GÜNDEM - 23 Şubat 2026 Pazartesi 14:43

Kestel’de geleneksel sokak iftarı coşkusu

A
A
A
Kestel’de geleneksel sokak iftarı coşkusu

Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, geleneksel hale getirilen sokak iftarında vatandaşlarla aynı sofrada buluştu. Başkan Erol, "Bu sofralar bizi bir arada tutan gönül bağlarımızın en güzel ifadesi; Ramazan’ı Kestel’de böyle yaşamak çok kıymetli" dedi.


Yerel yönetim hizmetlerinin yanı sıra sosyal belediyecilik ve gönül belediyeciliği anlayışıyla da vatandaşların her zaman yanında yer alan Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Ramazan boyunca vatandaşlarla bir araya gelmeye özen gösteriyor.


Kestel Belediyesi tarafından geçen yıl da düzenlenen sokak iftarı bu yıl da özenle gerçekleşti. İftar programı boyunca vatandaşlarla tek tek selamlaşan ve Ramazan aylarını kutlayan Başkan Erol, çocuklarla da yakından ilgilenerek bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.


Samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen iftar buluşmasında birlik ve beraberlik duyguları ön plana çıktı. Başkan Erol, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunun bu yıl da Kestel’de güçlü şekilde yaşandığını belirterek, şöyle konuştu:


"Ramazan ayını fırsat bilerek her gün hemşehrilerimizle kucaklaşmaya özen göstereceğiz. Ramazan; paylaşmanın, birlik olmanın ve aynı sofrada buluşmanın adıdır. Ahmet Vefik Paşa Mahallemizde kurduğumuz bu gönül sofrasında hemşehrilerimizle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Kestel’de Ramazan; paylaşmanın, aynı sofrada buluşmanın, komşuluk bağlarını güçlendirmenin ayıdır."



