GÜNDEM - 04 Şubat 2026 Çarşamba 09:06

Kaymakam Demirer, özel idare ve KHGB’nin faaliyetlerini değerlendirdi

A
A
A
Kaymakam Demirer, özel idare ve KHGB’nin faaliyetlerini değerlendirdi

Bitlis’in Tatvan Kaymakamı ve Köylere Hizmet Götürme Birliği (KHGB) Başkanı Yiğit Yaşar Demirer, İlçe Özel İdare Müdürlüğü ile Köylere Hizmet Götürme Birliği’nin (KHGB) 2025 yılı boyunca ilçede yürüttüğü çalışmaları değerlendirdi.


Kaymakam Demirer, köylerin altyapısını güçlendirmek ve vatandaşların yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla iki kurumun koordineli şekilde çalıştığını ifade etti. KHGB tarafından 2025 yılı içerisinde altyapı ve üstyapı alanında birçok proje hayata geçirildi. KÖYDES ödeneği kapsamında Alacabük, Çalıdüzü, Çevre, Dalda, Kıyıdüzü, Köprücük, Suboyu, Tokaçlı, Ulusoy, Yelkenli ve Yoncabaşı köylerinde 11 bin 936 metrekare kilitli parke çalışması yapılırken, bazı köylere 100 metreküplük içme suyu depoları kazandırıldı ve mevcut depoların bakım-onarımları gerçekleştirildi. İçme suyu yetersizliği yaşayan Koyunpınar köyünde ise sondaj çalışması yapılarak su temini sağlandı.


Birlik tarafından ayrıca Göllü-Çanakdüzü ve Dağdibi-Budaklı grup köy yolları ile Koruklu/Yenitoprak mezra yolunda 19 kilometre bitümlü sıcak karışım (BSK) asfalt yol yapımı tamamlandı. Söz konusu yatırımların 17 milyon 477 bin 751 TL’si KÖYDES, 45 milyon 858 bin 994 TL’si ise birlik ödeneği olmak üzere toplam 63 milyon 336 bin 745 TL olarak gerçekleşti.


Kaymakam Demirer, İlçe Özel İdare Müdürlüğü’nün de sahadaki uygulamalarda aktif rol üstlenerek projelerin planlanması, yürütülmesi ve kısa sürede tamamlanmasında önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Müdürlük ekiplerinin özellikle yol, içme suyu ve köyiçi düzenleme çalışmalarında yoğun mesai harcadığını belirten Demirer, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması konusunda titiz davranıldığını ifade etti.


Kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların daha güvenli yollara ve sağlıklı içme suyuna erişiminin öncelikleri arasında yer aldığını kaydeden Kaymakam Demirer, yatırımların artarak devam edeceğini belirterek, "Vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıran her hizmet, Tatvan’ın geleceğine yapılan bir yatırımdır. Kurumlarımızın uyumlu çalışması sayesinde köylerimizin ihtiyaçlarını tek tek karşılamaya devam edeceğiz. Bu vesile ile 2025 yılı boyunca özveriyle görev yapan İlçe Özel İdare Müdürlüğümüze ve Köylere Hizmet Götürme Birliğimize teşekkür ediyorum" dedi.



