GÜNDEM - 26 Mayıs 2026 Salı 12:25

Başkan Burkay MUŞSİAD üyeleri ile buluştu

A
A
A
Başkan Burkay MUŞSİAD üyeleri ile buluştu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Muşlu Sanayici ve İş Adamları Derneği (MUŞSİAD) üyeleriyle bir araya geldi. Şehirlerin ortak akıl ve güçlü dayanışma kültürüyle büyüdüğünü vurgulayan Başkan Burkay, "Muşlu hemşehrilerimizin Bursa’ya olan aidiyeti, çalışma azmi ve birlik anlayışı ortak geleceğimizin en güçlü unsurlarından biridir." dedi. MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun ise BTSO’nun son 13 yılda önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını belirterek, "BTSO çatısı altında kent ekonomisine değer katan vizyoner ve istikrarlı çalışmalar ortaya konuyor" ifadelerini kullandı.


BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, MUŞSİAD ev sahipliğinde düzenlenen programda Muşlu iş insanlarıyla bir araya geldi. Toplantıda Bursa ekonomisinin geleceği, kentin üretim ve ihracat hedefleri ile BTSO’nun 2030 vizyonu ele alındı. İş dünyasının beklentileri, sanayide dönüşüm süreci ve ortak çalışma fırsatlarının değerlendirildiği buluşmada, Bursa’nın rekabet gücünü artırmaya yönelik projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.


Bursa’nın en büyük zenginliği birlikte hareket etme kültürü


BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, MUŞSİAD üyeleriyle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun ile uzun yıllara dayanan güçlü bir dostluk ve iş birliği içinde olduklarını söyledi. Bir şehirde yaşamanın yanı sıra o kente aidiyet duymanın da önemli olduğunu ifade eden Burkay, "Sizler sadece bu şehirde yaşayan değil, aynı zamanda bulunduğu yere değer katan insanlarsınız. Bursa’nın en büyük zenginliği de budur" dedi.


Muşlu iş insanları Bursa ekonomisine değer katıyor


İbrahim Burkay, Bursa’nın bugün sanayisi, ihracatı, ticareti ve üretim kapasitesiyle Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri haline gelmesinde Muşlu iş insanları, sanayiciler, esnaf ve çalışanların önemli katkıları bulunduğunu söyledi. Muşlu iş insanlarının Bursa ekonomisine değer kattığını belirten Burkay, MUŞSİAD’ın da bu noktada önemli bir misyon üstlendiğini ifade etti. Muşlu iş insanlarını aynı çatı altında buluşturan derneğin güçlü bir dayanışma örneği sergilediğini kaydeden Burkay, "MUŞSİAD, hemşehrilik hukukunu ekonomik dayanışmaya, ortak akla ve Bursa’ya değer üreten bir güce dönüştürüyor. Bu çatı altında oluşan birliktelik son derece kıymetli" dedi.


Şehirler ortak akılla büyür


İş dünyasında başarının artık tek başına hareket etmekle değil, birlikte düşünmek, üretmek ve ortak hareket etmekle mümkün olduğunu vurgulayan Burkay, MUŞSİAD’ın üretim, yatırım, istihdam ve ticari iş birliklerine önemli katkılar sunduğunu söyledi. Daha önce MUŞSİAD üyeleriyle BTSO çatısı altında bir araya geldiklerini hatırlatan Burkay, TEKNOSAB’dan lojistik yatırımlarına, sanayide dönüşümden ihracat hedeflerine kadar birçok konuda ortak bir perspektif ortaya koyduklarını ifade etti. MUŞSİAD’ı Bursa iş dünyasının önemli paydaşlarından biri olarak gördüklerini belirten Burkay, şehirlerin ortak akıl ile büyüdüğüne inandıklarını söyledi.


