KÜLTÜR SANAT - 14 Haziran 2025 Cumartesi 09:26

Bitlis’te harik’e adanmış 28 yıl

A
A
A
Bitlis’te harik’e adanmış 28 yıl

Bitlis’te yöresel ayakkabı ‘harik’in son ustası Haydar Yılmaz, mesleğini 28 yıldır yaşatmaya çalışıyor.


Bitlis’in geleneksel el sanatlarından biri olan harik, geçmişten günümüze uzanan bir miras olarak dikkat çekiyor. Harik yapımını 1997 yılında öğrenen ve o günden bu yana bu sanatı tek başına icra eden Haydar Yılmaz, ürünlerin yapımında kullanılan malzemelerden, her bir aşamanın titizliğine kadar sürecin ne kadar zahmetli olduğunu belirtti. 1997’de Bitlis İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Halk Eğitimi Merkezi kurslarında Harik sanatını öğrenen Yılmaz, 1998’den itibaren de usta öğretici olarak çalışmalarına devam etti.



"600 yıllık bir geleneğin günümüze taşınması"


Harik sanatının sadece görselliğiyle değil aynı zamanda el işçiliği gerektiren detaylı çalışmalarıyla da farklı olduğunu ifade eden Yılmaz, harik, keçi kılı ve kendirden yapılan bir çiftinin üretimi yaklaşık 4-5 gün süren bir el emeği ürünü olduğunu söyledi. Üretim süreci 12 aşamalı, her ayakkabıda yaklaşık 2 bin 500 dikiş bulunduğunun altını çizen Yılmaz, yaklaşık 30 yıldır bu zorlu işi yalnız sürdürerek Bitlis’in kültürel kimliğini yaşatmaya devam ettiğini söyledi. Bitlis’te 30 yıl önce başladığı harik sanatını tek başına sürdüren Haydar Yılmaz, 12 aşamanın ardından 5 günde hazırladığı ayakkabıları bazen aylarca satılmayı bekliyor.



"Nesillere aktarım çabaları"


Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü ve Kültür Turizm Müdürlüğü desteğiyle zaman zaman kurslar düzenlendiğini ifade eden Yılmaz, talep düşük olduğu için yetiştirdiği kursiyerler bu mesleğe devam etmek istemiyor. Yılmaz, ayrıca halk oyunları ekipleri içi ürettiği ayakkabı ebadındaki hariklerin yanı sıra alternatif olarak mini harik süs eşyası boyutunda de üretimine de hız verdi.


Her zorluğa rağmen bu sanatı geleceğe taşımak istediğini ifade eden Yılmaz, "Yaklaşık 28 yıldır bu sanatı yapıyorum. Kültür Turizm Müdürlüğü’nden 1997 yılında kursa başladım. Aldığım kurstan sonra 1998’den bu yana da usta yetiştiriyorum. Harik, keçi kılı ve kendirden oluşuyor. 12 aşamadan sonra yaklaşık 5 günde bir çift yapılabiliyor. Yöre halkının geçmiş yıllarda, uzun yıllar kullandığı harik, şu an genelde halk oyunlarına ekipleri ve süs amaçlı kullanılmaktadır. Harik sanatı maalesef ki diğer geleneksel sanatlar gibi kaybolmaya yüz tutan bir sanattır ve buna artı olarak da fazla tanınmamaktadır. Tanıtım amaçlı dönem dönem sergilerde, fuarlarda, festivallerde görev almaktayız. Bitlis Tanıtım Günleri adı altında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği geleneksel el sanatları, fuarları adı altında çeşitli yerlerde metropollerde katıldım. İnsanlara tanıtım yapmaya çalıştım. Amacım Bitlis’in bu sanatının kaybolmamasıdır. Bundan sonra bu sanatın kaybolmaması ve tanıtılması, ayrıca genç nesillere aktarılması çalışmalarım bu şekilde devam edecektir. Dönem dönem Kültür ve Turizm Müdürlüğünde, Halk Eğitimi Merkezinde kurslar açıyorum. Kursiyerler yetiştiriyorum. Yetiştirdiğim kursiyerlerim var fakat maalesef ki zor olmasından, pazar sorununun bulunmasından dolayı devam etmemektedirler. Devam etmelerini ve bu sanatın tanınması için elimden geleni yapmaya devam edeceğim" şeklinde konuştu



Bitlis’te harik’e adanmış 28 yıl

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MİT’ten 1940 tarihli "acele" ibareli şüpheli takibi belgesi paylaşıldı Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara’nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı. Milli İstihbarat Teşkilatı, resmi sitesi üzerinden belge paylaşımlarına devam ediyor. Tarihe ışık tutmak amacıyla paylaşılan son belge ise yabancı bir istihbarat şüphelisinin Ankara’nın Ulus semtinde faaliyetlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla MAH Riyasetinden Ankara B Amirliğine 16 Ağustos 1940 tarihli talimat oldu. Paylaşılan belgede kimliği henüz tespit edilmeyen ve Rus veya Bulgar olduğu anlaşılan bir şahsın Ulus meydanındaki Tan kırtasiyesinden bir fotoğraf makinesi alması, aldığı fotoğraf makinesi ile yazı kopyası ve bunun büyütülmesinin nasıl olacağı hakkında bilgi edinmeye çalışmasının dikkati çektiği belirtiliyor. Belgede, şüpheli şahsın bir fotoğrafın büyütülerek çıkarılması için kullanılan agrandisman cihazı satın almak istemesi ve cihazın Tan kırtasiyesinde olmadığı bilgisi yer aldı. Şüphelinin yarın (17 Ağustos 1940) öğleden önce veya sonra kırtasiyeye gelip cihazı göreceği bilgisi de ayrıca belgede yer aldı. Kısa boylu ve sarışınca olan şüphelinin teşhisi ve kimliğinin tespiti lazım olduğu belirtilen belgede, şüphelinin aldığı fotoğraf makinesi ile almak istediği agrandisman cihazı ile neler yapmakta olduğu ve neler yapacağının tespitinin ehemmiyetine vurgu yapıldı. Karşı istihbarat çalışmaları MİT tarafından yayımlanan belgede karşı istihbarat çalışmaları hakkında bilgiler de yer alıyor. Belgede, şüphelinin teşhisi için kırtasiye sahiplerinden istifade etmenin şüphelinin takip edildiğini anlamasına yol açabileceği belirtiliyor. Ayrıca belgede bu sebeple mağazanın gizlice gözlenmesi ve mağaza çalışanlarından birinin dükkandan çıkarak agrandisman cihazını almak için gitmesi ile kırtasiyeye geri dönüşünün gözetilmesi ve o sırada Tan kırtasiyesinde bulunularak cihazı teslim alacak kısa boylu, sarışın şüphelinin peşini bırakmayarak kimliğini ve faaliyetlerini tespit etmeye gayret etme zarureti olduğu belirtiliyor. "Gizli istihbarat servislerinin karakteristik mesailerinden olan alametlerden ipucu temin ederek meseleyi aydınlatmanın Ankara merkezinin uyanık ve gayretli memurlarından beklenir" ifadeleri yer alan belgede, hiç olmazsa bu alışverişin zararlı maksatla yapılmadığının tespitinin başarı olduğu belirtildi ve icabına tevessül edilmesi rica edildi. Vatandaşlar paylaşılan belgeye MİT’in resmi sitesinde yer alan "Özel Koleksiyon" sekmesi altında bulunan "Belgeler" kısmından ulaşabiliyor.