Kaymakam Demirer, özel idare ve KHGB’nin faaliyetlerini değerlendirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’’Sağlık sigortacılığı bireylerin hayat boyu yaslanabileceği bir güven sistemine dönüşüyor’’ Sağlık sigortalarında bu yıl itibarıyla yürürlüğe giren yeni yönetmeliği değerlendiren AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, "Yeni yönetmelik, sağlık sigortacılığını sadece kâğıt üzerindeki bir poliçe olmaktan çıkarıp, bireylerin hayat boyu yaslanabileceği bir güven sistemine dönüştürüyor. Bu yönüyle sağlık sigortası artık hem bugünü hem de geleceği güven altına alan uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıyor" dedi. Sağlık sigortalarında 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni yönetmelik sektör açısından kritik bir dönüm noktasına işaret ediyor. AXA Türkiye’nin sağlık sigortacılığında halihazırda uyguladığı yaklaşımın artık sektör standartlarından biri haline gelmesi, müşteri lehine güçlü bir dönüşümün kapısını aralıyor. AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, başlayan yeni dönemi; sürdürülebilirlik, güven ve empati ekseninde değerlendirdi. Yeni sağlık yönetmeliğinin sigortalılar için daha şeffaf ve öngörülebilir bir dönemi başlattığını belirten Yavuz Ölken, düzenlemenin sektöre kattıklarını şu sözlerle özetledi: "Yeni yönetmelik, sağlık sigortacılığını sadece kâğıt üzerindeki bir poliçe olmaktan çıkarıp, bireylerin hayat boyu yaslanabileceği bir güven sistemine dönüştürüyor. Bu yönüyle sağlık sigortası artık hem bugünü hem de geleceği güven altına alan uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıyor. Özellikle Ömür Boyu Yenileme Garantisinin sınırlarının netleşmesi, sigortalılar için en büyük kazanım. Artık bu hakkı kazanan bir müşterinin poliçesinin iptal edilmesi, teminatlarının daraltılması veya ek primlerle karşılaşması söz konusu değil. Şirket olarak bu yaklaşımı uzun süredir benimsediğimiz bir standart olarak görüyoruz. Halihazırda 2 yıl boyunca kesintisiz sigortalı olan ve medikal açıdan uygun bulanan bireysel sağlık sigortası müşterilerimiz, ek prim karşılığında Ömür Boyu Yenileme Garantisine daha erken aşamada sahip olabiliyor. Bu garantiye hak kazanan sigortalılarımız, ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek sağlık risklerine rağmen ek prim ile ya da teminat kısıtlaması olmaksızın sağlık güvencelerini sürdürebiliyorlar. Bugün bu yaklaşımın tüm sektör için net kurallarla tanımlanmasını, sağlık sigortacılığının geleceği adına son derece sevindirici buluyoruz. Yeni düzenleme sayesinde sağlık sigortasına olan güvenin artmasını ve sigortalı sayısında yüksek oranda bir artış yaşanmasını bekliyoruz." Ölken, yeni düzenlemelerle birlikte iş değişikliği yapan çalışanların sağlık güvencelerini kaybetme kaygısının da sona erdiğini vurgulayarak; bekleme sürelerine getirilen standartların ve grup sigortalarından bireysele geçiş kolaylığının, kesintisiz bir koruma kalkanı sağladığını ifade etti. Saniyelerle yarışan teknoloji, güven veren empati Şirketin sağlık sigortacılığı yolcuğunda fark oluşturan temel unsurun ‘Empati Güvencesi’ olduğunun altını çizen Ölken, "Biz sağlık sigortacılığını sadece masrafları karşılayan bir sistemden çok daha fazlası olarak görüyor, müşterinin tüm sağlık yolculuğunda yanında olan bir güven modeli olarak ele alıyoruz. Empati Güvencesi yaklaşımımız tam olarak buradan doğuyor; hız kadar anlayışı, teknoloji kadar insanı merkeze alan bir sigortacılık modeli sunuyoruz" şeklinde konuştu. ‘Empati Güvencesi’nin şirketlerinde somut ve ölçülebilir süreçlerle hayata geçtiğini vurgulayan Ölken, şu bilgileri paylaştı: "Empati Güvencesi yaklaşımımızın sahadaki pozitif karşılığını veriler