EĞİTİM - 18 Aralık 2025 Perşembe 11:06

BTÜ’de yapay zekâ sempozyumu: "Gelişen yapay zekâ değil insan zekâsıdır"

A
A
A
BTÜ’de yapay zekâ sempozyumu: "Gelişen yapay zekâ değil insan zekâsıdır"

BTÜ’de düzenlenen "Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar" sempozyumunda, yapay zekânın bilim, felsefe ve medeniyet perspektifleri ele alındı. Programa katılan bilim insanları, teknolojinin insan ve değerlerle birlikte düşünülmesi gerektiğine ve gelişenin yapay zekâ değil insan zekâsı olduğuna dikkat çekti.


Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) "Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar" başlıklı sempozyum düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Rektör Naci Çağlar, "Merhum Doç. Dr. Şakir Kocabaş, yapay zekâdan bilim felsefesine uzanan çalışmalarıyla, teknolojinin yalnızca nasıl üretildiğini değil, hangi amaçla geliştirildiğini de sorgulamış; bilginin ahlâk ve sorumluluk bilinciyle birlikte ele alınması gerektiğini bizlere hatırlatmıştır. Bugünkü program, Şakir Kocabaş Hocamızı anmanın ötesinde; öğrencilerimizin onun açtığı ilmî ve fikrî yolu yeniden düşünmesine, bilime daha derin, daha anlamlı bir perspektiften bakmasına vesile olacaktır" dedi.


"Robot ve insanların arkadaş olacağı hibrit toplum modeline doğru gidiyoruz"


Açılış konuşmasının ardından sempozyumun ilk oturumuna geçildi. "Doç. Dr. Şakir Kocabaş ve Yapay Zekâ" başlıklı oturumda, Sempozyum Koordinatörü ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, "Yapay Zekânın, Dünü, Bugünü ve Geleceği" başlıklı konuşmasını yaptı. Yapay zekânın ilk adımlarının 1900’lü yıllarda bir hayalle başladığını ifade eden Prof. Dr. Öztemel, günümüzde yapay zekânın insan düşüncesine yakın bir hale geldiğini belirtti. Prof. Dr. Öztemel, 2030 yılına kadar toplumla bütünleşecek olan yapay zekânın; günlük yaşamı, endüstriyi, yönetimi ve bilimsel süreçleri etkileyerek topluma derinlemesine yerleşeceğini ifade etti. 2030 yılından sonra insanların robotlarla arkadaş olacağını, dolaysıyla hibrit bir toplum modelinin yerleşeceğini ifade eden Prof. Dr. Öztemel, "Robotlar ile toplumun bütünleştiği bir yaşama doğru yolculuk hızla devam ediyor. Toplumun hiçbir kesimi, yapay zekâdan soyutlanamaz. Ancak şu unutulmasın ki; gelişen yapay zekâ değil insan zekâsıdır" diye konuştu.


Prof. Dr. Saadettin Ökten: Karar vermek için hakikatin kaynağına bakmalı


Düşünür, Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. Saadettin Ökten ise "Yapay Zekâ Çağında İnsan ve Medeniyet" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Prof. Dr. Saadettin Ökten, yapay zekâ tartışmalarında "nasıl yapılır" sorusunun yanında "niçin yapılır" sorusunun da sorulması gerektiğini belirterek, bilginin hikmetten koparıldığında yönünü kaybedebileceğini vurguladı. Yapay zekâ olgusunun günümüzde önemli bir fenomen olarak karşımıza çıktığını dile getiren Prof. Dr. Ökten, "Bu durum temelde bir bilgi meselesidir. Bilgi, büyük ölçüde bizim yönetimimizde üretilmekte ve kullanılmaktadır; ancak ortaya çıkan yetkinlik, hızı ve kapsamı bakımından çoğu zaman insanı aşan bir boyuta ulaşmaktadır. İnsan bir noktada karar veremediğinde, bilginin kaynağına bakmak zorundadır. Çünkü bizim hakikat anlayışımızın tamamı "Âlim" isminden beslenmektedir" dedi. Konuşmasında, Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın bilime yaklaşımını hatırlatan Prof. Dr. Saadettin Ökten, onun yapay zekâyı yalnızca teknoloji değil, insanı ve toplumu ilgilendiren bir mesele olarak ele alan öncü bir akademisyen olduğunu ifade etti.


"Yaşamı robotlara teslim etmek varoluş anlamını sorgulatır"


İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen ise "Bilim Felsefesi ve Yapay Zekâ" başlıklı konuşmasını yaptı. Prof. Dr. Şen, "Her şeyden önce yapay zekâdan söz edebilmek için kelimelerin ve kavramların anlamlarının bilinmesi gerekir; çünkü kavramlar anlaşılmadan bilimsel bir düşünce üretilemez. Bugün insana ait görsel, bilimsel, estetik gibi farklı zekâ türlerinin verileri bilgisayarlarda toplanmakta, buna da yapay zekâ denmektedir. Ancak zekâ kavramı yalnızca maddi bir boyutla sınırlı değildir; manevi zekâ da bu bütünün önemli bir parçasıdır. Manevi zekâ söz konusu olduğunda, yapay zekânın insan zekâsını aşması mümkün görünmemektedir. Aksi takdirde, insanın hayatına anlam katan değerler ortadan kalkar ve yaşamın tüm sorumluluğu robotlara teslim edilmiş olur ki bu durumda insan varoluşunun anlamı ciddi biçimde sorgulanır" dedi.


