ASAYİŞ - 28 Şubat 2026 Cumartesi 15:41

Bursa’da seyyar satıcılardan zabıtaya bıçaklı saldırı, 1 zabıta yaralandı

A
A
A
Bursa’da seyyar satıcılardan zabıtaya bıçaklı saldırı, 1 zabıta yaralandı

Bursa’nın İnegöl ilçesinde izinsiz seyyar satış yapan 2 kişi, kendilerini uyaran zabıta ekiplerine bıçakla saldırdı. Olayda 1 zabıta memuru darp sonucu yaralanırken, saldırı anı amatör kameraya saniye saniye yansıdı.


Olay, saat 11.30 sıralarında Burhaniye Mahallesi’nde kurulan Cumartesi Pazarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kaldırım üzerinde izinsiz şekilde hurma fidanı sattıkları tespit edilen Oğuzhan B. ile Anıl B.’yi gören İnegöl Belediyesi zabıta ekipleri şahısları uyardı.


Uyarı sonrası taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine şüpheliler, zabıta ekiplerine bıçakla saldırdı. Yaşanan arbede sırasında zabıta görevlisi R.B. (61) darp sonucu yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı zabıta memuru ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.


Şüpheliler Oğuzhan B. ile Anıl B., olay yerine gelen polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.


Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


İnegöl Belediyesi de yaptığı açıklamayla saldırı olayının kabul edilemez olduğunu bildirdi.


Belediye Başkanı Alper Taban geçmiş olsun mesajında şu ifadelere yer verdi: "Bugün görev başında bulunan Zabıta Müdürlüğümüzden kıymetli çalışma arkadaşımız Rasim Büyük’e yönelik gerçekleştirilen çirkin saldırıyı şiddetle kınıyorum. Cumartesi Pazarı alanı dışında, kurallara aykırı şekilde kurulan ve ilçe dışından gelen seyyar satıcılara müdahale sırasında yaşanan olayda, personelimize fiziki saldırıda bulunulmuş; dudağına 4 dikiş atılmış ve göz çevresinde darp meydana gelmiştir. Zabıta teşkilatımız; esnafımızın hakkını korumak, haksız rekabeti önlemek, şehir düzenini sağlamak ve toplumun ortak yaşam alanlarını güvenli tutmak adına gece gündüz demeden fedakârca görev yapmaktadır. Kamu düzenini sağlamak ve vatandaşlarımızın huzur içerisinde alışveriş yapabilmesi için görevini yerine getiren zabıta personelimize yönelik bu saldırı asla kabul edilemez.


Görevini layıkıyla yerine getirirken saldırıya uğrayan çalışma arkadaşımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için sürecin takipçisi olacağız"



Bursa’da seyyar satıcılardan zabıtaya bıçaklı saldırı, 1 zabıta yaralandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.