EKONOMİ - 19 Haziran 2025 Perşembe 10:16

Beyaz altın, Bitlis ekonomisine yıllık 4 milyar ekonomik gelir sağlıyor

A
A
A
Beyaz altın, Bitlis ekonomisine yıllık 4 milyar ekonomik gelir sağlıyor

Türkiye’nin pomza madeni rezervinin yüzde 50’sine sahip olan Bitlis’te ‘beyaz altın’ olarak tabir edilen bu değerli madenden yıllık, 4 milyar liralık ekonomik gelir elde ediliyor.


Dünya genelinde sadece sayılı birkaç ülkede bulunan ve bu ülkelerde de her geçen gün tükenme noktasına gelen altın değerindeki madenin değeri her geçen gün artıyor. Dünyadaki toplam rezervin yüzde 16’sı Türkiye’de bulunurken, Türkiye’deki rezervin ise yüzde 50’i Bitlis’te yer alıyor. Bitlis’in önemli madenlerinden biri olan ve kentte ‘beyaz altın’olarak bilinen pomza, kent ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Yıllık 3 milyon ton pomzanın işlendiği kentte, yaklaşık 3 milyon ton hammadde ise iç piyasa ve yurtdışına ihraç ediliyor. İl genelinde madeni işleyen yaklaşık 52 fabrikasının bulunduğu kentte, bu maden bin kişiye istihdam sağlanıyor. Türkiye ve dünyadaki sınırlı sayıdaki maden rezervinin büyük bölümüne sahip olan Bitlis, şu an için sadece belli sektörlerde kullanılan bu madeni katma değeri yüksek endüstriyel ürünlere dönüştürerek, kent ekonomisine olan katkısını artırmayı hedefliyor. Ekseriyatle inşaat, bims üretimi, ısı ve ses yalıtımında kullanılan pomza madeninin, katma değeri yüksek endüstriyel ürünlere dönüştürülmesi ve kent ekonomisine olan katkısının artırılması için başlatılan çalışmalar ise devam ediyor.



"52 firma, bin kişilik istihdam, 4 milyar liralık ekonomik gelir"


Pomza madenin kentteki durumuyla ilgili bilgi veren Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bilal Adabağ, sektörde 52 firmanın faaliyet gösterdiği belirterek, madenden yıllık 4 milyar liralık ekonomik gelir elde edildiğini söyledi. Bitlis’te bulunan madenin diğer yörelerdeki pomza madenlerine kıyasla birçok artı yönlerinin olduğunu kaydeden Adabağ, "Bitlis ilimizde bulunan pomza madeni diğer yörelerde bulunan pomzalara kıyasla yüzde 50 daha hafif bir maden. İlimizde sektörde 52 firmamız faaliyet göstermekte. Özellikle Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası bu bölgelere çok ciddi satışlar gerçekleşti. 11 ay boyunca bir fiil çalışan fabrikalarımız var. Ortalama bine yakın bir istihdamımız var. İl ekonomisine yıllık yaklaşık 4 milyar liralık bir getirisi bulunmaktadır. Ancak halen bu değerli madeni tam anlamıyla kullanamıyoruz. Bu madeni daha farklı sektör ve ürün üretiminde de kullanabiliriz. Pomza, şap, dış sıva ve bims bloklar halinde dönüştürme imkanları olabilir. Bunlarla ilgili yeni yapılacak yatırımlar için oldukça uygun bir ortam mevcut burada. Bizlerin bunları dönüştürüp bu değerli madenin katma değerini yükseltmemiz lazım. İl ekonomisine yapmış olduğu katkının yanı sıra yaşadığımız son Kahramanmaraş merkezli deprem sonrası binalara vermiş olduğu hafif yükten dolayı tercih edilen bir ürün haline geldi. Bu maden sıfır nötr bir malzeme olduğu için de sağlık açısında da hiçbir sıkıntı oluşturmamaktadır. Hafif, ses ve ısı yalıtımı oldukça iyi olan bir malzeme. Yanmaz ve tutuşmaz bir malzeme. Dolayısıyla birçok artı özelliği olan bu madende şu an Türkiye birincisiyiz. Fabrika sayısında da iyi durumdayız ancak bunu özellikle devlet politikası haline getirmemiz lazım. Her geçen gün bir deprem ile karşı karşıyayız ve bu sebeple hafif malzemeyi tercih etme bir devlet politikası olmalıdır. Bu maden hammadde olarak da dışarıya gönderilmekte ancak biz buna çok da sıcak bakmıyoruz. Birçok sektörde faklı amaçlarla kullanılabilen bir maden. Bizim bunu iyi değerlendirmemi lazım. Bizim bu beyaz altını memleketimize ve ülkemize kazandırmamız lazım. Değerinin çok altında değerlendiriliyor, bizim bunu katma değeri daha yüksek ürünler haline getirmemiz lazım. Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası olarak bizler yapmış olduğumuz çalıştay ve sempozyumlarla bunu hedeflemekteyiz. İnşallah devam eden çalışmalarımızla bu hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum." diye konuştu.



