SAĞLIK - 16 Ekim 2025 Perşembe 09:49

Erken teşhisle meme kanserini atlatmak mümkün

A
A
A
Erken teşhisle meme kanserini atlatmak mümkün

Meme kanseri sıklığının giderek arttığını ve kadınlar arasında en sık görülen kanser türü haline geldiğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aytaç Sayın, "Meme kanseriyle savaşmanın en etkili yolu, hastalığı erken evrede yakalamaktır. Erken teşhis ve düzenli takip, hem hayat kalitesinin korunması hem de tedavi başarısı açısından büyük önem taşır" dedi.


Hastalığın erken evrede yakalanmasında en önemli faktörün riskli grupların belirlenmesi olduğunu vurgulayan VM Medical Park Bursa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aytaç Sayın, "Risk gruplarındaki kişilerin düzenli kontrol ve dikkatli takibi, hem erken tanı hem de önleyici yaklaşımlar açısından büyük avantaj sağlar. Ayrıca bu risk faktörlerine maruziyeti azaltmak da koruyucu hekimlikte önemli bir adımdır" ifadelerini kullandı.



"Hormonlar meme kanseri gelişiminde önemli rol oynar"


Memenin hormon duyarlı bir organ olduğunu belirten Op. Dr. Sayın, "Östrojen hormonu meme hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını sağlar. Bu durum aynı zamanda hatalı hücre bölünmelerine ve tümör hücrelerinin oluşmasına da neden olabilir. Kadınlarda östrojen ve androjen maruziyetine bağlı olarak meme dokusunda değişiklikler görülebilir" dedi.



"Aile öyküsü ve genetik yatkınlık riski artırıyor"


Genetik faktörlerin meme kanserinde önemli rol oynadığını söyleyen Op. Dr. Sayın, "Birinci derece akrabasında (anne, kız kardeş gibi) meme kanseri bulunan kadınlarda hastalık riski, normal topluma göre 2 kat fazladır. Ayrıca daha önce meme kanseri geçiren kadınlarda, diğer memede yeniden kanser gelişme ihtimali toplum ortalamasına göre 5 kat daha yüksektir" açıklamasında bulundu.



"Menopoz yaşı, adet düzeni ve doğum yaşı önemli"


Kadınların adet gördüğü süre boyunca östrojen hormonuna maruz kaldığını dile getiren Dr. Sayın, "Erken yaşta adet görmek veya geç menopoza girmek, kadının östrojen maruziyet süresini uzatır ve bu da meme kanseri riskini artırır. 12 yaşından önce adet görmeye başlayan kadınlarda meme kanseri riski, geç yaşta adet görmeye başlayanlara göre 1.7 ila 3.4 kat daha fazladır" dedi.



"Doğum kontrol hapı, alkol ve obezite risk faktörleri arasında"


Doğum kontrol haplarının uzun süreli kullanımının meme kanseri riskini hafif düzeyde artırabileceğini belirten Op. Dr. Aytaç Sayın, "Hap bırakıldıktan yaklaşık 10 yıl sonra bu risk normale döner. Ayrıca menopoz sonrası dönemde aşırı kilo, vücutta östrojen üretimini artırarak meme kanseri gelişimini kolaylaştırabilir" dedi.



"Düzenli kontrol, farkındalık ve erken tanı hayat kurtarır"


