GÜNDEM - 24 Kasım 2024 Pazar 19:47

Ahlat’ta Ahıska Türkleri’nin sürgün edilişinin 80. yılı nedeniyle anma programı düzenlendi

A
A
A
Ahlat’ta Ahıska Türkleri’nin sürgün edilişinin 80. yılı nedeniyle anma programı düzenlendi

Bitlis’in Ahlat ilçesinde Ahıska Türklerinin sürgün edilişinin 80. yıl dönümü nedeniyle anma programı düzenlendi.


Ahlat Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü konferans salonunda gerçekleşen anma programında konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, “Öncelikli bu üzücü, acı olayın yıl dönümünü burada dualarla anmak için sizlerle bir araya geldik. Mevlam Ahıska Türklerinin sürgünde vefat eden bütün soydaşlarına rahmet eylesin. Ve onların torunları olan siz güzel kardeşlerimiz de ülkenize, yurdunuza hoş geldiniz, şeref verdiniz. Sene 1944, Kasım ayının 14’ü büyük bir zulmün işaret fişeği, evlerinden alınan kardeşlerimiz, soğuk havada tren vagonlarında uzun bir yolculukla Orta Asya’ya sürgün edildiler. Erkekleri savaşta bulunuyor, kendileri ise sürgün edildiler ve bu sürgünde zor şartlarda binlerce kardeşimiz hayatını kaybetti. Tekrar rahmetle arıyoruz. Bayrak, ezan, vatan nedir diye sorduğumuzda, bunların kıymetini en iyi bilecek olan işte bu salondaki Ahıska Türkü kardeşlerimizdir. Yıllar, yüzyıllar ne kadar değişse de emperyalizm çeşitli oyunları bizleri ayrı düşürmüştür. Bizler bir olmak, birlik olmak zorundayız ki bütün gönül coğrafyamızdaki mazlum kardeşlerimize el uzatabilelim. Türkiye bütün mazlumların ana yurdudur. Türkiye medeniyetlerin en kavi noktasında bulunan bir memlekettir. Türkiye dünyanın en zor coğrafyaları, Orta Doğu, Kafkasya, Balkanların bulunduğu bir coğrafyadır. Tam bunların ortasında yer almaktadır. O sebeple bizden her daim güçlü olmak zorundayız. Bizler güçlü olacağız ki inşallah hem 86 milyon vatandaşımız ve hem de bütün gönüllü coğrafyamız tüm kardeşlerimiz bizden destek görecekler. Biz buna yürekten inanıyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti savaşlarda olan yorgunluğunu ve bitkinliğini üzerinden atmış ve ayağa kalkmıştır. Bundan sonra ikinci yüzyılımızda inşallah şaha kalkacak ve koşarak ilerleyeceğiz. Medeniyetimiz dünyadaki barışın, huzurun ve kardeşliğin güvencesidir. Bizler hiçbir zaman mazluma zulmetmedik ve etmeyeceğiz. Ama soydaşlarımızın, dindaşlarımızın zulüm görmemesi için de güçlü olmak zorundayız. İnşallah bu gücü de birbirimizi daha çok severek, elbette daha fazla çalışarak takip edeceğiz ve bu yüzyılı Türkiye Yüzyılı ve Türk asrını hep birlikte yapacağız. Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine her tarafta Türk milleti bulunduğu coğrafyada her zaman huzurun ve güvenin temsilcisi olmuştur. Yine aynı şekilde Ahıskalı Türk kardeşlerimizde hem temizlikleriyle hem dürüstlükleriyle hem çalışkanlıklarıyla bulundukları şehre güç, güzellik ve direnç katan bir yapıya sahiptir. Allah onları var etsin diyorum. Biz de Bitlis Valiliği olarak kaymakamlığımızla, belediyelerimizle, Göç Müdürlüğümüz ve bütün müdürlüklerimizle beraber Ahıska Türkü kardeşlerimizin Ahlat’ta, şehrimizde en iyi şartlarda yaşaması için elimizden gelen gayreti sarf edeceğiz. Her daim sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda bunu daha da güçlendireceğiz. İnanıyoruz ki Ahlat’ımız, Bitlis’imiz sizlerle çok daha güzel olacak. Sürgünde hayatını kaybeden ecdadımızı rahmetle anıyorum. Sizlere de öz yurdunuza tekrar hoş geldiniz diyorum” dedi.


Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Ahlat Temsilcisi Murat Resuloğlu, sürgünde çok acı çektiklerini ifade ederek, Türkiye’ye gelmelerinde başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti.


Konuşmalar sonrasında sürgün tanığı 89 yaşındaki Numan Binalioğlu acı dolu yılları anlatırken, Ahıskalı öğrenciler tarafından da çeşitli şiirler seslendirildi. Anma programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından seslendirilen ‘Ahıska’ adlı şiirin videosunun izlenmesiyle sürdü.


Programda Vali Karakaya ve Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl tarafından Ahıska sürgünü tanıklarına hediye verilmesi ve toplu hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.



Ahlat’ta Ahıska Türkleri’nin sürgün edilişinin 80. yılı nedeniyle anma programı düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil: "Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir" Çankırı’da okurlarıyla buluşan akademisyen ve yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, okumanın, araştırmanın toplumun sosyal gelişimine önemli katkı sağladığını ifade ederek, "Günümüzde ise hoca yan baktı diye tüm aile hocayı okula dövmeye gidiyor. Gençler, o hocanın önünde ölüyor. Sizin hocanız öğrencileri için canını verecek birisi. Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir" dedi. Valilik koordinasyonunda gerçekleştirilen Çankırı 2. Kitap Günleri, yazarlar ve okurlarını buluşturuyor. Kitap günlerinin konuğu olan yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, okurlarıyla bir araya geldi. Söyleşide eğitim, tarih ve edebiyatın toplum üzerindeki etkilerine dikkat çeken Şimşirgil, toplumun manevi değerlerinin tarih, edebiyat ile dini değerlerle oynanarak bozulduğunu dile getirdi. Yaşanan okul saldırılarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Şimşirgil, "Matematik, fizik ve kimya dersleri çok kıymetli ve önemlidir ama insana şahsiyet vermez, şahsiyet kazandırmaz. Matematik öğrendim diye benim şahsiyetim yükselmez. Ama tarih, edebiyat ve din dersleri insana şahsiyet kazandırır. Tarihi, edebiyatı ve dini mutlaka çok iyi bilmemiz gerekir. Bu üçüyle oynuyorlar, bu üçünü bozuyorlar. Bizim edebiyatımız baştan sona ahlaktır. Ama ahlakımızı bitiriyorlar. Çevrenizde argo kelimeler değil, güzel sözler söyleyin. Bir güzel söz, bu cihan cehennemini sekiz cennet yapar. Kitabımız Kur’an-ı Kerim ’Oku’ diye başlıyor. Dini ’Oku’ diye başlayan bir millet okumaz mı, söyleyin bana. Şimdi ise okullarda hocaya saygı yok, hocaya hürmet yok. Eskiden ailemiz hocaya getirirdi, ‘Eti senin kemiği benim’ derlerdi. Ama eti de hocanın, kemiği de hocanın olması gerekiyor. Günümüzde ise hoca yan baktı diye tüm aile hocayı okula dövmeye gidiyor. Gençler, o hocanın önünde ölüyor. O sizin hocanız, öğrencileri için canını verecek birisi. Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir?" dedi. "Tarihi unutan millet, hafızasını yitiren, cami köşesinde bırakılıp yetim kalmış çocuğa benzer" Okumanın ve dinlemenin önemine de değinen Şimşirgil, "Tarih edeptir, tarih gelecektir, tarih güçtür, tarih hafızadır. Tarihi unutan millet, hafızasını yitiren, cami köşesinde bırakılıp yetim kalmış çocuğa benzer. Tarihimizi ve edebiyatımızı iyi bilelim. Dinlemeyen ve okumayan hiçbir şey olamaz arkadaşlar. Bizim milletimiz ya okurdu ya da alimleri dinlerdi. Bizim evlerimiz sohbet halkasıydı; insanlar toplanırdı, kadınlar kendi aralarında, erkekler ise kendi aralarında toplanırlar, okurlar ve dinlerlerdi. Benim şimdi kitaplarda okuduğum şeylerin hepsini küçükken babaannemden dinlemiştim. Onlar eskiden alim kadınlardı. Şimdi kitapları okudukça onların bana söyledikleri sözleri görüyorum. Onlar da okuma yazma bilmiyordu ama dinledi ve öğrendi. Sınıfa mı girdin, dinleyeceksin, arkadaşın bir şey mi söylemek istedi, onu uyararak ders dinlediğini söyle. Başarının sırrı üç kelime; ‘neredeysen orada ol.’ Teneffüste ise arkadaşınla olacaksın. Yüce Rabbimiz ‘her günahla gel ama bir günahla gelme’ der, ‘kul hakkı.’ Kul hakkına girmeyelim" diye konuştu.
Karaman Karaman’da lale tarlasına ziyaretçi akını: 2 günde 30 bin kişi gezdi Karaman’ın Kazımkarabekir ilçesine bağlı Kızılkuyu köyünde 50 dekarlık alanda ekimi yapılan lale tarlası, kapılarını ziyaretçilere açtı. Türkiye’nin en büyük lale üretim alanı olma özelliğini taşıyan bölgeyi, ilk 2 günde 30 bin kişi ziyaret etti. Yurt içindeki park ve bahçeleri süsleyen laleler, doğa tutkunları ve fotoğraf meraklılarının ilgi odağı olmaya devam ediyor. Karaman Valisi Hayrettin Çiçek ve il protokolü, lale tarlasını ziyaret ederek incelemelerde bulundu ve tesis yetkililerinden üretim faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Festival havasının hakim olduğu alanda üniversite öğrencileri ve esnaflar kurdukları stantlarda çiçekten taçlar ve çeşitli hediyelik eşyaların satışını gerçekleştiriyor. "6 günde 200 bin ziyaretçi bekliyoruz" Lale üretim tesisinin sorumlusu Yavuz Selim Ateş, bu yıl 50 dekar alanda yaklaşık 15 milyon adet çiçek soğanı üretimi gerçekleştirdiklerini belirterek, "Arazilerimizi ücretsiz bir şekilde ziyarete açtık. 2026 yılında da geleneği bozmadık. İlk hafta sonu yoğun yağışa rağmen 30 binden fazla ziyaretçi ağırladık. Bu ayın 26’sına kadar toplamda 200 binden fazla ziyaretçiye ulaşmayı hedefliyoruz. Bu rakamlar bölgenin turizm ve ekonomi potansiyelini net bir şekilde ortaya koyuyor" dedi. "Üretimin yüzde 95’ini yerli olarak sağlıyoruz" Türkiye’deki park ve bahçelere dikilen lale soğanlarının yaklaşık yüzde 95’ini yerli imkanlarla üretip pazarladıklarını ifade eden Ateş, ihracat ağını da genişlettiklerini vurguladı. Ateş, "Başta ABD olmak üzere Hollanda, Almanya, Rusya ve Azerbaycan gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Yeni pazarımız olarak Kanada’yı da listemize ekledik. 2027 yılında üretim alanlarımızı 3 katına çıkarmayı planlıyoruz. Mevcut depomuzun kapasitesini artırmak için yeni bir deponun temelini atıyoruz ve yeni seralar kuruyoruz. Tamamen ihracat odaklı bir modele geçmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Lale tarlasını gezmeye gelen vatandaşlar ise sunulan görsel şölenden dolayı memnuniyetlerini dile getirerek, rengarenk çiçekler arasında hatıra fotoğrafı çektirdi.
Manisa Mesir coşkusu sokaklara taştı 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, uluslararası ekiplerin de katıldığı kortejle görsel şölene dönüştü. ’Hoş geldin Mesir’ kortejiyle binlerce Manisalı sokaklara akın ederken, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, bu köklü geleneği her yıl daha ileriye taşımak için çalışacaklarını vurguladı. Manisa’nın 5 asırlık köklü mirasını simgeleyen festivale katılan farklı ülkelerin halk dansları ekipleri, kortej boyunca sergiledikleri performanslarla vatandaşların büyük beğenisini topladı. Hayri İplikçi Parkı’ndan başlayan ve Cumhuriyet Meydanı’nda son bulan yürüyüşün ardından düzenlenen bando gösterileri ve halk oyunları sunumları, festivalin ilk gün coşkusunu