EKONOMİ - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 14:32

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı

A
A
A
3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi öncülüğünde düzenlenen 3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı.


İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye’nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor.


"Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak"


Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu.


Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz


İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz."


İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz


Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi.


Sürdürülebilirliğin temelinde insan var


Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa’nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi.


Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi


BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi.


İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil


Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti.


"Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli"


Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.


Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.



3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Kopan yüksek gerilim teli insanların içine düştü, tramvay seferleri aksadı Eskişehir’de tramvaylara elektrik sağlayan katener telinin kopması üzerine Osmangazi Üniversitesi ile bağlantılı olan hatlarda aksamalar yaşanıyor. Olay, Vişnelik Mahallesi Dr. Sadık Ahmet Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Osmangazi Üniversitesi’nden şehir merkezi istikametine doğru sefer yapan ve şehir içi ulaşımda kullanılan tramvayın güç aldığı katener teli henüz bilinmeyen bir sebeple koptu. Oldukça yüksek gerilim taşıyan tel, kıvılcım saçarak Atatürk Bulvarı Tramvay Durağının yakınına düştü. Büyük bir gürültü ile kopan telin şans eseri oradan geçen vatandaşların üzerine düşmemesi büyük bir facianın önüne geçti. Ayrıca, olay yerine çok yakın bir noktaya kurulan semt pazarından dolayı oluşan kalabalık düşünüldüğünde atlatılan facianın büyüklüğü dikkat çekti. Enerjisiz kalan tramvay tahliye edilirken, yolcular ulaşmak istedikleri noktaya gitmekte zorlandı. Arızada olan tramvay hattına alternatif olarak belediye otobüs seferlerinin başlatıldığı öğrenildi. Daha sonradan bünyesinde gömülü şekilde batarya bulunduran bir tramvaya yolda kalan 2 araç bağlanarak bulundukları alandan çekildi. Kopan telin tamiri için çalışma başlatılırken, Osmangazi Üniversitesi ile bağlantılı olan hatların uzun bir süre aksayacağı öğrenildi. "Allah’tan çocuklar elektrik akımına kapılmadı" Olay esnasında bölgede bulunan Hakan Erol ise, "Kablolar yere düştü, biz çıkan gürültüden dolayı deprem oluyor zannettik. Allah’tan bir çocuk falan elektrik akımına kapılmadı. Ona çok şükrettik. Kıvılcımlar gördük. Yolcuları sonrasında tahliye ettiler" dedi.
Ankara İçişleri Bakanlığı Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde değişiklik İçişleri Bakanlığı Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandı. Yapılan değişiklikle ilçe müdürü olarak görev yapanların il müdürü olarak atanabilmesi için gereken hizmet süresi 2 yıldan 3 yıla yükseltildi. İçişleri Bakanlığı Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde değişikliğe gidildi. Yapılan değişikliğe göre mevcut yönetmelikte kurum dışı personele açık olan il sivil toplumla ilişkiler müdürü ve sosyal etüt ve proje müdürü kadroları kurum dışı personele kapatılarak, sadece kurum içi personelden atama yapılabilmesi sağlandı. İl basın ve halkla ilişkiler müdürü kadrosuna kurum içinden veya kurum dışından personel atanabilmesi için mevcut yönetmelik sabit bırakılırken, ayrı bir fıkrada düzenlemeye gidildi. Basın ve halkla ilişkiler müdürü kadrosuna atananların görev yerlerinin değiştirilmesi istenildiğinde ya da görevden alınmaları halinde "Daha önce görev yaptıkları kadro veya denk kadro unvanına Bakanlıkça atanabilirler" maddesi eklendi. Bakanlık merkez ve taşra teşkilatına ihdas edilen kadrolar yönetmelik kapsamına alındı. Atama yetkileri düzenlendi ve uygulamada yaşanan sıkıntılar nedeniyle il yazı işleri müdürü kadrosuna Personel Genel Müdürlüğünün teklifi üzerine bakan onayıyla atama yapılacağı da hüküm altına alındı. 10 yıl hizmet süresine sahip en az 3 yıl il planlama uzmanı olanlar atanabilecek İl planlama ve koordinasyon müdürü kadrosuna yönelik yapılan değişiklikle ilçe müdürü olarak görev yapanlara ek olarak toplam 10 yıl hizmet süresine sahip olma ve en az 3 yıl il planlama uzmanı olarak görev yapma şartı getirildi. İlçe müdürü olarak görev yapanların il müdürü olarak atanabilmesi için gereken hizmet süresi de 2 yıldan 3 yıla yükseltildi. Hizmet bölgeleri cetvelinde yapılan düzenlemeyle 5 ilin hizmet bölgesi değiştirildi. Buna göre Hatay ve Kahramanmaraş 1. bölgeden 2. bölgeye, Mardin ve Van 3. bölgeden 2. bölgeye, Adıyaman ise 3. bölgeden 4. bölgeye alındı.