Bursa önemli bir gelişim ivmesi yakaladı


MUŞSİAD Başkanı Ayhan Durgun, Bursa’nın köklü geçmişi ve güçlü üretim altyapısıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Bursa’nın dünya ile rekabet edebilen bir kent olması adına görev üstlenen kurumların büyük önem taşıdığını belirten Durgun, "BTSO ortaya koyduğu proje ve çalışmalarla son 13 yılda önemli bir gelişim ivmesi yakaladı. Özellikle TEKNOSAB’ın Bursa’ya kazandırılması stratejik bir adımdı. Dijitalleşme ve yapay zekâ odaklı dönüşümün öne çıktığı bir dönemde hayata geçirilen TEKNOSAB projesi büyük değer taşıyor. Bursa’nın sanayi ve teknolojide hak ettiği noktaya ulaşması adına güçlü bir kadronun ve vizyoner bir yaklaşımın ortaya konulduğunu görüyoruz. Bu süreçte şehrimize kattığı değer için Sayın Başkanımız İbrahim Burkay liderliğindeki Bursa Ticaret ve Sanayi Odamıza teşekkür ediyoruz" dedi.


"BTSO’nun vizyoner çalışmalarını destekliyoruz"


MUŞSİAD olarak iş dünyasının önemli bir parçası olduklarını ifade eden Durgun, BTSO ile iş dünyası arasındaki güçlü diyaloğu önemsediklerini belirterek, "Doğru atılan adımlar tüm kentin gelişimine katkı sağlar. Son dönemde Bursa’da yaşanan gelişim sürecini yakından takip ediyoruz. MUŞSİAD olarak bizler de BTSO çatısı altında ortaya konulan istikrarlı ve vizyoner çalışmaları destekliyoruz" diye konuştu.



