GÜNDEM - 27 Şubat 2026 Cuma 11:24

29 yıl önceki 28 Şubat dramını gözyaşları içinde anlattılar

A
A
A

28 Şubat Post-modern darbe kapsamında okullara başörtülü alınmayarak görevden istifa ettirilen Bursa'nın İnegöl ilçesinde görevli kadın öğretmenler, 29 yıl önce yaşadıkları dramı gözyaşlarıyla anlattılar. Yıllar sonra görevlerine devam eden öğretmenler Sakine Zengin ve Vahide Coşkun, yaşadıkları dramı İhlas Haber Ajansı ile paylaştılar.

Bursa'nın İnegöl ilçesi Şükrünailipaşa İlkokulu sınıf öğretmeni Sakine Zengin, 1991 yılında mesleğe başladığını hatırlatarak, "28 Şubat'ı iliklerine kadar yaşayan bir öğretmenim. 1997 yılına kadar çok rahat bir şekilde görevimizi yapıyorduk ama 28 Şubat 1997 sonrası bütün severek yaptığımız, özveriyle yaptığımız öğretmenliğimizden yavaş yavaş kopmaya başladık. Hep korku içinde yaşadık. Öğrencilerimizle zevkle, heyecanla ders anlatırken anlatırken teneffüslerde dışarıda korkuyla yaşamaya başladık. Süreç çok hızlı gelişti. 28 Şubattan sonra müfettişler sık sık bize uğrayıp cezalar yazmaya başladılar. Kınama, görevden uzaklaştırma, aylıktan kesme gibi cezalar aldık. 1999 yılında. Domaniç'e geldim. Beni en çok üzen yaralayan olaylardan biridir. Bu arada da bütün cezalarımızı tamamlamak üzereydik. Bir görevden uzaklaştırma, atılma kalmıştı. Domaniç'e geldim müdürüm bana "Hocam ben size sınıf veremem bu halinizle" dedi. "Ne yapacağız hocam?" dedim öğretmenler odasında 6 ay 7 ay ta ki 2000 yılının haziranın yedisine kadar öğretmenler odasında oturdum. Bir sınıf tahsis edilmedi bana, sırf örtülü olduğum için müdürüm ceza almaktan korktuğu için. 7 Haziran sabahı 11 gibi öğretmenler odasında oturuyorum, sınıfım yok, hasretle bakıyorum öğrencilerime her gün geliyorum. Müdürüm çağırdı 11 gibi. Girdim baktım içeride 5-6 tane kravatlı insanlar. Anladım tabii ki dedim bu bugün benim herhalde son günüm. Bugünü hiç unutmuyorum. Hayatımdaki en zor andı. Hocam gel dediler, girdim imzamı attım, bir kağıt verdi bana. Tebellüğ ettim. Neyi tebellüğ ettim? Bittiğini. Hocam "Ne yapacağım ben şimdi?" dedim. "Evine git" dedi bana. "Tamamen bitti mi?" dedim. "Bitti" dedi. Elimdeki kağıda baktım. Benim atılmamda başörtülü olduğum için atıldığı yazmıyordu." dedi.

29 yıl önceki 28 Şubat dramını gözyaşları içinde anlattılar

"Terörist ilan edildik"

Başörtüsü kullandığı için devlet düzenini bozmaktan, teröristlerin yargılandığı durum gibi görevden atıldığını söyleyen Zengin," Bugünü şu anda yaşıyor gibiyim gerçekten. Yani nasıl anlatılır, nasıl diyeyim bilmiyorum ama o merdivenlerden inerken ki duygumu hiçbir zaman anlatamam. Yani dünyanın sona erdiğini düşündüm. 11 yıl görevimden ayrı kaldım. Öğrencilerimden çocuklarımdan ayrı kaldım. Ta ki 2010 yılına kadar. 2010 yılının eylülünde Allah razı olsun cumhurbaşkanımızdan binlerce kere şükürler olsun. 16- 17 yıldır bir fiil tekrar görev yapıyorum. Şu anda çok mutluyum. Bugünleri gösteren rabbime şükürler olsun. Başörtüsü taktığım için okuldan atıldım ama bu sene Ramazan ayında öğrencilerimle beraber ramazanı sınıfımda kutlayabiliyorum. Bu konuda gayet rahat kimseden çekinmeden, bir baskı altında olmadan, Allah'ın emirlerini çocuklarıma öğrenebiliyorum. Çok mutluyum şu anda gene tekrar söylüyorum Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun. Çok zor günler geçirdik. Rabbim bir daha o zor günleri asla bu millete yaşatmasın, teşekkür ediyorum, sağ olun." dedi.

