göldeki suyun korunması için kapak yapılmasını istediklerini belirterek, kapak yapılması durumunda gölün suyunun denize akmayacağını söyledi.



Kuraklıkla boğuşuyordu...Yağışlarla yeniden küçük Venedik oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Kar ve buzlanmaya karşı ısınabilen beton İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Türk, kış aylarında ulaşımı olumsuz etkileyen kar ve buzlanmaya karşı "Isınabilen Beton" projesini geliştirdi. Projeyle ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kazım Türk, Türkiye’nin büyük bir bölümünde kış şartlarının ağır geçtiğini söyledi. Açıklamasında Türk, "Sahil şehirleri dışında İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Karadeniz’in önemli bir kısmı soğuk iklim şartlarına sahip. Dolayısıyla kışın kar ve buzlanma hem karayolu hem de hava yolu ulaşımını ciddi şekilde aksatıyor." dedi. "Akıllı sensörlerle kar yere düşmeden eriyecek" Geliştirilen sistemin meteorolojik verileri anlık takip eden bir otomasyonla çalışarak buzlanmayı oluşmadan engellediğini ifade eden Türk, sistemin çalışma prensibini açıkladı. Türk, "Sistem şehir şebekesi elektriğiyle çalışıyor. Bir trafo ve PLC kontrol mekanizmamız var. Meteorolojik verileri takip ediyoruz. Hava sıcaklığı sıfırın altına düştüğünde sistem devreye girerek yüzeyi ısıtıyor. Kar yağmadan yüzey ısınmış oluyor; kar yağsa bile düştüğü anda eriyor" ifadelerini kullandı. "Geleneksel yöntemlerin çevresel ve ekonomik zararları önlenecek" Laboratuvar ortamında yapılan testlerde kar eritme işleminin başarıyla gerçekleştiği, sistemin 1x2,5 metre boyutlarındaki plaklarda sorunsuz çalıştığı söyleyen Türk, projenin çevresel etkileri ve ekonomik kayıpları minimize etmesine dikkat çekti. Geleneksel yöntemlerin zararlarına değinen Türk, "Bu makineler fosil yakıt kullanıyor ve karbon salınımına neden oluyor. Kimyasal çözücüler ise hem kaplamaya zarar veriyor hem de tarım arazilerinin verimliliğini azaltabiliyor." dedi. Özellikle havacılık sektöründeki yüksek maliyetlere vurgu yapan Türk, "Amerika’da yapılan bir çalışmada rötar yapan bir uçağın dakikadaki maliyetinin 3 bin - 3 bin 500 Türk Lirası civarında olduğu belirtiliyor." diyerek akıllı betonun ekonomik getirisini ortaya koydu. Yüksek dayanımlı üç katmanlı teknoloji Sistemin teknik yapısı hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Türk, "5 santimetre yüksek dayanımlı temel beton tabakası var. Onun üzerinde 7,5 santimetre kalınlığında ısınabilen beton bulunuyor. En üstte ise elektrik güvenliğini sağlayan koruyucu bir tabaka yer alıyor." açıklamasında bulundu. Betonun dayanıklılığına da dikkat çeken Türk "Bu beton yalnızca ısınabilen bir beton değil, aynı zamanda dayanımı yüksek bir beton. Standart C25-C30 betonlara karşılık C50-C60 dayanım seviyelerine ulaşabiliyoruz. İçerdiği lifler sayesinde eğilme ve çarpma dayanımı da yüksek" dedi. Hedef: Havalimanı pistleri ve kritik kavşaklar Patentini projenin başlangıcından önce aldıklarını belirten Prof. Dr. Türk, "Betonun elektriksel iletkenliğini ölçerken ısınma özelliğini fark ettik ve patent başvurusunda bulunduk." diyerek sürecin bilimsel arka planını paylaştı. Gelecekteki uygulama alanlarına ilişkin ise "Öncelikli hedefimiz havaalanı pistleri. Ayrıca trafik kazalarının yoğun olduğu kavşaklar, viyadükler ve tünel girişlerinde de kullanılabilir." diyen Türk, sistemi yakında kampüs içinde aktif trafiğin bulunduğu bir noktada test etmeyi hedeflediklerini belirtti.