GÜNDEM - 30 Aralık 2024 Pazartesi 09:09

3 bin nüfuslu belediyenin bütçesinin yüzde 50’si karla mücadeleye gidiyor

A
A
A
3 bin nüfuslu belediyenin bütçesinin yüzde 50’si karla mücadeleye gidiyor

Bitlis’in Adilcevaz ilçesine bağlı 7 mahalleli 3 bin nüfuslu Aydınlar Belde Belediyesi bütçesinin yüzde 50’si karla mücadeleye gidiyor.



Adilcevaz ilçesine bağlı bin 820 rakımlı 7 mahalleli 3 bin nüfuslu Aydınlar Belde Belediyesi, kış boyu yüksek rakımlı mahallelerinde karla mücadele yapıyor. Karla mücadelesinin büyük bir kısmını 4 bin 58 rakımlı Süphan Dağı eteğinde bulunan ve 2 bin 317 rakımlı ile Türkiye’nin en yüksek yerleşimi i yerlerinden biri olan Kışkılı Mahallesi’nde yapıyor. Süphan Dağı’na tırmanan dağcıların yol güzergahı olduğundan sürekli açık tutuluyor.


Mayıs ayına kadar kar yağışı mahallelilerin sıkıntı yaşamaması için belediye karla mücadele ekibi 7/24 görev başında. Yaklaşık 5 ay boyunca devam eden çalışmalarda belediyenin bütçesinin yüzde 50’si karla mücadeleye gidiyor.


"5 ay boyunca karla mücadele çalışması yapıyoruz"


Konuyla ilgili bilgi veren Aydınlar Belde Belediye Başkan Yardımcısı Orhan Emen, "Beldemiz bir tarafı 4058 rakımlı Süphan Dağı’nın eteğinde yer alıyor, diğer tarafı Van Gölü ve Gülistan Ovası’na. Süphan Dağı’na giden tüm dağcıların uğrak noktası şirin beldemizden geçiyor. Bu nedenle Sühan Dağı’nın yolu sürekli açık kalmak zorunda. Karla mücadelede inanıyorumki hiç bir belediye bizim kadar harcama yapmıyor. Karla mücadeledemiz en az 5 ay sürüyor. Bu nedenle bu 5 aylık sürede bütçemizin yüzde 50’si karla mücadeleye gidiyor. Kar yağışı olduğu günlerde ekibimiz 7/24 görev başında. Çünkü vatandaşımızın memnuniyeti bizim için çok önemli" dedi.


