GÜNDEM - 22 Aralık 2025 Pazartesi 10:31

İnegöl Belediyesi’nden çocuk odaklı afet eylem planı çalıştayı yapıldı

A
A
A
İnegöl Belediyesi’nden çocuk odaklı afet eylem planı çalıştayı yapıldı

Bursa’nın İnegöl ilçesinde belediye tarafından "Çocuk Odaklı Afet Eylem Planı Çalıştayı" gerçekleştirildi. Çalıştay 25 farklı üniversiten akademisyenler, kamu kurumlarından, sivil toplum kuruluşlarından ve farklı uzmanlık alanlarından temsilcilerin katılımıyla yapıldı.


İnegöl Belediyesi Türkiye’de afet başlığına yeni bir soluk getirdi. Afetlerden herkesin etkilendiği, ancak çocukların bu süreçlerde çok ağır yükler taşıdığından yola çıkılarak "Çocuk Odaklı Afet Eylem Planı Çalıştayı" düzenlendi. İnegöl Belediyesi Arge Müdürlüğü tarafından düzenlenen çalıştayda Türkiye genelinde katılımcılar yer aldı. 25 farklı üniversiten akademisyenler, kamu kurumlarından, sivil toplum kuruluşlarından ve farklı uzmanlık alanlarından temsilcilerin katıldığı çalıştay Cumartesi günü Oylat Çağlayan Otel’de gerçekleştirildi.


Afetlerle yaşamayı Ööğrenmeliyiz


Yerelde üretilen model ile Türkiye genelinde uygulanabilir bir rehber oluşturmayı hedefleyen çalıştay, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Ardından çalıştayın açılış konuşmasını yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, çalıştayın düzenlenme amacından söz etti. İnegöl Belediyesi olarak katılımcıların da katkılarıyla tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir sorumluluğu üstlendiklerini kaydeden Başkan Taban, "Afetler, bulunduğumuz coğrafyanın en acı gerçeği. Ne yazık ki bizler, afetlerle yaşamayı öğrenmesi gereken bir ülkeyiz. Yaşadığımız topraklar bize afetlerin bir ihtimal değil, gerçek olduğunu defalarca hatırlattı. Bunun için afetlere karşı hazırlığı öğrenmeliyiz. Mesele; afetler olduktan sonra ne yaptığımız değil, olmadan önce ne kadar hazır olduğumuzdur. Afetlerle yaşamayı öğrenmek; korkuyla değil bilgiyle, çaresizlikle değil planla, tesadüflerle değil hazırlıkla yol almaktır" dedi.


Temel mesele, çocuklarımızın afetlere karşı daha güvenli bir hayat sürmesi


Bugün özelinde ortak paydanın çocuklar olduğuna dikkat çeken Başkan Taban, "Bizleri burada buluşturan temel mesele, çocuklarımızın afetlere karşı daha güvenli bir hayat sürmesidir. Toplumları ayıran pek çok başlık olabilir. İnançlar, düşünceler, kurumlar ve meslekler farklılaşabilir. Ancak çocuk söz konusu olduğunda, bu farklılıkların geri çekildiğini; vicdanın ve ortak sorumluluğun öne çıktığını görürüz. Çünkü çocuk, yalnızca bugünün değil, yarının da taşıyıcısıdır. Bu çalıştayın amacı sadece sorunları tespit etmekle yetinmek değil; afet döngüsünün tüm aşamalarında çocuğu merkeze alan, uygulanabilir ve sürdürülebilir çözüm önerileri geliştirmektir. Umuyorum ki burada gün boyunca yapılacak oturumlar, masa çalışmaları ve değerlendirmeler; bilimsel bilgi ile sahadaki gerçekliği buluşturan somut çıktılara dönüşecektir" diye konuştu.


Çalıştaydan beklentilerinin çok net olduğuna vurgu yapan Başkan Taban, "Raflarda kalacak raporlar değil; sahada uygulanabilir, yerel yönetimlere yol gösterecek, çocuklarımızın hayatına doğrudan dokunacak somut bir eylem planı ortaya koymak istiyoruz. Bu bilinçle, katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür ediyorum. Çalıştayımızın; güçlü iş birliklerine, kalıcı etkilere ve çocuklarımız için daha güvenli bir geleceğe kapı aralamasını diliyorum" ifadelerinde bulundu.


