ASAYİŞ - 25 Şubat 2026 Çarşamba 13:54

BUÜ’de kişisel verilerin korunması ve dijital mahremiyet eğitimi gerçekleştirildi

A
A
A
BUÜ’de kişisel verilerin korunması ve dijital mahremiyet eğitimi gerçekleştirildi

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Personel Daire Başkanlığı tarafından organize edilen "Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Uygulanması" başlıklı eğitim, KVKK Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir’in sunumuyla gerçekleştirildi.


Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezinde gerçekleşen seminere BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı, Personel Daire İşleri Başkanı Önder Gül ile birçok akademisyen ve personel katılım gösterdi.


Veri mahremiyeti modern dünyanın bir zaruriyetidir


Eğitimin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, kişisel verilerin korunması konusunun yalnızca kurumsal bir sorumluluk değil, gündelik hayatın her alanını kuşatan hayati bir mesele olduğunu vurguladı. Büyük veri çağında dijital temelli verilerin tüketim alışkanlıklarından politik tercihlere kadar geniş bir yelpazede belirleyici olduğunu ifade eden Yılmaz, bu verilerin kontrolsüzce kullanılma riskine karşı hukuki bir zemine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Üniversite bünyesinde akademik performans analizlerinden hastane hizmetlerine, kampüs güvenlik sistemlerinden idari işleyişe kadar pek çok alanda yoğun bir veri akışı olduğunu hatırlatan Rektör Yılmaz, bu süreçlerin tamamında KVKK’ye riayet etmenin kurumsal bir öncelik olduğunu dile getirerek, bu tür eğitimlerin personel farkındalığını artırmadaki önemine dikkat çekti.


"Kanun veriyi değil, insanı korur"


KVKK Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, BUÜ’nün bu eğitim fırsatını sunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, 2017’de göreve başlayan kurumun temel misyonunun dijitalleşen dünyada insan mahremiyetini güvence altına almak olduğunu belirtti. Kişisel verilerin korunmasının aslında doğrudan kişinin korunması anlamına geldiğini vurgulayan Bilir, verilerin işlenmesi sürecinde hukuka uygunluk ve dürüstlük kuralının esas alınması gerektiğini, bireylerin yanıltılarak rızasının alınmasının hukuken kabul edilemez olduğunu ifade etti. Özellikle günümüzde büyük bir risk haline gelen veri ihlallerine karşı kurumların "özen sorumluluğu" altında olduğunu hatırlatan Bilir, verilerin sadece belirli amaçlar doğrultusunda ve yasal süreler dahilinde saklanabileceğini, amaç dışı kullanımın ve süresiz veri depolamanın mevzuatta yerinin olmadığını somut örneklerle açıkladı.


Konuşmasında BUÜ özelinde de değerlendirmelerde bulunan Bilir; üniversitenin devasa bir hastaneye, binlerce personele ve öğrenciye sahip olması nedeniyle veri trafiğinin oldukça yoğun olduğu bir ekosistem olduğunu belirtti. Üniversite gibi kamu kurumlarında verilerin büyük kısmı kanun gereği veya hukuki yükümlülükler çerçevesinde işlendiğini, bu nedenle "açık rıza" yöntemine en son çare olarak başvurulması gerektiğini hatırlatan Bilir, yapay zeka algoritmalarının ve "unutulma hakkı" gibi modern kavramların gelecekte veri hukukunun en çok konuşulan başlıkları olacağını belirterek, BUÜ personelinin veri işleme süreçlerinde log kayıtları ve yetki tanımlamalarına titizlikle uymasının kurumsal güvenilirliği perçinleyeceğinin altını çizdi.


Program, sunumun ardından gerçekleşen soru cevap bölümüyle son buldu.