Farklı oturumlarla Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın yapay zekâya katkıları ele alındı


Sempozyumun ikinci oturumunda, "Tanıdıklarının Dilinden Doç. Dr. Şakir Kocabaş" başlığıyla Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Koç ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Yayla Gül Ceren Karataş konuşmalarını gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Ercan Öztemel’in üslendiği "Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın Yapay Zekâ Alanındaki Çalışmaları ve Alana KatkIları" başlıklı panelde; İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Koç konuşmasını gerçekleştirdi. "Genç Bilim İnsanlarının Gözünden Yapay Zekânın Yönü Paneli"nde ise BTÜ Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kocakulak moderatörlüğü üstlenirken; Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Zahid Yıldız, BTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kubilay Demir ve TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü’nden Dr. Esad Öztemel konuşmacı olarak yer aldı.


Program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın konuşmacılara plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.



BTÜ’de yapay zekâ sempozyumu: "Gelişen yapay zekâ değil insan zekâsıdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Trendyol Süper Lig: Kasımpaşa: 1 - Galatasaray: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında Galatasaray, deplasmanda Kasımpaşa ile karşılaşıyor. Müsabakanın ilk yarısı ev sahibinin 1-0’lık üstünlüğüyle tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 5. dakikada Nhaga’nın pasında sol tarafta topu alan Lang’ın ceza sahası içine kadar ilerleyip çaprazdan uzak direğe şutunda kaleci Ali meşin yuvarlağı son anda kornere çeldi. 6. dakikada sağ taraftan Sane’nin kullandığı köşe atışında ön direkte yükselen Kaan Ayhan’ın kafa vuruşunda meşin yuvarlak direğin üzerinden auta çıktı. 27. dakikada Diabate’nin savunma arkasına pasına hareketlenen Benedyczak, ceza sahası sol çaprazında kaleci Günay’la karşı karşıya kaldığı pozisyonda yaptığı aşırtma vuruşla meşin yuvarlağı filelere gönderdi. 1-0 38. dakikada ceza sahası sağ çaprazından Sane’nin sert şutunda meşin yuvarlak üst direkten oyun alanına döndü. Stat: Recep Tayyip Erdoğan Hakemler: Adnan Deniz Kayatepe, Murat Tuğberk Curbay, Osman Gökhan Bilir Kasımpaşa: Ali Yanar, Adem Arous, Rodrigo Becao, Nicholas Opoku, Kamil Ahmet Çörekçi, Andri Baldursson, Cafu, İrfan Can Kahveci, Kerem Demirbay, Fousseni Diabate, Adrian Benedyczak Yedekler: Ege Albayrak, Eyüp Aydın, Ali Yavuz Kol, Mortadha Ben Ouanes, Kubilay Kanatsızkuş, Jim Allevinah, Godfried Frimpong, Taylan Utku Aydın, Emre Taşdemir, Habib Gueye Teknik Sorumlu: İlker Püren Galatasaray: Günay Güvenç, Sacha Boey, Wilfried Singo, Arda Ünyay, Eren Elmalı, Kaan Ayhan, Renato Nhaga, Leroy Sane, İlkay Gündoğan, Noa Lang, Mauro Icardi Yedekler: Batuhan Şen, Ismail Jakobs, Davinson Sanchez, Roland Sallai, Ahmed Kutucu, Can Armando Güner, Ada Yüzgeç, Eyüp Can Karasu, Furkan Koçak, Mario Lemina Teknik Direktör: Okan Buruk Gol: Adrian Benedyczak (dk. 27) (Kasımpaşa)
Tunceli Tunceli’de miniklerin piyano konseri yoğun ilgi gördü Tunceli’de piyano eğitmeni Defne Bucak’ın öğrencileri tarafından hazırlanan yıl sonu piyano konseri yoğun ilgi gördü. Tunceli’de piyano eğitmeni Defne Bucak’ın öğrencileri, yıl boyunca hazırladıkları eserleri düzenlenen programda izleyicilerle buluşturdu. Bu yıl ikincisi düzenlenen etkinlikte öğrenciler, klasik müzik eserlerinden türkülere, çocuk şarkılarından hafızalarda yer eden eserlere kadar geniş bir repertuvar sundu. Ailelerin ve sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konserde çocukların heyecanı dikkat çekti. Vali Yardımcısı Fikri Dağ’ın da katıldığı program boyunca öğrenciler salondan büyük alkış aldı. "Küçük bir şehir