çok net biçimde ortaya koyuyor. Bugün sağlık provizyonlarımızın yüzde 90’ı otomatik onaylanıyor. Ayakta tedavilerde provizyon süresi 4 saniyenin, yatış provizyon süresi ise 30 dakikanın altında seyrediyor. Sağlık faturalarında geri ödemeleri 2 iş günü içinde tamamlıyoruz. Bu hızın arkasında teknoloji var; ancak bunu farklı kılan unsur, teknolojiyi empatiyle tasarlanmış süreçlerin içine yerleştirmemiz. Müşteri geri bildirim notumuzun ise 4,54 seviyesinde olması da yaklaşımımızın sahadaki en güçlü göstergesi." Türkiye’de ilk dijital sağlık sigortası ürününü hayata geçiren şirket olduklarını hatırlatan Ölken, tamamlayıcı ve özel sağlık sigortasını bir arada sunan ilk hibrit ürünü geliştirdiklerini, kullanım bazlı kontörlü sağlık sigortası modelleriyle esnaf ve KOBİ’lere özel çözümler sunduklarını ve yapay zeka destekli medikal değerlendirme süreçleriyle hızdan ödün vermeden en doğru sonuçlara ulaştıklarını belirtti. Yeni sağlık yönetmeliğiyle birlikte sektör genelinde müşteri standartlarının yükselmesini son derece olumlu bulduğunu söyleyen Ölken, "Şirket olarak teknolojiyle güçlenen ve empatiyle şekillenen sağlık sigortacılığı anlayışını Türkiye’de kalıcı hale getirmek için öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Ankara İkinci depreme ameliyatta yakalanıp, hekimlerin sedyeye sarılarak koruduğu Kenan Karadağ o anları anlattı Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen ilk depremde enkaz altında kalan, ikinci depreme ise ameliyat masasında yakalanan Kenan Karadağ, aylar süren tedavinin ardından yaşama tutundu. Deprem sırasında hekimlerin sedyeye sarılarak siper olduğu görüntüleri daha sonra izlediğini anlatan Karadağ, "Acil servisteyken ikinci deprem oluyor. O esnada üzerime beyaz gömlekli bir doktorun atladığını gösterdiler. 4 ay sonra bunu izledim. Hastanede 3 ayın sonunda yoğun bakımdan çıktıktan sonra doktor Okan hoca ile tanıştım. ’Ne aşamalardan geçtiğini bilmiyorsun, sana binde bir bile yaşam ümidi verilmedi ama sen literatüre girecek bir hastasın. O günkü şartlar altında yapabileceğimizin en iyisini yaptık’ dedi" diye konuştu. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, 11 ilde büyük yıkıma neden oldu. 50 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği ve kamuoyunda ’asrın felaketi’ olarak adlandırılan depremlerde yükseköğretim kurumları ve üniversite hastaneleri birçok alanda katkı sundu. Malatya’nın Battalgazi ilçesinde 3 katlı apartmanın birinci katında eşi, çocuğu, 10’a yakın akrabasıyla yaşayan 62 yaşındaki Kenan Karadağ, ilk depremde binanın çökmesiyle 10 saat enkaz altında kaldı. Bacağı kesilerek enkazdan çıkarılan Karadağ, o dönemde yaşadıklarını anlattı. Depremde ailesiyle enkaz altında kaldığını belirten Kenan Karadağ, "Zifiri karanlık bir yerdesin. İlk şoku atlattıktan sonra eşim, ’Ben nefes alamıyorum, ölüyorum’ dedi. Küçük oğlum da yanımdaydı. Onun sesini duydum. Ben ilk anda ayağımın enkazda kaldığını hissettim. Oğluma, ’Annen nefes alamıyor, anneni düzelt’ dedim. Sonra eşimin sesi geldi. ’Şükür nefes almaya başladım’ dedi. Oğlum annesini çıkartıp bana, ’Baba seni de çıkaracağım’ dedi" ifadelerini kullandı. "Gözümün önünden beyaz bir perde geçti" O anlarda öleceğini düşündüğünü aktaran Karadağ, "Allah’ım ölümü bana kolaylaştır diye dua ettim. Bir anda kafam öne düştü, gözlerim kapandı, gözümün önünden beyaz bir perde geçti ve bitti. Hayatla ilgili hiçbir şeyim kalmadı" dedi. Bir doktorun ayağını kesmesinin ardından enkazdan çıkarıldığını anlatan Karadağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Acil servisteyken ikinci deprem oluyor. O esnada üzerime beyaz gömlekli bir doktorun atladığını gösterdiler. 