GENEL - 08 Mayıs 2023 Pazartesi 17:07

Memur-Sen Bursa İl Başkanı Yünkül: "Biz Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki iradeye sahip çıkacağız"

A
A
A
Memur-Sen Bursa İl Başkanı Yünkül: "Biz Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki iradeye sahip çıkacağız"

Memur-Sen’in Bursa’da 32 bin, Türkiye’de 1 milyon 100 bin üyesiyle hem Bursa’nın hem de Türkiye’nin en büyük emek hareketi olduğunu aktaran Memur Sen Bursa İl Temsilcisi Gökhan Yünkül, "800’ü aşkın kazanım elde ederek kamu sendikacılık tarihinde destan yazdık.

Memur-Sen’in Bursa’da 32 bin, Türkiye’de 1 milyon 100 bin üyesiyle hem Bursa’nın hem de Türkiye’nin en büyük emek hareketi olduğunu aktaran Memur Sen Bursa İl Temsilcisi Gökhan Yünkül, "800’ü aşkın kazanım elde ederek kamu sendikacılık tarihinde destan yazdık. Çözülemez denen sorunları biz çözdük yine biz çözeceğiz. Seçimlerin hemen ardından seyyanen zam talebimizin de çözüme kavuşmasını bekliyoruz. 14 Mayıs sabahında gereğini yapacağız. Biz bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki iradeye sahip çıkacağız" dedi.


Memur Sen Bursa İl Temsilciliği’nin İl Divan Toplantısı Merinos AKKM’de gerçekleşti. Gerçekleşen İl Divan Toplantısına; AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Mustafa Kaymaz, Memur Sen Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Gök, Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Abdülaziz Aydın, Memur Sen Bursa İl Temsilcisi Gökhan Yünkül, Memur Sen Konfederasyonu’na bağlı sendikaların şube başkanları ve yönetim kurulları, ilçe başkanları, iş yeri temsilcileri ve çok sayıda Memur-Sen üyesi katıldı.


14 Mayıs seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Yünkül, Memur-Sen’in kazanımlarını ve çözülmesi beklenen sorunlarına ilişkin konuştu.



Özen: "Memur-Sen hiçbir zaman sıradan bir sendika olmadı"


AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, İl Divan Toplantısı’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:


"Memur-Sen hiçbir zaman sıradan bir sendika olmadı. Özellikle Memur-Sen kurucumuz, dava insanı merhum Mehmet Akif İnan ağabeyimizi, bu uğurda emek harcayıp ebediyete intikal eden tüm büyüklerimizi rahmetle anıyorum. Elbette çalışanlarımızın hak ve hukukunu koruyacağız ama asıl olan bu milletin hak ve hukukunu korumaktı. Memur-Sen bunu başardı. 28 Şubat sürecinde, 27 Nisan beyannameleri, Gezi olaylarında, 15 Temmuz hain darbe girişiminde, birlik ve beraberlik olmamız gereken tüm olaylarda Memur-Sen devletinin ve milletinin yanında oldu. 21 yılda birçok alanda olduğu gibi çalışanlarımızın haklarının iyileştirilmesine yönelik birçok icraat gerçekleştirdik. Dünyada hiçbir ülke bu kadar olayı kolay atlatamaz. Cumhurbaşkanımızın azmi, milletimizin iradesiyle tüm zorlu süreçleri birlikte atlattık. Senelerdir bu millete öğretilmiş çaresizlik vardı. Şu anda biz her alanda birçok başarıya imza atıyoruz. 14 Mayıs 2023’ün dünyadaki en büyük siyasi olayı. Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcı olacak kararı bu millet verecek."