Çalışayın Bilim Kurulu adına konuşan Prof. Dr. Hanifi Parlar da "Her yaş seviyesine yönelik afet koruma tedbirleri olduğu gibi en kırılgan, korunmaya muhtaç ve özellikle afet esnasında en çok etkilenen grup olduğu için çocuklarla ilgili bir bilimsel çalışma yapmanın önemli olduğu inancıyla bu program organize edildi. Tabi ki çocuklarımızın afet öncesi, afet esnası ve afet sonrası hazır bulunmuşluk düzeylerini arttırmak, nelerin olabileceği ve hangi durumlarda ne gibi yaklaşımların sergilenmesiyle ilgili olarak hem bilim dünyasına hem yerel yönetimlere hem sivil toplum kuruluşları ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının farkındalığını arttırmak, alınabilecek önlemler ile ilgili bu çalıştay organize edildi" dedi.


Çalıştay Onur Kurulu adına konuşan Prof. Dr. Mualla Cengiz ise "Bu çalıştay çocuk odaklı bir çalıştay. Ben defalarca sayısız çalıştaya katıldım, bu kadar güzel, titizlikle hazırlanmış çalıştaya ilk kez katılıyorum. Belediye Başkanımız özellikle bu konuda çok hassas. Bilimsel desteğe önem veriyor" şeklinde konuştu.


Çocuk odaklı afet eylem planı masaya yatırıldı


Çalıştayda ise kurulan masalarda akademisyenler, kamu kurumları ve STK temsilcileri ile farklı alanlarda uzmanlar çocuk odaklı afet eylem planı üzerine görüşlerini bildirdi. Gün boyu devam eden çalıştayda, önemli çıktılar elde edildi. Bu çıktıların daha sonra rapor halinde sunulacağı kaydedildi. Çalıştay, gün sonunda hatıra fotoğraflarının çekimi ile son buldu.


Merkezinde çocuğun yer aldığı bir afet bakışını değerlendirmek istedik


Çalıştay sonunda yeniden bir değerlendirme yapan Belediye Başkanı Alper Taban, "İnegöl Belediyesi olarak Çocuk Odaklı Afet Eylem Planı gerçekleştirdik. Yaklaşık 25 üniversiteden akademisyenlerimizin de katılımıyla, yine kamu kurumlarımızın yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileriyle güzel bir çalıştay gerçekleştirdik. Bildiğim kadarıyla bu anlamda daha önce yapılmış bir çalışma yoktu. Tabi ki afetler bizim bir gerçeğimiz. Afetleri yaşayan bir ülkeyiz. Dolayısıyla bunlardan sonuçlar çıkarmayı başaran, sonuca gitmeye çalışan bir yapımız var. Burada biz merkezinde çocuğun yer aldığı bir afet bakışını değerlendirmek istedik. Bunu da konunun uzmanlarınca değerlendirdik. Çocuklar hayatımızda önemli bir değer. Onların gözünden, onların afetlerle olan ilişkisini ölçebilmek adına bu çalıştayı gerçekleştirmiş olduk. Burada özellikle uzmanların ortaya koyduğu görüşler bir rapor haline dönüştürülecek. Sadece bir raporla da kalmasını istemiyoruz, faydalı bilgilerin kullanılması noktasında da çalışmalarımızı takip ediyor olacağız. Katkı veren herkese teşekkür ediyorum" dedi.