BUÜ’de kişisel verilerin korunması ve dijital mahremiyet eğitimi gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Gördes’in tarihine ışık tutacak kitabın geliri öğrencilere bağışlanacak Manisa’da tarihçi, öğretmen ve eğitim yöneticisi Nurullah Ertuğrul’un kaleme aldığı "Eski Gördes" adlı kitabın basın lansmanı gerçekleştirildi. 27 yıllık vakıf kayıtları araştırmasının ürünü olan kitap, hem Gördes tarihine ışık tutacak hem de satış gelirleriyle öğrencilere burs desteği sağlayacak. "Eski Gördes" kitabının tanıtım toplantısına yazar Nurullah Ertuğrul’un yanı sıra eserin hazırlanış sürecine katkı sunan Süleyman Sami İlker ve Hüseyin Tunçay da katıldı. Uzun yıllar Vakıflar Müdürlüğü görevinde bulunan Nurullah Ertuğrul, lansmanda yaptığı konuşmada göreve başladığında vakıflar konusunda sınırlı bilgiye sahip olduğunu, zamanla vakıfların tarihin en önemli kaynaklarından biri olduğunu fark ettiğini söyledi. 27 yıl boyunca yalnızca Gördes değil, Manisa’nın tüm ilçelerine ait vakıf kayıtlarını incelediğini belirten Ertuğrul, çalışmasını tamamen belgelere dayandırdığını ve kişisel yorumdan özellikle kaçındığını ifade etti. Kitabın ortaya çıkış sürecine de değinen Ertuğrul, Gördes’e ilişkin bölümün kitaplaştırılması fikrinin Süleyman Sami İlker’den geldiğini belirterek, eserin ilçenin kuruluşundan günümüze kadar uzanan vakıf geçmişini belgeleyen önemli bir kaynak olduğunu kaydetti. Süleyman Sami İlker ise Gördes üzerine bugüne kadar çok sayıda eser yazıldığını ancak vakıf perspektifinden hazırlanmış bu kapsamlı çalışmanın bir ilk olduğunu söyledi. İlker, kitabın zengin görsel içeriği ve akademik niteliğiyle araştırmacılar için önemli bir kaynak olacağını ifade etti. Geliri öğrencilere burs olacak İlker, kitabın telif gelirlerinin tamamının Manisa’da üniversite öğrencilerine burs sağlayan Eğitime Katkı Derneği’ne bağışlanacağını açıkladı. Böylece yazar ve katkı sunan isimlerin eserden herhangi bir maddi gelir elde etmeyeceği bildirildi. Hüseyin Tunçay da kitabın uzun yıllara dayanan titiz bir emeğin ürünü olduğunu belirterek, Gördes’in kültür tarihine önemli katkı sunduğunu söyledi. Tunçay, 208 sayfalık eserde 150’yi aşkın fotoğrafın yanı sıra plan, tablo ve krokilerin yer aldığını, kitabın dört ana bölümden oluştuğunu kaydetti. Kitabın ön kapağında Gördes Kalesi ile Pazar (Yahşi Çelebi) Camii, arka kapağında ise Gördesli Şehit Makbule Hanım ve dönemin önemli isimlerinin yer aldığı tarihi bir fotoğraf bulunuyor. Akademik çevrelerden yoğun ilgi gördüğü belirtilen "Eski Gördes" kitabının önümüzdeki günlerde Türkiye genelinde okurlarla buluşacağı öğrenildi.
Manisa Alaşehirli öğrenciler İtalya’da Türkiye’yi temsil etti Manisa’nın Alaşehir ilçesindeki Emine Elem Kayacık Ortaokulu öğrencileri, Erasmus+ projesi kapsamında gittikleri İtalya’da hem eğitim aldı hem de Türk kültürünü tanıttı. Zeybek gösterisinden bilim atölyelerine uzanan programda öğrenciler büyük takdir topladı. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde eğitim veren Emine Elem Kayacık Ortaokulu, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi. Okulun yürüttüğü "İyi Oluş ve Kapsayıcı Eğitimde Avrupa Yolları" isimli Erasmus+ KA122-SCH projesi kapsamında 6 öğrenci, okul müdürü ve İngilizce öğretmeni refakatinde İtalya’ya giderek önemli bir eğitim hareketliliğine katıldı. 13-17 Nisan tarihleri arasında İtalya’nın Frosinone bölgesindeki IC2 Ferentino okuluna misafir olan öğrenciler, ev sahibi kurumun iyi oluş ve kapsayıcı eğitim modeli doğrultusunda hazırlanan programlara katıldı. Öğrenciler hafta boyunca STEM, fen bilimleri, astronomi, yabancı dil, resim, müzik ve beden eğitimi derslerinde yer alarak İtalyan eğitim sistemini yakından tanıma fırsatı buldu. Türk öğrenciler aynı zamanda İtalyan öğretmen ve öğrencilere Türkiye’deki eğitim sistemini anlattı. Derslerin Türk öğrencilere göre planlanması ve Türkçenin etkinliklere dahil edilmesi ise dikkat çekti. Programın en renkli bölümlerinden biri "Kültür Saati" etkinliği oldu. Alaşehirli öğrenciler sergiledikleri zeybek gösterisi ve seslendirdikleri halk şarkılarıyla büyük beğeni topladı. Türk mutfağına ait lezzetlerin ikram edildiği etkinlikte, İtalyan öğrenciler de kendi kültürlerini yansıtan yiyecekler sundu. Türk öğrencilerin İtalyanca şarkı seslendirmesi ise salonda alkış aldı. Sosyal etkinlikler kapsamında İtalyan akranlarıyla voleybol oynayan öğrenciler, STEM dersinde mikroskopla tarihi kumları inceledi, astronomi sunumlarına katıldı ve seramik atölyesinde çalışmalar yaptı. Bölgeyi gezen öğrenciler, Roma’nın tarihi dokusunu yerinde görme fırsatı da yakaladı. Okul Müdürü Özhan Menderes, projenin özellikle taşımalı eğitim gören ve özel ihtiyaçlı öğrencilerin sosyal uyumunu artırmayı hedeflediğini belirterek, "Bu proje, öğrencilerimizin hem akademik hem sosyal gelişimine büyük katkı sağladı. Milli değerlerimizi yurt dışında başarıyla temsil ettiler" dedi.