"Türkiye rezervinin yüzde 50’si Bitlis’te bulunuyor"


Bitlis’teki pomza madeninin güncel durumuyla ilgili bilgi veren Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Pomza ve Perlit Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Nusret Bozkurt, dünya genelinde bulunan pomza rezervinin yüzde 16’sının Türkiye’de, Türkiye’deki rezervin yaklaşık yüzde 50’sinin ise Bitlis’te bulunduğuna dikkat çekti. Pomza taşının volkanik kökenli bir maden olduğunu ifade ederek, bu madenin dünyada sınırlı ülkede bulunduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Nusret Bozkurt, madenin yörede daha çok bims blok üretiminde kullanıldığını belirtti. Bitlis yöresindeki pomzanın asidik karakterli olduğunu ve diğer bölgelerdeki pomzaya oranla çok daha hafif olduğunu, bununda Bitlis pomzasının önemini arttırdığını kaydeden Bozkurt, "Beyaz altın olarak tabir edilen bu maden sadece bims blok endüstrisinde kullanılmıyor. Yanı sıra tarım sektöründe, kozmetik sanayi, inşaat sanayi ve çokça farklı alanlarda kullanılabilen bir malzeme. Fakat bu malzemenin Bims blok gibi bir malzemeye dönüştürülerek katma değeri daha düşük bir malzeme olarak piyasaya sürülmesindense katma değeri daha yüksek malzeme olarak sürülmesi hem yörenin hem de ülkemizin ekonomisine çok büyük girdiler sağlayacaktır. Tabi bunu sağlamının en iyi yolu akademi dünyası ile sanayi dünyasının ancak iş birliği ile mümkün olacaktır" diye konuştu.



"Beyaz altını her alanda değerlendirmeye çalışıyoruz"


Sektörde faaliyet gösteren firma sahiplerinden Ali Adabağlı ise sektörde faaliyet gösteren firma sayısının 50’lere ulaştığını belirtti. Bölgenin beyaz altını olarak anılan pomza madeninin kentte yılın neredeyse 12 ayında istihdam olanağı sağladığını kaydeden Adabağlı, bölgede üretilen ürünlerin yoğunlukta iç pazara hitap ettiğine vurgu yaparak şöyle konuştu:


"Bölgedeki pomzanın ne kadar değerli olduğunun farkındayız. Bu yüzden bölge iş insanları olarak sektörde yatırımlarımızı yaptık. Ve her geçen bu yatırımlarımı arttırarak istihdama da katkı sunmaya çalışıyoruz. Hem doğru reçete hem doğru kalite hem de en hafif bims bloğun üretimini nasıl yapacağımızın argesini her geçen gün yapmaktayız. Bölgede üretilen bimsler en çok iç pazara kısmen de dış pazara hitap etmektedir. Amacımız son dönemde yaşanan depremi de göz önüne alarak bu hammaddeden en kaliteli blokları üretip binalara daha az yük bindirecek ürünü elde etmektir. Bölgemizin beyaz altını olan bu değerli maden ilimizde yılın 11 – 12 ayı istihdam olanağı sağlamaktadır. Bizlerde bu konuda yatırımı bloktan sonra kırma eleme tesisini yaparak hammaddeden daha farklı neler üretebiliriz diye çalışmalar yapmaktayız. Yanı sıra bölgedeki birkaç firma olarak şap üretimine de geçtik. Nasip olursa ileriye dönük hedeflerimiz arasında pomzadan sıvayı da yapmakta var. Tamamıyla bölgemizin bir değeri olan hammaddeyi doğru alanda ve doğru şekilde kullanmayla alakalı çaba sarfetmekteyiz. Bizler başladığımızda ilin 4. Fabrikasıydık. Ancak şükürler olsun bölgemizde bu sayı 45-50’lere kadar çıktı ve bu sayı her geçen gün artmaktadır. Son 4-5 yılda ciddi bir istihdam oluşmaya başladı. Buda bizleri ziyadesiyle sevindiriyor."



