ÇEVRE - 22 Nisan 2026 Çarşamba 10:50

Kullanıp arıttıkları suda Japon balığı besliyorlar

A
A
A

Bolu'da üretim yapan jelatin fabrikası, kurduğu yeni sistemle günlük 2 bin 500 ton atık suyu arıtarak üretime geri kazandırdı. 'Sonsuz çevrim' adı verilen projeyle su ayak izini yarı yarıya düşüren tesisin arıtılan suyun doğallığını ve temizliğini göstermek için kurduğu akvaryumda Japon balığı besleniyor.

İstanbul ve Bolu'daki tesislerinde gerçekleştirdiği üretimle 70'ten fazla ülkeye ihracat yapan Halavet Gıda, sürdürülebilir üretimi vizyonunun merkezine koymaya devam ediyor. Yüzde 100 güneş enerjisiyle çalışan fabrikalarıyla karbon ayak izini azaltan şirket, doğaya duyarlı dönüşümünün en somut adımlarından biri olan su geri kazanım projesini Gerede'deki tesisinde kamuoyuna tanıttı. Düzenlenen lansman törenine Gerede Kaymakamı Fatih Kaya, Gerede Belediye Başkanı Mustafa Allar, İskefe Holding CEO'su Yusuf Aydemir ve davetliler katıldı.

Kullanıp arıttıkları suda Japon balığı besliyorlar

"Kullandığı suyu arıttıktan sonra geri kazanıp sonsuz çevrimde kullanan fabrika haline geldik"

Törende projenin tanıtımını gerçekleştiren İskefe Holding CEO'su Yusuf Aydemir, "Öncelikle Halavet Gıda'nın bulunduğumuz tesisi, Bolu Gerede ilçesinde bulunmakta ve 30 bin metrekare üzerinde yer almaktadır. Bu tesis sahip olduğu kapasiteyle, Avrupa'da bulunan en büyük kapasiteli tesistir. Bu tesisimizin temel özelliklerinden biri; kullandığı bütün suyu, deşarj limitlerine uygun şekilde ve 24 saat Sürekli Atıksu İzleme Sistemi (SAİS) kabininden izlenmek suretiyle alıcı ortama deşarj etmektedir. Ortalama günlük kullandığımız su miktarı 5 bin 500-6 bin ton aralığındadır. Burada günlük olarak aldığımız suyu tamamen arıttıktan sonra geçen yıla kadar deşarj ediyorduk. Bu arada 2025 yılı hem bölgemiz hem Türkiye genelinde kuraklığın yaşandığı ve su bulmanın ve suya ulaşmanın zorlaştığı bir yıl oldu. Biz 2025 yılı içinde yaptığımız araştırmalarda örnek aldığımız bir proje gördük. Bu proje Yalova'da bir tesiste uygulanmıştı ve aynı proje ekibiyle çalıştık. Onların projesi bin metreküp/gün geri kazanım tesisiydi, kağıt üretimi, hijyenik kağıt. Biz de bu projeyi kendimize adapte ettik ve kullandığımız suyun yaklaşık yarısı olan 2 bin 500 metreküp/gün kapasiteli bir su geri kazanım tesisi kurduk. Bu tesisi makine ekipman olarak kurmanın yanında, bu tesisin çalışması için gerekli yatırımlar ve tesisatlarla beraber yaklaşık 6 aylık bir süreçte bu tesisi devreye aldık. Şu anda sahip olduğumuz tesis aslında suyu sektördeki rakiplerine göre az kullanan ve tamamen arıtan bir tesisken, bir ileri boyuta daha geçirdik ve kullandığı suyu arıttıktan sonra geri kazanıp, sonsuz çevrimde kullanmaya devam eden bir özellik kazandırdık tesisimize" dedi.Kullanıp arıttıkları suda Japon balığı besliyorlar

"Doğadaki su sonsuz değil, biz yapılabilir olduğunu göstermek istiyoruz"