29 yıl önceki 28 Şubat dramını gözyaşları içinde anlattılar

"Kapıdan içeri almadılar"

Erdem Beyazıt Ortaokulu Fen Bilimleri öğretmeni Vahide Coşkun ise," 1999 yılında ilk atamam İstanbul'da Eşrefpaşa Lisesi'ne fen bilimleri öğretmeni olarak yapıldı. Fakat ben büyük bir sevinçle okuluma koştuğumda okula giremedim. Girdim, ilk önce tanıştık, görüştük. Elime ders programı verildi, ders araç gereçlerimi topladım. Tam sınıfıma girecekken, tıpkı şu anda buradaki gibi canlı yaşıyorum bunu. Bütün idareciler kapıdaydılar ve ben de sınıfa girecekken beni kapıda karşıladılar ve sınıfa bu şekilde giremeyeceğim söylendi. Evet, sınıfa şöyle kapıyı bir araladım, içeriye baktım, öğrencilerle şöyle bir göz göze geldim ama sınıfa hiç girmedim. Tamam aşağı buyurun dediler, aşağıda oturdum. Bir gün, birkaç gün öğretmenler odasında oturdum. Birkaç gün sonra kapıya geldiğimde okulun kapısından sokulmadım. Birkaç gün sonra bahçe kapısından sokulmadım ve okula giremediğim için beni istifa etmiş kabul ettiler. Yani okuldasınız ama onlar okula sokmuyorlar, istifa etmiş kabul ettiler ve zorunlu bir istifa dilekçesi yazdırdılar ve ben bu şekilde okuldan eğitim hayatından ayrılmış oldum. Başımı açmamı istediler. Hatta duygu sömürüsü yapıldı. Bu çocuklar sizin yüzünüzden bakın boşta kalıyorlar. Bu çocuklar sizin ilminize ihtiyaçları var, açıp yapın gibi zorlamalarda da bulundular. Ama ben bunu kendime yapamadım. Kendimle çeliştim. Yani kendime saygı duymayacağım bir şekilde sınıfa girseydim, o sınıfta hiçbir çocuğa faydalı olamayacaktım. Kendimi en iyi hissettiğim hal buydu çünkü. Kabul ettim ben de artık yapacak bir şeyim yoktu. Zaten evde küçük bir çocuğum vardı. Bu şekilde ayrıldık, uzaklaştık. Tam 14 yıl geçti üzerinden. Yine burada İnegöl'de oturuyorduk o zamanlarda. İmam Hatip'te ücretli öğretmenlik yapıyordum. O dönemde böyle bir şey olabileceğini, tekrar göreve dönebileceğimiz gibi bir şey oluştu sendika vasıtasıyla. Evet, gerçekten bir yarım dönem sonra da inanılmaz bir şey oldu ve gerçekten döndük" diye konuştu

29 yıl önceki 28 Şubat dramını gözyaşları içinde anlattılar

"Atamam yapıldığına sevinemedim"