Kestel’de geleneksel sokak iftarı coşkusu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Böcek ailesinin ölümüne ilişkin sanıkların hakim karşısına çıkacakları tarih belli oldu Fatih’de Böcek ailesinin ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin 6 sanığın hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu. Sanıkların yargılanmasına 21 Nisan tarihinde İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak. Almanya’dan 9 Kasım 2025’de turistik amaçla İstanbul’a gelerek 13 Kasım 2025’te ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27), baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek’in ölümlerine ilişkin 6 sanığın hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu. Sanıkların yargılanmasına 21 Nisan tarihinde İstanbul 30.Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Böcek ailesi ‘maktul’ sıfatıyla, 2 kişi ‘müşteki’ sıfatıyla, ayrıca Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak, Muhammad Moeen Ud Din Chishti ve Rüstemsha Batyrov ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Böcek ailesinin Almanya’da yaşadıkları, turistik gezi amacıyla 9 Kasım 2025’te İstanbul’a geldikleri, ayrıca Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı isimli şahısların da aynı amaçla geldikleri ve her 2 grubun da olayın meydana geldiği ‘Harbour Suites Old City’ isimli otele yerleştikleri anlatıldı. Kokudan rahatsız olarak otelden yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği belirtildi Hazırlanan iddianamede, 101 numaralı odada böcek olduğu şikayeti üzerine şüpheli otel yetkilisi Hakan Oğlak’ın ilaçlama yapılması kararını aldığı, bunun üzerine DSS İlaçlama Şirketi’yle görüşerek odanın ilaçlanması hususunda tarafların anlaştıkları, 11 Kasım 2025’te otel resepsiyonunun hemen yanında bulunan 101 numaralı odanın şüpheli şirket görevlisi Doğan Cağferoğlu tarafından ilaçlandığı, şüpheli resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin de bu süreçte bulunduğu belirtildi. Şüpheli Rustemsha Batyrov’un ertesi gün şüpheli Muhammed’e ‘ben çok hastayım, yerime bakabilir misin’ demesi üzerine Muhammed’in otele gelerek çalışmaya devam ettiği, gece vakti resepsiyonun yanında bulunan 101 numaralı odanın ilaçlanması sebebiyle kokudan rahatsız olarak otelden yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği kaydedildi. 7 dakika boyunca otel kapısının açılmasını beklediler, ambulansa ulaşamadılar Böcek ailesinin bir gün önce mide bulantısı, kusma şikayetlerinden dolayı hastaneye gittiklerinin aktarıldığı iddianamede, tedavi görüp hastaneden ayrıldıkları ancak olay gecesinde de rahatsızlıklarının artarak devam ettiği, bu sebeple mağdurların ambulans çağırdığı, mağdur Servet’in kucağına durumu ağır olan kızı mağdur Masal’ı alarak ambulansa götürmek için otelin lobisine indiği ancak otel kapısının kilitli olması sebebiyle kapıyı açamadığı kaydedildi. Mağdur Servet’in otel kapısına bazı cisimleri atarak kırmaya çalıştığı ancak kapıyı açamadığı, yaklaşık 7 dakika boyunca kapının açılmasını bekledikleri ve kapıda bekleyen ambulansa ulaşamadıkları, süreç sonunda ise şüpheli Muhammad’in gelen sesleri duyarak otele gelip kapıyı açtığı, mağdurların bu şekilde ambulansa alınarak hastaneye kaldırıldıkları ifade edildi. Mağdur çocuklar Masal Böcek ve Kadir Muhammet Böcek’in aynı gece vefat ettiklerinin aktarıldığı iddianamede, ertesi gün anne Çiğdem Böcek’in, 3 gün sonra da baba Servet Böcek’in vefat ettiği ifade edildi. "Ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olması nedeniyle yapılan ilaçlama sonucu ortaya çıkan zararlı gazlar mağdurların bulunduğu üst katlara ulaştı" tespiti yapıldı Yine otelde kalan ve turistik amaçlı İstanbul’a gelen 3 yabancı uyruklu, şikayeti bulunmayan müştekiler Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı’nın hastaneye gelerek tedavi olduğu ve taburcu olduklarının kaydedildiği iddianamede, ilaçlama yapılan 101 numaralı oda ile mağdurların kaldığı 202 numaralı odanın altlı üstlü olduğu, odalar içerisinde bulunan ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olduğu kanaatine varıldığı, bu sebeple burada yapılan ilaçlama neticesinde ortaya çıkan zararlı gazların mağdurların bulunduğu üst katlara ulaştığının değerlendirildiği aktarıldı. Otel yetkililerinin otelin ilaçlanmasını sağlamakla yükümlü olduğu kadar, bu işlemin insan sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle icra edilmesini