POLİTİKA - 30 Mayıs 2024 Perşembe 14:23

Prof. Dr. Palabıyık: “Boykot, üniversite öğrencilerinde kültüre dönüşemedi. Markalar fiyat düşürdü öğrenciler satın aldı”

A
A
A
Prof. Dr. Palabıyık: “Boykot, üniversite öğrencilerinde kültüre dönüşemedi. Markalar fiyat düşürdü öğrenciler satın aldı”

Bitlis Eren Üniversitesi’nde (BEÜ) görevli Akademisyen Prof. Dr. Adem Palabıyık, İsrail’in katliamlarına destek veren markaların tüketilmesi ile alakalı olarak üniversite öğrencilerinin boykotu bir kültür biçimi olarak benimsemediklerini belirterek, “Boykot, üniversite öğrencilerinde kültüre dönüşemedi” dedi.


ABD ve Avrupa’daki üniversitelerde süren Gazze eylemlerine ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. Palabıyık, “Bütün dünyada İsrail’e destek veren markalara rağmen ciddi anlamda protesto kültürü gelişiyor, elbette bu sevindiricidir. Lakin ülkemizdeki üniversite öğrencilerinin ekseriya maalesef boykot kültürü hala görülmüyor. Özellikle büyükşehirlerde eğitim gören öğrencilerin, birçok markaya karşı protest bir tavır geliştiremiyorlar” dedi.



“Akademisyenlerde de bu kültür oluşmadı”


“7 Ekim’den itibaren başlayan kıyıma karşı sesimizi hep yüksek tuttuk ve bunu ekranda da dile getirdik” diyen Palabıyık, şöyle devam etti:


“Ülkemizdeki akademisyenlerin ekseriya garip bir sessizlik hakim, elbette belirli oranda kıpırdanmalar var ama buna rağmen istenilen etki oluşturmadı. Akademisyenlerin, boykot kültürünü belki de sosyal bir ders olarak gündelik hayatta işlemesi gerekiyordu ama bu da es geçildi. Belki de tepkilerden korkuldu lakin 20 bin bebeğin katledildiği bir düzende hissedilebilecek korkunun adı ancak vicdansızlık olabilir.”



“Markalar fiyat düşürdü, öğrenciler satın aldı”


Markaların fiyat düşürdüğünü ve bunu fırsat olarak değerlendiren öğrencilerin olduğunu belirten Palabıyık, “4000 öğrenci ile anket yaptık. Bu sayı içerisinde yaklaşık 10 üniversite var elde edilen sonuçlar maalesef çok üzücü. Öğrenciler, özellikle fiyat indirimi yapan markaların ürünlerini satın almışlar ve almaya da devam ediyorlar. Asıl sorun, bu ürünlerin yerine bir alternatif koyamamaktan kaynaklanıyor. Kaliteli denilen ürünlerin fiyat düşürmesi öğrencilere çok cazip geliyor. Yüksek fiyata alınan ürünlerin düşük fiyat ile piyasaya sürülmesi ciddi anlamda olumsuz etki sağlıyor ve özellikle kız öğrenciler, kozmetik ürünlerini kapış kapış alıyorlar. Erkek öğrenciler ise daha çok yiyecek-içecek ve giyim sektörüne yöneliyor. Kız öğrencilerin giyim konusunda tartışmasız üstünlüğü var. Bu çok üzücü bir durum. Elbette sebepleri üzerine de epey kafa yorduk ve karşımıza sac ayaklı birkaç başlık çıktı. İlki, bahsettiğim gibi alternatif ürün bir türlü üretilmedi ve istenilen kaliteye ulaşılamadı. İkinci olarak ise yapılan boykotun etkisine inanmıyorlar. Üçüncü sebebin arkadaşlık ortamı olduğunu öğrenince de ayrı üzüldük. Son sebep ise fiyatlar. En hayret verici durum ise “dindarım” diyenlerin boykot ürünlerini satın alıyor olmasıydı. Bu çok yaralayıcı bir durum. Daha önceden pahalı oldukları için belirli markaları alamayanların fiyatlar düşünce satın alıyor olması da bizi hayrete düşürdü. Ankette, İsrail’e lanet eden deneklerin, boykot markalarına karşı teslim oluşlarına çok defa şahit olduk. Mesela Starbucks’ı daha önceden pahalı olduğu için içmeyenler şimdi içiyor, Starbucks içmek bir sınıfa ait olmanın sembolü kabul ediliyor. Bu markalar, daha önceki dönemlerde belirli gelirleri olanlar tarafından satın alındığı için şimdi düşen fiyatlar, o ürünleri alamayanlara inanılmaz cazip geliyor” diye konuştu.