Kurulan sistemin kaynak verimliliğine olan katkısını vurgulayan ve geri dönüştürülen suyla kurdukları akvaryumun çevredeki öğrencilere ve sanayicilere örnek olmasını hedeflediklerini belirten Aydemir, "Sayısal olarak söylemem gerekirse günlük 5 bin ton su ihtiyacımız varken, şu anda günlük 2 bin 500 ton su ihtiyacıyla 5 bin tonluk su kullanımı yapabiliyoruz. Sonsuz çevrimde geri kazanım bize bunu sağladı. Yani çevreden daha az miktarda temiz su ihtiyacı ile aslında su kaynaklarını daha az kullanmaya ve su ayak izimizi azaltmaya çalışıyoruz. Bu sayede hem örnek bir işletme olmayı hem karbon ve su ayak izlerini küçültmeyi hedefliyoruz. Doğadaki su sonsuz değil. Dolayısıyla bu döngüden ne kadar az su çekersek ve kullandığımız suyu ne kadar temiz bir şekilde bu döngüye geri salarsak üstümüze düşeni yapmış oluruz. Biz burada örnek bir işletme olarak aslında arıtmamızın çıkışında deşarj ettiğimiz suyla doldurduğumuz bir akvaryum da koyduk, sizler de gördünüz. O akvaryumla aslında şunu sağlamaya çalışıyoruz; bu ilçede okuyan bütün öğrencileri bu akvaryumu görmeye, bu fabrikanın atık suyunun arıtıldığı tesisi görmeye davet ediyoruz. O akvaryumdan aslında yapmamızın maksadı şu: Biz çevreye saygı duyuyoruz ve bu yapılabilir. Bunun yapılabilir olduğunu göstermek istiyoruz. Bu projeyle çok zor bir iş yaptığımızı vurgulamak istemiyoruz. Bu evet, zor bir iş ama yapılabilir. Belki bir komşumuz daha iyisini yapacak. Karşımızdaki Deri OSB bunun daha gelişmişini yapacak, zaten böyle olmalı. Böyle olursa biz üstümüze düşen görevi yapmış oluruz çevreye karşı" ifadelerine yer verdi.

Kullanıp arıttıkları suda Japon balığı besliyorlar

"Bolu çok su kullanan bir il"

Gerede'nin ve Bolu'nun sanayi potansiyeline vurgu yaparak, bölgedeki çevre kirliliği algısını bu tür projelerle yıkmak istediklerinin altını çizen Aydemir, "Bolu ilinde su geri kazanım kapasitesi olarak sahip olduğumuz kapasite en büyük kapasite. Bunun aşılmasını dilerim. Bolu çok su kullanan bir il. Tavuk sektörüyle, gıda sektörüyle aslında üretime, istihdama çok katkı veren bir il. Ve özellikle ilçemiz suların kirletilmesi, derelerin atık sularla zehirlenmesiyle duyulacak yerde, aslında su geri kazanım, su arıtma ve bu tür güzel faaliyetlerle ve pozitif çalışmalarla hem ismimizin duyurulması hem de bölgede gerçekten bunun yapılabilir olduğunu göstermek açısından bizim için kıymetli. Lansmana katılan herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu.

Tören, tesisin gezilmesi ve su geri kazanım sisteminin işleyişi hakkında katılımcılara bilgi verilmesinin ardından sona erdi.