Başkan Burkay MUŞSİAD üyeleri ile buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Aksaray’da bıçakçıların kurban mesaisi Kurban Bayramı arifesinde Aksaray’da bıçakçıların dükkanlarında yoğunluk yaşanıyor. Vatandaşlar, bayram öncesi bıçak ve satırlarını bileterek son hazırlıklarını yapıyor. Aksaray’da Kurban Bayramı öncesi bıçakçılar ve bileme ustalarında son gün yoğunluğu yaşanıyor. Şehir genelinde bıçakçı dükkanı önlerinde bıçak bileme tezgahları kurulurken, vatandaşlar getirdiği bıçak ve satırları kurban için biletiyor. Aksaray’da 40 yıldır bıçak bileme işi yapan İsmail Büyükkabançı (60), vatandaşların hep son güne bıraktığını belirterek, "Bıçaklar yoğun bir şekilde geliyor. Bu yıl bir bıçağı 50 TL’ye yapıyoruz. Günde 100 kadar bıçak biledik" dedi. Bıçakların önemine değinen Büyükkabançı, "Bıçağın ömrü bıçağın kalitesine göre değişir. İyi bıçak var, kötü bıçak var. Limon ile et için aynı bıçağı kullanırsan ömrü gitmez. Limon bıçağı öldürür. Soğan bıçağın ağzını öldürür. Hepsine ayrı bıçak kullanmanız gerekir. Bunlar bıçağın ömrünü uzatır" dedi. Bıçak satışı yapan Mustafa Ölçekçi ise vatandaşları kaliteli bıçak kullanmaları yönünde uyararak, "Kurban Bayramı geldi, bıçaklarımıza çok yoğun bir ilgi var. Çünkü biz garantili bıçak satıyoruz. Kırılırsa, paslanırsa, kesmez ise geri alıyoruz ki şimdiye kadar 30 yılda iade gelmedi. Ucuz bıçak veya çakma bıçak değil garantili bıçak olması gerekir. M5 çeliğinden bıçak olmalı, kırılması, paslanması, keskin olması lazım, kurbanı yarıda bırakmaması lazım. Fiyatlarımız 200 TL’den başlıyor bin 100 TL’ye kadar çıkıyor. Vatandaş hep son güne bırakıyor çarkını ve bıçağını. Bu sefer de yetişemiyoruz" diye konuştu.
İstanbul Sarıyer’de denizde can pazarı: Suya düşen kadın boğulmaktan son anda kurtarıldı İstanbul Sarıyer’de bilinmeyen bir nedenle denize düşen ve bir süre yüzdükten sonra fenalaşan kadın, Sahil Güvenlik ekipleri ve vatandaşların yardımıyla kurtarıldı. Sahilde yüzen vatandaşlar alanda merdiven olmayışına isyan ederek yetkililere seslendi. Olay, sabah saatlerinde Emirgan sahilinde meydana geldi. İddialara göre, sahilde oturan bir kadın, henüz bilinmeyen bir nedenle denize düştü. Denizde bir süre yüzen kadın, iskeleye yaklaştığı sırada aniden panikleyerek fenalaştı. Kadının su üzerinde baygınlık geçirdiğini gören vatandaşlar hemen kadının yardıma koştu. Baygın kadını denizden çıkarmak için seferber olan vatandaşlar, sahil hattı boyunca denizden karaya çıkışı sağlayacak bir merdiven bulunmaması nedeniyle çaresiz kaldı. Kadını yukarı çekmekte zorlanan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine kısa sürede Sahil Güvenlik ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine hızla ulaşan Sahil Güvenlik ekipleri, denizde yaşam mücadelesi veren kadını bota alarak karaya çıkardı. Sağlık ekiplerine teslim edilen kadına ilk müdahale olay yerindeki ambulansta yapıldı. Kadın, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Bölgede sık sık denize giren vatandaşlar, sahil şeridinde acil durum merdivenlerinin olmamasına tepki gösterdi. "Merdiven olmasını istiyoruz" Denizde bulunan kadını kurtarmaya çalışan Seyit Sarıkaya, sahil şeridine merdiven istediklerini ifade ederek, "Her hafta buraya geliyoruz, burada yüzüyoruz. Burada yüzerken balıkçı ağabeyler birinin denize düştüğünü söyledi. Koştuk. Oraya vardığımızda kadın bayılmıştı. Sahil güvenlik gelene kadar tuttuk. Nefes aldırmaya çalıştık. Bir iki kendine gelsin diye hafif hafif yanaklarına dokundurduk. İstifrağ etti, sonra ambulans geldi. Sahil güvenlik ekibine verdik. Bazı vatandaşlar yüzdüğünü kıyıya yanaşamayınca korktuğunu söyledi. Korkunca panik yaptı, panik yapınca da dengesini kaybetti. Oraya vardığımızda da bayılmıştı zaten. Ambulans geldi götürdü, geldiğinde bilinci yerinde değildi ama şimdi ne durumda bilemiyoruz. Düşme vakalarında merdiven çok önemli. Merdiven aslında önceden vardı yani her 100 metrede bir merdiven vardı, söktüler. Bu yalıda yaşayanlar rahatsız oluyormuş. Merdiven olmasını istiyoruz. Merdiven çok çok istiyoruz. Daha önce biz dilekçe de verdik ama şey kabul görmedi. Kendi merdivenimizle getiriyoruz. Burada arkadaşlar serinlesin, girsin istiyoruz. Bu Boğaz’ın güzelliğinden