4 ay sonra bunu izledim. Sedye bir o tarafa gidiyor, bir bu tarafa savruluyor. Herkes panik halinde, can korkusu var. Daha sonra beyaz önlüklü bir doktor geliyor sedyenin üzerine atlıyor, beni tutuyor. Ondan sonra aşağıya indiriyorlar ve hayatını kaybetmiş diyorlar. Hastanede 3 ayın sonunda yoğun bakımdan çıktıktan sonra doktor Okan hoca ile tanıştım. ’Ne aşamalardan geçtiğini bilmiyorsun. Sana binde bir bile yaşam ümidi verilmedi ama sen literatüre girecek bir hastasın. O günkü şartlar altında yapabileceğimizin en iyisini yaptık’ dedi." Yoğun bakımda 45 gün kaldığını anlatan Karadağ, "Böbrekler iflas etmiş, solunum gitmiş, kaç sefer kalp durmuş ama işte takdiri ilahidir. Enkazdayken diz kapağımın altından kesmişler, daha sonra kangren olmuş, yukarlara doğru kesim devam etmiş. Olmamış en son doktorlar, ’Küçük de olsa bir ümit var. Biz bunu kalçadan kesersek belki kangreni durdurabiliriz’ demiş ve bacağım kalçadan kesilmiş" diye konuştu. "Deprem sırasında doğal olarak hastayı bırakıp çıkmadık, onu tuttuk" Enkazdan çıkarıldıktan sonra Kenan Karadağ’a ilk müdahaleyi yapan İnönü Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Okan Aslantürk, ilk deprem olduktan sonra ekip olarak hastaneye gittiklerini söyledi. Aslantürk, bir bacağı ampute olan Karadağ’ı değerlendirdikleri sırada ikinci depreme yakalandıklarını belirterek, o günü şöyle anlattı: "Deprem sırasında doğal olarak hastayı bırakıp çıkmadık, onu tuttuk. Deprem durduktan sonra hastayı ameliyathaneye alıp işimize devam ettik. Onu takip etmek gerekiyordu, o halde bırakmamız ölmesi demekti. İlk anda bıraksaydık sedyeden düşecekti. Tutmak zorunda hissettim. ‘Onu nasıl yaparız, bunu yaparız’ gibi bir şey değil. Aslında ailem de hastanedeydi, benim odamda bekliyorlardı. O an onları düşünemiyorsunuz. O anlık bir şey. Çünkü hastanın sedyesinin bir tarafı açık, düşerse sıkıntı yaşarız diye hastanın başından ayrılamadık." O dönem 2 ay hastanede kaldıklarını anlatan Aslantürk, ekip arkadaşıyla beraber hastanedeki odalarında kanepede yattıklarını söyleyerek, "Hastane, bize ev oldu" dedi. "Neredeyse sedyeden düşecekti" İnönü Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Ergen de ikinci depremden sonra kimsenin hastaneye girmek istemediğini, büyük bir korku ve panik olduğunu aktardı. Ergen, şunları kaydetti: "Şunu fark ettim, çalışabilmeleri için orada herkesi motive etmem gerekiyordu. Çünkü bekleyen hastalar var, çalışan bir kurum var. Onların motivasyonu için çok uğraşmıştım. Birkaç deprem şokunu atlattıktan sonra herkes motive oldu zaten. Çalışmaya devam ettik. Çok kötü günlerdi. İlk depremde enkazda kalıp bacağı ampute edilmiş bir hastamız vardı. Genel durumu da çok kötüydü. Bir an önce onu ameliyathaneye indirmeye çalışıyorduk. O sırada ikinci deprem oldu. Okan hoca onu tuttu. Neredeyse sedyeden düşecekti, çünkü ciddi sallanıyordu. Okan hoca üstüne kapaklandı düşmesin diye. Başka bir sağlık memuru arkadaş daha vardı. Herkes kaçıştı, canını kurtarmaya çalışıyordu. Kendimizi düşünmek o sırada çok aklımıza gelmedi. Bir de binaya çok güveniyoruz, binaya bir şey olmayacağının farkındaydım." "Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere bir kez daha rahmet dileyerek, "Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" dedi. Üniversitelerin ve üniversite hastanelerinin afetin en ağır şartlarında dahi hizmete bir an bile ara vermediğini, bilimsel birikimlerini, sağlık kapasitelerini ve insan kaynağını toplumun yararına seferber ettiğini vurgulayan Özvar, yükseköğretim kurumlarının gerek depremzedeler için fiziki imkan oluşturulmasıyla gerekse akademisyeninden öğrencisine kadar her paydaşı ile gönüllü faaliyetler yürütmesiyle önemli bir rol üstlendiğini kaydetti.