Yünkül: "Hem vatandaşlarımızın hem de memurlarımızın yanındayız"


Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi Gökhan Yünkül ise programda yaptığı konuşmada, "Gerçekten ülke olarak zor zamanlar geçiriyoruz. 11 ilimizi etkileyen deprem felaketinde 50 binin üzerinde vatandaşımızı kaybettik. Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ülke olarak bu büyük felaketi el birliğiyle dayanışma ruhu ile en az hasarla atlamaya çalışıyoruz. Deprem bölgemizi unutmadan, bölgeye desteklerimizi sürdürmeliyiz. Memur-Sen olarak depremin ilk saatlerinden itibaren başta kurtarma ekiplerimiz olmak üzere tüm teşkilatımız, deprem bölgesinde yardım çalışmalarında büyük bir çaba sarf etti. Memur-Sen hem memurlarımızın hem de vatandaşlarımızın yanında olarak, sivil toplum örgütü bilincini sürdürmeye devam edecek" ifadelerini kullandı.



"1 milyon 100 bin üyesiyle Türkiye’nin en büyük emek hareketi"


Memur-Sen’in Bursa’da 32 bin, Türkiye’de 1 milyon 100 bin üyesiyle hem Bursa’da hem de Türkiye’nin en büyük emek hareketi olduğu aktaran Yünkül şöyle devam etti:


"Memur-Sen ülkemiz için en önemli kuruluşlardan bir tanesi. Biz Memur-Sen olarak sendikacılık yaparken önceliğimizi ve merkezimizi, insan olarak, kamu çalışanları olarak görüyoruz. Kamu çalışanlarının sorunlarını çözümü noktasında gece gündüz demeden çalışan bu kadrolar var. Sosyal hayatımıza, ailemize ayıracağımız zamanı çoğunlukla kamu çalışanlarının sorunlarının çözümü için harcıyoruz. Biz yaptığımız işi kutsal bir iş olarak görüyoruz. Bir kamu çalışanının, bir vatandaşımızın gözünden akan yaşı, silme gayreti içerisindeyiz. Sendikacılığı bu yüzden kutsal bir dava olarak görüyoruz."



"800’ü aşkın kazanım elde ederek destan yazdık"


Memur Sen’in kazanımlarına dikkat çeken Yünkül, "Kamu çalışanlarının birçok sorunu sürüyor. Ekonomik olarak yaşanan sıkıntılar ilk başta sabit gelirli kamu çalışanlarımızı ve işçilerimizi etkiliyor. Çözülmesi gereken birçok sorun var. Toplu Sözleşme Masası’na oturduğumuz günden bu yana 800’ü aşkın kazanım elde ederek kamu sendikacılık tarihinde destan yazdık. Elbette ki bu destanı yazarken, iş yeri temsilcilerimizden, ilçe başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimizden, şube başkanlarımıza, genel başkan yardımlarımızdan, genel başkanlarımıza kadar çok büyük bir emek, yoğun bir çaba içerisinde kazanımlar elde ettik" dedi.



"Seçimlerin hemen ardından seyyanen zam bekliyoruz"


"Çözülemez denen birçok sorun çözüldü" diyen Yünkül, "3600 ek gösterge kimsenin hayalinde bile değildi. Biz dile getirdik ve biz çözdük. Kimsenin umudu yoktu; sözleşmeli personel kadroya geçirildi. Bunlara benzer birçok sorunu çözen yine Memur-Sen oldu. Bundan sonraki süreçte de yine çözülemez denilen birçok sorunu Allah’ın izniyle el birliğiyle çözmenin gayreti içerisinde olacağız, yine biz çözeceğiz. Kamu çalışanları olarak memurların ekonomik olarak iyileştirmeye ihtiyaçları var. 1 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz genel kurulda Sayın Cumhurbaşkanımıza iletmiş olduğumuz konuyu hatırlatmak istiyorum. Gerçekten kamu çalışanlarının bu sorununun çözümü için bir adım atılması gerekiyorsa, burada seyyanen zam yapılması elzem hale gelmiştir. Seçimlerin hemen ardından seyyanen zam talebimiz inşallah hayata geçer ve kamu çalışanlarının enflasyon karşısındaki kayıpları, bu vesileyle engellenmiş olur" şeklinde konuştu.



"Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki iradeye sahip çıkacağız"


Seçim sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Yünkül, "Memur-Sen olarak kurulduğumuz ilk günden bu yana temel bir noktamız var. Millet iradesinin, milli iradenin her zaman yanında olduk. 28 Şubat döneminde sendikamız yeni kurulmuş, az sayıda gönül insanıyla kurulmuş bir sendikaydı. 28 Şubat döneminde yine milli iradeye sahip çıkarak, postmodern darbeye karşı çıkan nadir kuruluşlardan birisiydik. 27 Nisan e-muhtırası verildiğinde sahaya teşkilatlılarını süren ilk teşkilattık. En son yaşanan 15 Temmuz darbe girişiminde meydanlara ilk inenlerden biri de Memur-Sen teşkilatlarıydı. Memur-Sen Genel Başkanımız darbenin ilk saatlerinde TRT Haber’e meydanlara inilmesi gerektiğine dair açıklama yaptı. Darbenin ilk saatleriydi ve meydanlar boştu. Bizim kuruluş felsefemiz açık ve net. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun ‘Namlusunu halka çeviren tanka selam durmam’ ifadesinde olduğu gibi biz milletimizin yanındayız. Kimseye teslim olmayız. Biz ne Ayasofya’nın açılmasını, ne de başörtüsü yasağının kaldırılmasını unutacağız. Ne 28 Şubat’ı, ne de 15 Temmuz’u unutacağız. Bu konuda duruşumuz ve tavrımız net. 20 yıllık kazanımları, 20 yıl önce memurlarımızın yaşamış olduğu sorunları, o dönemdeki ekonomik sıkıntıları, koalisyon dönemlerinde yaşanan zulümleri, 28 Şubat döneminde yaşanan özgürlük alanlarının daraltılma sürecini biz unutmadık. 14 Mayıs sabahında gereğini yapacağız. Biz bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki iradeye sahip çıkacağız" diye konuştu.



Aydın: "Bütün sendikal refleksimiz maaş zamları üzerine"


14 Mayıs seçimlerinin önemine vurgu yapan EBS Genel Başkan Yardımcısı Abdülaziz Aydın ise şunları söyledi:


"Kazananın uzun yıllar Türk siyasetini ve devletini önemli noktaya götüreceği, kaybedenin de siyasetten tasfiye olacağı ihtimali çok yüksek bir seçim olacak. Önümüzdeki hafta zaferi taçlandırarak, yüklerimizden kurtularak yolumuza, daha güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Sahada en çok karşılaştığımız konu maaş zamları konusu. Memurlar olarak maaştan fazla medeniyet değerlerimizi konuşmamız gerekirken 8-10 yıldır maaş konusunda tıkandık kaldık. Bütün sendikal reflekslerimiz maaş zamları üzerinden gerçekleşiyor. Geçmişte bu güne baktığımızda herkes sadece rahmetli Erbakan döneminde gelen zam miktarını ifade ediyor. Biz temel sorgulamaları yaptığımızda hem neticeyi konuşuyoruz. Karşımıza devasa bir küresel sömürge finans sistemi çıkıyor. 168 Amerikan bankasının battığı ifade ediliyor. Türkiye seçimleri herkes için çok önemli. Cumhurbaşkanımıza sıkıntılarımız iletildi. Aynı zamanda işçi ve memur arasındaki makasın nasıl açıldığını ve sahayı nasıl rahatsız edeceğine dair bilgilendirmeler özellikle belirtildi. Seçimlerden sonra bu makasın bir an önce daraltılmasını talep ediyoruz."



Gök: "Sorunlara bakıp dargın olmanın sırası değil"


Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın selamlarını ileterek konuşmasına başlayan Memur Sen Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Gök, "Bir taraftan özlük haklarımız bir taraftan da; sosyal, ekonomik, hukuki ve kişisel haklarımız başta olmak üzere birçok güzel işe imza atıyoruz. Şu ana kadar 802 kazanım elde ettik. Son olarak Cumhurbaşkanımız Temmuz ayında refah payı verileceğini ifade etti. Çalışma Bakanımız 1 Mayıs’ta Genel Kurulumuza geldiğinde 3600 ek göstergenin 1. Dereceye inen tüm devlet memurlarımıza verilmesi gerektiğini belirttik. Tıpkı sözleşmeden kadroya geçme hadisesinde olduğu gibi bu kazanımda Memur-Sen öncülüğünde gerçekleşecek. Birçok alanda çalışmalarımız devam ediyor, devam edecek. Ancak henüz çözüme kavuşmayan sorunlara bakıp dargın olmanın sırası değil. Bizler önce 14 Mayıs’ta gereğini yapacağız. Oy Birliği Platformu ile sandıklara sahip çıkacak, gerekli çalışmaları yürüteceğiz. Rüzgarın, kayadan alacağı şey sadece tozdur. Bunlar tozumuzu alacaklar, başka da bir şey yapamayacaklar. Biz daha güçlü bir şekilde yürüyüşümüze devam edeceğiz. Köklerimizden beslendiğimiz müddetçe, yapraklarımızın dökülmesinin hiçbir önemi yok" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’daki trafik kazasında 22 yaşındaki genç hayatını kaybetti Kütahya’da içerisinde 5 kişinin bulunduğu otomobilin karıştığı kazada 22 yaşındaki genç hayatını kaybetti, 1’i ağır 4 kişi yaralandı. Kütahya merkez Demirciören köy yolu üzerinde gece yaşanan kazada, içerisinde 5 kişinin bulunduğu otomobil henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak kaza yaptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada araçta bulunan 5 kişi yaralanırken, sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahaleleri yapıldı. Yaralılardan 22 yaşındaki Furkan Okayay, ambulansla hastaneye kaldırıldığı sırada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Genç yaşta yaşamını yitiren Furkan Okayay’ın ölümü ailesi, yakınları ve sevenlerini yasa boğdu. Kazada yaralanan kişilerden birinin durumunun ağır olduğu öğrenilirken, diğer yaralıların hastanedeki tedavilerinin sürdüğü bildirildi. Öte yandan, Ülkü Ocakları Kütahya Şube Başkanı Veli Özdamar da yayımladığı taziye mesajında, Furkan Okayay’ın Ülkü Ocakları Ortaöğretim Birim Başkanı olarak görev yaptığını belirterek, "Ocak yönetimimizin değerli bir parçası, Orta Öğretim Birim Başkanımız Furkan Okayay kardeşimiz Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Beraber omuz omuza yürüdüğümüz, davamıza ve gençliğimize büyük emekleri geçen değerli kardeşimizin vefatı bizleri derin bir üzüntüye boğmuştur" ifadelerini kullandı. Özdamar, mesajının devamında merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı Hollanda merkezli uyuşturucu kartelinin kritik isimlerinden kırmızı bültenle aranan Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul polisinin düzenlediği operasyon ile yakalandı. 2024’te de kokain ticaretinden dolayı Türkiye’de yakalanan, ancak bir süre sonra salıverilen şüpheli, Hollanda yetkili makamlarınca, "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçu kapsamında ülkesine iadesi isteniyor. Alınan bilgiye göre, ülkesinde önde gelen uyuşturucu kartelinin baronlarından biri olduğu belirtilen ve Interpol’ün uluslararası düzeyde kırmızı bültenle aradığı Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, MİT, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube ile Narkotik Şube Müdürlüğü ekiplerinin radarına girdi. Hollandalı uyuşturucu baronu Johannes Leijdekkers liderliğindeki kartelin en kritik isimleri arasında yer alan Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Hollanda makamlarınca, uyuşturucu kaçakçılığı nedeniyle "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçu kapsamında hakkında kırmızı bültenle aranıyordu. Uluslararası suç örgütü lideri Johannes Leijdekkers’in kardeşi olan 51 yaşındaki Wilhelmus Adrianus Leijdekkers’in Pendik’te olduğunu belirleyen güvenlik ve istihbarat birimleri, belirlenen adrese dün operasyon düzenledi. Yakalanarak gözaltına alınan Leijdekkers, emniyete götürüldü. "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama" suçundan Türkiye’de ilgili adli makamlarca verilmiş yakalama emri kapsamında aktif olarak aranan 51 yaşındaki Wilhelmus Adrianus Leijdekkers’in emniyetteki ifadesi devam ediyor. 