faydalanmak istiyoruz. Çok eğlenceli, çok güzel. Böyle gördüğünüz gibi merdivenimizi kendimiz getiriyoruz. Motorla getiriyorum ben bu merdiveni. Zorlanıyoruz da. Yetkililerden bir an önce merdiven istiyoruz. Çok mutlu oluruz" dedi. "Kadın kenarda otururken bir anda denize atladı" Sahilde balık tutan Ali Efe Koçhan, kadının oturduğu sırada denize atladığını ileri sürerek, "Bizim akli dengesinin yerinde olmadığını düşündüğümüz bir kadın kenarda otururken bir anda denize atladı. Normal yüzerken iskele kenarına geldiğinde bir anda bağırmaya başladı ’yardım edin yardım edin’ diye. Suda bir panik atak geçirdi galiba. İnsanlar yanına atladığında bayılmaya başladı. Sahil güvenlik geldi. Sahil güvenlik kadını çıkarırken bayağı zorlandılar çünkü kadın aslında çıkmak istemiyor gibi bir şeydi. Ondan sonra polis gelince çıkmak zorunda kaldı. Ambulansa geçtiler, durumunun iyi olduğunu söylediler. Burada benim bildiğim denize girilmiyor aslında ama işte girenler olduğu için buraya merdiven de koymaları gerekiyor" diye konuştu. İbrahim Akçay ise, kadının kurtarıldığını söyleyerek, "Ben geldiğimde burada yüzen arkadaşlar vardı. Tam kıyıda üç kişi tutmuşlardı. Polis geçiyordu buradan, yanaştılar, ıslık çaldılar, seslendiler, geldi. Sonra kadını tekneye aldılar. Ambulans geldi, polisler geldi, götürdüler. Ama kendisi atladığını söylediler. Ben geldiğimde suyun içinde kurtarmaya çalışıyorlardı. Üç kişi kurtardılar, aldılar ama durumunun ne olduğunu bilmiyorum" şeklinde konuştu.
Düzce Kurban ibadetinde "22 derece" detayı eziyeti ortadan kaldırıyor Kültür ve Turizm Bakanlığı Sanatçısı ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Servet Altınışık, kurban kesiminde muhtemel iş kazalarının önüne geçmek ve hayvanın acı çekmesini engellemek için kullanılacak bıçağın orta toklukta olması ve "22 derece ve üzerinde" açıyla profesyonellerce bilenmesi gerektiğini belirtti. Düzce’de yaşayan bıçak sanatçısı Servet Altınışık, kurban kesiminde hayati önem taşıyan bıçak seçimi ve bileme tekniklerine ilişkin uyarılarda bulundu. Mesleğinde 17 yılı geride bırakan usta Altınışık, kurban kesiminin son derece ciddi bir iş olduğuna dikkati çekerek, iyi bir bıçağın sadece keskinliğiyle değil, ergonomisi ve çelik yapısıyla da kasabın en büyük yardımcısı olduğunu vurguladı. Altınışık, hayvanın acı çektirilmeden bir veya iki hamlede kesilebilmesi için bıçağın yüksek performansa sahip olması gerektiğinin altını çizerek, "Kurban bıçağı dediğimiz zaman belli bir esneklik kabiliyetine sahip ve iyi bir ustanın elinden çıkmış olması gerekiyor. Birkaç yüz kiloluk hayvanlar kesiliyor. Bıçağa uygun bir çelik seçilmiş olması ve hissiyatının yüksek olması şart" dedi. "Orta toklukta bir sertliğe sahip olması gerekiyor" Bıçak seçiminde ergonomi ve çelik sertliği dengesine dikkati çeken Altınışık, şu tavsiyelerde bulundu: "Hissiyatının yüksek ve bıçak kabzasının kasabın eline uygun olması gerekiyor. Kurban kesecek birisi bıçağı eline almalı ve kabza eline oturuyor mu, rahatsız eden noktası var mı bakmalı çünkü o bıçakla uzun süre çalışılacak. Burada ergonomi çok önemli. Çelik kısmına gelirsek; masat ve eğe ile bilenip tekrar çalışılabilmesi için orta toklukta bir sertliğe sahip olması gerekiyor. Ayrıca esneyebilmesi gerekiyor ki kırılganlık oluşmasın, kurban kesimi yarıda kalmasın." İş güvenliği için "22 derece ve üzeri" kuralı İş kazalarına mahal verilmemesi için bıçağın bileme açısının büyük önem taşıdığını vurgulayan Altınışık, vatandaşların bileme işlemlerini mutlaka profesyonellere bırakması gerektiğini belirtti. Arife günü dolayısıyla atölyesinde yoğun bir mesai harcayan Altınışık, bileme sürecinin inceliklerini şöyle anlattı: "Bileme açısının 22 derece ve üstünde olması gerekiyor ki, iş güvenliği açısından kazaya mahal verilmesin. Biz bıçak ustaları atölye ortamında bıçaklarımızın ağız kısmında 22 derece ve üzerinde bir biley hattı oluşturuyoruz. Sonrasında keçe kısmı var. Orada bıçağın ağzındaki çapakları temizliyoruz. Sonrasında da ’yağ taşı’ dediğimiz işlemle jilet keskinliğine ulaşırız. Bu şartlar atölye şartlarıdır. Vatandaşlar evlerinde bu teknik şartlara ulaşamayacağı için işi riske atmayıp mutlaka bir bileyiciden yardım almalıdır."