SAĞLIK - 07 Ağustos 2025 Perşembe 10:21

Güneş kremleri cildi tam korumayabilir

A
A
A
Güneş kremleri cildi tam korumayabilir

Yaz mevsimi ile birlikte güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmanın da zamanı da geldi. Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde güneşe uzun süre maruz kalmak, deride su dolu baloncuk oluşturacak düzeyde güneş yanığı oluşması ilerleyen yıllarda deri kanseri gelişimi riskini artırıyor. Deri kanserlerini önlemenin yolları arasında güneşin zararlı ışınlarından korunma ilk sırada geliyor. Bunun için bazı önemli noktalara dikkat edilmesi ve düzenli güneş koruyucu kullanılması gerekiyor. Medicana Sağlık Grubu Dermatoloji Uzmanı Dr. Ümit Bostancı, güneşin cilt üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.


Güneşten korunmak için günlük olarak güneş koruyucuların düzenli kullanılması çok önemli. Ancak bununla birlikte koruyucu giysi giymek ve güneşten sakınmak gerekiyor. Son yüzyıl içinde güneşlenme alışkanlığının ortaya çıkmasıyla birlikte tüm dünyada deri kanserlerinde artış meydana geldiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Ümit Bostancı, "Güneş ışınları, deri kırışıklığının, yaşlanmasının, lekelenmesinin ve kanserinin ana sebebidir. Dermatologlar genellikle hastalarına güneşten korunmalarını önerir. Toplumu bu konuda bilinçlendirme uğraşlarına rağmen deri kanseri sıklığı her geçen yıl artmaktadır" dedi.


"Güneş koruyucu içindeki maddeler alerjiye sebep olabilir"


Güneşten koruma faktörü (Sun Protectıon Factor-Spf) güneş koruyucu ürünün deriyi güneş ışınlarının ortaya çıkardığı deri kızarıklığından koruma yeteneğini ifade ettiğini belirten Uzm. Dr. Ümit Bostancı, "Bir güneş koruyucu kremin suya dayanıklı olması için 40 dakika su içinde kaldıktan sonra SPF değerinin değişmemiş olması yani aynen ilk sürüldüğü andaki gibi koruyor olması gerekir. Güneş koruyucular deride tahriş ve temas egzamasına sebep olabilirler. Bazı ülkelerde alerjik deri egzamasının en önemli sebebidir. Alerjiye güneş koruyucu içindeki kimyasal maddeler sebep olur" diye konuştu.


