ASAYİŞ - 04 Mart 2026 Çarşamba 14:02

Bursa’da IBAN suistimallerine karşı uyarı: "Bir günlük gelir, bir ömür sabıka kaydı"

A
A
A
Bursa’da IBAN suistimallerine karşı uyarı: "Bir günlük gelir, bir ömür sabıka kaydı"

Bursa’nın Gemlik ilçesinde, son yıllarda artış gösteren banka hesabı suistimalleri ve bilişim suçları düzenlenen panelde ele alındı. Yetkililer, özellikle gençleri hedef alan IBAN kullanımına karşı vatandaşları uyararak, "IBAN’ınızı kullandırmanız sizi mağdur değil, hukuki olarak suçlu haline getirebilir" dedi.


Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı ile Bursa Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi iş birliğinde düzenlenen "Siber ve Finansal Suçlar Kıskacında Gençlik: IBAN Suistimalleri" panelinde, IBAN üzerinden gerçekleştirilen suçlar ve bu suçların hukuki sonuçları konuşuldu.


Panelde konuşan Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halit Aker, IBAN üzerinden işlenen suçların giderek arttığına dikkat çekerek, "Halk sağlığı sorunu haline gelen IBAN suçlarının arttığını görüyoruz. Adalet Bakanlığı ve üniversiteler olarak bu konuda paneller düzenliyoruz" ifadelerini kullandı.


Gemlik Cumhuriyet Başsavcısı Sercan Kocabey ise teknolojik gelişmelerin yeni suç yöntemlerini beraberinde getirdiğini belirterek, "Teknolojinin hızla dönüştüğü bir çağda yaşıyoruz. Dijital dönüşüm yeni ve sofistike suç ihtimallerini beraberinde getiriyor. Suçun ilk aşamalarından biri olan IBAN suistimalleri artık toplumsal bir sorun haline gelmiştir. IBAN’ınızı kullandırmanız sizi mağdur değil, hukuki olarak suçlu haline getirebilir. En büyük başarı, suça giden yolları işlenmeden kapatmaktır" dedi.


Gemlik Kaymakamı Osman Aslan Canbaba da bu tür bilgilendirme çalışmalarının önemine değinerek, "Böyle bir çalışmanın ilçemizde yapılmasından memnuniyet duyduk. Bize bile yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamları geliyor. Bu tür önleyici faaliyetleri önemsiyor, daha sık yapılmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.


Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Merve İnan Orman, bilişim suçlarında üçüncü kişilere ait banka hesaplarının kullanılmasının suçla mücadeleyi zorlaştırdığını belirtti.


Gemlik Cumhuriyet Savcısı Tuğçe Demirci ise özellikle gençlerin kolay para vaadiyle bu tür suçlara dahil edildiğini vurgulayarak, "Bir günlük gelir, bir ömür sabıka kaydı Öncelikle gençleri suça dahil ediyorlar. Kolay para kazanma hırsı mantığın önüne geçiyor. Dolandırıcılık suçunun basit hali bile 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Nitelikli hallerde ise ceza 10 yıla kadar çıkabilir ve dolandırılan miktarın iki katından az olmayacak şekilde para cezası uygulanabilir" dedi.


Demirci ayrıca, banka hesaplarının kişisel sorumluluk alanı olduğuna dikkat çekerek, "Basit bir banka işlemi gibi görülse de o hesap suç gelirinin dolaşım noktasıdır. IBAN suistimali kanunda doğrudan yer almasa da bilişim suçları başta olmak üzere birçok suçu kapsayan bir yapı ortaya çıkarmaktadır" ifadelerini kullandı.


Gemlik Hakimi Pınar Sevici de banka hesaplarının menfaat elde edilmesi aşamasında suçun önemli bir parçası haline geldiğini belirtti.


Panelde ayrıca Bursa Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Zekeriya Değirmen, siber suçlarla mücadele çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi.



