EKONOMİ - 23 Ekim 2025 Perşembe 14:09

Gıda sektörünün kalbi Bursa’da atıyor

A
A
A
Gıda sektörünün kalbi Bursa’da atıyor

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde KFA Fuarcılık tarafından düzenlenen Bursa Food Point Fuarı ile Network Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştirilen 6. Turfood Horeca Fuarı, kapılarını açtı. Bu yıl ilk kez eş zamanlı olarak düzenlenen fuarlarda 105 firma stant açarken, BTSO’nun çalışmalarıyla 200’ü aşkın yabancı alıcı, Bursa firmalarıyla iş görüşmeleri gerçekleştirecek.


Bursa Fuar Merkezi’nde düzenlenen iki önemli fuar organizasyonu kapılarını açtı. Dondurulmuş, işlenmiş, kuru ve paketli gıda ürünleri, içecek, unlu mamuller, şarküteri ve atıştırmalık ürün grupları, gıda üretim ve paketleme teknolojileri, soğutma ve lojistik sistemleri alanlarındaki yenilikleri kapsayan Bursa Food Point ile ev dışı tüketim profesyonellerini odağına alarak otel, restoran, kafe ve catering sektörlerine yönelik ekipman, ürün ve hizmetleri bir araya getiren 6. Turfood Horeca Fuarı başladı. Fuarın açılış programına Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, BTSO ve KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Network Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, YESİDEF Başkanı Hüseyin Bozdağ, Bursa Aşçılar Derneği Başkanı Necmettin Baştürk ve sektör paydaşları katıldı.


Fuarın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, fuar organizasyonlarının kentin tüm dinamiklerinin katkısıyla oluşturulan bir ekosistemin ürünü olduğunu söyledi. Burkay, "Bu fuar organizasyonları, tek bir kurumun altından kalkabileceği işler değil. Bütüncül bir yaklaşımla, kentin tüm paydaşlarının katkı koyduğu bir vizyon gerekiyor. Daha önce gıda alanında iki ayrı fuar düzenliyorduk, bugün bu fuarlar birleşti. KFA ve Network Fuarcılık iş birliğiyle güzel bir eser ortaya çıktı. Network Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Hasan Eker ile BTSO Meclisi’mizde de güzel işler yapıyoruz. Dün sabah Uludağ Gıda Zirvesi’ni düzenledik. Gıda, artık tarım ve hayvancılıkla birlikte sektörel bir konu olmaktan ziyade savunma sanayii gibi stratejik bir alan haline geldi. Bu alanda yapacağımız çalışmalar, ülkemizin tam bağımsızlığı için olmazsa olmaz" dedi.


Burkay, gıda ve tarım sektörünün stratejik önemine dikkat çekerek, "Kendi kendine yetebilen bir ülke olamazsak bağımsızlığımız mümkün değil. Bu süreçte kentlerin ve ülkelerin kaynaklarını nasıl kullandığı kritik bir konu. Su kaynaklarının yüzde 70’i tarımda, yüzde 20’si konutta, yüzde 10’u sanayide kullanılıyor. Bursa’da 17 OSB’mizde ileri arıtma sistemleriyle proses suyunu sanayiye geri kazandırıyoruz. Bunu mutlaka yaygınlaştırmamız gerekiyor. Tarımda da teknolojiyi devreye alarak, dijital takip sistemleriyle vahşi sulamayı terk etmeli ve altyapısı güçlü projelerle sektörü desteklemeliyiz. Bu çerçevede STK’ların öncü projeler üretmesi çok değerli. Fuara katılan tüm paydaşlara ve iş birliği yapanlara teşekkür ediyor, bu birlikteliğin hayırlı olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.


Network Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker, şirketlerinin 2016 yılında Bursa fuarcılığını desteklemek ve büyütmek amacıyla kurulduğunu belirterek, "24’üncü fuarımızı açıyoruz. Gıda, kozmetik, ayakkabı, eğitim, su ve çevre alanlarında fuarlar düzenledik. Sürdürülebilir bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Bursa, ekonomik anlamda ülkemizin en büyük şehirlerinden biri. Ancak 2024’te fuar sayısına baktığımızda İzmir 34, Antalya 20, Ankara 15 fuar düzenlerken Bursa’da bu rakam 14’te kaldı. Ekonomik gücümüzle fuar kapasitemiz paralel değil. BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’ın ortaya koyduğu vizyonla Bursa’yı fuarcılıkta hak ettiği yere getireceğiz" dedi.