Günlük düzenli güneşi koruyucu kullanımı deride D vitamini sentezini engellemediğini belirten Uzm. Dr. Ümit Bostancı, "Yine bu ürünlerin kanser yapıcı etkisi tespit edilmiştir. Losyon ve krem formunda güneş koruyucular en sık kullanılan ürünleridir. Yağlı ciltlerde losyonlar, kuru ciltlerde kremler tercih edilmelidir. Güneş kremleri 3-4 saat kadar koruma sağlar sonra tekrar sürülmesi gerekir. Güneşten korunmak için sadece güneş koruyucular yeterli olmaz. Onun için giysi ile korunduğumuz kadar dikkatli de olmalıyız. Özellikle pamuklu giysiler belirgin bir güneşten koruma sağlarken geniş kenarlı şapkalar yüz için özellikle iyi koruma sağlarlar. Piyasada pek çok güneş koruyucu ürün seçeneği bulunmaktadır. Hastaların cilt tiplerine ve ihtiyaçlarına göre koruyucuyu seçmesine yardımcı olmak çok önemlidir. Açık tenli sarışın kimseler en az SPF 50 güneş koruyucular kullanmalı. Öğle saatlerinde güneşte kalmamalıdır. Önemle belirtilmesi gereken nokta hiçbir güneş koruyucu kremi cildi tam olarak korumaz. Ürünler cildi sağlıklı ve genç tutmak için günlük düzenli kullanılmalıdır" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de 2 kardeşin ölümünde ilk sonuç: Kaldıkları odada fosfor sinir gazı tespit edildi Mersin’in Bozyazı ilçesinde mide bulantısı ve kusma şikâyetleriyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybeden iki kardeşle ilgili yürütülen soruşturmada ’toksikolojik ve histopatolojik’ inceleme sürerken kaldıkları odada tarım ürünlerinde böcek ilacı olarak da kullanılan insan sağlığına zararlı fosfor sinir gazı tespit edildi. Çocukların ölmesine, kaldıkları oda içerisinde tahıl koymak için ahşaptan yapılan bölmeden sızan bu gazın sebep olduğu üzerinde duruluyor. Olay, önceki gece Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33), çocukları Azra (7) ve Ömer Selim (4) ile 1 Mayıs’ta memleketi Mersin’in Bozyazı ilçesine geldi. Musa Tülü ve ailesi, annesinin yaşadığı evin ikinci katında kalırken gece rahatsızlanıp kusma ve mide bulantısı şikayetiyle Bozyazı Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Aileden önce Ömer Selim, ardından Azra yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ise ambulansla Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Hamile annenin yoğun bakımda, babanın ise gözleme alınarak tedavisine devam edildiği öğrenildi. Mersin Adli Tıp Kurumu’nda otopsi işlemleri tamamlanan 2 kardeşin naaşı ise dün Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Paşa Konağı Mezarlığı’na kılınan cenaze namazı sonrasında yan yana toprağa verildi. AFAD, odada böcek ilacı olarak da kullanılan sinir gazı tespit etti Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Mersin’den gelen AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) ekipleri bölgede ’hava kalitesi ve zehirli madde’ taraması yaptı. Çalışmalar çerçevesinde ailenin kaldığı konut, evin çevresi ve seyahat ettikleri araç detaylı şekilde incelendi. Uzman ekipler, özel ölçüm cihazlarıyla ortamda zehirli gaz ya da kimyasal bir madde bulunup bulunmadığını araştırdı. Yapılan araştırmada ailenin yattığı odada insan sağlığının tehlikeye sokacak kadar G.V5P fosfor sinir gazı tespit edildiği öğrenildi. Sinir gazı olarak tabir edilen zehrin ailenin yattığı oda içerisine ahşaptan yapılan yaklaşık 4-5 metre karelik tahıl ambarı tarzı yerden kaynaklandığı ihtimali üzerinde duruluyor. Karantinaya alınan evde AFAD ekipleri çalışmalarını bugünde sürdürdüğü, aynı zamanda otopsi sonrasından alınan örneklerden gelecek ’toksikolojik ve histopatolojik’ sonuçlarında beklendiği bildirildi.
Samsun Oytun Erbaş Canik’te Samsun Canik Belediyesi’nin ilçede düzenlediği "Konuşacak Çok Şey Var!" adlı konferans programında Prof. Dr. Oytun Erbaş, vatandaşlarla buluşacak. Canik Belediyesi, kültür ve sanat alanında alkışları toplayan programlarına yenilerini eklemeyi sürdürüyor. Birçok farklı alanda önemli çalışmalar gerçekleştiren isimleri vatandaşlarla bir araya getirmeye devam eden Canik Belediyesi, Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın katılımıyla ilçede "Konuşacak Çok Şey Var!" isimli konferans programı düzenliyor. Tıp alanında gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında vatandaşlara bilgiler aktaracak olan Prof. Dr. Oytun Erbaş, program çerçevesinde ayrıca vatandaşların sorularını yanıtlayacak. İlgisinin yüksek olması beklenen ve Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın nörogelişim konusunda deney ve gözlem çalışmalarına yönelik tecrübelerini aktaracağı ’Konuşacak Çok Şey Var!’ konferans programı, 7 Mayıs 2026 Perşembe günü saat 19.00’da Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Kültür ve sanat programlarını vatandaşların talepleri doğrultusunda oluşturduklarına değinen Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Kültür ve sanat alanına yönelik programlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Etkinlik takvimimizi, hemşehrilerimizin talepleri ve önerileri doğrultusunda belirliyoruz. Ailelerimizle ve gençlerimizle buluşmaya devam ediyoruz. Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın katılımıyla ilçemizde gerçekleştireceğimiz ’Konuşacak Çok Şey Var!’ konferans programımıza tüm hemşehrilerimizi davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Erzurum Aras Elektrik, Güvenlik kültürüne dikkat çekiyor Elektrik dağıtım sektöründe faaliyet gösteren Aras Elektrik, çalışan sağlığı ve güvenliğini yalnızca yasal bir zorunluluk değil, kurum kültürünün temel yapı taşı olarak konumlandırıyor. 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında bu alandaki çalışmalarına dikkat çeken şirket, sorumluluk sahasında yer alan 7 ilde İSG uygulamalarını kararlılıkla sürdürüyor. Aras Elektrik’te göreve başlayan her personel, işe başlamadan önce kapsamlı İSG eğitimlerinden geçiriliyor. Elektrik Kuvvetli Akım Tesislerinde (EKAT) Çalışma Eğitimi, Yüksekte Çalışma Eğitimi, Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi ve İlkyardım Eğitimi gibi başlıklarda verilen bu eğitimler, saha uygulamalarıyla da destekleniyor. Çalışanların Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) kullanımına ilişkin denetimler ise İSG uzmanları tarafından düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Dijital Dönüşümle Güçlenen İSG Süreçleri Aras Elektrik, uzun süredir yürüttüğü dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında uygulamaya aldığı "İSG Yol Haritası" ile eğitim ve bilgilendirme süreçlerini daha da iyileştirdi. Halihazırda kullanılan diğer dijital platformlar üzerinden sunulan eğitim içerikleri güncellenerek çalışanların bilgiye hızlı ve sürekli erişimi sağlanırken, farkındalık çalışmalarının etkinliği de artırıldı. Bu sayede çalışanların bilinç düzeyi yükseltilirken sahadaki güvenli davranışların yaygınlaşmasına katkı sunuluyor. "İSG’ye Önem Veriyoruz, Güvenliği Kurum Kültürü Haline Getiriyoruz" Aras EDAŞ Genel Müdürü Fikret Akbaş, 4-10 Mayıs İSG Haftası dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, iş sağlığı ve güvenliğinin şirket için vazgeçilmez bir öncelik olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Aras Elektrik olarak güvenliği sadece bir tedbir değil, bir kurum kültürü olarak görüyoruz. Elektrik dağıtımı gibi yüksek risk barındıran bir sektörde faaliyet gösterirken, tüm çalışanlarımızın sahada aynı bilinçle hareket etmesini sağlamak en önemli hedeflerimizden biri. Bu doğrultuda İSG kültürünü sürekli geliştiren, hatırlatan ve içselleştiren bir yaklaşım benimsiyoruz." Akbaş ayrıca, yıl boyunca düzenlenen İSG çalıştayları ve farkındalık etkinlikleriyle çalışanların sürece aktif katılımının sağlandığını belirterek, "Gerçekleştirdiğimiz çalıştaylar ve saha uygulamalarıyla çalışanlarımızın görüşlerini alıyor, süreçlerimizi birlikte geliştiriyoruz. Bu sayede güvenlik kültürünü daha da güçlendiriyoruz." dedi. Aras Elektrik, her geçen yıl geliştirdiği İSG politikaları ve çalışan odaklı yaklaşımıyla hem güvenli çalışma ortamını güçlendirmeyi hem de hizmet kalitesini artırmayı sürdürüyor.
İstanbul Sultanbeyli’de kaçak kuyumcu operasyonu: Kilolarca altın ve üretim makineleri ele geçirildi Sultanbeyli’de bir ikamette kaçak kuyumculuk ve sahte altın üretimi yapıldığı belirlenen atölyeye düzenlenen baskında çok sayıda sahte ziynet eşyası ve üretim materyali ele geçirilirken, 2 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde "parada sahtecilik" suçuna yönelik geniş kapsamlı çalışma başlatıldı. Son dönemde altın piyasasındaki hareketliliği fırsata çevirmeye çalışan şahıslara yönelik yürütülen teknik ve fiziki takipler neticesinde, Sultanbeyli’deki bir adresin merdiven altı atölyeye dönüştürüldüğü tespit edildi. Belirlenen adrese 6 Mayıs tarihinde düzenlenen operasyonda sahte altın üretimi yaptığı belirlenen 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreste yapılan aramalarda, piyasaya sürülmeye hazır halde sahte ve ayarı düşürülmüş; 767 gram has altın, 44 gram kesme altın, 38 adet gram altın, çok sayıda 50, 10 ve 5 gramlık külçe altınlar, 30 adet altın zincir, 5 adet altın bilezik, 6 adet burma bilezik, 2 adet kelepçe bilezik, 14 adet altın bileklik, Ata lira, Reşat, tam ve çeyrek altınlar ile 2 adet 1 kilogramlık külçe gümüş ele geçirildi. Operasyonda ayrıca üretimin yapıldığı profesyonel ekipmanlara da el konuldu. Aramalarda; rodaj makinesi, cila makinesi, mum makinesi, yıkama makinesi, freze delme makinesi, pırlanta dedektörü, punta makinesi, hassas terazi ve yüzük büyütme makinesi gibi altın işlemede kullanılan çok sayıda teknik araç ele geçirildi. Gözaltına alınan 2 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürerken, olayla ilgili geniş çaplı tahkikatın devam ettiği öğrenildi.