zirveye taşıdı. Başkan Dutlulu, "Dolu dolu bir festival bizi bekliyor" Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kalabalığa hitap eden Belediye Başkanı Besim Dutlulu, festivalin tarihi önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "486 yıldır devam eden ve 5 asra yaklaşan bu mirası dünyaya daha güçlü bir şekilde tanıtacağız. Yaşadığımız acı kayıplar nedeniyle konser etkinliklerimizi mayıs ayına erteledik, ancak festivalimiz içeriğiyle yine dopdolu. Gastronomiden tiyatroya, aromaterapiden fitoterapiye kadar pek çok etkinlikle hemşehrilerimize keyifli bir festival süreci sunacağız. Her yıl çıtayı daha da yükselteceğiz." Manisa’nın zor bir dönemden geçtiğini belirten Başkan Dutlulu, konuşmasında merhum Belediye Başkanları Ferdi Zeyrek ve Gülşah Durbay’ı da anarak şunları söyledi: "Şehrimiz zorlu bir süreçten geçti. Bu acıları el birliğiyle atlatmaya çalışıyoruz. Ferdi Başkanımızı ve Gülşah Başkanımızı bir kez daha saygı ve rahmetle anıyorum. Onların hayal ettiği, daha güzel bir Manisa için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu festivalin tüm Manisa’ya hayırlı olmasını diliyorum. Hepinizi çok seviyorum." Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve eşi Özge Ekmen Dutlulu’nun yanı sıra korteje, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Gölmarmara Belediye Başkanı Cem Aykan, Manisa’yı Mesiri Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Ahmet Ata Temiz, Ulaş Aydın ve Erk Kayabaş ile daire başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, belediye meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Aydın Didim’de 23 Nisan coşkusu akşam etkinlikleriyle taçlanacak Didim’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, fener alayı, çocuk korosu ve konserle akşam etkinlikleri kapsamında coşkuyla kutlanacak. Aydın’ın Didim ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, akşam saatlerinde düzenlenecek etkinliklerle kutlanacak. Didim Belediyesi tarafından organize edilen programda, fener alayı, çocuk korosu ve konserle bayram coşkusu zirveye taşınacak. Didim Belediyesi, 23 Nisan kutlamalarını akşam saatlerinde gerçekleştireceği etkinliklerle taçlandırmaya hazırlanıyor. Hem bayram sevincinin hem de ortak hafızanın bir araya geleceği program kapsamında, geçmişte yaşanan acı olaylarda hayatını kaybeden çocuklar ve eğitim emekçileri de anılacak. Kutlamalar, saat 18.30’da Didim Belediyesi önünden başlayacak fener alayı ile start alacak. Marşlar ve bayraklar eşliğinde gerçekleştirilecek yürüyüşle bayram coşkusu ilçe sokaklarına taşınacak. Fener alayının ardından saat 19.30’da Cumhuriyet Kent Meydanı’nda Didim Belediyesi Çocuk Korosu sahne alacak. Miniklerin seslendireceği eserlerle katılımcılara hem duygusal hem de keyifli anlar yaşatılması hedefleniyor. Program, saat 20.00’de Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenecek Pera konseri ile devam edecek. Sevilen şarkıların seslendirileceği konserde, bayram coşkusunun doruğa ulaşması bekleniyor. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, tüm halkı etkinliklere davet ederek "Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği, ulusal egemenliğimizin en anlamlı simgelerinden biri olan bu bayramı Didim’de hem coşku hem de derin bir anlamla kutlayacağız. Bu yıl 23 Nisan’da, çocuklarımızın umutlarını büyütmenin ve onları yaşatmanın sorumluluğunu bir kez daha yüreğimizde hissediyoruz. Tüm halkımızı bu özel akşamda bir araya gelmeye davet ediyorum" dedi.