İnegöl Belediyesi’nden çocuk odaklı afet eylem planı çalıştayı yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Galatasaray, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliği düzenledi Galatasaray, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Florya Metin Oktay Tesisleri’nde etkinlik düzenledi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Galatasaray Spor Kulübü, Florya Metin Oktay Tesisleri’nde etkinlik gerçekleştirdi. Etkinliklere Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, eşi Mesude Özbek, yönetim kurulu üyeleri Ece Bora, Tanur Lara Yılmaz, İbrahim Hatipoğlu, Fatih Demircan ve Emir Aral, Galatasaray Kadın Futbol Takımı, Galatasaray U19 Erkek Futbol Takımı, altyapı sporcuları ve koruma altındaki kız çocukları katıldı. Etkinlikte Galatasaray Kadın Futbol Takımı ile Galatasaray U19 Futbol Takımı oyuncuları karma maç yaptı. Takımlar sahaya ’Aynı arma altında. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun’ yazılı pankartla çıktı. 15’er dakikalık iki devre oynanan karşılaşma karşılıklı gollerle 1-1 tamamlandı. 8 Mart Kadınlar Günü etkinliğinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Başkan Dursun Özbek, "Bugün önemli bir gün. Türkiye’deki ve dünyadaki bütün kadınların bu güzel gününü kutluyorum. Barış dolu bir dünya diliyorum. Kadınlarımız her zaman bizim başımızın tacı. Onların bu güzel gününü kutluyorum ve hepsine mutluluklar diliyorum" ifadelerini kullandı. Eşi Mesude Özbek’in başının tacı olduğunu söyleyen Özbek, "Bu sene evliliğimizin 52. yılı. Çocuklarımız ve torunlarımızla bu günü kutlayacağız" dedi. Mesude Özbek ise, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü’müz kutlu olsun. Her günümüz çok güzel geçsin. Kadınlar çok önemli. Bugün de burada futbol takımıyla birlikteyiz. Bu sene de her branşta başarılı olmak istiyoruz" şeklinde konuştu.
Kayseri Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Eren: "Memede ele gelen her kitle mutlaka muayene edilmelidir" Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Saliha Karagöz Eren, kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri ile ilgili uyarılarda bulunarak erken teşhisin önemine değindi. Eren, "Toplumda genelde 40 yaş altı meme kanseri olmaz gibi bir algı var. Memede ele gelen her kitle mutlaka genel cerrahi uzmanı tarafından muayene edilmelidir" dedi. 8 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri hakkında bilgiler veren Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Saliha Karagöz Eren, hastalıkla mücadelede erken teşhisin önemine değindi. Meme kanserinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Doç. Dr. Eren, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle kadınlara şöyle seslenmek istiyorum. Siz iyi olursanız, siz yaşarsanız ancak çevrenize, ailenize bakabilirsiniz. Bilindiği üzere meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser. Biz; erken tanı konulduğunda meme kanserinin artık tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu biliyoruz. 3 şey öneriyoruz; meme kanser taramalarını ihmal etmemek gerekiyor. Kendi kendine meme muayenesi klinik meme muayenesi ve mamografik tarama öneriyoruz. Kendi kendine meme muayenesini 20 yaşı üzeri tüm kadınlara adet öncesi ve sonrasında öneriyoruz. Klinik meme muayenesi ise 20-40 yaş arasında hastanın meme kanseri riskine göre 2 ya da 3 yılda bir genel cerrahi uzmanı tarafından yapılmasını istiyoruz. 40 yaşından sonra ise her yıl mutlaka klinik meme muayenesi yapılması gerekiyor. 40 yaşın üzerindeki tüm kadınlara ise mamografik tarama öneriyoruz. Toplumda genelde mamografinin zararlı olduğu ya da radyasyon saçtığıyla ilgili bir bilgi var. Mamografi zararlı değildir, bir uçak seyahatinde aldığınız radyasyon dozundan daha düşüktür. Yapılan bütün çalışmalar; yıllık düzenli olarak kadınlara mamografi çekmenin radyasyonla ilgili bir zarar olduğunu göstermemektedir" dedi. Bazı hastalarda kanser riskinin daha yüksek olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Eren, "Neden bu kadar meme kanseri taraması üzerinde duruyoruz? Çünkü meme kanseri erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir kanser. Bu nedenle bizim belki daha ele gelmeyen bir kitle aşamasında mamografi ile tespit edilmesini sağlamış oluyoruz. Bunun dışında bazı hastalar için meme kanseri riski daha yüksek olabiliyor. O hastanın kendisiyle ilgili birtakım faktörler, özellikle ailesinde hikayesi olan hastalarda daha sık kontroller ya da mamografiye ekstra olarak ultrason gibi tetkikler yapılması gerekebiliyor" ifadelerini kullandı. "Ülkemizde genç yaş meme kanseri sık görülmekte" Kontrollerde ele gelen her memenin uzman hekim tarafından mutlaka muayene edilmesi gerektiğinin de altını çizen Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Saliha Karagöz Eren, "Özellikle 40 yaş altı grup ve 65 yaş üstü grup için uyarıda bulunmak istiyorum. Toplumda genelde 40 yaş altı meme kanseri olmaz gibi bir algı var. Memede ele gelen her kitle mutlaka genel cerrahi uzmanı tarafından muayene edilmelidir. Ülkemizde maalesef Avrupa ve Amerika ülkelerine göre genç yaş meme kanserleri daha sık görülmekte. Bu nedenle ele gelen kitlenin iyi olduğunu düşünerek ihmal etmek, bizim erken teşhis şansımızı maalesef kaybettirebiliyor. Bir diğer grup ise yaşa bağlı çeşitli hastalıkları nedeniyle ya da fiziksel engeli nedeniyle farkında olmayan yaşlı kadınlarımız için geçerli. Anneannelerimizin, babaannelerimizin de kendi yakınları tarafından bu konuda farkındalık oluşturulmasını ve de düzenli olarak muayeneye getirilmesi konusunda hatırlatma yapmak istiyorum. Çünkü bu hastalarda da tanılar maalesef geç dönemde konulabiliyor" diye konuştu.