Denizli AK Partili Kaya: "Yerelde milletin parasına çökenlere milletimiz çok güzel bir ders verecek" Denizli’de partilileriyle bir araya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, "Yeni bir dünya düzeni kurulurken Türkiye, eskisine göre çok daha güçlü bir şekilde masada. Bu başarıda AK Parti teşkilatlarının, kadınların ve gençlerin payı çok büyük" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, bir dizi program kapsamında Denizli’ye geldi. Kaya, Denizli’de Polis Evinde düzenlenen yemekte şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi. Genel Başkan Yardımcısı Kaya, AK Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısında partililerle bir araya geldi. İl binasında düzenlenen toplantısına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi, Denizli AK Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, MKYK Üyesi ve Sosyal Politikalar Başkan Yardımcısı Mehmet Karabay, MKYK Üyesi ve Sosyal Politikalar Başkan Yardımcısı Fatih Sadullah Selman, Genel Merkez İl Koordinatörü Pınar Turhanoğlu Gücüyener, Sosyal Politikalar Başkan Yardımcısı Furkan Leventoğlu, Sosyal Politikalar Başkan Yardımcısı İsmail Sağlam, teşkilat üyeleri ve partililerin yoğun katılımı oldu. "AK Parti Denizli teşkilatımız 2025 yılını dolu dolu geçirdi" AK Parti Denizli teşkilatı olarak 2025 yılını dolu dolu geçirdiklerini ifade eden Denizli AK Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, "AK Parti Denizli teşkilatımız 2025 yılını dolu dolu geçirdi. Denizli siyasi tarihinin aynı zamanda AK Parti siyasi tarihinin en yüksek üye sayısı olan 131 bin 917 rakamına siz değerli teşkilat mensuplarımızın gayret ve himmetleriyle ulaşmış bulunuyoruz. Sizlere çok teşekkür ediyorum. Denizli’de 2025 yılında 10 binin üstünde hemşehrimiz aramıza katıldı. Yeni dava arkadaşları olarak birlikte yol almak adına aramıza katılan tüm üyelerimize hoş geldiniz diyorum" dedi. "Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 ilde yapmış olduğu üyenin yarısını bu il olarak tek başımıza yapmış bulunduk" Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 ilde 2025 yılı içerisinde kaydettikleri üye sayısının yarısını sadece Denizli tek başına yaptığını dile getiren Başkan Subaşıoğlu; "Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 ilde 2025 yılı içerisinde sadece 19 bin yeni üye kaydettiğini hatırlatmak istiyorum. Evet, bizler Denizli olarak 10 binin üstünde yeni hemşehrimizi AK Parti’mize üye kaydederek Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 ilde yapmış olduğu üyenin yarısını bu il olarak tek başımıza yapmış bulunduk" diye konuştu. "Belediyecilik denince akla gelen tek parti AK Parti’dir" AK Parti’nin belediyecilikte dünyada örnek gösterilen bir anlayış ortaya koyduğunu dile getiren Kaya, "Recep Tayyip Erdoğan, belediyecilik konusunda dünyada ders verebilecek bir liderdir. AK Parti belediyeleri, dünyanın dört bir yanından gelen heyetler tarafından incelenmiş, birçok projeleri örnek alınmıştır. Belediyecilik denince akla gelen tek parti AK Parti’dir. Maalesef yolsuzluk ve hırsızlıklar almış başını gidiyor. Ancak bu yüce milletin ferasetine yürekten inanıyorum. Milletimiz kimin hizmet yaptığını, kimin milletin parasını çarçur ettiğini çok iyi görüyor. Allah’ın izniyle 2029 seçimlerinde yerelde bu hizmeti kaçıranlar, milletin