POLİTİKA - 16 Aralık 2022 Cuma 10:52

Sosyolog Adem Palabıyık: “İmamoğlu, Akşener’in adayı, Altılı Masa’nın değil”

A
A
A
Sosyolog Adem Palabıyık: “İmamoğlu, Akşener’in adayı, Altılı Masa’nın değil”

Sosyolog Prof.

Sosyolog Prof. Dr. Adem Palabıyık, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Meral Akşener’in adayı olduğunu söyledi.


İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Sosyolog Prof. Dr. Adem Palabıyık, “Cumhurbaşkanlığı adaylarına dair yarış günden güne hızlanıyor ama adaylar arasındaki gerginlikler bitmek bilmiyor. Özellikle Millet İttifakı’nın, kendi içinde yaşadığı kaos son olaylarla gün yüzüne çıktı. Meral Akşener’in, Ekrem İmamoğlu için Ankara’dan gelerek Saraçhane’deki konuşmaya katılması ve Ekrem İmamoğlu’nu bütün süreçlere dahil etmesi, siyaset sosyolojisi açısından tek bir sonuca çıkıyor; Ekrem İmamoğlu, Akşener tarafından altılı masaya aday olarak sunulmaya çalışılacaktır. Zaten son zamanlarda Akşener’in takındığı siyasi tavırların İmamoğlu üzerinden işlevsel hale gelmesi de buna işaret ediyor. Elbette her siyasal yönelim ve tercih kendi içinde ve sonrasında bazı sonuçları ortaya çıkaracaktır. Tabi ki bu sonuçlar, birer yansıma da oluşturacaktır. İmamoğlu’nun, Akşener’in elini tutarak otobüsün üzerine çıkması ve sayın genel başkanım ifadesi de sahnelik dünyadaki yerini koruyor. Ama Millet İttifakı da farkındaki HDP olmadan siyasal tercihleri anlamsız kalacak, bu sebepten HDP’nin tavrı merak ediliyor. Şurası açık ki İmamoğlu, Akşener’in adayı; Altılı Masa’nın değil, HDP bunu yakından takip ediyor" dedi.



"Akşener, beyaz torosları temsil ediyor. HDP için karanlık bir geçmişi var"


Palabıyık, Meral Akşener’in en tartışmalı dönemlerde İçişleri Bakanlığı yaptığını hatırlatarak, “Özellikle 28 Şubat ve Susurluk dönemlerinde aldığı kararlar ile gündem olmuştu. 90’lı yıllar bölge için ise karanlık dönemleri temsil ediyor. Özellikle beyaz torosların dolaştığı sokaklar Akşener’in İçişleri Bakanlığı dönemine denk geliyor. Bölge halkının toplumsal hafızası için Akşener karanlık bir geçmişi temsil ediyor. Bölge halkının toplumsal hafızası ve toplumsal bilinci, Akşener ile alakalı olarak çoktan karar vermiş durumdadır. İmamoğlu’nun, Akşener’in tercihi olarak kabul edildiği düşünülürse aslında İmamoğlu’nun, tercihen seçilen sıradan bir isim olduğu da ortaya çıkıyor. Çünkü İmamoğlu, söz dinleyecek bir isim olarak kabul ediliyor ve belki de Akşener, bu konuyu İmamoğlu ile çoktan konuşmuş ve siyasal plan tercihini yapmıştır. Her defasında kazanacak aday ile meydana çıkmayı ifade eden Akşener’in, aslında kazanacak adaydan ziyade kendisine biat edecek ismin ön planda olmasını istiyor" ifadelerini kullandı.



"Akşener ana muhalefet olmak istiyor, CHP’yi pasifize etme derdinde"


"Akşener, İmamoğlu’nu ön plana çıkararak aynı zamanda ana muhalefete de oynuyor" diyen Adem Palabıyık, şöyle devam etti:


"Çünkü Kılıçdaroğlu, Akşener ile yola çıkılmayacağını anlamış görünüyor. Akşener’in en büyük amacı Kılıçdaroğlu’nu pasifize etmek. Bu durumda CHP’nin, İmamoğlu’na yüklenecek gücü de kalmayacak. Böylece İmamoğlu, CHP’nin tesiri altında kalmayacak ve Akşener, İmamoğlu ile parlamenter sisteme dönüşün hesabını yapacaktır. Kılıçdaroğlu’nun aday olması durumunda Akşener’in hesabı tutmaz çünkü Kılıçdaroğlu, parlamenter sistemde başbakanlığı Akşener’e bırakmayacaktır. Akşener muhtemeldir ki bunu gördü ve tercihini İmamoğlu’nun tarafını seçerek yaptı. Şu an Kılıçdaroğlu’nun büyük tehlike altında olduğu doğru, çünkü en büyük muhalefet ortağı artık Kılıçdaroğlu’nu istemiyor. Çünkü Kılıçdaroğlu, ülkedışına giderek kendisini gelecekteki cumhurbaşkanı adayı olarak tanıtıyor ve bu tavır, Akşener’in hoşuna gitmiyor. Ülke dışı siyasal aktörler ile kurulan diyalog sonrasında da kalıcı olacaktır, Akşener de bunun farkındadır. Bu sebepten bir şekilde iç siyaseti yönlendirmeyi tercih ederek, aslında dış politikaya dair de mesajlar veriyor ve Kılıçdaroğlu’na, heveslenmemesi yönünde sinyaller gönderiyor."



"HDP seçmeni, Akşener’i de önereceği adayları da sevmiyor"


HDP seçmeninin Akşener ve Yavaş isimlerini sevmediğini, sadece seçmen değil siyasetçilerin de aynı durumda olduğunu sözlerine ekleyen Palbıyık, "Bunu değiştirmeye çalışan tek isim ise Demirtaş’tır. Demirtaş, Erdoğan karşısında güçlü bir isim istiyor ama bölge halkının, Akşener’in ileri sürdüğü aday karşısında Erdoğan’ı tercih edeceğini hesap edemiyor. Lakin bu saatten sonra Akşener ve Kılıçdaroğlu ile arasındaki buzlar asla erimez. Çünkü Akşener, İmamoğlu’nu prensi olarak çoktan kamuoyuna sundu. Gerçekten de Akşener, İmamoğlu’na prensi gibi davranıyor. Kendisi ise kraliçe konumunda siyaseti yönlendirme gayreti içerisine giriyor. HDP’nin ise Demirtaş’ın işaret ettiği isme yöneleceğini düşünüyor ama Demirtaş da, Akşener’in oyununa gelir mi, kimse bunu bilmiyor. HDP’nin Akşener karşıtlığına rağmen Demirtaş’ın, Akşener’in istediği ismi işaret etmesinin ise mümkün olmadığı düşünülüyor" şeklinde konuştu.



"Demirtaş, Akşener’i dinlerse HDP tabanına ihanet eder"


Sosyolog Prof. Dr. Adem Palabıyık, HDP tabanının hem Öcalan hem de Demirtaş’ı önemsediğini ve Akşener’in tercihini doğru bulmadığını söyleyerek, “Çünkü yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Akşener, beyaz torosları temsil ediyor. Buna rağmen Demirtaş, Akşener’in adayına destek olma işareti verirse kendi tabanına ihanet etmiş görünecektir. Çünkü Akşener’e duyulan nefreti Demirtaş çok iyi biliyor. HDP’nin siyasetçileri de Akşener’in geçmişini çok iyi biliyor. Akşener’in siyasal tercihi ve partisine aldığı isimler HDP tabanı tarafından sevilmiyor. Her ne kadar İmamoğlu, HDP tabanı tarafından sempatik bulunsa dahi Akşener’in yönelimi ile seçilmesi HDP’den uzaklaşacağı anlamına geliyor. Sonrasında başlayacak süreçte elindeki güç dengelerini Akşener lehine kullanabilecek İmamoğlu, HDP’nin de nefretini kazanacaktır. HDP seçmeni ise bunun faturasını Demirtaş’a kesecektir. Demirtaş, muhtemeldir ki bunun hesaplarını yapmıştır lakin yine de alınacak kararlarda hangi dengeleri gözeteceği bilinmiyor" dedi.