Kayseri Melikgazi Belediyesi Kazım Karabekir İlkokulu ve Ortaokulu açıldı Türkiye’nin en çok okul yapan belediyesi Melikgazi, 2 yeni okul açılışıyla daha başarısını taçlandırdı. Kazım Karabekir Mahallesi’nde Melikgazi Belediyesi ve hayırsever iş birliği ile hayata geçen Kazım Karabekir İlkokulu ve Ortaokulu düzenlenen törenle açıldı. Kazım Karabekir, Yeniköy, Altınoluk Mahallelerine hizmet edecek okulların 1 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanarak eğitime açıldığını belirten Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, açılış esnasında yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye’de en çok okul yapan belediyeyiz. Ama bunu yaparken bizim elimizden tutan, bizimle birlikte hareket eden hayırseverlerimiz var. Hepsine teşekkür ediyorum. Hayırseverimiz Hamdi Özdemir birçok inşaatlar yaptı ama yaptığı inşaatlar içerisinde bu iki okul zannediyorum kendisini en çok mutlu eden yapılar olmuştur. Biblo gibi iki okulu iş birliğiyle Melikgazi’mize kazandırdık. Bu okullarımız Kazım Karabekir, Yeniköy, Altınoluk mahalleleri olmak üzere 3 mahalleye hitap edecek. Bölgede çok sayıda öğrencimiz var, burası birçok ailemize hizmet verecek. İsim konusuna gelecek olursak hayırseverimiz ismi bizim vermemizi istedi. Kendisi Kazım Karabekir’i çok sevdiği için biz de bu ismi verdik. Türkiye Cumhuriyet’inin kurulmasında büyük emekleri olan Kazım Karabekir’e atfetmiş olduk. Çocuklarımızın böyle güzel bir okulda okumalarına imkan sağlayan hayırseverimize, emeği geçen mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu güzel okullarda hizmet verecek eğitimcilerimize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum." Hayırsever Hamdi Özdemir ise, "Başta bu okulu yaparken en büyük yardımcımız Mustafa Palancıoğlu Başkanımıza ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Okullarımız tüm öğrencilerimize ve Kayseri’mize hayırlı olsun. Hepinize mutluluk ve başarılar dilerim" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da okulların hayırlı olmasını dileyerek, "Hamdi Amcamız gibi büyüklerimiz şehrimizin gururu. Binlerce öğrencimizin burada yetişmesine vesile olacağı için şahsen kendisine minnet duyuyor ve teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. TÜRKSOY tarafından Kayseri’mizi 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti olma unvanına eriştirdik. Sayın Valimiz talimatlarıyla 2029 Dünya Spor Başkenti olması yönünde bizleri yüreklendirdi. Sizlerle el ele vererek şehrimizin milletvekilleri, kurum ve kuruluşlarımız, STK’larımız, vatandaşlarımız ve bu güzel öğrencilerimiz ile bu unvana da kavuştuk. Kayseri’miz dünyada adından olumlu anlamda bahsettiren bir şehir olma yolunda önemli mesafe katetti. Geleceğimiz olan canlarımız için şehrimizi, ülkemizi her alanda daha da ileriye taşıyan bir anlayışla burada eğitim verileceğine inanıyorum. Bizim de her zaman destek olacağımızı belirtiyorum. Melikgazi’mizin çalışkan başkanına ve ekibine eğitim, sağlık, dini tesis gibi konularında vermiş oldukları çabalardan dolayı teşekkür ederim. Ayrıca kentsel dönüşüm çalışmalarında Kazım Karabekir Mahallesi’nde bizim yaptığımız çalışmaları daha da ileriye taşıyarak, güzel bir semt, adeta bir uydu kent oluşturduğu için Palancıoğlu Başkanımızı tebrik ediyorum. Alimler şehri olan şehrimize yakışan çalışmalar yapmaya devam edeceğiz. Kazım Karabekir İlkokulu ve Kazım Karabekir Ortaokulu Kayseri’mize ve öğrencilerimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Ortaya muhteşem bir eser çıktığını ifade eden Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise, "Biblo gibi kartpostallık bir okulun açılışında olmaktan mutluyuz. Kayseri eğitimde büyük sıçramalar yapmakta. yarışmalarda Türkiye’de ilk üçte yer alan, özellikle geçen seneki sınavlarda 18 birincilik, üniversite sınavlarında bir ikincilik, bir yirmi altıncılık alan ve sürekli başarı çıtasını yükselten, 328 bin öğrencisiyle çoğu il nüfusundan daha fazla öğrencisi olan, 23 bin öğretmeni ile koskocaman bir ordu şeklinde kocaman bir aile. Bu aileye katkılar bizi daha da güçlendiriyor. Türkiye’de en çok okul yapan belediye başkanımızı da bu hayırlara vesile olduğu için ayrıca tebrik ediyor, alkışlıyorum. Ortaya muhteşem bir eser çıkmış. Bu eserin çıkması beni çok mutlu etti. Servetini, malını, mülkünü bu memleketin çocukları için harcayan, feda eden Hamdi Özdemir amcamıza ve ailesine teşekkür ediyorum" dedi.