Coşkun sözlerini şöyle sürdürdü: "Döndüğümde şöyle bir duygu yaşadım, bunu paylaşmak istiyorum özellikle. Okuldan çıkıyorum, bunu öğrendim, atama yapılacağını öğrendim ama hiç sevinemiyorum. Neden sevinmiyorum acaba diye kendime sorduğumda, geç gelen şeylerin, geç gelen nimetlerin insanı o kadar çok sevindirmediğini, sevindirse de buruk bir sevinç olduğunu fark ettim. Ve o anda hiç unutmuyorum, milletvekilimiz var, Özlem Zengin şu anda Meclis'te hala. O da aynen benim gibi birisiydi, avukatlık mesleğinden atılmıştı, o anlatıyordu. Aynı duyguyu yaşamış, geç geldiği için böyle bir burukluk vardı içimde. Yaşayamadım, bir sevinç yaşayamadım ben dedi. Bedenime baktım, bedenim yaşlanmıştı. O sevinçle bu bedeni bağdaştıramadım demişti. Gerçekten bunu yaşadık. Başladığımda fark ettim ben nelerden vazgeçmişim, neleri terk etmişim ve benden kaçan şeyler neler olmuş. Çünkü o sevinci ve heyecanı yaşamak istiyorum. Evet, bedenim yaşlandı ve o sevinci yaşayamıyordum. Ama Elhamdülillah şu anda aradan kaç yıl geçti. 2023 yılından beri filler çalışıyorum. 2013'ten beri yeniden sınıflarımızdayız, işte ortamımızdayız. Bize bu imkanı devletimiz sağladı. Yine onların sayesinde buradayız. Bunun farkındayım. Onların bize sağladığı nimetler için çok teşekkür ediyorum onlara. İnşallah hiçbir insan yani karşı görüşte olan bir insanın bile bunu yaşamasını ben istemem. İnsanların hak ve özgürlüklerinin en üst düzeyde tutulduğu şu çağda kimse bunu yaşasın istemem. Ben de başkasına yapmak istemem. Bu hayatta herkes gerçekten inandığı gibi, istediği gibi yaşayabilsin. Ve gerçekten şu anda bak harika bir ders yapıyoruz. Biz kimsenin beynini yıkamıyoruz. Kimseye bir şey empoze etmiyoruz. Fikir empoze etmiyoruz. Nelerle suçladılar o dönemde bizleri Bu suçların hiçbirini işlemiyoruz. Kimseye bir tehditimiz yoktur. Kalemimizle, defterimizle, ilmimizle buralardayız inşallah."