Eker, Bursa Fuar Merkezi’nin KFA’ya devredilmesinin ve buradaki bakım, onarım ile yenileme çalışmalarının önemine dikkat çekerek, son dönemde artan fuar sayılarıyla bunun meyvelerini almaya başladıklarını ifade etti. Fuarcılığın gelişmesi için 7 temel faktörün bulunduğunu hatırlatan Eker, "Ulaşım, modern fuar alanları, konaklama ve turizm imkanları, güçlü ekonomi, ticari ekosistem, uluslararası tanıtım, marka bilinirliği, profesyonel organizasyon şirketleri ile ekonomik ve politik istikrar. Bursa’da fuar için gereken tüm kriterler mevcut. Frankfurt, Münih veya Barselona’dan çok eksiğimiz yok. İyileştirmelerle çok üst düzeye çıkacağız" İfadelerini kullandı.


Güçlü bir fuarcılık ekosisteminin inşasında birlikte hareket etmenin çok önemli olduğunu dile getiren Hasan Eker, Bursa’da Mayıs ve Ekim aylarında düzenlenen iki gıda fuarını birleştirdiklerini ve eş zamanlı olarak düzenlediklerini söyledi. Eker, "Kısa sürede yoğun bir çalışmayla gıda fuarlarımızda 60 olan stant sayısı 105’e yükseldi. BTSO’nun çalışmalarıyla fuarımıza 200’ü aşkın yabancı alıcı geldi. Gelecek yılı da şimdiden ilan ettik. Bu birlikteliğin bizi fuar şehri kimliğine taşıyacağına inanıyorum." diye konuştu. Eker, HORECA ve gıda üreticileri bölümlerinin yer aldığı fuar için gelecek yıl pastacılık, mutfak ekipmanları, dondurulmuş gıda, yaş sebze meyve ile çok büyük bir etkinlik planladıklarını belirterek, destek veren kurumlara ve tüm katılımcılara teşekkür etti.


Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa’nın gıda konusunda örnek bir şehir olduğunu belirterek, "Bursa, her alanda lider bir kent. Böylesine lider bir şehirde gıda alanında böyle bir fuar düzenlemek yerinde bir karar. Bu fuar, Bursa’nın gıda sektöründeki liderliğini pekiştirecek. Emeği geçen BTSO, KFA Fuarcılık ve Network Fuarcılık’a teşekkür ediyorum." dedi. Konuşmasında su kıtlığı ve israfa dikkat çeken Hulusi Doğan, "Dünyada su kıtlığı ciddi bir sorun. En etkili çözüm, su israfını önlemek. Vahşi sulama, su sorununun en büyük nedenlerinden biri. Yüz yıl önce dünya nüfusu 1 milyarın altındayken, bugün 8 milyarı aştı ve gelecekte 20 milyara ulaşabilir. Ancak toprak miktarı artmayacak. Bu yüzden suyu ve toprağı daha verimli kullanmalı, gıda israfını önlemeliyiz" dedi.


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gıdanın stratejik önemine vurgu yaparak Bursa’yı bölge çapında bir gıda merkezi haline getirme hedeflediklerini dile getirdi. Bozbey, "Bursa, tarımda ve sanayide öncü bir şehir. Kentimizin bu birikimini teknoloji ve sürdürülebilirlik ile geleceğe taşımak zorundayız. Gastronomi festivalimizle gıdanın önemini vurgulayan bir vizyon ortaya koyuyoruz. Bu fuar da üreticiden ihracatçıya tüm paydaşların omuz omuza verdiği ortak aklın bir ürünü. Bu dayanışma, Bursa’yı küresel gıda ağlarının güçlü bir halkası yapacak. Bu fuarda sergilenen her ürün, Bursa’nın geleceğine katkı sunacak. Üretimi, doğayı, toprağı, suyu ve emeği koruyarak Bursa’yı gıda merkezi yapacağız. Fuarın düzenlenmesinde emeği geçen BTSO, KFA Fuarcılık ve Network Fuarcılık’a teşekkür ediyorum" diye konuştu.


Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) Başkanı Hüseyin Bozdağ, Horeca sektörünün önemine dikkat çekti. Bozdağ, "Türkiye’de tüketilen gıdanın yüzde 55’i Horeca sektöründen geçiyor. Bu sektörde işlem hacmi 6,5 milyar doları buluyor ve bunun 2,8 milyar dolarlık kısmını yemek sanayicileri oluşturuyor. Bursa, bu sektör için stratejik bir merkez ve bizim için çok kıymetli. Bu fuarın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." dedi.