“Üniversite öğrencileri satın almazsa boykot başarıya ulaşır”


Prof. Palabıyık, halkın bir kesiminin de belki boykot markalarını satın almış olabileceğini ancak bu markaların asıl dayanağının üniversite öğrencileri olduğunu söyleyerek, "Öğrencilerin ürünlerden uzak durması, bu markaların sonu demektir. Burada akademisyenlere büyük bir iş düşüyor, demek ki anlatamadık veya anlatmak istemedik. Veyahut anlattık, ama dinletemedik. Burada her seçenek mümkün olabilir. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor. Yapılacak birçok şey var ama en önemli etken elbette aileden kaynaklanıyor. Öğrencilerin boykot ürünlerinden uzak durmamalarını anlayamıyorum. Çok üzücü, çok” şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bayraktar: "Özel; kusura bakmayın ama bu konuda bildiğiniz hiçbir şey yok" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "‘Bildiğimiz bir şey var kardeşim’ diyorsunuz ya Özgür Özel; kusura bakmayın ama bu konuda bildiğiniz hiçbir şey yok. Çünkü bugün yine madencilik hukukunu, ruhsat süreçlerini, izin mekanizmalarını ve devletin denetim sorumluluğunu birbirine karıştırarak açık bir karalamaya imza attınız" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "‘Bildiğimiz bir şey var kardeşim’ diyorsunuz ya Özgür Özel; kusura bakmayın ama bu konuda bildiğiniz hiçbir şey yok. Çünkü bugün yine madencilik hukukunu, ruhsat süreçlerini, izin mekanizmalarını ve devletin denetim sorumluluğunu birbirine karıştırarak açık bir karalamaya imza attınız. Dün maden ruhsat sayılarını resmi kaynaklarla açıkça bildirmemize rağmen göz göre göre verileri çarpıtmaya devam ediyorsunuz. Bugün yürürlükte olan ruhsat sayılarını bile isteye abartarak ’kara düzen’ diye pazarlamaya çalıştığınız tablo, sizin uhdenizdeki belediyelerinizin aynadaki yansımasıdır. Asıl ‘kara düzen’ sizin yanınızda, yörenizde, etrafınızda şekillenmektedir. Berat Albayrak dönemi üzerinden kurmaya çalıştığınız ucuz siyasi kurgu ise ayrı bir hazımsızlığın ürünüdür" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin dışa bağımlılığı azaltma iradesinden rahatsızlık duyuyorsunuz" Türkiye’nin enerji ve madencilik alanında yerlileşme, kaynaklarını ekonomiye kazandırma ve dışa bağımlılığı azaltma iradesinden rahatsızlık duyulduğunu ifade eden Bayraktar, "Devletimizin yatırımcıya sağladığı imkanları suistimal eden, işçimizin emeğini ve hakkını hiçe sayan, madencilerimizi mağdur eden hiçbir anlayışa müsamaha göstermeyeceğimizi tekraren ifade ediyoruz. Ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olarak; madencilerimizin hakkını, alın terini ve çalışma güvenliğini korumak için bütün denetim ve yaptırım mekanizmalarını kararlılıkla işletmeye devam ediyoruz. Biz ülkemizin kaynaklarını da işçimizin hakkını da kimsenin hoyratlığına, ihmalkarlığına veya siyasi istismarına bugüne kadar bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız" dedi.
Aydın Kuşadası MHP’de Taşdemir dönemi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kuşadası İlçe Teşkilatı’nda beklenen atama gerçekleşti. Geçtiğimiz ay ilçe başkanlığı görevinden istifa eden Murat İnan’ın ardından, genel merkez tarafından yetki belgesi Burakhan Taşdemir’e tevdi edildi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı E. Semih Yalçın’ın imzasıyla yayınlanan yetki belgesinde, tüzüğün ilgili maddeleri uyarınca Kuşadası İlçe Kurucu Yönetim Kurulu’nun Burakhan Taşdemir başkanlığında oluşturulmasının uygun görüldüğü belirtildi. Yeni Yönetim kurulu belirlendi Burakhan Taşdemir başkanlığındaki yeni yönetim listesinde şu isimler yer alıyor: Erol Vatansever, Fatih Karakan, Mehmet Şenol, Hasan Kunduz, Göksel Mor, Selahattin Sarıdağ, Hidayet Yanar, Setenay Olcay Kara, Fahriye Acun Öğren, Lale Fakçı, Ebru Yılmaz, Tuğçe Karaman, Nurten Ölmez, Ali Özdemir, İsmet Mağden, Adem Apaydın, Rüştü Göktaş, Sinan Çelik, Ömer Saraç, Suat Saraç, Emre Mersin, Akın Akdaş, Kemal Demirkaya, Mesut Uluğ, Mustafa Güleşgenol, Ali Çakar, Hakan Yazıcı, Bayram Karadavut, İtris Onay, Ferudun Tiya, Murat Ertan, İsmet Turan, Murat Bayrak, Osman Kibaroğlu, Batuhan Akın, Coşkun Öndül, Alper İstanköylü, Gülseren Tokdemir, Mustafa Doğan, Sebahattin Akyüz, Arda Yalçın. Kuşadası siyasetinde hareketli bir dönemin kapılarını aralayan bu atama ile birlikte, yeni yönetimin önümüzdeki günlerde resmi görev dağılımını yaparak saha çalışmalarına başlaması bekleniyor