2024 yılında polis tarafından gözaltına alındıktan sonra yargılama sürecinde firar etmişti Hollandalı uyuşturucu baronu Joseph Johannes Leijdekkers liderliğindeki çetenin Türkiye’de saklanan yönetici ve mensuplarına Haziran 2023’te yapılan operasyonlarda 34 kişi gözaltına alınmıştı. 2023 ve 2024 yıllarında suç ağına yönelik polisiye operasyonlarda, çete üyelerine ait 1,1 milyar liralık mal varlığına el konmuştu. Kartelin önde gelen isimlerinden "Kara Mamba" lakaplı Isaac Bignan ve Jurean Anthony Finix de yakalananlar arasındaydı. 2024’te yakalandıktan sonra yargılama sürecinde arasında Leijdekkers’in de bulunduğu bazı şüpheliler serbest bırakılmıştı. Savcılığın tahliye kararlarına itirazını kabul eden İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi; Abdullah Alp Üstün, oğlu Efe Alp Üstün, Aziz Demir, Bahadır Mert Oğur, Eric Schroeder, Selçuk Aydın ve Wilhelmus Adrianus Leijdekkers’in yeniden tutuklanmasına karar vermiş, ancak tüm sanıkların firar ettiği ortaya çıkmıştı. O tarihlerde 82 yıla kadar hapisle yargılanan 15 mafya üyesini tahliye eden 15. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve heyeti HSK kararıyla açığa alınmıştı.
Sivas Tarihi Gürün Ulu Cami yıl sonunda ibadete açılacak 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan ve uzun süredir ibadete kapalı olan Gürün Ulu Camii’nde restorasyon süreci planlanan şekilde ilerliyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından cami yıl sonunda tekrardan cemaatiyle buluşacak. Sivas’ın Gürün ilçesinde bulunan ve 15’inci yüzyılda yapıldığı düşünülen tarihi Ulu Camii, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gördü. Son olarak 1922 yılında onarılarak ibadete açılan caminin, yaşanan iki büyük deprem sonrası minare ve kubbe kısmında ciddi hasar oluştu. Depremin ardından yapılan hasar tespit çalışmalarının ardından yaklaşık 3 yıldır ibadete kapalı olan tarihi yapının aslına uygun şekilde restore edilmesi için çalışma başlatıldı. Tarihi caminin restorasyonu için 50-60 milyon liralık maliyet öngörülürken, ekiplerin çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüğü öğrenildi. Devam eden restorasyonla alakalı açıklama yapan Gürün Belediye Başkanı Nami Çiftçi, restorasyon çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini belirterek caminin yıl sonuna doğru yeniden ibadete açılmasının hedeflendiğini ifade etti. "Ekim-Kasım aylarında yeniden ibadete açmayı planlıyoruz" Belediye olarak da üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirdiklerini belirten Başkan Çiftçi, "2023 yılında yaşanan 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde hasar alan Gürün Ulu Camimiz, o günden bu yana sürdürülen hummalı restorasyon çalışmalarıyla, inşallah en kısa sürede yeniden ayağa kalkacak. Şu an gerçekleştirilen çalışmalar doğrultusunda, camimizi yıl sonuna doğru, Ekim-Kasım aylarında yeniden ibadete açmayı planlıyoruz. Devlet büyüklerimizin himayelerinde, emeği geçen tüm hemşerilerimizin destekleriyle Ulu Camimizi tekrar ibadete kazandıracağız. Depremin ardından yapılan hasar tespit çalışmalarıyla birlikte, Ulu Camimizin aslına uygun şekilde restore edilmesi için 50-60 milyon liralık bir maliyet ortaya çıktı. Bizler de kaymakamlığımızla birlikte üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirerek, yüklenici firmanın işini kolaylaştırmaya ve restorasyonun en kısa sürede tamamlanması için mücadele etmeye devam ediyoruz" dedi.