Bursa Aşçılar Derneği Başkanı Necmettin Baştürk ise 6 yıldan bu yana fuarda yer aldıklarını belirterek, fuarın hayırlı olması temennisinde bulundu.


Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ziyaret etti. Bu yıl fuarda, trend ve network alanları da dikkat çekiyor. Trend 360 alanında "Geleceğin Sofraları" temasıyla süper besinler, yeni nesil atıştırmalıklar, yeni nesil bağlayıcılar ve tatlandırıcılar ile biyobozunur malzemelere odaklanılırken "Taste and Talk" network alanında ise BTSO Mutfak Akademi tarafından yorumlanan Bursa’nın coğrafi işaretli lezzetleri ziyaretçilere sunuluyor.



Gıda sektörünün kalbi Bursa’da atıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Avrupa Taekwondo şampiyonu yine Türkiye Türkiye, Avrupa Taekwondo Şampiyonası’nda 3 altın, 2 gümüş, 3 bronz olmak üzere 8 madalya kazanarak şampiyon oldu. Türkiye, 2022 ve 2024’ten sonra üst üste 3. kez Avrupa’nın zirvesine çıkmayı başardı. Avrupa Taekwondo ve Para Taekwondo Şampiyonası’nın son gününde milli sporcular 5 madalya kazandı. Almanya’nın Münih şehrinde düzenlenen şampiyonanın dördüncü ve son gününde taekwondoda 4, para taekwondoda ise 2 sıklette müsabakalar yapılırken, 8 milli sporcu madalya mücadelesi verdi. Milli sporcular son günde, 1 altın, ve 4 bronz olmak üzere toplam 5 madalya kazandı. Milli taekwondocu Elif Sude Akgül kadınlar 49 kiloda Avrupa şampiyonu olmayı başardı. +73 kiloda Nafia Kuş Aydın da bronz madalya kazandı. Para taekwondoculardan erkekler +80 kiloda Adem Arda Özkul ve Osman Ertürk ile kadınlar +65 kiloda Fatma Nur Yoldaş da bronz madalya elde etti. Türkiye, Avrupa’nın zirvesinde Türkiye dört gün süren şampiyonayı, 6 altın, 4 gümüş ve 12 bronz olmak üzere toplamda 22 madalyaya ile tamamladı. Taekwondoda 3 altın, 2 gümüş, 3 bronz olmak üzere 8 madalya eden Türkiye genel sıralamada Avrupa şampiyonu oldu. Türkiye, 2022 ve 2024’ten sonra üst üste 3. kez Avrupa’nın zirvesine çıkmayı başardı. Türkiye, 27. kez düzenlenen Avrupa şampiyonalarında toplamda 9. kez takım halinde şampiyon oldu. Türkiye kadın takım olarak da kürsünün en üst basamağında yer aldı. Türkiye, 1976 yılından bu yana yapılan Avrupa şampiyonalarında toplamda 66 altın madalyaya ulaşarak 64 madalyada kalan İspanya’yı geride bıraktı ve bu alanda da ilk sıraya yerleşti. Para taekwondocular ise şampiyonayı 3 altın, 2 gümüş ve 9 bronz olmak üzere 14 madalya ile tamamladı. 2022 ve 2024’te takım halinde şampiyon olan Türkiye, bir kez daha Avrupa’nın zirvesine çıktı. Para taekwondocular hem kadın hem erkek takım olarak da şampiyonluğu elde etti. Millilerin kazandığı madalyalar şöyle: Altın: Elif Sude Akgül (Taekwondo 49kg), Merve Dinçel Kavurat (Taekwondo 53kg), Berkay Erer (Taekwondo 68kg), Mahmut Bozteke (Para Taekwondo 63kg), Yusuf Yünaçtı (Para Taekwondo 70kg),Gamze Özcan (Para Taekwondo 57kg) Gümüş: Emine Gögebakan (Taekwondo 46kg), Sude Yaren Uzunçavdar (Taekwondo 73kg), Nurcihan Ekinci Gül (Para Taekwondo 47kg), Meryem Betül Çavdar (Para Taekwondo 52kg) Bronz: Hatice Kübra İlgün (Taekwondo 57kg), Nafia Kuş Aydın (Taekwondo +73kg), Enes Kaplan (Taekwondo 58kg), Büşra Emire (Para Taekwondo 47kg), Tuana Çelik (Para Taekwondo (57kg), Zehra Orhan (Para Taekwondo 65kg), Fatma Nur Yoldaş (Para Taekwondo +65kg), Ali Can Özcan (Para Taekwondo (58kg), Hamza Tarhan (Para Taekwondo (58kg), Emre Bulgur (Para Taekwondo 80kg), Adem Arda Özkul (Para Taekwondo +80kg), Osman Ertürk (Para Taekwondo +80kg)