(ORH-ŞAK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İletişim Başkanlığı’ndan dezenformasyona karşı yeni adım Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, kamu internet sitelerinde yapay zeka uyumlu teknik standart dönüşümünü başlattı. Yazıda, büyük dil modelleri ve üretken yapay zeka teknolojilerinin bilgiye erişim biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğine dikkat çekilirken, teyit edilmemiş veriler üzerinden üretilen hatalı ve yanıltıcı içeriklerin kamuoyunda riskler doğurabileceği net biçimde ortaya kondu. Bu nedenle kamu kurumlarının dijital varlıklarının yalnızca vatandaşlar için değil, yapay zeka sistemleri için de güvenilir başvuru kaynağı haline getirilmesi hedefleniyor. Başlatılan teknik standart uygulamasıyla, kamu kurumlarının internet sitelerinde yer alan içeriklerin, kurumsal yapıların ve öncelikli referans alanlarının yapay zeka sistemleri tarafından doğru biçimde tanınması ve yorumlanması amaçlanıyor. Böylece kamusal bilginin bütünlüğünün korunması, resmi içeriklerin görünürlüğünün artırılması ve dijital alanda Türkiye’nin iletişim kapasitesinin daha güçlü hale getirilmesi öngörülüyor. Bu uygulama, yalnızca teknik bir güncelleme değil; aynı zamanda bilgi kirliliğine, manipülasyona ve dijital dezenformasyona karşı stratejik bir koruma hattı olarak öne çıkıyor. Kurumlara iletilen rehberde dosya yapısı, teknik gereklilikler ve örnek uygulamalara ayrıntılı şekilde yer verildiği belirtiliyor. Sürecin, İletişim Başkanlığı tarafından yürütülecek değerlendirme ve dayanıklılık testleriyle destekleneceği; kurumların hazırlık düzeyi, veri bütünlüğü ve teknik uyumluluğunun bu kapsamda ele alınacağı ifade ediliyor. Böylece kamu kurumlarının dijital mecralarda hem vatandaşlara hem de yapay zeka temelli sistemlere karşı daha sağlam, daha tutarlı ve daha güvenilir bir iletişim yapısına kavuşması hedefleniyor. Bu dönüşüm, yapay zeka çağında kamu bilgisinin korunması, devletin dijital hafızasının güçlendirilmesi ve resmi bilginin tek kaynaktan sağlıklı biçimde dolaşıma girmesi bakımından öncü ve belirleyici bir adım olarak öne çıkıyor.
Amasya Kuzular anneleriyle buluştu, sevgi yumağı dron kamerasında Amasya’daki Gökhöyük Tarım İşletmesi’nde bu yıl doğan sevimli kuzuların anneleriyle buluştu. Sevgi yumağının görüntüleri yürekleri ısıttı. Baharın habercisi kuzular ve anneleri yüzlercesinin arasında birbirlerini ses ile kokularının da yardımıyla tanıdıkları anlar dron kamerasıyla görüntülendi. Renkli anları öğrenciler de izledi Ağıl kapılarının açılmasıyla birlikte annelerine koşan kuzular için günün en lezzetli saati başladı. Hepsi aynı gibi görünse de koku ve sesleriyle birbirlerini bulan kuzular ile annelerinin renkli anlarını öğrenciler de izledi. Birbirlerini döne döne bulmaya çalıştılar TİGEM bünyesinde çoklu doğum özelliğine sahip yerli ve milli Bafra ırkı koyunların yetiştirildiği işletmedeki buluşma saatine katılan Amasya Valisi Önder Bakan, "Koyunlarla yavrularının buluşmasını takip ettik. Çok güzel görüntüler oluştu. Birbirlerini görüp kokularında tanıyarak döne döne bulmaya çalıştılar" dedi. Toplam 5 bin 200 kuzu doğdu Bu yıl 3 bin 200 koyunun toplam 5 bin 200 kuzu yavruladığı işletmede sakız ırkı ile karayaka ırkının melezinden elde edilen çoklu doğum özelliğine sahip Bafra ırkı koyunların yetiştirildiğini belirten Gökhöyük Tarım İşletmesi Müdürü Özge Kürkoğlu da, bu yıl yüzde 74’lük ikizlik oranının kayıtlara geçtiğini söyledi. Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi Tarım ve Orman Bakanlığı’nın küçükbaş hayvan varlığını artırmak, kırsal üretimi güçlendirmek ve hayvancılıkta sürdürülebilirliği desteklemek gibi amaçlarla hayata geçireceği Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ne değinen Amasya İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Arslan ise başvuruları süren projede hak sahibi kişilere 95 baş dişi ile 5 baş erkek küçükbaş hayvanın TİGEM tarafından temin edileceğini açıkladı.
Ankara Bakan Ersoy: "Fuadname, hat ve ebruda çok geniş bir penceredir" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ünlü hat ve ebru sanatçısı Fuat Başar hakkında, "Fuadname, Fuat Başar hocamızın 50 yıllık sanat bilgi ve birikimine; hat ve ebruda akseden duygu ve düşünce dünyasına açılmış çok özel, çok geniş bir penceredir" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde açılan ‘50. Yılında, Fuat Başar’a Armağan Fuadname Hat ve Ebru Sergisi’nin açılışına katıldı. Ersoy, sergi alanını gezerek eserleri inceledi ve eserlerin sahibi Fuat Başar’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Hat ve ebru sanatının geleneksel Türk sanatları içerisindeki önemine dikkat çeken Ersoy, bu tür sergilerin kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük değer taşıdığını ifade etti. Sergide yer alan eserlerin, klasik hat sanatının zarafetini ve ebru sanatının estetik derinliğini yansıttığını dile getiren Ersoy, Fuat Başar’ı bu eserler için tebrik etti. Fuat Başar’ın 50 yıllık bilgi birikimini, hat ve ebru sanatına yansıttığını vurgulayan Ersoy, bu eserlerin sanat dünyasına geniş bir pencere sunduğunu sözlerine ekledi. "Fuadname, hat ve ebruda çok geniş bir penceredir" Fuat Başar’ın Türkiye’de nadir işlere imza attığını belirten Ersoy, "Fuadname, Fuat Başar hocamızın 50 yıllık sanat bilgi ve birikimine; hat ve ebruda akseden duygu ve düşünce dünyasına açılmış çok özel, çok geniş bir penceredir. Merhum Mahmud Bedreddin Yazır ustamızın ‘Kalem Güzeli’ eserinden etkilenerek çıkılan, kelimenin tam anlamıyla sahaftan sanata aşkla, kararlılıkla, inançla yürünmüş olan bir yolun menzilleri burada sanatseverlerimizle buluşmaktadır. Başar, Türk-İslam sanat geleneğinin en önemli, en özel dallarından hat ve ebruya vakfettiği ömründe vücuda getirdiği nice eserle 600’e yakın ulusal ve uluslararası sergide, çok sayıda koleksiyon ve müzede seçkin ve saygın yerini almış; nesilden nesile ulaştırılacak, estetik ve zarafete bürünmüş bir kültür mirasının banisi olmuştur. Bu göz alıcı eserlerinin yanında Fuat Başar dendiğinde; Japon İmparatoru, Malezya Başkanı, Suudi Arabistan Kralı ve daha birçok devlet adamının tuğralarını çekmiş çok özel bir sanat otoritesinden bahsettiğimizin bilinmesi gerektiğini özellikle vurgulamak isterim" diye konuştu. "Fuadname, yarım asırlık bir emeğin ifadesidir" Fuat Başar’ın 2019 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldüğünün de ayrıca altını çizen Ersoy, "2009 yılında ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ olarak, 2019’da da ‘Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ ile taltif edilmiş olan hocamızın yetiştirdiği ebruzen ve hattatlar da bugün ulusal ve uluslararası alanda kendini ispat etmiş ve bu silsileyi teşkil etmektedirler. Başar, öncülük ettiği bu sergide öğrencilerinin de eserlerine yer vermekle sanat geleneğimizin ustadan çırağa, seleften halefe sürekliliğini en nadide şekilde gözler önüne sermiş; ziyaretçilerini çok özel ve anlamlı bir koleksiyonla buluşturmuş oluyor. Fuat Başar’ın tıp tahsilini yarıda bırakarak sanatı hayatının merkezine yerleştirdiğini düşünmek, hat ve ebrunun yanına şiiri de ekleyerek geniş bir sanat sahasında geldiği istisnai noktayı görmek ve bütün bunların yanında bir de icazet verdiği nesillerin başarısına şahit olmak onun yürüdüğü bu yola karşı beslediği tutkuyu, sevgiyi ve vefayı anlamamızı sağlıyor. Fuadname bu yönüyle yalnızca bir sergi değil; yarım asırlık bir emeğin, bir mektebin ve bir sanat anlayışının ifadesidir" şeklinde konuştu.