Salih Bilal Aslan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: "Türkiye sağlık teknolojisini üreten, kendi ilacını, molekülünü üreten bir ülke haline gelme yolunda" Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, "Türkiye sadece sağlık hizmetini sunan değil, sağlık teknolojisini üreten, kendi ilacını, molekülünü üreten, tedavide yeni şeyler söyleyebilen bir ülke haline gelme yolunda" dedi. Bir dizi program için Kastamonu’ya gelen Bakan Memişoğlu, ilk olarak Valiliği ziyaret etti. Memişoğlu’nu burada Vali Meftun Dallı, Kastamonu milletvekilleri Serap Ekmekci ve Halil Uluay, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kastamonu Emniyet Müdürü Tamer Taş ve diğer protokol üyelerince karşılandı. Şeref defterini imzalayan Memişoğlu, Vali Dallı’dan şehirde yürütülen çalışmalar hakkında bilgiler aldı. Ziyaret sonrası açıklamada bulunan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 69’uncu il ziyaretini gerçekleştirdiğini belirterek, "Burada sağlıkla ilgili işleyişleri, sorunları, önerileri alacağız. Daha iyi sağlık hizmeti verebilmek için istişarelerde ve toplantılarda bulunacağız, ziyaretlerde bulunacağız. Aynı zamanda Kastamonu’muza çok büyük hizmet verecek 250 yataklı Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanemizin de açılışını yapacağız. Valimize, milletvekillerimize bütün Kastamonu’ya bizi misafir ettikleri için teşekkür ediyoruz" dedi. Kastamonu’da sağlıklı hayat merkezleri ile aile sağlığı merkezleriyle ilgili planlarının olduğunu söyleyen Bakan Memişoğlu, "Kastamonu’nun 2003 yılından beri bin 350 yatak kapasitesine ulaşan 400 yataklı Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinin sağlıkla ilgili büyük hizmetler verildi. 2003 yılından beri sağlıkla ilgili Türkiye biliyorsunuz çok iyi yerlere ulaşmış durumda hizmet anlamında. Bugün Cumhurbaşkanımızın liderliğini artık sağlıklı Türkiye yüzyılı diyoruz. Koruyan, geliştiren, üreten sağlık hizmetleri diyoruz. O nedenle çalışmaya devam ediyoruz, üretmeye devam ediyoruz. Bugün aynı zamanda da Kastamonu’da Abana Devlet Hastanemizi açacağız. Abana Devlet Hastanesini de inşallah birkaç hafta içinde hazır hale gelecek. İnsanlarımıza orada da hizmet vereceğiz. Sağlıklı Hayat Merkezleri planlamamız var. Aile Sağlığı Merkezleri planlamamız var Kastamonu’da. Amacımız Kastamonu’da her türlü sağlık hizmeti verebilecek bir sağlık kapasitesine ulaşmak ve Kastamonu’dan başka illere hastalarımızın sağlıkla ilgili ihtiyacı için gitmesinin önüne kesmek. Bu nedenle de planlamalarımızı bu ne yönde yapıyoruz" diye konuştu. Türkiye’nin sağlık alanında önemli başarılara imza attığını vurgulayan Memişoğlu, "Özellikle koruyucu hizmetleri önemsediğimiz ve bedenimize sağlıklı kalmak için iyi bakmamız gerektiği için kötü alışkanlıklardan uzak durmamızı, bu konuda sağlık tesislerimiz, özellikle sağlık merkezlerimize ve aile hekimliklerimize insanlarımızın giderek eğer tütün kullanıyorsa veya kilosu varsa, bu konuda da bize destek vermelerini, onların sağlıklı kalması için uğraşan bütün sağlıkçılara ulaşıp onlarla beraber sağlıklı kalmalarını sürdürmelerini istiyoruz. Sağlıkla ilgili bugün Türkiye iyi yerlerde hizmet anlamında ama üretimi anlamında da çaba içindeyiz. Özellikle TÜSEP dediğimiz sağlık enstitülerimiz vasıtasıyla bugün üreten sağlık modelini de devreye aldık. Artık Türkiye sadece sağlık hizmetini sunan değil, sağlık teknolojisini üreten, kendi ilacını, molekülünü üreten, tedavide yeni şeyler söyleyebilen bir ülke haline gelme yolunda. Bunun için de çaba harcıyoruz. Ben bu konuda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sağlıklı bir toplum, huzurlu, mutlu bir toplum olmak dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum" ifadelerini kullandı.
Aydın Buharkent’te vatandaşlar Büyükşehir Belediyesi’nin Ramazan etkinlikleri ile buluştu Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Ramazan ayı boyunca kentin farklı noktalarında düzenlenen etkinlikler devam ediyor. Etkinlikler, Buharkent ilçesinde vatandaşlarla buluştu. İftar programının ardından gerçekleştirilen etkinlikler, yüzlerce vatandaşın katılımıyla Ramazan akşamına renk kattı. Buharkent’te kurulan etkinlik alanında özellikle çocuklar için hazırlanan gösteriler ve oyun alanları yoğun ilgi gördü. Geleneksel Ramazan kültürünü yaşatan programlarda Hacivat-Karagöz gösterileri, meddah anlatıları, Aşuk ile Maşuk gösterileri, jonglör ve illüzyonist performansları vatandaşlardan beğeni topladı. Aileler meydanda