Bursa’da IBAN suistimallerine karşı uyarı: "Bir günlük gelir, bir ömür sabıka kaydı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır "Obezite, kişinin yaşam kalitesini düşürüyor" Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Obezite Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. İhsan Solmaz, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla obezitenin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Obezitenin, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikimi olarak tanımlandığını belirten Doç. Dr. İhsan Solmaz, Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi vücut kitle indeksine göre sınıflandırdığını ifade etti. Vücut kitle indeksinin, kilonun metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplandığını belirten Solmaz, 25 ile 30 arasındaki değerlerin fazla kilolu, 30’un üzerindeki değerlerin ise obez olarak değerlendirildiğini söyledi. Türkiye’de fazla kilolu ve obez birey sayısının giderek arttığına dikkat çeken Solmaz, obezitenin birçok kronik hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti. Solmaz, obezitenin diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, kalp ve damar hastalıkları ile uyku apnesi gibi sağlık sorunlarına neden olabildiğini, ayrıca boyun ve bel fıtığı ile diz kireçlenmesi gibi kas-iskelet sistemi problemlerini de beraberinde getirdiğini ifade etti. Obezitenin bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürdüğünü vurgulayan Solmaz, tedavide en önemli adımın yaşam tarzı değişikliği olduğunu söyledi. Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin obeziteyle mücadelede büyük önem taşıdığını belirten Solmaz, özellikle yüksek kalorili un ve hamur işi ürünlerin azaltılması gerektiğini ifade etti. Haftada en az dört gün 45 dakika ya da haftanın her günü en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapılmasının önerildiğini dile getiren Solmaz, hastanın vücut kitle indeksine göre gerekli durumlarda medikal tedavi seçeneklerinin de uygulanabildiğini kaydetti. Diyarbakır İl Sağlık Müdürü ve Kardiyoloji Uzmanı Dr. Emre Asiltürk ise obezitenin kalp sağlığı açısından ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekerek, fazla kilonun kalbin iş yükünü artırdığını ve bu durumun zamanla hipertansiyon, damar sertliği ve kalp krizi riskini yükseltebildiğini belirtti. Asiltürk, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin hem obeziteyi önlemede hem de kalp sağlığını korumada büyük önem taşıdığını vurguladı.
Van Gürpınar Devlet Hastanesi hemodiyaliz ünitesi hizmete başladı VAN (İHA) – Van’daki Gürpınar Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan hemodiyaliz ünitesi hasta kabulüne başladı. Kronik böbrek yetmezliği bulunan hastalar için hayati önem taşıyan hemodiyaliz tedavisi, genellikle haftada iki ya da üç gün düzenli olarak uygulanıyor. Ulaşım imkânının sınırlı olduğu kırsal ilçelerde ise bu süreç, hastalar açısından hem fiziksel hem de psikolojik açıdan zorluklara yol açabiliyor. Özellikle kış aylarında ağırlaşan hava şartları, tedaviye erişimi daha da güçleştiriyor. İlçede uzun süredir ihtiyaç olarak dile getirilen hemodiyaliz ünitesinin hizmete alınmasıyla birlikte diyaliz hastaları il merkezine gitmek zorunda kalmadan tedavilerini yaşadıkları ilçede sürdürebilecek. Hastane Başhekimi Dr. İshak Peynirci, daha önce hastane bünyesinde diyaliz ünitesinin bulunmadığı için hastaların il merkezine veya başka ilçelere gitmek zorunda kaldıklarını ifade ederek, "Bölgemizde kış şartlarının zaman zaman ağır seyretmesi nedeniyle ulaşımda ciddi sıkıntılar yaşanabiliyordu. Özellikle yatalak bir hastamız için bu gidiş gelişler daha da zorlayıcı oluyordu. İnşallah ünitenin hizmete açılmasıyla birlikte bu sıkıntıları büyük ölçüde aşacağız. Hastalarımız artık daha rahat bir şekilde gelip, diyalizlerini yaptırarak evlerine dönebilecek. Şu an 5 hastamızı takip ediyoruz. Yaz aylarında hasta sayısının artmasını bekliyoruz. İl dışında ikamet eden bazı hastalarımız kışın farklı illerde kalıp, yazın bölgemize dönüyor. Bu nedenle yaz döneminde hasta sayısının 13-14’e çıkabileceğini öngörüyoruz" dedi. Organ naklinin önemine de dikkat çeken Peynirci, "Organ nakli ise hemodiyalize kıyasla hem hasta konforu hem de maliyet açısından daha avantajlı bir tedavi yöntemi. Ancak ülkemizde organ nakli sayıları istenilen düzeyde değil. Dünya genelinde kadavradan nakil daha yaygınken, ülkemizde canlı vericiden yapılan nakiller kadavradan yapılan nakillerin önünde yer alıyor. Bu durum, toplumda organ bağışı bilincinin yeterince gelişmediğini gösteriyor. Sağlık Bakanlığı da organ bağışının artırılması ve vatandaşların bu konuda teşvik edilmesi amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyor" diye konuştu. "Evimden çıkıp 5 dakika içinde diyalize gelebiliyorum" 6 yıllık diyaliz hastası Vehbi Güngör (60), daha önce yaşadıkları ulaşım zorluklarına dikkat çekerek, "Gelip giderken elbette zorluk yaşıyorduk. Allah, buranın açılmasına vesile olanlardan binlerce kez razı olsun. Şimdi evimden çıkıp 5 dakika içinde diyalize gelebiliyorum. Seans bittikten 5 dakika sonra da servisle evime dönüyorum. Artık yorulmuyorum. Daha önce gidiş gelişler bizi çok yıpratıyordu. Sürekli yolu düşünüyorduk, diyalizi değil" diye konuştu. "Kış aylarında ulaşım bizim için oldukça yıpratıcı oluyordu" Özellikle kış aylarında ulaşımın kendileri için oldukça zorlayıcı olduğunu dile getiren 2 yıllık diyaliz hastası Adem Koç (35) da, "Daha önce Van merkezine giderken hem yol hem de hava şartları nedeniyle ciddi zorluklar yaşadık. Özellikle kış aylarında ulaşım bizim için oldukça yıpratıcı oluyordu. İlçemize böyle bir hizmetin kazandırılması bizim için iyi oldu. Gerçekten çok güzel bir hizmet. Her hasta aynı imkânlara sahip olamıyor. Yağmur, kar, kış demeden yollara düşüyorduk ve zaman zaman zor durumda kalıyorduk. Hava şartları çoğu zaman elverişli olmuyordu. Elbette kimse diyaliz hastası olmak istemez, ancak bu tedavi bizim için bir zorunluluk. Bu nedenle ünitenin ilçemizde açılması büyük bir ihtiyaçtı. İlçemiz adına çok önemli ve değerli bir hizmet oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.