denetlemekle de yükümlü olduğu vurgulandı İddianamede, otelde hiçbir teknik ve tıbbi önlem alınmadan ilaçlamanın yapıldığı, tedbir alınmadan yapılan ilaçlama ile birlikte otelde acil durumlarda müdahale edecek bir personelin bulundurulmadığı, bununla birlikte otelin dış kapısının da kilitlenerek vefat eden ailenin yardım almalarının geciktirildiği vurgulandı. Ayrıca, otelde, Biyosidal Ürün Uygulama yetkisi ve sertifikası bulunmaksızın, izinsiz ve yetkisiz bir şekilde faaliyet gösteren DSS İlaçlama firmasının sahibi şüpheli Serkan Kışı hakkında; şahsın şahsi uygulayıcı sertifikası bulunmasına rağmen, sahibi olduğu DSS firmasının İl Sağlık Müdürlüğü’nce yetkilendirilmiş bir biyosidal ürün uygulama işyeri olmadığı, şüphelinin zehirlenme vakasına yol açan bu uygulamayı izinsiz olarak gerçekleştirdiği, ayrıca biyosidal ürün uygulayıcı sertifikası bulunmayan firma çalışanı şüpheli Doğan Cağferoğlu’nun bilinçsiz, usulsüz ve sertifikasız bir şekilde ilaçlama yaptığı ve otel yetkililerinin otelin ilaçlanmasını sağlamakla yükümlü olduğu kadar, bu işlemin insan sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle icra edilmesini denetlemekle de yükümlü olduğu kaydedildi. Olayın öngörülebilir, önlenebilir ve kontrol edilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği iddianamede, olayın aynı zamanda gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınmaması nedeniyle meydana geldiği, bu nedenle otel yönetiminin kusurlu olduğu da ifade edildi. 5 şüpheliye 22’şer yıl 6’şar ay hapis talebi Hazırlanan iddianamede şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2’şer yıl 8’er aydan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheli Rüstemsha Batyrov’un ise ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.
İzmir Buca’daki iş yeri yangını kontrol altına alındı İzmir’in Buca ilçesindeki 6. Sanayi Sitesi’nde bir otomobil yedek parça dükkAnında yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, bitişikte bulunan iki iş yerine daha sıçradı. Olay yerine sevk edilen İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, 14 araç ve 70 personelle müdahale etti. Yangın, yaklaşık iki saat süren çalışmaların ardından kontrol altına alındı. İzmir’in Buca ilçesine bağlı İnönü Mahallesi 6. Sanayi Sitesi’nde bulunan bir otomobil yedek parça dükkanında saat 11.30 sıralarında yangın çıktı. İş yerinden yükselen yoğun duman ve alevleri fark eden çevredekiler, durumu vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri bölgeye sevk edildi. 14 araç ve 70 personelle olay yerine ulaşan ekipler, yangına hızla müdahale etti. Henüz çıkış nedeni belirlenemeyen yangın, iş yerinde bulunan yanıcı malzemelerin de etkisiyle büyüyerek bitişik nizamda bulunan iki dükkana daha sıçradı. Sanayi sitesinde paniğe yol açan yangın sırasında zaman zaman patlama sesleri duyuldu. Ekiplerin yoğun ve koordineli çalışması sonucu yangın, yaklaşık iki saat süren müdahalenin ardından kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürerken iş yerlerinde büyük çapta maddi hasar oluştu. Yangında can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı.
Bitlis Ahlat’ta okul müdürlerine saldırı görüntüleri ortaya çıktı Bitlis’in Ahlat ilçesinde geçtiğimiz gün veliler tarafından iki okul müdürüne yönelik gerçekleştirilen saldırı kamuoyunda yankı uyandırırken, olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Ahlat’ta geçtiğimiz gün veliler tarafından iki okul müdürüne yönelik saldırıya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Eğitim Bir Sen Bitlis Şubesi de saldırıyı protesto etmek amacıyla olayın yaşandığı Abdurrahman Gazi İlkokulu önünde basın açıklaması yaptı. Sendika yönetiminden Abdurrahman Yaşasın tarafından okunan açıklamada, "Ahlat’ta görev yapan okul müdürü üyelerimize yönelik gerçekleştirilen menfur saldırıyı kınamak, eğitim camiasına yönelen şiddete karşı duruşumuzu göstermek ve dayanışmamızı ifade etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Eğitim kurumları; bilginin, emeğin, sabrın ve geleceğin inşa edildiği kutsal mekânlardır. Bu kurumların yöneticileri ve çalışanları ise toplumun yarınlarını yetiştirmek gibi ağır bir sorumluluğu omuzlarında taşıyan fedakâr insanlardır. Böylesine kutsal bir görevi yerine getiren eğitim yöneticilerine yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi olamaz ve hiçbir şekilde kabul edilemez. Ahlat’ta okul müdürü üyelerimize yönelik