Tüm bu risk faktörleri ışığında kadınların düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Sayın, "Özellikle aile öyküsü bulunan, östrojene uzun süre maruz kalan kadınlarda dikkatli takip çok önemlidir. Kendi vücudunu tanımak, düzenli hekim muayenesi yaptırmak ve mamografi taramalarını aksatmamak meme kanserinde erken tanının temelini oluşturur. Erken tanı, yaşam kurtarır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Zorlu’dan Netanyahu’ya sert tepki: "Türkiye’nin kararlı duruşuna karşı bir hazımsızlık var" NİĞDE (İHA) – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, "Katil Netanyahu’nun ve o zihniyetinin ortaya koyduğu iki tane önemli hedef olduğunu görüyoruz. Birincisi, devletimizin birliğini, iç cephesini hedef alan bir anlayış olduğunu görüyoruz. İkincisi de Türkiye’nin bölgesinde barış, huzur ve güven esaslı o diplomatik ve kararlı duruşuna karşı bir hazımsızlık olduğunu görüyoruz" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı Altay köyünde düzenlenen Nevruz Bayramı etkinliklerine katıldı. Zorlu etkinlikte yaptığı konuşmada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sosyal medya üzerinden yaptığı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan açıklamalarına tepki gösterdi. Zorlu, "O mesajları okumaya bile dilim el vermiyor çünkü bizim için yok hükmündedir. Katil Netanyahu’nun ve o zihniyetinin ortaya koyduğu iki tane önemli hedef olduğunu görüyoruz. Birincisi, devletimizin birliğini, iç cephesini hedef alan bir anlayış olduğunu görüyoruz. İkincisi de Türkiye’nin bölgesinde barış, huzur ve güven esaslı o diplomatik ve kararlı duruşuna karşı bir hazımsızlık olduğunu görüyoruz" dedi. Türkiye’nin güçlü duruşunun rahatsızlık oluşturduğunu ifade eden Zorlu, "İşte bu bakımdan, Türkiye Cumhuriyeti, bölgemizi saran bu ateş çemberine karşı Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 86 milyon yurttaşımızı bu tehlikelerden bertaraf eden duruşunu neden ve nasıl devam ettirmeli, bu sorunun cevabını da aslında dün akşamki o hadsiz mesajlarda görüyoruz" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi açılışında yaptığı "iç cepheyi güçlendirme" vurgusuna dikkat çeken Zorlu, "Özellikle 2024 yılı Ekim ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında Sayın Cumhurbaşkanımızın altını çizdiği iç cephemizi güçlendirme vurgusunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmekteyiz. İşte bugün Altay köyünde, Doğu Türkistan’dan Kerkük’e, Karabağ’dan Üsküp’e 300 milyona yaklaşan nüfusuyla büyük Türk dünyasının nasıl bir araya gelebildiğini hep birlikte görüyoruz. Çok şükür milletimiz güçlü liderliğimizin, güçlü devletimizin ve dayanışma ruhumuzun yanındadır. Çok şükür Türk dünyası bu gücün ve bu ilerleyişin yanında da olmaya devam edecektir" dedi. Konuşmasının sonunda Türk dünyasına yönelik politikalara da değinen Zorlu, "Hükümetimizin ve Cumhurbaşkanımızın başta olmak üzere bütün kurumlarımızla Türk dünyasına karşı yaklaşımımız çok nettir. Biz gönül coğrafyamızı bir bütün olarak kabul ediyoruz ve nerede olursa olsun kültürel zeminde birliğimizi tahkim etmenin, güçlendirmenin inanıyoruz ki bulunduğumuz her coğrafyada barış ve huzurun temeli olacağına yürekten inanıyoruz. İnşallah Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı olarak geçen yıl başlattığımız çalışmaları bundan sonra da devam ettireceğiz" şeklinde konuştu.
Ankara Yalçın Koşukavak: "Düşme potasında olup bir puanın onlara yarayacağını düşünmeleri ilginç" Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, Serikspor müsabakasının ardından, "Tamamen bir puan almak için oynayan bir rakip. Şu anda düşme potasında olup bir puanın onlara yarayacağını düşünmeleri ilginç" dedi. Trendyol 1. Lig’in 35. haftasında Ankara Keçiörengücü, sahasında karşılaştığı Serikspor ile 0-0 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, "Kağıt üstünde kazanmamız gereken bir maçtı, tek yönlü bir oyun vardı. Tamamen 5-4-1 kalenin önünde savunma yapan bir rakibe karşı oynadık, tebrik etmek lazım. Bir puanla ligde kalacaklarına inandırılmışlar. Tamamen bir puan almak için oynayan bir rakip. Şu anda düşme potasında olup bir puanın onlara yarayacağını düşünmeleri ilginç. Tabii böyle rakiplere karşı bir gol bulmanız gerekiyor. Yoksa gol yemedikleri sürece oyuna tutunuyorlar. Bugün çok yüksek konsantrasyonu vardı rakibin, çok ciddi savunma yaptılar. Biz kaleye çok top getirmemize rağmen golü bulamayınca maalesef böyle bir sonuçla karşılaştık. Amacımız geçen hafta Iğdır’ı deplasmandan aldığımız önemli galibiyeti. Buradaki üç puanla bizi takip eden rakiplerimizden play-off hattında mesafeyi biraz açmaktı, olmadı. Deplasmandan bir puan almış olduk" ifadelerinde bulundu.