Muhafazakâr Kürtlerin, İmamoğlu veya Kılıçdaroğlu’na oy vermeyeceğini de sözlerin ekleyen Palabıyık, "Akşener’in adayı olarak ortaya hangi isim çıkarsa HDP’nin sıcak bakılmayacağı biliniyor ama bu saatten sonra İmamoğlu, Akşener yaftasından kurtulamaz. Dolayısıyla İmamoğlu demek bir anlamda Akşener ile eşdeğer olacağı için HDP’nin tavrı netleşecektir. Fakat yine de bölgedeki Muhafazakâr Kürtler, ne İmamoğlu’na ne de Kılıçdaroğlu’na destek vermeyecektir. Çünkü Erdoğan, her iki isim karşısında İslam’ı ve Anadoluluğu temsil ediyor olacaktır. Erdoğan, bölgede ümmetin lideri olarak kabul görüyor. Özellikle Mardin, Şanlıurfa, Siirt gibi illerdeki medreseler Erdoğan’ı ümmetin lideri olarak lanse ediyor. Erdoğan’ın güçlü karizmatik liderliği karşısında Akşener’in adayı olan İmamoğlu’nun veya Akşener ile çatışan Kılıçdaroğlu’nun kazanması mümkün değildir. Tüm bu hesaplar göz önüne alındığı takdirde HDP’deki Akşener nefreti ileriki süreçte İmamoğlu’nun siyasi kariyerini bitirecektir. HDP, bakanlık pazarlığını İmamoğlu ile yapmadı, aktör olarak Kılıçdaroğlu’nu seçti. Sadece bu sebepten dahi HDP, Kılıçdaroğlu’na sıcak bakıyor. İmamoğlu, Akşener’in güdümünde olacağı için bakanlık tekliflerinde kabul görmeyeceklerini biliyorlar. Kendi seçmeni karşısına elinde hiçbir kazanç olmadan çıkmak istemeyen HDP’nin İmamoğlu’ndan istediğini alamayacağı aşikâr oldu. Çünkü Akşener, izin vermeyecektir. Akşener, yönetebileceği bir Cumhurbaşkanı adayı istiyor. Bu isim elbette Kılıçdaroğlu değildir. Kılıçdroğlu ile HDP ile bakanlık pazarlığı yaptığı için kendisini bir adım önde görüyor. Belki de bir süre sonra HDP, İmamoğlu’nu istemediğini deklare edebilir" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce merkezli 14 ilde yasa dışı bahis operasyonu DÜZCE(İHA) – Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yasa dışı bahisle mücadele kapsamında yürüttüğü soruşturma kapsamında 14 ilde eş zamanlı yapılan operasyonda 55 kişi yakalanarak göz altına alındı. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Düzce İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 4 Mayıs 2026 tarihinde başlatılan takipli siber suç faaliyeti kapsamında, Cumhuriyet Başsavcılığının yasa dışı faaliyetlerle mücadele soruşturması kapsamında yapılan istihbari çalışmalar neticesinde, 55 şüpheli şahsın yasa dışı bahis faaliyetlerinde banka hesaplarının kullanıldığına yönelik bilgiler elde edildi. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen şahısların tespitine yönelik çalışmalara başlandı. Yapılan çalışma neticesinde 55 şüpheli şahsın jojobet.com, portobet.com ve xturka.com isimli yasa dışı bahis sitelerine entegre şekilde kullanılan banka hesapları üzerinden elde edilen kazancın naklini yaparak 7258 Sayılı Kanunun 5/c maddesinde belirtilen ’para nakline aracılık etmek’ suçunu işledikleri tespit edildi. Şüpheli olduğu tespit edilen 55 şahsın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespitinin ardından kurum, kuruluşlar ve MASAK ile yapılan yazışmalar sonucunda şüphelilerin hesaplarında 1 Ocak 2025- 1 Mayıs 2026 tarihlerini kapsayan 1,5 yıllık dönemde 24 Milyar TL işlem hacmi olduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında; şüphelilerin yakalanması maksadıyla, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen talimatla Düzce’de 27, Ankara’da 1, Edirne’de 1, Eskişehir’de 1, İstanbul’da 5, Kayseri’de 2, Mersin’de 1, Şanlıurfa’da 2, Trabzon’da 6, Gaziantep’te 3, İzmir’de 2, Bolu’da 1, Kocaeli’de 1 ve Hatay’da 2 olmak üzere 55 farklı adreste 55 şüpheliye yönelik operasyonda şahıslar göz altına alınarak, suç ve suç aletlerine el konuldu. Şahıslarla ilgili adli işlem başlatıldı.