Kullanıp arıttıkları suda Japon balığı besliyorlar

Enes Özkan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sakarya’nın çiçekleri şişelendi, kokusu dünyayı sardı Sakarya’da Murat Kılıç, kentte yetişen longoz menekşesi, gölge zambağı ve kestane kabağının çiçeklerinden elde ederek ürettiği "Sehr-i Sakarya" kolonyasını 4 ülkeye ihraç ediyor. Sakarya’da üç kuşaktır sürdürülen esans geleneğini devam ettiren Murat Kılıç, 10 yıl önce başladığı hikayesinde şehrin simge yerlerinden elde ettiği çiçeklerle Şehr-i Sakarya kokusunu oluşturdu. Acarlar Longozu’nun menekşesi, Keremali Yaylası eteklerinde yetişen gölge zambağı ve coğrafi işaretli kestane kabağı çiçeğinin harmanlanmasıyla 3 yıllık çalışma neticesinde ortaya çıkan koku, 4 ülkeye ihraç edilerek dünya ile buluştu. "Neden Adapazarı’na özel bir şey yok, biz yapalım dedik" Kokularla olan yolculuğundan bahseden Kılıç, "Dedem esansçıydı sonra babam hem esans hem kolonyaya döndürdü 22 yaşımda ben elime aldım. Dördüncü kuşak olarak oğlumu yetiştiriyorum. Şehr-i Sakarya kafamızda şöyle doğdu: 10 yıl önceydi Sakarya’dan bir yere gittiğimizde bir türlü götürecek bir şey bulamıyoruz şekerleme, lokum buluyoruz fakat şeker hastalarına denk geldik hep. Götürdüğümüz hediyeleri kimse kullanamıyordu. Neden Adapazarı’na özel bir şey yok derken kafamızda şöyle bir şey uyandı bizde imalatçıyız biz niye yapmıyoruz dedik. Acarlar Longozu’nun menekşesi var dünyada 3 tane yerde yetişen menekşeden bir tanesi. Akyazı’da Kerem Ali Dağı’nın eteklerinde gölge zambağı var, coğrafi işareti olan kestane kabağı çiçeği var bunların üçünü esans haline getirdik daha sonra birleştirdik. 3 yıllık çalışmayla da güzel bir kolonya elde ettik" dedi. "3 boyutlu bir kolonya" Klasik kolonyayı farklı bir boyuta taşıdığını ve üretim sürecini anlatan Kılıç, "Klasik bir kolonyadan çıktık biz. İçerisinde E vitamini var. Tıraştan sonra cildi ve elleri yumuşatıyor. 3 boyutlu bir kolonya, ilk sürdüğünüzdeki koku 10 dakika sonra farklı bir koku oluyor, en son da ellerinizde parfüm minvali bir koku bırakıyor. Kestane kabağı çiçeği yemeklerde kullanılan bir şey ama kokusunu bilen yok. Tabii saf olarak aldığınızda onu işlemediğinizde kokusu çok harika değil ama biz bunları modernize ediyoruz yani oynuyoruz kokularla biraz. Üçünü bir araya getirmeye, oranlarını ayarlamaya çalışıyoruz. Bunlar Sakarya’nın bilinmeyenleri yani dünyada da bilinmiyordu. Artık Acarlar Longozu dünyaca ünlü bir yer oldu" diye konuştu. "Hayatlarında hiç kolonya kullanmayanlar Sakarya’nın kokusunu kullanıyor" Yurt dışına kadar uzanan üretim hikayesiyle yerel değerleri dünyaya tanıtan Murat Kılıç, "Yurt dışından gelip gölge zambağını toplayıp götürüyorlardı, Fransa’da esans yapıp bize tekrar satıyorlardı. Bunu bilen yoktu bunları öne çıkarmamız gerektiğine inandık Allah nasip etti şu an 4 ülkede ihracat yapıyoruz. Hayatlarında hiç kolonya kullanmayan insanlar Sakarya kokusunu kullanıyor artık. Avusturya’da Şehri Sakarya kokusunu görüyorum insanların masasında. Tabii ki bu Sakarya’nın tanıtımı için büyük bir şey. Ben totalde 3 milyona yakın ürün sattım, 3 milyon insanın hanesine girmişiz öyle düşünün. Biz henüz Şehri Sakarya kokusunu beğenmeyene rastlamadık" şeklinde konuştu. "60 yıllık birikimi ‘Retro’ koku ile yeniden yorumluyoruz" Firmalarının 60. yılına özel yeni bir koku üzerinde çalıştıklarını belirten Kılıç, "Yeni hikayemiz aslında daha güzel. Yaklaşık 6 aydır firmamızın 60. yılı olması sebebiyle yeni bir koku üzerinde çalışıyoruz. 60 yılda en çok satan kokuları modernize ederek bir araya getireceğiz. Biz buna "Retro" diyoruz. İlk bu işe başladığımızda insanlar garip bakıyorlardı, bu kokulardan ne çıkabilir ki diyorlardı. Biz beğenmeyeceğimiz bir şeyi Sakarya’nın tanıtımında kullanmak istemedik bunun için 3 yıl mücadele verdim, mücadelemin de karşılığını alıyorum insanların çok hoşuna gidiyor, beğeniyorlar" ifadelerini kullandı.