bir araya gelerek Ramazan ayının birlik ve beraberlik atmosferini paylaşırken, çocuklar sahne etkinlikleri ve aktivitelerle eğlenceli vakit geçirdi. Vatandaşlara Ramazan şerbeti ve Osmanlı macunu da ikram edildi. Etkinliklerden duydukları memnuniyeti dile getiren çocuklar ve aileleri, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Ramazan etkinlikleri, ay boyunca Aydınlılarla buluşmayı sürdürecek. Yenipazar ilçesinde 27 Şubat Cuma günü Yenipazar Belediyesi meydanı, Söke ilçesinde 28 Şubat Cumartesi günü Yenicami Mahallesi kapalı pazar yeri, Köşk ilçesinde 2 Mart Pazartesi günü Çarşı Mahallesi Eski Nazilli Caddesi, Sultanhisar ilçesinde 3 Mart Salı günü Belediye Meydanı, İncirliova ilçesinde 4 Mart Çarşamba günü Cumhuriyet Meydanı etkinliklerin adresi olacak. İlçelerde etkinlikler 18.00 saatinde başlayacak, 20.15 saatinde sona erecek. 5-15 Mart tarihleri arasında eğlencenin adresi bir kez daha Fuar Aydın olacak, 4 Mart’a kadar ise Efeler ilçesi Mimar Sinan Parkı’nda eğlenceli ahşap oyun alanları, şişme oyuncaklar ve eğlenceli aktiviteler vatandaşlarla buluşacak.
İstanbul Tuzla’da parkta uyuşturucu alışverişi yapan şüpheli tutuklandı Tuzla’da gerçekleştirilen dron destekli narkotik operasyonunda parkta uyuşturucu satışı yaptığı belirlenen şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından, uyuşturucu madde ticareti suçuyla ilgili şüphelilerin yakalanması ve suçların önlenmesine yönelik Tuzla ilçesinde yürütülen çalışmalarda, 25 Şubat tarihinde Postane Mahallesi’nde bulunan boş arazi civarında uyuşturucu madde satışı yaptığı tespit edilen Y.K. (27) isimli şüpheli şahıs takibe alındı. Dron destekli yapılan takipte B.G. (23), A.E.G. (29) ve M.K. (26) isimli şahısların söz konusu adrese gelerek Y.K. isimli şahıstan para karşılığı uyuşturucu madde aldıkları belirlendi. Düzenlenen operasyon sonucu şüpheli şahıslar yakalanırken üst aramalarında 2,91 gram amfetamin maddesi ve 9 bin 450 TL muhafaza altına alındı. Devam eden çalışmalarda Y.K. isimli şahsın çimenlik alana uyuşturucu maddeler bıraktığı belirlenirken, olay yeri ve çevresinde yapılan kontrollerde 34 parça halinde toplam 14 gram amfetamin maddesi ele geçirildi. Konu ile ilgili yakalanan şüpheli şahıslardan B.G., A.E.G. ve M.K. isimli şahıslar "TCK 191 (Uyuşturucu Madde Kullanmak)" suçundan dosyaları ikmalen gönderilmek üzere adli makamlarca serbest bırakılırken Y.K. isimli şahıs ise 26 Şubat tarihinde "TCK 188 (Uyuşturucu Madde Ticareti)" suçundan sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi.
Muğla Fethiye’de Şehit Fethi Bey, 112. Şehadet Yılı’nda anıldı Muğla’nın Fethiye ilçesine adı verilen Tayyareci Yüzbaşı Fethi Bey, şehadetinin 112. yılında Fethiye’de törenle anıldı. Muharip uçakların saygı geçişi ve paramotor gösterileri törene damga vurdu. Şehit Fethi Bey Anıtı önünde gerçekleştirilen tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Protokol konuşmalarının ardından program, muharip uçakların saygı geçişi ile devam etti. Ardından Türk Hava Kurumu paramotor ekibi tarafından gerçekleştirilen gösteri uçuşu, vatandaşlar tarafından büyük ilgi ve coşkuyla izlendi. Törende Türk Hava Kurumu Fethiye Şubesi Genç Kanatlar Topluluğu’ndan Berkay Tanç "Yükseklerdesin" isimli şiiri seslendirdi. THK Fethiye Şubesi Genç Kanatlar Topluluğu Lider Yardımcısı Aysun Atalay ise günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yaptı. Beşiktaş Jimnastik Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Aykut Torunoğulları da yaptığı açıklamada, Şehit Fethi Bey’in 27 Şubat 1914’te şehit olduğunu hatırlatarak, aynı zamanda Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün iç kurucu üyelerinden biri ve ilk şehit üyesi olduğunu vurguladı. Törene; Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, Dalaman Garnizon Komutanı Yusuf Karuk, Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığı’ndan Okan Mumcu, Fethiye İlçe Jandarma Komutanı Yaşar Doğu, Fethiye İlçe Emniyet Müdürü Salih Murat Kara, Fethiye Sahil Güvenlik Komutanı Burak Akanpınar ile siyasi parti temsilcileri, oda ve STK başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya konuşmasında, "Ölüm herkese gelecek, Fethi Bey’e de geldi. Ölümler bir anlam ifade ediyorsa değerlidir. Bu kıymetli ismin güzel ilçemize verilmiş olması bizler için büyük bir onurdur. Şehit Fethi Bey’i, Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, tüm şehit pilotlarımızı, tüm şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum" dedi.