Beyaz altın, Bitlis ekonomisine yıllık 4 milyar ekonomik gelir sağlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’da sahildeki siyah tabaka önce tedirgin etti, gerçek sonradan ortaya çıktı Antalya’nın Alanya ilçesine bağlı Türkler Mahallesi sahilinde kıyı şeridinde deniz üzerinde oluşan siyah tabaka vatandaşları tedirgin etti. İlk bakışta petrol sızıntısı ya da deniz kirliliği görüntüsü veren olayın yapılan incelemeler sonrası deniz çayırı yaprakları olduğu anlaşıldı. Alanya’da yaşayan 79 yaşındaki Hacıümmet Koçak, "İlk gördüğümüzde bu siyah tabakanın ne olduğunu anlayamadık. Sahile indik, yakından inceledik. Elimize aldığımızda bunun yosunsu bir cisim olduğunu fark ettik" dedi. Prof.Dr. Gökoğlu: "Posidonia varsa orada suyun temiz ve yaşanabilecek bir hayatın olduğunu gösterir’ Sahilde oluşan siyah kirliliğin deniz çayırı olduğunu belirten ve aynı zamanda bu görüntünün denize girenler açısından sıkıntı oluşturmayacağının altını çizen Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ‘’Videodaki gördüğümüz siyahlıklar deniz çayırlarının yaprakları. Bu bir petrol veya kir değil Posidonia deniz çayırları içerisinde Akdeniz endemik bitkiler yüksek bitkiler olarak geçiyor. Bunlar sonbaharla birlikte vejetasyonunu tamamlar. Kışın da Posidonia üzerindeki eski yapraklar koparak deniz ekosistemine giriyor. Akıntının durgun olduğu yerlerde bu yapraklar parçalanıyor ve adeta denizin içerisinde siyahlık, petrole benzer bir yapı oluşturuyor. Gördüğümüz görüntüler Posidonia yapraklarının parçalanmış hali. Akıntının olmadığı kuytu yerlerde dikkat edilirse o bölgede köşede biriktiği gözükür. Dalgalar ve akıntılar ile sürüklenecektir. Yaz sezonunda bu dönemde de kıyıda zaten oteller suyu filtre edip o bölgedekileri topluyorlar kıyıdakileri. Ve kumsal kendi haline kalacak. Denize girenler için bir sıkıntı oluşturmaz. Ayrıca bir yerde Posidonia varsa orada yaşanabilecek bir hayatın olduğunu gösterir. Posidonia bildiği gibi denizlerin amazon ormanlarıdır yani kirlenmemiş yerlerde kalır. Tam tersi suyun kirliliğini değil temizliğini gösterir. Faydaları şunlar biyolojik olarak denizi evsel atıkları azotlu, ifosfatlı bileşikleri kendine nitratlı bileşikleri gübre olarak kullanır. Deniz suyuna oksijen sağlar. Deniz içerisindeki bazı canlıların besinini oluşturur’’ şeklinde konuştu. Dalga etkisiyle kıyıya vurdu Bölgede otel müdürü olarak görev yapan Deniz Yerlikaya ise sahil kısmının ilerisinde adeta tarla şeklinde yosun alanları olduğunu belirterek " Deniz dalgalı olduğu zaman bu yosunlar kıyıya vuruyor. Bu yıl dalgaların fazla olması nedeniyle yosunlar yoğun şekilde sahile geldi. Bu her zaman olan bir durum değil. Biz ekipler olarak bu yosunları temizliyoruz, şu anda büyük ölçüde temizlenmiş durumda. Bu olay deniz kirliliğiyle ilgili değil, tamamen doğal bir oluşum." Drone ile görüntülendi Öte yandan sahil şeridinde oluşan siyah görüntü havadan drone ile de görüntülendi. Görüntülerde, kıyı boyunca yer yer yoğunlaşan siyah yosun birikintileri dikkat çekti.
Bursa Bursa’da şehidin hatırası çalındı, şüpheli 24 saat geçmeden yakalandı BURSA (İHA) – Kuzey Irakt’taki pençe kilit harekatında şehit olan Piyade Komando Üsteğmen Tunahan Yavuz’un şehitliğindeki kaide hırsız tarafından çalındı. Önce güvenlik kamerasına 24 saat geçmeden de polislere yakalanan hırsızlık zanlısı heykeli çöpten bulduğunu öne sürdü. Hırsızlık olayı sebebiyle üzüntü yaşayan şehit annesi Zerrin Yavuz, "O hatırayı "oğlum" diye öpüyordum. Büyük üzüntü yaşadık" dedi. Mudanya ilçesi Ömerbey Mahallesi’nde bulunan mezarlıkta meydana gelen olayın ardından harekete geçen ekipler, bölgedeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Yapılan çalışmalar sonucu kimliği tespit edilen Bülent D. (48), operasyonla kısa sürede gözaltına alındı. Şüphelinin ilk ifadesinde, söz konusu heykeli çöpte bulduğunu ve çalmadığını öne sürdüğü öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. Aile ziyarette fark etti Olay, şehit ailesinin akşam saatlerinde mezarlığı ziyareti sırasında ortaya çıktı. Şehidin kabrine gelen aile, silah arkadaşları tarafından Kayseri’de özel olarak yaptırılan komando heykelinin yerinde olmadığını fark etti. Durumun ardından aile, vakit kaybetmeden emniyet birimlerine başvurarak şikayette bulundu. "Yine bir travma yaşadık" Şehidin babası Sadık Yavuz, yaşanan olaya tepki göstererek, yapılanın sadece bir hırsızlık değil, aynı zamanda büyük bir saygısızlık olduğunu dile getirdi. "Silah arkadaşının özel olarak yaptırdığı bir hatıraydı. Maddi değeri yok ama bizim için paha biçilemez. Bunu görmek bizi yeniden yıktı. Resmen bir travmayı tekrar yaşadık. Bunu yapanların en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. "O heykeli oğlum diye öpüyordum" Şehit annesi Zerrin Yavuz ise yaşadığı acıyı gözyaşları içinde anlattı: "Ben her gün buradayım. O heykeli oğlum gibi görüp sarılıyor, öpüyordum. Dün geldiğimizde yoktu. Bu nasıl bir vicdansızlık, nasıl bir insanlık? Şehitlerimiz bunu hak etmiyor." Soruşturma sürüyor Olayla ilgili başlatılan soruşturmanın devam ettiği, çalındığı belirlenen komando heykelinin akıbetine ilişkin çalışmaların sürdüğü öğrenildi.