Muğla Muğla’da ‘Anne Dostu Hastane’ sayısı artıyor Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Anne Dostu Hastane’ programı ile annelerin gebelik, doğum süreci ve lohusalık dönemlerinde, hasta hakları, güvenliği ve mahremiyeti dikkate alınarak takipleri ve doğumlarının gerçekleştirileceği ortamların hazırlanmasıyla kaliteli doğum hizmetlerine ulaşmalarını sağlamak amaçlanıyor. Bu kapsamda; Muğla İl Sağlık Müdürlüğünce doğum hizmetlerinin kalitesinin yükseltilerek normal doğumun teşvik edilmesi ve sezaryen oranlarının düşürülmesini de içine alan ‘Anne Dostu Hastane’ çalışmaları kapsamında Ortaca Devlet Hastanesi ve Seydikemer Devlet Hastanesi ‘Anne Dostu Hastane’ unvanı aldı. Anne Dostu Hastane çalışmalarının yaygınlaştırılması ve sayısının artırılması amacıyla doğum hizmeti sunan ve doğum sayısı yüksek olan; Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Milas Devlet Hastanesi, Bodrum Devlet Hastanesi ve Marmaris Devlet Hastanesi’nde Bakanlığık Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Koruyucu Sağlık Hizmetleri Birimi koordinasyonunda oluşturulan heyet tarafından değerlendirme ziyaretleri gerçekleştirilmiş, doğum öncesi ve sonrası hizmet süreçleri, anne mahremiyetinin sağlanması, hasta güvenliği uygulamaları ve doğum alanlarının fiziki uygunluğu gibi birçok başlıkta detaylı incelemeler yapılmıştı. Değerlendirme sonucunda; Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yanında Milas Devlet Hastanesi, Bodrum Devlet Hastanesi ve Marmaris Devlet Hastanesi değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayarak ‘Anne Dostu Hastane’ unvanı almaya hak kazandı. Muğla’daki kamu hastanelerinde gerçekleşen doğumların yüzde 74’ü Anne Dostu Hastanelerde yapılırken, gebelik sürecinden doğuma, doğumdan emzirme ve bebek bakımına kadar güvenli doğum ortamı ve anne-bebek uyumunu destekleyen uygulamalarla her adımda ailelerin yanında olunduğu açıklandı.
Kars Aras Elektrik’ten Kars’ta güçlü altyapı ve kesintisiz enerji vurgusu Aras Elektrik, Kars’ta enerji altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarıyla kesintisiz ve kaliteli hizmet sunmaya devam ediyor. 2013 yılından bu yana gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 2026 yılı için planlanan yatırımlar da dahil edildiğinde il genelinde toplam 4 milyar 340 milyon TL yatırım ve 907 milyon TL bakım harcaması yapılmış olacak. Arıza yönetiminde büyük iyileşme Yapılan yatırımlar sayesinde arıza yönetiminde önemli bir iyileşme sağlandı. Geçmişte ortalama 3,37 saat süren arıza giderme süresi, yapılan altyapı güçlendirmeleri ve teknolojik yatırımlar sayesinde 1,37 saate düşürülerek yüzde 59 oranında iyileşme elde edildi. Bu gelişme, kesintilere daha hızlı müdahale edilmesini ve hizmet sürekliliğinin artırılmasını sağladı. Ayrıca sahada kullanılan dijital izleme ve uzaktan kontrol sistemleri sayesinde arızalara daha hızlı tespit ve müdahale imkânı sağlanarak operasyonel verimlilik artırıldı. Kayıp kaçakta dikkat çeken iyileşme Kars genelinde enerji verimliliği ve hizmet kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında kayıp kaçak oranında da ciddi bir düşüş sağlandı. 2013 öncesinde yüzde 26 seviyelerinde olan oran, yürütülen çalışmalar sonucunda yüzde 10 seviyelerine kadar geriledi. Bu düşüş, hem enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasına hem de ekonomik kayıpların azaltılmasına katkı sundu. Aydınlatmada kesintisiz hizmet Aydınlatma hizmetlerinde de önemli bir kapasiteye ulaşıldı. İl genelinde 43 bin 919 adet sokak lambasıyla şehir aydınlatılırken, oluşabilecek arızalara 24 saat içinde müdahale edilerek vatandaşların güvenli ve kesintisiz hizmet alması hedefleniyor. Aydınlatma altyapısında yürütülen yenileme ve modernizasyon çalışmalarıyla birlikte daha enerji verimli sistemlere geçiş sağlanarak hem çevresel sürdürülebilirlik hem de tasarruf hedefleri destekleniyor. Güçlü ve yaygın altyapı ağı Altyapı yatırımları kapsamında Kars genelinde 7 bin 885 kilometrelik dağıtım