ASAYİŞ - 21 Mayıs 2026 Perşembe 09:19

Akaryakıt istasyonu içinde lastik yakan motosiklet böyle görüntülendi

A
A
A
Akaryakıt istasyonu içinde lastik yakan motosiklet böyle görüntülendi

Bursa’da bir akaryakıt istasyonunda lastik yakan motosiklet sürücüsü amatör kamera ile saniye saniye kaydedildi.


Olay, Mudanya Yolu üzerinde bulunan bir akaryakıt istasyonunda meydana geldi. Sürücüsü ve plakası henüz öğrenilemeyen motosiklet, bir anda lastik yakmaya başladı. Vurdumduymaz sürücü, çıkardığı duman ve egzoz sesiyle çevredeki vatandaşları rahatsız ederken, o anlar saniye saniye amatör kamera ile kaydedildi.



Akaryakıt istasyonu içinde lastik yakan motosiklet böyle görüntülendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Uzmanından kurban eti saklama ve tüketme tavsiyeleri Kurban Bayramı yaklaşırken Adanalı kebapçı, et tüketimi ve saklama şartlarını anlattı. Kebapçı Yaşar Aydın, ilk günkü etle Adana kebabı yapılmasının lezzet açısından uygun olmadığını belirtirken, yeni kesilen etin poşetle dinlenmesi için dolaba koyulmasının rengini bozup bakteri üretebileceğini söyledi. Kurban Bayramı’na sayılı günler kaldı. Tescilli kebabı ve et yemekleriyle meşhur Adana’da da kebapçılar etlerin muhafaza edilmesi, tüketilmesi ve ilk gün kebap yapılıp yapılmayacağına kadar birçok konuda dikkat edilmesi gerekenler hakkında vatandaşlara uyarılarda bulundu. "İlk gün yapılan kebaptan tat alamazsınız" Kentte 46 yıldır kebapçılık yapan Yaşar Aydın, "İlk gün kebap yapmasak daha doğru olur. İlk gün kavurma yapılır, ciğer pişer, sakatat yenir. Et dolapta bir gün dinlendirildikten sonra ikinci gün kebabın her türlüsü yapılır. Et dinlendiği zaman lokum gibi olur. İlk gün yapılan kebaptan tat alamazsınız, suyunu çeker ve kebabı tutturamazsınız" dedi. "Sıcak eti poşetle dolaba koymayın, rengi değişir" Yeni kesilen kurban etinin muhafaza şartlarına da değinen Aydın, etin kesilir kesilmez dolaba atılmasının büyük bir hata olduğunu vurguladı. Sıcak etin poşetle dolaba girmesi halinde zarar göreceğini belirten Aydın, "Kurbanı keser kesmez eti hemen anında alıp dolaba koymak olmaz. Belli bir süre dışarıda bekletip sıcaklığının geçmesini sağlamak lazım. Et kesilir kesilmez çok sıcak olur ve bunu birden dolaba atarsanız et zarar görür. Özellikle poşetle konan et nefes alamaz, rengi değişir, cıvıklaşır ve koku yapar. Tepsilerde ya da geniş sinilerde dolaba koymak en doğrusudur. Yaz mevsiminde serin bir odada 1-2 saat, kışın ise 4-5 saat dışarıda dinlendirildikten sonra dolaba konulursa o etten çok daha güzel verim alınır" ifadelerini kullandı. "Kurban eti dolapta saklanmaz, paylaşılır" Kurban ibadetinin özünde yardımlaşma ve dayanışma olduğunun altını çizen Yaşar Aydın, etin uzun süre derin dondurucularda bekletilmesini doğru bulmadığını ifade ederek şunları söyledi: "Bize göre et saklanmamalıdır, çünkü kurban paylaşmaktır. Komşularına, garibanlara vereceksin. Etrafında ihtiyaç sahibi yoksa başka mahallelere gidip dağıtacaksın ya da kurumlara bağışlayacaksın. Yeter ki insan paylaşsın. Ama günümüzde çoğu insan etleri dolabına koyuyor, belki bir sene boyunca o eti yiyen var. Durumu iyi olan, borcu olmayan insanlar kurban kesmeli ve kestikleri zaman da yanındaki, yöresindeki ihtiyaç sahipleriyle bunu bölüşmelidir."
Çorum Yüzde 3 seviyesindeydi, yağışlarla hızla yüzde 85’e çıktı: Taşkın riskine karşı önlem alındı Çorum’da yılın başında yüzde 3 seviyelerinde olan Çomar Barajındaki doluluk oranı, etkili yağışların ardından yüzde 85’lere kadar yükseldi. Su seviyesindeki hızlı artış üzerine belediye ekipleri muhtemel taşkın riskine karşı tedbir aldı. Çorum’da etkili olan yağışlar, içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlarda su seviyesini yükseltti. Güncel verilere göre Yenihayat Barajı’nda doluluk oranı yüzde 42,68, Çorum Barajı’nda yüzde 84,75, Hatap Barajı’nda yüzde 27,90 ve Koçhisar Barajı’nda yüzde 30,63 seviyesine ulaştı. Su seviyesindeki artışla birlikte muhtemel taşkın riskine karşı dolu savak alanlarında temizlik, kontrol ve tahliye hazırlıkları başlatıldı. Belediye ekipleri, dere yatakları ve tahliye kanallarında iş makineleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Baraj çevresindeki piknik alanında su seviyesinin yürüyüş yolunun bir bölümüne kadar ulaşması üzerine vatandaşların can güvenliği için fiziki önlemler alındı. Bazı alanlar, geçici süreyle kullanıma kapatıldı. Çorum Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürü Yasemin Ağca Kafa, yılın başında barajlardaki toplam rezervin yüzde 3 seviyelerinde olduğunu belirterek, bahar yağışlarının su kaynaklarını olumlu etkilediğini söyledi. Kafa, "En dolu barajımız şu an çekim yaptığımız Çomar Barajı. Doluluk oranı yüzde 85 seviyelerinde. Dört barajın ortalaması ise yüzde 34 seviyesinde. Bu da bu seneyi biraz daha rahat geçireceğimiz anlamına geliyor. Yaklaşık 2 aydır baraj seviyesini sürekli kontrol ediyoruz. Dolu savaktan taşma ihtimaline karşı giderlerin kontrolü ve temizlikleri düzenli olarak yapılıyor. Planlarımız ve kontrollerimiz yolunda, her şey kontrolümüz altında" dedi. Ailesiyle birlikte piknik yapmaya gelen Alptekin Şahin ise su seviyesindeki artışa şaşırdığını belirterek, "Eskiden barajın yanına gitmek için yürümek gerekiyordu. Şimdi iki adım atınca suyun buraya kadar geldiğini görüyoruz. Senelerdir suyun bu seviyeye ulaştığını görmemiştim" diye konuştu. Yusuf Efe Ünlü de su seviyesindeki yükselişin sevindirici olduğunu ifade ederek, "Piknik yapmak ve köpeğimizi gezdirmek için geldik. Su seviyesi bizi şaşırttı. Geçen yıl burada böyle bir görüntü yoktu. Bu yaz su sıkıntısı çekmeyeceğimizi düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Antalya 70 yıllık terzi iş yerini kütüphaneye çevirdi Antalya’nın Manavgat ilçesinde 70 yıldır terzilik yapan ve günde 2 ile 5 saat arasında kitap okuyarak 65 yılda 2 binden fazla kitap biriktiren 83 yaşındaki esnafa sürpriz doğum günü kutlaması yapıldı. Manavgat’ta 70 yıldır terzilik yapan ve her gün 2-5 saat arası kitap okuyan, ilçenin en eski esnaflarından 83 yaşındaki Yaşar Azgan’a Manavgat İlçe Kütüphanesi Müdürü Hidayet Oktay, Manavgat Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Abdullah Doru, Manavgat’ın yerel yazarlarından Mahmut Öz ve Yılmaz Ali Tatlı sürpriz doğum günü kutlaması düzenledi. Manavgat Kütüphane Müdürü Hidayet Oktay, Azgan’ın kütüphanenin en saygın ve müdavim üyelerinden biri olduğunu, onun bu örnek davranışının kütüphaneyi ziyaret eden çocuklara ve gençlere büyük bir motivasyon sağladığını ifade ederek, kendisine sağlıklı ve uzun ömürler diledi. İmzalı kitap hediye edildi Kütüphane Haftası’nda ‘En İyi Hediye Kitaptır’ projesini başlattıklarını belirten Oktay, "Manavgat Esnaf Odası ile birlikte gerçekleştirdiğimiz projemiz çerçevesinde her ay bir esnafımızın doğum gününü kutluyoruz. Kütüphane olarak en az 2 yazar arkadaşımızla birlikte esnafımıza imzalı kitaplarımızı takdim ediyoruz. Proje ile unutulmaya yüz tutan Ahilik kültürünü, esnaf ahlakını yeniden hatırlatmak, en azından doğum gününü kutladığımız esnafımıza Ahilik kültürü bilinci hakkında bilgi vermek, onlara kitap okumanın müşteri ile iyi iletişim kurmanın gerekçelerini kısacık zamanda anlatmak istedik. İlçemizde 70 yıldır terzilik yapan 83 yaşındaki Yaşar Azgan ağebeyimizin bugün doğum gününü kutladık. Yaşar ağabey iyi bir okur, belki de ilçemizdeki Ahilik kültürünü yaşatan son örneklerden birisi. Kendisine uzun ömürler diliyor, sağlık ve mutlulukla yaşamasını temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı. 65 yılda 2 binden fazla kitap okudu Manavgat Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Abdullah Doru ise, Yaşar Azgan’ın 83 yaşında olmasına rağmen kitap okuma azmini hiç yitirmediğini, hem esnafa hem de ilçe halkına örnek olduğunu belirterek, "Tüm esnaf ve gençlerimizin kendilerini geliştirmek adına benzer bir hassasiyet göstermesini temenni ediyorum" dedi. Yaşar Azgan ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, mesleğe 1956 yılında Antalya’da başladığını, ardından askerlik vazifesi sırasında dünyayı gezerek farklı kültürler tanıdığını söyledi. Kitaplarla olan esas bağının 1960’lı yıllarda Beyoğlu’nda yabancı dil eğitimi alırken kendi dilini de ilerletme tavsiyesi üzerine başladığını belirten Azgan, 65 yıldır biriktirdiği yaklaşık 2 bin kitabı özenle inceleyip okuduğunu söyledi. "Hedefim ömrümü okuyarak tamamlamak" Günde ortalama 2 ile 5 saat arasında kitap okuduğunu ve her akşam kitap okumadan uyumadığını belirten Azgan, "Okuma sürecinde kalıcılığı olmasını sağlamak için sürekli notlar alırım. Kitapsız bir insan ve kütüphanesiz bir ev komadaki bir hastaya benzer. Gelecek nesillerin iyi yetişmesi ve okumaya teşvik edilmesi gerekmektedir. Terzilik mesleğini aktif olarak bıraksam da iş yerimi sosyal hayatın içinde kalmak ve okumaya devam etmek için kapatmıyorum. Hedefim ömrümü okuyarak tamamlamak" dedi.