Düzce Kurbanlıklarda stres, besleme ve ayak sağlığına dikkat DÜZCE(İHA) – Düzce Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, kurbanlıkların strese maruz bırakılmadan geçireceği süreç hayvan refahı, etin kalite ve dayanma sürelerini pozitif etkileyeceğini söyledi. Veteriner Hekim Şerif Ali Karanfil, kurbanlıkların beslenme ve bakımının önemli olduğunu belirterek "Kurban Bayramına sayılı günler kala kurbanlıklarımızın seçim, bakım, besleme ve barınma konuları daha bir önem arz etmektedir. Zira bakım, besleme ve barınma konularındaki uygun olmayan şartlar tedavi amaçlı ilaç kullanımını zorunlu hale getirebilir. Gıda olarak değerlendireceğimiz kurbanlıklarımız için artık ilaç kullanım seçeneklerimiz iyice daralmaktadır. Kurban bayramına yaklaştığımız bugünlerde gıdada yasal arınma süresi uzun olan ilaçları kullanamayacak olmamız nedeniyle hastalıkların tedavi şansı azalacaktır. Kalan süreyi doğru yönetip değerlendirmek noktasına odaklanmalıyız. Öncelikle sağlıklı hayvanları seçmeliyiz. Dış bakıda ağız-burun akıntısı olmayan tüyleri parlak, yarasız, bakışlar canlı bir Veteriner Hekim muayenesinden geçmiş raporlu olan hayvanlar alınmalı. Yeni alınan hayvanlar alınan ortamda tutulmalı ya da aynı ortam şartları oluşturmalı ki solunum ve sindirim sorunları yaşamayalım. Hayvanları bakıp beslediğimiz ortamlarda hava cereyanı olmamalı, ahırlar iyi havalandırılmalı. Damızlık değeri olan dişi hayvanlarımızı kurban etmemeli, damızlık değeri olmayan ya da kaybetmiş dişi hayvanların gebelik kontrolleri yapılıp kurban vesilesi ile kurbanlığa ayrılıp verimli hayvanlarımızın sayısı artırma fırsatı olarak süreç değerlendirilmeli. Su baskınları yaşadığımız şu günlerde, sel ve su baskını yaşanan araziden hayvanlarımıza gıda amaçlı ot gibi gıda maddelerini tedarik ederken çok dikkatli olmalı, uzman desteği alınmalı, mümkün ise bu alanlardan istifade edilmemeli. Zira bu alanların ortamda yıllarca canlılığını devam ettiren sporlu bakterilerle ki bunlar hayvanlardan insanlara geçen zoonoz dediğimiz hastalık etkenleri bulaşık olabileceği hatırda tutulmalı. Kurbanlık beslemenin son ayında önerdiğimiz yüksek enerjili yemler, aynı zamanda tırnak ve ayak problemlerinin artması için zemin oluşturmaktadır. Zira bu enerji yemleri (arpa, buğday mısır gibi) hayvanlarımızda gizli asidoz dediğimiz beslenme hastalığını oluşturmakta, tırnaklarda Laminitis dediğimiz yangıyı oluşturup hassasiyet ve ağrılı yaralar oluşturmaktadır. Bu problemlerin görülmeye başladığı hayvanlarımızda veteriner hekim kontrolünde ya da danışmanlığında gıdada kalıntı yapmayan fosfor ve E vitaminleri kullanılıp, çayır ve yonca gibi kaba yem oranı rasyonda artırılmalı, yemek sodası diye bildiğimiz sodyum bikarbonat ilave edilmeli, tırnaklara tazyikli soğuk su tutulmalı ki ilaç kullanmak zorunda kalınmasın. Strese maruz bırakılmadan geçirilecek bu süreç hayvan refahı, etin kalite ve dayanma sürelerini pozitif etkileyecektir. Patojen mikroorganizmalar ve tıbbi ürünlerle kirlenmemiş gıdaların kurban sürecinde sofralarımız ya da ikramlılarımızda bulunması, bereketli kurbanlıkların arzı temennimizdir" ifadelerinde bulundu.