İstanbul Bayrampaşa’da yasak ’U’ dönüşü yapan sürücüyü darp ettiler, olaydan sonra aracı sattılar İstanbul Bayrampaşa’da yasak ‘U’ dönüşü yapmaya çalışan otomobil sürücüsü, önündeki araçta bulunanlar tarafından darp edildi. O anlar kameraya yansırken, olayın ardından şüphelilerin aracı sattığı öğrenildi. Saldırıdan dolayı gözaltına alınan otomobil sürücüsüne 226 bin TL idari para cezası uygulandı. Olay, 11 Mayıs Pazartesi saat 01.30 sıralarında Yenidoğan Mahallesi Abdi İpekçi Caddesi üzerinde yaşandı. İddiaya göre seyir halindeki bir otomobil sürücüsü, yasak olan bölgeden "U" dönüşü yapmak istedi. Bu sırada karşı istikametten ilerleyen bir otomobil son anda manevra yaptı. Bunun üzerine otomobilin arka koltuğundan inen 4 şüpheli ‘U’ dönüşü yapan otomobilin sürücüsüyle tartışmaya başladı. Aralarından bir kişi ise tekme ve yumruklarla araç içerisindeki sürücüye saldırdı. Önce plakayı söktüler, sonra aracı sattılar Geldikleri araca binerek olay yerinden uzaklaşan saldırganların, bir süre sonra durarak aracın plakalarını söktükleri öğrenildi. Darbedilen otomobil sürücü ise saldırganlardan şikayetçi olurken polis ekipleri saldırganları tespit etmek ve yakalamak için çalışma başlattı. Saldırganların indiği otomobilin ertesi gün satıldığı öğrenildi. Saldırganların içinde bulunduğu otomobilin sürücüsü olan E.Ş. polis ekiplerince yakalanarak 226 bin TL idari para cezası uygulandı. Gözaltına alınan E.Ş.’nin polise verdiği ilk ifadesinde, otomobilin arka koltuğunda bulunan şüphelileri tanımadığını, araç sahibinin ehliyeti olmadığı için otomobili kendisinin kullandığını söyledi. Şüpheli E.Ş. emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilirken, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.
Manisa Manisa Büyükşehir’in çalışmaları ve Soma’nın ısınma sorunu masaya yatırıldı Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi Mayıs Ayı Olağan Toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda kentin ulaşım altyapısı, sosyal belediyecilik faaliyetleri ve Soma ilçesindeki Bölgesel Isıtma Sistemi (BİS) süreciyle ilgili önemli bilgilendirmelerde bulunuldu. Meclis toplantısında Soma ilçesindeki ısınma sistemi üzerinden yürütülen tartışmalara resmi belgelerle yanıt veren Başkan Besim Dutlulu, sürecin termik santralin işletme kararları ve bakanlık talimatları doğrultusunda ilerlediğini belirtti. Soma Termik Santral Elektrik Üretim A.Ş.’nin faaliyetlerini durdurma kararı aldığını hatırlatan Başkan Dutlulu, Enerji Bakanlığı ile yapılan görüşmeler neticesinde vatandaşların kış aylarında mağduriyet yaşamaması için doğal gaz dönüşümünün bir devlet kararı olarak öne çıktığını vurguladı. İki sistemin aynı anda çalışmasının teknik risklerine değinen Başkan Besim Dutlulu şu ifadeleri kullandı: "Doğal gaz firmasıyla yaptığımız protokol gereği, Nisan ayında sistemi kapattık. Teknik olarak sıcak su hattı ile doğal gaz hattının aynı anda çalışması mümkün değildir. Sürekli patlayan sıcak su boruları, doğal gaz hattı için büyük risk taşımaktadır. Kendi Bakanını, doğal gaz firmasını ve santralin resmi açıklamalarını yalanlayarak halkı yanlış yönlendirenlere hayretle bakıyoruz. Bu tutum iyi niyetli değildir" Geçiş sürecinde vatandaşlara finansal destek Soma halkının geçiş sürecini kolaylaştırmak amacıyla güvence ve katılım bedellerinin iade edileceğini ifade eden Başkan Dutlulu, sürecin sağduyu ile yönetilmesi gerektiğini belirterek, "3 tane oy almak uğruna Soma’nın geleceğiyle oynamayın. İnanılmaz bir yatırım gerekecek; sokaklar kazılacak, asfalt şantiyelerimiz gece gündüz Soma için çalışacak. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Lütfen biraz vicdan; Soma halkının yanında olun ve sorunları hep beraber çözelim" dedi. Öte yandan Manisa genelindeki ulaşım projelerinin takvimine uygun sürdüğünü belirten Başkan Besim Dutlulu, Saruhan Otel Kavşağı ve Akhisar üst geçidinde zemin etütlerinin başladığını, Turgutlu Ergenekon Kavşağı ihalesinin ise bu ay yapılacağını duyurdu. Toplantıda ayrıca sosyal belediyecilik kapsamında Engelli Nakil Aracı hizmetinin başladığı, Alaşehir’de 300 bin fide dağıtımı yapıldığı ve fırtınadan zarar gören üreticilere yüzde 100 hibeli sera naylonu desteği sağlandığı bilgisi paylaşıldı. Şehrin turizm potansiyelini artıracak ‘Visit Manisa’ uygulamasının bu ay içinde yayına gireceğini belirten Başkan Dutlulu, kentsel konforu artırmak amacıyla vektörle mücadele kapsamında il genelinde bin 817 larvasit ve bin 223 rezidüel alanda ilaçlama yapıldığını kaydetti. Kültür, sanat ve sporun kentin vizyonu için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Başkan Dutlulu, 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’nin ‘Yaşayan Festival’ sloganıyla tarihin en kapsamlı organizasyonuna dönüştüğünü belirtti. DEAF Şampiyonlar Ligi gibi uluslararası prestijli turnuvalara ev sahipliği yaparak Manisa’nın spor kenti kimliğini pekiştirdiklerini söyleyen Dutlulu, 9. Manisa Kitap Fuarı ve 53. Uluslararası Şiir İkindileri ile kentin kültürel mirasını geleceğe taşıdıklarını ifade etti. Başkan Besim Dutlulu’nun açıklamalarının ardından Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi Mayıs Ayı Toplantısı gündem maddelerinin görüşülmesiyle devam etti. İlgili komisyonlardan gelen raporların görüşüldüğü toplantıda, teklifler meclis üyelerinin oyuna sunuldu. Toplantı sonunda Başkan Dutlulu, alınan kararların Manisa için hayırlı olmasını diledi.
Mersin Akdeniz’de eski konteynerler yenilenerek hizmete kazandırılıyor Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, kısıtlı bütçesini verimli kullanmak amacıyla kendi atölyelerinde gerçekleştirdiği bakım, onarım ve geri dönüşüm çalışmalarıyla tasarruf sağlamaya devam ediyor. Belediye ekipleri tarafından tamir edilen çöp konteynerleri yeniden kullanıma kazandırılarak ihtiyaç duyulan noktalara yerleştiriliyor. Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı yeni teknik birim sahasında faaliyet gösteren ekipler, zamanla eskiyen, kırılan veya zarar gören çöp konteynerleri ile çöp kovalarını kaynak, tadilat ve boyama işlemlerinden geçirerek yeniden kullanılabilir hale getiriyor. Gün içerisinde onlarca konteynerin yenilendiği atölyelerde yapılan çalışmalar sayesinde yeni alım maliyetlerinin de önüne geçiliyor. Tamir ve bakım işlemleri tamamlanan konteynerler, Akdeniz ilçesinde ihtiyaç duyulan sokaklar, parklar ve vatandaş yoğunluğunun bulunduğu meydanlara yerleştiriliyor. Böylece hem mahallelerdeki konteyner eksikliği gideriliyor hem de kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması sağlanıyor. Belediye ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar sayesinde çevreyi olumsuz etkileyen kötü görüntülerin ortadan kaldırıldığı, aynı zamanda çevre ve halk sağlığının korunmasına katkı sunulduğu belirtildi. Akdeniz Belediyesinin atölyelerinde sürdürülen yenileme, bakım-onarım ve geri dönüşüm çalışmalarıyla belediye bütçesinin vatandaş ve kent yararına daha verimli kullanıldığı ifade edildi.
İzmir Saya Holding’ten girişimcilere stratejik destek Saya Holding, holding çatısı altında sağlık sektöründe faaliyet gösteren Humanis bünyesinde kurulan Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) aracılığıyla Revo Capital Fund III’e yatırım yaparak, girişim ekosistemindeki stratejik varlığını güçlendirdi. Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, yatırım ile yapay zekâ, sağlık teknolojileri ve fintech gibi yüksek katma değerli alanlarda Türkiye’den çıkacak başarı hikâyelerine uzun vadeli destek vermeyi hedeflediklerini açıkladı. Mengi, "Yatırım ekosisteminin en önemli oyuncularından Revo Capital’in tecrübesiyle Saya Holding’in sektörel derinliğini buluşturan bu iş birliği, Ar-Ge odaklı ve yüksek katma değerli teknoloji şirketlerinin büyümesini hızlandırmayı hedefliyor" dedi. Sağlık, gayrimenkul ve teknoloji odaklı sanayi sektörlerinde oluşturduğu değerle Türkiye’nin öncü markalarından Saya Holding, sağlık sektöründe faaliyet gösteren Humanis ile önemli bir adım attı. Saya Holding, Humanis bünyesinde kurulan Humanis Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) üzerinden, bölgenin önde gelen girişim sermayesi şirketlerinden Revo Capital’in üçüncü fonuna (Fund III) yatırım yaptığını açıkladı. Saya Holding’in "insan odaklı inovasyon" ve "sürdürülebilir büyüme" vizyonunu girişim ekosistemine taşıma kararlılığının bir göstergesi olduğunu vurgulayan Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, kurumsal şirketlerin dinamik girişim ekosistemleri ile kurduğu bağın, modern ekonomi dünyasında bir tercih değil, zorunluluk olduğunu söyledi. Ülkemizin geleceği için anlamlı iş birliği Mengi, "Saya Holding olarak, yarım asırlık sanayicilik tecrübemizi ve Humanis ile sağlık sektöründe ulaştığımız küresel yetkinliği, teknoloji odaklı yeni nesil yatırımlarla taçlandırıyoruz. Revo Capital Fund III’e gerçekleştirdiğimiz bu yatırım, sadece bir finansal ortaklık değil, yapay zeka, sağlık teknolojileri ve fintech (finans - teknoloji) gibi dünyayı dönüştüren alanlarda ülkemizden çıkacak başarı hikayelerine verdiğimiz stratejik bir destektir. Revo Capital’in tecrübesi ile Saya Holding’in sektörel derinliğini bir araya getiren bu iş birliği, Ar-Ge odaklı, katma değeri yüksek ve ihracat potansiyeli taşıyan teknoloji şirketlerinin büyüme yolculuğunda kaldıraç etkisi oluşturmayı hedefliyor" diye konuştu. Hedef teknoloji ihracı Saya Holding’in, bu yatırımla birlikte girişimcilere sadece sermaye değil, aynı zamanda holding bünyesindeki şirketlerin operasyonel gücü, geniş pazarlama ağı ve global vizyonuyla "smart capital" (akıllı sermaye) sunmayı amaçladığını anlatan Mengi, bu yaklaşımın, Türkiye’nin teknoloji ihraç eden bir merkez olma hedefine doğrudan hizmet ettiğini ve girişimlerin kurumsal yapılarla daha hızlı entegre olmasını sağladığını kaydetti. Girişim ekosistemini analiz etmek, doğru iş birliklerini kurmak ve bu değer oluşturma sürecini profesyonellikle yönetmenin büyük bir gayret gerektirdiğine dikkat çeken Cem Mengi, bu süreci büyük bir titizlikle yürüten Saya Holding Strateji, İş Geliştirme ve Yatırımlar Direktörü Caner Özsaran ve ekibine teşekkür etti. Revo Capital Fund III nedir 2013 yılında kurulan Revo Capital, Türkiye’nin öncü ve en büyük erken aşama teknoloji yatırım fonudur. Toplamda 250 milyon dolar büyüklüğündeki üç fonu aracılığıyla 51 teknoloji girişimine yatırım yapmış, Midas, ikas, Param, Massive Bio, Getir, Paraşüt, Foriba ve Logiwa gibi kategori lideri şirketlerin erken dönem yatırımcıları arasında yer almıştır. Şirket bugüne kadar 18 başarılı çıkış gerçekleştirmiştir. 2025 yılında Dünya Bankası Grubu’nun yatırım kolu International Finance Corporation (IFC), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (European Bank for Reconstruction and Development - EBRD), Almanya’nın kalkınma finansmanı kurumu DEG - Deutsche Investitions- und Entwicklungsgesellschaft (KfW DEG) ve Türkiye Kalkınma Fonu (TKF) başta olmak üzere Türkiye’nin önde gelen kurum ve bankaları, aile ofisleri ve iş adamlarının katılımıyla 100 milyon dolar büyüklüğündeki üçüncü fonunu hayata geçiren Revo Capital, Türk kökenli kuruculara veya Türkiye’de Ar-Ge ekipleri bulunan girişimlere odaklanmaktadır. Revo, bu şirketleri tohum aşamasından Seri A ve B yatırım turlarına kadar destekleyerek küresel ölçekte büyümelerine katkı sağlamaktadır. Fonun yatırım odağında yapay zekâ odaklı fintech, B2B SaaS, siber güvenlik, sağlık teknolojileri, enerji ve oyun alanları yer almaktadır. Revo Capital, 2030 yılına kadar 30’dan fazla erken aşama teknoloji girişimine yatırım yapmayı hedeflemektedir.