ağı, 114 bin 893 adet direk, 1.845 adet elektrik dağıtım kutusu ve 2.337 adet trafo ile geniş ve güçlü bir hizmet ağı oluşturulmuş durumda. Bu altyapı sayesinde hem şehir merkezinde hem de kırsal bölgelerde enerji arz güvenliği önemli ölçüde artırıldı. Özellikle kırsal bölgelerde gerçekleştirilen şebeke yenileme çalışmaları ile zorlu coğrafi koşullara rağmen daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir enerji altyapısı tesis edildi. "Geleceğe hazır bir altyapı kuruyoruz" İl Koordinatörü Zafer Demir, yapılan çalışmaların Kars’ın gelişimine önemli katkılar sunduğunu belirterek şunları söyledi: "2013 yılından bu yana Kars’ta enerji altyapısını güçlendirmek adına kapsamlı ve planlı yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Amacımız sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değil, aynı zamanda geleceğin enerji talebine de hazır bir altyapı oluşturmak. Arıza müdahale sürelerindeki ciddi iyileşme ve kayıp kaçak oranlarındaki düşüş, sahada yürüttüğümüz çalışmaların en somut göstergeleridir. Tüketicilerimize daha kaliteli, kesintisiz ve sürdürülebilir enerji hizmeti sunmak için yatırımlarımıza kararlılıkla devam edeceğiz." Kesintisiz enerji, sürdürülebilir gelecek Aras Elektrik, Kars genelinde hem şehir merkezinde hem de kırsal bölgelerde enerji arz güvenliğini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürürken, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve müşteri memnuniyeti odaklı hizmet anlayışıyla bölgenin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor.
Bursa 11 yıl kaçtı, 9 estetikle yeni yüz yaptı... Yeni hayat kurup yıllarca maaşla çalışan katil işçi servisinde yakalandı Bursa’da 2011’de işlenen tasarlayarak cinayetin ardından sırra kadem basan firari zanlı, yıllarca izini kaybettirmek için kardeşinin kimliğini kullandı, 9 kez estetik ameliyat geçirdi. İzmir’de mobilyacıda çalışarak yeni bir hayat kuran şahıs, Bursa Asayiş ekiplerinin yüzlerce kamera kaydı inceleyerek yürüttüğü titiz takip sonucu, işe gittiği servis aracında yakalandı. Şahsın yakalanma anı da saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı Edinilen bilgiye göre, 2011 yılında Bursa’da bir gazinoda güvenlik görevlisi olarak çalışan A.K., patronuyla birlikte bir şahsı tasarlayarak öldürdü. Olayın ardından patron yakalanarak cezaevine gönderilirken, A.K. ise kaçmayı başardı. Yargılama sürecinde her iki şahıs hakkında da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Cinayetin hemen ardından otostopla Bursa’dan ayrılarak İzmir’e gittiği belirlenen zanlı, burada kardeşine ait kimliği kullanarak yeni bir hayat kurdu. Zaman içinde dikkat çekmemek için sıradan bir işte çalışmaya başlayan A.K.’nın, en dikkat çeken hamlesi ise peşindekileri yanıltmak için tam 9 kez estetik ameliyat geçirmesi oldu. Yüz hatlarını değiştiren, burnundan çenesine kadar birçok operasyon geçirdiği öğrenilen zanlı, adeta başka birine dönüştü. Ancak Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı İnfaz Büro Amirliği ekipleri dosyayı kapatmadı. Yıllar sonra yeniden ele alınan soruşturmada ekipler, en küçük detayı bile değerlendirerek iz sürmeye başladı. Yüzlerce saatlik güvenlik kamerası görüntüsü tek tek incelendi, farklı şehirlerde elde edilen veriler karşılaştırıldı. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda, estetikle değişen yüzün ardındaki kişinin A.K. olduğu tespit edildi. İzmir’de bir mobilya atölyesinde çalıştığı belirlenen zanlı, ekipler tarafından günlerce adım adım izlendi. Sabah saatlerinde her gün aynı servisle işe gittiği belirlenen A.K. için operasyon düğmesine basıldı. Polis ekipleri, hiçbir şüpheye yer bırakmamak adına doğru anı bekledi ve servis aracında gerçekleştirdiği operasyonla firari zanlıyı kıskıvrak yakaladı. 11 yıl süren kaçış sona ererken, sıcak anlar da bir işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Gözaltına alınan A.K. emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.