gerçekleştirilen saldırı yalnızca bireylere yapılmış bir saldırı değildir. Bu saldırı; eğitime, kamu hizmetine, devlet otoritesine ve toplumun ortak değerlerine yönelmiş açık bir tehdittir. Eğitim çalışanlarının görevlerini huzur ve güven ortamı içerisinde yerine getirememesi, doğrudan doğruya geleceğimizin zarar görmesi anlamına gelmektedir. Şiddeti meşrulaştıran ve sorun çözme yöntemi olarak gören anlayış toplumsal barışa zarar vermekte, kamu düzenini zedelemektedir. Eğitim kurumlarında görev yapan yöneticilerimizin ve öğretmenlerimizin güvenliği sağlanmadan sağlıklı bir eğitim ortamından söz etmek mümkün değildir. Nitekim Eğitim-Bir-Sen’in girişimleriyle Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda eğitimcilere yönelik şiddet suçlarına verilen cezalar artırılarak caydırıcılık güçlendirilmiştir. Bizler eğitim çalışanları olarak sorunların diyalogla, hukuk çerçevesinde ve karşılıklı anlayışla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Şiddetin hiçbir türünü kabul etmiyor, eğitim camiasına yönelen her türlü saldırının karşısında kararlılıkla durduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Yetkili mercilerden beklentimiz; bu saldırının tüm yönleriyle araştırılması, sorumluların hukuk önünde gerekli cezayı alması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için caydırıcı tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesidir. Eğitim çalışanlarının güvenliğinin sağlanması yalnızca bireysel bir hak değil, aynı zamanda kamusal bir zorunluluktur. Bugün burada sergilediğimiz birlik ve dayanışma, eğitim çalışanlarının yalnız olmadığının en güçlü göstergesidir. Eğitim camiasına yönelen her türlü saldırının karşısında durmaya, meslektaşlarımızın yanında olmaya ve hukuki sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Unutulmamalıdır ki; eğitim çalışanına uzanan el, toplumun geleceğine uzanmış sayılır. Bu vesileyle saldırıya maruz kalan okul müdürü üyelerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, kendilerine ve tüm eğitim camiasına geçmiş olsun diyoruz. Şiddetin olmadığı, güvenli ve saygı temelli bir eğitim ortamı için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Basın açıklamasına Eğitim Bir Sen Bitlis Şube Başkanı Tahir Yoldaş, İlçe Başkanı Murat Yılmaz ve çok sayıda sendika üyesi katıldı.
Tunceli Vali Aygöl ilk hamleyi yaptı, turnuva başladı Tunceli’de düzenlenen Okullar Arası Satranç Turnuvası, Vali Şefik Aygöl’ün yaptığı ilk hamleyle başladı. Tunceli’de okullar arası düzenlenen satranç turnuvası, Vali Şefik Aygöl’ün yaptığı ilk hamleyle başladı. İl ve ilçelerden yoğun katılımın olduğu organizasyonda 192 öğrenci, 5 ayrı kategoride dereceye girebilmek için mücadele ediyor. Üç gün boyunca devam edecek turnuvada öğrenciler hem stratejik hamleleriyle hem de centilmence rekabetleriyle dikkat çekerken, organizasyona Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Tunceli Gençlik ve Spor İl Müdürü Halil Kaya, Tunceli İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, öğretmenler, veliler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Okullar Arası Satranç Turnuvası Başhakemi Onur Can Demir, "Turnuvamız 3 gün boyunca 5 kategori üzerinden icra edilecektir. Turnuvamıza Vali Bey’in ilk hamlesiyle start verilmiştir. İl ve ilçelerimizden yoğun bir katılım söz konusudur. İlimizde satranca olan ilgi giderek artmaktadır. Turnuvamızda emeği geçen başta Valimiz olmak üzere değerli velilerimize, öğretmenlerimize ve okullarımıza ayrı ayrı teşekkürlerimizi sunuyor, müsabakada yarışan bütün sporcularımıza başarılar diliyoruz" dedi. Turnuvaya katılan öğrencilerden Can Yılmaz, "Rakibimi 19’uncu hamlede yendim. Bence satranç hem insanı geliştiriyor hem daha iyi düşünmemize yardımcı oluyor. Bence tüm halkın satranç oynaması gerekiyor. Satranç oynayınca hem hamlelerinizi geliştirirsiniz hem de zeki olursunuz. Satranç oynadıkça zekanız da ilerler, böylece daha iyi düşünebilirsiniz. Eğer satranç oynuyorsanız taşları yemeye odaklanmayın, ilk önce plan yapın. Ondan sonra hamlelerinizi daha hızlı oynayabilirsiniz" ifadelerini kullandı. Öğrencilerden Çağan Alıncak ise, "Ailem bu yarışmaya katılmam için beni evde çok eğittiler. Satranç hakkında çok şey biliyorum. Aynı zamanda satranca ilgiliyim. Ama önemli olan kesinlikle dostluğun kazanmasıdır. Kazanmak ve kaybetmek olayı bir şey değildir. Dostluğun kazanması daha önemlidir" şeklinde konuştu.