parasına çökenlere çok güzel bir ders verecek, çok güzel bir hesap soracak. Biz milletimizin ferasetine inanıyoruz, güveniyoruz" ifadelerini kullandı. Dünyanın büyük bir sapkınlıkla karşı karşıya olduğunu öne süren ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel adaletsizliklere karşı güçlü bir duruş sergilediğini belirten Kaya, "Hep birlikte okuduğumuz Epstein dosyası, korkunç ve iğrenç bir sapkın zihniyetin, Yahudi anlayışının dünyada ülkeleri darbeyle devirmeye kadar gidecek kirli senaryolarını ortaya koyduğunu günlerdir okuyoruz değil mi? Ama ulaşamadıkları bir lider var. O lider kim? Recep Tayyip Erdoğan. Sayfa sayfa yazılan, çocukların ve masum bebeklerin katledildiği, bebeklere tecavüz edilen, küçük kız çocuklarının türlü işkencelere maruz bırakıldığı bu sapkınlıkları insanlık adına utanç duyarak okuyoruz. Tüm bunların, dünya devletlerine darbe yapabilecek arşivleri ellerinde tutmak için liderlere karşı şantaj malzemesi olarak kullanıldığını görüyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Dünya beşten büyüktür" ve "One minute" çıkışlarıyla küresel adaletsizliklere karşı güçlü bir duruş sergilendi. Gazze’de yaşananlara karşı dünya kamuoyunda yükselen tepkilerin bu duruşun haklılığını ortaya koydu" diye konuştu. "Biz haktan ve adaletten yana tavrını ortaya koyan bir liderin yol arkadaşlarıyız" Dünyanın neresinde bir zulüm varsa, oradaki zulme karşı sesini yükselten ve mazlumlara el uzatan bir liderin yol arkadaşları olduklarını dile getiren Kaya, "Biz haktan ve adaletten yana tavrını ortaya koyan bir liderin yol arkadaşlarıyız. Dünyanın neresinde bir zulüm varsa, oradaki zulme karşı sesini yükselten ve mazlumlara el uzatan bir liderin yol arkadaşlarıyız. Zulümle abad olunmaz. Artık zalimlerin sesinin çok çıktığı dünya düzeni de yıkılmak zorunda. Yeni bir dünya düzeni kurulurken Türkiye, eskisine göre çok daha güçlü bir şekilde masada. Bu başarıda AK Parti teşkilatlarının, kadınların ve gençlerin payı çok büyük." diye konuştu. "Belediyesi’nde kadınlara tacizde bulunan belediye başkan yardımcısını derhal görevden uzaklaştırsın" Denizli’de CHP’li belediyelere yönelik eleştirilerde bulunan Kaya, bir belediye başkan yardımcısı hakkında taciz iddiasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu hatırlatarak, "Ben buradan Özgür Özel’e bir mesaj vermek istiyorum. Belediyesi’nde kadınlara tacizde bulunan belediye başkan yardımcısını derhal görevden uzaklaştırsın. Taciz suç duyurusu varken görevden alınmaması kesinlikle kabul edilemez bir olay" dedi. "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecini de inşallah başarıyla neticelendireceğiz" Terörle mücadelede önemli başarılar elde edildiğini ifade eden Kaya, "Birliğimizi ve beraberliğimizi bozmak isteyenlere asla müsaade etmeyeceğiz. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecini de inşallah başarıyla neticelendireceğiz. Bizim de bu ülkeye, şehit ailelerimize, gazilerimize borcumuz." ifadelerini kullandı. Konuşmasını birlik ve beraberlik vurgusuyla tamamlayan Kaya, AK Parti’nin "kimsesizlerin kimi" anlayışıyla yoluna devam ettiğini, ramazan ayında da ihtiyaç sahiplerine desteklerin süreceğini sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından AK Parti İl Başkanlığı’nda İl Danışma Meclisi Toplantısı sona erdi.