ama çok güzel olanaklar tanınıyor" Piyano eğitmeni Defne Bucak, "Munzur Üniversitesi’nden 2 sene önce mezun oldum, 4 senedir çocuklarla piyano üzerine çalışıyorum. Mezun olduğum sene öğrencilerimle bir piyano dinletimi gerçekleştirdik. Çocukların orada motivasyon kazandıklarını gördüm, önlerine bir hedef koyduklarını gördüm. Öğrencilerimle birlikte sahne deneyimi yaşadım. Birlikte ilk sahne tecrübemiz oldu. Öğrencilerim bu dinletilerle birlikte hem çok iyi çalışıyorlar, hem çok motivasyon kazanıyorlar hem de çok güzel heyecanlar yaşıyoruz. Buradaki insanların, halkın desteğini alıyorum, valimizin desteğini alıyorum. Bu şekilde çok güzel etkinlikler yapıyoruz. Küçük bir şehir ama çok güzel olanaklar tanınıyor" dedi. "Fazıl Say gibi çok ünlü biri olmak istiyorum" Öğrencilerden Demirhan Gündoğdu, "Piyano çalmak çok güzel bir his. Mutluyum, hep böyle olmasını istiyorum. Fazıl Say gibi çok ünlü biri olmak istiyorum" şeklinde konuştu. 6 yaşındaki Öykü Koç ise, "Piyanoyu çok seviyorum, öğretmenimi de çok seviyorum. Bugün burada çok eğlendim, heyecanlandım, şarkı söyledik. Bugün mutlu oldum" diye konuştu.
Kayseri İlhan Palut: "Tesislerde konuşulan tek konu final" Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, Kayserispor maçının ardından, "Yarın itibarıyla da cuma günkü kupa finaline hazırlanmaya başlayacağız. En güçlü, en kararlı bir şekilde inşallah final maçını oynayacağız" dedi. Trendyol Süper Lig’in son haftasında Konyaspor, deplasmanda Kayserispor’a 2-1 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, Türkiye Kupası finalini düşünerek daha çok genç bir kadroyla maça çıktıklarını belirtti. Oyuncuların mücadelesinden memnun olduğunu dile getiren Palut, "Tabii ki ligi hem moral olarak hem de sıralama olarak iyi bir sonuçla bitirmek istiyorduk. Geçen hafta camia olarak üzülen bir rakip vardı karşımızda. Bu vesileyle geçmiş olsun demek istiyorum Kayserispor camiasına. Sakat oyuncularımız, tedavi olan oyuncularımız var, bir şekilde Trabzonspor finaline yetiştirmeye çalışıyoruz. Bunun dışında çok yük binen oyuncular var, onlar da hazırlıklarına devam ediyorlar. Buraya gençlerle desteklediğimiz ve düzenli forma şansı bulamayan oyuncularımızdan oluşan bir kadroyla geldik. Bu oyuncularımın mücadelesinden genel anlamda memnunum. Başa baş bir oyun oldu, biz de kazanabilirdik. Teknik anlamda yeteri kadar fırsat bulduğumuz bir oyun yalnız daha iyi savunma yapmamız gerekirdi. Hem biz Kayserispor’u çok az adamla yakaladık geçiş hücumlarında, dönem dönem de tam tersi yakalandık. Bence keyifli bir maç oldu" diye konuştu. "Hırslarınızın takımın menfaati önüne geçmemesi gerekiyor" Yarından itibaren cuma günü oynanacak olan Türkiye Kupası finaline hazırlanmaya başlayacaklarını kaydeden Palut, "İnsan her maçı kazanmak istiyor bir teknik adam olarak, bitirebilecek en üst yerde bitirmek istiyor ligi. Ama bazen de önemli maçlar öncesinde bazı hamleleri yapmak zorunda kalıyorsunuz. Kesinlikle içe sinen bir şey değil ama bazen kendi hırslarınız takımın menfaatinin önüne geçmemesi gerekiyor. Kayserispor kazandı, tebrik ediyorum. Genç oyuncularımın hepsi iyi mücadele etti, onlara da teşekkür ediyorum. Yarın itibarıyla da cuma günkü kupa finaline hazırlanmaya başlayacağız. En güçlü, en kararlı bir şekilde inşallah final maçını oynayacağız" ifadelerini kullandı. "Tesislerde konuşulan tek konu final" Şehirde Trabzonspor ile oynanacak olan final maçının konuşulduğunu da aktaran Teknik Direktör İlhan Palut, "Tesislerde konuşulan tek konu final. Onun dışındaki konulara konsantre olmak pek kolay olmuyor, önümüzde bu kadar somut bir hedef dururken. Bir heyecan havası hissettiğimi söyleyebilirim. Şehirde kim görse size bunu soruyor. Bazen rahatlamaya gidiyorsunuz, insanların heyecanı, beklentileri sizi tam tersine döndürebiliyor. Çünkü bu da bir sorumluluk" diye konuştu.